Değerli hemşerilerim,
Yaşı kırka merdiven dayayanlar, birkaç kuşak geriden gelenler, acaba şimdiki sanayinin yerindeki bahçeleri hatırlayanınız var mı?
Hele iş ve okul çıkışlarında, tatil günlerinde... o bahçelerde yetişen hasları (marulları) yemeye öbek öbek giden insanları hatırlayanınız var mı?
Yıllar geçti aradan.Silinip gitti hepsi.
Ben hala o hasların tadını bulamıyorum, bilmem bulan var mı? Sevgili kardeşim Osman DEMİR,bunu çok da iyi hatırlayacaktır (zira o bahçedelerdeki bir ağaçtan düşüp bacağını kırmıştı).
Belki nostalji olacak ama bunun için bir etkinlik veya o günleri insanımıza hatırlatacak bir güzellik yapılamaz mı?
Selamlar,saygılar.
Benim duyuşum şu anda herkes Nizipte Has yemekten bıkmamışlar çünkü o güelim taddan bıkılmaz.
Sevgili Mehmet Akif ve Orhan bari bu sayfaya birkaç Has resmi çekip yerleştirin.
Sinirleri yatıştırıp uykusuzluğu gideren marul, sivilceleri yok edip cildi güzelleştiriyor.
***
Marul sinirleri yatıştırıyor
Marulun sağlık için en yararlı besinlerin başında geldiğini biliyor muydunuz? Bol miktarda mineral içeren marulun, sinirleri teskin edip uyku hormonunu harekete geçirdiği belirtildi. Uzmanlar, marulun marifetlerini şöyle sıraladı: Kanı temizler. Sarılığı giderir. Kadınlarda adet dönemlerinin zamanında ve ağrısız olmasını sağlar. Ergenlik sivilcelerini yok eder.
Cİlde marul maskesi
marul yaprakları ince ince kıyılır, üzerine zeytin yağı ve birkaç damla limon suyu sıkılır (lapa haline gelmesi için). yüze sürülür. 20 dakika sonra yavaş yavaş evvela sıcak su ile, sonra soğuk su ile yıkanır. marul yerine, rendelenmiş turp veya patates püresi de kullanılabilir
Marul
Ana yurdu Sibirya olan marulu Latinler ve Romalılar da biliyordu. Roma İmparatoru Augustus sağlığına marul sayesinde kavuştu. Yıllardan beri süregelen karaciğer hastalığını marul iyileştirmişti.
Kıvırcık ve göbekli marul olmak üzere ülkemizde yalnızca iki türü yetişir. Avrupalılar ayrıca "dikenli marul" ya da "yabani marul" adı verilen, yüksek boylu, mavi yapraklı bir marulun da salata ve yemeğini yaparlar.
Nasıl Alacaksınız?
1- Göbekli marulun ortası filiz çıkarmayacak.
2- Elinizi ortaya daldırdığınızda göbek elinize gelecek.
3- Kıvırcık marul yeşil ve sıkı olacak, yaprakları salkım saçak olmayacak.
Nasıl Yiyeceksiniz?
Marulda demir, kalsiyum ve fosfor gibi madensel tuzlar, klorofil ve A, B, C, D ve E vitaminleri var. A, D ve E vitaminleri güneş ışığına ve havaya B ve C vitaminleri ise sıcağa karşı duyarlıdır. Marul alır almaz tüketin, aksi takdirde içindeki bazı vitaminler gün ışığı ve havadan etkilenerek besin değerlerinin bir kısmını yitirir, ayrıca yapraklan da buruşur. İlla bekletmeniz gerekiyorsa, içi su dolu bir kaba koyun ve kapağını kapatın. Buzdolabında fazla durursa çürür. Yere yakın, toprakla temasta olan bir bitkidir. Mikroplardan ve zehirli kimyasal artıklardan korunmak için, yaprakları tek tek açarak marulu bir kaç sudan geçirerek iyice yıkayın. Hatta sirke ya da limon katılmış suda bir saat kadar bekletirseniz daha iyi olur.
Yararları:
• Kanı mikroplardan temizler.
• Gut hastalığına karşı etkili bir ilaçtır.
• Şeker hastalarının dostudur, kandaki şeker oranını düşürür.
• İdrar söktürerek zehirli artıkları dışarı atar, tansiyonu ayarlar.
• Kadınların ay hali sancılarını hafifletir.
• Fiziksel ve zihinsel yorgunluktan giderir.
• Organizmanın madensel tuz ve vitamin gereksinimini karşılar.
• Uyku verir.
"Hadım Otu":
Beslenme ve doğa uzmanı Maurice Messegue marul hakkında şunları yazar: "Marul uykusuzluğa ve sinir bozukluklarına iyi geldiği gibi aşırı cinsel istekleri de yumuşatır. Bu nedenle eskiler marula "hadım otu" derlerdi. Cinsel istekleri taşkın olanlar marul yiyerek taşkın arzularına gem vurabilirler."
Marulun şehvet kesici ve uyku verici özelliği yapısında bulunan "Latex" adlı sütten doğar. Nitekim bir çok ağrı kesici, yani uyuşturucu ilaçların yapımında bu latex sütü kullanılır.
Osmancığım,
Benim amacım o güze günleri ve hala bulamadığım o güzel tadı anmaktı!
Yoksa hasın faydalarını bilmeyen mi var?
Sen bacağının kırıldığına niye değinmemişsin?
Muharrem Hoca senden allah razı olsun
sayende has yiyeceğiz.
Derviş Kardeşim bize acıdı da resim yerine gerçeğini yolladı.
Derviş Ağam tutuğun altın öbür dünyada yerin cennet olsun
Fatih abi selamlar,
Haklısınız, uzunca bir süre takılamadım.Elimde olmayan sebeplerden dolayı biraz ayrı kalmak zorundaydım.
Biliyorsunuz sıkıntılarımız vardı.Hamdolsun, Rabbim, iki iken üç olmamızı nasip etti. Ağzı dualı arkadaşların ve çevrenin sayesinde sıkıntımız halloldu.Bunun tatlı telaşı içindeydik.
Osman, küçükken çok sakindi (çocukluğumuz beraber geçti). Ama birgün Tarzan'a özenesi gelmiş, tabi başarılı olamayınca da bacağını kırmıştı.
Ğas (marul), Nizip ağzındaki bu söyleyiş, yöresel. Nizip ve çevresindekiler Arapça'nın etkisi altında bir söyleyiş oluşturmuşlar diye düşünüyorum (bilimsel gerçeklik değil, sadece tahmin).
Arapça konusunda da biraz bilgimiz olduğu için bunu söyleyebilirim.Çünkü dilimizde olmayan bazı Arapça sesleri çok kullanıyoruz yöre insanı olarak.
Bahteniz (maydanoz) kelimesinin Farsça "MİDENUAZ" kelimesinden geldiği konusunda bir görüş var.
Ama dilimizde olmayan ﻍ (ğayn) sesi Nizip ağzında çok yaygın.
Bahteniz derken, hasa (kumaş cinsi) derken genellikle bu sesi çıkarırız.
Sanırım has kelimesi de bu etki ile oluşmuş bir kelime.
Selamlar,saygılar
Sevgili kardeşim bu bölümün mevzu ayrı amma kardeşlerimiz beni bağışlar İnşallah,sevgili kardeşim mevlam analı babalı büyütsün ,çok çok sevindim.Rabbim hayırlara vesile kılsın yazı ile sesini duymakda çok güzel.
Doğum oldumu? Merak içindeyim,yeğenimize Allah uzun sağlıklı ömürler ihsan etsin.Selamlar