ABİ KAFASINI KIRDIKLARINA MI DİYORSUN BİZLEREMİ DİYORSUN İYİKİ VARSIN DİYE SELAMLAR
Geleneklerimiz Anılarımız
#26195
#26199
#26357
#26359
#26393
#26416
#26742
#26743
#26814
#28114
#28118
#29061
#29257
#29345
#29352
#30722
#30744
#31138
#39747
#39760
#40357
#40359
#47661
#59295
#59340
ÇOCUKLUĞUMUN NİZİP’İNDEKİ OYUN Türleri
Abiler, bizde arpala-buğdala diye bir oyun vardı. Tam adını hatırlamıyorum. Üç kişi ile oynanırdı. Bir kiş soru sorar, diğer iki kişisırayla cevap verirdi. Bilen kişiye arpala deyince öbürünü kovalar ve vurmaya başlardı. Buğdala deyince busefer bilemeyen vururdu.
Sayın Nizipli-subutay, arpala-buğdala VUR ÇAKIR oyunununda kullanılan; kemerle vurucuyu teşvik edici kızıştırma sözcükleridir..
Hatırladığım kadarıyla sözcüğün orjinali. ARPA DA BUĞDAY DİK DİK DİK olarak söylenirdi..
Sevgi ve saygılarımla....
Abu dik dik dik der kemerleri şakırdatırdık tuttuğumuzun boynunun kökünde. Allah iyiliğinizi versin nereden bulursunuz bu konuları :) geçmişe gittik geldik bir an...
Abi o tekerlemeyi biliyorum ama sanırım aynı oyundan bahsetmiyoruz. Benim bahsettiğim oyuna bir örnek yazayım:.
Soru soran, oyuncu 1 oyuncu 2
S: Benim bir kuşum var. Kıçı başı yenir, kafası kımızı, ayağı sarı, bedeni karadır.
O1: Horoz
S:Yok
O2:Tavuk
S:Yok
O1:Culluk
S:Culluk! Arpala!
(O1 arpala lafıyla O2'yi kovalar ve yakaladığında vurmaya başlar. S, buğdala diye bağırırsa bu sefer O1 kaçmaya başlar. Çünkü yakalarsa O2 ona vurmaya başlayacaktır.).
Anlatmaya çalıştım ama inşaallah Nizip'e gelinceiki gönüllü ile oynar, pekiştiririz. :)
alıntı:
Kemal Cengiz demişki:
.
Sayın Nizipli-subutay, arpala-buğdala VUR ÇAKIR oyunununda kullanılan; kemerle vurucuyu teşvik edici kızıştırma sözcükleridir..
Hatırladığım kadarıyla sözcüğün orjinali. ARPA DA BUĞDAY DİK DİK DİK olarak söylenirdi..
Sevgi ve saygılarımla....
Bir kuşum var vakkasaaaa
Kanadı var vakkasaaa... .
Hatırladıkça yazıyorum işte....
VUR ÇAKIR OYUNU.
Vur çakır oyunu, altı-yedi ya da daha fazla çocuk ve gençle oynanır. Oyun aleti pantolon kemeridir. Nizipçesi, kayıştır. Özelliği, parmak, el, avuç ve kol işaretleriyle bir kuş türünü tarif etmek; soran ile cevaplayanın bilip bilmemesi üzerine kayışla cezalandırılması ve de dışarıda kalan katılımcılarında bu cezadan pay alması şeklindedir..
Oyunda bir hakim (hakem, usta) vardır. Kemerin delikli ucu hakimdedir. İki oyuncu hakime gelir; grubun kararıyla, biri soran, biri cevaplayan olur. Hakim, kemerin tokalı ucunu cevaplıyana tutturur vesorucuya’’tarifini yap’’ diyerek, hem zaman süresini, hem de oyunu başlatır..
Sorucu işaretlerle bir kuş tarifi yapmaya çalışır. Küçüklüğü ya da büyüklüğü için avuçlarını; kanatları için ellerini veya kollarını; uzuvları için de parmaklarını kullanır..
Sorucu kuşun her bir uzvunu tarif ederken:.
’’Bir kuşum var rakkase.
Kanat açar vakkase.
Dilliği var şu kadar.
Okkası var bu kadar..’’ der ve devamen. eğer tarif ettiği kuş yenilen türden ise ’’Eti budu karnımdadır.’’ Yok, eğer eti yenmeyen bir tür ise ’’Eti budu zibilliğe’’ der..
Cevaplayan, sorucunun tarifinden kuşun ne olduğunu bilirse, hakim kemerin kendindeki ucunu bırakır ve Vur Çakır der..
Cevaplayan, kuşun tarifini zamanında ve doğru olarak bilemez ise, hakim cevaplayıcıdaki kemerin tokalı ucunu alıp sorana verir ve Vur Çakır diyerek oyunu başlatır..
Kemeri kazanan oyuncu, kaybedeni cezalandırmak için kovalar; her tuttuğunda kemerle tatlı sert vuruşlar yapar. Diğer çocuklar bir taraftan kovalananı engeller, bir taraftan da hakimi etkilemek için ’’Arpada buğday dik dik dik..’’ diye tezahürat yaparlar..
Hakim ’’Buğdalı buğdalı’’ diye sürekli yinelediği müddetçe kovalamaca ve kemerle vurmaca sorucu ile cevaplayıcı arasında sürer. Hakim ’’Arpalı arpalı’’ deyince, bu kez elinde kemer olan, diğer oyunculara yönelir ve tututuğuna vurmaya başlar. Bu arada diğer oyuncular da kemeri ele geçirmek için mücadele ederler.Kemerli oyuncu diğer oyunculardan kurtulmak için hakimin olduğu yöne kaçar ve kemeri teslim eder. Ve oyun böylece tekrarlanır....
Kemal bey yine maziye götürdünüz bizi. Hafız İmam hocanın yanında kursdayken az oynamadık bu oyunu. :)).
Tamam Kemal Abi, şimdi anlaştık işte. Bir iki noktadafarklı olsa da aynı oyun.Onu farkları da aramızdaki kuşak farkınaverelim.Biz genelde üç kişi oynardık. Teşekkürler...
alıntı:
Kemal Cengiz demişki:
VUR ÇAKIR OYUNU.
DİLDİL OYUNU.
Dildil için iki grup oyuncu gerektir; dönüşümlü olarak, dildilleyenler ile dildilciyi karşılayanlar..
Oyuna başlamak için ilkin ’santra noktası gibi’ orta bir yer işaretlenir; taş, ayakkabı, vs ile işaret belirginleştirilir. Bu işarete MERE (merkez) denir. Bu işaretin iki yanına grupların sınır çizgisi çekilir. Oyuncular çizginin iki yanına sıralanır. Sıra ile iki gruptan biri karşı tarafa hamle yapar. Hamle yapan oyuncu hızlı bi şekilde koşarak karşı gruptan birine elini değdirmeye çalışır. Bunu yaparken, hamlesiyle beraber ’hiç nefes almamacasına’ sürekli DİL DİL DİL sesi çıkarmak mecburiyetindedir. Nefes alırsa (yani ’’dil dil dil’’ demeyi keserse) oyundan çıkar ve bağlı bulunduğu gruba eksi puan kazandırmış olur. Oyuncu, karşı taraftan bir kişiye elini değdirir, mereye kadar dil dil demeyi kesmezse (yani nefesini tutarsa) dokunduğu oyuncu oyun dışı kalır..
Karşı grubun el değen oyuncusu ’’dil dil dil’’ diyerek gelen oyuncuya sarılıp bırakmaz (yani mereye gitmesine müsade etmez) ve de nefes almasını sağlarsa, bu kez dildilci oyun dışı kalır..
İki gruptan birinin oyuncularının ’ya belirlenen bir sayıda, ya da temamı’ oyun dışı kalınca Dildil Oyunu bitmiş olur. Kazanan grup ortaya konan armağanı alır, iddiayı kazanmış olur..
Ne dersiniz, GÜÇ VE CİĞER İSTEYEN BİR OYUN degil mi?.
Hakikaten öyle :) Hayal mayal hatırlıyorum. Sizde olmasanız bu anıları gün yüzüne çıkaracak çok az arkadaş var.
AŞŞIK OYUNU.
Aşşık oyunu, çocuklardan ziyade gençlerin ve orta yaştaki Niziplilerin oynadığı bir oyun türüdür. Aşşık oyunu, koyunların kellepaçalarından çıkarılan aşık kemiği ile oynanır. AŞIK ATMA olarak da bilinir..
Kellepaçadan çıkarılan aşık kemikleri büyüğünden küçüğüne adlandırılır. Cukka, hukka, şakka gibi. En irisine ŞAKKA denirve bu oyun için en makbulüdür. Oyun, iki ya da dört kişiyle oynanır. Aşık kemiği (yani, şakka) ıslak-toprak zemine atılır ve duruşuna göre adlandırılır. Dört duruş biçimi vardır; DOĞA, ALÇI, LÖK ve ÇİK diye adlandırılır. .
Birinin oyunu kazanması için atılan aşığın yerdeki duruşunun doğa biçiminde (kemiğin iki ucunun yerde, sırt kısmının havada ve dik vaziyette) olması gerekir..
Abi şimdi anladım. Büyüklerimiz çok kullanır "Sen benimle aşık atamazsın." deyimini. Bildiğim kadarıyla bu deyim boy ölçüşme anlamında kullanılıyor. Yani "Sen benimle boy ölçüşemezsin." gibi. Teşekkürler.
alıntı:
Kemal Cengiz demişki:
AŞŞIK OYUNU.
Aşşık oyunu, çocuklardan ziyade gençlerin ve orta yaştaki Niziplilerin oynadığı bir oyun türüdür. Aşşık oyunu, koyunların kellepaçalarından çıkarılan aşık kemiği ile oynanır. AŞIK ATMA olarak da bilinir..
Kellepaçadan çıkarılan aşık kemikleri büyüğünden küçüğüne adlandırılır. Cukka, hukka, şakka gibi. En irisine ŞAKKA denirve bu oyun için en makbulüdür. Oyun, iki ya da dört kişiyle oynanır. Aşık kemiği (yani, şakka) ıslak-toprak zemine atılır ve duruşuna göre adlandırılır. Dört duruş biçimi vardır; DOĞA, ALÇI, LÖK ve ÇİK diye adlandırılır. .
Birinin oyunu kazanması için atılan aşığın yerdeki duruşunun doğa biçiminde (kemiğin iki ucunun yerde, sırt kısmının havada ve dik vaziyette) olması gerekir..
Çucukken en çok atari oynamasını severdim.... Dedem doğum günümde almıştı... Dünya benim olmuştu....
tamda ben diyecektim, huzeyfenin çocukluk oyunlar atari - countre strike - half life - vs.vs..
zaten bu zamanda çocuk olmak varmış ne kadar şanslısın huzeyfe Resmi aç .
Sayın Nizipli-subutay’a CINCIK GÜLLELER için teşekkürler..
Sayın Subutay, bir de TIP OYUNU vardı... Hani biri ’’tıp’’ dediği anda herkes o anki hereket şeklinde (pozizyonunda) dururdu!.. .
Hatırladınsa ’lütfen’ oyunun kaidelerini yazar mısın?.
Abi öncelikle ben teşekkür ederim. Tıp oyununa gelince, benim bildiğim kadarıyla tıp oyununda hareket etmekserbestti. Yalnızca ses çıkarmak yasaktı. Hatta hareket etmenin serbest olduğunu şuradan hatırlıyorum ki: oyuncular birbirini güldürmek için garip garip hareketler yaparlardı. Ama hareketin yasak olduğu oyunumuz da vardı: "Önce tura bir, iki, üç".
Bu oyunda ebe yüzünü bir duvara döner, arkasında ise oyuncular olur. Ebe "önce tura bir, iki, üç" der. "Bir, iki, üç" derken; ellerini duvara üç kerevurur, her vuruşunda oyuncular ebeye bir adım yani tekerlemenin her söylendiğinde üç adım yaklaşırlar.Sonra ebeansızın arkasını döner, dönmeden önceoyuncular sabit bir pozisyonda durmak zorundadır. Ebe oyunculara bir kaç saniye bakar, hareket edeni yakalarsa, hareket eden yanar ve oyun dışı olur. Bu oyun herkes ebenin bulunduğu kaldırıma yanaşıncaya kadar devam eder. Oyun sonuna kadar herkes yanarsa yeni ebe klasik "ıh mıh.." tekerlemesi ile belirlenirayrıca ebe 1 yaşına girer. Eğer oyun sonunda hala yanmayan kimse varsa onlar 1'er yaşına girerler..
alıntı:
Kemal Cengiz demişki:
.
Sayın Nizipli-subutay'a CINCIK GÜLLELER için teşekkürler..
Sayın Subutay, bir de TIP OYUNU vardı... Hani biri "tıp" dediği anda herkes o anki hereket şeklinde (pozizyonunda) dururdu!.. .
Hatırladınsa "lütfen" oyunun kaidelerini yazar mısın?.
Çok iyi etmişsiniz, sevgili Kemal Cengiz abimin de bu konuda bir çalışması forumda yayınlandı. İsterseniz onun altına yazın. Hem konu bütünlüğü olmuş olur, selamlar.
Amilguk ( bir camurla oynanan oyun )
Abudüldül ( bir yakalama oyunu )
Sektirim Semsek ( ? )
ilk defa duyuyorum nasıl oynanıyordu bu oyunlar biraz açar mısınız?
Amilguk ( bir camurla oynanan oyun )
hamur kivaminda camur elde acilarak yuvarlak hale getirilir ortasina biraz bastirilarak cukur hale getirilir. iki taraf iddaya girerler camurun patlayacakmi patlamayacakmi.
ve iki tarafta ayni anda camurun cukur tarafini yere atarak patlamasini saglarlarmis ve atarken amilguk derlermis. anladigim kadar böyle bir seymis
en yakinda digerelerinide aciklayacam
AAA BEN BU OYUNLARIN HİÇBİRİNİ BİLMİYORUM ÖĞRENDİĞİM İYİ OLDU
cücükhöl çelik çommak ali veli 49 50
Abi bizde bu oyunları bilmiyoruz birgünde oyun toplantısı yapsak adminim bize bu oyunları öğretir belki ne dersin mehmet abi
Cevap yazmak için hesabınıza giriş yapın.