Aminnnnn.... Cengizz Sende Beter olll Emiii :D
Genç Muhabbet
#135524
#135527
#135530
#135531
#135533
#135534
#135550
#135643
#135829
#135872
#135880
UNUTMA BACIM
Türksün, Müslümansın; dahası var mı?
Unutma bunları aman ha bacım.
Senin ak yüzünden ak olmamalı
Dağda kar, külekte ayran ha bacım.
Bir kocan olmalı, bir evin senin;
Artsın, eksilmesin şerefin senin;
Barışta annelik görevin senin,
Savaşta silâha davran ha bacım.
Hak yolun yolcusu kalmaz arkada;
Gücünü, gönlünü ülküye ada.
Yaşamak ne kadar hakkımızsa da,
Canımız Türklüğe kurban ha bacım.
Donsuz “yıldız”ları edinme örnek,
Kırk sandığa sığmaz bir kirli gömlek.
“Namus için” diyor en kutsal ölmek;
Ceddinin yazdığı ferman ha bacım.
Eskiyi, yeniyi bırak bir yana;
Her şeyin iyisin, doğrusun ara.
Uyma köksüzlere, olma maskara;
Aman ha, aman ha, aman ha bacım.
#135883
#135884
#135885
#135886
#135888
Cengiz sanki sen evlendirin 3 çocuk sahibi oldun:) sende yazıyon işte:D
Huzi de yazsa kadro tamam olacakta batık gibi mübarek :) bir giriyor bir çıkıyor istikrarlı değil bu günlerde:)
#135921
#135950
AÇIK DİLEKÇE
Görmediğim bir bambaşka durum var
Sizin şehrin kızlarında savcı bey.
Yaklaşanı tâ yürekten vururlar
Kan kokuyor gözlerinde savcı bey.
Gayeleri gönül kırmak dal gibi
Bakışları çifte faul bal gibi
Ülkeler fethetmiş bir kral gibi
Gurur dolu pozlarında savcı bey.
Kaş yaparken, göz çıkarır elleri
Çok silâhtan tesirlidir dilleri
Hayret ettim, bir tuhaf ki hâlleri,
Poyraz eser yüzlerinde savcı bey! .
Derviş olup çıktım tığsız, tebersiz
İlk görüşte avladılar habersiz
Pişirdiler beni tuzsuz, bibersiz
Kebap oldum közlerinde savcı bey! .
Bölüştüler gönlüm ile aklımı
Davacıyım, ara benim hakkımı...
Bir yol göster, haksız mıyım, haklı mı?
Yorulmayım izlerinde savcı bey
#135971
#136019
#136028
#136033
#136095
#136099
#136120
ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA...
Görüntülenme: …
zalim sewgilim
Kendini sevdirdin bir aşık ettin
Bırakmam diyordun yeminler ettin
Hani mutluluk sensiz olmaz demiştin
Zalim sevgilim sensiz neyleyim
Bir avuç gözyaşı dolmuş elimde
Acili şarkılar kalmış dilimde
Ömrümü harcadım bir zalimin kalbine
Boş yere eriyip gitmiş benim ömrüm
Her zaman şarkılarım senin içindir
Şiirler sözler aşkım içindir
Yaşamak neye yarar vururum ben kendimi
Zalim sevgilim sensiz neyleyim
Sevmeyi bilmeyen ellere düşmüşüm
Genç yaşta hayata darılmış küsmüşüm
Kaderim diyerek boynumu bükmüşüm
Boş yere eriyip gitmiş zavallım...
Kendini sevdirdin bir aşık ettin
Bırakmam diyordun yeminler ettin
Hani mutluluk sensiz olmaz demiştin
Zalim sevgilim sensiz neyleyim
Bir avuç gözyaşı dolmuş elimde
Acili şarkılar kalmış dilimde
Ömrümü harcadım bir zalimin kalbine
Boş yere eriyip gitmiş benim ömrüm
Her zaman şarkılarım senin içindir
Şiirler sözler aşkım içindir
Yaşamak neye yarar vururum ben kendimi
Zalim sevgilim sensiz neyleyim
Sevmeyi bilmeyen ellere düşmüşüm
Genç yaşta hayata darılmış küsmüşüm
Kaderim diyerek boynumu bükmüşüm
Boş yere eriyip gitmiş zavallım...
saolasın üstad kalsın hazımsızlık yapıyor... ama fatih baba hayırlı dua ederse beeeeeeelki ;)
Gidin cayır cayır yanın o zaman,Allahın delileri.Selamlar
Özledim seni...
Ayrılık yüreğimi karıncalandırıyor nicedir...
Beynimi uyuşturuyor özlemin...
Çok sık birlikte olmasak bile benimle olduğunu bilmenin bunca yıl
içimi nasıl ısıttığını yeni yeni anlıyorum.
Yokluğun, hatırlandıkça yüreğime saplanan bir sızı olmaktan çıkıp
sürekli bir boşluğa dönüşüyor.
Sabahlara seni okşayarak başlamaları, akşamları her işi bir kenara koyup
seninle baş başa karşılamaları özlüyorum; oynaşmalarımızı,
yürüyüşlerimizi, sevimli haşarılığını, çocuksu küskünlüğünü...
Nasıl da serttin başkalarına karşı beni savunurken; ve ne yumuşak,
bir çift kısık gözle kendini ellerimin okşayışına bırakırken...
Ya da kolyeni çözdüğümde kollarıma atlarken...
Hasta olduğunda, o korkunç kriz gecelerinde günler,
geceler boyu nöbet tuttuk başında... O şen kahkahalarına
yeniden kavuşabilmek için sessiz dualar ederek...
"Atlattı" müjdesini kutlarken yorgun bedenindeki yaraları okşayarak,
doktorun böldü sevincimizi: "Yaşayamaz artık bu evde...
Yüksek binalar ve beton duvarların gri kentinde" dedi,
"O gitmeli... Ve kendine yeni bir hayat çizmeli..."
Bilsen ne zor, gitmen gerektiğini bile bile "Kal" demek sana...
Ne zor, senin için ebedi mutluluğun beni unutmandan geçtiğini bilmek...
Gitmeni asla istemediğim halde, buna mecbur olduğumuzu görmek
ve sana bunları söyleyemeden "Git artık" demek...
"Beni ne kadar çabuk unutursan, o kadar çabuk kavuşacaksın
mutluluğa" demek sana ne zor...
Sesimi, kokumu çekip alıvermek beyninden,
sesin, kokun hala beynimdeyken...
Seni görmemek ve belki yıllar sonra karşılaştığımızda
bana bir yabancı gibi bakmanı istemek senden...
Yeni bir sevdayı yasakladığım kalbime söz geçirmek...
Ve sonra kendi ellerimle bindirip seni yabancı bir arabanın
arka koltuğuna, birlikte güneşlendiğimiz onca yazı,
yan yana titreştiğimiz onca kışı, paylaştığımız bunca acıyı,
onca kahkahayı ve bütün o uzak yeşillikleri katıp yorgun bedeninin yanına,
arkadan pişmanlık gözyaşları dökmek ne zor...
Ne zor hiç tanımadan seni emanet ettiğim bir şoföre "Hızla
uzaklaş buradan ve gidebileceğin kadar uzağa git" demek...
Yokluğunu beklemek, ne zor...
Bunları düşündükçe, şu anda uzaklarda bir yerlerde
üşüdüğünü sezinleyerek panikliyorum. Bütün engelleri aşıp,
terk edilmiş caddeleri, kimsesiz sokakları, yalnız bulvarları arşınlayarak
sana ulaşmak, sessizce başını okşamak, kulağına sevgi sözcükleri fısıldamak
ve yavaşça üzerini örtmek geliyor içimden...
Paylaştığımız bir mazinin, yitirdiğimiz bir geleceğe
dönüşmesinden hicran duyuyorum.
Gizli gizli hüzünlendiğim akşamlardan birinde,
terk etmişlere özgü bir terk edilme korkusunu da
yüreğimin derinliklerinde duyarak sana koşmak,
yaptıklarım ve daha çok da yapamadıklarım için özür dilemek
ve "Dön bebeğim" demek istiyorum:
"Geri dön... Kulüben seni bekliyor..."
can dündar...
Ayrılık yüreğimi karıncalandırıyor nicedir...
Beynimi uyuşturuyor özlemin...
Çok sık birlikte olmasak bile benimle olduğunu bilmenin bunca yıl
içimi nasıl ısıttığını yeni yeni anlıyorum.
Yokluğun, hatırlandıkça yüreğime saplanan bir sızı olmaktan çıkıp
sürekli bir boşluğa dönüşüyor.
Sabahlara seni okşayarak başlamaları, akşamları her işi bir kenara koyup
seninle baş başa karşılamaları özlüyorum; oynaşmalarımızı,
yürüyüşlerimizi, sevimli haşarılığını, çocuksu küskünlüğünü...
Nasıl da serttin başkalarına karşı beni savunurken; ve ne yumuşak,
bir çift kısık gözle kendini ellerimin okşayışına bırakırken...
Ya da kolyeni çözdüğümde kollarıma atlarken...
Hasta olduğunda, o korkunç kriz gecelerinde günler,
geceler boyu nöbet tuttuk başında... O şen kahkahalarına
yeniden kavuşabilmek için sessiz dualar ederek...
"Atlattı" müjdesini kutlarken yorgun bedenindeki yaraları okşayarak,
doktorun böldü sevincimizi: "Yaşayamaz artık bu evde...
Yüksek binalar ve beton duvarların gri kentinde" dedi,
"O gitmeli... Ve kendine yeni bir hayat çizmeli..."
Bilsen ne zor, gitmen gerektiğini bile bile "Kal" demek sana...
Ne zor, senin için ebedi mutluluğun beni unutmandan geçtiğini bilmek...
Gitmeni asla istemediğim halde, buna mecbur olduğumuzu görmek
ve sana bunları söyleyemeden "Git artık" demek...
"Beni ne kadar çabuk unutursan, o kadar çabuk kavuşacaksın
mutluluğa" demek sana ne zor...
Sesimi, kokumu çekip alıvermek beyninden,
sesin, kokun hala beynimdeyken...
Seni görmemek ve belki yıllar sonra karşılaştığımızda
bana bir yabancı gibi bakmanı istemek senden...
Yeni bir sevdayı yasakladığım kalbime söz geçirmek...
Ve sonra kendi ellerimle bindirip seni yabancı bir arabanın
arka koltuğuna, birlikte güneşlendiğimiz onca yazı,
yan yana titreştiğimiz onca kışı, paylaştığımız bunca acıyı,
onca kahkahayı ve bütün o uzak yeşillikleri katıp yorgun bedeninin yanına,
arkadan pişmanlık gözyaşları dökmek ne zor...
Ne zor hiç tanımadan seni emanet ettiğim bir şoföre "Hızla
uzaklaş buradan ve gidebileceğin kadar uzağa git" demek...
Yokluğunu beklemek, ne zor...
Bunları düşündükçe, şu anda uzaklarda bir yerlerde
üşüdüğünü sezinleyerek panikliyorum. Bütün engelleri aşıp,
terk edilmiş caddeleri, kimsesiz sokakları, yalnız bulvarları arşınlayarak
sana ulaşmak, sessizce başını okşamak, kulağına sevgi sözcükleri fısıldamak
ve yavaşça üzerini örtmek geliyor içimden...
Paylaştığımız bir mazinin, yitirdiğimiz bir geleceğe
dönüşmesinden hicran duyuyorum.
Gizli gizli hüzünlendiğim akşamlardan birinde,
terk etmişlere özgü bir terk edilme korkusunu da
yüreğimin derinliklerinde duyarak sana koşmak,
yaptıklarım ve daha çok da yapamadıklarım için özür dilemek
ve "Dön bebeğim" demek istiyorum:
"Geri dön... Kulüben seni bekliyor..."
can dündar...
Amin sağolasın abim:) Sen yandın bizde yanmazsak sana ayıp olur:)
Mevlana ne demiş; Hamdım, Piştim, Yandım..
Ve diğer bir sözü
Ey yüzü gönül kabesi,can kıblesi olan güzel. Derdinden mum gibi yandım,eridim.Ey can şulesi örtüyü kaldır, yüzünü aşıka göster, göster ki aşık, kendi elleriyle can hırkasını yırtsın,parçalasın.
Mevlana ne demiş; Hamdım, Piştim, Yandım..
Ve diğer bir sözü
Ey yüzü gönül kabesi,can kıblesi olan güzel. Derdinden mum gibi yandım,eridim.Ey can şulesi örtüyü kaldır, yüzünü aşıka göster, göster ki aşık, kendi elleriyle can hırkasını yırtsın,parçalasın.
AŞK HİKAYESİ
Başımdan bir kova sevda döküldü
Islanmadım, üşümedim, yandım oy!
İplik iplik damarlarım söküldü
Kurşun yemiş güvercine döndüm oy!
Yağmur yorgan oldu, döşek kar bana
Anladım ki kendi gönlüm dar bana
Alev dolu bardakları yâr bana
Sunuverdi içtim içtim kandım oy!
Sevgi ektim, naz biçmeye çalıştım
Ne zamana, ne kendime alıştım
Kırk senede yedi hasret bölüştüm
Yedi dünya bana düştü sandım oy!
Gönül şahinimi yordum gerçeğe
Sonsuzda yüzümü sürdüm gerçeğe
Teselliden kanat kırdım gerçeğe
Tecellinin sinesine kondum oy! Abdurrahim KARAKOÇ
Başımdan bir kova sevda döküldü
Islanmadım, üşümedim, yandım oy!
İplik iplik damarlarım söküldü
Kurşun yemiş güvercine döndüm oy!
Yağmur yorgan oldu, döşek kar bana
Anladım ki kendi gönlüm dar bana
Alev dolu bardakları yâr bana
Sunuverdi içtim içtim kandım oy!
Sevgi ektim, naz biçmeye çalıştım
Ne zamana, ne kendime alıştım
Kırk senede yedi hasret bölüştüm
Yedi dünya bana düştü sandım oy!
Gönül şahinimi yordum gerçeğe
Sonsuzda yüzümü sürdüm gerçeğe
Teselliden kanat kırdım gerçeğe
Tecellinin sinesine kondum oy! Abdurrahim KARAKOÇ
Eğer şiirdeki gibi sevgilinin gözlerinde yanacaksak EYVALLAH! Selamlar...
Orti sana bu konuda bir şey diyemeyeceğim. Bir zamanlar MSN'de bana nasıl dert yanıyordun istedim vermediler diye... Bak açtırma ağzımı. Selamlar...:)
Cengiz, beni sen anlarsın ancak. Biz mühendisleri kimse anlamıyor. Selamlar...:)fsoyarik;135531 wrote:Gidin cayır cayır yanın o zaman,Allahın delileri.Selamlar
Orti sana bu konuda bir şey diyemeyeceğim. Bir zamanlar MSN'de bana nasıl dert yanıyordun istedim vermediler diye... Bak açtırma ağzımı. Selamlar...:)
Gece yıldızı şiirlirn hepside güzeldi. Ama benim favorilerim genellikle dörtlüklerdir. Seninde bu şiirin çok hoşuma gitti. Güzel şiirler yazıyorsun senden başka şiirlerde bekliyoruz. Hele birde Nizip üzerine bir dörtlük yazarsan çok ama çok sevinirim. Yaradana emanetsiniz....geceyildizi;134561 wrote:hayat çok güzel şeydir
........................elemleri olmasa
güller çok güzel şeydir
.........................dikenleri olmasa
insan çok güzel şeydir
..........................yalanları olmasa
AŞK çok güzel şeydir
...........................aldatılmak olmasa
Nizip27700 abim şöyle dörtler istiyor galiba:)
Nizip güzeldir
Ah şu gurbetliği olmasa...
Patlıcan kebabı da güzeldir
Ah şu yağı da akmasa...
Bu site güzeldir
Ah birde iç çekişmeler olmasa :)
Nizip güzeldir
Ah şu gurbetliği olmasa...
Patlıcan kebabı da güzeldir
Ah şu yağı da akmasa...
Bu site güzeldir
Ah birde iç çekişmeler olmasa :)
UNUTMA BACIM
Türksün, Müslümansın; dahası var mı?
Unutma bunları aman ha bacım.
Senin ak yüzünden ak olmamalı
Dağda kar, külekte ayran ha bacım.
Bir kocan olmalı, bir evin senin;
Artsın, eksilmesin şerefin senin;
Barışta annelik görevin senin,
Savaşta silâha davran ha bacım.
Hak yolun yolcusu kalmaz arkada;
Gücünü, gönlünü ülküye ada.
Yaşamak ne kadar hakkımızsa da,
Canımız Türklüğe kurban ha bacım.
Donsuz “yıldız”ları edinme örnek,
Kırk sandığa sığmaz bir kirli gömlek.
“Namus için” diyor en kutsal ölmek;
Ceddinin yazdığı ferman ha bacım.
Eskiyi, yeniyi bırak bir yana;
Her şeyin iyisin, doğrusun ara.
Uyma köksüzlere, olma maskara;
Aman ha, aman ha, aman ha bacım.
Gökhan kardeş,yüreğinize, elinize sağlık...valla çok beğendim,teşekkür ederim...Gökhan Dokuyucu;135872 wrote:Nizip27700 abim şöyle dörtler istiyor galiba:)
Nizip güzeldir
Ah şu gurbetliği olmasa...
Patlıcan kebabı da güzeldir
Ah şu yağı da akmasa...
Bu site güzeldir
Ah birde iç çekişmeler olmasa :)
fatih abim bu şiiri girişe bi yere asmak lazım tüm bacıların görmesi için...
"sevmek anlaşmak değil ki mühendiste sevilir" diyorum subutay üstada katılıyorum
"sevmek anlaşmak değil ki mühendiste sevilir" diyorum subutay üstada katılıyorum
teşekkürler cengiz,ibo atı aldı üsküdarı geçti
hiç deme abi baksana buralara takıldığı yok artık :) ne işi var bekarlarla :D gökhanve fatih ortiler daha buraya çok yazar....fsoyarik;135885 wrote:teşekkürler cengiz,ibo atı aldı üsküdarı geçti
cengizkrbck;135886 wrote:hiç deme abi baksana buralara takıldığı yok artık :) ne işi var bekarlarla :D gökhanve fatih ortiler daha buraya çok yazar....
Cengiz sanki sen evlendirin 3 çocuk sahibi oldun:) sende yazıyon işte:D
Huzi de yazsa kadro tamam olacakta batık gibi mübarek :) bir giriyor bir çıkıyor istikrarlı değil bu günlerde:)
Yav Allah'ın tavuğu ne anlar şiirden, manzumdan. Zaten hayatında iki tane ifade var; biri "gıt", diğeri ise "gıdak". Onun yazacağı şiir şöyle olur:
Gıt gıt gıdak,
Yumurtam sıcak.
İnanmazsan gel de bak...:)
Fatih Abi öyle bir bacı varsa, ııhh yani işte sen anlarsın. Biz buradayız... Selamlar. :)
Bu kitaplar Fatih’tir, Selim’dir, Süleyman’dır;
Şu mihrap Sinanüddin, şu minare Sinan’dır;
Haydi, artık, uyuyan destanını uyandır!
Bilmem neden gündelik işlerle telaştasın?
Kızım, sen de Fatih'ler doğuracak yaştasın.
Gıt gıt gıdak,
Yumurtam sıcak.
İnanmazsan gel de bak...:)
Fatih Abi öyle bir bacı varsa, ııhh yani işte sen anlarsın. Biz buradayız... Selamlar. :)
Bu kitaplar Fatih’tir, Selim’dir, Süleyman’dır;
Şu mihrap Sinanüddin, şu minare Sinan’dır;
Haydi, artık, uyuyan destanını uyandır!
Bilmem neden gündelik işlerle telaştasın?
Kızım, sen de Fatih'ler doğuracak yaştasın.
AÇIK DİLEKÇE
Görmediğim bir bambaşka durum var
Sizin şehrin kızlarında savcı bey.
Yaklaşanı tâ yürekten vururlar
Kan kokuyor gözlerinde savcı bey.
Gayeleri gönül kırmak dal gibi
Bakışları çifte faul bal gibi
Ülkeler fethetmiş bir kral gibi
Gurur dolu pozlarında savcı bey.
Kaş yaparken, göz çıkarır elleri
Çok silâhtan tesirlidir dilleri
Hayret ettim, bir tuhaf ki hâlleri,
Poyraz eser yüzlerinde savcı bey! .
Derviş olup çıktım tığsız, tebersiz
İlk görüşte avladılar habersiz
Pişirdiler beni tuzsuz, bibersiz
Kebap oldum közlerinde savcı bey! .
Bölüştüler gönlüm ile aklımı
Davacıyım, ara benim hakkımı...
Bir yol göster, haksız mıyım, haklı mı?
Yorulmayım izlerinde savcı bey
Nizip'in içi ekmeğin içi,
İçim yanar için için,
Zaman geçmek bilmiyor,
İçimdeki sızı dinmiyor,
Palcanı hiç aklımdan çıkmıyor.
annem
NİZİP'İM
Nohut dürümün bir tane NİZİP'İM
İçimdesin her an NİZİP'İM
Zaman gurbette geçmiyor NİZİP'İM
İçim sensiz yanıyor NİZİP'İM
Perişan etti gurbet beni yeşil NİZİP'İM
annem
sözler anneme ait bunu yazarken bayağı güldüm tşk ler annecim:D:)
İçim yanar için için,
Zaman geçmek bilmiyor,
İçimdeki sızı dinmiyor,
Palcanı hiç aklımdan çıkmıyor.
annem
NİZİP'İM
Nohut dürümün bir tane NİZİP'İM
İçimdesin her an NİZİP'İM
Zaman gurbette geçmiyor NİZİP'İM
İçim sensiz yanıyor NİZİP'İM
Perişan etti gurbet beni yeşil NİZİP'İM
annem
sözler anneme ait bunu yazarken bayağı güldüm tşk ler annecim:D:)
Dostluk Sözde Değil, Özdedir
Seni sen olduğun için sevendir
Yüreğinin sesini uzaklarda bile dinleyendir
İki eli kanda olsa derdine yetişendir
Varolduğunu hissetiren,kıymet bilendir
Dostdur sözde değil özdedir adı...
Sabun köpüğü değil, darlık anında kaybolmaz
Sözünün eri güvenirliği tartışılmaz
Bilirsin, çıkılan yolda yarenlikden caymaz
Hayatına girdi mi kolay kolay çıkamaz
Dostdur sözde değil özdedir adı...
Yüreğini menfaatsiz sunar
İyiliğin için sözleri acıya bular,
Vakti zamanı gelir söyledikleri bir bir çıkar
Yoktur senle dolan kalbinde ne fitne fucur ne de çıkar
Dostdur sözde değil özdedir adı...
Yangınlardaki yüreğine, varlığı ile ferahlık
Mutluluklarında, üstüne dikilen saf ipekden bayramlık
Bilmez ne rol ne ********lık
En büyük özelliği yaradılışı doğallık
Dostdur sözde değil özdedir adı...
Yalnızlıklar rıhtımından alıp götürür, süt beyaz yelkeniyle
Uçurum kenarından çeker,adı şefkat elleriyle
İyiki varsın dedirttiren, avucunda tuttuğu yüreğiyle
'Sen cansın benim dostumsun ' ağız dolusu kelimeleriyle
Dostdur sözde değil özdedir adı....
Tüm Dostlarıma....
Nursen DOĞAN
Seni sen olduğun için sevendir
Yüreğinin sesini uzaklarda bile dinleyendir
İki eli kanda olsa derdine yetişendir
Varolduğunu hissetiren,kıymet bilendir
Dostdur sözde değil özdedir adı...
Sabun köpüğü değil, darlık anında kaybolmaz
Sözünün eri güvenirliği tartışılmaz
Bilirsin, çıkılan yolda yarenlikden caymaz
Hayatına girdi mi kolay kolay çıkamaz
Dostdur sözde değil özdedir adı...
Yüreğini menfaatsiz sunar
İyiliğin için sözleri acıya bular,
Vakti zamanı gelir söyledikleri bir bir çıkar
Yoktur senle dolan kalbinde ne fitne fucur ne de çıkar
Dostdur sözde değil özdedir adı...
Yangınlardaki yüreğine, varlığı ile ferahlık
Mutluluklarında, üstüne dikilen saf ipekden bayramlık
Bilmez ne rol ne ********lık
En büyük özelliği yaradılışı doğallık
Dostdur sözde değil özdedir adı...
Yalnızlıklar rıhtımından alıp götürür, süt beyaz yelkeniyle
Uçurum kenarından çeker,adı şefkat elleriyle
İyiki varsın dedirttiren, avucunda tuttuğu yüreğiyle
'Sen cansın benim dostumsun ' ağız dolusu kelimeleriyle
Dostdur sözde değil özdedir adı....
Tüm Dostlarıma....
Nursen DOĞAN
Başakcıgım gülme,amotör çalışma ancak bu kadar olur.Okyanus kardeşimizede çok teşekkür duygu yüklü şiir için.Selamlar
Yoktur senle dolan kalbinde ne fitne fucur ne de çıkar
Dostdur sözde değil özdedir adı...
Yoktur senle dolan kalbinde ne fitne fucur ne de çıkar
Dostdur sözde değil özdedir adı...
Evet sevgili Gökhan kardeşim benim sevdiğim tarz şiirler böyle olmalı..Öbür düz yazı şiirleri okumuyorum...Hislerime tercüman olduğun için teşekkürler...Gökhan Dokuyucu;135872 wrote:Nizip27700 abim şöyle dörtler istiyor galiba:)
Nizip güzeldir
Ah şu gurbetliği olmasa...
Patlıcan kebabı da güzeldir
Ah şu yağı da akmasa...
Bu site güzeldir
Ah birde iç çekişmeler olmasa :)
Başak annene bizim için teşekkür eder misin? Şiire küçük bir eleştiri yapmak istiyorum. Nizip'in içi, kahkenin dışı derler. Selamlar...
başak;135971 wrote:Nizip'in içi ekmeğin içi,
İçim yanar için için,
Zaman geçmek bilmiyor,
İçimdeki sızı dinmiyor,
Palcanı hiç aklımdan çıkmıyor.
annem
NİZİP'İM
Nohut dürümün bir tane NİZİP'İM
İçimdesin her an NİZİP'İM
Zaman gurbette geçmiyor NİZİP'İM
İçim sensiz yanıyor NİZİP'İM
Perişan etti gurbet beni yeşil NİZİP'İM
annem
sözler anneme ait bunu yazarken bayağı güldüm tşk ler annecim:D:)
subutay abi annemde size güzel şiirleriniz için çok tşk ediyor:)nizip'in içi ekmeğin içi diyor eleştirinizi kabul etmiyor :confused:
şiiri bizi bayağı güldürdü size slm ları var :)
şiiri bizi bayağı güldürdü size slm ları var :)
gülü incitme gönül
Çiçeklerle hoş geçin,balı incitme gönül.
Bir küçük meyve için,dalı incitme gönül..
Başın olsada yüksek,gözün enginde gerek,
Kibirle yürüyerek,yolu incitme gönül...
Mevla verince azma,geri alınca kızma,
Tüten ocağı bozma,külü incitme gönül..
Dokunur gayretine,karışma hikmetine .
Sahibi hürmetine,kulu incitme gönül..
Sevmekten geri kalma,yapan ol,yıkan olma .
Sevene diken olma,gülü incitme gönül..
Konuşmak bize mahsus,olsada bir güzel söz,
Ya hayır de,ya da sus,dili incitme gönül ...
Çiçeklerle hoş geçin,balı incitme gönül.
Bir küçük meyve için,dalı incitme gönül..
Başın olsada yüksek,gözün enginde gerek,
Kibirle yürüyerek,yolu incitme gönül...
Mevla verince azma,geri alınca kızma,
Tüten ocağı bozma,külü incitme gönül..
Dokunur gayretine,karışma hikmetine .
Sahibi hürmetine,kulu incitme gönül..
Sevmekten geri kalma,yapan ol,yıkan olma .
Sevene diken olma,gülü incitme gönül..
Konuşmak bize mahsus,olsada bir güzel söz,
Ya hayır de,ya da sus,dili incitme gönül ...
Cevap yazmak için hesabınıza giriş yapın.