Tarım ve Sanayi Konuları

Zeytinyagı (DOĞAL MEYVA SUYU)

Görüntülenme: …

Kasım Böler Üye
Üyelik: 2005-06-07 Herkese açık mesaj: 1.365
#763
Resim kaynağı
Yöremizdeki Zeytin ve zeytinyağı üretiminde karşılaşılan sorunları, yapılması gerekenleri ve yanlış uygulamalara karşı alınması gereken önlemleri sizlerle paylaşmak istedim.
Lütfen Nizip zeytinine ve zeytinyağına sahip çıkalım. Onun saf ve doğal halini korumak için önlemler alalım.


ZEYTİNYAĞI DOĞAL MEYVE SUYU
- Zeytinyağının yükselişi, onun sağlığa yararlarının duyulmasıyla başladı, zeytin yağını diğer sıvı yağlarının üretim biçimini ile karşılaştıracak olursak Zeytin tümüyle doğal, portakal suyu ne kadar doğal ise zeytinyağı da adeta onun gibi Zeytin ise ölmeyen bir ağaç.
.

Ancak birçok tarım ürünündeki sıkıntının zeytin ve zeytinyağında da olduğu açıkça görülüyor. Zeytinde sanırım umut, dünyada zeytinyağına giderek artan talep. Belki ihracat bu sektöre yardımcı olur.

Türk tüketicisinin üreticiye uzatacağı yardım eli o kadar da büyük değil. 1 milyon 200 bin ton sıvı yağı tüketiyoruz. Nüfusumuz 70 milyon. Tüketilen zeytinyağı 70 - 75 bin ton. Bunun 40 - 50 bin tonunu üretenler lokal olarak tüketiyor. Geri kalanı ambalajlanıp satılıyor. Türkiye kişi başına bir kilo zeytinyağı tüketiyor. Eğer kişi başına iki kilo zeytinyağı tüketecek olursak ihracatçı ülke olmaktan çıkıp, zeytinyağı ithal eder duruma geliriz. Avrupa Birliği'ne girme yolundayız. AB'de zeytinyağının litre başına verilen çok ciddi destek var 1.30, 1.50 euro civarı. Türkiye'de devlet sübvansiyonu çok düşürdü; sadece 10-20 yeni kuruş. Oysa desteklendiğinde, para, katma değerle, vergilerle, geri dönmeye başlıyor. Amerika'da da Avrupa'da da destek var. Bence Türk halkının çok mutlu olmasına ve bu konuda yatırım yapmalarına mani olunuyor. Bakınız Yunanistan 1980'de Avrupa Birliği'ne girdi. 150-200 bin ton yağ üretiyordu. AB'ye girdikten sonra almış olduğu desteklerle 400 bin ton zeytinyağı üretimine ulaştı. Yunan halkı aldıkları destekleri tekrar toprağa yatırdılar. Bu destek Türkiye'ye de gelecektir ama hazırlıklarda geç kalınıyor. Unutmadan ilave etmek istiyorum Tunus kişi başına yılda 4 kg, İspanya ise 20 kg zeytinyağı tüketiyor
.


- Yöremizde özellikle son bir kaç yıldır gözardı edilemeyecek şekilde yeni zeytin bahçeleri tanzim ediliyor, bu zeytin bahçelerine dikilen fidanların bilinçli olarak dikilmesi çok mühim

şöyleki; sulamaya uygun şartlardaki bahçelere damla sulama sistemi kullanarak sulu tarıma uygun fidan dikilmeli ve burada da şu anda sulama imkanı olmayan ama ,.

1-2 yıl sonra sulu tarıma geçilebilecek araziler kesinlikle gözardı edilmemelidir.

- Suriye zeytincilik konusunda bizden daha çok yol almış durumda bu ülkeden getirilen SARUNİ denilen zeytin çeşidinin ivedilikle araştırılıp bizim bölgemizde de yetiştirilmesi hem çiftçi hemde rekabet açısından çok önemli SARUNİ hem yağlık olarak verimli hemde salamuralık olarak değerlendirilebiliyor, aynı zamanda daha çabuk meyva vermeye başlıyor ve verimi diğer yağlık çeşitlere göre daha yüksek.

-Hükümet zeytin ve zeytinyağı ile ilgili politikalarını gözden geçirerek yetiştirme, geliştirme üretim ve zeytine dayalı sanayi sektöründe sonuç vermeyen / geç sonuç veren kısır teşvik ve desteklemelerini değiştirmelidir

- Serfitikalı fidan üretimi teşvik edilmeli, çiftçiye serfitikalı olmayan fidanların dikiminin büyük risk taşıdığı bilinci yerleştirilmelidir

- Makina, teknik ve modern tarım uygulamarı yönünden desteklenmelidir. İtalya, İspanya ve diğer Avrupadaki zeytin üreticisi ülkeler ilkel zeytin toplama (sırıkla) yöntemini terk etmiş çok özel olan çeşitlerini elle, diğerlerini makineler yardımı ile toplamaktadırlar dolayısıyla hemen hemen her yıl (iklim etkilerini gözardı edersek) aynı rekolteyi yakalamış durumdalar

- Üretilen yağların analizi için bölgede ne yazık ki kapsamlı bir labaratuar yok hemen kurulmalıdır.

- Özellikle bölgemizde çok yaygın olan tenekeli yağ olarak adlandırdığımız naturel zeytinyağının suistimallere mahal vermeyecek şekilde çiftçinin direk satışını engellemeden bir düzene konularak geliştirilmelidir. Bu konuda gerek zeytinyağı üreticilerinin gerekse zeytin üreticilerinin büyük sıkıntıları var .


şöyleki;

.

Yöremizde zeytin bahçeleri küçük parseller halinde istisnalar hariç 15 ile 25 dönüm'den (dekar) büyük zeytin bahçeleri sayısı pek azdır haliyle bir çok kişinin hasat sonrası elinde zeytinyağı olur duruma göre genellikle bu yağını 16-17 kg'lık tenekelere doldurarak zaman içerisinde ihtiyacına göre satmaktadır bu durum neredeyse geleneksel bir hale gelmiştir hatta eşe dosta hediye olarak dahi verilir, tabi bu yağlar tamamen doğal halis zeytinyağıdır .


(markalaşmış firmaların naturel sızma yağlarının elde ediliş yöntemi aynen böyledir, tabi bu yağ yöreye göre kalite ve aromasında değişiklik gösterebilir unutmadan belirtelim bu yağın serbest yağ asitliği oleik asit cinsinden 100 gr'da 0,8 gr'ı geçmemesi gerekir, geçmesi durumunda bu yağ naturel birinci zeytinyağı olarak adlandırılır ve üst değeride yine 100 gr'da 2 gr'ı geçemez zaten bunun üstündeki değerlere sahip z.yağları çoğunlukla rafine edilmeden tüketilmez)
.


şimdi bu kalitedeki yağlarının direk olarak çiftçi tarafından yada zeytinyağının üretildiği fabrikadan satışı tüketici ve üretici açısından gayet olumludur ancak zeytinyağı hakkında çok fazla bilgisi olamayan tüketiciye bu tenekeli olarak adlandırdığımız zeytinyağının içerisine pamukyağı, ayçiçekyağı v.s yağlar katarak satışa sunanları engellemek lazım fakat bu iş o kadar da kolay değil çünkü tenekelerin üzerinde yağın hangi fabrikaya yada üreticiye ait olduğunu kanıtlayan hiç bir ibare yok, bu satış yöremizde tamamen güvene dayalı olarak yapılıyor ancak sonuçta bu bir ticaret gerçekte kaliteli olan bu z.yağları üçüncü şahıs yada firmalrın eline toplu olarak geçtiğinde karışım yapılıyor ve bir başka satış noktasında piyasaya sunuluyor konu hakkında bilgisi olmayan tüketicide zeytinyağı fiyatına tam olarak ne olduğu belli olmayan başka sıvı yağları tüketiyor ve tükettiği yağlarında zeytinyağı olduğunu sanıyor.
.


İşte bu konuda gerek zeytin üreticileri gerekse zeytinyağı fabrikaları ilçemizdeki Tarım ilçe Md.lüğünün ve Ziraat odasının yardımları ile çözüm üretmeleri gerekmektedir, hatta bildiğim kadarıyla zeytinyağı fabrikaları kendi aralarında bir örgütlenme yoluna giderek bu tür sorunlara çözüm aramaktadırlar.
.


- Önemli sayabileceğimiz bir başka konu da; şu anda serbestçe istediğimiz şekilde tanzim ettiğimiz zeytin bahçelerini Avrupa Birliğine girdiğimiz (?) zaman kafamıza göre yapamayacağımızı izne tabi olacağının bilinmesi gerektiğidir bu konu avantaj olarak değerlendirilmeli ve bu süreç boşa geçirilen bir zaman olmamalıdır.
.


- Yine yöremizde küçük ölcekli zeytin salamura ve tatlandırma yapılan imalathaneler var bir kaç tanede orta ölçekli işletme var; ama yetersiz halbuki bizim bölgemizde de ege ve marmara bölgesi kadar kaliteli olmasa da sofralık zeytinlerimiz mevcut, bu konuda da yatırımlar teşvik edilmeli ve cazip hale getirilmeli diye düşünüyorum.


Sonuç olarak ilçemizin ekonomisinin ağırlığı antep fıstığı, zeytin ve bunlara dayalı sanayi sektöründe bu konulardaki sorunları,sıkıntıları hep birlikte çözmeye çalışmalı henüz ayağa kalkamamış emeklemekte olan olan bu ürünlerimizi gerek iç gerekse dış piyasada hakettiği yere ulaştırmalıyız, konu ile ilgilenen duyarlı hemşerilerimize teşekkür ediyor katılımlarını ve yorumlarını umuyorum..




Saygılarımla .

Kasım BÖLER.
Kasım Böler Üye
Üyelik: 2005-06-07 Herkese açık mesaj: 1.365
#13983


Zeytinyağı Kalitesi ve Etki Eden Faktörler.

Zeytinyağı kalitesine etki eden faktörler arasında başta ağacın, dolayısıyla zeytinin çeşidi gelir. Zeytin ağacının yetiştiği bölge,bölgenin iklim ve toprağının yapısı da zeytinyağı kalitesini önemli ölçüde etkileyen faktörlerdendir.
.


Zeytin ağacının dikimi,yetiştirilmesi sürecinde toprağın işlenmesi, ağacın budanması ve ilaçlanması gibi işlemlerin zamanında ve standartlara uygun olarak yapılması da zeytinyağının kalitesini etkiler.
.
Hasat zamanı, hem üretilen yağın kalitesini hem de verimini etkileyen diğer bir faktördür. Geç hasat ürün kaybına, dökümler nedeniyle üründe zedelenmeye, dolayısıyla kalite kaybına neden olurken; erken hasat, meyvenin yağ birikimi tamamlanamadığı için elde edilen yağ miktarının azalmasıyla sonuçlanır. Yine uygunsuz hasat yöntemi de üründe zedelenmelere neden olarak yağın kalitesini olumsuz etkiler.


Bilindiği gibi yöremizde hasat, salamuralık ve yağlık olarak iki şekilde yapılmaktadır burada salamuralık olarak toplanan zeytinler zedelenmemesi için elle toplanmakta ama yağlık olarak toplanan zeytinlerde zedelenme sorunu olmadığı düşünülerek sırıklarla vurularak toplanmaktadır fakat aslında zeytinyağının kalitesini düşüren en önemli faktörlerden biri de sırıkla toplanırken zedelenen zeytinlerin yağ elde ediliş sürecinde beklemesi sonucu oluştuğu tespit edilmiştir, çiftçi bu konuda bilinçlendirilmelidir..


Hasat edilen zeytinin yağı çıkarılmak üzere üretim ünitelerine taşınması, yıkanması, yabancı maddelerden arındırılması ve üretim için kullanılan yöntem ve teknolojisinin tipi de zeytinyağının kalitesini etkileyen faktörlerden bazılarıdır..


Nitekim zeytinyağı fabrikalarında yağ elde etmek için bekleyen zeytinlerin bekletilme süreleri ve bekletilme koşullarının standartlara uygunluğunun zeytinyağı kalitesi önemli ölçüde etkilemektedir. (Türkiyenin en kaliteli yağlarının üretildiği Ayvalık bölgesinde zeytinin işleme esnasında bekleme sürecini en aza indirebilmek için toplanan zeytinlerini azami 12-24 saat içerisinde işlenerek yağ haline gelmesi durumunda daha cazip fiyatla satın alındığı bilinmektedir.)
.


Zeytinyağı kalitesine zeytinlerin olgunluğu devresi % 50, hasadı ve taşınması % 30 oranında etki etmektedir. Zeytinin olgunlaşma devresi menekşe rengi lekelerin görülmesinden, kabuk ve etin son renklenme zamanına kadar süren devredir. Bu süre zeytin çeşidine ve yetiştirme tekniklerine ve yerin coğrafî konumuna göre değişmektedir. Zeytinlerin yağ veriminin en fazla olduğu fizyolojik olgunlaşma dönemi ile en iyi kalite ve duyusal özellikte yağ oluştuğu dönem, aynı döneme rastlamaz. Bu nedenle “naturel” sızma zeytinyağı elde edilmesinde ideal hasat zamanı erken olgunlaşma devresidir. Diğer önemli bir nokta da toplanan zeytinlerin aynı gün sağlıklı bir şekilde fabrikaya getirilip işlenmesidir.
.


Zeytinyağı kalitesini olumlu ya da olumsuz olarak etkileyen bütün bu nedenlerden dolayıdır ki, zeytini yetiştirme ve yağını çıkarma özel ve zahmetli bir iştir. Optimal doğa koşullarının yanısıra, uygun üretim yöntemini yada teknolojiyi, hassasiyeti, estetiği ve sabrı da gerektirir..
Kasım Böler Üye
Üyelik: 2005-06-07 Herkese açık mesaj: 1.365
#13984


Zeytinyağının Sınıflandırılması.

Zeytinyağı Tipleri
.

Zeytin ağacının meyvelerinin sıkılması ile elde edilen, kendine özgü bir tat ve kokuya sahip olan, oda sıcaklığında sıvı halde bulunan ve naturel olarak üretilen yağa zeytinyağı denmektedir. Üretim yöntemlerine göre zeytinyağı “Türk Gıda Kodeksi”ne göre “3” sınıfa ayrılmaktadır..

1) Naturel (doğal) Tipi Zeytinyağları.

2) Rafine (işlenmiş) Tipi Zeytinyağları.

3) Riviera (paçal) Tipi Zeytinyağı.

. Naturel (doğal) zeytinyağları : Naturel zeytinyağları zeytin ağacı meyvesinden, doğal niteliklerde değişikliğe neden olmayacak bir sıcaklıkta sadece yıkama, sızdırma, santürfüj ve filtrasyon işlemleri gibi mekanik ve fiziksel işlemler uygulanarak elde edilen, berrak, yeşilden sarıya değişebilen renkte, kendine özgü tat ve kokusu olan, doğal halinde gıda olarak tüketilebilen yağlardır. Asitlik derecesi % 2 ve daha az olan “natürel” yağlar, biyolojik açıdan en değerli yağlardır. “Asitlik derecesi; 100 gr. zeytinyağında bulunan “oleik asit” miktarının yüzde olarak belirlenmesidir”. Diğer bir ifade ile, zeytinyağı gliserin ile oleik asit gibi iki organik maddenin birleşmesinden oluşur. Ancak, oleik asit gliserinin içinde tümüyle erimez, bir bölümü serbest kalır. Serbest kalan oleik asit miktarının az olması durumunda zeytinyağı güzeldir, lezzetlidir, çok olursa zeytinyağında acılık yapar. Naturel (doğal) tipi zeytinyağları kendi arasında üçe ayrılmaktadır..

a) Ekstra Naturel Sızma Zeytinyağı : Serbest yağ asitliği “Oleik Asit” cinsinden her 100 gramda “0.8” gramdan fazla olmayan yağlardır. Genelde “erken hasat”, tam olgunlaşmadan toplanan zeytinlerin “soğuk”, yani herhangi bir biçimde ısıl işlemden geçirilmeksizin, sıkılmasıyla elde edilir. Zeytindeki tat, koku ve vitaminler aynen korunmuştur ve genellikle yağ çiğ olarak tüketilir..

b) Naturel Birinci Zeytinyağı : Serbest yağ asitliği “Oleik Asit” cinsinden her 100 gramda, “2” gramdan fazla olmayan yağlardır..

c) Naturel İkinci Zeytinyağı :Tip, AB ortak piyasa düzeninde ortaya konulan özellikle kalite sınıflandırması, paketleme ve etiketleme ile ilgili pazarlama standartları gereği 1 Kasım 2003 tarihten itibaren yürürlükten kaldırılmıştır..
d) Lampant : Serbest yağ asitliği “Oleik Asit” cinsinden her 100 gramda “2” gramdan fazla olan yağlardır Bu tip natürel yağ “kusurlu” olarak nitelendirildiği için doğrudan tüketime uygun değildir. Sağlıklı bir biçimde tüketilebilmesi için fiziksel “rafinasyon” işleminden geçirilerek yüksek asit ve kötü tat yada kokularından arındırılmaları gerekir.

2. Rafine (işlenmiş) zeytinyağları: Yüksek asitli yada kötü tat ve kokudaki naturel zeytinyağlarının, doğal gliserid yapısında değişikliklere yol açmayan yöntemlerle rafine edilerek yenilebilir hale getirilen yağa, rafine (işlenmiş) tipi zeytinyağı denir. Serbest yağ asitliği “Oleik Asit” cinsinden her 100 gramda “0.3” gramdan fazla olmamalıdır. Rafine bir tür temizlik işlemidir. Yağın sadece istenmeyen özellikleri giderilir, yabancı hiçbir madde eklenmez. Asitsiz, kokusuz ve renksiz bu yağ, daha sonra iyi kalite zeytinyağı ile karıştırılarak yitirdiği biyolojik özellikleri yeniden kazandırılır. .

3. Riviera (paçal) zeytinyağları: “Paçal” yada “kupe” olarak adlandırılan, “naturel” ve “rafine” zeytinyağlarının belli oranlarda (%80 rafine zeytinyağı ile %20 naturel sızma zeytinyağı) karıştırılması suretiyle elde edilir. Serbest yağ asitliği “Oleik Asit” cinsinden her 100 gramda “1” gramdan fazla olmamalıdır. Ülkemizde genellikle kızartma ve yemeklerde kullanılır..

Pirina Yağı:.

Zeytin pirinasının rafine işlemine tabi tutulması sonucu elde edilen yağlardır. Reesterifikasyon yoluyla elde edilen yağlar ile diğer yağlarla olan karışımlar bunun dışındadır..

1. Rafine pirina yağı: Ham pirina yağının doğal gliserid yapısında değişikliğe yol açmayan metodlarla rafine edilmesi sonucu elde edilen yağdır. Serbest yağ asitliği “Oleik Asit” cinsinden her 100 gramda “0.3” gramdan fazla olmamalıdır..

2 Karma pirina yağı: Doğrudan gıda olarak tüketilebilecek naturel zeytinyağı ile rafine pirina yağı karışımından oluşan bir yağdır. Serbest yağ asitliği “Oleik Asit” cinsinden her 100 gramda “1” gramdan fazla olmamalıdır..
Kasım Böler Üye
Üyelik: 2005-06-07 Herkese açık mesaj: 1.365
#13985
Zeytinyağı, insan vücudu için gerekli olan “E Vitamini” kaynağı ve yüksek kalori (16 ml’ de 120 kalori) içeren ve meyve suyu gibi natürel tüketilebilen tek yağ olma özelliği ile kendine has renk, koku, tat ve aromasıyla beslenmede çok önemli bir konuma sahiptir..


Zeytinyağı’nın düzenli olarak tüketilmesi halinde başta “kanser” olmak üzere şeker ve tansiyon gibi bazı hastalık riskini azalttığı tespit edilmiştir. Ayrıca, sindirim sistemi, kemik yapısı, beyin ve sinir dokuları üzerinde çok önemli fonksiyonları bulunmaktadır..


Kalp-damar hastalıklarında temel risk faktörü olan kolesterolün, damar tıkanıklığına yol açan “LDL” bileşenini azaltıcı rol oynarken, yararlı ve koruyucu olan HDL bileşenini değiştirmez. Bu özelliği ile kalp sağlığı açısından en uygun yağdır..


Zeytinyağı, kan hücrelerinin kümeleşmesinde rol oynayan faktörlere karşı etki göstererek kan damarlarında pıhtılaşma “risk”ini azaltmaktadır..


Sıcak ve soğuk tüketildiğinde mide asitliğini azaltarak gastrit veya düodenal ülserlere karşı koruyucu bir rol oynamaktadır..


Safra salgısını canlandırıcı, safra kompozisyonunu düzenleyici ve safra kesesinin boşalmasını sağlayıcı özellikleri ile safra taşı oluşumunu azaltmakta ve taşların erimesine yardımcı olmaktadır..

Bağırsaklar tarafından en iyi emilen yağdır ve bağırsaklardan geçişi düzenleyici özelliği vardır. Tüm yağlar arasında en dengeli kimyasal pozisyona sahip olduğundan kemik mineralizasyonunun iyileşmesini sağlamakta ve normal kemik gelişimine yardımcı olmaktadır..


Zeytinyağında yaklaşık % 80 oranında bulunan Oleik asit insan sütündeki en önemli yağ asididir ve doğumdan hemen sonra bebeğin sinir dokularının gelişimini sağlamaktadır. Yeni doğmuş bebeklerde 6/1 oranında gerekli olan Linoleik-Linolenik asit” oranı zeytinyağında optimum seviyede bulunduğundan, bebek bekleyen veya emziren annelerin beslenmesinde en uygun yağdır. .

Zeytinyağı dokuların yaşlanmasını önlemekte ve yaşlanmanın beyin fonksiyonları üzerindeki yıpratıcı etkisini azaltmaktadır..


Mükemmel kimyasal yapısı ve önemli ölçüde antioksidan içermesi ve yüksek sıcaklıklara daha dayanıklı olması sebebiyle kızartmalarda rahatlıkla kullanılabilecek en sağlıklı yağdır..
Kasım Böler Üye
Üyelik: 2005-06-07 Herkese açık mesaj: 1.365
#13988
Bunları biliyormuydunuz?

- Zeytinin dünyanın en uzun ömürlü ağaçlarından biri olup 2000 yaşına kadar yaşayabildiğini

-Anavatanının Anadolu (MARDİN-ANDIRIN-ANAMUR ÜÇGENİ) olduğunu AFganistan ve Pakistanda da yetiştiğini

-Dünyada sofralık zeytin üretimi ve takdiminde birinci olnasına rağmenzeytinyağı üretimi ve tüketiminde geride olduğunu

-En çok zeytin ağacına İzmir ilimizin sahip olduğunu

-Egzama, çıban, mide bağırsak hastalıkları gibi birçok hastalığın tedavisinde kullanıldığını

-Saçları uzatıp cilt kırışıklığını giderdiğini

-Dünyada zeytinyağlılar isimli tek alt mutfağa bizim sahip olduğumuzu, buna rağmen ayçiçek yağını zeytinyağından daha çok kullandığımızı

-Türkiyede kişi başına yılda 1 litre, komşumuz yunanistanda 25 litre zeytinyağı tüketildiğini

-Zeytinin bütün kutsal kitablarda geçtiğini

-Türkiyede 1000'in üzerinde zeytinyağı üreticisi olduğunu

-Kuran-ı Kerim'de zeytin ağacının Sina dağından geldiğini, meyvelerinden yağ elde edildiği ve yağın yemeklere lezzet vermek için kullanıldığından bahsedildiğini

-Zeytinyağının (ısıl işlem görmemiş) yaşayan bir yağ olduğunu
yusuf Üye
Üyelik: 2003-01-12 Herkese açık mesaj: 139
#13990
sevgili "kkasim" hemsehrim bu bilgileri bizlerle paylastigin icin tesekkuler!..

hepsi cok onemli degerli bilgiler, evvelce de biliyordum ama hatirlatman (inan bi solukta okudum) kendi adima soyleyeyim cok guzel...

sevgili hemsehrilerim, gercekten "zeytinyagi" cok kiymetli ve faydali bir urun, mumkun oldukca istifade ediniz, tuketiniz...

saglikli vucut, saglikli dusunceye yardimci olacaktir, sebze ve meyva agirlikli besinlere yonelin!...

ekonomik yetersizliklerden 'eve et girmiyor' diye hayiflaniyorsunuz ancak emin olun insana faydasindan ziyade zarari vardir!...

saglikli beslenme plani, saglikli yasanti, saglikli nesiller ve saglikli bir gelecek, emin olun cok da zor degil!...

konu "guncel konular" basligindan kaydirilacaktir sanirim, keske dogrudan ilgili bolume yazsaydin...

tekrar tesekkurler...
Gökhan Dokuyucu Üye
Üyelik: 2005-02-19 Herkese açık mesaj: 4.305
#14040


Pahalı ama ilaç parası vermeyeceksiniz bu yönden çok iyi zeytin yağı..
kkasim kardeş sağol bilgiler için...
admin
Şehir: GAZİANTEP
Meslek: Ticaret
Yönetici
Üyelik: 2001-02-14 Herkese açık mesaj: 7.500
#14041
Önemli olan zeytinyağının saflığını koruyabilmektir. Geçen yıl satılan zeytinyağlarının bazıları karma olduğu iddiası halkın midesini bulandırmaktadır. Bu konuda ciddi çalışma yapılması gerekir. Sezonun yaklaştığı şu günlerde önceden önlem alınmasında fayda var.
Değerli kasım kardeşime emeğinde dolayı teşekkür ederim. Tamamına yakını kendisinin araştırmaları ve tecrübelerini kapsamaktadır.
nto Üye
Üyelik: 2006-07-31 Herkese açık mesaj: 2
#14052
Siteyi takip eden değerli hemşerilerim Nizip Ticaret Odası, Oda Meclisi ve Yönetim Kurulu’nun yaptığı çalışmalarla Zeytinyağına gereken önemi vermektedir. Üretimde rekolteyi artırma ve kaliteli ürün elde etmek ve Zeytinde ve Zeytinyağında verimliliği arttırmak için Ekim 2005 tarihinde Ticaret Odamız, Bornova Zeytin Araştırma Enstitüsünden Fidan Yetiştirme konusunda Doktora yapmış ve Salamura üretimi konusunda Türkiye’de tek sayılan uzmanlarla birlikte Ege İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği Zeytin ve Zeytinyağı Şube Müdürünü ilçemize davet ederek, yörede yetiştirilen zeytin alanları gezilmiş; zeytin çeşitleri ve karşılaşılan hastalıklar ile Salamura konusunda bilgiler vermek üzere seminer yapılması sağlanmıştır. Seminer sonucunda uzmanlar rapor hazırladı. Hazırlanan rapor odamızdan temin edilebilir.
TBMM Zeytin ve Zeytinyağı Araştırma Komisyonu üyesi bulunan Milletvekilimiz Sayın Mehmet Sarı’ya Zeytin ve Zeytinyağının sorunları ile ilgili rapor sunulmuş, raporda daha çok Tüketiciyi aldatmaya yönelik davranışların önlenmesi talep edilmiş,Zeytinyağı adı altında diğer karışım yağların satılmasından dolayı tedbir almaları istenilmiştir.Odamız ile İlçe Tarım Müdürlüğü işbirliğinde İlçemiz marketlerinde Zeytinyağı adı altında karışımı yapılan yağlar toplatılmıştır.Bu konuda halkımız da duyarlı olmalı,özellikle fiyat bakımından rayiç fiyatların altında satılan Zeytinyağını almamaları gerekmektedir.Böyle durumlarda Ticaret Odamıza bilgi verildiği takdirde,ilgili kurumlarla işbirliğine gidilerek Zeytinyağında hileli satışları engellemek mümkün olabilecektir.Amaç, Zeytinyağına karışım yapılmadan,tüketici aldatılmadan,hileli satışa izin verilmeden kaliteli Zeytinyağını herkes mutfağında bulabilmesidir.Bu konu ile ilgili yapılan toplantılara Ticaret Odamız Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Özyurt’ da katılarak her zaman kaliteli ve markalı üretimin yapılması hususunu gündeme getirmiştir. İlçe tarım Müdürlüğü işbirliğinde Zeytinyağının etiketsiz satışına izin verilmeyecektir. Diğer bir deyişle;Zeytin mahsulünün Kontini tesislerinde çekimi yapıldığında baskısız tenekelere doldurulmayacaktır.Her tenekenin üzerinde firma ünvanı, markası, üretim no’su ve üretim tarihi yazılacak olup;kapak kısmı açıldığında belli olacak şekilde mühürlü olacaktır .Bu konuda ileriki tarihlerde Ticaret Odamızda bir toplantı yapılacaktır.
Zeytinyağı üreticilerimiz kendi aralarında bir dernek kurma çalışmalarını da yapmaktadır.Bu çalışmaya odamız tüzük çalışmalarında yardımcı olmuş ve her aşamada yardımcı olmaya da devam edecektir.
Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Sempozyumu ve Sergisi 15-17 Eylül 2006 Tarihinde İzmir'de yapılacaktır. Düzenleme,Bilimsel ve Teknik Danışma kurulunda Odamızda yer almaktadır. Düzenleme Kurulunda Odamızı;Yönetim Kurulu Üyesi Bekir Karabacak, Bilimsel ve Teknik Danışma Kurulunda Genel Sekreter İbrahim Halil Babacan temsil etmektedir. Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Sempozyumu ve Sergisi'nin amacı;Ülkemize özgün ve kalkınmada stratejik öneme sahip zeytin ve zeytinyağı sektörümüzün sorunlarını bilimsel anlamda yeni ufuklar açacak şekilde tartışmak,ekonomik ve teknolojik yönden gelişmesini sağlamaya yardımcı olabilmektir.Bu sempozyum hakkında odamızdan bilgi talep edilebilir.
saldiray27 Üye
Üyelik: 2006-06-09 Herkese açık mesaj: 832
#14085
kasım abi öncelikle paylaşımın için tşkler.zeytinyağı bildiğiniz gibi fiyat olarak biraz daha pahalı milletinde alım gücü olmadığından dolayı mecburen diğer yağlara başvuruyo.ama halkımızı bu yönde bilinçleştirirsek kullanım oranının artacağını düşünüyorum.sağlık bu başka bi şeye benzemez değil mi?
Kasım Böler Üye
Üyelik: 2005-06-07 Herkese açık mesaj: 1.365
#14086
Nizip Ticaret odasının bu konudaki girişimleri çok güzel, özellikle de karışım yapılmış zeytinyağlarının toplatılması yönündeki adımları bir nebze de olsa caydırıcı bir unsur olabilir, yanlız benim tam olarak anlayamadığım bir konu var;

şimdi z.yağı fabrikalarında kontüni sistemle elde edilen zeytinyağının tamamını yada müstahsilin yağını baskılı tenekeye nasıl koyacaksınız yani tam olarak anlatabildim mi bilmiyorum;

mesela diyelim ki benim ''A'' firmasında çektirdiğim 500 kg zeytinyağım var ve yağımı alıp evime götüreceğim ''A'' firması bu zeytinyağını kendi baskılı ambalajına koyabilecek mi, koyduğunu kabul edelim bunun baskılı tenekede olması zorunlu bir mali yük getirecektir (fatura irsaliye v.b) zeytinyağı fabrikası bu maliyeti nasıl üzerinden atacak,

yada ben yağımı dökme olarak teslim alırda tenekelere kendim doldurursam tüm bu yapılanlar boşa gitmiş olmayacakmı?

aynı zamanda bu zeytinyağlarının baskılı tenekelerde satışa sunulabilmesi için zeytinyağı fabrikalarının alt yapılarının buna müsait olması gerekir (gıda üretim izni v.b)

kaç adet zeytinyağı fabrikası bu şartlara haiz yada bu şartlara uyabilmek için özkaynakları varmı?

Konuyu çok dağıtmak istemiyorum ama baskılı ambalaj işi pek kolay bir iş değil gibi gözüküyor

herhalde konunun uzmanı olan kuruluş yada kişiler işin bu boyutlarınıda düşünmüşlerdir

aslında zeytinyağı fabrikalarınında bu konudaki görüşlerini almak lazım bence

saygılarımla;
admin
Şehir: GAZİANTEP
Meslek: Ticaret
Yönetici
Üyelik: 2001-02-14 Herkese açık mesaj: 7.500
#14113


Kontini veya pres şeklindeki zeytinyağı çekimi yapan yerlerin Gıda Üretim Sertifikalarının olması gerekir. Sanırım geçen yıldan beri bu bir zorunluluk. Baskılı tenekenin telaffuz edilmesi,alınacak önlemlerin şekillenmesindeki ilk aşamanın maddelerinden biridir.Yani alınacak önlemler bir dizi toplantıdan sonra son haline yaklaşacaktır. Son halini ancak pratikteki uygulamalardan sonra alabilir.
Bu aşamada benim önerim müstahsil zeytinini çektirdikten sonra, belirlenen laboratuvarlarda analiz ettirsin. Sonuçlar işletmenin garantisinde evraka dökülsün ve tenekeler veya diğer ambalaj şekilleri ağızları mühürlensin, üzerine etiket yazılsın. Bu etikette:
Üretim tarihi :
İşletmenin ismi :
Müstahsilin ismi :
Asit derecesi:
Tespit edilebiliyorsa su oranı :
Tespit edilebiliyorsa diğer maddeler:

yazılsın ve son kullanıcının tüketimine sunulsun. Bu süreçte müstahsil ben etiketletmeyeceğim veya kendi tüketimimde kullanacağım gibi ifadeler kullanabilir. Bu tür müstahsillerinde etiketsiz şekilde satışına izin verilmesin. Son kullanıcılar bilinçlendirilsin. Etiketli tenekelerdeki doğabilecek olumsuzluklardan müstahsil ve/veya işletmeye cezai yaptırımlar uygulansın. İlk etapta son kullanıcının haklarının ve Nizip zeytinyağının kalitesinin korunması için akla gelebilecek önerilerden biri budur..
kızıl elma Üye
Üyelik: 2006-07-29 Herkese açık mesaj: 64
#14129
kasım kardeşim bizi bilgilendirdiğin için teşekürler.
yusuf Üye
Üyelik: 2003-01-12 Herkese açık mesaj: 139
#14153
goruldugu gibi "Nizip.com" etkisi her gecen gun artarak kendini ortaya koyuyor, gercekten duygulu ve gurur verici...

emegi gecenlere takdir ve tesekkurler!...

ticaret odasinin verdigi cevap ta en az "kkasim" hemsehrimin yazisi kadar anlamli, her iki tarafa da ciddi ve sorumlu yaklasimlari icin tesekkurlerimi sunarim....

gerek "kkasim" hemsehrimin sorularina gerek sayin akif beyin teklifleri ne derece dikkate alinir bilemem ama gerekli aciklamalar yine ilgili kurum tarafindan yapilacaktir inancindayim....

iste bilincli toplum iste bilincli tuketici ve en onemlisi iste "Nizip.com"..

tekrar tebrikler...
Kasım Böler Üye
Üyelik: 2005-06-07 Herkese açık mesaj: 1.365
#14216


Dün bu konu ile ilgili olarak İlçemizde bir kaç zeytinyağı üreticisi ile görüştüm;

bazıları sıkı bir çalışma içerisine girerek işletmelerini kanunun belirlediği şartlara getirmeye çalışıyorlardı yani Gıda üretim Serfitikası alabilmek için gerekli şartları yerine getiriyorlardı

fakat şu da bir gerçekki ilçemizdeki zeytinyağı fabrikalarının bir çoğu ilk kuruluş şekli ile zeytinyağı fabrikası değil (yani bazıları ilk kuruluşunda sabunhane, fıstık işleme tesisi v.b ) sonradanek bina ve makinalarla zeytinyağı fabrikası haline getirilmiş dolayısıyla ilk kuruluşta olmayan ek bina ve tesislerin şu an için inşaat ruhsatları, gayrisıhhi müessese ruhsatları ve imar izinleri yok haliylede bunlar olmadan gıda üretim serfitikalarını alamıyorlar konu ile ilgili olarak Nizip belediyesi İmar Md.Lüğünü ile görüşme halinde olduklarını belirtiler ama iş yine dönüp dolaşıp özkaynaklarının sınırlı hatta yetersiz olmasına dayanıyor bir de işletmelerin bu konuyu yorumlamaları biraz farklı şöyleki; bir işletme sahibi diyorki ben fabrikamı 1988 yılında kurdum ve o yıllarda gerekli izin ve ruhsatlarımı aldım sonradan halihazırdaki binamı 150 metrekare genişleterek zeytinyağı üretimine başladım yıllardan beri de bu şekilde çalışıyordum şimdi istenen belgeleri yeniden alabilmek için ek yaptığım bina için belediye bizden yüklü bir para istiyor dahası izin olayı gündemde yokken bir sorun yoktu bu izinler gündeme gelince fabrikamızı halihazırda fabrikanın önünden geçen yoldan 4-5 metre geriye çekmemizi istiyorlar bu istenenleri verebilmek ve yapabilmek mümkün değil deniyor buna benzer bir çok sorunu olan fabrika var işin acı gerçeği Nizip te şu anda ancak iki adet işletmenin bu şartları yerine getirebildiği söyleniyor hal böyle olunca bu konuya (tabi bu benim fikrim) biraz daha esnek bakmak lazım diye düşünüyorum çünkü ilçemizdeki fabrikaların hemen hemen hepsi küçük ölçekli bir anda bu mali külfetleri karşılamarı pek mümkün değil belki belediye daha esnek olabilirse biraz rahatlayacaklar

Yine bu benim fikrim aşırı zorlamalar karşısında bu işletmelerin bir kısmı kapanabilir çünkü; zeytinyağı üretim tesisleri sezonluk çalışan işletmeler hatta bu sezonluk çalışmaları 1-2 azami 3 ay ile sınırlı ve en az 250-300 bin euro ile kurulabilen ve 50-100 bin euro sermaye ile çalışabilen bir işletme, tabiri yerinde olursa aldıkları abdest ürküttükleri kurbağayı değmeyecek bilmiyorum anlatabildim mi?

ayrıca benim yaptığım bazı araştırmalar sonucu Avrupa daki zeytinyağı üreticileri bu sıkıntılarını farklı bir yöntemle çözmüşler bizim burada işe yarar mı bilemem ama buradan duyurmak istedim;

avrupada iki tip üretici var bunlardan biri sadece ham zeytinyağı üretiyor ürettiği zeytinyağını kalitesine göre sınıflandırıyor üretimi sona erdiğinde yada depoları dolduğu zaman önünde iki alternatif var

1- elindeki yağı ambalajlızeytinyağı üretip satabilen işletmeye direk olarak hemen satacak

2- kooperatifleşme v.b yöntemlerle yada devlet eliyle kurulmuş olan büyük kapasitelerdeki depolama tesislerine numune alınarak (yağın kalite ve evsafını belirleyip kayda geçmek suretiyle) ileriki bir tarihte yine 1 nci maddede bahsedilen işletmeye satabilmek için depoda emanete bırakmak

buradan şunu anlıyoruz ki her zeytinyağı üreticisi ambalajlı zeytinyağı üretmek zorunda değil

tabi çiftçinin ambalajlı yağ satışı ise bu şartlarda tamamen imkansız gibi gözüküyor

saygılarımla;.
yusuf Üye
Üyelik: 2003-01-12 Herkese açık mesaj: 139
#14470
vallahi seni tekrar tebrik ediyorum "kkasim" hemsehrim, bu konun takipcisi ol, eminim sonuca ulasacaksin!...

evet isletmecileri zorluyacak durumlar ortaya cikacaksa da bence birlesme secenegi de gundeme gelebilir...

bi seylerden vaz gececeksek bu saglik olmamali, kalite ve sihhat icin gereken ne ise o yapilmali, belki ivedili olarak ambalaj sart degil diyorsun ancak uzun vadeli uygun olna standarti yakalamak lazim!....

iste bu duyarlilikla sonuclar elde edilebiliniyor, tekrar kutluyorum...
Kasım Böler Üye
Üyelik: 2005-06-07 Herkese açık mesaj: 1.365
#14640
İlginize ben teşekkür ederim; fakat keşke konu iledirek alakalı

Nizip İlçe Tarım Md.lüğü,

Nizip Ziraat odası,

Nizip'teki fidan üretimi yapan işletmeler,

Zeytinyağının ticaretini yapan işletmeler

Zeytinyağı fabrikaları

ve çiftçiler de

konuya iştirak ederek çözüm alternatifleri üretseler diye düşünüyorum;



yusuf Üye
Üyelik: 2003-01-12 Herkese açık mesaj: 139
#14858
onemli olan oncelikle senin duyarli olman, bilincli yaklasim sergilemendir...

elbet neticesi de olacaktir, belki o an olmaz ama zamanla olur!...

yetkililer aciklama yapiyor ve konuyu ciddiye aliyorlar eminim ilerliyen zamanda daha da verimli sonuclar elde edilecektir....

tekrar tebrikler,
alpay Üye
Üyelik: 2006-08-08 Herkese açık mesaj: 3
#15187


selam ben adanali alpay ogretmen beni adanada 35 donum arsam var yaklasik 900 tane zeytin agacim var zeytinler 2 ci yili bu yil zytin yaglik fidanlar .
ben ingilterede yasiyorum bu 5 ci yilim zeytin cifligine babam ilgileniyor . ben turkiyedeki zeytin yagi satislarinin nasil oldugunu bilmiyorum yurt ic satislari turkiyeye gore yeterlimi , zeytin yagi fabrikalari yeterlimi bu konular hakinda bilgi edinmek istiyorum. tesekkurler
.
Kasım Böler Üye
Üyelik: 2005-06-07 Herkese açık mesaj: 1.365
#20552
Zeytinde hasad zamanının yaklaşlaşmasıile birlikte bilinçsiz hasadın ekonomik kayıplarını önlememiz gerekir,

her ne kadar zeytin üretimininyıldan yılaartmasına rağmen zeytin işleme ve zeytinyağı teknolojisi bakımından fazla bir ilerlemenin olmadığı ilçemizde üretilen yağların bir kısmı yerel olarak kalan kısmı ise ege bölgesindeki yüksek teknoloji destekli zeytinyağını AB standartlarında işleyebilen tesislere pazarlanmaktadır,

bu durumda üreticilerimizin elde etmiş oldukları z.yağını üretim öncesi herhangi bir planlamaya dahil edilmemekte hatta çok fazla kayda dahi alınmamaktadır bununla birlikte üretilen zeytin bazen çok erken hasad edilmekte bazen çok geç tarihlere kalmaktadır her iki durumda da eğer önceden bir planlama yapılmamışsa ekomonik değer kaybına uğramaktadır

erken hasad zeytinyağları verimlerinin düşük olmasına rağmen renk ve tadındaki farklılıktan dolayı planlama dahilinde ise yüksek ekonomik değer kazanmaktadır, ama planlama dışı ise verim kaybı ve toplama zorluğu nedeni ile çiftçiye zarar yazar,

yine çok geç yapılan hasad hem asid derecesinin yükselmesine hemde aşırı soğuklardan dolayı yağın zarar görmesine neden olur (bölgemizde yağlık cins zeytinin don olayından etkilenmediği sanılmaktadır) halbuki yağ alımı yapan fabrikalar bunun kalite farkını tespit edebilmekte ve bu tür yağları daha düşük fiyatlara almaktadırlar

Ayrıca şunu da göz önünde bulundurmakta yarar vardır tüm çiftçiler aynı zaman da hasada başladıkları zamanda hem işçi sıkıntısı çekilmekte hemde toplandıktan sonra en kısa sürede işlenmesi gereken tane zeytinler z.yağı fabrikalarında yığılmaya sebeb olarak kalitenin düşmesine neden olmaktadır.


Unutmamamız gereken en önemli konulardan biride sırıkla yapılan hasadın zeytin ağacına verdiği zarardır bu nedenle hasad zamanını zeytin çeşidine göre çok iyi belirlemeli eğer sırıkla hasad yapılacaksa zeytinin iyice olgunlaşması kesinlikle beklenmelidir.

Diğer bölgelerde olduğu gibi ilçemizde de geleneksel yöntemlerin yerine mekanizasyona geçilmelidir.

HASAT

Tüm zeytinci ülkelerde olduğu gibi, Türkiye’de de zeytin üretim masrafları içerisinde hasat masrafları halen en yüksek paya sahiptir. Bu nedenle hasat, zeytin yetiştiriciliğindeki en önemli sorunlardan biri olarak karşımıza çıkmaktadır.

1.1. Ülkemiz zeytin yetiştiriciliğinin bazı önemli özellikleri:

 Ülkemiz, alan ve ağaç sayısı bakımından, dünyada zeytin yetiştiriciliği yapan ülkeler arasında dördüncü sırada yer almaktadır.
 Türkiye’nin toplam tarım alanlarının %3’ünü zeytinlikler oluşturmaktadır.
 Bu zeytinlik alanların % 81’i meyilli ve yamaç, % 19’u ise düz arazilerde yer almaktadır.
 Ortalama plantasyon yoğunluğu 100 ağaç /ha'dır.
 Plantasyonlardaki ağaçların % 25’i yaşlı veya verimden düşmüş ağaçlardır.


.

2. EN UYGUN HASAT ZAMANININ BELİRLENMESİ

2.1. Zeytinin Değerlendirme Şekli ve Hasat Zamanı


Optimum hasat zamanı, zeytinin değerlendirme amacına göre farklılıklar gösterir. Buna göre genel olarak zeytinin değerlendirme şekli ve hasat zamanı şöyledir:.


2.2. Hasatta Olgunluk Kriterleri

Yeşil Sofralık :


 Renk sarımsı yeşile döner
 Taneler normal iriliğe erişir.
 Doku sertliğini biraz kaybetmiştir.

Siyah Sofralık :

 Çeşide has olgunluk rengini almıştır.
 Kararma kabuktan meyve etine geçmiştir.
 Taneler normal iriliğe erişmiştir.

Yağlık :

 Ağaçta yeşil meyve kalmamıştır.
 Tüm meyveler karardığında yağ oranı maksimumdur.
 Kabuk etten kolayca ayrılır.
 Meyve iki parmak arasında sıkıldığında çekirdek kolayca ayrılır ve sap çukurundan meyve suyu çıkar.

3. GELENEKSEL HASAT YÖNTEMLERİ

Hasat yöntemleri , bölge halkının sosyo-ekonomik koşulları, çeşit özellikleri, ağaç ölçüleri gibi faktörlere bağlı olarak farklılıklar gösterir. Mevcut uygulamalar genel olarak üçe ayrılır.

3.1 Yerden Toplama : Bu yöntemde; fizyolojik olarak olgunlaşan ve ağaç dibine dökülen zeytinler yerden elle toplanır. Bu yöntemle toplanan zeytinlerin sofralık değerleri düşüktür, daha ziyade yağa işlenirler. Fakat yağa bile işlense, yere düşerken oluşan yara bere ve çizikler yağın kalitesini düşürmektedir.

3.2 Doğrudan Ağaç Üzerinden Toplama : Kalite açısından hemen hemen en iyi toplama şeklidir. Olgunlaşan zeytinler elle sıyrılarak toplanır. Bu şekilde toplanan zeytinler hem sofralık hem yağlık olarak değerlendirme açısından kalite özelliklerini korurlar.

3.3 Sırıkla Silkerek Toplama : Bu yöntemde, olgunlaşan zeytinler sırıklar vasıtasıyla çırpılarak dökülür ve toplanır. Çevremizde görülen en yaygın hasat yöntemidir. Fakat hasat sırasında meyvenin ve ağacın göreceği zararlanma dan ötürü tavsiye edilmemektedir.

3.3 Geleneksel Hasat Yöntemlerinde Karşılaşılan Problemler

Meyvedeki Zararlanma : Hasat sırasında vurma, çarpma ve darbelerden dolayı meyvede oluşan yaralanmalar, kayıplar.

 Vejetatif Organlardaki zararlanma : Yine özellikle sırıklama ile hasatta dal, filiz ve gözlerde meydana gelen hasarlar ile bir sonraki yılın verimi negatif yönde etkilenmektedir. Periyodisite daha sert bir şekilde görülmektedir. Ayrıca çeşitli hastalıklar bir ağaçtan diğerine bulaşmaktadır.

 İşgücü Teminindeki Zorluklar ve Maliyet : Kısa bir zaman dilimine sıkıştırılması gereken yoğun işçilik faaliyetlerinin hem maliyeti yüksek olmakta hem de işgücü temini zorlaşmaktadır.

4. ZEYTİN HASADININ MEKANİZASYONU


4.1. Mekanik Hasatta Kullanılan Küçük Alet ve Makineler

Mekanik aletler : Esası bir süpürge ve tırmıktan ibaret olup, yerdeki zeytinleri toplayacak şekilde tertiplenmiştir. Değişik şekillerde dizayn edilenleri mevcuttur.

Havalı Cihazlar : Bunlar ağacın dibindeki zeytinle beraber, aynı yoğunlukta ve daha aşağı yoğunluktaki parçaları emebilen, aspiratörlerdir. Bazıları meyveleri doğrudan ağaç üzerinden emerek toplayabilmektedir.

Basit Çekme Aletleri : Bunlar el ile kullanılan taraklardır. Kullanımları yorucudur. Fakat bu aletler küçük boylu ağaçlardan oluşan işletmelerde yararlı olmaktadır.

Hareketli Aletler :

 Elde veya sırtta taşınabilir dal sarsıcıları
 Pnömatik (Hava Kompresörlü) çırpıcılar.
 Elektrik enerjisi ile çalışan sıyırıcılar.

Yukarıda bahsedilen tüm bu aletlerin etkinlikleri zayıf olmakla beraber, büyük makinelerin ulaşamadığı geleneksel zeytin bölgeleri için düşünülebilir.

4.2. Büyük Makineler

Traktöre takılır Tipte Gövde ve Ana Dal Sarsıcıları :

Bu makinelerde iki türlü sarsma hareketi vardır :


 Tek yönlü sarsma hareketi
 Çok yönlü sarsma hareketi

Tam Teçhizatlı Hasat Makineleri :


Mekanik hasadı gerçekleştirmek üzere üretilen makineler kullanıldıkça, hasatta insanın rolü gittikçe daha da azalmaktadır. Tam bir mekanizasyona ancak bir kişi tarafından sevk edilebilen, kullanılabilen ve zeytinleri toplayabilen bir makine ile erişilebilir.
Bu makineler çok şematik olarak şöyledirler ; bir sarsıcı , yönlendirilebilen bir kol üzerinde yer almıştır. Toplayıcı bir traktörün önüne monte edilmiş ters bir şemsiye biçiminde ağaç gövdesi etrafına yerleştirilmiştir. Düşürülen meyveler, havalı bir kanalla traktörün arkasındaki bir kaba aktarılır. Makine tek bir kişi tarafından yönetilir.


.
Kasım Böler Üye
Üyelik: 2005-06-07 Herkese açık mesaj: 1.365
#22223
Hasad mevsimi yaklaşıyor, zeytinyağı alacağım derken, pamukyağı, ayçiçekyağı almayın..!

Zeytinyağında tağşiş, yani onun daha ucuz bir başka yağ ile karıştırılarak satılması olayı ne yazık ki çok yaygındır. Tağşiş yapabilmenin temel koşulu, zeytinyağına katacağınız diğer yağın ucuz olması ve bol miktarda bulunabilmesidir. Bu tanıma uygun iki bitkisel yağ vardır. Pamuk ve ayçiçek yağı. Çoğu kimse ayçiçek yağını iyi tanırken, pamuk yağı hakkında bilgimiz pek yoktur. Oysa zeytinyağının asıl tağşiş maddesi sayılır. Çünkü pamuk yağı kırmızımtrak rengiyle, zeytinyağının koyu sarı rengine son derece uyumludur.

Pamuk yağı tağşişinde, ortalama olarak 80-90 kg pamuk yağına 10-20 kg zeytinyağı konulur. Özellikle kötü ve yüksek asitli zeytinyağları bu şekilde pazarlanabilir hale getirilir.

Ayçiçek yağı tağşişinde ise, tersine zeytinyağı daha fazladır. Çünkü ayçiçek yağı neredeyse renksiz olarak üretilmektedir, bu nedenle zeytinyağının rengini fazlasıyla açar. Çok açık renkli zeytinyağı tüketici tarafından fark edileceği endişesiyle pek kullanılmamaktadır.

Tağşiş edilmemiş zeytinyağı satın almanın yolu, her eve bir laboratuar kuramayacağımıza göre, güvenilir yer kavramından geçmektedir. Çeşitli kooperatifler, büyük markalar, isim yapmış kuruluşlar doğal olarak tağşişe gerek duymazlar. Yani zeytinyağı satın alacağımız zaman en önemli kural, üretim yerinin açıkça bilinebilir ve bulunabilir olmasıdır. Açıkta, plastik ambalaj içinde zeytinyağı satın alınmamalı, belli ve güvenilir zeytinyağı fabrikaları,tanıdık dükkanlar ve marketlerden markalı ürünlerde ise fiyatını ikinci plana bırakarak tanınan markaları doğrudan raflardanalmanız önerilir.
ibrahimher Üye
Üyelik: 2004-08-07 Herkese açık mesaj: 755
#24738
Rahman ve Rahim (olan) Allah'ın adıyla..


Allah, göklerin ve yerin nurudur. O'nun nûrunun temsili, içinde lamba bulunan bir kandillik gibidir. O lamba kristal bir fanus içindedir; o fanus da sanki inciye benzer bir yıldız gibidir ki, doğuya da, batıya da nisbet edilemeyen mübarek bir ağaçtan, yani zeytinden (çıkan yağdan) tutuşturulur. Onun yağı, neredeyse, kendisine ateş değmese dahi ışık verir. (Bu,) nur üstüne nurdur. Allah dilediği kimseyi nuruna eriştirir. Allah insanlara (işte böyle) temsiller getirir. Allah her şeyi bilir. Nur Süresi:35. ayet.

.

1. İncire, zeytine, .

2. Sina dağına , .

3. Ve şu emîn beldeye yemin ederim ki. Tin suresi:1,2,3 ayetler.


Tefsirlerden okumuştum. Bu kadar detaylı bilmiyorudum ama şunuda daima düşünüyordum.
Rabbim buna yemin ettiğine göre vardır bunda birşeyler diyorudum.

Aynı şekilde İncir içinde düşünüyorum. Kasım bey ne der acaba.
Zira Allahu teala peşpeşe zeytin ve incire yemin etmiştir..
Kasım Böler Üye
Üyelik: 2005-06-07 Herkese açık mesaj: 1.365
#27841
Gaziantep"in Araban İlçesi"nde pamuktan zarar eden çiftçiler,
zeytin yetiştiriciliğine yöneldi.
.

Araban İlçe Tarım Müdürü Kadir Sarıkaya ve Araban Ziraat Odası
Başkanı Mehmet Doğan"ın yaptığı açıklamaya göre, ilçede
pamuktan zarar eden çiftçiler, zeytinciliğe yönelerek İlçe Tarım
Müdürlüğü ve Araban Ziraat Odası"ndan zeytin ekimi için fidan
talebinde bulundu. Çiftçilerden gelen istekleri değerlendiren İlçe
Tarım Müdürlüğü ve Ziraat Odası Başkanlığı, ilçede zeytin
üretiminin yayılması için ilk etapta 15 bin zeytin fidanı
getirerek çiftçilere dağıttı. İlçe Tarım Müdürü Sarıkaya,
ilçede zeytinciliğin yayılması için 15 bin zeytin fidanı
dağıttıklarını belirterek, "Devletimizin zeytin üretimi yapan
çiftçilere dönüm başına 250 YTL destek vermesinden dolayı daha
önce pamukçuluk yapan çiftçilerimiz zeytin yetiştiriciliğine
yöneldi. Bu yıl çiftçilerimiz bizden 40 bin zeytin fidanı
talebinde bulundu. 15 bin adet zeytin fidanı getirerek
çiftçilerimize dağıttık. Önümüzdeki ilkbahar mevsiminde geri
kalan fidanları da çiftçilerimize dağıtarak ilçemizdeki
zeytinciliği yaygınlaştıracağız" dedi.
.

Araban Ziraat Odası Başkanı Doğan da, ilçedeki çiftçilerin
büyük çoğunluğunun pamuk yetiştirdiğini ifade ederek, "Ancak son
3-4 yıldan beri pamuk çiftçilerimiz hep zarar etti. Çiftçilerimiz
artık devlet desteğinden dolayı ve pamukçuluktan daha karlı
olduğu için zeytinciliğe yöneldi. İlçemizdeki çiftçilerimizin
zeytinciliğe yönelmeleri hem bizleri hem de çiftçilerimizi memnun
etti" diye konuştu.
.

haberler.com
Mustafa Bilici Üye
Üyelik: 2006-02-18 Herkese açık mesaj: 2.407
#148366
1.Zeytinyağı nedir?
Zeytinyağı zeytin meyvesinin suyudur.Tıpkı portakalı sıkıp suyunu
içebildiğimiz gibi zeytini de sıkıp yağ olarak kullanıyoruz. Zeytinyağı
zeytin meyvesinin katkısız , tamamen doğal suyudur. Diğer yağlardan farkı da
buradan gelmektedir.
2.En iyi zeytinyağı hangisidir?
Natürel olarak adlandırılan , zeytin meyvesinin doğal niteliklerini bozmadan
elde edilmiş, kendine özgü tat ve kokuda , oleik asit oranı %3 den az olan ,
gerçek bir meyva suyudur. Asit oranına göre sızma, natürel ve natürel
birinci olarak üçe ayrılır.
3. Zeytinyağında asitlik derecesi nedir?
100 gr zeytinyağında bulunan "oleik asit" miktarının yüzde olarak
belirlenmesidir.
Asit oranı %1 e kadar olan zeytinyağları "sızma" olarak adlandırılır.
Asit oranı %1-2 arasında olan zeytinyağları "natürel "olarak adlandırılır.
Asit oranı %2-3 arasında olan zeytinyağları "natürel birinci " olarak
adlandırılır.
4. Asit oranına göre damak tadımıza uygun zeytinyağını nasıl bulabiliriz?
Asit oranı % 0,1 den %3 kadar değişen naturel zeytinyağlarında, damak
tadımıza uygun zeytinyağını seçebiliriz.Asit oranı azaldıkça yağdaki zeytin
tadı hafifliyor. Eğer zeytinyağı tadı size ağır geliyorsa, asit oranı düşük
yağları tercih etmelisiniz. Asit oranı yükseldikçe zeytin tadı yoğunlaşıyor
ve hissediliyor.En iyi tada, asit oranı düşük veya asit oranı yüksek
zeytinyağı sahiptir diyemeyiz, bu tamamen kişinin damak tadına bağlı.
5.Natürel
zeytinyağının lezzetini etkileyen faktörler nelerdir?
İklim, zeytinağacının yetiştiği bölge, zeytinin toplandıktan sonra sıkılana
kadar bekletilmesi, zeytinin erken veya geç toplanması, zeytinin her yıl
renk , koku ve tat açısından değişiklik göstermesi, zeytinin sıkımında
kullanılan yöntemler zeytinyağının tat açısından farklılık göstermesine
neden olur. Farklı bölgelerin farklı asit oranındaki yağları farklı tatlara
sahiptir.
İyi bir naturel zeytinyağı zeytin meyvasının taze tat, koku , ve aromasını
içermeli kusursuz olmalıdır.
6.Zeytinyağında tağşiş olup olmadığı nasıl anlaşılır?
Zeytinyağına farklı yağlar karıştırılarak piyasaya sürüldüğünü duyuyoruz.
Ama evde basit yolla, kullandığınız zeytinyağında tağşiş olup olmadığını
anlayabilirsiniz.
Zeytinyağı +4 C - +5 C de bulanıklaşır, 0 C ile 6 C arsında ise donar. Oda
ısısında normal haline döner. Yağın donması kalitesini etkilemez. Aldığınız
yağın bir örneğini buzdolabına koyun , donmasını bekleyin. Yağ katkısız ise
tamamının katılaşması beklenir. Donmayan kısım varsa katkılı olduğunu
anlarsınız.
7. Sızma zeytinyağı ile kızartma yapabilir miyim?
Zeytinyağının kızartmaya en uygun yağ olduğu bilimsel araştırmalarla
kanıtlanmıştır.Zeytinyağı yüksek ısıya daha dayanıklı bu yüzden kızartma
yağı olarak daha sağlıklıdır. Zeytinyağı asitlik oranına göre 210 C- 240 C
de değişirken, tereyağı 110 C , ayçiçekyağı 170 C de özelliğini kaybeder ve
zararlı hale dönüşür. Kızartmaların genellikle 140- 180C de yapıldığını göz
önünde bulundurursak 'zeytinyağıyla kızartma olmaz, öteki bitkisel yağlarla
daha sağlıklı olur inanışı' bilimsel olarak çürümüş oluyor.
8. Zeytinyağını nasıl saklamalı?
Isı ve ışık zeytinyağının düşmanlarıdır. Zeytinyağı farklı kokulardan da çok
çabuk etkilenip bozulabilir. Zeytinyağı ışık almayan, serin ve kokusuz bir
ortamda cam, seramik veya teneke kutularda saklanabilir.Uygun koşullarda 5
yıl saklanabilse de en iyisi 2 yılda tüketilmesidir.


kAYNAK:BILGI KULTUR E-POSTA GRUBU
Bölükbaşı Üye
Üyelik: 2006-10-24 Herkese açık mesaj: 155
#150690
"Zeytin Karasuyu" Kazanç'a Dönüştü

Çevre kirliliğine yol açan zeytin karasuyu aklandı. Sanayi üniversite işbirliği, bu atığı ekonomik kazanca dönüştürdü. Elde edilen zeytin özü, ilaç, kozmetik sanayinden gıdaya pek çok alanda kullanılıyor.
Yağı alınan zeytinin suyu çevreye zararlı. Bu atık "zeytin karasuyu" olarak adlandırılıyor. Atık zeytin suyu tıpkı süt gibi bozuluyor. Bunu fark eden Edremitli bir işadamı Balıkesir Üniversitesi'nden bilimadamları ile önemli bir çalışmaya imza attı.
Zeytin karasuyu güneş ve hava ile temas etmeden depolanıp özündeki değerli bileşikler toz haline getirildi.
Zeytin özü ilaç, gıda, kozmetik başta olmak üzere pek çok alanda kullanılıyor.
Çalışmayla zeytin karasuyunun tüm zeytinyağı fabrikalarında ekonomik kazanca dönüştürülmesi amaçlanıyor.

Alıntıdır

Cevap yazmak için hesabınıza giriş yapın.

WhatsApp iletişim