018_Sizden Gelenler

hukuk

Görüntülenme: …

kılıçbalığı Üye
Üyelik: 2007-01-09 Herkese açık mesaj: 321
#41122
sayın pirate, anladığım kadarıyla tanıdığınız arkadaş bağkurlu olduğu halde isteğe bağlı sigorta veya ssk ya veya tarım sigortasına sigorta primi ödemiş. yasalarımıza göre çifte sigortalılık mümkün değil. yatırılan prim ölmez. çekip bağkurunu ödeyebilir. ssk genel il müdürlüğüne, olmazsa bölge müdürlüğüne yazılı başvuru yapması gerekiyor. bu arada şunu belirteyim ki veto edildiği için askıya alınan ve yakında yeniden ele alınacak olan sosyal güvenlik reformu yasasında ssk bağkur ve emekli sandığı bir çatı altında toplanıyor. bu gerçekleşirse bir şey yapmasına da gerek kalmaz. selamlar. bu arada size ve soru yöneltecek arkadaşlara bir mesajım olacak daha açık sorarsanız bilgi almanız da kolaylaşır. teşekkürler.
kılıçbalığı Üye
Üyelik: 2007-01-09 Herkese açık mesaj: 321
#41124
andy garsia beni mahcup ettiniz. teşekkürler.
kılıçbalığı Üye
Üyelik: 2007-01-09 Herkese açık mesaj: 321
#41533
arkadaşlar bu bölümde her konuda hukuki sorularınıza cevap verilmektedir.zaman zaman yeni forumlar açıyoruz. tüketci hakları ve işçi hakları forumlarımız devam ediyor. trafik kazaları ve sigorta sorunlarile ilgili formumuz yakında hazır olur.ancak bu arada siz sevgiliarkadaşlarımızın

önerileri ile yeni forumlar açabiliriz.önerilerinizi bekliyoruz.selamlar.
delta oscar Üye
Üyelik: 2006-01-26 Herkese açık mesaj: 354
#51800
SORU : oglum askerden bir hafta önce geldi AÖF acık ögretimde kayıtlı 22 yaşında eşimden ayrıldık benimle yaşıyor oglum nafaka talebinde bulunabilir mi? bulunursa kaç yaşına kadar alabilir yada okul bitene kadar nafaka dan faydalanmaya hakkı varmıdır ?

CEVAP:
D. Çocukların bakım ve eğitim giderlerini karşılama
I. Kapsamı

MADDE 327.- Çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderler ana ve baba tarafından karşılanır.

Ana ve baba, yoksul oldukları veya çocuğun özel durumu olağanüstü harcamalar yapılmasını gerektirdiği takdirde ya da olağan dışı herhangi bir sebebin varlığı hâlinde, hâkimin izniyle çocuğun mallarından onun bakım ve eğitimine yetecek belli bir miktar sarfedebilirler.

II. Süresi

MADDE 328.- Ana ve babanın bakım borcu, çocuğun ergin olmasına kadar devam eder.

Çocuk ergin olduğu halde eğitimi devam ediyorsa, ana ve baba durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde olmak üzere, eğitimi sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdürler.

III. Dava hakkı

MADDE 329.- Küçüğe fiilen bakan ana veya baba, diğerine karşı çocuk adına nafaka davası açabilir.

Ayırt etme gücüne sahip olmayan küçük için gereken hâllerde nafaka davası, atanacak kayyım veya vasi tarafından da açılabilir.

Ayırt etme gücüne sahip olan küçük de nafaka davası açabilir.

IV. Nafaka miktarının takdiri

MADDE 330.- Nafaka miktarı, çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenir. Nafaka miktarının belirlenmesinde çocuğun gelirleri de göz önünde bulundurulur.

Nafaka her ay peşin olarak ödenir.

Hâkim istem hâlinde, irat biçiminde ödenmesine karar verilen nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir.

V. Durumun değişmesi

MADDE 331.- Durumun değişmesi hâlinde hâkim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırır.

VI. Geçici önlemler

1. Genel olarak

MADDE 332.- Nafaka davası açılınca hâkim, davacının istemi üzerine dava süresince gerekli olan önlemleri alır.

Soybağı tespit edilirse, davalının, uygun nafaka miktarını depo etmesine veya geçici olarak ödemesine karar verilebilir.

2. Babalığın tespitinden önce

MADDE 333.- Babalık davası ile birlikte nafaka istenir ve hâkim, babalık olasılığını kuvvetli bulursa, hükümden önce çocuğun ihtiyaçları için uygun bir nafakaya karar verebilir.

VII. Güvence verilmesi

MADDE 334.- Ana ve baba nafaka yükümlülüklerini sürekli olarak ve ısrarla yerine getirmezlerse ya da kaçma hazırlığı içinde bulundukları, mallarını gelişigüzel harcadıkları veya heba ettikleri kabul edilebilirse hâkim, gelecekteki nafaka yükümlülüklerine ilişkin olarak uygun bir güvencenin sağlanmasına veya gerektiğinde diğer önlemlerin alınmasına karar verebilir.
delta oscar Üye
Üyelik: 2006-01-26 Herkese açık mesaj: 354
#51801
SORU: Alacağın tamliki vaadinde aranan şekil nedir? Ya da bir şekil aranıyor mu?


CEVAP:Alacağın devri, mahiyeti itibariyle iki taraflı bir hukuki işlem, yani sözleşmedir; o halde ancak devreden ile devralanın, iradeleri karşılıklı ve birbirine uygun surette açıklamalarıyla kurulabilir.
kanunumuz alacağın devrinin "yazılı" şekilde yapılmasını öngörmektedir. bu itibarladır ki, bir geçerlelik şekli olarak yazılı şekle uyulmadan yapılmış olan devrin hiçbir hükmü yoktur ( BK m 163/1). mamafih devir senedinde sadece devredenin imzasının bulunması yeterli olup, ayrıca devralanın da imzasının bulunmasına gerek yoktur. devir senedinde tarih konulmasıda şart değildir.
alacağın devri şekle tabi ise de, ön sözleşmesi olan devir sözü verme ( vaadi) herhangi bir şekle tabi tutulmamıştır. ( BK m 163/2)

"mahiyeti itibariyle iki taraflı bir hukuki işlem, yani sözleşmedir".

Temlik vaadi her ne kadar bir tasarruf işlemi olmasada bir borç yükleyici işlemdir.Sonuç itibari ile bu vaad üzerine bir kovuşturma başlatılması ve sonuç itibari ile hakim kararı ile kanununi bir temlike kadar gidebilir.Böylesi bir şeyin yazılı şekle tabi olması gerekmezmi sizce?

temlik sözleşmesi alacak hakkını konu edindiği için niteliği itibariyle bir borçlar hukuk işlemidir. esasen sırf bu nedenleidr ki, alacağın temlik borçlar hukukunda düzenlenmiş sözleşmeye dayalı bir işlemdir. bununla birlikte bu sözleşme, borç doğuran bir sözleşme;yani bir borç sözleşmesi değildir;bu sebeple de borçlar hukukunun özel borç ilişkilerini(sözleşmeleri) düzenleyen kısmında değil, genel kısımda düzenlenmiştir.
delta oscar Üye
Üyelik: 2006-01-26 Herkese açık mesaj: 354
#51803
SORU: somut tehlike suçunda teşebbüs mümkün müdür? ve somut tehlike suçu kast ile işlenebilir mi?


CEVAP: Somut tehlike suçlarında somut tehlikeyi suçun maddi unsuru sayarsak somut tehlike gerçekleşmemiş ise kişi teşebbüsten cezalandırılır. Ancak bu durum objektif cezalandırılabilme şartı olarak kabul edilirse somut olayda somut tehlikenin gerçekleşip gerçekleşmediğini failin bilip bilmediğinin önemi yoktur. Somut tehlikeyi objektif cezalandırılabilme şartı kabul edersek teşebbüs ceza konusu olmaz. Bir suça teşebbüsün mümkün olmaması başka şeydir teşebbüsten cezalandırılamama başka şeydir. Objektif cezalandırılabilme şartı sayıldığında somut tehlike gerçekleşmemiş ise fail cezalandırılamaz.
Somut tehlike suçunun kasıtlı işlenebilme durumuna gelince;örneğin yasa koyucu "virajda araba sollayarak trafiği tehlikeye sokan kişiye 3 ay hapis cezası verilir."diye hüküm koyarsa ve virajda da bu fiilin yasak olduğu ifade edildiği taktirde suç unsuru oluşturan fiilin meydana gelmesi halinde bilinçli taksir ile işlenildiği kanısına varılır.
delta oscar Üye
Üyelik: 2006-01-26 Herkese açık mesaj: 354
#51804
SORU:Suça öngörülen ceza miktarının yüksekliği tutuklama sebebi olabilir mi?


CEVAP: kanımca ceza mıktarınnı fazlalıgı tutuklama sebebı olamaz daha zıyade ıhlal edılen hukuksal degerın önemıyle alakalıdır. tuktuklama sebebının varlıgı cmk 100 de sayılmıstır
Tutuklama nedenleri

MADDE 100. - (1) Kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli veya sanık hakkında tutuklama kararı verilebilir. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması halinde, tutuklama kararı verilemez.

(2) Aşağıdaki hallerde bir tutuklama nedeni var sayılabilir:

a) Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular varsa.

b) Şüpheli veya sanığın davranışları;

1. Delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme,

2. Tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma,

Hususlarında kuvvetli şüphe oluşturuyorsa.

(3) Aşağıdaki suçların işlendiği hususunda kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı halinde, tutuklama nedeni var sayılabilir:

a) 26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan;

1. Soykırım ve insanlığa karşı suçlar (madde 76, 77, 7,

2. Kasten öldürme (madde 81, 82, 83),

3. İşkence (madde 94, 95)

4. Cinsel saldırı (birinci fıkra hariç, madde 102),

5. Çocukların cinsel istismarı (madde 103),

6. Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (madde 18,

7. Suç işlemek amacıyla örgüt kurma (iki, yedi ve sekizinci fıkralar hariç, madde 220),

8. Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar (madde 302, 303, 304, 307, 30,

9. Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar (madde 309, 310, 311, 312, 313, 314, 315),

b) 10.7.1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunda tanımlanan silah kaçakçılığı (madde 12) suçları.

c) 18.6.1999 tarihli ve 4389 sayılı Bankalar Kanununun 22 nci maddesinin (3) ve (4) numaralı fıkralarında tanımlanan zimmet suçu.

d) 10.7.2003 tarihli ve 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda tanımlanan ve hapis cezasını gerektiren suçlar.

e) 21.7.1983 tarihli ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 68 ve 74 üncü maddelerinde tanımlanan suçlar.

f) 31.8.1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununun 110 uncu maddesinin dört ve beşinci fıkralarında tanımlanan kasten orman yakma suçları.

(4) Sadece adlî para cezasını gerektiren veya hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklama kararı verilemez
delta oscar Üye
Üyelik: 2006-01-26 Herkese açık mesaj: 354
#51806
Sayın Kılıçbalığı beyefendi,

Bu konuları bilgi mahiyetinde ekledim (bilgi sahibi olunması nedeniyle) lütfen saygısızlık olarak değerlendirilmesin, hukuki konularda siz işinizin uzmanısınız, mesleğiniz gereği. İyi çalışmalar saygılarımla. delta oscar..
kılıçbalığı Üye
Üyelik: 2007-01-09 Herkese açık mesaj: 321
#59365
TEŞEKKÜRLER DELTA OSKAR PRENSİP OLARAK SORULMAYAN SORUYA OLMAYAN OLAYA CEVAP VERMİYORUZ. ANCAK GÖNDERDİĞİNİZ YAZILARIN TAMAMINI OKUMA İMKANIM YOK.HUKUKLA İLGİLENDİĞİNİZ BELLİ. KATKILARINIZ İÇİN SAĞOLUN.
rekorturk Üye
Üyelik: 2009-01-24 Herkese açık mesaj: 1
#163898
Bir gün benimde size ihtiyaıcm olacağını hiç düşünmezdim ama şimdi gerçekten size çok ihtiyacım var.

Öncelikle şuanda sizlerden başka yardım isteyeceğim biri yok ne yapacağımı şaşırmış haldeyim.Yardımınızı bekliyorum....

Benim dedemin 1991 yılında aldığı bir ev vardı. 1996 yılında dedem bu evi babamın üstüne geçirmek istedi.

01.07.1996 TARİHLİ tapuda şöyle yazıyor.

''iş bu taşınmazın 1/8 payı ... oglu ....(dedemin ismi) adına kayıtlı iken,bu kerre işbu payının tamamını terekeye iade edilmemek kayıt ve şartı ile ... (dedemin ismi) oglu .....(babamın ismi) 'a hibe etmesinden tescil edildi.''

Tapuda satış bedeli bölümünde Hibe yazıyor.

Yani 01.07.1996 tarihinde ev babamın üstüne geçirildi.

Babamın 2 tane kardeşi var. Dedem bu kardeşlerede bir belge imzalatmış.
Belgede şöyle yazıyor :

Babamız ....(dedemin ismi) .......(evin adresi) no'lu bağımsız bölümü kardeşimiz ....(babamın adı) 'a hibe etmiştir.
Babamız her ikimize daire karşılığı olan miktarda menkul vermiştir.Aldığımız menkullerin değer bakımından daireden ileride bize düşecek miktardan az olmadığını ve bir oransızlık söz konusu olmadığını şimdden beyan ederiz. 20.07.1996

Belgenin altınada iki kardeş imza atmışlar. Ancak o zaman noter zorunluğu yok muş galiba belge noter onaylı değil.Bir avukatın bürosunda hazırlanmış.Orada imzalamışlar.


Şimdi buraya kadar tamam.Dedem 02.01.2004 tarihinde vefaat etti. O günden 2006 senesine kadar babaannem o evde oturdu. 2006 senesinde bir halamın evine geçti ve babamın üzerine olan eve halam bir kiracı alarak kira ücretini kendisi almaya başladı.2008 senesi ocak ayında babam evin kendi üzerine olduğu için kiracıdan kira masrafını kendisi almaya başladı. 17/03/2008 tarihinde iki kardeş babama Tenkis davası açmışlar.O tarihten bu yana 6 duruşma yapılmış.Son duruşma 29/12/2008 tarihinde yapılmış ve bize davetiye gelmediği anlaşılmış.Ve bize davetiye gönderilmiş dava da 16/02/2009 tarihine ertelenmiş. Davetiye elimize bugün ulaştı.

Size sorum bu dava sonucu evin elimizden alınma ihtimali var mı? 16/02/2009 tarihinde duuşmaya katılmazsak ne olur?


Şimdiden çok teşekkür ederim .Gerçekten çok ihtiyacım var. İyi çalışmalar.

Saygılarımla Tarık Aydın

Cevap yazmak için hesabınıza giriş yapın.

WhatsApp iletişim