Semadaki tüm yıldızlar sönünce,
Gözlerinde gecenin yalnızlığını hissedince,
İçten içe muhtaç olunca bir dost sohbetine,
Unutma ki seni düşünen bir var bu şehirde....
murnes;69296 wrote:bravo mehmet kardeş sana da bu yakışır,önce istikbal ama unttuğun bir nokta var herzaman yüreğinin gittiği yere gidersin ve engelleyemezsin........
Sen benim tutkularımsın
Sen benim sevdalarımsın
Kuruyan toprağımda nemsin
Susuzluğumda suyumsun
Gönül bahçemde çiçeğim
Sen benim canımsın.
Sen benim umutlarımsın
Aşk odağımda aşkımsın
Kalbimin atışlarısın
Damarlarımda can suyum
Sen yaşam kaynağımsın
Sen benim canımsın.
Geceleri hayallerimsin
Gündüzleri özlemimsin
Gönül karanlığımda ışığım
Sen benim hayatımsın
Sen benim canımsın
Başarılarınla övünme, yapma sen gurur
Hiçbir zaman bulma, kimsede kusur
İnsan beşerdir, şaşar hata olur
Sen gönlünü aç, sevgiler içinde
Kal sevgilerle, maabet içinde
Doğruluktan ders al, eğri söyleme
Kendini yalan ile, cunup eyleme
Doğruysa yolun, mevla seninle
Olmasın yalan, doğuru içinde
Bir eğri kelam, cunuptur doğru içinde
Kimsenin hakkı, kimsede kalmaz
Hak yiyenin hayatı, kendine lezet vermez
Çıkar aheste, aheste, bir teki kalmaz
Verir hesabı, zorluklar içinde
Geçirir mahşeri, hesap kitap içinde
Zalimin zulmünden sakın, gidersin güme
Cehalet şerrinden korun, olma hercüme
Sevsin herkes seni, sen ol herkese tercübe
Koru kendini, doğrular ile akıl içinde
Var ise sende doğru, ol ferah içinde
Kendini beğenip, yüksekten uçma sakın
Alçak dur, gönüllerde olmaktır hakkın
Etme kimseye haset, sen ol hakka yakın
Kırma gönülleri, kal güzel gönül içinde
Kal hizmetinle sen, ebedi alem içinde
Dostunun düşmanı ile, sakın dost olma
Dostunu da kaybedersin, sakın yakınma
Hatayı kendinde ara, kimsede bulma
Hatalar üzer seni, dostlar içinde
Kalırsın dostsuz, tek baş içinde
Yeşili koru, kirletme dünyayı sakın
Sağlıklı günler bulursun, pek yakın
Temiz tut çevreni, kalmasın merakın
Rahat ol sen, temiz dünya içinde
Kalmışasın kurak dünyada, pislik içinde
Kul hakkı yeme, olsadan baldan
Vebala girme, olursun haktan
Gir üstüne bir çul, bin bir yamadan
Kimsenin hakkı olmasın, yama içinde
Kalmasın kimsenin hakı, o çul içinde
Anne baba kimetini, bilmeyenler
Hizmet ile ihtiyaçlarını görmeyenler
Onları saymayıp, onlara yüç çevirenler
Ömrünce yüzleri gülmez, kalır darlık içinde
Çekerler yokluğu, ömür bilah içinde
İnsanın en kutsalı, Anne Babadır
Yaptıkları sanılmasın, hepsi hebadır
Onlara hizmet, görevi edadır
Kabuldur duaları, her an içinde
Bedualarını alan, incinir ömür içinde
Cahil ile olma, zarardır sana
Kamil ile ol, görevin edadır Sana
Sen sende seni bil, kafidir Sana
Zarar görmezsin, yaşam içinde
Günün ferah geçer, huzur ile icap içinde
Yanlışı gör, akkılı ol, olma serseri
Bilir ol, yanlış eyleme, fazla gitme ileri
Yanlış dille söyletme, incitme kimseyi
Sızlamasın vicdanın yanlış içinde
Gönüllerde kur saray, otur rahat içinde
Kim almış felekten meramını, bakma kem
Bırakırsın mal ile mülkü, kalır sana bir tek kefen
Yarın ölecekmiş gibi, düşün her dem
Boş giti dedirtme, laflar içinde
Yolculasınlar seni, namaz ile niyaz içinde
Gidenlerden al, birazcık ibret
Mürşidin kamil olsun, haberdar ol sen senden
Bir cümle sohbete, lafın geçerken
Olmayasan, haset yalan içinde
Mezarında rahat yatasınki, huzur içinde
Et muhtaca yardım, elinle gizle
Kimse görmesin verdiğini, sende söyleme
Sakın ha bekleme, verdiklerin geri gelir diye
Yüzler gönüller gülsün, sevgiler içinde
Cenabıhak bilir, kaybolmaz hesab içinde
Tok olmazsın, komşun olursa aç
Yetiş komyuna, ol rahmet ışıklar saç
Yardım et komşuna, olmasın başkasına muhtaç
Sana etsin dualar, o an içinde
Göresin mahşerde, mükafatı hesap içinde
İyi ahlak doğrudur, her şeyden üstün
İnsan olmak marifet ister, olursa bütün
Olmayınca icraat, boşlaftır özün
Boş laf yürümez, bilgi içinde
Bilgisizlik zordur, cehalet içinde
Verdiğin sözü, her zaman yerine getir
Aldığın her şeyi, yerinde yetir
Almışsan borç, öde hesabı bitir
Almaya yüzün olsun, sevgiler içinde
Düşme gönülden gözden, kal muhabbet içinde
Boş ver diyerek, boşa yaşama
Yarın geç olur, düşüp ağlama
Çalış bugünden, zamana kanma
Olmayasın sefil, dostlar içinde
Kalırsın perişan, yaşam isinde
Göz açıp kapanıncaya kadar, biter yaşamın
Kıymetini bil, gidişe yetmez zamanın
Zikirlerini eda eyle, bugünden kıl namazın
Değsin yaptıkların, güzelikler içinde
Eyvah eyleme, dar zaman içinde
Ahmaktlar çekerler, cef ile cefa
Dünyalan onun olsa, kendinde yoktur kafa
Almaz nasihatları, duyduklarını da kaldırır rafa
Hazineler onun olsa, Kalmaz içinde
Ne yapsan anlamaz, kafası boşluk içinde
Sen sen ol, kötülükten sakın, günah işleme
Helalı helal bil, mundarda bilme
İnsanları hoş eyla, itibarını yetirme
Yetirirsen itibarı, kalırsın zorluklar içinde
Düşersin gönülden, kalırsın vebal içinde
Tanlı vermiştir sana, iki el iki ayak
Sağlam isen ayıptır, başkasına el açmak
Kutsaldır çalışmak, boş kalma ahmak
Alırsın isteklerini, çalışma içinde
Varırsın hedefine, sabır içinde
Yaşa bir eş ile, nikahsız değil
Birlik olsun sevgiler, ikilik değil
Her şeyi güzel eyle, çarpık sa değil
Güzeldir yaşam, doğrular içinde
Sakınmak lazım, kalmayasın günah içinde
Sağlıktan başka, dünyada varmı tatlı
Benzemez bala, evlattan da tatlı
Kimetini bilmek lazım, sağlam hayatı
Çok bakmak lazım, sağlığa, zaman içinde
Yok sağlıktan başka, güzel alem içinde
Şebap der nevsine kul olma, verme o nefse aman
Kullan aklını, sendedir doğru, sendedir iman
Sabır eyle, vasil ol Cana, can ile canan
İnsan kendi bir cenet, cehenemdir yaşam içinde
Yeterdir anlayana bu öğütler, ömür içinde
YALNIZLIK: İlk yalnızlığın dilini öğrenir insan Annesinin karnındayken bile yalnızdır. Ki mezarda yalnız kalacağı gibi. Sonrasızdır yalnızlık, öncesi olmadığı gibi. Kimse elinin tersiyle itemez, Ve görmezlikten gelemez. Bir saat önce sevgilinleydin Yarım saat önce kardeşinle On dakika sonra annenin yanında olacaksın. Bak! Ya önce, ya sonra. Neden önce, neden sonra. Buradaki öncede, sonrada yalnızlık. Yalnızlıktan önce, Yalnızlıktan sonra. Her zaman o yanımızda Bu yalnızlık Sade’nin uşağının hikâyesi gibi oldu Acıyı hissetmeyen birine Nasıl ifade edersiniz ki acıyı?
Aşkım İsyandır Benim yanarım; öyle bakma yüzüme yağmur gibi
dağıt kalbini saran hasret bulutlarını
parlasın gözlerinde sonsuzluk usaresi
dalgınlık evlerinin en güzel melikesi
sevemem, tozlu raflar arasına girmeden
çöllerim kandır benim
sevemem, karanlığı bir daha devirmeden
aşkım isyandır benim
Hülya tatlı bir andır
Süzülür dibine selvi ağaçlarının
Zambakların, sevda çimenlerinin.
Dağlarda duman duman tütüyor sıla
Sıla da garibin omuzlarına
Güvercin gibi konan
Sadağında mumçiçeği serzeniş
Mızrakları cazibesiyle kıran
Saçları darmadağın
Bitişik bir hicrandır.
Ne fettan sarayların
Bitişik cilvekar yalnızlığı
Ne de bezirganları küçümseyen sultandır.
Gezinir içimizde hülya tatlı bir andır.
Ne gün başımı alıp gitsen karanlıklara
Çıkıyor bir köşeden karşıma kelebekler
Onlar da bir derbeder gibi mahrum öteden
Onlar da tanyerine bakıp hülyayı bekler.
Beyhude hekimlerin ülkesinde bir şehir
Çıkmaz sokaklarını düşlerimize açan
Bir sahura yıldızı gibi göklerde uçan
Köpüksüz anıların sihriyle akan nehir
Varlığı bestenigar, yokluğun deniz gibi
Gönül,safkan bir vefa atlasında şahlanır.
Asil fırtınalarda kaybolan bir iz gibi
Çölde aşk suretinde bir ahu peydahlanır.
Kum,yaldızlı giysiler içinde meşhur güzel
Ay öper eğilerek çölün yanaklarını
Ufukların delisi, soluk bir deniz gibi
Bir sayeban altında yürür hazinesine
Kah takılır uzaktan bir belanın sesine
Kah yüzü yıldızlara benzeyen bir rüyadır.
Bin tepede bayrağı dalgalanır Leyla'nın
Oysa aşk,karanlıkta ölümcül bir hülyadır.
Gökyüzünde bir bulut olayım
Yağmur olup yeryüzüne yağayım.
Gönül bahçende bir gül olayım
Sen görmeden ben açayım.
Kırlarda lale, sümbül olayım
Etrafına kokularım saçağım.
Özgürce uçan bir kuş olayım
Gelip pencerene konayım.
Sana aşk şarkıları okuyayım
Bırak da hiç susmayayım.
Kalbimin kapısını sana açayım
Gönül bahçemden sevgi saçayım.
Ben bu aşkta hep olayım
Gönül bahçene ulaşayım.
Senden uzaklarda olmayayım
Kalbinin baş köşesinde olayım.
Gözleri yeni açılmıs bir bebeq war uzaklarda. Her geleni annesi zanneder o diyarlarda.
Aglarım acırım yanlızlığıma. Kapat artık bebeqim gözlerini. Gel sarıl artık kollarıma.
Ey dünya ne kaldı alacağın benden.
Neye yarar sokaklarn boş şimdi o yokken
Onu benden aldn.
Sana yenildim bir günahkar yüzünden.
Verme istemem brak üstü kalsın.
Alacağm yok seden.
Bir çocuğum adını heceliyorum,
Kağıtlara adını dolduruyorum
Bir vurgun yaşadım ama
Gene de ayakta durmaya çalışıyorum...
Bu mekan neresi?
Terketmekte neyin nesi,
Unutturdun bana her şeyi,
Tanımıyorum kimseyi,
Bak gene elimi uzattım sana,
Nefes alamıyorum anla,
Aşkınlayım bekliyorum yana yana,
Ölecek yoksa,gel sahip çık şu cana...
Tenin tenime değdiğinde can gelecek,
Sen gelmezsen, Azrail'e can verecek,
Bu kalp seni dursa da sevecek,
Gel son defa olsun,
Belki de bu gözler seni son defa görecek?
Yağmurun yeni ıslattığı taze toprağın kokusunu duyduğunda aklına ben gelmek isterim.
Ya da gözlerin denizin maviliğine daldığında...
Uzakta ufuk çizgisinde sadece dumanı görünen o geminin içinde benim olduğumu düşünmeni isterim. Küçük bir meyhanede, rakıya meze yapıp içerken ve birbiri ardına özlem şarkılarını dinlerken yanında ben olmak isterim.
Çakır keyif olup, masadan kalktığında, sokakta hafif hafif sallanarak yürürken de...
Beni hatırlamak istersen, her yeni doğan günle birlikte çıkarım karşına, güneş olur ışığımla aydınlatırım seni.
Buram buram bir kahve kokusu olurum...
Yine de toprak suyu dışına salar Kan boşaltır güneş beyinlerimize İki özgür ruhun kucaklaşmasıdır Birbirimize çektiğimiz hançerle
Yine de tıpkı bana benzer Senin açtığın ilk kişiliğimin döngüsü Yine zevk içinde güzel bedeninden Doğanın en soylu sessizliği Mıhlanır yıldızların gücüne.
Tanrısal bir şölendir Umutlara bağlıdır görüntümüz Birbirimize inancımız ya da
Sudan geçer gibi ellerimiz Birbirine değmeden dokunur Ve konaklamadan hiçbir yerde Sadece sonsuzda, o bomboş ıssızlkta Yüreğimiz durulur
Beni bir dağ başında böyle yapayalnız kodular, rüzgarlara, kuşlara, bulutlara yakın, senin etinden, tırnağından ayrı, senin kokundan uzak.
Şu anda hiç bir şey mümkün değil. Şu anda her şeyden ayrı, her şeyden uzak ve her şeyden mahrumum ben. Şu anda sadece yalnızlık ve kahır.
mecnun gözüyle bakmak arap hükümdarlarından birine leyla ile mecnunun hikayesini anlatırlar. "bunca faziletine, belagatine rağmen çöllere dalmış, iradesini dizginini elinden kaptırmış!..." diye mecnunun perişanlığı sayıp döktüler. hükümdar, mecnunu huzuruna getirtip dedi ki: "insanlık şerefinde ne kusur gördünde hayvan tabiatına girip insanca yaşamayı terkettin?"
mecnun inleyerek cevap verdi: -nice gerçek dostlarım, leylayı sevdim diye beni kınadılar. ama onu birgün görmüş olsalar, bana hak verirlerdi.
hükümdarın gönlüne leylayı görme arzusu geldi. bunca fitneye sebep olan güzelliği bilmek istiyordu. kızı bulmalarını emretti. adamları, arap kabilelerini dolaştılar. leylayı getirip hükümdarın karşısında durdurdular. padişah onun şekline baktı. kara yağız, zayıf, endamlı bir kızdı. leyla gözüne hakir göründü. kayda değer bir güzelliği yoktu. mecnun hükümdarın içinden geçenleri anladı ve dedi ki: - padişahım, leylaya mecnun gözüyle bakmalısın ki ancak o eşsiz güzelliği farkedersin.....