Resim kaynağıBEŞİNCİ MEVSİM
Düştü can evime dördüncü cemre
Dünyayı üçüncü gözümle gördüm.
Dört yüz seksen beş gün çekti bir sene
On altıncı aya takvimsiz girdim.
Aynalara baktım korku gösterdi
Saatler her sabah kırkı gösterdi
Namlular, nişanlar Türk'ü gösterdi
Hayatım boyunca hedefte durdum.
Gül sundum yediler, koklamadılar
Armağan can verdim saklamadılar
Gittim... gelir diye beklemediler
Kaybolan gölgemi yollara sordum.
Getirdim yanıma ay'ı bir karış
Ölçtüm ki dağların boyu bir karış
Şehiri bir adım, köyü bir karış
Damlada denizdir en küçük derdim.
Savurdum, eledim, seçtim zamanı
Yaprak yaprak, tel tel açtım zamanı
Haftada üç asır geçtim zamanı
Nereye gittimse zamansız vardım.
Yırtıldı ruhlara çizdiğim resim
Yazık, kulaklara sığmadı sesim
Yaşadığım şimdi beşinci mevsim
Çağın çilesini sırtıma sardım ABDURRAHİM KARAKOÇ
dur! birak kaynasin kahvenin suyu,
bana istanbulu anlat nasildi?
bana bogazi anlat nasildi?
haziran titreyislerle kaçak yagmurlar ardi
yikanmis, kurunurmuydu yine o yedi tepe
ana sefkati gibi sicak bir günesle
insanlar gülüyordu de
trende, vapurda, otobüste,
yalanda olsa hosuma gidiyor, söyle.
hep kahir, hep kahir, hep kahir
biktim be...
dur! birak, kalsin, açma televizyonu
bana istanbulu anlat nasildi?
sehirlerin sehrini anlat nasildi?
beyoglu sirtlarindan yasak gözlerimle bakip
köprüler, sarayburnu, minareler ve halice öv
diyiverdin mi bir merhaba, gizlice
insanlar gülüyordu de
trende, vapurda, otobüste
yalanda olsa hosuma gidiyor, söyle.
hep kahir, hep kahir, hep kahir
biktim be...
dur! birak, kimildama, kal biraz öylece n'olur
kokun istanbul gibidir, gözlerin istanbul gecesi
simdi gel saril, saril bana kinalim
gökkubbenin altinda ordada beraber
çok sükür diyerek yeniden baslamanin hayali
hasretinin çölünde sanki bir pinar gibi
insanlar gülüyordu de
trende, vapurda, otobüste
yalanda olsa hosuma gidiyor, söyle.
hep kahir, hep kahir, hep kahir
biktim be...
cem karaca
bugunlerde bu bolum durgunlastı nedense onceden ası ve mavı vardı o sıır atıyordu yalnız kalmasın dıye bende atıyordum ama sımdı ası yok onu bekleyelım ne zaman gelırse hareketlenır
Dere boyu gidelim
Koyun kuzu güdelim
Sennen beni görmüşler
İnkâr bayrım edelim
Ak koyun kuzusuna
Gün tutmuş postusuna
Ne desen de ağlasam
Arnımın yazısına
Kara kara kazanlar, Kara yazı yazanlar, Cennet yüzü görmesin, Aramızı bozanlar
İğne ile kuyu kazdım, İçine düşeyazdım, Ayrılık mektubunu, Hem ağladım hem yazdım
Mendilim dalda kaldı, Gözlerim yolda kaldı, Ela gözlü sevdiğim, Bilmem nerede kaldı
Yazı yazdım yaz idi, Kalemim kiraz idi, Kusura bakma emmioğlu, Mürekkebim az idi
Kara koyun kuzuludur, Boynuzları yazılıdır, Çok bekletme Mehmet Ağa, Bacaklarım sızılıdır
Eski Cami direk ister, Söylemeye yürek ister, Benim karnım toktur ama, Arkadaşım börek ister
Fasulye fasıl olur, Yemesi nasıl olur, Anne beni eversen, Bak geçim nasıl olur
Sepet sepet yumurta, Sakın beni unutma, Unutursan küserim, Mektubumu keserim
Maydanoz ot değil mi, Yaprağı dört değil mi, Ben yârimden ayrıldım, Bu bana dert değil mi?
Karyolanın yayları, Ben sayarım ayları, Babam gelecek diye, Hazırladım çayları
Kaleden indim bu gün, Elimde kaynar güğüm, Ne vefasız yar imiş, Ne dün geldi, ne bugün
Kızın adı Melek'tir, Entarisi bir tekdir, Yakası açık olan, Sevdalıyım demektir
Elbisesi dar gelir, Dar sokaktan yar gelir, Ellemeyin yârime, Ayda yılda bir gelir
Damda durma oğlan, Bıyığın burma oğlan, Beni sana vermezler, Gönlünü yorma oğlan
Bahçelerde ısırgan, Gâvur değil, Müslüman, Uzat dilin öpeyim, Yemin ettim ısırmam
Portakal dilim dilim, Sevdiğim adın Selim, Selim benim olunca, Olurum telli gelin
Manava ayva gelmiş, Parası fazla gelmiş, Çok çalışın oğlanlar, Kızlara da zam gelmiş
Toplu iğnemin boladı, Sarığını kim doladı, Beş yüz asker içinde, Gönlüm seni diledi
Ben kalede kışlarım, Kırmalı mendil işlerim, Senin gibi besteciyi, Kirmanımda koşlarım
Arabası dört teker, Düz ovada sap çeker, Bekâr kalan oğlanlar, Gece gündüz ah çeker
Ben bir altın kutuyum, Yar yanında mutluyum, Verin benim yârimi, Üç gündür oruçluyum
Keklik gelir seke seke, Ayağında gümüş toka, Ben annemden ayrılmazdım, Ayırdılar çeke çeke
Tilki girdi kümese, Tavukları yemese, Genç kızların koynuna, Sakallılar girmese
Dilbeyandır köyümüz, Buz gibidir suyumuz, Kendimiz köylü ama, Şehirlidir huyumuz
Dağlarda ardıç kurusu, Dibinde keklik sürüsü, Yok mu bunun hiç kimsesi, Yoksa garip misin güzel
Iraftaki siniler, Piske vursam iniler, Askerdeki yârimin, Kulakları çiniler
Karyolanın yayları, Sayıyorum ayları, Yarim gelecek diye, Sayıyorum ayları
Makarada ipliğim, Asıyada benim kekliğim, Hiç aklımdan çıkmıyor, Kel satıdan çektiğim
Kiremit, kiremit gezerim Kiremitleri ezerim Çok konuşma kaynana Patates gibi ezerim
Dama çıktım dam iki, Yıldız saydım oniki, Ellerin yâri gelmiş, Hani bizim kör tilki
San kavun dilimi, Kim dokudu kilimi, Vallah billâh olacam, Mülazımın gelini
Mani benim ezberim, Kan ağlıyor gözlerim, Ben o yârin yolunu, Ölüne dek beklerim
Dereler akmasaydı, Gün gibi doğmasaydı, Ölüm Allah'ın emri, Ayrılık olmasaydı
Hay aparız, aparız, Gökten yıldız kaparız, Oruç tutmayanları, Kümeslere tıkarız
Meşe meşeye benzer, Meşe kamışa benzer, Şu Burunoba kızları, Gümüş kâseye benzer
Tarlaya soğan ekerler, Ekerler de biçerler, Gurbete giden kızın, Gözüne sürme çekerler
Karadağ’da kar kalmadı, Yüreğimde yağ kalmadı, Daha yazacağım çok idi, Mektubumda yer kalmadı
Oğlan gider oduna, Ali derler adına, Ali'ye bir kız bulduk, Ayşe derler adına
Aş yedim dilim yandı, döküldü kilim yandı, Ben kilimde değilim, Bahçede gülüm yandı
Karşıdan gelen oğlan, Kakülü sarkan oğlan, Gece gelme gündüz gel, Horozdan korkan oğlan