Bazen soğuk kış gecelerinde uzun süre çıkamazdık tandırdan. Sadece ısınmak için değil,ninelerimizden masal dinleme fırsatı bulduğumuz harika bir ortamdı tandırlar.Bazen korku dolu hikayeler dinlerdik ve korkudan yorgana daha sıkı sarılırdık..
Bir başka alemdi tandırlı geceler.
Hani bazen patates gömerdik,bazen havuç ve bazen de soğan gömerdik tandırın içinde bulunan mangala. Açlığımızı bastırmak için değil,gerçek bir lezzet tadmak için yapardık bunu. En çok şuna gıcık olurduk,hatırlarmısınız bilmem ? Çocukların bezlerini kurutmak için tandırın üzerine serilmesine. Hayal olup gitti işte.
Üstad Necip Fazıl'ın söylediği gibi; GEÇTİ GİTTİ BİR KAÇ GÜNLÜK FASILDI .
Resim harika konu harika. Yine geçmişe götürdün bizi. Soğuk kış günlerinde köyde isek kurardık tandırı. Uzun müddet bodrumda atılı durdu, Sonra kimbilir nereye gitti.
evet bende küçükken çok yattım tandırın içinde, vede samimiyetle söylüyorum orada aldığım uykunun tadını kolay kolay alamazdım. zaten yorganın altına girdimmi 5 dk kalmaz hemen uykum gelirdi,
şimdi ise Nizipte tandır kuran kaç ev var ancak parmakla sayılır
Tandır olayı biraz gariban işi gibi algılandığı için artık insanlar pek kullanmıyor. Ama nostalji olması açısından güzel bir şey olurdu. Meselaneşeli sohbetler için bir araç olabilir; çünkü bir daire oluşturulacağından teorik olarak tv izleme zor olur Resmi aç .
Abi öyle deme ya, ben tatilde eve gidince oturup iki kelam laf edelim diyorum. Bizimkiler ben hiç yokmuşum gibi tvnin karşısına kuruluyorlar Kadının Sesi izliyorlar. Yani tvden koparacak bir şey lazım
VAY BEEEEEEEEEEEEEE NEREDE O GÜNLER ÇOCUKLUK GÜNLERİM AKLIMA GELDİ TANDIRDA HE P UYKUM GELİRDİ UYUKLARDIM ........YA ORHAN KARDEŞ NASIL DÜŞÜNÜYORSUN BÖYLE NOSTALJİLERİ KUTLUYORUM SENİ... Resmi aç
aromel kardeşimin tv ile ilgili yadıgı bölümü okuyunca aklıma aşgıdaki hikaye geldi.......
H I R S I Z Adam kapiyi açtiginda, polislerle karsilasti. Heyecanla:Bir sey mi istediniz? diye sordu. Bir olay mi var? Içlerinden komiser olani: Geçen yil evinizi soyan hirsizi yakaladik, diye cevap verdi.ifâdesindenbu eve de girdigini anladik. Adam, polislerin arasinda sıkışıp kalan 18-20 yaslarinda ki genci bir müddet süzdükten sonra: Buyurun, içeri girin, diye kenara çekildi. Herhalde bazi seyler soracaksiniz. Hep birlikte oturma odasina geçtiler. Adam önce polislerin, sonra da hirsizin elini sikarak: -Geldiginize sevindim, dedi. Bu gençle tanismayi da çok arzu ediyordum.Polislerden biri: -Herhalde yanlis anladiniz,diye lafa karisti. . Bu delikanli polis falan degil, evinize giren hirsizdir. Adam: -Daha o kadar yaslanmadim memur bey, diye çikisti..Hirsiz oldugunu biliyorum ama, açik söylemek gerekirse sikayetçi de degilim. Konusanlar hirsizi da sasirtmis görünüyordu. Adam, misafirlerine seker ikramettikten sonra tane tane konusmaya devam etti: - Evim soyulmadan önce geç vakitlere kadar oturur, haliyle sabah namazlarina kalkamazdim. Ve çok istedigim halde günde bir sayfa bile Kur'an okumaya vakit bulamazdim, namazlar da, Allah kabul etsin hep yarim yamalak olurdu.Ama delikanli, bilmeden de olsa beni bu gafletten kurtartardi.Polislerden biri dayanamayip atildi: - Ne yapti ki bey amca? Adam, biraz önce ikram ettigi sekerleri kutusuyla birlikte hirsizin önüne koyarken: - Daha ne yapsin ki evlat, diye gülümsedi. Evime girdiginde, televizyonumu çalmisti.
.
alıntı: aromel:
Abi öyle deme ya, ben tatilde eve gidince oturup iki kelam laf edelim diyorum. Bizimkiler ben hiç yokmuşum gibi tvnin karşısına kuruluyorlar Kadının Sesi izliyorlar. Yani tvden koparacak bir şey lazım
Tv den koparma kolay. Evin damına çıkar, anteni ters tarafa büker gizlice inersin. Bunuda kimseye belli etme..
Arkadaşlar ben konuyu tekrar toparlıyorum. Yarın orhan beyden fırça yemektense, yüzümüzün suyu ile huzeyfenin açtığı yaraları kapatmaya çalışayım..
.
Bak huzeyfe kardeşim. Orhan bey özellikle yukarıda resim ile belirtmiş tandırın ne olduğunu. Sen getirmiş tandır kuzusu bilmem ne. :))) Dervişin fikri işte..
Bu tandırların içerisinde birde mangal olur ve bu mangalıda elimize alır, fırının önünde fırıncıdan hazvel vermesini beklerdir..
Hazvel kelimesini goolede tarattım bulamadım. Acaba imla hatasımı var. Yanlışmı telaffuz ediyorum velhasıl bulamadım. Çünkü fırından alınan hazvelin ateşi daha geç geçer, üzeri biraz küllendikten sonra içerisine uzatılan ayağı yakmaz ama ısısını yavaş yavaş verir..
Ama bir sorunu olur. Müthiş başağrısı yapar. Yani yan etkisi de var..
sevgili arkadaşım kutlarım sizi gerçekter yıllar öncesinde götürdünüz bizi .
tandırın etrafında toplanınca insanlar büyükler birşeyler anlatırdı ve şimdiki gibi fıkra falan değil bizzat hayatın içinden ta kendisi yaşanmış hikayeler bir nevi insan orada kültüründen bir şeyler kazanıyordu. tandırın içerisinde ki köz insanın ayagını ısıtırken insanların hoş sohbeti ise her şeye deyiyordu..
gerçekten kültürel bir nostalji yaşattınız TEŞEKKÜRLER.
SEVGİLİ ORHAN KARDEŞİM ÇOK TEŞEKKÜR EDERİZ,BİZE NOSTALJİ YAŞATTINIZ.AH! ESKİ GÜNLER AH! TANDIRDA ISINARAK DERS ÇALIŞTIĞIM GÜNLERİ HİÇ UNUTMAM.
ĞAZVELİN VERDİĞİ ISI İLE BİRLİKTE KIYMETLİ HOCAMIN DEDİĞİ GİBİİNSANI MAYIŞTIRAN BİR REHAVET OLUŞURDUAMMA BU GÜNE KADAR HİÇ KİMSEYİ ZEHİRLEDİĞİ SÖYLENEMEZ..
SEVGİLİ ORHANIM BİRDE ESKİ TAHTA KAPILAR İLE ONLARIN ANAHTARINI YAYINLARSAN ÇOK SEVİNİRİM..
YİNE HACCA GİDENLERİN KAPI ÜSTLERİNDE ARAPÇA YAZI VEYA AYETİ KERİMELER YAZILI TABELALAR OLURDU,BU VESİLE İ,LE İNSANLAR BİLİRDİKİ, BU EV HACI EVİ,ONLARIDA YAYINLAYA BİLİRSEN ÇOK SEVİNİRİM.SELAMLAR.
Güldürsede ağlatsada insandır onu yaşatan... Hani derler ya ; gençlik ümitle,ihtiyarlık anılarla geçer. Bazen düşünüyorum da acaba yaşlanıyormuyuz ? :)))))).
Resmi aç TANDIR, hazvel konulan üç ayaklı mangallar vepaşa mangalları ile birlikte; odun yakılan teneke sobalardandan, kömür yakılan demir sobalardan, elektrikli sobalardan, kaloriferlerden ve doğal gazdan önce kullanılan ve de kökeni bölgemize ait olan bir ısınma aracıdır. .
Tarihsel geçmişi yüzyıllarla ifade edilmektedir. Hala kullanılıyor olması nostaljiden ziyade, ekonomik nedenlerden de olsa kültürel bir değerin ne kadar kalıcı olduğu göstergesi ibretlik bir olaydır. .
Şayet, Nizibimize "arzuladığımız" kültür evini açınca, hiç şüphesiz, tandır; oturma odasındaki yerini alacaktır. Tandırı görmeyen, ne olduğunu ve ne işe yaradığını bilmeyen de görüp, öğrenmiş olacaktır..
Şu kış günlerinde tandırlı ya da tandırsız ALLAH kimseyi AYAZ AĞANIN DAMINDA KOYMASIN!...
Valla Halil Hocam, bahsettiğin o fırının önünde hazvel bekleme işini ninemgile gittiğimizde hep biz yapardık. Bir an gözümün önünden o günler geçti. Ama baş ağrısı olayını yaşadığımı hiç hatırlamıyorum..
Ama tandırın şöyle bir tehlikesi var. Özellikle kalabalık ailelerde akşamları tandırın içine girilince biri isteyerek ya da istemeyerek o "malum" olayı yaparsa hiç iyi olmuyor!!! :))).
Bir de şu tabir vardır. Havalar kışın öyle bir soğurki sobaya ne atsanız donarsınız.Bu soğuğa yöremizde, özellikle köylerde"Kariyi tandıra sı.ıran soğuklar" denir. Bu tabiryaşanmış bir olaydan çıkmıştır. .
Şu an olsada ayaklarımızı uzutsak sımsıcak yorganın altına.Ne kadar zevkli olurdu hakikaten.Bir anda o günlere götürdün bizi.Bütün çocuklar etrafına toplanmış nenelerinin anlattığı hikayeyi dinliyorlar. Evel zaman içindekalbur saman içinde diye başlardıhikaye bitmesini istemezdik ;ama her şeyin sonu gibi o da biterdi.Evin küçüğü ayaklarını birbirine vurup nazlanır ,hadi bi daha bi daha derdi.Bir diğer muzip yorganı çeker, mini bir kavga başlardı.Nenenin gür sesi birden hakim olur .....Susarsanız bir daha anlatacağım..
Sessizlik hakim olur.Nene tam başlayacakken ...Birden bir çığlık ana ayağım yandııııı..