Nizip mutfağında buğdayın önemli bir yeri vardır.Nizip'liler buğdayı çok çeşitli biçimlerde değerlendirirler.Örneğin firik yapıp pilav olarak yer ,dövme yapıp aşurede kullanır,haşlayarak hedik,kavurarak kavurga adıyla eğlencelik olarak tüketir.
MALZEMELER
1 kg hediklik buğday
3 su bardağı nohut
YAPILIŞI
buğday ayıklandıktan sonra iyice yıkanır.nohutla beraber geceden ıslatılır.ertesi gün tekrar yıkadıktan sonra düdüklü tencerede su ilave edilerek pişirilir.pişme süresi yaklaşık 60 dk dır.piştikten sonra süzgüde suyu süzülür.arzyuya göre şekerli veya tuzlu,biberli yenilir.
not:tarif yaklaşık 10 kişiliktir.
1950 LERDE NİZİP
bulgur yapmak isteyen nizipli yeni buğday hasadından sonra şimdiki iş bankası yeri olan Arasa ya giderek yeni buğdaylardan numuneler alırdı.bu numuneleri eve götürüp evin kadınlarından onay aldıktan sonrada yeterince buğday alırdı.aldığı buğdayı eşeklere yükleyip Nizip çayının demirköprü ayağına yada meyhanadibıne götürürdü.orada suyun akarına savan yada kilim serer suyun alt tarafına kilimin ucuna elek yada kalbur koyar buğdayı yıkanmak üzere yukarıdan suya salardı.buğday yıkanır,taşlar dibe çöker,saman çöp gibi fazlalıklar aşagıda elek yada kalbura takılırdı.yıkanmış buğday ıslak ıslak yeniden çuvallara konur,eşeklere yüklenir şıhlar harman yerine evlerin önüne yada hayada kurulan hallelere boşaltılırdı.halleler molla Ahmet gibi,imamların Zekyesi gibi nizipli hayırseverlerin Niziplilere bedava verdiği elden ele dolaşan çok büyük şire yada hedik kaynatmaya yarayan kaplardı
halleye boşaltılan buğdayın altına ateş yakılırdı.bu ateş genellikle bağ ortutu,zeytin yada fıstık budanmasından gelen dallara yakılırdı.Nizipliler kaynamış buğdaya hedik derler.kaynayan buğday hedik kıvamına gelince tas tas mahalledeki eşe dosta dağıtılırdı.hedik kaynatılan evin oğlu nişanlıysa nişanlısının evine nar ile süslenmiş hedik göndermek adetti.hedik dama yayılan kilimlerin üzerine serilir ve kuruması sağlanırdı.kuşlar kirletmesin diye hedik kururken başında bir çocuk beklerdi.güneşte iyice kuruyan hedik toplanır,yine eşeklere şıhlar harman yerine yada yukarıobadaki devlübe götürülürdü.devlüpte gözleri bağlı bir at tarafından döndürülen taşla dövülerek kepeğinden ayrılırdı.kepekli buğday yeniden serilir,kurutulur sonra elek yada kalbura konulup rüzgara karşı dönülerek kepeğin ayrılması sağlanırdı.kepeğinden ayrılan bulgurluk tekrar eşeklere yüklenip eve getirilir ve değirmenci çağırılıp bulgur yada simit yaptırılırdı
yardımcı kitab:geçmişten günümüze Nizip
bunuda en çok kadınlar toplantılarında ,gezmelerde ikram ederlerdi. çocuklara ise küçük tabaklarda verilirdi. ama ev hanımları sosyete olunca hedik tarihe karıştı :)
a_Lee;88745 wrote:Benim Dişim Ciktiğinda Yaparsin Artık Hediği Dimi Başak Teyze:)
Gerçektende çocukların dişlerinin çıktığı zamanlarda da yapılırdı. Ben daha çok şekerlisini severdim. Yalnız şu firiklik pilavı merak ettim, özelliği nedir acaba ?
Eminim ibrahim açıklayacaktır.
admin;88765 wrote:Gerçektende çocukların dişlerinin çıktığı zamanlarda da yapılırdı. Ben daha çok şekerlisini severdim. Yalnız şu firiklik pilavı merak ettim, özelliği nedir acaba ?
Eminim ibrahim açıklayacaktır.
haklısınız hakan şahin önceden misafirlikte ikram edilirdi.nedense annelerimize büyük tabakta verilirdi ama bizlerde küçük tabaklarda verilirdi.sesimizi çıkarmayıp yerdik küçük tabaktakileriii.ahhh o eski gezmeler hedik verilirdi şimdi ise farklı bişey gibi görünen pastalarmışşşşş aman yenilicek gibi olsaa keşkeeeee:)