bir Niziplinin siiri bir dötlükte olsa sana gönderiyorum.
ela gözlerine kurban oldugum sari kiz
benim gönlüm sana düstü gürpüdek,
o alyanaktan bir çift öpüs ver
öküzün suya siçtigi gibi sarpidak
selamlar sevik tama yorum
Genç Muhabbet
#4395
#4399
#4414
#4415
#4416
#4418
#4420
#4421
#4422
#4423
#4424
#4430
#4433
#4434
#4435
#4439
#4440
#4441
#4442
#4446
#4447
#4451
#4452
#4455
#4457
ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA...
heheheeee!! çok tuttum valla...bu banaaynen ?u dörtlü?ü and?rd?:
"bir gülü sevdim, tikeni batt?,
bir seni sevdim, götün kalkt?..."
demi? ?air...
davranislarin dogru olsun, kendini yaniltma,
gönlünü, dilini alçak tut, sözünü abartma.
kendini atese atma bu dünya için,
kimseden bir sey alma gücünü zorlayarak.
dilini gözetle, gözünü gözetle,
bogazini gözetle, helâl ye, az ye.
baskasinin zararini isteme, kendin de zarar verme,
çok iyilik yap; heves ve arzularina hâkim ol.
hangi ise girersen, çikisina bak,
çikisi görülmeyen isler insana zararli olur.
eger öfken gelirse katilas, sabret,
sabirli kisinin sevinci sonra gelir.
“kutadgu bilig, 1069 yilinda yusuf has hacip tarafindan mesnevî
biçiminde yazilmis ve devrin hükümdari tabgaç bugra hana sunulmus bir eserdir.
eserde “iyi bir devlet yönetiminin nasil olmasi gerektigi” konusu islenmistir.
kimsesiz hiç kimse yok her kimsenin var kimsesi
kimsesiz kald?m yeti? ey kimsesizler kimsesi
avni (nam-? di?er fatih sultan mehmet)
Edited by - Nizipli_kurt Tarih: 07 Haz 2005 17:36:20
gönül evime yapt?m türbeni
ben ölürsem,sen dirilirsin dost
toplumca artik pek siire ilgi duymuyoruz. sair ne de güzel söylemis:
"ruhu çürük dis gibi söküp atmasindan ötürü;
memeli hayvan soyu simdiki insan türü..."
necip fazil
biraz agir ama hakli bir ifade...
a?k üzerine çok güzel bir ?iir bilen var m?..varsa lütfen yazabilirmi,?imdiden tesekkür ederim,ho?çakal?n
bir aksam üstü günes baterken
ben gelecegim aklina
bir rüzgar esecek saçlarina
beni hatirlayacak aglayacaksin
dilin dönmese adimi anmaya
hiç çalisma beni hatirlamaya
nasil olsa bir gece rüyanda
beni görecek aglayacaksin
nikah masasina oturdugunda
mutluluk umduyla attigin imza
beyaz gelinlikte attigin ilk adimda
beni hatirlayacak aglayacaksin
al baba armagan olsun...
sen ve gökyüzü
bir güzelim sensin, bir de gökyüzü,
gerisi denizler ötesi, hepsi.
gökyüzüyüm gündüzüyle, gecesiyle,
sen güzelim askiyla, nesesiyle
uyumlu, esgin, el ele, ikiniz,
mutlarla bezer, gönendirirsiniz
ömrümü, kiyisinda bir aksamin.
bu kutlu anlarinda yasamamin
solumayi bile unutuyorum;
sanki ölümsüzlügü tutuyorum!
ya o gökyüzü; öylesine mavi
üstümüzde, öylesine ebedi
o gökyüzü ve öylesine gerçek;
büyük, büyük, büyük, kocaman çiçek.
ahmet muhip dranas
elimde sükutun nabzini dinle
dinle de gönlümü aliver gitsin
saçlarimdan tutup kör gözlerinle
yasli gözlerime daliver gitsin
yürü gölgen seni ugurlamakta
küçülüp küçülüp kaybol uzakta
yolunu tam dönerken arkana bakta
kösede bir lahza kaliver gitsin
ümidim yillarin seline düstü
saçinin en titrek teline düstü
kuru bir yaprak gibi eline düstü
istersen saliver rüzgara gitsin
?iirleriniz için tesekkür tesekkürler.gerçekten çok güzeldi
hiradan dünyaya gelen yolcu
görüpte dünyaya gönül verdimi
kimi büyük kimi böcek kimi kus
bunlar neden, nedenini sordumu
Insandan doganlar insan olurlar
hayvandan doganlar hayvan olurlar
hepiside bu dünyaya gelirler
ana kakki sen bu sirra erdinmi
vade tekmil olup ömrüm dolmadan
emanetci emanetin almadan
ömrümün baginin gülü solmadan
varip bir cananda karar kildinmi
garip bülbül gibi feryad ederiz
cahiller elinde küskün hederiz
hep yolcuyuz böyle geldik gideriz
dünya senin vataninmi yurdunmu?
GÖNÜL EVİME YAPTIM TÜRBENİ
BEN ÖLÜRSEM,SEN DİRİLİRSİN DOST.
uzun bir yol var aramizda bir ucunda sen, bir ucunda ben,
bir ates yaniyor bagrimda atesi sen, dumani ben ben
ümit dolu gözyaslarim aglatan sen aglyan ben,
hasret sarkilari söylerken dudaklarim söyleten sen söyleyen ben hasretligimiz dile gelince mektupla kalemi sen kalemi sen kagidi ben bekleyecegim yillarca orada sen burada ben
gece yarisi kapi vuruldu
o geldi.
simsiyah elbisesi bembeyaz yüzüyle
bakti uzun uzun saskinligima
girdi içeri
durdu önce biraz sonra yine bakti suratima sefkatle
isik saçiyordu karanlik odalarima
aydinlatiyordu dünyayi odamdan
tekrar bakti saskinligima
konusmak istedim kapatti agzimi parmaklariyla
dolasti odalarda
affet
damlalar dökülüyordu pembe yanaklarindan
geldi sonra yanima
adini sordum meçhûl dedi
niye geldin dedim aglamaya dedi
neden agliyorsun dedim aynaya bak dedi.
yöneldi sonra kapiya dogru
son bir kez daha bakti saskinligima
yine dökülüyordu damlalar pembe yanaklarindan
ve çikti gitti etrafina nur yayarak.
o gidince baktim aynaya
günahlardan kararmis o suratima.
agladim, anladim kimin geldigini o zaman
tek bir kelime döküldü dudaklarimdan
affet!...
sevsem öldürürler,sevmezsem öldüm
nurullah hemserim, asil ben tesekkür ederim foruma alaka gösterdigin için.ama buraya yazacak arkadaslardan ricam, yazdiklari siirlerin sairlerinin adlarini da yazmalaridir.çünkü malumunuz bu dörtlükleri yazmak yagun bir ruh haleti ister ve ucunda bir emek vardir.sairlik hakkaten zor bir zanaattir. o yüzden bu sanatçilara vefa borcumuzu ödemek için isim de yazalim.saygilar bizden...Nizipli_kurt hemseriniz
duyayim kalbinde varoldugum ani
ve bakislarim sonsuzun rengine boyansin
göreyim askin vuslata döndügü ani
isterse her yanim ateslerde yansin
bir bahar ardinda kaldi düslerim ötesi cansizlik anliyormusun günyüzü görmeden öldü düslerim ötesi sonsuzluk anliyormusun
üstüne piril piril damladigin bir kaya bir hurma çekirdegi tercihimdir dünyaya....
gül ve çiçeklerin yüzlerini güzellestiren zat nasil o güzel yüzlere arilaradan,bülbüllerden istihsan asiklari icad etmesin...ve güzellerin güzel yüzlerinde güzelleri yaratan elbette o güzellige müstak güzelleri de yaratacaktir.....
aeo
arkadaşlar niye kimse şiir yazmıyor....herkes nerede hu hu...
şiir yarışması yapsak nasıl olur..bir fikri olan var m?
yapal?m ama her kes kendi ?irlerini gönderecek bilirsiniz bizim topraklarda ya?ayan insanlar çok iyi ?iir yazarlar hadi yar??maya nedersiniz.
belkis agidi
firat nehri kiyisinda
bes tepe üzerinde kurulu zeugma kenti varmis
bu kentin bütün kizlarina balkiz adi verilmis
casusu lawrens’den beri
gözleri dönmüs kaçakçilar balkizlarin pesine düsmüsler
onlari nereye saklanmislarsa saçlarindan çekip çikarmislar
kimini ta amerika’ya kimini bilmem nereye satmislar
firat aglamis peslerinden
belkizlarina aglamis
zeugma yanmis kavrulmus
rengarenk mozaiktiler
kimi birkaç tabaka tütün fiyatina
kimi bir gecelik pavyon fiyatina
kimi avuç avuç kara parayla
yaban ellere satildilar
o yüzden firat nehri’nin agiti
o yüzden zeugma’nin terk edilmisligi
o yüzdendi
belkis’in sadece bir roma villasi içinde kendini sergileyisi
ama oda kirli yüzü kirli elli kaçakçilarca kesildi
simdi roma villasinin zemini anakaya üstü murç izli
kenthaur ile deineria duydukki newyork’da
paketlenmis digerleri gidiyormus yari yolda
kaçakçilarin uçkurlari ellerinde balkiz’in pesinde
sehvet dolu nefesleri tünellerin içinde
vurulur kazmalar açilir tüneller , zeugma’nin üzerinde
geceler sagir
mehmet önal(gaziantep müzesi arkeologu)
atlastan cepkenli yigit akinci
dönmedin geriye bunca yil oldu
gözlerim yollarda ruhumda sanci
bin hafakan sine'm bosalip doldu....
a.s
Cevap yazmak için hesabınıza giriş yapın.