Genç Muhabbet

ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA...

Görüntülenme: …

ibo_kaya Üye
Üyelik: 2007-12-16 Herkese açık mesaj: 241
#128764
ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA...
ibo_kaya Üye
Üyelik: 2007-12-16 Herkese açık mesaj: 241
#128765
ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA...
ibo_kaya Üye
Üyelik: 2007-12-16 Herkese açık mesaj: 241
#128767
ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA...
efsane Üye
Üyelik: 2007-10-06 Herkese açık mesaj: 518
#128797
ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA...
efsane Üye
Üyelik: 2007-10-06 Herkese açık mesaj: 518
#128799
ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA...
efsane Üye
Üyelik: 2007-10-06 Herkese açık mesaj: 518
#128800
ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA...
efsane Üye
Üyelik: 2007-10-06 Herkese açık mesaj: 518
#128801
ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA...
gurbet Üye
Üyelik: 2006-12-21 Herkese açık mesaj: 1.553
#128941
rica ederim sizlere ben tsk ederim
beyendinizse ne mutlu bana
i
gurbet Üye
Üyelik: 2006-12-21 Herkese açık mesaj: 1.553
#128942
Beni Memleketten Ayıran Yollar

Ne olur bitipde tükenin artık,
Beni memleketten ayıran yollar,
Yağmurla eriyip kaybolun artık,
Beni memleketten ayıran yollar.

Bu canım yoruldu gelip gitmekten,
Usandım artık ben çile çekmekten,
Nefret eder oldum size bakmaktan,
Beni memleketten ayıran yollar.

Yurdumdan, yuvamdan kopardınız mı?
Anamdan, babamdan ayırdınız mı?
İsteğiniz oldu sevindiniz mi?
Beni memleketten ayıran yollar.

Dağların altında kalasınız siz,
Yer yarılıp yere batasınız siz,
Çıkmamak üzere yok olasınız,
Beni memleketten ayıran yollar.

Ömrümü yediniz doymadınız mı?
Saçıma ak düştü görmediniz mi?
Yıllarca yürüdüm bitmediniz mi?
Beni memleketten ayıran yollar.

Bilmem ki ne zaman biteceksiniz,
Belkide ömrümü yutacaksınız,
Kabir kervanına katacaksınız,
Beni memleketten ayıran yollar.

Mustafa USTA’yım dertliyim dertli,
Yolcular dizilmiş yayalı atlı,
Uzayıp gidiyor iki üç hatlı,
Beni memleketten ayıran yollar.

24.02.1997
Mustafa Usta Halksiir
Subutay Üye
Üyelik: 2003-02-25 Herkese açık mesaj: 2.345
#129017
Allah'ım Bu Vuslatı Hicran Etme

Allah'ım bu vuslatı hicran etme
Aşkın sarhoşlarını nalân etme

Sevgi bahçesini yemyeşil bırak
Bu mestlere bahçelere kasdetme

Dalı yaprağı vurma hazan gibi
Halkını başı dönmüş zelil etme

Kuşunun yuvasının ağacını
Yıkma da kuşlarını perran etme

Kumunu ve mumunu karıştırma
Düşmanları kör et de şadan etme

Hırsızlar aydınlığın düşmanıdır
Onların işlerini asan etme

İkbal kıblesi yalnız bu halkadır
Umut kâbesin öyle viran etme

Bu çadır iplerini öyle katma
Çadır senindir eya sultan etme

Yok dünyada hicrandan daha acı
Ne istiyorsan et de onu etme

Mevlana Celaleddin Rumi
gurbet Üye
Üyelik: 2006-12-21 Herkese açık mesaj: 1.553
#129267
Mevlid Kandili

MEVLİD KANDİLİ
İçim içime sığmıyor
Bu gün bayram, bu gün mevlid kandili
Gözümden yağmur yağmıyor
Bu gün bayram dostlar, bu gün mevlid kandili

Bu gün alemlere rahmet doğdu
Doğdu da cihanı nura boğdu
Geldi alemin nuru karanlığı kovdu
Bu gün bayram, bu gün mevlid kandili

Sen, ben doğmuşuz ne çıkar
Diğer varlıkların ne hükmü var
İbrahim Allah’a dost, Muhammed ona yar
Bu gün bayram dostlar, bu gün mevlid kandili

Bu gün bayram, çünkü Cuma günüdür
Bu gün bayram, çünkü dua günüdür
Bu gün peygamberimin doğum günüdür
Bu gün bayram dostlar, bu gün mevlid kandili

Aç elini eyle dua,
İster suya, ister dağa,
Onunla erdik mutluluğa
Bu gün bayram, bu gün mevlid kandili

Kelimeler mutluluğuma etmiyor kifayet
Gönülden değil kalemdendir şikayet
Onunla geldi nur, onunla doğdu İslamiyet
Bu gün bayram dostlar, bu gün mevlid kandili

Sözüm bitip sana veda ederken
Elim açıp Rabbe dua ederken
“Rabbim beni kavuştur” derken
Bugün bayram dostum, bu gün mevlid kandili
İsmail Onay
candy Üye
Üyelik: 2007-10-20 Herkese açık mesaj: 1.306
#129527
YENİ BİR SAYFADAN SANA BAKMAK
her şey yapılabilir
bir beyaz kağıtla
uçak örneğin uçurtma mesela
altına konulabilir
bir ayağı ötekinden kısa olduğu için
sallanan bir masanın
veya şiir yazılabilir
süresi ötekilerden kısa
bir ömür üzerine.

bir beyaz kağıda
her şey yazılabilir
senin dışında
güzelliğine benzetme bulmak zor
sen iyisi mi sana benzemeye çalışan
her şeyden
bir gülden bir ilk bir sonbahardan sor
belki tabiattadır çaresi
senin bir çiçeğe bu kadar benzemenin
ve benim
bilinci nasırlı bir bahçıvan çaresizliğim
anlarım bitkiden filan
ama anlatamam
toprağın güneşle konuşmasını
sana çok benzeyen bir çiçek yoluyla

sen bana ışık ver yeter
bende filiz çok
köklerim içimde gizlidir
gelen giden açan soran bere budak yok
bir şiir istersin
“içinde benzetmeler olan”
kusura bakma sevgilim
heybemde sana benzeyecek kadar
güzel bir şey yok

uzun bir yoldan gelen
tedariksiz katıksız bir yolcuyum
yaralı yarasız sevdalardan geçtim
koynumda bir beyaz kağıt boşluğu
her şeyi anlattım
olan olmayan acıtan sancıtan
bilsem ki sana varmak içindi
bütün mola sancıları
bütün stabilize arkadaşlıklar
daha hızlı koşardım
severadım gelirdim
gözlerinin mercan maviliğine

sana bakmak
suya bakmaktır
sana bakmak
bir mucizeyi anlamaktır

sağa sola bakmadan yürüdüğüm yollar tanıktır
aşk sorgusunda şahanem
yalnız kelepçeler sanıktır
ne yazsam olmuyor
çünkü bilenler hatırlar
hem yapılmış hem yapma çiçek satanlar
bahçıvanlar değil tüccarlardır
sen öyle göz
sen öyle toprak ve güneş ortaklığı
sen teninde cennet kayganlığı iken
sana şiir yazmak ahmaklıktır

bir tek söz kalır
dişlerimin arasından
ben sana gülüm derim
gülün ömrü uzamaya başlar

verdiğim bütün sözler
sende kalsın isterim
ben sana gülüm derim
gül sana benzediği için ölümsüz
yazdığım bütün şiirler
sana başlayan bir kitap için önsöz

sana bakmak
bir beyaz kağıda bakmaktır
her şey olmaya hazır
sana bakmak
suya bakmaktır
gördüğün suretten utanmak
sana bakmak
bütün rastlantıları reddedip
bir mucizeyi anlamaktır
sana bakmak
allah’a inanmaktır

YILMAZ ERDOĞAN....
esrik Üye
Üyelik: 2008-03-22 Herkese açık mesaj: 5
#129531
Anladım

Bulutları düşünüyorum, kuşları ve aşkı
Tarihleri var da onların, hatta anıları
Vatanları olmadı hiç bir zaman, ki onlar
Ayışığına karıştılar yeryüzünden göçerek

Ve bırakarak metal bir uygarlığı geride

Anladım ayaklarımın altındaki dünya değil
Çocuk sevinçleri, ipinden koparılmış uçurtmalar
Bulutu ve suyu izliyor soluk bir sonsuzluk
Anladım yüreğimdeki rüzgarla sürükleniyorum

Üşüdüğümü unutuyorum, yalnızlığımı da
Yasaksa artık bu ülkeden çıkmamız
Vatansız olduğumuzu bilelim diyedir
Mayınlayarak ömrümüzün kalan kısmını

Anladım vatansızlıktır bir şaire yakışan.
esrik Üye
Üyelik: 2008-03-22 Herkese açık mesaj: 5
#129534
Her Nasılsa Yalnızsın

Her nasılsa yalnızsın
Bir giz gibi deliyor yüreğini
can sıkıntılarının burgusu
ve hep bir şeyler eksik gibi
bir şeyler bekler gibisin

Yeni bozgunlar
yeni yenilgiler peşindesin
Bir bozkır kuraklığına dönüşmüş için
Oysa yalnız bir öpüştür
gurbeti türkülere dönüştüren

Çoktandır su vermedin
çiçeklere ve yüreğinin çeliğine
Zaman terkisine almış da öpücükleri
koşuyor sessizliğin ve yalnızlığın
iyotlu kıyılarına

Bir yol ayrımı ki yanlışla doğru
hüzünlerle sevinçler kolkola
Sen ki ey kalbim
yanlışları ve hüzünleri taşıdın
bunca zaman

Taşıyamaz yüreğinin batık sandalı
bu yalnızlığı, bu can sıkıntılarını
Yaşam gelincikler gibi beklerken seni
gecenin kapısını çalma
ey kalbim
nizipli_mehmet Üye
Üyelik: 2005-10-03 Herkese açık mesaj: 8.461
#129538
candy çok saol yılmaz erdogan gercektende çok guzel okuyor bu şiiri
candy Üye
Üyelik: 2007-10-20 Herkese açık mesaj: 1.306
#129566
tşk ederim mehmet abi gerçekden bu şiiri we diğer birçok şiirleriini çok güzel okuyor çokda ii bi şair bence..:)
muslum.koyuncu Üye
Üyelik: 2007-05-08 Herkese açık mesaj: 30
#129733
tekrar tekrar okuyup ezberlediğim bi şiir. son dönem yazarlardan biridir yılmaz erdoğan. ve gerçekten okunası şiirler yazmaktadır. paylaşım için teşekkürler

candy;129527 wrote:YENİ BİR SAYFADAN SANA BAKMAK
her şey yapılabilir
bir beyaz kağıtla
uçak örneğin uçurtma mesela
altına konulabilir
bir ayağı ötekinden kısa olduğu için
sallanan bir masanın
veya şiir yazılabilir
süresi ötekilerden kısa
bir ömür üzerine.

bir beyaz kağıda
her şey yazılabilir
senin dışında
güzelliğine benzetme bulmak zor
sen iyisi mi sana benzemeye çalışan
her şeyden
bir gülden bir ilk bir sonbahardan sor
belki tabiattadır çaresi
senin bir çiçeğe bu kadar benzemenin
ve benim
bilinci nasırlı bir bahçıvan çaresizliğim
anlarım bitkiden filan
ama anlatamam
toprağın güneşle konuşmasını
sana çok benzeyen bir çiçek yoluyla

sen bana ışık ver yeter
bende filiz çok
köklerim içimde gizlidir
gelen giden açan soran bere budak yok
bir şiir istersin
“içinde benzetmeler olan”
kusura bakma sevgilim
heybemde sana benzeyecek kadar
güzel bir şey yok

uzun bir yoldan gelen
tedariksiz katıksız bir yolcuyum
yaralı yarasız sevdalardan geçtim
koynumda bir beyaz kağıt boşluğu
her şeyi anlattım
olan olmayan acıtan sancıtan
bilsem ki sana varmak içindi
bütün mola sancıları
bütün stabilize arkadaşlıklar
daha hızlı koşardım
severadım gelirdim
gözlerinin mercan maviliğine

sana bakmak
suya bakmaktır
sana bakmak
bir mucizeyi anlamaktır

sağa sola bakmadan yürüdüğüm yollar tanıktır
aşk sorgusunda şahanem
yalnız kelepçeler sanıktır
ne yazsam olmuyor
çünkü bilenler hatırlar
hem yapılmış hem yapma çiçek satanlar
bahçıvanlar değil tüccarlardır
sen öyle göz
sen öyle toprak ve güneş ortaklığı
sen teninde cennet kayganlığı iken
sana şiir yazmak ahmaklıktır

bir tek söz kalır
dişlerimin arasından
ben sana gülüm derim
gülün ömrü uzamaya başlar

verdiğim bütün sözler
sende kalsın isterim
ben sana gülüm derim
gül sana benzediği için ölümsüz
yazdığım bütün şiirler
sana başlayan bir kitap için önsöz

sana bakmak
bir beyaz kağıda bakmaktır
her şey olmaya hazır
sana bakmak
suya bakmaktır
gördüğün suretten utanmak
sana bakmak
bütün rastlantıları reddedip
bir mucizeyi anlamaktır
sana bakmak
allah’a inanmaktır

YILMAZ ERDOĞAN....
candy Üye
Üyelik: 2007-10-20 Herkese açık mesaj: 1.306
#129924
yorumlarınız için hepinizede çok tşk ederim bu yılmaz erdoğan şiiride sizin için..

===HEPSİ BU===


Değişen ben değilim
dönüşen savaş
yaşlanmakla ıslanmak aynı şey:

bir yağmurun gölgesinde ihtiyarlanmak

şimdi ölüm bile yetmiyor
acılarımızı tartmaya
dostlar
alıngan bir sahili pinekliyorlar
bir merhabayı bıçaklar gibi artık
selamlaşmalar

değişen ben değilim
dönüşen savaş

artık zaman bile yetmiyor
yaşadığımızı sanmaya

yine de ışıklar bu kenti
güzelmiş gibi gösteriyor
geceleri...

geceler...
yani
Ahmet Haşim in kafiyeleri...

seni aklıma düşüren
yerçekimi değil
yalancı yıldızlar
öyle uzaksın ki
üflesem soğuyacaksın
sarılsam okyanus

bir aşka yetecek kadar
ve anımsatacak kadar
sebepsiz bir ölümü,
acılarımız
ve kafiyelerimiz var...

işte hepsi bu kadar...

YILMAZ ERDOĞAN

Cevap yazmak için hesabınıza giriş yapın.

WhatsApp iletişim