Dini İçerikli Konular

PEYGAMBER SEVGİSİ ANCAK BU KADAR

Görüntülenme: …

firaset Üye
Üyelik: 2005-09-09 Herkese açık mesaj: 148
#1292

Resim kaynağı


PEYGAMBER SEVGİSİ ANCAK

BUKADAR .
GÜZEL ANLATILABİLİR...



.
Resim kaynağı


Medine’de bir şirkette elektrik teknisyeni olarak çalışan,Allah dostu ve peygamber

aşığı bir kardeşimiz işin son günü sabah mesaisinde kendisine verilen teknik görevi

tamamlayıp ayrılmak üzere iken Resulullah’ın Ravzasında elektrik çarpması sonucu

vefat etti ve Cennet-ül Baki'ye defnedildi.Tabii ailesi mecburi istikamet Türkiye'ye

döndü.O zaman 7 yaşında olan oğlu Muhammed Nebi Doğanay bugün ortaokul ögrencisi.

Kompozisyon dersi ödevi olarak bir makale yazmış ve birincilik almış.İşte o peygamber

aşkını en derinden yaşayan bir yüreğin yansımaları..Biliriz ki dil kalpten geçen her şeyi

ifade edemez. Allah bize de bu kardeşimiz gibi Resulullah sevgisi nasip etsin.Amin.



Bir seni güneşim, bir babamı, bir de terliklerimi bırakmıştım geldiğim yerde…

Bir ilkbahar gününde güller gibi kokan Medine'de dünyaya gözlerimi açmıştım.Doğduğum

hastane senin Ravzanın hemen yanıbaşında olduğu için,duyduğum ilk koku senin bahçenin gül kokuları olmuş.Babam

gelip te daha kulağıma ezan okumadan, kulaklarım senin mescidinin ezan sesleriyle şereflenmiş.40 günlük olduğumda ilk ziyaretimi de senin Hane-i Saadetine yapmışım.

İlk adımlarımı senin Ravzandaki mermerlerinde atmış ve Rabbimle ilk buluşmamı, ilk secdemi

senin mescidinde yapmışım. Hemen hemen yaptığım her ilkte sen varsın.Daha konuşmasını öğrenmeden seni sevmeyi öğrendim ben. Belki seni çok tanımazdım ama sanki bana çok çok yakınmışsın gibi severdim seni. Senin evini her

ziyarete gelişimizde seni görmesek bile senin varlığını hisseder,evinden her ayrılışımızda hüzünlenirdik. Çocuklar evde sıkılınca babaları parka, eğlence yerlerine götürsün isterler. Biz Medine’de yaşadığımız sürece hiç babamızdan parka götürmesini istemedik.Bizim canımız sıkılmaz mıydı acaba hiç?Sanırım Medine’deki hiçbir çocuğun canı sıkılmazdı.Çünkü orada hiçbir yerde olmayan gül bahçesi ve bahçenin biricik efendisi vardı.Bizim vaktimizin çoğu o bahçede geçerdi.

Senin bahçenin mermerlerine ayakkabı ile basamazdık. Yalınayak dolaşırdık mermerlerin üstünde. Kimbilir, korkardık belki

de bahçenin güllerine basıvermekten. Yazın mermerler ayaklarımı yakardı. Olsun bu da bizim hoşumuza giderdi. Babama sormuştum bir seferinde

- Babacığım neden Medine bu kadar sıcak diye. Babam da:

- Evladım Medine’de iki tane güneş varda ondan, derdi.

- Nasıl olur babacığım, güneş bir tane değil mi? derdim. Babam gülerek:

- Bak yavrum doğru,bütün dünyayı ısıtan bir güneş var ama bir de alemleri ısıtan ve aydınlatan güneş var.O güneş

de Medine’de olunca sıcaklık iki kat oluyor.

Babamın bu cevabı hoşuma giderdi ve ısınırdım. Gerçekten de ayaklarımızı mermerler ısıtıyordu

ama senin güneşinde, sıcaklığında içimizi ısıtıyordu. Medine’den ayrıldığımızdan beri belki ayaklarımız ısınıyor ama içimiz

bir türlü ısınamıyor.

Çünkü güneşimizin en büyüğünü orada bırakmıştık.Ben güneşimi kaybetmiştim.Onun evine,bahçesine gidemiyordum artık.Gerçi ışığı ta buralarda bizi aydınlatıyordu ama içimi ısıtması için onun Ravzasında yalınayak koşmam lazımdı.Evet, bahçende yürürken ezanlar okunurdu. Öyle güzel

okur ki Medine müezzini ezanı, sanki Bilali Habeşi okuyor sanırsınız. Namaz kılmak için Mescide koştururduk, bilir bilmez. Babamın yanında namaz kılardık.

Büyük sütünların altından gelen soğuk havadan saçlarımızı savurturduk. Zemzem bardaklarından güller yapardık.

Namaz kılarken yanımıza usulca bir kedi sokulurdu.Babam 'incitmeyin sakın, onlar Ebu Hüreyre’nin kedileri' derdi,biz de inanırdık.Senin Mescidine kediler de girebilirdi.Sen çok iyi bir ev sahibiydin çünkü.

Çarşamba günleri hep Uhud'a giderdik.Senin çok sevdiğin amcanı ziyaret etmeye,o bizim de amcamızdı.Kardeşlerimle

Ayneyn tepesine çıkar oradan Uhudda yatan 70 şehide selam verirdik.

Uhud dağına her baktığımızda sanki orada seni görür gibi olurduk. Uhud da senin Ravzanın kokusu gibi gül kokardı.Orası

da ayrı bir gül bahçesi idi sanki.

İşte benim yedi senem ki en değerli en güzel yıllarım senin köyünde, senin gül bahçende, senin savaştığın yerlerde

sanki yanımda sen varmışsın gibi seninle dopdolu geçti. Seni görmesem de seninle yaşamaya o kadar alışmıştım ki

senin yanından ayrılırken sanki bir yanım, bir canım, bir parçam orada kalmıştı.

Buraları bana gurbet oluverdi.Elimde olsa hemen yanına koşar gelirim ama hep büyüyünce gidersin diyorlar.Ben sırf

senin yanına gelebilmek için büyümek istiyorum. Senin yanına geldiğim zaman büyümüş bile

olsam bahçendeki mermerlerde yalınayak dolaşacağım. Ta ki güneşin içimi ısıtana kadar.

Senin hasretinden içim üşüyor.Belki hasretin herkesi yakar,beni de üşütüyor işte.Çünkü benim ruhum doğduğumdan

beri senin sevginle ısınmaya alışkın.

Senin sıcaklığına o kadar muhtacım ki.Ne olur ben sana gelemesem bile sen beni hiç bırakma.Işığınla gecelerimize nur

ol. Sıcaklığınla bütün zerrelerimizi ısıtıver. Hani sana Medineyken komşuyduk ya,evlerimiz

birbirine çok yakındı.Senin varlığın bize güven verirdi hep. Yine öyle ol, arasıra da olsa evimizi şereflendiriver.

Hem benim adım Nebi, aynen seninki gibi.Bu ismi bana seni çok seven bir dostun koymuş.Diğer

adım da Muhammed,yine senin gibi. Bu ismi de canım babacığım koymuş. Buraya gelirken senin köyünde bıraktığımız babacığım.

Sana benzeyen bir yanım daha var.Ben de senin gibi babasız büyüyorum.Ben çok şanslıyım,sen

bize asla yetimliğimizi hissettirmedin. Medine’den ayrıldığımızdan beri sanki sen hep yanıbaşımızdaymışsın gibi

hissediyorum.

Geceleri korkmadan güvenle uyuyorum hep.Seni tanıdığım ve seni sevdiğim için Rabbime

binlerce kez teşekkür ederim.

Babam senin köyünde kalmıştı.Biz babamın cenazesini gömerken abimin terlikleri babamın

kabrine düştü ve orada kaldı. Ben o terlikleri çok kıskandım.Çünkü abimin terlikleri hep babamla kalacaktı.Babamı son

ziyaret edişimizde ben de kimse görmeden terliğimi babamın kabri üstüne gömüverdim.İşte şimdi benim terliğim de hep babamla kalacaktı.

Evet demiştim ya bir güneşimi, bir babamı, bir de terliklerimi bırakmıştım geride. Babam ve terliklerim hep oradaydı, gelemezlerdi. Ama güneşim hep yanımızdaydı. Yetimlerin efendisi, yetimlerini hiç ışıksız bırakır mı?Dünyanın bir ucuna

gitmiş olsaydık bizi bırakmayacağını biliyordum.

Gözümüz gönlümüz seninle aydınlanır efendim. Ruhumuz, içimiz sıcaklığınla ısınır. Birgün sana gelişim geç bile olsa

bana,Gül bahçesinin mermerlerinde yalın ayak koşmak nasip et.Ta ki aşkınla,sevginle bütün

bedenim yanıp kavrulsun. Terliklerimi bıraktığım o güzel mabed son durağım olsun.

Böyle güzel bir yazı ancak orada doğmakla, orada büyümekle ve O Yüce Peygamber’e hasretlik çekmekle

yazılır.



Peygamber diyarında ona komşu olarak büyümüş bir çocuk, onun hasretiyle yanıp tutuşan, içi

üşüyen bir çocuk, ona kavuşunca ısınacağını bilen bir çocuk ancak bu kadar güzel yazabilir.



Bu yıl hacca İzmir 17. Kafile başkanı olarak Kütahya Tavşanlı hacıları ile gittim. Bu mektubu oraya

da götürdüm. Ve Peygamberimizin huzurunda okudum. Muhammed Nebi Kardeşimin selamını götürdüm. Bilemiyorum ben bu mektubu okurken çok duygulandım. Hislendim. Gözlerimden iki

damla da olsa yaş aktı. Sizin de gözyaşlarınızı sildiğinizi tahmin ediyorum.



Ben bu çocuğu ve yazdıklarını çok sevdim. Gözlerinden öpüyorum.



Selam ve saygılarımla...


Vehbi Akşit,Kütahya Müftülülüğü Kur'an Kursları Müdürü

https://content27.bigoo.ws/content/glitter/miscellaneous/miscellaneous_83 [Eksik eski medya kaydı] https://content27.bigoo.ws/content/glitter/miscellaneous/miscellaneous_83 [Eksik eski medya kaydı]

.
.
https://www.resimload.com/140923/0Nzd6QpV [Eksik eski medya kaydı] .

akhenaton Arşiv üyesi
Herkese açık mesaj: 3.828
#21924
Allah razı olsun kardeş. çok güzel bir paylaşım..
pala Üye
Üyelik: 2002-12-25 Herkese açık mesaj: 512
#21929
Rabbim C.C.; cümlemizi , alemlerin Efendisi S.A.V. in şefaatine nail eylesin, bu konuyu bu kadar mükemmel hazırlayanlardanda razı olsun.
Muharremkaplan Üye
Üyelik: 2006-09-08 Herkese açık mesaj: 155
#21937
Itıraf etmeliyim ki tahmin edemeyeceginizi sandığım nedenlerle okumaya cesaret edemedim.
Orhan Çelik Üye
Üyelik: 2006-02-25 Herkese açık mesaj: 3.080
#22117
Dini konuların bile raydan çıktığı sitemizde,
böyle güzel bir konu açtığın için teşekkürler Şahin.
Gökhan Dokuyucu Üye
Üyelik: 2005-02-19 Herkese açık mesaj: 4.305
#22158
kardeşim harika bir yazı bak işte firaset yine gülleri döktürmüş siteye işte gönül bahçesine öyle bir şey istiyoruz ;)

Yazılarının devamını bekliyoruz ama önce derslerin;)
ibrahimher Üye
Üyelik: 2004-08-07 Herkese açık mesaj: 755
#22162
Firaset Allah Senden razı olsun. Yukarıdaki yazı ve Hasseten Kartpostal paylaşımınız dan dolayı teşekkür ederim.
ibrahimher Üye
Üyelik: 2004-08-07 Herkese açık mesaj: 755
#22164


alıntı:
"quote" Orhan Çelik demişki:
Dini konuların bile raydan çıktığı sitemizde,
böyle güzel bir konu açtığın için teşekkürler Şahin.


Orhan bey ! haklısın ama, söylersem bize de hak verirsin sanıyorum.
Şimdi internete gece saat 12 den sonra giriyoruz. bazı konuları tetkik ediyoruz. yeni konu açıyoruz v.s.
Konu başlıklarımız ve içeriğimiz güzel, Ama formun sonuna doğruraydan çıkma değilde, muhabbet ediliyor. Seviye azami derecede korunuyor.
Orhan bey, Birde aksini düşünsene, Çok monoton olursa, hiç kimsenin uğramadığı bir forum olarak kalır. Esprililerimizi hoş karşılayacağınızı ümit eder, Selam ve dua ederim.
ibrahimher Üye
Üyelik: 2004-08-07 Herkese açık mesaj: 755
#22169

Ruhum sana aşık,sana hayrandır Efendim,.Bir ben değil ,alem sana kurbandırEfendim.

Ta Arşa çıkar her gece aşıkların ahı,.Medheyleyen ahlakını Kur'an'dır Efendim.

Kıtmiriniz ey Şah-ı rüsul,kovma kapından,.
Asilere lutfun yüce fermandır Efendim..
.
Ali Ulvi Kurucu.
.

.
Orhan Çelik Üye
Üyelik: 2006-02-25 Herkese açık mesaj: 3.080
#22178
Hocam sizi ve Kasım abiyi tenzih ederim. Asla siz aklıma gelmediniz böyle birşey yazarken,benim sözüm konu dağıtma ustası baş aktör Huzeyfe'ye idi.
Hocam bu çocuk geçen seneden beri yüreğimizi yaktı,konu açmaya korkuyoruz. İlla bir muziplik yapıp,konularımızı dağıtıyor. Aslında kendisini seviyoruz ama bakın ne diyeceğim size;
-Geçenlerde Akif abi dini konular bölümü açacağını ve bu bölümü size verceğini söylemişti. Çok isabetli bir karar olduğunu ,sitenin en büyük eksiği gideriliyor diye çok sevinmiştim.
Fakat Huzeyfe'ye biraz kırgınım,geyik muhabbeti kendisine verilmesine rağmen,dini içerikli konuları dağıtması,sizin adına üzücü bir şey değilmi?
Bunları yazarken bile tereddütlüyüm,acaba diyorum,Huzeyfe'ye suçlamada bulunarak hatamı ettim diye içimi bir telaş kapladı. Yinede bu kadar açık yazmazdım ama,siz yanlış anladınız diye bunları yazmak zorunda kaldım.
Tekrar ediyorum,size veKasım Böler ağabeyimize karşı bir şey demek istemedim. Beni bilirsinizhocam,istiklal camisinde ençalışkan müşteriniz pardon cemaatinizdim :)
ibrahimher Üye
Üyelik: 2004-08-07 Herkese açık mesaj: 755
#22192


Allah'ım Mübarek Ramazan ayındayız.
Ben bu kardeşlerimi seviyorum sende sev yarabbi.
Orhan seni de çok seviyorum. Rabbim de seni sevsin.
Seni, bir düğündü hatırlamıyorum kimin olduğunu ama, orada

Eeeeeeeeeey Rahmeti bol padişah
Cürmüm ile geldim sana,
Ben eyledim hadsiz günah,
Cürmüm ile geldim sana.

SeninadınGaffar iken
Ayp örtücü Settar iken
Kimeeeeeeeee gideeeeeeeeem sen var iken
Cürmüm ile geldim sana

Senden uzak kaldım heman
Ettim hata gizli ayan
Vurma yüzüme el aman
Cürmüm ile Geldim sana

ilahisini yürekten söylemen anını hala unutamıyorum..

ve bu ilahiyi o gün ilk senden dinlemiştim..

Şu anda kim söylerse söylesin o zaman ki aldığım hazzı hala alamıyorum..
Huzi Üye
Üyelik: 2005-12-22 Herkese açık mesaj: 1.968
#22235
Orhan abim,hem seviyom demişsin hem kızmışsın. ...
İyide abicim karar ver.....
Hani diyorum konular nasıl dağılıyor bende anlayabilmiş diilim.....
Abi yemin ederim kendiliğinden oluyooooo....
...Hem bak ;Kasım abim ve İ.H.ER abilerim de dağıtmış,hatta onların dağıttığını 2 gündür toparlayamadım...Buna ne dersin....?
Sevgili Orhan abim;Osmandoğan gitmeden önce sizin hakkınızda o kadar güzel şeylerden bahsettiki,sizi çok sevdiğimi bilesiniz.... Özelinize bir mesaj atıyorum ve mesajımı ciddiye almanızı rica ediyorum....Ama bak eğer bana hak verirseniz lütfen itiraf edin....Edinki içim rahat etsin.....
ibrahimher Üye
Üyelik: 2004-08-07 Herkese açık mesaj: 755
#22243
Rabbim herşeyi görüyor diyordum.
Orhan abimde görüyormuş. Elhamdülillah.
Muharremkaplan Üye
Üyelik: 2006-09-08 Herkese açık mesaj: 155
#22306


alıntı:
"quote" İ.H.Er. demişki:
Rabbim herşeyi görüyor diyordum.
Orhan abimde görüyormuş. Elhamdülillah.
HI ? Hocam bu ifade de ne?
ibrahimher Üye
Üyelik: 2004-08-07 Herkese açık mesaj: 755
#22343
Herkes kendi çapında görür.
Kasım Böler Üye
Üyelik: 2005-06-07 Herkese açık mesaj: 1.365
#22362


alıntı:
"quote" Huzeyfe demişki:
...Hem bak ;Kasım abim ve İ.H.ER abilerim de dağıtmış,hatta onların dağıttığını 2 gündür toparlayamadım...Buna ne dersin....?


Bak sen hele Huzeyfe'ye
çok ayıp Huzeyfe hiç yakıştıramadım sana... cık cık cık ! tiny_mce/plugins/emotions/images/smiley-surprised [Eksik eski medya kaydı]

Edited by - kkasim on 10/5/2006 22:47:36
fecrisadık Üye
Üyelik: 2006-09-05 Herkese açık mesaj: 247
#22365
Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz
ibrahimher Üye
Üyelik: 2004-08-07 Herkese açık mesaj: 755
#22383
Yok Yok öyle deme kasım abi?
Kır atın yanında kalan ya huyundan ya suyundan.
Bizde iyi alıştık geyiğe.
Hatta vaazlarda bile kaç gündür
Huzeyfe b. yemaninin rivayetlerini anlatmaya
başladım.
Bende anlayamadım. Noldu diye.
Huzi Üye
Üyelik: 2005-12-22 Herkese açık mesaj: 1.968
#22552
İstermisin abicim,bi de pot kırıp :
-Ey cemaat....! Nizip.com'un geyik muhabbeti bölümünde moderatör huzeyfe,bir rivayetinde şöyle buyuruyor ..... :)) demeye kalkasanız nasıl olurdu dimi....?
ibrahimher Üye
Üyelik: 2004-08-07 Herkese açık mesaj: 755
#22562


Yoook,
Onu yaparsam, senin camide olduğun bir vakitte:
Muhterem Cemaat:
Aramıza Huzeyfede teşrif etmişlerdir. Kendilerini bu minberden kutluyorum................. falan..
oktay.cankesen Üye
Üyelik: 2006-03-08 Herkese açık mesaj: 488
#22613


Resim kaynağı


.
Efendimiz'e Tutunmak


Rabbim gözünüze sağlık ve âfiyet ihsân eylesin. Bir dakika süreyle göremediğinizi ve kimsenin yardımı olmadan yürümeye çalıştığınızı farzediniz. İnsan nasıl da kendini boşlukta hissediyor, tutunacak bir kol arıyor, değil mi?

Esasen şu dünya, gerçekleri göremeyen gözler için bir tür zifirî karanlık...Ve bu karanlıkta yürüyenler, düşmemek için tutunacak bir kola muhtaç...Bizi yaratan ve belli bir süre için bu dünyaya gönderen Yüce Rabbimiz, Resûl-i Ekrem Efendimizin bizim rehberimiz olduğunu bildiriyor, onun koluna yapışmamızı, adımlarımızı onun adımlarına uydurmamızı ve ona kayıtsız şartsız itaat etmemizi emrediyor.

Biz de onun koluna var gücümüzle sarılıyor ve şöyle diyoruz:

Sensin tutunduğumuz dal,

Sensin kokladığımız gül,

Sensin güç aldığımız kol

Koluna kurban olduğum

Nerede Olursanız Olun

Rehberimiz Efendimiz, kendisiyle irtibatı koparmamak için bize şöyle buyuruyor:

"Evlerinizi kabirlere, benim kabrimi de bayram yerine çevirmeyiniz.

Bana salâtü selâm getiriniz.

Zira nerede olursanız olun, sizin salâtü selâmınız bana ulaşır" (Ebû Dâvûd, Menâsik 97; Elbânî, Sahîhu Süneni Ebî Dâvûd, I, 571).

Resûl-i Ekrem Efendimiz "Evlerinizi kabirlere çevirmeyiniz" buyururken bize çok önemli bir şey söylüyor: Yaşadığınız mekânları ölülerin mekânı gibi Kur'an sesinden, nâfile namaz neşesinden, zikir ve tesbihten mahrum etmeyiniz. Bana göndereceğiniz salâtü selâmlar ile evinize canlılık getiriniz. Bir de benim kabrimin yanında, sesinizi bana duyurmak çabasıyla gürültü etmeyiniz. Hayatımda huzuruma gelseydiniz nasıl davranacak idiyseniz, Mescid-i Nebevî'ye geldiğinizde de öyle bir edep içinde bana salâtü selâm getiriniz. Çünkü dünyanın neresinde olursanız olun, göndereceğiniz salâtü selâmlar bana ânında ulaşır.

Evet, Sevgili Efendimiz'in yukarıdaki hadîs-i şerifinden anlaşılan budur. Ümmetinden biri ona salâtü selâm gönderince, Cenâb-ı Hakk'ın kendisine can verdiğini ve gönderilen salâtü selâmı aldığını haber veriyor (Ebû Dâvûd, Menâsik 100; Ahmed b. Hanbel, Müsned, II, 572).

Şimdilerde cep telefonu saltanatı var. Galiba benden başka herkes bu işin müptelâsı oldu. Birkaç dost bir araya geldiğinde ağız tadıyla sohbet edemiyor. Çünkü herkes ya sevdiğini arıyor veya sevdiği tarafından aranıyor. Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve selem de, "Oturduğunuz mecliste hiç değilse bir defa da beni arayınız" dercesine şöyle buyuruyor:

"Bir cemaat oturduğu bir mecliste Allah'ı anmaz

ve peygamberlerine salâtü selâm getirmezlerse,

bu meclis onlar için bir pişmanlık sebebi olur.

Allah dilerse onlara azâb eder, dilerse mağfiret eder" (Tirmizî, Daavât 8; Ahmed b. Hanbel, Müsned, II, 484).


firaset Üye
Üyelik: 2005-09-09 Herkese açık mesaj: 148
#22917
Resim kaynağı


Buraya yazı yazan ve okuyanAbilerimden Allah Razı olsun.

Cevap yazmak için hesabınıza giriş yapın.

WhatsApp iletişim