005_Davut ÖZGÜL

Devleti Sel Aldı

Görüntülenme: …

davutozgul Üye
Üyelik: 2005-03-21 Herkese açık mesaj: 129
#209854
İnsan hayatın biricik faili,hayat da insan etrafında şekillenen bir oyun.Gökyüzünde bizlere yaklaşık 150 milyon km uzakta olan güneş dahi insana boyun eğmişse,yeryüzünde insanın hakim olamayacağı hiçbir nesne yok demek abartılı olmasa gerek!Burada insana yakışan tek şey; oyunu kurallara göre oynamaktır.Kurallar ise kuşkusuz ki;Sünetullah da dediğimiz doğanın yasalarını kavramak,fizik kurallara riayet ederek,metafizik alemi anlamaya çalışmaktır.
Metafizik anlayışımız, bir diğer yanı ile fizik dünyamızı inşa etmemize de imkan sunmaktadır.Bu kavrayış; insanı Hz. İnsan kılan, olmazsa olmaz bir hakikattir.İnsanın alabildiğine nesneleştiği;hayatın,eşyanın…dinin dahi insan için olduğu hakikatine rağmen,insanın bu unsurlar için araç kılındığı bir anlayış, en genel ifadesi ile; “Doğu Dünyası” nın Allah ile Din tasavvurunun da maluliyetini ifşa etmektedir.O halde meydana gelen son sel felaketini bir de bu zaviyeden okumamız gerekmiyor mu?
İnsanı ülke için,devlet için,hükümet için,şehir için…nesne kabul eden laik anlayış ile, insanı Din için,diyanet için,şeriat için,mezhep için,tarikat için…nesne kabul eden her dini anlayış, peşinen kaybetmeye mahkumdur.İnsanın yüceltilmediği zeminde, adı geçen unsurları yüceltmek de bir aldanmadan öte anlam ifade etmemektedir!Bugün hem din adına hem de dünya adına insanın maruz kaldığı zulüm maalesef budur!
Ülkemizde hafta içinde meydana gelen şiddetli yağmurların oluşturduğu sel felaketinde ortaya çıkan manzara, bir diğer yönü ile devletin sele kapıldığının da fotoğrafıydı. Maalesef sele kapılan 31 can ile kaybolan canlar ve maddi değerden ziyade, devlet sele kapılmıştır!
Devlet ricalinin yaptığı açıklamalarla meydana gelen olay arasında derin bir çelişki söz konusudur.Kaçak yapılaşma,sosyal güvenlik anlayışı,insanımızın,emekçimizin hal-i pür melali… başta hükümet ve yerel yönetimlerin uygulamalarının sonucu,insana bakışlarının bir sonucudur.Olay sonrası incelemeye giden devlet ricalinin halkın tevekkül,kader ve sabır anlayışının enginliği ile karşılanması,dinin ve dindarlığın bir afyona dönüşünün de tefsiridir!Oysa çığlıklardan,burkulmuş yüreklerden,çaresizlikten,yetimlerden…devlet denilen siyah renkli arabaların mensuplarının o bölgeye yüzlerini kapatarak ve utanç içinde gitmesini gerektiriyordu.Ama öyle olmadı işte!Nuh dediler,Tufan dediler,afet dediler…kimse dönüp de kendini suçlu görmedi.Fatura yine göklere kesildi.Yeryüzünde yapılan bu eylemlerin faturasını yeryüzünde çözmedikçe,göklere açılan eller boş,yürekler buruk ve idrakler yaralanmış olarak dünyalılara geri dönecektir.
Hatta bugün olmasa dahi önümüzdeki Cuma gününde belki de bu mazlum ve mağdur insanlar için camilerimizde dualar edilecek,yardım kampanyaları başlatılacaktır.Kimse başbakanımızın ıslah ettiğini ifade ettiği taşan dereyi sormayacak,kimse seçim kaygısı ile kaçak ve bilinçsiz yapılaşmaya göz yuman zabıtaların amiri olan Kadir Topbaşı sorgulamayacak.Çevre bakanının olaya tufan diye yaklaşımının olayı kendinden uzaklaştırmak manasına geldiğini de sorgulamayacak.Ve kimse muhalefetin işgüzarlığını,felaket sürecindeki nadanlığını ve fakat süreç sonunda cinlikle oy devşirme kurnazlığını sorgulamayacak…fatura yine göklere kesilecek;
“Allah’ım bizi görünmez kazalardan,belalardan,selden,afetten…muhafaza buyur…”denilecek.Ne var ki;ellerimizle oluşturduğumuz fesat ile tahribattan dolayı kelimelerimiz gökten felaket olarak tekrar başımıza yağacak,gök kapıları bu duaya fizik kanunlara uyulmadığı için metafizik planda kapılarını kapatacak!Ta ki;insanı aziz bilene kadar,ta ki;dini,devleti,hayatı,eşyayı,doğayı…insan için kullanmayı bilene kadar.İnsanı amaç varlık gerisini araç varlıklar bilene kadar.
Ey devlete sınırda,dağda,trafikte,selde,belde,ovada…kurban olan Hz.İnsan!
Bu senin yazgın değil bunu bilesin.Hele din adına bu zulümlere maruz kalman; bilesin ki ne Allah ne Resulü ne de akl-ı selim sahibi Müslümanlar tarafından kabul edilemez.
Ey sele kapılarak acı bir şekilde can veren canlar!
Efendimizin bir hadis-i şerifine binaen umarım şehadet mertebesinde olur da mağfirete mazhar olursunuz.
Ve siz ey geride kalan acılı yürekler!
Yukarıda saydığım bütün devlet organlarına tepeden tırnağa dava açın.Ayrıca her konuda ortaya çıkan ama asli görevi olan hukuksuzluğu görmeyen barolar birliği,il baroları,savcılar,avukatlar…insanımızın maruz kaldığı haksızlık için sesini yükselterek belki de hukuk kurumu olduğunu hatırlar diye ümit ediyorum.
Unutmayalım ki;insanın yüceltildiği yerde devlet yücelir.



Email: ozguldavut@gmail.com
müslüm akpek Üye
Üyelik: 2007-02-08 Herkese açık mesaj: 11.752
#209858
Evet hocam dinin bir afyon gibi milletimize yutturulduğunun son örneği, her kes kaderci olmuş başlarına geleni allahtan bilmektedirler, daha doğrusu uzun zamandır insanlarımız bu şekilde eğitilmekte, ve kalplerine bu şekilde allah korkusu salınmaktadır, sonuç ortada, malı götüren siyasilere kimse hesap sormuyor çünkü günah işlerler korkusu var, çünkü bu afet allahtan geldi, takdiri ilahi dendi ve herkes sustu, bu afyon meselesini ve icat edilen farklı bir islamiyeti sizin gibi din ilminin doğrusunu öğrenmiş hocalarımız sık sık çıkıp anlatmalı, memuriyetten atılma korkusuyla malesef her hoca sizin gibi cesaret gösterememekte, ama artık bir dur diyenin çıkması lazım.

Tabii afetlerde ölenlerin şehitlik mertebesine ulaşabileceği, peygamber efendimizin hadislerinde mevcut ama hala doğuda yaşayan insanlarımız, batıda yaşayanlara içki içildiği ve zina yapıldığı için allah tarafından ceza verildiği yönünde söylemleri beni ve batıda yaşayanları çok üzmektedir, bu fikri bu insanların kafasına sokan da kendine şeyh şıh diyen ********lardır , allah sonumuzu hayretsin.
mehmet karakaş Üye
Üyelik: 2004-09-20 Herkese açık mesaj: 1.742
#210299
Siyasilerin doğal afet,tufan gibi geçiştirdiği bu olayı,Davut Hocam çok güzel açıklamış.Ellerinize sağlık hocam.
davutozgul Üye
Üyelik: 2005-03-21 Herkese açık mesaj: 129
#210563
Eskiler; "Yükseğe yapma yel alır.Dereye yapma sel alır" derlerken halka özgü bir yaklaşımla Sünetullah dediğimiz kaniatın kodları,işleyiş biçimini ve bunları düzenleyen Allah'ın yasalarını tefsir ediyorlardı aslında.Ben de yazımda buna değindim.
Sevgili Müslüm!
Doğuda anlatılanlar biraz da haramdan sakındırmak amacı ile yapılan klasik bir vaaz tekniğidir.Amaç doğru ama kullanılan araçlar yanlıştır.Zira 99 depreminde namaz kılanlar da,bir aylık bebeler de öldüler.sadece birilerinin iddia ettiği gibi 'plajlarda bulunan çıplaklar' değildi kaybolan canlar.Fay hattı üzerinde meskun iseniz kaderiniz de orada şekillenecektir.Bu anlamda sizi anlıyorum.
Ayrıca uzun zamandır inzivada idim tekrar merhaba diyorum ve bütün hemşehrilerimin bayramını içtenlikle tebrik ediyorum.selam ve hürmetler.
tytyhgtyhgh Üye
Üyelik: 2007-07-17 Herkese açık mesaj: 353
#210577
Yüce İslam dininin bağnazlaştığı yürekler, mazallah meydana gelen her tabii afet'te insanlara mutlaka dinlerini bir şekilde ihmal ve günahkârılklarına bağlayarak, taraftarı oldukları yönetici veya siyasileri aklama çabasına girip bütün suçu mağdurlara atmayı özel bir görev saymakta, bu yağdanlıkları nedeniyle belki bir başka afette kendi veya bir yakınının ölümüne ortam hazırlamaktadır. Geçen sel felaketinden sonra İstanbul Şirienlerde bir mahalle muhtarı, muhtarlığın camına: - İnsanlar cep telefonu mesajı okudukları kadar Kuran okusaydı bu sel felaketi olmaz, diye mesaj asmış, tıpkı Gölcük depreminde Ordu evinde içkili Balo'nun depreme neden olduğunu, tıpkı açık saçıkların günahlarının her felakete yol açtığını hayasızca söyleyen sözde dincilerin bühtanları her zaman böyledir.
Bazen bu tipleri görüp sağlam inancımıza gölge düşüp acaba diye soracakken, Davut Özgül hoca dinî sağlam ve objektif namuslu kalemleri görünce asıl dindarlığın insanı nasıl yücettiğini görüp teselli buluyoruz. Aslında bütün felaketlerde malesef ölenler de gariban (çoğu tesettürlü olmak üzere) vatandaşımızdır. Gelin aklıselim olun ve gerçek suçluları eleştirerek en azından gereken tedbirleri alarak daha sonra da olabilecek afetlerden en azından can kaybı olmadan atlatılması sağlanabilir. Davut hocayı yürekten kutluyorum...
coskun Üye
Üyelik: 2005-08-18 Herkese açık mesaj: 1.551
#210600
Ben kaderciyim çünkü kadere hayır ve şerrin allahtan geldiğine iman etmek imanın 6.şartıdır.
Kaderin hissesini bir yana bırakarak hadiseyi tümden beşerin hatalarına yüklemek çok ilginç.
Davut hocam cüzi ve külli irade düşünülürse beşerin hissesi ne olabilir ki?
Maalesef siyasi bakış hayata o kadar yer etmiş ki Nuh tufanınında bile muhalefet yapacak insan bulunur.
Denilebilir ki altyapı bunu kaldırmalıydı. Peki o yağmuru yağdıran kim? O altyapının yetersiz oldugunu bilmiyor mu haşa!
Yaradan-Azrail-Sebepler-Kul ve mevt.
Beşerin hatası ve hissesi vardır fakat cüz'idir, çok azdır.

Cevap yazmak için hesabınıza giriş yapın.

WhatsApp iletişim