Antep Mutfağı Nizip Yemekleri

Mırranın yapılışını görmek istermisiniz ?

Görüntülenme: …

Orhan Çelik Üye
Üyelik: 2006-02-25 Herkese açık mesaj: 3.080
#1238
Barak odalarının vazgeçilmez içeceği olan MIRRA (acı kahve) yüzyıllardır Barak odalarında misafire yapılan en güzel ikramlardan birisi olarak geleneklerimizde yer almıştır. Mırra yemeklerden sonra muhakkak ikram edilir Barak odalarında... Misafire kocaman bir koç kesilmiş olsa bile, mırra ikram edilmediği taktirde, büyük bir eksiklik olarak kabul edilir ve oda sahibi kınanır. Her ne kadar Barak’lı olmasamda, Barak kültürünü iyi bilirim. Yıllarca Barak’lı kardeşlerimizle yakın ilişkiler içerisinde olmam itibariyle, hem Barak kültürünü öğrenmiş oldum, hemde bu arada böyle bir konu açmak zorunda hissettim kendimi. Elimden geldiği ölçüde zaman-zaman sizlere Barak kültürü hakkında bilgi vermeye çalışacağım. Hatırlarsanız işe Barak odalarıyla başlamıştık,bu konumuzda da yine bir Barak kültürü olan mırra ile devam edip,hemen mırranın yapılışı hakkında bilgi verelim.

1.AŞAMA : Kendine has özel tavayla diri kahve,pişmiş kahve rengini alana kadar kavrulur.
2.AŞAMA : Kavrulan kahve,acı payamdan yapılmış Barak yöresine ait özel dibekte, un haline gelinceye kadar güzel bir şekilde dövülür. Dibekle dövme esnasında, ritim verilir ve Barak yöresine ait türküler, uzun havalar söylenir.
3.AŞAMA : Büyük ibrikler içerisinde bulunan kaynamış suyun içerisine, dibekte dövülüp, un haline getirilmiş kahve boşaltılır ve güzelce kaynatılır. Saatler süren bu kaynamadan sonra,dinledirilir ve diğer bir başka ibriğe boşaltılır. Süzme işlemi yapıldıktan sonra,tekrar başka bir ibriğe boşaltılır. Büyük ibriklerde beklemeye alınan (mırra)acı kahvemiz, küçük cezvelere konulup ısıtılır ve servise hazır hale getirilir.
4.AŞAMA: Dördüncü ve son aşama ise ikramdır. Yalnız ikram edilirken misafiri bekletmemek ve servisi daha hızlı yapmak için çift fincan kullanılır. Bu fincanlar kulpsuz olup,özel mırra fincanlarıdır. Misafir mırrasını içtikten sonra asla fincanı yere koymaz ve evsahibıne uzatır. Yere koyduğu taktirde, ya evin bir gencini evlendirmek, ya da fincanın dolusu kadar altın vermek zorundadır.
fsoyarik Üye
Üyelik: 2005-05-06 Herkese açık mesaj: 5.099
#20999
ABİ ÇOK TEŞEKKÜRLER SANKİ KIRK YILLIK KEFÇİ GİBİSİN MAŞALLAH
AZİZİM ASLINDA GAZETECİ OLMAN LAZIM DİYE DÜŞÜNÜYORUM.TABİ AHMET BEY KARDEŞİMİZDEN CESARET ALARAK SELAMLAR
alp27 Üye
Üyelik: 2006-04-02 Herkese açık mesaj: 242
#21009
Fatih abi kahve içen Şakir Alpaslan amcamızı tanıdınmı ? Sana selamları var.
Orhan Çelik Üye
Üyelik: 2006-02-25 Herkese açık mesaj: 3.080
#21010
Fatih abi keşke sen burdayken seni bir Barak odasında ağırlayabilseydik,üzgünüm bir daha ki sefere inşallah. Gazetecilik konusunda yorum yok :) Malum !Ahmet abi bizi uçurur valla :)
Muharremkaplan Üye
Üyelik: 2006-09-08 Herkese açık mesaj: 155
#21014
Mırrayı bir de Halepte içmelisiniz. Osmanlı döneminde eskiden beri bir merkez olan Halep bu konuda oldukça iyiymiş. Ha bir de Kahire ve kahvenin kokeni Yemen var tabi.
alp27 Üye
Üyelik: 2006-04-02 Herkese açık mesaj: 242
#21049
mırranın içine ne gibi şeyler katılırsa tadı mükemmel olur 1.hel 2.hindistan cevizi bu saydıklarım cok ömenlidir
fsoyarik Üye
Üyelik: 2005-05-06 Herkese açık mesaj: 5.099
#21051
kıymetli dostum inşallah seneye gelmek nasip olursa gideriz inşallah,çok teşekkür ederim.
sevgili alp aleyküm selam şakir abimin ellerinden öperim yalnız resim yandan görnüm olduğu için çıkaramadım çok özür dilerim
sevgili alp msn den görüşelimherkese selamlar mıracı abime ayrıca selamlar
Gökhan Dokuyucu Üye
Üyelik: 2005-02-19 Herkese açık mesaj: 4.305
#21064
Orhan abim valla helal elinden her şey geliyor bende biraz bilgi vereyim çorbada tuzumuz olsun.


Mırranın yapılışını görmek istermisiniz ??force=1
Doğu'nun bir kokusu olsa, herhalde buram buram kahve kokardı. Doğu'nun bir kimlik işareti kahve... Batı'ya doğru uzayan serüveninde türlü türlü biçimlere girdi. Geçtiği yollar boyunca konukseverlik ilkelerini ve bu ilkelerin ışığında günlük davranış biçimlerini, mekanlarını, simgelerini; sözün kısası 'her dem taze' bir kahve kültürü yarattı.

Kahvenin acısı 'mırra', yalnızca Güneydoğu yöresine özgü, özellikle de Urfa'ya. Mırra kelimesi Arapça'dan geliyor, acı anlamına gelen 'mur'dan türetilmiş. Mırra, günlük yaşamın önemli bir parçası bu yörede. Sokaklarda adımbaşı semaveriyle dolaşan kahvecilere rastlarsınız. Kahve mütevazıdır, bir köşede sessizce yudumlanır ama mırra farklıdır. Törenler eşliğinde sunulur. Konuk kabulünde, sıra gecelerinde, düğünlerde, eğlencelerde, dini nikahta, taziye evlerinde, sünnetlerde, bayramlarda. Bir zamanlar zenginlerin konağında özel kahveci tutulur, konuklar öyle ağırlanırmış. Bugün bile özel günlerde kahve yapan 20-30 kahve ustası var Urfa'da. Kimi babadan oğula bu işi sürdürüyor.

Mırranın yapılışını görmek istermisiniz ??force=1
Mırra, özel bir kahveden yapılmıyor. Her çeşit kahve uygun, ancak kaliteli olması şart. Ama en az üç kişi ister başına; biri suyu karıştıracak, biri içine ağır ağır kahve dökecek, diğeri de maniler okuyacak. Önce yeşil çekirdek kahve, büyükçe bir kahve tavasında iyiden iyiye kavruluyor. Hafif ateşte, uzun saplı özel bir kaşık ile durmadan karıştırılıyor bir yandan. Kahve habbesi tam pişince ustalar rengine bakıp öyle "Tamam" diyor. Kavurma işi bittikten sonra sıra kahvenin dövülmesine geliyor. Bunun için sert ağaçtan yapılan 'dibek' denen havanlar kullanılıyor. Kavrulmuş kahve, dibek kolu ile iyice dövülüyor. Kahvenin tanecikleri Türk kahvesinden biraz daha iri olmalı. Kahvenin dibekte dövüleni makbul, ama bugün dibek yerine kahveyi iri çeken değirmenlerle kahve makinesi de kullanılıyor. Mırra kıvamını buluncaya kadar defalarca köpürtülerek kaynatılıyor, emeğin kaynatma işinde. Kahve telve haline gelinceye kadar suyla kaynatıldıktan sonra arı su ile tekrar karıştırılarak bir şerbet hazırlanıyor.

Mırranın yapılışını görmek istermisiniz ??force=1
Mırraya özel yapılmış, işlemelerle süslü bir güğüm yarısına kadar bu şerbetle dolduruluyor ve içine yine iki-üç kilo kadar kahve konulup tekrar kaynatılıyor. Taşmaması için ateşe yaklaştırılıp uzaklaştırılarak bir süre daha kaynayıp kıvama gelince ateşten alınıyor. Kahve, soğuduktan sonra dibıne çöken çökelekle karışmasına meydan vermeden 'mutbak' denen ikinci bir güğüme aktarılıyor ve üzerine yeniden şerbet katılıyor. Bu karışım tekrar iyice kaynadıktan sonra tortusu ile karıştırılmadan mutbağa aktarılıyor. Mutbaktaki kahve bir müddet daha kaynatılıyor. Ateşten alınıp da iyice soğuduktan sonra farklı boylarda, mırraya özel, ağız kısımları kapaklı güğümlerin en büyük olanına boşaltılıyor. Son olarak da en büyük boydaki çinko cezveye. Cezveye boşaltılan pekmez katılığındaki mırra, içine konulduğu fincanın kenarını boyayacak hale geldiyse kıvamını bulmuş demektir. Bu işlemi eskiden kömür ateşinde tam yedi kez yapan kahveciler varmış. Mırra şeker istemiyor; 'Sarhoş ayıltan' diye anılması belki de bu yüzden.

Mırraya kimi zaman güzel koku versin diye zencefilgillerden ıtırlı bir bitki olan kakule de ekleniyor. Daha sonra mırra, özel sarı bakırdan üzeri işlemelerle süslü ibriğe ya da cezveye konup ısıtılıyor. Mırranın yapılışı kadar sunumu ve içimi de ayrı bir şölen. Kahvecinin bir elinde kahve fincanı diğer elinde kahve ibriği vardır. Boynunda veya cebinde de fincanları silecek mendiller. Büyükten küçüğe doğru, sıra ile tüm odadakilere ikişer defa ikram ediliyor. Sadece tek içimlik dolduruluyor fincana. Birinci içimden sonra kahveci aynı fincana aynı miktar mırrayı koyup tekrar uzatıyor. Kahve gibi yavaş içilirse soğuyor ve tadı kaçıyor; erken içilirse damağı yakıyor. Önce hafif damağa değdirilerek tadına bakıp; sonra iki-üç yudumda, fincanı kendi ekseni etrafında 45 derece döndürerek yavaş yavaş içmek gerek.

Ayrısı gayrısı yok, herkes aynı küçük kulpsuz, ters çevrilmiş kesik koni biçiminde fincanla içiyor mırrayı. İkram edenin mutlaka yüzüne bakılıyor, bir yudum alındıktan sonra fincan eline geri veriliyor. Yanılıp da fincanı yere koyan kabalık etmiş sayılıyor.

Ya fincanın derinliği kadar altın koyacaktır içine ya da ikram eden genci evlendirme sözü verecektir. Bu geleneğin nereden geldiği kesin değil, ama bir rivayet şöyle diyor: Bir ağanın odasında oturan zengin bir misafir ağanın kahvecisine bahşiş vermek istemiş. Fakat ağaya karşı ayıp olmasın diye bir bahane aramış. Mırrayı içtikten sonra fincanını kahvecinin eline değil, yere bırakmış. Kahveci de fincanı yerden almış. Misafir kahveciye "Kusura bakma unuttum, fincanı yerde bıraktım" deyip onun gönlünü almak için fincana altın doldurmuş. O gün bugündür, bu hikayeyi duyan kahveciler fincan yere kondu mu "Ya fincanımı altın doldur, ya da beni evlendir" diye bahşiş ister olmuş.

Urfa geleneklerine gövre mırranın kuralları kesin. Bir ailenin konuklarına mırra sunması için de özel şartlar gerekiyor. Daha önce hiç mırra sunmamış bir ailenin çocuğu gün gelip de hali vakti yerine gelip de mırra vermek isterse usülüne uygun olarak komşu yörenin ileri gelenlerini evine davet etmek zorunda. Destur (izin) büyük bir yemek şöleniyle kutlanıyor.
Orhan Çelik Üye
Üyelik: 2006-02-25 Herkese açık mesaj: 3.080
#21073
Gökhan çok hoş bilgiler olmuş. Teşekkürler.
admin
Şehir: GAZİANTEP
Meslek: Ticaret
Yönetici
Üyelik: 2001-02-14 Herkese açık mesaj: 7.497
#21086
Mırranın yapılışını görmek istedik, fotolar bizi tatmin etmedi. Yatsıdan sonra mırranın mekanına baskına gittik. Ev sahibi bizi güleryüzle karşıladı ve her türlü ikramı yaptı.Tabi en makbulu mırraydı.
Değerli abim bu tür geleneklerimizi yaşatmaya çalıştığı için her türlü övgüyü hakediyor.
Allahziyade etsin kendisine birkez daha teşekkür ediyorum.
cengizkrbck Üye
Üyelik: 2005-11-22 Herkese açık mesaj: 583
#21090
Abi o kadar acı kahve içitim ama daha şu dibekte dövülüp kavruluşunu görmedim.
ya hep yapılmışken denk geldim yada şu şişedekinden içtim... Belediyenin oradaki baharatçılarda var. Şişede hazır sadece ısıtıp içiyorsun.
cengizkrbck Üye
Üyelik: 2005-11-22 Herkese açık mesaj: 583
#21092
Abiler şimdi soracak ya bu uşak bu yaşta nerden içecek o kadar kahveyi diye e tabi haklılar. Hiç barak uşağını bilmiyler ya ondan. Köyden dolayı bayağı bir cemaat görmüşlüğümüz var. Köyde birisinin ne daveti olsa(tatlı-iftar-adak...) odada yapılırdı biz de odanın kadrolu hizmetçisi olduğumuzdan az çok bu işlerden anlarız. Yani söyleyeyim dedim ayıp olmasın de mi... ramazan ramazan kimse de sui-zan bırakmayalım..
Orhan Çelik Üye
Üyelik: 2006-02-25 Herkese açık mesaj: 3.080
#21110
files/pictures/8/48/20060926144658_2655_1.JPG [Eksik eski medya kaydı]
admin
Şehir: GAZİANTEP
Meslek: Ticaret
Yönetici
Üyelik: 2001-02-14 Herkese açık mesaj: 7.497
#21115
1. Nizip.com mırra gecesini düzenledik :)
kido2005 Üye
Üyelik: 2006-09-26 Herkese açık mesaj: 2
#21117
Bu kaynatırken türkü çığırmasak mırranın tadı olmazmı. Yahutta pop dinlesek veya söylesek nasıl olur acaba.
Subutay Üye
Üyelik: 2003-02-25 Herkese açık mesaj: 2.345
#21123
Orhan Abi uzun zamandır acı kahve (size göre mırra)içmemiştik. Davet edenden, hazırlayandan kısaca vesile olan herkesden Allah razı olsun. Şu mübarek günler hakkı için. Abi ayrıca bana vereceğin CD'de bu rasimleri de koyabilirsen minnettar kalırım.
Orhan Çelik Üye
Üyelik: 2006-02-25 Herkese açık mesaj: 3.080
#21127
Derhal efendim.
Orhan Çelik Üye
Üyelik: 2006-02-25 Herkese açık mesaj: 3.080
#21272
Bu akşam yine ordayız millet.
cengizkrbck Üye
Üyelik: 2005-11-22 Herkese açık mesaj: 583
#21283
Abi tamam Nizipin odası belli oldu abi bari akşam çarşı camisinde bekleyin iki de misafir götürün...
(gerçi çarşı camisine gerek yok Nizip.com var ama maksakt usül yerini bulsun )
fsoyarik Üye
Üyelik: 2005-05-06 Herkese açık mesaj: 5.099
#21284
hacı nerde hacı,biraz mizahsen oldu amma allah muhabbetinizi daim kalplerinizi kaim eylesin selamlar.
Subutay Üye
Üyelik: 2003-02-25 Herkese açık mesaj: 2.345
#21295
Abi def de getirecen mi?

alıntı:
Orhan Çelik demişki:
Bu akşam yine ordayız millet.
akhenaton Arşiv üyesi
Herkese açık mesaj: 3.828
#21296
ben hepinizin notunu verdim beyler. yan odada mırra içtiniz ama beni biriniz çağırma nezaketinde bulunmadınız.
ibrahim Üye
Üyelik: 2001-12-18 Herkese açık mesaj: 2.407
#21308


Akhenaton kardeşime sonuna kadar katılıyorum, insan nezaketende olsa Nizip.com adına bir ikramda bulunurdu
.
admin
Şehir: GAZİANTEP
Meslek: Ticaret
Yönetici
Üyelik: 2001-02-14 Herkese açık mesaj: 7.497
#21318
Senden artmadıki
admin
Şehir: GAZİANTEP
Meslek: Ticaret
Yönetici
Üyelik: 2001-02-14 Herkese açık mesaj: 7.497
#21320


Yazamadan duramayacağım, dağıtıyorsam kusura bakmayın.
Bu Orhan evde kalmaz, talibi çok olur.

Cevap yazmak için hesabınıza giriş yapın.

WhatsApp iletişim