Dini İçerikli Konular

Can Efendim ,Gül Efendim ,Sen bizim Sevgilimizsin Efendim….

Görüntülenme: …

HMERMER Üye
Üyelik: 2007-05-18 Herkese açık mesaj: 179
#197336
Bismillahirrahmanirrahim…

İlk defa şair olamadığım için, SANA duygularımı aktaracak en tatlı kelimeleri en güzel cümleleri bulamadığım için yandım, Yandım Ya Resulallah…Yanmak ki, ateşi yok.. Bir ateş ki, dumanı bile yok.. İçten içe bir yanış, bir kavruluş bu…

SEN ’i anlatacak kelime bulamıyorum sözlüğümde. Tam anlamıyla SEN ’i anlatan kelimeler var mı onu da bilmiyorum…
Sen Latîf olan Allah'ın, yerini kimsenin dolduramayacağı, paha biçilmez bir lütfusun bize. Sen lütufların en yücesisin, en güzelisin Sultânım! Bizi, Sen'in ümmetin olmakla şereflendiren Allah Teâlâ'ya, yarattıkları adedince hamdolsun!
Yüreğimiz de çağlayanlar var, dinmeyen gözyaşlarımız var, bitip tükenmeyen hasretimiz var Efendim?Bir gün arkadaşlarının arasından ufuklara doğru bakıp “Kardeşlerime selam olsun” demeseydin bu hasrete dayanılır mıydı gül Efendim? Hasretin öyle bir acıtıyor ki yüreğimizi dayanamıyoruz çoğu zaman. Ateş düşüyor, kor oluyor tekrar yanıyor. Çok acıyor Efendim, çok acıyor…

Ey Rahmten Lil Alemin Sen’in emanetini taşıyamadık, kardeşlerin olma şerefinin hakkını veremedik. Ama biliyoruz ki Sen merhamet abidesisin.Hani Taif ’ te ayaklarını kanatan o günahkarları bile affetmiştin.İşte Ya Resuallah ümidimiz odur ki bizi de affedersin. Kardeşlerini de affedersin değil mi? Kurumuş, taşlaşmış ruhlarımızı gülden bir bahçeye dönüştürürsün değil mi? Biz Sen’i çok seviyoruz Efendim ama daha çok sevmeliyiz bunu da biliyoruz…..

Ey Dost kaç bahar geçti Sen’siz, ama düşe kalka da olsa hep Sen’in içindeyiz. Gel bir kere daha misafirimiz ol, gel bizi bir kere daha sevindir. Sevindir ki gönüllerimizdeki karanlıklar aydınlansın, yeniden dirilsin ölmüş ruhlarımız. Gel de her gün biraz daha azgınlaşan zalimler ışığınla dağılsın. Kine, nefrete, düşmanlığa kilitlenmiş zavallı ruhlarımızın boynundaki zincirler çözülsün. Gel de bize buyurabildiğin her şeyi buyur Efendim. Sevgiye aç olan sinelerimizi muhabbetinle , hoşgörünle coştur. Gel son kez içimize doğ güneş gibi. Aydınlansın gönüllerimiz. Ruhumuzu saran uzun geceler savrulup gitsin de yerini bembeyaz gündüzler alsın.

Ey Makamı Mahmud ‘ un sahibi, yaratılmışların en şereflisi. Aşk sarayımın padişahı, ey aşkımın Leyla’sı. Sen ki Hira’da Rabbimin nuruyla nurlanan Sultan’sın. "Ben hüzünlerin peygamberiyim!" itirafında bulunarak bizler için ne kadar acı çektiğini gösteren Güzeller Güzeli’sin. Sen’in çektiğini çekemedik belki, hakkıyla idrak edemedik kardeşliğini. Ama şimdi yolunda güller topluyoruz Efendim. Elimize dikenler batsa da Sen’in çektiklerini düşünüp teselli buluyoruz .Bir elimize gül,bir elimize kalbimizi aldık yolunda adımlar atıyoruz Ya Resuallah…

Ey çölleri cennete çeviren gül , yetimlerin babası…
Ey Ab-ı hayat Resulüm. Sana canını verecek, Seni çok seven yetimlerin var . Ama günahlarımız mesafeleri artırıyor, utandırıyor, çaresiz kılıyor…
Yinede ümitliyiz. Belki bir gün duaların biz ümmetinin kucağına yağmur olur düşerde nefsimizin bizi daralttığı günlerde Selat-u Selamlarla döneriz gerçek hayata. Sensizlik ateşi öylesine yaktı ki yüreğimizi, hasretin öylesine acıttı ki benliğimizi sevgin olmasaydı , Sen olmasaydın sevmeyi öğrenemezdi bu yürekler. Öyle ki sevgimiz hüznümüze denk. Hicranla iki büklüm olduk Ya Resulallah…

Can Efendim ,Gül Efendim ,Sen bizim Sevgilimizsin Efendim….
Çoğu zaman dua kapısının eşiğinde kıvrılıp hüzün besteliyoruz. Salavat türküleri söyleyip gözyaşı döküyoruz. Medine’ye kalbimizle Sana olan hasretlerimizi, sevgilerimizi gönderiyoruz… Sana gidecek her yolcuyla selam yollayıp Sonra da selamımı almış gibi seviniyoruz Ya Resuallah. Hep hayal ediyoruz Efendim, arkanda namaz kıldığımızı. Seni Seviyoruz Ya Efendim dediğimizde günahlarımızı unutup, Sen’in de bizi sevdiğini düşünüyoruz!
Duyuyoruz Ya "ÜMMETİ" diye seslenişini.


Muhammed’sin SEN, GÖNLÜMÜZÜN gıdası, ruhlarımızın şifasısın.. Gözlerimizin feri, acıyan yüreklerimizin tek merhemisin... Dudağının değdiği bir güle bin can feda Muhammed, eline değmiş bir ele cihanca cihan feda ! ,

Gel demeye bilmem dilimin gücü yeter mi? Sen’i çok özledik Efendim. Bizi bu acılara karşı dik tutan Sen’in kokundur. Rüzgar essin hiç olmazsa kokun gelsin Ya Resuallah….
ibrahim Üye
Üyelik: 2001-12-18 Herkese açık mesaj: 2.407
#197360
bugüzel ve anlamlı paylaşım için teşekkürler
M.KÜÇÜK Üye
Üyelik: 2007-09-04 Herkese açık mesaj: 6.800
#197361
Allah senden razı olsun Hüseyin, tüylerimizi diken diken ettin yine.
mavi_hilal Üye
Üyelik: 2008-03-28 Herkese açık mesaj: 121
#197386
diline ve ellerine saglık abi çok güzel bir yazıydı. paylaşım için saol..
şükrü çiftçi Üye
Üyelik: 2008-10-04 Herkese açık mesaj: 1.520
#197402
eline diline emeğine sağlık abicim çok güzel bir yazı olmuş
paylaşım için teşekürler
fsoyarik Üye
Üyelik: 2005-05-06 Herkese açık mesaj: 5.099
#197415
» 40 Yaşındasın

Resmi aç
Rahmetini umarak
Günahkar bir dille;
Allah azze ve celle

Ya rasulallah,
Âlemlere rahmet hayatın geçiyor kalbimizden,
Kalbimizden seyrediyoruz seni.

İşte
Bir yaşındasın,
Beni sa'd yurdundasın
Sana süt anne olmadı kadınlar
Bu yüzden dargın bulutlar
Bir damla yağmur indirmiyor
Kıtlık hüküm sürüyor beni sa'd yurdunda
Minicik bir bulut var gökyüzünde
Sana aşık...
Ayrılmıyor başucundan
Ve insanlar yağmur duasında...
Hz.halime kucağına alıyor seni
Yeryüzünde bir gölgelik...seni güneşten korumak için
Oysa minicik bulut gökyüzünde
Sana meftun, sana kilitli...
Ve dua eden rahibin kucağındasın
Dünyalar güzeli gözlerine bakıyor rahip
Kıtlığı da unutuyor, yağmuru da, duayı da
Ama sen unutmuyorsun
Uğruna canlarımız feda o gözlerinle gökyüzüne bakıyorsun
O minicik bulut ilişiyor bakışlarına
Büyüyor, büyüyor...
Sonra nazlı, nazlı yağmur damlaları iniyor buluttan
Fakat çoğusu bilmiyor yağmurun geliş sebebini
Çoğusu bilmiyor seni...

Altı yaşındasın
Medine-i münevvere yolundasın
Yanında aziz annen ve ümmü eymen
Yetimliğini hissediyorsun baba kabristanında
Sonra yolda, ebva'da öksüzlük karşılıyor seni
Mekke'ye annesiz giriyorsun
Abdulmuttalip bir başka seviyor seni
Ebu talip bir başka seviyor

Ya rasulallah
Mekke çocukları annelerine seslenirler miydi senin yanında
Onlar anne deyince sen yere mi bakardın
Mekke rüzgarları kaç gece gözyaşlarını taşıdı ebva'ya
Kaç gece anne diye hıçkırdın
Efendim!
Senin yerine de anne dedik annemize
Senin yerine de baba dedik

Yirmi beş yaşındasın
Ve bambaşkasın
Kimse sana denk değil
Şefkat yayıyor kokun
Güven veriyor sesin
Sen muhammed-ül emin' sin

Otuz üç yaşındasın
Dalga dalga rahmet var

Otuz beş yaşındasın
Hadi gel bekletme yar
İniltiler çalıyor kapısını göklerin
Hadi gel bekletme yar
Sinesi çatlayacak rasul bekleyenlerin...
Hadi gel ey yâr!
Nurdağına davet var

İşte
Kırk yaşındasın
Hira nur dağındasın
Cibril iniyor göklerden
Ve nokta nokta her yerden salat, selam yükseliyor
Sen kâinatın yüreğinden hasretle kopan ' ah! ' sın
Karanlık gecelerimize sabahsın
Sen nebiyullahsın
Sen habibullahsın
Sen rasulullahsın

Niye incittilerki seni sultanım
Niye işkence yaptılarki sana
Ebu talip öldü diye mi bu pervasızca saldırılar
Himayesiz kaldın diye mi
Kabe'deki ağlayışın geliyor gözümüzün önüne
' amca yokluğunu ne çabuk hissettirdin ' diyişin
Haremde namaz kılışın geliyor aklımıza
Başına pislikler saçılıyor
Başlar feda o mübarek başına
Nasipsizler sana bakıp nasıl da gülüyorlar
Biri koşuyor mekke sokaklarından sana doğru
Biri koşuyor ama sanki yere inmiş arş-ı Âla
' bu koşan kimdir ' diye bir soru dolaşıyor boşlukta
Bu koşan kim?
Ve cevap veriyor biri:
Muhammed' in kızı fatımatüz-zehra
Velilerin anası...
Yüzünü gözünü siliyor biricik kızın
Sana yeryüzünde en çok benzeyen
Gülmesi sen, ağlaması sen
' ağlama kızım ' diyişin geliyor aklımıza
Niye çıkardılar ki yurdundan seni
Himayesiz kaldın diye mi
Onlar bilmiyorlar mıydı seni himaye edeni
Seni yetim bulup barındıranı
Seni alemlere rahmet kılanı
Onlar deli diyorlardı sana, sen susuyordun
Mecnun diyorlardı, şair diyorlardı, sen susuyordun
'seni bizim elimizden kim kurtaracak' diyorlardı
Sen,
Sen ' allah! ' diyordun
Allah azze ve celle
Semayı haşyet kaplıyordu
Sen ' allah! ' diyordun
Arş-ı Âla titriyordu
Bedir' de ' allah! ' diyordun
Üç bin melek iniyordu alaca atlarda
Yüz yirmi beş bin sahabi :
' anam babam sana feda olsun ' diyordu

Ya rasulallah
Medine-i münevvere sokaklarında yürüyordun
Neccar oğulları'nın küçük kızları seni görünce
Sevinçten ne yapacaklarını bilememişlerdi
' beni seviyor musunuz ' diye sormuştun onlara
' seni çok seviyoruz ya habiballah ' demişlerdi
Sen de:
' allah biliyor ki ben de sizi çok seviyorum' demiştin
Bu gün yaşayan gençler var
Neccar oğulları'nın kızları diğil belki
Ama seni onlar da çok seviyor
Gözyaşlarından belli ki seni canlarından çok seviyorlar
Senden başka kimseleri yok
Allah biliyor ki sen onları da çok seviyorsun

Altmış üç yaşındasın
Refik-i Âla duasındasın
Senin için siyah yünden çizgili bir cüppe dokunmuştu
Kenarları beyazdı
Onu giyerek ashabının yanına çıkmıştın
Ve mübarek ellerini dizine vurarak :
' görüyor musunuz ne kadar güzel ' demiştin
Meclisinde bulunan biri sana seslenmişti :
' anam babam sana feda olsun ya rasulallah, onu bana ver '
Niye istemişti ki senden sevdiğini bile bile
İstendiğinde katiyyen ' hayır ' demediğini bile bile
' peki ' dedin o zata
Ve sen yine yamalı, eski cübbeni giydin
Dostuna kavuşmana bir hafta kalmıştı
Aynı cübbeden yine yine diktiler
Ama giyinmek nasip olmadı
Haberler uçurmuştun ebu hureyre' nin diliyle :
' benden sonra öyle kimseler gelecek ki, keşke peygamberi görseydik de ne malımız ne evladımız olsaydı diyecekler '
Ve hz. enes ile paylaşmıştın özlemini
' beni görmedikleri halde bana iman eden kardeşlerimi görmeyi çok isterdim'

Sultanım!
Ey medine minberinde ' ümmeti, ümmeti ' diye hüznü giyen sevgili
Ey mekke mihrabında alemler hesabına ' allah! ' diyen sevgili
Bize lütfu ilahi bahşedilen kapına diz çöktük, bey' at ettik
Rabbinden bize ne getirdi isen amenna
Duyduk, itaat ettik

Ya rasulallah
Sen hâlâ kırk yaşındasın
Ve hâlâ ümmetinin başındasın...

Şair : Dursun Ali Erzincanlı

Hüseyin kardeşim konunuza katkı olamsı dilegi ile
şükrü çiftçi Üye
Üyelik: 2008-10-04 Herkese açık mesaj: 1.520
#197421
Hz.Muhammed
Bir peygamber;
Cihan onun uğruna,
Bir sevgili;
Mahlukat-i can onun uğruna!

Tüm dünyaya doğar;
Umut gibi,
Mazlumun karşısında doğar;
Geçilmeyen bir hudut gibi!

Bir armağandır,
Yaradandan.
Bir çiçektir,
Baharın bağrından!

Akti çölün ortasına;
Irmak gibi,
Yayıldı dünya etrafına;
Mızrak gibi!

Bir selale gibi,
Nil'den Tibet'e,
Kırım'dan Yemen'e,
Kurtuluş çiçeklerini serpti!

Ümmetine nimet gibi,
Yüreklere umut gibi,
Ümmeti olmayana merhamet gibi,
Yoldan gitmek için kanıt gibi, Hz.Muhammed!

EMRE ALTUN


UMARIM KONUYA BİR KATKIM OLMUŞTUR






SELAM SANA YA MUHAMMED MUSTAFA

Gelişini haber verdi Nebîler,
Son dönemde gelir Ahmed dediler,
Melekler yoluna güller serdiler,
Selam sana ya Muhammed Mustafa,
Nûr-ı çeşmin gönüllerde zevk sefa.

İsrafil ninniler söyledi cana,
Çocuklukta özlem duydun babana,
Anam babam feda olsunlar sana,
Selam sana ya Muhammed Mustafa,
Ruhu nakşın gönüllere pür şifa.

Gençliğinde cesur, mert bir civandın,
Doğruluğa ta yürekten inandın,
Muhammedü’l-emin unvanı aldın,
Selam sana ya Muhammed Mustafa,
Cemâlin benzerdi hüsn-ü Yusuf’a.

Ceddin İbrahim’in Hanif dininde,
Bazen tüccar oldun Kenan ilinde,
Yalan yanlış yoktu senin dilinde,
Selam sana ya Muhammed Mustafa,
Meleklerde olmaz sendeki vefa.

Mirâcına şahit oldu âlemler,
Sevenler müjdeli haberi bekler,
Firâkından yandı bütün felekler,
Selam sana ya Muhammed Mustafa,
Gelmek istiyorum senin tarafa.

Ağzında dualar, gözlerin yaşlı,
Çocukla çocuktun, yaşlıyla yaşlı,
Oldukça vakurdun, hep ağır başlı,
Selam sana ya Muhammed Mustafa,
Şöhretin yazıldı nurlu Mushaf’a.

Konuşurken sesin gayet sakindi,
Bakışın kararlı, gözler emindi,
Firdevs dedikleri Cennet tenindi,
Selam sana ya Muhammed Mustafa,
Allah remzeyledi mim-i hurûfa.

Tenin gül kokardı, nefesin reyhan,
Dünyada sultandın, ukbada sultan,
Seni görmek ister bu fakir her an
Selam sana ya Muhammed Mustafa,
Şefâatin göster koyma A’râfa.

Ahlâkın Kuran’dı âdabın Furkân,
Ashâbın ışıktı, Ehl-i beyt nurdan,
Resul ayrılamaz çâr-ı yarından,
Selam sana ya Muhammed Mustafa,
Ehl-i Beyte canlar feda bin defa!

Şah Ali, Fatıma, Hasan, Hüseyin,
Sevdam Zeynep ile Zeynel Abidin,
Sensin kıblem, sensin Kevser, sensin din!
Selam sana ya Muhammed Mustafa,
Her zerrene Halit feda bin defa.


Tasavvuf Yolcusundan,





HALİT ÖZDÜZEN
HMERMER Üye
Üyelik: 2007-05-18 Herkese açık mesaj: 179
#197455
ALLAH C.C hepinizden razı olsun ..
ziya_eren27 Üye
Üyelik: 2007-08-04 Herkese açık mesaj: 1.287
#197951
Ya Nebi Sana olan özlem hiç bitmiyor, dinmiyor, Rabbimin yarattığı her şeyde, Onun azametini görmeye, senin "Ümmetim, ümmetim" diye seslenişini duymaya çalışıyoruz. Senin yolundan belki de tam olarak gidemiyoruz, ama senden şefaat bekliyoruz. Bir gün gelip bu dünyadaki görevimiz bittiğinde bizi gerçek alemde kucaklamanı bekliyoruz. Sana selam olsun ey Sevgililer Sevgilisi, Kalbimiz yanarak özlemimiz bir kat daha artarak yalvarıyoruz Rabbimize,Bizi sana layık ümmet etsin, Layık etsin ki ebedi alemde ebediyen seninle olalım.
Ey güzeller güzeli bizleri seyretmektesin, Ümmetinin halini hepsini bilmektesin. Senden dua bekliyoruz Efendim. Medine´nin sıcak meltemleriyle nur ve ışık saracak rahmet bulutlarını gönderiver, Allah´tan gelen her şeye teslimiz, sabır ediyor ve şükrediyoruz, ama artık bu sıkıntılarımız bitsin istiyoruz,Diyeceksin belki de, sizler bunları hak ediyorsunuz. Benim sünnetime Rabbimin emrine karşı geliyorsunuz. Beni gerçek anlamda sevmiyorsunuz,seviyoruz ya mühammed,selamlar senin üzerine olsun sevgililer sevgilisi.. hüseyin abi paylaşım icin teşekkürler
dilruba Üye
Üyelik: 2007-08-03 Herkese açık mesaj: 257
#198069
Allah razı olsun abi..diğer konuların gibi anlamlı ve güzel...katkıda bulunan değerli abilerimizden de Allah razı olsun...
müslüm akpek Üye
Üyelik: 2007-02-08 Herkese açık mesaj: 11.752
#198078
_dilruba_;198069 wrote:Allah razı olsun abi..diğer konuların gibi anlamlı ve güzel...katkıda bulunan değerli abilerimizden de Allah razı olsun...
Kendi konuları değil başka siteden alıyor hepsini.
M.KÜÇÜK Üye
Üyelik: 2007-09-04 Herkese açık mesaj: 6.800
#198084
müslüm akpek;198078 wrote:Kendi konuları değil başka siteden alıyor hepsini.
Sende al, karışanmı var:D
müslüm akpek Üye
Üyelik: 2007-02-08 Herkese açık mesaj: 11.752
#198087
MENES;198084 wrote:Sende al, karışanmı var:D
Herkes alıntıdır şuradan diyor ama bu kardeşimiz kendi yazısı gibi yayınlıyor.
M.KÜÇÜK Üye
Üyelik: 2007-09-04 Herkese açık mesaj: 6.800
#198095
müslüm akpek;198087 wrote:Herkes alıntıdır şuradan diyor ama bu kardeşimiz kendi yazısı gibi yayınlıyor.
Maksadın üzüm yemekmi, yoksa bekçi dövmekmi.Eğer üzüm yemekse oku sebeblen, yok bekçi dövmekse alıntıda dese nafile...
mustafasahin Üye
Üyelik: 2007-09-12 Herkese açık mesaj: 3.154
#198097
öncelikle böyle bir paylaşım yaptıgınız için çok tşk ederim




Sen Yoktun

Sen yoktun...
Hz Âdem’deydi nurun
Önce cenneti,
Sonra yeryüzünü şereflendirdin.
Âdem nuruna affedildi
Arafat bu affa şâhitti

Sen yoktun
Nuh’un gemisindeydi Nurun...
Dalgalar yeryüzünü boğarken
Taprağın bağrındaki su
Gökyüzüyle buluşurken
Ve bu bir ilahi azap derken,
Allah nurunu taşıdı binbir sebeple
Tûfan, nurunu selamladı edeple...

Sen yoktun...
Hz.İsmail’in alnındaydı Nurun
İbrahimî bir dua yükseldi kimsesiz çöllerden
“Rabbimiz” dedi,
“Onlara kendi içlerinden
Senin ayetlerini okuyacak
Kitap ve hikmeti öğretecek onlara,
Onları temizleyecek bir elçi gönder,
Amin dedi on sekiz bin âlem
Nurunla aydınlanan minicik ellerini semaya kaldırarak
Amin dedi İsmail.
Hira Nur dağı amin diyerek ayağa kalktı
Medine’den adı Uhud olan bir amin yankılandı sevr dağında.

Sen yoktun...
Hz.İsa “Ahmed” diye muştuladı seni
Alemlerin efendisi diye sana seslendi.
Artık ben sizinle çok söyleşmem, dedi havarilerine..
Çünkü bu âlemin reisi geliyor...
Bekleyin Ahmed geliyor.
Kainata rahmet geliyor.
Havarilerin yüzünü okşayan,
Ölüleri dirilten bir nefes oldun
Ama sen yoktun...


Sen yoktun Sultânım,
Hz. Abdullah’ın alnındaydı Nurun
Başı eğik gezerdi mazlum
Huteyle göklerden seni sorardı
Varaka seni arardı semada
Anneler kız çocuklarını hep ağlayarak sevdiler.
Ağlayarak süslediler ölüme...
Ağlayarak hadi dayına gidiyorsun dediler.
Sen yokken,
Canlı canlı toprağa gömülmenin adıydı dayıya gitmek.
Anne yüreğinin çıldırtan çaresizliğiydi.
Ve yavrusunun ölüme gidişini seyretmesiydi...
En son çocuk atılırken çukura
Annesinin suretinde bir melek tuttu onu
Ve tebessüm ederek hira nur dağını gösterdi.
Melekler süslüyordu hirâyı.
Efendisine hazırlanıyordu cebel-i nur,
Efendisine hazırlanıyordu mekke.
Âlem Efendisine hazırlanıyordu
Kainatın gözü Hz. Aminedeydi.
Toprak yalvarıyordu rabbine,
Allahım gönder artık diyordu.
Gel diye ağlıyordu mazlumlar, gözleri semada


Ve bir gelişin vardı ya rasulallah,
Bir inişin vardı yer yüzüne...
Önünde cebrail!
Ardında yalın kılıç melekler!
Bir inişin vardı yer yüzüne...
Yetimler en huzurlu geceyi geçirdi belki de
Öksüzler annelerine sarıldı doya doya.

Sonra bir sessizlik kapladı seher vaktini.
Herşey sus pus olmuştu.
Hadi diyordu yıldızlar, Hadi diyordu ay!
Kainat bir isim duymak istiyordu.
Ve bir ses yükseldi Âmine’nin evinden;
Muhammed!
Karanlıklar aydınlığa bıraktı yerini.
Muhammed!
Melekler öptü o nurdan ellerini.
Muhammed!
Seni yaratan Allah’a kurbânız ey dürri yekta!
Sana o adı veren rahmana kurbanız


Artık sen vardın
Susuz topraklara rahmet indi seninle
Annenden sonra anne halime sevindi seninle
Yağmura mı ihtiyaç var?
Kaldır şehadet parmağını,
Yağmurları salsın Allah.
Sonra tut ağacın yaprağını,
Köklerini çıkarttırıp yanında yürütsün Allah.
Yeterki sen iste,
Sen iste yarasulallah
Deki ben kimim?
Dağlar, taşlar dile gelsin,
Dilsiz çocuklar ellerinden tutup,
Ente Rasulullah desin.

Sen vardın
Bedir kârdı,
Uhut dardı
Hendek yârdı.
Yiğitlerin vardı.
Ölmek için yarışan yiğitler...


Hele bir enesin vardı senin.
Enes bin malik...
Uhut’ta öldüğünü duyunca arkadaşlarına,
Niye burada oturuyorsunuz diye sormuştu.
Onlar da
“Allah’ın Rasulü öldürülmüş deyince
Enes kükremiş:
“ Peki o öldükten sonra yaşayıp da ne yapacaksınız?
Kalkın ve O’nun gibi ölün! Demişti.
Ve savaşın en yoğun olduğu yerde şehit düşmüştü.
Hem de ne şehit ey nebi!
Vücudu yaralardan tanınmaz haldeydi.
Kızkardeşi ancak parmaklarından tanıdı onu...

Musab Bin Umeyr’in vardı senin.
Uhut’ta sancağını taşıyan.
Öyle bir aşkla sana bağlıydı ki
Allah o gün melekleri Musab’ın suretinde indirdi.

Ebu hureyren vardı...
Acıkınca mescidin önünde durur sana bakardı.
Sen anlardın,
Ya Ebâhir gel! Derdin.


Ve sen gittin...
Bir gidişle gittin
Ardında hüznün kaldı.
Hasretin kaldı göklerde.
Bilal ezan okuyamaz oldu
Ne zaman teşebbüs etse
Muhammed rasulullah demeye
Dizleri üstüne çöker, kendinden geçerdi.

Sonra günler ay,
Aylar yıl oldu.
Ve asırlar oldu
Sensizliğe açtık gözlerimizi.
Ama sen bırakmazsın bizi.
Sen varsın ey şehitlerin sultanı
Sen varsın!
Bir şehit bile ölmezken
Sana nasıl yok deriz.
Ebutalip şama giderken devesinin önüne geçip
Beni burda kime bırakıp gidiyorsun demiştin.
Ne anam var ne babam...
Ebutalip bırakmamıştı bu yüzden.


Sensizliğin ızdırabıyla inleyen ümmetini kime bırakıp gidiyorsun Ya Rasûlallah!
Bırakma bizi ki; Allah;
Sen onların içindeyken onlara azab edecek değiliz buyuruyor.
Bırakma bizi!
Hayatı seninle öğretti Rahman.
Kulluğu seninle tanıdık.
Duayı senden öğrendik sevgili!
Hz Ömer umre için senden izin isteyince,
“Kardeşcik” dedin ona,
Kardeşcik, duanda bana da yer ayırır mısın?
Bizler Ömer değiliz ama
Bütün dualarımız senin için

Ey Rabbimiz!
Rasulünü anışımızdan haberdar et!
O’na binler salat, binler selam!
Habibine Makam-ı Mahmut’u ver
O’na vesileyi lutfet.
O’nu refik-i Âlâya yükselt
Bizi de affet
O’nun hatrına affet
Zatının hatrına Affet.
Dursun Ali Erzincanlı


buda benden olsun
müslüm akpek Üye
Üyelik: 2007-02-08 Herkese açık mesaj: 11.752
#198127
mavi şahin nerden aldın bu şiiri daha doğrusu???? , bu şiirede benzemiyor ama adı neyse.
müslüm akpek Üye
Üyelik: 2007-02-08 Herkese açık mesaj: 11.752
#198128
MENES;198095 wrote:Maksadın üzüm yemekmi, yoksa bekçi dövmekmi.Eğer üzüm yemekse oku sebeblen, yok bekçi dövmekse alıntıda dese nafile...
Bağcıya ders verirsen daha güzel üzüm yersin.
Cali Üye
Üyelik: 2006-03-31 Herkese açık mesaj: 1.710
#225591
Sen Yoktun Sultanimm..:(((

Eski medya kaydı (zlsn: 1111196): kaynak adresi belirlenemedi...........

Cevap yazmak için hesabınıza giriş yapın.

WhatsApp iletişim