Tarım ve Sanayi Konuları

Hormonda Son Nokta...

Subutay Üye
Üyelik: 2003-02-25 Herkese açık mesaj: 2.345
#145068
Günümüzde hormonsuz meyve-sebze yok denecek kadar az. İnsanoğlu aç gözlülük ve daha fazla para kazanmak için yaz aylarında bile hormon kullanmaya başladı. Basında bu tür haberleri görmüştüm. Bu sefer konu mankeni ben oldum. Pazardan aldığım domatesi bir kaç gün sonra kestiğimde bu manzara ile karşılaştım. Hemen hemen tüm çekirdekler filizlenmişti...
Resim kaynağı
Mustafa Bilici Üye
Üyelik: 2006-02-18 Herkese açık mesaj: 2.407
#145069
vay be ne kadar ilginç...
Gökhan Dokuyucu Üye
Üyelik: 2005-02-19 Herkese açık mesaj: 4.305
#145071
Domatesin içinden domates çıkmışş hayret! Yazık valla bize... Gidip köyde bir ev alacağım içinde domatesimi biberimi balcanımı kendim yapacam bu gidişle:D Bu güzel paylaşım için çok sağol orti...
admin
Şehir: GAZİANTEP
Meslek: Ticaret
Yönetici
Üyelik: 2001-02-14 Herkese açık mesaj: 7.497
#145073
Tohum bulursan olur Gökhan ! Fakat malesef bulunmuyor. Yalnız şu sıralar çevre bakkal ve marketlerde yerli domates bulunuyor. Oldukça iri ve karpuz kıvamında olup tadı nefis, tavsiye ederim. Tek dezavantajı çabuk geçiyor olması.
Gökhan Dokuyucu Üye
Üyelik: 2005-02-19 Herkese açık mesaj: 4.305
#145074
admin;145073 wrote:Tohum bulursan olur Gökhan ! Fakat malesef bulunmuyor. Yalnız şu sıralar çevre bakkal ve marketlerde yerli domates bulunuyor. Oldukça iri ve karpuz kıvamında olup tadı nefis, tavsiye ederim. Tek dezavantajı çabuk geçiyor olması.
Nasıl yani tohum yol mu şimdi? Bu yapılan domateslerin tohumu nerden alınıyor...
NuR Üye
Üyelik: 2007-04-06 Herkese açık mesaj: 5
#145081
bence tohumun olmaması değilde nerden alındığı. domates üretiminde dünyada ilk sıralarda yer alıyorsak bolca tohum var demek ancak bunu nasıl alıyoruz o önemli. amerika, israil, hollanda gibi ülkelerden milyon dolarlar karşılığında ve tek üretimlik için. yine kendi domatesinizi kendiniz üretebilirsiniz gökhan bey, ama ithal tohumlarla. hani bizim tohumumuzla yapmak istiyorum derseniz ileriki yıllarda milli domates üretebilecekmişiz.. yani birkaç yıl beklemeniz gerek :p
Mustafa Bilici Üye
Üyelik: 2006-02-18 Herkese açık mesaj: 2.407
#145121
Gökhan Dokuyucu;145074 wrote:Nasıl yani tohum yol mu şimdi? Bu yapılan domateslerin tohumu nerden alınıyor...
ne yazık ki tohumlarımız israil yapımı adamlar öyle bişey yapıyor ki akıllara zarar karpuz çekirdeği alıyorsun bi süre sonra karpuzu meyve olarak alıyorsun sonra o karpuzun çekirdeğini ekiyorsun karpuz olmuyor,olmasın ki bir sonraki çekirdeği yine onlardan al,aynı şeyler diğer ürünlerdede geçerli.... çok üzücü bir durum... hatırlıyormusunuz eskiden yemyeşil uzun diyarbakır karpuzları vardı hani nerde şimdi o karpuzlar....ahhh ahhh..
Mustafa Bilici Üye
Üyelik: 2006-02-18 Herkese açık mesaj: 2.407
#145122
Gökhan Dokuyucu;145071 wrote:Domatesin içinden domates çıkmışş hayret! Yazık valla bize... Gidip köyde bir ev alacağım içinde domatesimi biberimi balcanımı kendim yapacam bu gidişle:D Bu güzel paylaşım için çok sağol orti...
köye gitmene gerek yok gökhan evin damındada yapabilirsin bir gün gel bize gör bak neler yetiştiriyoruz pirpirim,tere,maydanoz kendi üretimimiz domates ve biber yetiştirmeye çalışıyoruz ama o konularda biraz sorun var çalışmalarımız devam ediyor. Her şey hormonlu olmuş durumda hormonsuz bir şeyler yemeye çalışıyoruz...
Huzi Üye
Üyelik: 2005-12-22 Herkese açık mesaj: 1.968
#145230
Bu ne yaaaaaaaaaaaaaaa..... Subutay abim şimdi sende bunu yedin öylemi...? Ayyyyy bi acayip oldum yaaaaaaaaa...
Subutay Üye
Üyelik: 2003-02-25 Herkese açık mesaj: 2.345
#145771
İster istemez yedik, zaten hayatımız kimyasal olmuş. Labaratuvar hayvanları gibiyiz...
Huzi;145230 wrote:Bu ne yaaaaaaaaaaaaaaa..... Subutay abim şimdi sende bunu yedin öylemi...? Ayyyyy bi acayip oldum yaaaaaaaaa...
YILDIRIMBEY Üye
Üyelik: 2008-08-19 Herkese açık mesaj: 69
#145781
Frankeştayn gıdalar... Terminatör profesörler!
Biliyor musunuz; “Yerli domates tohumu”na kaynak ayırmayan Türkiye, ihtiyacı olan “3.5 ton domates tohumu”nu ithal ediyor!.. Nereden mi?.. İsrail ve Hollanda’dan!.. Evet, sırf “domates tohumu” için, her yıl “31 trilyon lira” döviz ödüyoruz İsrail ve Hollanda’ya!.. Bu, ne demek biliyor musunuz?.. Bu, “1 kilo domates tohumu eşittir 20 milyar lira” demek!.. Ya da; “1 gram domates tohumu, eşittir 20 milyon lira” demek!.. Bu da; “1 gram domates tohumunun, 1 gram altını sollaması” demek!.. Yani; İsrail'in tohumu, “altın”dan pahalı!.. Dahası da var... Bu “tohum”lardan üretilen domateslerden, “tohum almak” mümkün değil!.. Yani, her yıl “tohum almaya” mahkûmuz!.. Yani, adamlar öyle bir "tohum" üretiyorlar ki, bu tohumdan "yeniden tohum almak" mümkün değil!.. "Gen"leriyle oynayıp "kısır" tohum üretiyorlar ki, "İsrail'in kapısı"nı her yıl yeniden çalalım ve her yıl "milyonlarca dolar" ödeyelim!.. TOHUM KAÇAKÇILIĞI! Tabiî, bu olayın "resmî" tarafı!.. İşin içine bir de "kaçakçılık" giriyor ki, "İsrail'e kaptırılan" paraların miktarını siz hesap edin!.. Buyurun size, henüz 3 ay öncesinden, yani 19 Aralık 2007'den bir "kaçakçılık" haberi: "Atatürk Havalimanı Gümrük ekipleri, THY uçağı ile önceki gün akşam Tel Aviv'den İstanbul'a gelen İsrail uyruklu Boaz L.'yi, şüphe üzerine takibe aldı. Ekiplerin, İsrailli yolcunun valizinde yaptığı aramada alüminyum folyolarla kaplı 18 poşet bulundu. Paketleri açan gümrük ekipleri, genetik yapısı değiştirilmiş 3 kilogram domates tohumunu ortaya çıkardı. İfadesi alınan Boaz L., Bakırköy Adliyesi'ne sevk edildi. Hibrit (genetik yapısı değiştirilmiş) tohumlar, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nın izni dahilinde sadece ABD, Hollanda, Fransa ve İsrail'den ithal edilebiliyor. 1 gram tohumdan ortalama 25 kilogram ürün alınabiliyor." Evet, olayın bir de "kaçakçılık" boyutu var... Düşünebiliyor musunuz; "İnsan kaçakçılığı" veya "uyuşturucu kaçakçılığı" gibi, şimdi de "tohum kaçakçılığı" yapılıyor!.. TOPRAĞIN GDO'YA BAĞIMLILIĞI! Gelin görün ki; "Genetik yapısı değiştirilmiş" bu tohumlar, en az "uyuşturucu" kadar, yani "esrar" ve "eroin" kadar tehlikeli!.. Ha "eroin" zehirlemiş, ha bu tohumlar!.. Hatta, "eroin"den daha tehlikeli!.. İşte bu yüzden, genetiği değiştirilmiş bu ürünlere "Frankeştayn gıdalar" deniliyor!.. Nasıl denilmesin ki; Frankeştayn Gıda olarak nitelendirilen GDO'lar, kolera bakterisi geni taşıyan yonca, akrep geni taşıyan pamuk, tavuk genli patates, balık veya domuz genli domates gibi gıdalar şeklinde karşımıza çıkıyor. Uzmanlar; Türkiye’nin, "Frankeştayn gıda terörü"ne karşı en kısa zamanda tedbir alması gerektiğini söylüyor!.. "Uzman"lara göre, "GDO"ların bir "tehlikeli" tarafı da şu: "Bu ürünlere bir kere bulaşırsanız, bir daha kurtulamıyorsunuz. O tohumla ürün ektiğiniz toprak, o tohuma bağımlı hale geliyor ve bir daha başka ürün ekemiyorsunuz. Toprağınız verimsizleşiyor. O tohumu satan yabancı şirket, size önce tohumu ucuz fiyattan satıyor ve sizi bağımlı hale getiriyor. Ancak daha sonra fiyatını artırarak, sizin başka tohum ekmenizi önlemeye çalışıyor. Sizi öyle bir noktaya getiriyorlar ki; isteseniz de bu çarkın içinden çıkamıyorsunuz." İşte bu "çark"tan, yani ABD, İsrail, Kanada, Çin, Almanya, Fransa ve Hollanda'nın kurduğu "çark"tan çıkamadığımız içindir ki, her yıl "50-60 milyon dolar"lık tohum ithal etmek zorunda kalıyoruz!.. Yani, kendi paramızla zehirleniyoruz!.. Söyleyin Allah aşkına; "Bilim"le uğraşması gereken "üniversite"ler, hâlâ "örtü" ile uğraşıyorlarsa, böyle bir ülke "Frankeştayn gıda"lar tarafından işgal edilmez de ne olur?.. Hayır, "İsrail'in Frankeştayn ürünleri"ne hiç kızmayalım... Çünkü, bizim üniversitelerimiz de "Profesör" etiketli "Terminatör"lerle dolu!.. Ehh, "Frankeştayn tohumlar"dan da, işte böyle "terminatör"ler peydah olur ki, bunu da yadırgamamak gerekir!.. Merak ediyorum; "Profesör"lerin "gen"leriyle kimler oynadı da, onları Türkiye'ye "yabancı"laştırdı?.. Bu işte "İsrail'in parmağı" var mı acaba?.. --------- URL: https://www.yozgatgundem.com/haber_detay.asp?haberID=1149

Cevap yazmak için hesabınıza giriş yapın.

WhatsApp iletişim