Siyah Gözlerine Beni de Götür... Daha dokunmadan kurudu irem
Çöllere bir türlü yağamıyorum
Yeni bir koşunun başlangıcında
Biraz deprem sonrası
Biraz şehir hülyası
Bir kalp yangınından geriye kalan
Siyah gözlerine beni de götür
Artık bu yerlere sığamıyorum.
Pembe uçurtmalar yolladığından beri
Sarardı tiryaki menekşeleri
Sonbaharın tozlu kafeslerinde
Sevgi turnaları yakalıyorum
Turnalar gidiyor; ben kalıyorum
Avareyim, asudeyim, yorgunum
Bilmiyorum neden sana vurgunum
Erzurum garında banklar üstünde
Uyku tutmuyor karanlıkları
Yitik düşlerimi kovalıyorum
Gölgeler gidiyor; ben kalıyorum.
Binbir türlü kokuyorsa yaylalar
Siyah gözlerine beni de götür
Baharın koynundan koparıp sana
İpek bir mendile sardığım yüreğimle
Şehzade gülleri gönderiyorum
Umutlar kalıyor; ben gidiyorum.
Bütün yelkenlileri, deniz fenerlerini
Kaptanları sorgulayan
Yanından geçen küheylanların
Korku tufanına yakalandığı
Siyah gözlerine beni de götür
Güneş ülkesinden gelen yiğitler
Benzeri olmayan bir dünya kursun
Cellat, ayrılığın boynunu vursun.
Usul usul intizarı çürüten
Bu hercai diken, bu çılgın arzu
Sürüklüyor imkansız muştuların
Eşiğine gönül vadilerini
Bir ağaçtan düşen yapraklar gibi
Düşüyorum tanyerine
Ya topla yaralı kırlangıçları
Ya da bu vefasız şarkıyı bitir
Özgürlüğe giden tutsaklar gibi
Siyah gözlerine beni de götür.
Ellerim uzaklığından üşürken,
Gözlerim yokluğuna kanıyor..
Ruhum aşkına sürgün..
Diyebilsem sana,
Diyebilsem uzakları yakın eden sesimle,
Desem ki, al beni buralardan,
Alır mısın yar...
Gökhan Dokuyucu;69371 wrote:Osman gezer her gün sokakta barda Yakıyor insanı hep kara sevda Başın sıkışınca kalmasın darda Sevene yakışır en güzel sevda
bizim osman barda da geziyormuş:)
bu güzel şiir için çok sağol kardeşim;)
önemli degil her zaman böyle güzel şiirleri atarız
Son akşamım olmalı artık sisle örtülü,
Eğer gönlün isterse doğacak bir başka gün.
Rüzgârın dağıtacak yüreğimdeki külü,
Ayrılıklar romanda, şarkıda kalsın hüzün
Pırıltı gözlerinde ümidin bir çift gülü.
.......
Çalmadan kapımı zâlim karakış,
Sararan hazanı bahara çevir.
Sevdân yüreğime işlenen nakış,
İçimi mâmur bir diyâra çevir.
***
Ne zaman düşünsem yalnız odamda
Hayâlin gülümser karşıki camda
Yağmalandı dünyam, çöken akşamda
Ömrün ziyanını gel kâr´a çevir.
.......
Sevincin hür ufkunda ben hiç böyle değildim.
Senden gelen en hafif esintide eğildim.
Hüznün en sarp burcunda bir tutukluyum şimdi,
Varolmanın esrârı bu çiledeymiş; bildim!
YİRMİ YIL SONRA SANA RASTLADIM BİR AKDENİZ AKŞAMINDA BAKIŞLARINDA HALA O ESKİ DELİ SEVDA DUDAKLARIN DA BİR KIRIK HÜZÜN VARDI O ESKİ UTANCIN HALA ÜSTÜNDE VE SAÇLARIN HALA ÖYLE SİYAHTI... MUTLU DEĞİLDİN AMA GÜLMEYE ÇALIŞIYORDUN YALANCIKTAN HALİMİ SORDUN KESİK CÜMLELERLE TİTRİYORDU SESİN ESKİ HATIRALARIN YÜKÜNDE YİRMİ YIL SONRA SANA RASTLADIM BİR AKDENİZ AKŞAMINDA DEDİN Kİ; YAZLIĞIM YAKINDABİR ÇAYIMI İÇ BU AKŞAM TANIŞTIRAYIM SENİ KOCAMLA BİRAZ ÜRKEKTİ DAVETİN DÜŞÜNDÜM DE NE DİYECEKTİN O NA KALBİMİ SÖKÜP ALAN ESKİ SEVGİLİMM...
BİR GENÇLİK, ZAMAN BENDEDİR VE MEKAN BANA EMANETTİR. ŞUURUNDA BİR GENÇLİK KİM VAR DENDİĞİNDE: SAĞINA VE SOLUNA BAKMADAN BEN VARIM DİYEBİLEN VE BENİM OLMADIĞIM YERDE KİMSE YOKTUR(DAVA AHLAAKİ) ANLAYIŞINA SAHİP BİR GENÇLİK İŞTE,İMAM HATİP GENÇLİĞİ