003_Kemal CENGİZ

çocuk çocukluğunu yaşamalı

Görüntülenme: …

Kemal Cengiz Üye
Üyelik: 2006-08-04 Herkese açık mesaj: 330
#185418
Yerel gazetelerde köşe yazarlığı yaptığım 20 küsur yıldan bu yana belirli (geleneksel ve anlamlı) gün ve haftaların önem ve ehemmiyetlerini belirtmek hususunda; okurlarımı bilgilendirmek ve bu konulara ilgilerini artırmak için pek çok makale ve şiir yazdım.
Başta ulusal ve dini bayram günleri olmak üzere, neredeyse tüm belirli gün ve hafta yazılarını hiç aksatmadım. Özellikle de Ulusal ve dini gün ve bayramlarımızda ‘illa ki illa’ bir şiirimi ya köşe yazımın başında, ya sonunda, ya da gazetenin başka bir sayfasında yayınlamayı ilke edinmişimdir.
Bildiğiniz gibi, Mart ve Nisan aylarının belirli günler takvimi çok yoğundur. Dünya Çocuk Şiirleri Günü, Kütüphane haftası, 23 Nisan Egemenlik ve Çocuk Bayramı, Kutlu Doğum Haftası, Dünya Kitap Günü ve Okuma Bayramı birbiri ardı sıra gelir; devamında da 1 Mayıs ve 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı… Ve ben, son dönemlerde ‘gazetemdeki köşemde’ bu önemli günlerin ne anlamsal içeriğine değinebildim, ne de bu konularla ilgili yazdığım şiirlerimi sahiplerine ulaştırabildim: Bu aksaklığın nedeni ‘genelde haftada bir yazdığım için’ dar alan ve zaman sınırlamasından kaynaklanmaktadır...
Ama bu kez, genelde çocukları ilgilendiren Dünya Çocuk Şiirleri Günü, 23 Nisan ile Okuma Bayramı ve Dünya Kitap Günü anısına bir şiirimi sizlerle paylaşıyorum; ‘’Şiir varsa fazla söze ne gerek’’ diyerek.

Çocuk çocukluğunu yaşamalı

Söyle
Anası/babası
Söyle
Yaşı/başı
Taşır mı bu çocuğun
Dünyanın çilesini?..

Oysa
Çiçek devşirmeli çocuk
Uçurtmaların peşine takılmalı çocuk
Mutluluk şarkıları çağırmalı çocuk
Ve de sevgi badanalı
Allı/morlu
Samimi ve sıcak bir ortamda
Bilincini/becerisini geliştirmeli çocuk

Söyle
Anası/babası
Söyle
Eti/budu
Doldurur mu bu çocuğun
Boya sandığındaki katığı ekmeğini?

Oysa
Sağlıklı beslenmeli çocuk
Sevgi/şevkat görmeli çocuk
Etli/otlu proteini
Acı/tatlı vitamini
Dost elinden yiyebilmeli çocuk
Ve yarınki günlerde de
Doyabileceğinden emin olmalı çocuk

Söyle
Anası/babası
Söyle
Duygusu/düşüncesi
Kaldırır mı bu çocuğun
Yüreği kan davasını?

Oysa
Sen/ben kavgasına
şahit olmamalı çocuk
Hır’sız/gür’süz bir ortamda
serpilmeli çocuk
Ve de birlik/dirlik çemberinde
Özgür ve de kardeşçe
Mutlu, huzurlu ve güven içinde
Cana can katarak yaşamalı çocuk

Söyle
Anası/babası
Söyle
Aklı/fikri
Algılar mı bu çocuğun
Beyninin boğumları
Açık/gizli zulaları
Sırtındaki
Kütüphane rafı misali
Müfredat çantasını?

Oysa
ABC ile sevmesini öğrenmeli
Yaşamsal yol/yordam tariflenmeli
Bilmeceler/bulmacalar çözmeli çocuk
İki çarpı iki ile
Umut kuleleri kurmalı çocuk
Ve dağlara, ağaçlara tırmanmalı
Tuttuğu balığı suyun başında
Meyveyi de dalından koparıp yiyebilmeli çocuk
Ve dalgaları kucaklamalı
Yunuslarla yarışmalı
Ve kelebeklerle saklambaç oynamalı
Ve bilgisayar ekranlarına
Koruyup/kollayan, gözeten
Semboller çizmeli
Ve de her dem
Allı/morlu çiçek çiçek açmalı çocuk.
23 Nisan 1981

Ve bu şiirin uzantısı olarak; okuyun çocuklar, gençler, yetişkinler, okuyun: Kitap okuyun... Şiir kitapları, öyküler, anılar, röportajlar, denemeler, romanlar, inceleme/araştırmalar, gazeteler, dergiler okuyun; ince/kalın, eski/yeni, yerli/yabancı demeden okuyun... Tarihsel, kültürel, dinsel, ekonomik, politik, psikolojik, sosyal içerikli, sanatsal, sağlıkla ve sporla ilgili ne bulursanız onu okuyun...
Uzak/yakın çevrenizi gezin; gözlemleyin, inceleyip araştırın... Doğanızla ilgilenin; toprağınızı, suyunuzu, havanızı, bitki ve hayvan türlerinizi tanıyın... Tarihsel, kültürel ve sanatsal değerlerinize sahip çıkın...
Spor yapın; bireysel ya da takım oyunlarını sağlıklı bir hobiye dönüştürün... Yüzme öğrenin, güreşin, koşun, dağlara/ağaçlara tırmanın; vücutlarınızda birikmiş ve stres topuna dönüşmüş olan negatif elektrikleri atmak için çıplak ayakla toprak üstünde yürüyün...
Sanatla ilgilenin; bir müzik aleti çalın, resim, heykel, el işi, müzik vs kurslarına katılın... Tiyatroya gidin.
Kağıttan sayfalar çevirmek ‘artık’ size yük oluyorsa açın bilgisayarınız net’ten okuyun; yeter ki okuyun...
Ve de kırın/parçalayın/atın tüm silahlı oyuncaklarınızı; barışa, sevgiye, huzura, keşif ve icatlara odaklanın; birbirinizi kollayıp gözetin; araştırıp inceleyin; değer üstüne değerler katın…
Tabii ki, bilinçli, çağdaş, özgür, sağlıklı ve yararlı sosyal bireyler olmak istiyorsanız!..
Not: Yarın 1 Mayıs İşçi Bayramı. Emeğe ve özgürlüğe saygı günü. El emeği, göz nuru, alın teri döken tüm çalışanların bayramını saygıyla kutlar, 19 Mayıs için de tüm Nizip Com üyelerinden site içi ve dışı anlamlı ve katılımcı etkinlikler bekler, arzularım…
müslüm akpek Üye
Üyelik: 2007-02-08 Herkese açık mesaj: 11.752
#185422
Kemal bey, yazılarınız elimden geldiği kadar takip etmekteyim, uslubunuz gerçekten çok etkileyici, bu konunuzda çocuklara değinmişsiniz, gerçekten türkiyenin kanayan bir yarası, belki bizler istanbulda fazla göremiyoruz anadolu çocuklarının yaşantısını, heleki kız çocukları, bence en büyük problemimiz kız çocuklarının gereken önemi görmemesi, okumalarını bir kenara bıraktım, 13-15 yaşlarında evlendirilmeleri yani çocukluklarını bile yaşayamadan bir aile sorumluluğu yüklenmeye zorlanmaları daha vücutları bile tam gelişmeden çocuk doğurmaları bu ülkenin kanayan yarasıdır. Düşünün Türkiye Cumhuriyeti başbakanı bile 15 yaşındaki bir çocukla evlenmiş ben duyunca çok şaşırıp hatta inanmamıştım, şu an bu zihniyet Türkiyenin başında.

Yazınızın sonunda değindiğiniz 1 Mayıs İşçi bayramı yazınızın en can alıcı noktasıdır, şimdiye kadar köşe yazılarında pek çok yazar 1 Mayıs İşçi bayramı bile dememişlerdir.

Herkesin 23 Nisan Çocuk Bayramı,1 Mayıs işçi bayramı, 19 Mayıs gençlik ve spor bayramı kutlu olsun.
dontpanic Üye
Üyelik: 2009-04-01 Herkese açık mesaj: 348
#185429
Yeni üyelerden biriyim.Ama bir anne ve bir eş olarak çocuk şirinden çok etkilendim.Teşekkürler.Emeğinize
Kemal Cengiz Üye
Üyelik: 2006-08-04 Herkese açık mesaj: 330
#185439
Müslüm Akpek ve dontpanic'e duyarlılıklarından ötürü teşekkür eder, saygı ve sevgilerimi sunar, biz ebeveynlerin asli amaçlarından birinin de çiçekli, çocuklu, mutlu, huzurlu, güvenli ve özgür ve de karnı tok, sırtı pek yarınlar için her an, daima ve çokca çabalar sarfetmemiz gerektiğini bir kez daha hatırlatırım.
dontpanic Üye
Üyelik: 2009-04-01 Herkese açık mesaj: 348
#185443
Sayın değerli üye bende yazıyorum siteye.Elbet siz kadar güzel ve başarılı değildir yazılarım.Hiç okudunuz mu acaba yazdıklarımı.Eğer okursanız beni ve ailemi daha yakından tanımış olursunuz.Saygılarımla
admin
Şehir: GAZİANTEP
Meslek: Ticaret
Yönetici
Üyelik: 2001-02-14 Herkese açık mesaj: 7.500
#185447
Bir bireyin oluşması yolundaki olması gerekenleri/yapması gerekenleri ne güzelde özetlemişsiniz. Mutlaka çocuklar eğitilmeli belkide daha önemlisi sevilmeli. Birazda çalıştırılmalı ! zorlanmadan ve usta adamların yanında olmak şartıyla. Sadece okumakla adam olunmuyor/okumakla adma olunmuyor. Sizleri tenzih ederim ama bazen Eşşeklik baki kalabiliyor.

Gençlerimiz maalesef herşeyi karşı cinsle yakınlıkta görüyorlar. Tv denilen hipnoz aleti sadece gençlerimizi değil elbet, çocuklarımızıda bir okadar önemlisi bizleride esir almış durumda. Bunun çözümü mutlaka okumaktır fakat o direncimizi nasıl kıracağız bilemiyorum... Önerilerinizi merakla bekliyorum...

1 Mayıs işçi bayramıdır/mış. İdeolojik bir kavram olduğu için bu tür günlere sıfatlara karşı temkinli yaklaşmışımdır. Fakat geriden durup baktığımda, ayrımcılık için kullanılmadıktan sonra kim bayram yaparsa yapsın hatta herkes bayram yapsın. 19 mayıs için bir etkinlik tertipleyebilirmiyiz bilemiyorum abi, bunun için senin değerli fikirlerin ve organizasyon yeteneğin daha ağır basacaktır. Bana ne düşüyorsa baş üstüne.
Kemal Cengiz Üye
Üyelik: 2006-08-04 Herkese açık mesaj: 330
#185454
1 MAYIS NASIL DOĞDU VE NEDEN TÜM DÜNYADA KUTLANIYOR?
Avrupa ve Amerika'da 19. yüzyıl boyunca çok kötü çalışma koşulları içinde çalışan işçiler, yaşadıkları koşulları değiştirmek üzere bir çok grev ve direniş gerçekleştirdiler. Amerikan ekonomisinin 1860'lı yıllardan itibaren büyük sorunlar içine girmesiyle işverenler 1874 yılında dört eyalette birden ücretlerin düşürülmesine karar verdiler.

İşçiler bu karara karşı direndi. 13 Ocak 1874 günü düzenledikleri kitlesel bir toplantı, polis tarafından bastırıldı. Pek çok işçi yaralandı ve tutuklandı.

Kısa bir süre sonra Pensilvanya'da kömür işçileri de harekete geçti. Direniş kanlı bir biçimde kırıldı, 10 işçi lideri asıldı, 14'ü zindanlara atıldı.

Bu arada Amerikan işçi sınıfının kanı pahasına sürdürdüğü direniş sürerken işverenlerin baskısı da yoğunlaşıyordu.

1877 yılında bütün baskılara rağmen 8 saatlik işgünü isteyen ve ücretlerinin düşürülmesini protesto eden işçiler eylemlerini doruğa ulaştırdı. Bu eylemlerde demiryolu işçileri 12 ölü verdi. 1877 direnişi de kanlı biçimde sona erdi. Ama işçi sınıfı örgütlenmesini sürdürdü.

1 Mayıs 1886 günü Amerikan işçileri genel greve çıktı. 80 bin işçi sekiz saatlik işgünü için direnişe geçti. 3 Mayıs'ta Chicago'da direnişçi işçilerin üzerine ateş açıldı. Yüzlerce işçi çoluk çocuk demeden vuruldu, bir çoğu hapse atıldı.

Olayı protesto eden işçiler, ertesi gün yeniden alanlardaydı. Kalabalık dağılırken bir kışkırtıcının attığı bomba ortalığı karıştırdı. Bunun üzerine polisler gösterilere katılanlara karşı silah kullandı. Olaylar sonunda dört işçi önderi idam edildi.

1888 Aralık'ında toplanan Amerikan İşçi Federasyonu 8 saatlik işgünü elde edilinceye kadar, her yıl 1 Mayıs'ta kitle gösterileri düzenleme kararı aldı. Aynı aylarda birbirinden habersiz olarak Fransız ve Belçika İşçi Sendikaları Konfederasyonları sekiz saatlik işgünü için mücadele kararı alıyordu.

14-21 Temmuz 1889'da Paris kongresi ile kuruluşu gerçekleştirilen 2. Enternasyonal, 1 Mayıs'ı işçi sınıfının uluslararası birlik ve dayanışma günü ilan etti.

1890 yılından sonra 1 Mayıs'lar bütün ülkelerde uluslararası işçi bayramı olarak kutlanmaya başlandı.

Bir çok ülkede 1 Mayıs tatil günü olarak kabul edildi. 1919 yılında Uluslararası Çalışma Örgütü'nün (ILO) kuruluş kongresinde 8 saatlik işgünü karara bağlandı.

Bugün dünyanın hemen hemen her ülkesinde 1 Mayıs'lar artan bir coşku ve heyecan ile kutlanıyor.

Ve yine bugün tüm dünyada aralarında Türkiye'nin de bulunduğu birkaç ülke dışında, 1 Mayıs yasal olarak "İşçi Bayramı"dır ve genel tatildir.

ÜLKEMİZDE 1 MAYIS KUTLAMALARI

Ülkemizde ilk 1 Mayıs kutlamalarına 1906 yılında yapıldı. 1 Mayıs son yıllara kadar hemen hemen her dönem "komünistlik"le eş anlamlı görüldü ve çoğunlukla yasaklandı veya olaylı geçti. Osmanlı İmparatorluğu'nda ilk 1 Mayıs, II. Meşrutiyet'in ilanından bir yıl sonra, 1909'da Üsküp'te Bulgar, Sırp ve Türk işçilerin katılımıyla kutlandı. 1910'da 1 Mayıs, Selanik ve başta birkaç Rumeli şehrinde kutlandı. 1911'de ise, Üsküp, Selanik, İstanbul Edirne ve Trakya şehirlerinde kutlandı. Selanik'teki gösteriye 14'ten fazla sendika, Yahudi, Bulgar, Yunanlı ve Türk işçiler katıldı. Yük arabası sürücüleri, mavnacılar, liman ve yükleme-boşaltma işçileri iş bıraktı. 1912 yıllarında 1 Mayıs'ın daha geniş katılımlarla kutlandı. 1920, 1921, 1922 ve 1924 yıllarında İstanbul ve değişik bölgelerimizde de 1 Mayıs kutlamaları yapıldı.

1 Mayıs 1925 yılındaki kutlamaların ardından, ülkemizdeki sendikalar yoğun bir baskıyla karşı karşıya kaldılar. 1925 yılında çıkarılan bir yasa ile 1 Mayıs Bahar bayramı olarak ilan edildi. İkinci dünya savaşı sonuna kadar ki yıllarda her 1 Mayıs'ta ülkede olaylar olacak gibi bir kaos yaratıldı ve işçiler üzerinde baskılar yoğunlaştırıldı.

İkinci dünya savaşından sonra ülkemizde sendikacılık hareketinin yeniden gelişmesi ve özellikle Uluslararası sendikacılık hareketi ile tanışmasıyla birlikte, 1 Mayıs'ın işçi sınıfının birlik ve Uluslararası dayanışma günü olduğu anlaşılmaya başlandı.

1960'lı yıllarda işçi sınıfı çeşitli nedenlerle bölünmüş durumdaydı. 1967 yılında DİSK kuruldu. 1976 yılında DİSK'in öncülüğünde 1 Mayıs İstanbul Taksim meydanında yüzbinlerin katılımı ile kutlandı. Bu kutlamadan, İşçi sınıfının birlik, mücadele ve dayanışma bilincinin ulaştığı boyutlardan rahatsız olan sermaye çevreleri 1 Mayıs 1977 yılı 1 Mayısında artık "1 Mayıs Alanı" olarak anılmaya başlayan Taksim Meydanın'da, yüzbinlerce işçinin katıldığı kutlamayı kana buladılar. İşçi sınıfı düşmanlarının saldırıları sonunda 37 şehit verildi. Bu katliama karşı işçi sınıfımız 1978 1 Mayıs'ın da yine 1 Mayıs Alanındaydı. Daha sonra, sıkıyönetim ve ağır baskılar altında 1 Mayıs çeşitli illerde yığınsal olarak kutlandı. 12 Eylül öncesi son 1 Mayıs kutlaması Mersin'deydi. 12 Eylül sonrası tüm yasak ve engellemelere rağmen 1 Mayıs değişik illerde değişik etkinliklerle kutlandı. 1992 yılında ise TÜRK-İŞ, HAK-İŞ, DİSK 1 Mayıs'ı alanlarda birlikte coşkuyla kutlandı.

1 Mayıs'ın "Komünist bayramı" olduğunun ileri sürenler, ya gerçekleri bilmemektedir ya da patronların yani sermayenin bizi bölme çabalarına bilinçsiz yada bilinçli olarak alet olmaktadırlar. Çünkü 1 MAYIS Türkiye'nin ve dünya işçi sınıfının birlik ve uluslararası dayanışma günüdür.
Kemal Cengiz Üye
Üyelik: 2006-08-04 Herkese açık mesaj: 330
#185457
Öyle zannediyorum ki sevgili admin, 1 Mayıs'ın anlam ve önemini yukarıda aktardığım alıntıdan sonra daha bi anlamıştır...
Ve derim ki, tabiki işçi (genel manada emekçi) sınıfının yaşamsal ve de varoluş ( sosyal ve hukuksal bir toplumda sınıfasl bitergelerinin) ideolojisidir.
Emeğe saygının İslamiyetteki açılımı ise (ki basitçe ve özce) 'çalışanın hakkını teri kurumadan veriniz'dir...
Sevgi ve selamlar...
Kemal Cengiz Üye
Üyelik: 2006-08-04 Herkese açık mesaj: 330
#185490
Sayın değerli üye bende yazıyorum siteye.Elbet siz kadar güzel ve başarılı değildir yazılarım.Hiç okudunuz mu acaba yazdıklarımı.Eğer okursanız beni ve ailemi daha yakından tanımış olursunuz.Saygılarımla


Son bir senedir siteye girmediğim için yazılarınızı uyarınız üzre okudum ve ikisine elan mesaj attım. Taktir ettim, tebrikler ve teşekkürler...
şükrü çiftçi Üye
Üyelik: 2008-10-04 Herkese açık mesaj: 1.520
#185505
kemal abi eline emeğine sağlık çok güzel bir konuya değinmişsin gerçekten herşeyin bir güzelliği var çoçukluğuda çoçuklukta yaşamak kadar güzel bir şey yoktur saygılar
YusufSerce Üye
Üyelik: 2006-08-30 Herkese açık mesaj: 510
#185514
Siir cok hos cok tatli. Ilerliyen zamanda anlasilan yeteneginiz koreltilmis Kemal bey. Ya da yeni siirleriniz var da bizden mi esirgiyorsunuz? Lutfen yenileri de gormek isteriz. Bakalim 28 yil sonra neler degismis.

Vaktim olunca yazinin tamamini ozellikle 1 mayisi degerlendirecegim...
ziya_eren27 Üye
Üyelik: 2007-08-04 Herkese açık mesaj: 1.287
#185535
abi ellerine ve yüregine sağlık
rıfat Üye
Üyelik: 2007-07-15 Herkese açık mesaj: 50
#185536
sayın kemal cengiz,çocuklar ve 1 mayıs için yazdıklarınızdan dolayı size teşekkür ediyorum.
YusufSerce Üye
Üyelik: 2006-08-30 Herkese açık mesaj: 510
#185550
Sayin Kemal Cengiz abimiz, benim yazim gorunmemekle beraber anlasilan bana cevap lutfetmissiniz. Yaniliyor da olabilirim. Yazilarinizi dikkatle takip etmekteyip ve daha once de belirttigim uzere siiriz cok hos cok tatli. Olur A, 'marifet iltifata tabidir' gecen zaman icinde yeni siirlere zaman ayirmazsiniz bu sebeple yenilerini istirham etmekteyim.
Kemal Cengiz Üye
Üyelik: 2006-08-04 Herkese açık mesaj: 330
#185605
Şükrü Çiftçi'ye YusufSerce'ye, ziya_eren27'ye ve rıfat'a duyarlılıklarından dolayı teşekkür eder, sevgi ve saygılarımı sunarım.
Sevgili YusufSerce, şiirle içli-dışlıyım; şu gün için dahi, fırsat buldukça 'ilhamlı-ilhamsız' yazıyorum.
Benim, şiirin ağırlığına,önemine ve etkisine dair (nacizane) sloganım: Şiir varsa fazla söze ne gerek'tir.

Cevap yazmak için hesabınıza giriş yapın.

WhatsApp iletişim