ORTOREKSİYALILAŞ TIRILANLARDAN MISINIZ?
Dr. Veli Sırım
Kişisel Gelişim, Kasım-2006
Başlığı okuma ve telaffuzda zorlanmışsınızdır. Ama, sanırım yakın bir gelecekte, siz, biz, maaleseftanıma ve söylemede epey tecrübe kazanacağız.
Bu bir hastalık ismi ve uzmanlara göre önümüzdeki on yıl içinde tüm dünyada hızla yaygınlaşacak.
“Obezite” hastalığıyla tanışmamızın üzerinden fazla bir zaman geçmedi. Ölçüsüz, plansız ve kontrolsüz beslenmeden kaynaklanan bu hastalık hemen herkes biliyor ve tanıyor.
“Anoreksiya Nervoza” isimli hastalıktan yeni haberdar olduk.Mankenlere özenip de dengesiz ve bilinçsiz diyet yapan, ardından 19 kiloya kadar zayıflayan bir bayan örneğiyle tanıdık.
Şimdi dünya insanlığına, tabir yerindeyse nur topu gibi yeni bir hastalık “merhaba!” demiş durumda.
İsim babası olan tıp otoriteleri ona “Ortoreksiya” adını koymuşlar.
Bu hastalığın en belirgin özelliği “sağlıklı yemek yeme takıntısı.”
Gerek Amerikalı, gerekse Avrupalı diyetisyenlere göre şimdilik pek yaygın olmayan bu hastalık, önümüzdeki 10 yıl içinde yaygınlaşacak.
Bu hastalığın ilk belirtileri şunlar:
-Yarının yemeğini bugünden planlanması.
-Yemeğin sağlıklı olmasının lezzetli olmasından daha önemli görülmesi.
-Sürekli steril yiyecekler yeme çabası.
- Diyet yaptığı halde, bir önceki gün uyguladığı diyetin bu gün yetersiz görülmesi.
-Sağlıklı beslenmeyenlerin küçümsenmesi.
Görüldüğü gibi, bu hastalık kişinin her yediğinin sağlıklı olup olmadığını kontrol etme takıntısı şeklinde de kendini gösteriyor. Bu kişiler için yiyeceklerin saf, katkısız ve işlenmemiş olması oldukça önemli. Bu yüzden çoğu sebze ve meyveyi çiğ yemeye gayret ediyorlar. Çoğu da vejetaryen grubunda yer alıyor.
Beslenme konusunda kendilerinin en bilinçli ve en sağlıklı yolu izlediklerini, kendileri gibi duyarlı olmayanların da çok büyük bir hata yaptıklarını, onların her an tehlikeli hastalıklara maruz kalabileceklerini düşünüyor ve iddia ediyorlar.
Ortoreksiya hastalığının ileri boyutlarında, bu kişiler hayatları bir kısır döngünün içine girmekten kurtulamıyorlar. Günlük hayatlarının en belirgin uğraşısı bir sonraki öğünü planlamak, sağlıklı yiyecek satan marketleri dolaşmak ve sadece kendi hazırladıklarını yiyebilmek haline geliyor.
Beslenme bozuklukları uzmanlarına göre, saplantı halinde sağlıklı gıdalara bağımlılık geliştiren kişilerin diyet yapan bir insandan farkı yok. Bu kişiler yediklerinin içinde zararlı bir madde bulma korkusuyla çok seçici davranıyorlar. İlerlemiş vak’alarda hastalar, tıpkı anoreksiya nervoza hastalarında olduğu gibi, hızla kilo kaybediyorlar. Zararlı maddeye karşı duyulan derin korku sebebiyle çok sayıda gıda ve yiyecekten vazgeçiyorler ve en sonunda beslenme listelerinde sadece bir-iki tür yiyeceğe yer kalıyor.
Yapılan araştırmalara göre Ortoreksiya daha çok gençleri tehdit ediyor ve genç kızlarda daha çok görülüyor. Genel ortalamaya göre ise hastalık kadınlarda erkeklerden iki kat daha fazla gözlemleniyor ve bu sayının gelecek 10 yıl içinde katlanarak artması bekleniyor.
Ve uzmanlar, Ortoreksiyanı n tedavisi için mutlaka bir psikiyatrist ve beslenme uzmanına başvurulması ve terapi ağırlıklı bir tedavi uygulanmasını tavsiye ediyorlar.
Tam bu noktada duralım. Zihnimizde yer eden bazı bilgileri yanyana getirelim.
Obezitenin temel sebebi, başta televizyon ve diğer medya organları değil miydi?
Mankenlere özenip zayıflama derdine düşen, ancak “Anoreksiya Nervoza” hastalığına yakalanan genç kızımızı böylesine acı bir akibete sürükleyen en büyük etken medyadan başkası olabilir mi?
Medyayı günah keçisi haline getirmek istemem. Ama bu son hastalığın ortaya çıkması ve yaygınlaşmasında en büyük rolü yine medyanın oynadığına itiraz eden sanırım olmaz.
Her ne olursa olsun, ortada bir tehlike ve hızla yaygınlaşma potansiyeline sahip bir hastalık bulunuyor.
Aman dikkat!
Her an ortoreksiyalı laştırılanlar safında yer alabiliriz.
019_Sağlık Konuları
#1933
#31851
#31853
#31854
ORTOREKSİYALILAŞ TIRILANLARDANMISINIZ
Söylemesi bile bana zor geldi.
Yemeğin sağlıklı besin maddeleri ile yapılması muhakkak çok önemli ama ölçüyü kaçırmamak kaydı ile lezzetli olması da en az sağlıklı olması kadar gerekli,
Yani kuyruk yağı olmadan lahmacun olmaz, sağlıklı olacak diye %100 yağsız et ile yapılan lahmacunu kim yer..! Yense bile yenilen lahmacun olmaz başka bir isim vermek lazım...
Muhakkak ki hamama giren terler o kadar lezzetli yemekler yiyeceğiz bunun da bir bedeli olacak herhalde,
diye düşünüyorum;
cekoslavakyalılaştıramadıklarımızdanmıymışsınız? :)) .
gibi olmuş:)).
Valla yemek olsun birde beleş olunca of of Resmi aç .
Edited by - Gökhan Dokuyucu on 12/16/2006 7:58:04 PM
gokhan abı bu yazdıgım kelıme turkcenın en uzun kelımesımı acaba herhalde ortalama 47 veya 50 harflı olması lazım daha oncede duymustum bu kadar uzun oldugunu
Cevap yazmak için hesabınıza giriş yapın.