003_Kemal CENGİZ

Avucundaki Kuşu Uçurmak!

Görüntülenme: …

Kemal Cengiz Üye
Üyelik: 2006-08-04 Herkese açık mesaj: 330
#166847
‘'Uçtu uçtu kuş uçtu'' tabiri tam biz Nizipliler’e özgü...
Avuçtaki kuş örneklemesine dair, Nizip'in kültürel, tarihsel ve turistik değerleri olarak addedilen varlıklarımızı cehaletimizden, girişimcilik ruhu noksanlığımızdan ve ileriyi göremediğimizden ve de turizm sektörünün bölgemize getireceği maddi-manevi kazancı hesap edemeyişimizden ötürü, ‘fırsat üstüne fırsat tepip’ uçurduk!.
Zeugma büyük bir turizm kuşuydu; pır pır uçup Gaziantep'e kondu…
Hem de 'devasa kafesleri andıran' üç müzeye…
Oysa, Efes (antik kenti) kuşu İzmir’e uçmamıştı...
Ama bizimki uçtu... Hem de kendi kişkişlememizle...
Bize kala kala Zeugma kuşunun asırlardır pineklediği’ çıplak kazı alanı kaldı; bir de mostralık üç-beş ayak izi…
Dünyada eşi-benzeri bulunmayan Nizip (Balkız/Belkıs/Balgız) Zeugma mozaiklerini 'bir Nizipli olarak' görmek isterseniz 'artık' ya Gaziantep'e gideceksiniz, ya Birecik Barajı A.Ş.nin’nin kıyı höyüklerinden birinin tepesine yaptırdığı 'Zeugma fotoğrafları sergi evini’ gezeceksiniz, ya da '1 milyon euro'luk dış yardım fonu sağlanınca, yapılacak olan camlı-camekanlı kapalı alanda görebileceksiniz: Kültürel ve tarihsel insanlık mirasının son parça kalıntılarını…
Zeugma her şeyiyle bizim olması gerekirken;
Bize ne kaldı?
Armudun sapı mı?
Yoksa, kuşun cücüğü mü?
Keşke kuşun cücüğü olsaydı!.. En azından, cücüğün büyüme ihtimali bizi avutup, sevindirirdi…
Sahi, 1991-93 seneleri arasında Nizip gazetesi ile Yeşil Nizip gazetesinin bilgilendirme ve uyarma çabalarının (onlarca haber ve köşe yazılarının) karşılığı ne oldu?
Kırık bir kuş kanadı...
O ayrı bir kuş örneklemesi...
İlçe halkının, sivil ve mesleki kuruluşların, seçilmiş ve atanmışların kültürel kafessizliği... Oysa, turizm kuşu Niziplilerin avucuna konmuştu. Ama bir kafes bulunamadı ki, içine konsun, sergilensin, gelire dönüşsün; Nizip uluslar arası bir marka olsun...
Eee, kuş bu: alın teri nasırı değil ki elde sürekli dursun!..
‘’Haaa’’ bir de 2004-6’lı yıllarda Gaziantep’teki ve İstanbul’daki hemşerilerimizce ‘’Zeugma ile ilgili’’ 2 dernek kurulmuştu. Haklarını inkâr etmemek lâzım! Eksik olmasınlar!.. Her ikisi de ‘’kurulduk’’ diye, kurucu adlarını ve resimlerini yerel basına dağıtıp, haber konusu olmuşlardı!...
XXX
Bir başka büyük kuş:
Daha düne kadar tüm Niziplilerin kendi ilçe sınırlarında olduğunu dahi bilmedikleri Rumkale...
Şimdi, adıyla-sanıyla Yavuzelili...
Elimizi Fırat’ın karşısına uzatıp da ‘bir türlü’ tutamadığımız, bir karışlık mesafede idi, Rumkale turizm kuşu…
O, çok önceden uçtu, gitti; geri dönmesi söz konusu bile değil…
XXX
Bir başka büyük kuş: Fevkani Kilisesi...
Uçmamış, uçamamış, uçmaktan da kötü olmuş!..
Kanatları kırık bir şekilde ‘onlarca, yüzlerce yıldır’ öylece duruyor...
Tüyleri dökülmüş, bir deri, bir kemik; bugün yarın öldü ölecek; gıdasız, bakımsız...
Kuşun adı kilise ya, kimse tutmak istemiyor; ‘’dinden imandan olurum’’ diye...
Biz (Sayın Hocam Doç. Dr. H. Hüseyin İnce ve rahmetli üstadım Y. İzzettin Çetinel ile birlikte) 1991-93 seneleri arasında, Nizip gazetesi ve Yeşil Nizip gazetesi olarak onlarca haber ve makale ile kilise kuşunu tutmaya çalıştık...
Kuş büyük ve ayrıksı!.. Üstelik yardım/destek istediklerimizin zihniyeti de bir tuhaf olunca; kuş, kuşluktan çıktı!.. Şimdi damında tepinseniz (kanadını okşasanız) çökecek (kırılacak) hale geldi...
Oysa biz, o yıllarda Zeugma kuşunun büyüklüğünü taaa uzaklardan fark etmiş ve kiliseyi bulunmaz bir tarihi kafes olarak görmüştük...
Zeugma’nın kuşlarını tut, getir kilise kafesine koy; cümle alem gelip seyretsin! Sende bir Nizipli işletmeciler ve esnaflar olarak, gelenleri yedir, içir, yatır; sürekli para kazan...
Ne fayda, kime fayda!
Ne dinleyen bulduk, ne anlayan!
XXX
Bir de Taşbaş kuşumuz vardı; inanç turizmine yakışır efsanelerle yüklü olan...
Kimilerine göre Bilal-i Habeş Hazretlerinin ayağının, kimilerine göre de Hz. Ali efendimizin atı Düldül’ün ayak izleri ile eşkıya tecavüzünden korunmak için duada bulundukları Allah tarafından taşa dönüştürülen 7 bacılar kayaları ile bir de kısır kadınları çocuk sahibi olmalarını sağlayan Taşbaş Böceği...
Ve en az bin kez dedim ki, Hz. Ali’nin adı dahi doğumuzdaki ve güneyimizdeki Şii Müslüman komşu inanırlarına yeterde artar bile, Nizip’te inanç turizmini canlandırmak ve bölge insanımıza gelir olanakları sağlamak için... Dedim demesine de…
Ne bir duacı buldum, ne bir amin diyeni!...
Altın yumurtlaması kesin kültürel ve turistik kuşlarımızın kimi uçtu gitti; kimi kırık kanat, topal ayak…
Ve ben, kültürel varlık içinde yoksulluk çeken bir Nizip(li) olarak ‘turizm bazında’ çölde bir vaha olarak kaldım... Mı?....
Bunun cevabı ve de benim ‘şu gün için’ tek beklentim, yeni dönem belediye başkanı seçilecek olanın bu kültürel ve turistik kuşları hizmet programına alarak, Nizip’e yakışır ve kalıcı birçok yaşam kafesi oluşturmasıdır.
Bir de… Kentsel yaşamın canlanması için, Gaziantep Üniversitesi bünyesinden ‘en az’ bir fakültenin Nizip’e taşınması ile Nizip’i teğet geçen otoban girişinin Güneybatı yönüne kaydırılıp ‘en az’ 45 derecelik bir açıyla Nizip merkezine dokundurmasıdır.
mehmet karakaş Üye
Üyelik: 2004-09-20 Herkese açık mesaj: 1.742
#166859
Kemal bey çok güzel ifade etmiş uçan kuşları.Bunları geri gelirmi acaba?Kuşları geri getirmek için neler yapmamız gerekiyor?
Kasım Böler Üye
Üyelik: 2005-06-07 Herkese açık mesaj: 1.365
#166942
Kemal abi seni tekrar aramızda görmek güzel...

Uçmayı bekleyen kuşlar var sırada daha cücükler ama nasıl büyüdüklerini anlayamazsınız bir anda pır diye uçarlar, sonrada bin ah vah çekeriz.
dilruba Üye
Üyelik: 2007-08-03 Herkese açık mesaj: 257
#166948
Kasım Böler;166942 wrote:Kemal abi seni tekrar aramızda görmek güzel...

Uçmayı bekleyen kuşlar var sırada daha cücükler ama nasıl büyüdüklerini anlayamazsınız bir anda pır diye uçarlar, sonrada bin ah vah çekeriz.
kasım abi bu cücükler neler? biraz bahsedermisiniz.?
hayri murat bakırcı Üye
Üyelik: 2007-10-30 Herkese açık mesaj: 820
#166975
Tıpkı yıllar gibidir gidince sadece hatırası kalır bizim kide bu hesap olucak sonunda galiba...
Kasım Böler Üye
Üyelik: 2005-06-07 Herkese açık mesaj: 1.365
#167001
Kemal beyin bahsettiği, zeugma, fevkani kilisesi, rumkale birer tarihsel ve külterel değerlerimizdi turizm açısından değerlendiremediğimiz değerlerdir,

Uçmaya hazırlanan diğer değerlerimizin başında antepfıstığı geliyor, bunu değerlendiremediğimiz Fırat takip ediyor detaya girecek olursak başka değerlerde var ancak bunu irdelemenin yeri bu konu değil bu nedenle kısa tutuyorum.
müslüm akpek Üye
Üyelik: 2007-02-08 Herkese açık mesaj: 11.752
#167039
Güvercin uçurmaktan alışmışız ya ondan elimizdeki kuşları uçuruyoruz, ben bu yazıyı okuduktan sonra safranboluyu en azından internetten incelemenizi tavsiye ediyorum, buranın halkı sadece Turizmden köşeyi döndüler.
Gökhan Dokuyucu Üye
Üyelik: 2005-02-19 Herkese açık mesaj: 4.305
#167067
Öncelikle Aramıza tekrar Hoş Geldin Kemal abi. Sitede böyle güzel yazılar görmeyeli çok olmuştu.

Benzetmen gerçekten çok yerinde kuş misali tüm değerlerimiz uçup gidiyor ve hala uçmaya devam ediyor.
Belki bir kaç kuşu tekrar yuvaya döndürebiliriz ama bunun içinde bize sağlam kuşçular gerek.
Kuşçularımız genelde elden kaçırmayı öğrenmişler yakalamayı değil.
Antep o kadar uyanık ki devamlı kafes yapıyor bizde ne kadar safız ki devamlı kuşları çıkarıp antepe doğru uçuruyoruz. Nizipliler kuşçu kültürünü iyi bilirler. Parlak çekme diye bir kavram vardır kuşçulukta işte antepte çok güzel parlak çekiyor bizim kuşlarımızda pat o kafese giriyor :)
Gelecekte fıstığı da birecik alınca elimizde ne kalacak onu çok merak ediyorum.
Sadece vaat eden kuşçularımız var!!!
Kendi kuşçularımızı yetiştirmeliyiz artık. Yoksa uçacak kuşta kalmayacak!

Tekrar eline sağlık kemal abi yeni yazılarını merakla bekliyor olacağız....
benbaskan Üye
Üyelik: 2004-05-09 Herkese açık mesaj: 949
#167087
abi eline emeğine sağlık herşeyi bir güzel özetlemişsin zaten ne olduysa kendi çıkarlarımızı düşünüp toplumsal çıkarlarımızı düşünmememizden meydana geliyor herşey eğer ki bunu düşünmüş olsa idik bu gün bu durmda olmazdı nizip...
Mustafa Bilici Üye
Üyelik: 2006-02-18 Herkese açık mesaj: 2.407
#167355
Mesneviden

“Kuşun biri, hile ve tuzakla yakalanmıştı. Kuş, kendini yakalayana dedi ki:

“-Ey efendi! Sen hayatında birçok sığır ve koyun yemişsindir; birçok deve de kur*ban etmişsindir! Sen onların etleriyle dahî doymadın, benim bedenimle mi doyacaksın?! Beni serbest bırak da, sana üç öğüt vereyim. Vereyim de, bil bakalım akıllı mıyım, aptal mıyım? O üç öğüdümün birincisini senin elinde vereyim, ikinci öğüdümü sa*manla karışık balçıktan yapılmış damının üstünde vereyim. Üçüncüsünü de ağacın üstüne konunca söylerim. Sen, bu üç öğüt yüzünden mes'ûd olursun! Elinde iken vereceğim öğüt şudur:

“Olmayacak şeye, kim söylerse söylesin, inanma!”

Kuş o değerli olan ilk öğüdü söyleyince, kendini yakalamış olan el gevşedi, âzâd oldu, uçtu ve duvarın üstüne kondu. Orada ikinci öğüdünü söyledi:

“Bir de geçmiş gitmiş şeye gam çekme! Bir şey senden geçip gittikten sonra, onun hasretini çekme! Geçmişe acımak, geçmişe hasret duymak yanlış bir iştir; giden geri gelmez! Onu yâdetmek de boş şeydir!”

Ondan sonra dedi ki:

“-İçimde on dirhem ağırlığında çok kıymetli, eşi bulunmaz bir inci vardır! O inci, seni de, çocuklarını da devlete ve saadete kavuştururdu! Fakat, kısmetin değilmiş; dünyada eşi bulunmayan o inciyi kaçırdın!”

Bunun üzerine avcı feryâd u figân etmeye koyuldu. Kuş, avcının bu hareketi üzerine:

“-Sakın «Geçmiş bir şeye gam çekme!» demedim mi!?” dedi. “Mâdem ki inci elinden gitti, neden gam çekiyorsun? Sözümü anlamadın mı?! Yâhut sağır mısın? Sonra, bir de sana, «Olmayacak şeye sakın aldanma!» demedim mi!?” dedi. Ve devamla:

“-A arslanım; benim kendim üç dirhem gelmez bir serçe kuşu iken, içimde on dirhemlik inci nasıl bulunabilir?”

Adam kendine geldi de:

“-Pekiyi!” dedi. “Haydi, o üçüncü öğüdü de söyle!”

“-Evet!” dedi kuş. “Öbür öğütleri tuttun da, üçüncüsünü sana bedâva söyleyeyim, öyle mi? Gaflet uykusuna dalmış bir bilgisize öğüt vermek, çorak bir yere to*hum ekmektir! Yahud çölü sulamak gibidir. Ahmaklığın, bilgisizliğin yırttığı şeyi, artık hiçbir yama tutmaz! Ey öğütçü; oraya hikmet tohumu pek ekme!”

Cevap yazmak için hesabınıza giriş yapın.

WhatsApp iletişim