Site ve Üyeler Hakkında

Muhtelif Sohbetler / Tartışmalar

Görüntülenme: …

M.KÜÇÜK Üye
Üyelik: 2007-09-04 Herkese açık mesaj: 6.800
#226499
Muhtelif Sohbetler / Tartışmalar
M.KÜÇÜK Üye
Üyelik: 2007-09-04 Herkese açık mesaj: 6.800
#226510
müslüm akpek;226502 wrote:Biz yine konumuza dönelim, bu kiliseyi restore edip müze yapalım.
Ne oldu ciciş.:p
müslüm akpek Üye
Üyelik: 2007-02-08 Herkese açık mesaj: 11.752
#226738
M.ENES;226707 wrote:Kur’an-ı Kerim Işığında Ehl-i Kitabın Durumu

İslam; ilk insan ve ilk peygamberle başlayarak binlerce yıllık bir süreçte son peygamber Hz. Muhammed (S.A.V)’in şahsında tüm insanlığa indirilen K. Kerim ile tamamlanan, tevhid esaslı bir dindir. Yahudilik ve Hıristiyanlık ise aslında birer İslam peygamberi olan Hz. Musa (a.s), Hz. Davud (a.s) ve Hz. İsa (a.s)’dan sonra gelen muharref kültürün öncüleri din adamlarının, kendilerine emanet olarak verilen, korumakla yükümlü oldukları (Bakara 63,93; Al-i İmran187),İslam dininin esaslarını içeren (Bakara 83; Beyyine 4,5), Allah’ın indirdiği Tevrat’ı,Zebur’uve İncil’i menfaatleri istikametinde değiştirmeleri sonucunda oluşturdukları ve şirk temelinde yapılandırdıkları batıl dinlerdir .(Bakara 79,116; Maide 72,73; Tevbe 30,31)
Tevrat, Zebur ve İncil’in orjinal metinleri her ne kadar tahrifatçılar tarafından büyük ölçüde değiştirilmişse de bu durum daha önce indirilmiş ilahi kitapların ortak mesajını içinde barındıran, kapsayıcı ve tasdikleyici nitelikte olan (Al-İmran 3; Bakara 89,91; Ahkaf 12, 29, 30;
Fatır 31), Allah’ın indirmiş olduğu ve koruması altına aldığı son kitap Kur’an (Hicr 9) ile sona ermiştir. Çünkü Kur’an, bu kitaplardaki ayetlerin bazen mesajlarını (Bakara 83), bazen de birebir orijinal metinlerini aktarmıştır (Fetih 29; Maide 32, 44, 45, 46). Yani Tevrat, Zebur ve İncil’in hükümlerini ve ortak mesajlarını kaynağından öğrenmek isteyen kişi mutlaka Kur’an’ı okumalıdır. Bunun yanında Kur’an, hangi gerekçelerle, hangi ayetlerin nasıl ve kimler tarafından değiştirildiğini de detaylı olarak ele alır (Al-i İmran 23, 24, 75, 78; Nisa 46; Maide13, 14, 18, 70). Daha sonra meydan okuma (Bakara 23, 24; Enbiya 24) ve lanetleşme de (Al-i İmran 61) dahil olmak üzere çeşitli tartışma metotlarını kullanarak ehli kitabın ortaya attığı tüm gerekçeleri delilleriyle birlikte çürütür.(Al-i İmran 65, 66, 67; Zuhruf 81; Enbiya 22)
K. Kerim; kitap ehlinin gerçekleri bile bile nasıl çarpıttıklarını (Al-i İmran 78; Maide 60, 65), Allah’a ve peygamberlerine nasıl iftira attıklarını (Maide 116-118; En’am 91; Tevbe 30, 31; Hud 18,19; Saf 7) Allah’ın yetkilerini nasıl kendilerinde gördüklerini ve sözde yetkilerle insanların üzerinde nasıl dini, siyasi, sosyal ve ekonomik (Maide 62, 63; Tevbe 31, 34, 35) hâkimiyet kurduklarını tüm boyutlarıyla ortaya koyduktan sonra müslümanların nasıl bir tavır sergilemesi gerektiğini söyler. (Bakara 109; Al-i İmran 64; Maide 48-52, 67, 75; Ankebut 46, Ahkaf10)
Apaçık gerçekler karşısında inat eden ve zorbalık yapanların psikolojik tahlilini (Al-i İmran 120; Yunus 36; Kasas 50) yaparak sadece dilleriyle söylediklerini değil kalplerinde sakladıkları asıl gerçekleri de gözler önüne serer (Al-i İmran 69-71, 75, 78; Nisa 155; Bakara 146; En’am 20). Böyle davrandıkları sürece dünyada ve ahirette başlarına ne tür felaketler geleceği de hatırlatılarak (Al-i İmran 112, Maide 64, Al-i İmran 22,77; Bakara 174, 175) doğru davranmaya çağrılır.(Nisa 47, 48, 170-172; Bakara 41, 42; Al-i İmran 64, 98-99; Nisa 171-172; Maide 75-77) Ayrıca içlerinden, apaçık gerçekler karşısında kendini değiştirmeye meyilli olan, ayetlere teslim olan ve nihayet mü’min olma şerefine erişen bir grubun varlığı da belirtilerek aslında kendi aralarında da mutlak bir ittifakın olmadığı vurgulanır. (Al-i İmran 113-115; Maide 69, 82-86; Kasas 51-53.)
Kur’an aslında diğer ilahi kitapları ve peygamberleri reddetmek bir tarafa onlara imanı, mü’minlerin iman şartı olarak belirlemiş ve kendi bünyesinde koruyarak evrensel bir boyuta taşımıştır (Bakara 4; Al-i İmran 84). Bu nedenle Kur’an, sadece Hz. Muhammed (S.A.V)’den bahsetmez. Başta Hz. Musa(a.s) ve Hz. İsa (a.s) ayrıntılı olmak üzere yirmiye yakın İsrailoğullarına gönderilen peygamberi konu edinir; hayatlarını, mücadelelerini, mesajlarını mü’minlere aktararak örnek almalarını ister. (En’am 90)
Dolayısıyla Kur’an’ı okuyan ve ona iman eden bir kişi daha önce indirilmiş ilahi kitapları da indirildiği şekliyle tanımış ve onlara iman etmiş olur. Kur’an, Yahudi ve Hıristiyanlara çağrı yaparak dürüst davranmaları gerektiğini (Maide 116-118), apaçık gerçekleri saklamamaları gerektiğini aksi takdirde kendilerini destekleyen kitaba ve peygambere inanmamaları neticesinde herhangi bir temel üzerinde olamayacaklarını açıkça söyler (Maide 68; Beyyine 4,5). Bu nedenle Yahudi ve Hıristiyanların kendi kitaplarında ve inançlarında samimi olduklarının tek göstergesi Kur’an’a ve Resulullah (S.A.V)’a iman edip müslüman olmalarıdır (Bakara 41,42; Hud 17; Saf 6; Maide 52, 111; Cuma 5). Üstelik kendi kitapları ve peygamberleri de zaten kendilerine böyle yapmalarını emretmektedir. (Tevrat, Tesniye 18:18-19.), (Tevrat, Tesniye 33:2), (Tevrat, Mezmurlar 45/1,17), (Tevrat, Haggay 2:7), (İncil, Yuhanna 16/7,13), (İncil, Yuhanna 14/16), (İncil, Yuhanna 14/30)
EHLİ KİTABIN KORUMASI GEREKEN EMANET: ALLAH’IN KİTABI
Bakara 63. Sizden kesin söz almıştık. Tur dağını yükselterek tepenize dikmiştik. “Allah’a karşı gelmekten sakınanlardan olabilmeniz için, size verdiğimiz Kitâb’a kuvvetle sarılın, onda bulunanları hatırda tutun” demiştik.
Bakara 93. Sizden kesin söz almış ve Tur’u tepenize dikmiştik,”Size verdiğimize kuvvetle sarılın ve dinleyin” demiştik. “İşittik ve karşı geldik” dediler de inkârları yüzünden buzağı sevgisi kalplerine sindirildi. De ki, “Eğer inanmışsanız, imanınız size ne kötü şey emrediyor?”
Âl-i İmrân 187. Allah, Kitap verilenlerden, onu insanlara açıklayacaksınız ve gizlemeyeceksiniz, diye ahid almıştı. Onlar ise, onu arkalarına atıp az bir değere değiştiler. Alış verişleri ne kötüdür!
İLAHİ KİTAPLARDAKİ İSLAM ESASLARI
Bakara 83. İsrâîloğullarından, “Allah’tan başkasına kulluk etmeyin, anne babaya, yakınlara, yetimlere, düşkünlere iyilik edin, insanlarla güzel güzel konuşun, namazı kılın, zekâtı verin” diye söz almıştık. Sonra siz pek azınız müstesna, döndünüz. Sizler zaten döneksiniz.
Beyyine 4. Ama kendilerine Kitâb verilenler, onlara apaçık belge geldikten sonra ayrılığa düştüler.
Beyyine 5. Oysa onlar, doğruya yönelerek, dini yalnız Allah’a has kılarak O’na kulluk etmek, namazı kılmak ve zekâtı vermekle emrolunmuşlardı. Dosdoğru olan din de budur.
EMANETE İHANET VE İMANA ŞİRK BULAŞTIRMA
Bakara 79. Yazıklar olsun, Kitabı elleriyle yazıp, sonra da onu az bir değere satmak için, “Bu Allah katındandır” diyenlere! Yazık ellerinin yazdıklarına! Yazık kazandıklarına!
Bakara 116. “Allah oğul edindi” dediler; haşa, oysa, göklerde ve yerde olanlar O’nundur. Hepsi O’na boyun eğmişlerdir.
Mâide 72. Andolsun ki, “Allah ancak Meryem oğlu Mesih’tir” diyenler kâfir oldular. Oysa Mesih, “Ey İsrâîloğulları! Rabbim ve Rabbiniz olan Allah’a kulluk edin; kim Allah’a ortak koşarsa muhakkak Allah ona cenneti haram eder, varacağı yer ateştir, zulmedenlerin yardımcıları yoktur” dedi.
Mâide 73. Andolsun ki, “Allah üçten biridir” diyenler kâfir olmuştur; oysa tanrı ancak bir tek Tanrı’dır. Dediklerinden vazgeçmezlerse, andolsun onlardan inkâr edenler elem verici bir azaba uğrayacaktır.
Tevbe 30. Yahudiler, “Üzeyr Allah’ın oğludur” dediler; Hristiyanlar, “Mesih Allah’ın oğludur” dediler. Bu, daha önce inkâr edenlerin sözlerine benzeterek ağızlarında geveledikleri sözdür. Allah onları yok etsin! Nasıl da uyduruyorlar;
Tevbe 31. Onlar Allah’ı bırakıp hahamlarını, papazlarını ve Meryem oğlu Mesih’i rableri olarak kabul ettiler. Oysa tek Tanrı’dan başkasına kulluk etmemekle emrolunmuşlardı. Ondan başka tanrı yoktur. Allah, koştukları eşlerden münezzehtir.

Daha detayını mail adresine attım orada devamını okuyabilirsin.

Özetlesene be mübarek bu kadar yazıyı kimse okumaz.
M.KÜÇÜK Üye
Üyelik: 2007-09-04 Herkese açık mesaj: 6.800
#226739
Bu özeti zaten.(O zaman sen doğrusunu anlat da anlayalım.) Sen anladınmı onu söyle.
müslüm akpek Üye
Üyelik: 2007-02-08 Herkese açık mesaj: 11.752
#226741
M.ENES;226739 wrote:Bu özeti zaten.(O zaman sen doğrusunu anlat da anlayalım.) Sen anladınmı onu söyle.

Anladığım kadarıyla, başka peygamber başka din tanımam diyor, İslamiyet ve Hz Muhammet' den başkası günah .
müslüm akpek Üye
Üyelik: 2007-02-08 Herkese açık mesaj: 11.752
#226795
Gavuru kabul etme ama ayağındaki don bile onun sayesinde imal ediliyor buna ne buyurulur.
müslüm akpek Üye
Üyelik: 2007-02-08 Herkese açık mesaj: 11.752
#226818
Sevgili Mahmut kardeşim, sana bir tek şey soracağım, hiristiyan bir ailenin çocuğunun suçu nedir, çocuğun birşeyden haberi yok ailesi onu hiristiyan olarak yetiştiriyor ve öyle büyüyor, bu adam büyüdükten sonra kendi dinini hak din olarak görüyor, bunda adamın suçu ne, allah bunları bilmiyormu, karşıma başka dinle geleni cehenneme atarım diyor.
M.KÜÇÜK Üye
Üyelik: 2007-09-04 Herkese açık mesaj: 6.800
#226820
müslüm akpek;226818 wrote:Sevgili Mahmut kardeşim, sana bir tek şey soracağım, hiristiyan bir ailenin çocuğunun suçu nedir, çocuğun birşeyden haberi yok ailesi onu hiristiyan olarak yetiştiriyor ve öyle büyüyor, bu adam büyüdükten sonra kendi dinini hak din olarak görüyor, bunda adamın suçu ne, allah bunları bilmiyormu, karşıma başka dinle geleni cehenneme atarım diyor.
Ben senin cevap vereceğim ama sen önce şuna bir cevap ver bakalım, sen kimi sorguluyorsun.
M.KÜÇÜK Üye
Üyelik: 2007-09-04 Herkese açık mesaj: 6.800
#226822
Bu onlarla olan ilişkilerimizde ki ölçü...
Müslüman Olmayanlarla İlişkiler

Allah Teâlâ şöyle buyurur:

“Allah, din hususunda sizinle savaşmayan ve sizi yurdunuzdan çıkarmayan kimselere iyilik etmenizi ve değer vermenizi yasaklamaz. Allah değer bilenleri sever. Allah sadece, din hususunda sizinle savaşmış, sizi yurdunuzdan çıkarmış ve çıkarılmanıza destek vermiş kimselere yakınlık göstermenizi yasaklar. Onlara yakınlık gösterenler zalimlik etmiş olurlar.” (Mumtahane 60/8–9)

Ayetlere göre gayrimüslimlerle ilişkide üç kırmızıçizgimiz vardır:



1- Dinimizden dolayı bizimle savaşmaları,
2- Bizi yurdumuzdan çıkarmaları,


3- Yurdumuzdan çıkaranlara destek vermeleri.
Bu çizgileri çiğneyenlerle dostluk kuramayız.

Tevbe 5. âyet:

Bu âyetin, Müslüman-gayrimüslim ilişkisinde esas alındığı iddia edilir:

“Haram olan aylar (onlara tanınan dört aylık süre) sona erince o müşrikleri nerede bulursanız öldürün; yakalayın, hapsedin ve bütün geçit başlarını tutun. Tevbe eder, namazı kılar ve zekâtı verirlerse onları serbest bırakın. Allah bağışlar, ikramı boldur.
(Tevbe 9/5)
Bu âyet, kırmızıçizgilerin tamamını çiğnemiş, Hudeybiye barış antlaşmasını bozmuş, Mekke’nin fethinden sonra kendilerine bir yıl dokunulmamış, ayrıca dört aylık ek süre verilmiş olan Mekkeli müşriklere yapılan son uyarı ile ilgili ayetlerdendir. Benzer durumlar olmadıkça bu hükümler uygulanmaz. Ayeti farklı anlama çekmek doğru değildir.



Gayrimüslimlerden Hakaret

Allah Teâlâ şöyle buyurur:

“Mallarınız ve canlarınız konusunda yıpratıcı bir imtihandan geçirileceksiniz; bir de sizden önce Kitap verilenlerden ve müşriklerden çok üzücü sözler işiteceksiniz; bunlardan kaçış olmaz. Eğer sabreder, korunursanız, işte bu kararlılık gerektiren işlerdendir.
(Al-i İmran 3/186)

Üzücü söz ve hakaret, kırmızıçizgilerden olmadığı için böylelerine karşı; sabırlı, tedbirli ve kararlı olma dışında bir yol gösterilmemiştir.

Peygamberimiz, önce Müslüman olan, sonra dinden dönen ve problem kaynağı olan ikiyüzlülerden çok çekmiş ama onlara karşı fiili harekette bulunmamıştır. Munafikun Suresi bu açıdan önemlidir. Allah Teâlâ şöyle buyurur:

“O münafıklar sana geldiklerinde: "Biz şahidiz ki, sen, gerçekten Allah'ın elçisisin" dediler. Allah biliyor ki, sen elbette onun elçisisin. Ama Allah şahit, o münafıklar kesinlikle yalancıdırlar. Yeminlerini kalkan edip Allah’ın yolundan çekildiler. Ne kötü davranıyorlar!.. Bu, şundandır: Onlar önce inandılar, sonra kâfir oldular. Sonra kalplerinde yeni bir yapı oluştu, artık anlamazlar. Onları gördüğün zaman kalıpları seni imrendirir. Konuşurlarsa konuşmalarını dinlersin. Sanki dayalı kütükler gibidirler. Her gürültüyü aleyhlerine sayarlar. İşte düşman onlardır. Onlara karşı dikkatli ol. Allah canlarını alsın, nasıl da yalana sürükleniyorlar!
Onlara: "Gelin; Allah'ın elçisi sizin için bağışlanma dilesin" dendiği zaman, başlarını çevirirler. Bakarsın ki; kendilerini büyük görerek geri çekiliyorlar. İster bağışlanmalarını dile, ister dilme; sonuç değişmez. Allah onları bağışlayacak değildir. Çünkü Allah karıştırıcılar takımını yola getirmez.
Onlar şu sözü bile söylediler: "Allah'ın elçisinin yanındakilere bir şey vermeyin, dağılıp gitsinler". Oysa göklerin ve yerin hazineleri Allah'ındır, ama o münafıklar anlamazlar. Şöyle dediler: "Hele Medine'ye dönelim, güçlü olan, güçsüz olanı, elbette sürüp çıkaracaktır." Oysa güç Allah'tadır, Elçisindedir ve inananlardadır, ama münafıklar bilmezler."
(Munafikun 63/1–8)
Zeyd b. Erkam bu âyetlerle ilgili şunları anlatmıştır: Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem ile birlikte bir savaşa gitmiştik. Ordu sıkıntılar içine girmişti. Abdullah b. Ubeyy arkadaşlarına şöyle dedi: “Allah’ın Elçisi’nin yanındakilere nafaka vermeyin ki dağılsınlar. Hele Medine’ye dönelim, güçlü olan, güçsüz olanı oradan çıkaracaktır.” Bunu hemen Peygamber‘e haber verdim. Abdullah b. Ubeyy’i çağırtıp sorguladı. O da böyle bir şey söylemedim diye yemin etti. “Zeyd yalan söyledi” dediler. Bu bana çok ağır geldi. Sonra Allah Teâlâ Munafikun suresini indirdi[1]”.

Elmalılı Muhammed Hamdi YAZIR bu konuda özetle şu bilgileri verir:

Abdullah’ın kavmi içinde itibarı vardı; büyük sayılırdı. Üseyd b. Hudayr geldi. “Ey Allah’ın Elçisi!” dedi. “Ona aldırma, nazik davran. Vallahi, Allah seni gönderdiği sırada kavmi ona taç giydirmek için boncuk diziyordu. O seni, krallığını elinden almış görür”.

Abdullah b. Ubeyyin oğlu Abdullah temiz bir mümin idi. Babasının yaptıklarını öğrenince Allah’ın Elçisi’nin huzuruna geldi «Ey Allah’ın elçisi! İşittim ki Abdullah b. Ubeyy’i size ulaşan sözünden dolayı öldürmek istiyormuşsunuz. Eğer yapacaksanız bana emredin, başını getireyim. Vallahi, bütün Hazrec bilir ki içlerinde babasına benden saygılısı yoktur. Korkarım ki, başka birine emredersiniz, o babamı katleder, ben de babanım katilinin halk içinde gezmesine tahammül edemem, tutar onu vururum. Bir mümini bir kâfire karşılık öldürmüş olur bu sebeble ateşe girerim“ dedi. Allah’ın Elçisi şöyle dedi:

“Hayır. Biz ona nazik davranırız. Aramızda olduğu müddetçe iyi davranırız[2].“

Abdullah’ın davranışı her ne kadar çok kötü ise de üç kırmızıçizgiden birini çiğnemediği için yukarıdaki âyetler gereğince Peygamberimiz ona iyi davranmıştır. Bu gibileri en çok rahatsız eden, doğruların söylenmesidir. Ayetlerde olduğu gibi yanlış davranışlarını sayıp döktükten ve cezayı hak ettikleri konusunda kamu oyu oluşmasını sağladıktan sonra iyi davranılması, onları yanlızlığa sükrükler ve yandaşları dahi kendilerini terk etmeye başlar. Nitekim peygamberimizin iyi davranışı, Abdullah’ın çevresindekilerini İslam’a kazandırmıştır.



Dinden Dönenin ve Peygamberi Aşağılayanın Öldürülmesi


Yukarıdaki âyetlerde yer alan …önce inandılar, sonra kâfir oldular.. ifadesi bu şahısların mürted olduğunu açıkça göstermektedir. Bu ve benzeri âyetlere rağman mezhepler, mürtedin öldürülmesi konusunda ittifak etmişlerdir.

Ayetler; İşte düşman onlardır. Onlara karşı dikkatli ol… hükmünden başka bir hüküm içermediği halde yine sağlam bir delile dayanmadan; Peygamberi aşağılayan, ona söven ve hakaret eden kişilerin öldürülmesi konusunda da mezhepler ittifak etmişlerdir[3].


Bugün en büyük sıkıntı, Müslümanları Kur’an çizgisine getirme sıkıntısıdır.


Prof. Dr. Abdulaziz Bayındır


[1] - Buhârî, Tefsir Münâfikûn Suresi. 4.


[2] - Muhammed Hamdi YAZIR, Hak Dini Kur’an Dili, VI. Cilt, İstanbul 1936, s. 5005–5008.


[3] - Vehb’ez-zuhaylî, el-Fıkh’ul-islâmî ve edilletuh, 3. bas. Dımaşk 1409/1989, c. VI, s. 184, hadd’ur-riddeh.


(5115 kez okundu)
müslüm akpek Üye
Üyelik: 2007-02-08 Herkese açık mesaj: 11.752
#226823
Bu yazdıklarının hiçbiri kurandan değil, hepsi hadis.

Ben kimseyi sorgulamıyorum ama yaradan sanki hiçbirşey bilmiyormuş gibi önüne gelen bu konularda fetva verip duruyor, ben buna kızıyorum.
M.KÜÇÜK Üye
Üyelik: 2007-09-04 Herkese açık mesaj: 6.800
#226830
Bu konuların seninle konuşulmayacağını bildiğim halde yine aynı hatayı yapıyorum ve konuşuyorum.
(Bu yazdıklarının hiçbiri kurandan değil, hepsi hadis.) Bu ne şimdi.Konu başka mecralara gidecek, en iyisi başka şeylere bakalım ama o sorduğun soruya da cevap vereceğim.
müslüm akpek Üye
Üyelik: 2007-02-08 Herkese açık mesaj: 11.752
#226837
M.ENES;226830 wrote:Bu konuların seninle konuşulmayacağını bildiğim halde yine aynı hatayı yapıyorum ve konuşuyorum.
(Bu yazdıklarının hiçbiri kurandan değil, hepsi hadis.) Bu ne şimdi.Konu başka mecralara gidecek, en iyisi başka şeylere bakalım ama o sorduğun soruya da cevap vereceğim.

Tamam öyle olsun.
M.KÜÇÜK Üye
Üyelik: 2007-09-04 Herkese açık mesaj: 6.800
#226844
benim bittiğim an bu andır.
müslüm akpek;226837 wrote:Tamam öyle olsun.
Benim bittiğim an bu andır.:)
müslüm akpek Üye
Üyelik: 2007-02-08 Herkese açık mesaj: 11.752
#226900
Bana müsade.
M.KÜÇÜK Üye
Üyelik: 2007-09-04 Herkese açık mesaj: 6.800
#226907
müslüm akpek;226900 wrote:Bana müsade.
Hayrola üstat.:)
admin
Şehir: GAZİANTEP
Meslek: Ticaret
Yönetici
Üyelik: 2001-02-14 Herkese açık mesaj: 7.500
#226953
M.ENES;226949 wrote:Hele sen hayırlısıyla şu vatan borcunu bitir.Sonra bir gün ben gelirim Nizipe oturur konuşuruk.:)
O kadar uzun olacak yani :D
M.KÜÇÜK Üye
Üyelik: 2007-09-04 Herkese açık mesaj: 6.800
#226955
admin;226953 wrote:O kadar uzun olacak yani :D
Yahu çaktırma, Fatih teskereyi alana kadar unutur.:p Yada bakarsın ben ondan önce Nizipe gelirim belli mi olur.
Subutay Üye
Üyelik: 2003-02-25 Herkese açık mesaj: 2.345
#227038
63 kişi olmuş ve anket sonuçları hala kafa kafaya gidiyor...
müslüm akpek Üye
Üyelik: 2007-02-08 Herkese açık mesaj: 11.752
#227081
Mahmut Taliban denen örgüt ne yapıyor sence.
M.KÜÇÜK Üye
Üyelik: 2007-09-04 Herkese açık mesaj: 6.800
#227084
>
müslüm akpek;227081 wrote:Mahmut Taliban denen örgüt ne yapıyor sence.
Ne alaka,Talibana kızıp kilisemi tamir edeceğiz.Bir kere talibanı kuran ABD.Şimdi kendi başına bela oldu.Yahu ben bunu anlayamıyorum kimin tarafındasınız.
arman_ Üye
Üyelik: 2007-04-20 Herkese açık mesaj: 145
#227185
Bu konu ile ne alaka
M.KÜÇÜK Üye
Üyelik: 2007-09-04 Herkese açık mesaj: 6.800
#227216
Kullanın kullanın, amwey ürünlerini alın İsrail müslümanlara bir kurşun fazla sıksın. Ondan sonrada biz milliyetçiyiz biz türküz gak guk masalı okusunuz.
müslüm akpek Üye
Üyelik: 2007-02-08 Herkese açık mesaj: 11.752
#227220
M.ENES;227216 wrote:Kullanın kullanın, amwey ürünlerini alın İsrail müslümanlara bir kurşun fazla sıksın. Ondan sonrada biz milliyetçiyiz biz türküz gak guk masalı okusunuz.

Sen bu konuda cahil kalmışsın, bu ürünler o kadar çevreci ki ambalajını yiyebilirsin bile, Dünya için bu ürünleri kullanıyoruz, İsrail için değil.
M.KÜÇÜK Üye
Üyelik: 2007-09-04 Herkese açık mesaj: 6.800
#227222
Sazanım atladın gene, yemişim çevreyi.Geç sen bunları bir daha da bu sitede vatanseveriz türküz gak guk masalı okumayın.Her defasında başınıza kakarım.
M.KÜÇÜK Üye
Üyelik: 2007-09-04 Herkese açık mesaj: 6.800
#227430
müslüm akpek;227421 wrote:Siz Özköselerden misiniz.
Yok, seferoğullarındanmış mahsus özköse yazmış.:D

Cevap yazmak için hesabınıza giriş yapın.

WhatsApp iletişim