Dini İçerikli Konular

Oruca başlarken Suudi Arabistan’a uyulur mu?

Bu konu yeni yanıtlara kapalı.

ibrahimher Üye
Üyelik: 2004-08-07 Herkese açık mesaj: 755
#1248
Arkadaşlar: Yıllardır, Ramazan ayına bazı islam ülkeleri 1 gün önce başlar. Bazen bayramıda bir gün önce yaparlar. Bizde de buna uyarak bir gün önce bayram yapan kardeşlerimiz var. Bunun Hikmedi nedir. Meseleye bir göz atalım istedim. Bilimsel yönü ve Fetva yönünden irdelendiği zaman hadise tam anlaşılacaktır.
admin
Şehir: GAZİANTEP
Meslek: Ticaret
Yönetici
Üyelik: 2001-02-14 Herkese açık mesaj: 7.497
#21164
Hocam tartışmaya yaratacak bir konuya imza atmışsınız :) Neyseki sizin gibi bilgili bir abimizin elinden olması sevindirici. Ben bildiğim hilali görerek oruca başlanır ve yine hilali görerek bayram edilir. Sorun burada başlıyor galiba, çünkü hilalin dünyada herhangi bir yerde görülmesi yeterlimi, yoksa her belde kendisi görmelimi ? Bir diğer kafama takılan konu arabistanda hilalin görülmesiyle, açı olarak daha farklı bir yerde olan ülkemizde de aynı gecedemi görülür ?
ibrahimher Üye
Üyelik: 2004-08-07 Herkese açık mesaj: 755
#21180
Yok abi. Açarken çok düşündüm dediklerinizi Olumsuz tartışmalar olur mu diye. İnşaallah olmayacak. Nefsi hareket edilmezse, tüm deliller ve bu konudaki fıkhi meseler apaçıktır zaten. Bunu en öz cümlelerle inşaallah burada konuşacağız. Milletin düştüğü bir takım yanlışlıklar var. Mesele bunu izale etmek. Amacım bunun çok iyi anlaşılmasıdır. Bu konuda Bilim adamlarının ve Din alimlerinin yapmış olduğu uzun süren istişarelerin metni var bende. Daha çok onu buraya aktarmak ve bu konuda yanlış ve kısır bir bilgi varsa onu düzeltmek olacaktır.
Ramazan Tarhan Üye
Üyelik: 2005-09-16 Herkese açık mesaj: 4.213
#21222
Ben şahsen konu başlığını begenmedim.Biraz da küçümseyici bir uslupla "Suudi Arabistan'a uyulurmu" babı bana pek hoş bir yaklaşım görünmedi. Tabiki hocamızın iyi niyetine olan inancım bu hususta beni tatmin etmektedir. Malesef Ramazan orucunda bu soru çok rahat sorulur da Hacc farzında pek sorulmaz.Halbuki Hacc en önemli farzlardan birisidir ve insan ömründe bir defa yapılır.Hacc farzı ve kurban bayramı eda edilirken Arabistan bir gün önce başlamış veya bir gün sonra başlamış kimsenin umurunda olmaz.Çünkü mecburen Suudi Arabistan'a uyulmak zorundadır.Hem de 5 milyon Haccı birden. Ve tüm dünya Hacc farizasını Suud'a göre eda eder.Gelelim Ramazan Orucuna. Arabistan devlet olarak Ramazan ilanını tamamen ulemasına bırakmıştır.Ve bu hususta ulema neye karar verirse ona göre ilanını resmi olarak duyurur.Arabistan uleması dünya üzerinde söz sahibi ve gerçekten ehil sahibi alimlerden oluşmaktadır. Dünya üzerinde birçok bölgede fıkhı konulardan tutunda en karmaşık mevzulara kadar onların ilimleri bir ışık gibi saçılır.Takip edenler bilir.Ve bilenler de bilir.Ülkemizde malesef Ramazan ilanları asırlık olarak tespit edilmiş ve hiçbir vakit degişmez bir tarih olarak ta hep savunulmuştur.Yani 25 yıl sonraki Ramazanın başlama günü ve saati bile bellidir.Hiçkimse bana bu konunun teknik yapısını ikna edemez.İstanbul Üniversitesi Uzay Bilimleri Bölümünde okuduğum sıralarda Ay'ın hareketleri ile ilgili çok detaylı bilgiler ögrendim.Başlıbaşına "Ay" diye bir dersimiz vardı zaten.Herkes Yılın 365 gün olduğunu sanır.Halbuki Bir yıl 365 gün 6 saattir.Bu 6 saat her nedense her yıl kaybolur.4 yılda bir tam bir gün kayıptır. Ama şubat aylarına bu bir gün ilave edilerek 4 yıldaki kayıp telafi edilir.Peki 6 saatlik bu dönme ay heaplarına nasıl yansıyor?İşte bu da çok ilginçtir.Bu olay tamamen görüntüye bağlı olarak yansımaktadır.Yani Ramazanın 12 yıl boyunca tün ayları dolaştığını hesap edersek her ay farklı bir vakitte kendini göstermektedir. İşte bu sebeple ayın hareketlerinin hesaplanması degil takip edilmesi çok önemlidir. Şimdilik aklıma gelenler bunlar.Yani ben ayın izlenmesinin daha doğru olduğunu düşüniyorum.Kendim de Peygamberimizin emri doğrultusunda Ramazan başlamadan birkaç gün önce hep gökyüzünü takip ederim.Bence doğru olan da budur. . Edited by - RamazanTarhan on 9/27/2006 09:09:19 AM
Ramazan Tarhan Üye
Üyelik: 2005-09-16 Herkese açık mesaj: 4.213
#21241
Bir başka açıdan olaya yalaşacak olursak,Türkiye Cumhuriyeti Laik bir devlettir.Ulema veya dini otoriteler tarafından özellikle yasalarla belirlenmiş olan resmi tatil günlerinin tespiti ve tayini kesinlikle kabul görmez bir olaydır.Bu nedenle hesap yöntemine göre Ay'ın hareketleri belirlenmiş Ramazan ayının yıllara göredağılımı sistematik olarak yapılmıştır.Doğru veya yalnış ama tüm vatandaşların bu vebalini bunu tayin edenler ödeyecektir.
Muharremkaplan Üye
Üyelik: 2006-09-08 Herkese açık mesaj: 155
#21243
Bir şey soracağım. Bilmiyorum, bilmediğim için de cesurca soruyorum.Ramazan Hocam, ayın da guneşin de hareketleri belli kanunlar içerisinde degil miydi? Onların hareketleri hasapla degil miydi? Ayrıca ay periyodik hareketlerini yaparken zırt pırt karar mı değiştiriyor. Yani Diyanetin hesaplamalarında bir yanlışlık olabilir ama hesaplanabilir kanunlara bağlı değil mi ay da, güneş de? Buna Sunnetullah demiyor muyuz? Yani ben doğru yapılmış bir hesapla doğrudan gözlemin aynı sonucu vereceğini düşünüyorum? Biraz daha ayın yıllık ya da periyodik hareketleriyle ilgili bilgiler versen çok mutlu olurum.
ibrahimher Üye
Üyelik: 2004-08-07 Herkese açık mesaj: 755
#21247
Sayın RAMAZAN TARHAN; Benim konu başlığım, Admin'in kaygıları, sizin ifadeleriniz her üçüde birbirinden ayrı dünyalar. Bakın yukarıda bu kaygılarla ilgili açıklamalar var. Küçümseme hissettirecek tek bir harfbile söz konusu değildir. Edited by - İ.H.Er. on 9/27/2006 11:47:23 AM
Ramazan Tarhan Üye
Üyelik: 2005-09-16 Herkese açık mesaj: 4.213
#21250
Muharrem'cigim ilk önce olaya fıhki bir açıklama getirelim sonra işin astronomi ve hesap boyutunu konuşuruz. Kur'an-ı Kerim'de: "(O sayılı günler) Ramazan ayıdır ki, Kur'an o ayda indirilmiştir. (O Kur'an ki) insanlara mahz-ı hidayettir. Öyle ise içinizden kim o aya erişirse orucunu tutsun" (El Bakara Suresi:185) hükmü beyan buyurulmuştur. Bilindiği gibi, oruç ibadetinin Ramazan-ı Şerif ayında farz olduğu, kat'i naslarla sabittir. Bu durumda, o aya girilip-girilmediğinin nasıl tesbit edileceği son derece önemlidir. Resul-i Ekrem (sav)'in: "-Hilali görmekle oruç tutun ve yine hilali görmekle bayram edin. Eğer hava bulutlu olduğu için hilali göremezseniz şaban ayının günlerini otuza tamamlayın" (1) buyurduğu sabittir. Dikkat edilirse hem maksad, hem vesile; kitap ve sünnetle tayin edilmiştir. İslami kaynaklarda astronomi'ye "İlm-i nücum", bu sahada ihtisas sahibi olan kimselere de "Müneccim" denilmiştir. Feteva-ı Hindiyye'de: "-Hilal meselesinde müneccimlerin yani Astronomların haberlerine müracaat edilemiyeceği gibi, sahih olan kavle göre onların sözleri de kabul edilemez. Siracü'l Vehhac'da da böyledir. Hatta bir müneccimin, bu hususta yaptığı hesap ile kendisinin amel etmesi de caiz değildir. Miracü'd Diraye'de de böyle zikredilmiştir" (2) hükmü kayıtlıdır. İbn-i Abidin: "Muvakkitlerin (vakit hesaplama uzmanlarının) sözüne itibar yoktur. Yani halka orucun farz olması için, onların sözü delil olmaz. Hatta Mirac adlı kitapta: "Müneccimin kendi hesabı ile amel etmesi caiz değildir" denilmiştir. Nehir'de de şu ibare vardır: Muvakkitlerin "Filan gecede, hilal gökyüzünde şöyle görülecektir" demeleri ile oruç tutmak lazım gelmez. Sahih kavle göre, velev ki adalet sahibi olsunlar" (3) diyerek, konuya açıklık getirmektedir.Hilalin gözlenmesini Resul-i Ekrem (sav) emretmiştir ve bu bir vecibedir. (4) Meselenin bir diğer boyutu da şudur: Bir hicri ay 29 gün, 12 saat , 44 dakika, 28 saniyedir. Oruç ibadeti ise, şer'i bir gün içinde eda edilebilir. Ramazan-ı Şerif ayının bazen 29, bazen 30 gün olmasının sebebi budur. Yeni bir ayın başladığını haber veren hilal; dünyanın her yerinden aynı vakitte görülemez. Modern astronominin vardığı netice de budur. Müctehid imamların "İhtilaf-ı Metaliye itibar edilir mi, edilmez mi?" sualine verdikleri cevap, bu hadise ile ilgilidir. Farzedelim ki; Fas'ta veya Tunus'ta hilalin görüldüğü, adil bir cemaat tarafından tesbit edilmiştir. Türkiye'deki Müslümanlar, buna uyacak mıdır, uymayacak mıdır? Hanefi fukahası, Resul-i Ekrem (sav)'in: "-Hilali gördüğünüz vakit oruç tutun!.. (Şevval hilalini) gördüğünüz vakit bayram edin" hadis-i şerifini esas alarak, ihtilaf-ı metali'ye itibar edilmeyeceğini müftabih kavil olarak benimsemiştir. (5) Şafii fukahası ise Hz. Abdullah İbn-i Abbas (ra)'dan gelen hadis-i şerifi esas alarak; ihtilaf-ı metaliye itibar edileceğini benimsemiştir. Rüyet-i hilal meselesinde hassasiyet gösteren mü'minlerin niyetleri, Resul-i Ekrem (sav)'in sünnetine ittiba etmektir. Arap alemi ile Türkiye arasındaki rekabetin, bu ihtilafa sebeb olduğunu söylemek mümkün değildir. Meselenin özü budur. Birbirimize dua edelim. (1) Sahih-i Müslim- İst: 1401 C: 1 Sh: 759, Ayrıca İmam-ı Serahsi- El Mebsut- Beyrut: ty C: 3 Sh: 64, İbn-i Hümam- Fethu'l Kadir- Beyrut: 1315 C: 2 Sh: 52. (2) Şeyh Nizamüddin ve Heyet- Feteva-ı Hindiyye- Beyrut: 1400 C: 1 Sh: 197. (3) İbn-i Abidin- Reddü'l Muhtar Ale'd Dürri'l Muhtar-İst: 1983 C: 4 Sh: 263. (4) İmam-ı Merginani- El Hidaye Şerhu Bidayetü'l Mübtedi- Kahire: 1965 C:1 Sh: 119, Ayrıca İmam-ı Serahsi- A.g.e. C: 3 Sh:64, İbn-i Hümam- A.g.e. C:2 Sh: 52. (5) İbn-i Abidin- A.g.e. C: 4 Sh:274-276 Edited by - RamazanTarhan on 9/27/2006 12:53:46 PM
Muharremkaplan Üye
Üyelik: 2006-09-08 Herkese açık mesaj: 155
#21264
Fıkhi boyutuyla ilgili degildi merakım. Bu konuda neler soylediklerini genel itibariyle biliyorum. Benim sorum şu; Ayın da guneşinde hareketleri Allah'ın takdiri çerçevesinde belli ve kanunlaştırılmış olduguna göre, bu hesaplanamaz mı? Fetavay-i Hindiye'de Muneccimlerin hesaplarini dikkate almayin diyor ama yuzyillarca önceki muneccimlerle şimdiki bilim adamlarini ayni kefeye koymak, biraz ayip olmuyor mu? Bu arada benim yaptigim tartisma bir Turkiye Suudi Arabistan yarışmasında hangisinin doğru olduğunu bulmak değil. Ben sadece bunun bir bilimsel yolu olmalı diyorum.
fecrisadık Üye
Üyelik: 2006-09-05 Herkese açık mesaj: 247
#21278
Konu içerik bakımından harika.Ama basit düşünmemek lazim.Çünkü bazı konular içimizi yıllardır kemirip durdu. El atmak lazım ama bu da cesaret isteyen bir konu.Neden mi ? Çünkü o konuyu ele alabilmek için hem ilim hem irfan hamde irade lazım..Konunun hem fıkhi tarafı hemde ilmi tarafı incelenmeli ve ona göre hareket edilmelidir.O zaman tavrımızı ortaya net kaymalıyız. İşte her konuda anlaşamadığımız gibi bu konudada anlaşamadık.Öyle değil mi?Konuyu ortaya koyan nabzımızı ölçtü.Bakın her kafadan bir ses. Konunun uzmanı daha hiç bir şeyi ortaya kaymadı.Hemen kavgabaşladı.Neyi paylaşamıyoruz.Ümmetin ihtilafı rahmet değil mi? Daha çok şey yazılır ama konunun uzmanı gereğini yapar. İnşaallah her konuda tam birlik ve beraberlik sağlanır ve daha nice yıllara umutla bakarız.... Selam ve Dua ile.....
ibrahimher Üye
Üyelik: 2004-08-07 Herkese açık mesaj: 755
#21293
Arkadaşlar konu, hilaleçıplak gözle yada teleskopla bakma ile yakından alakalı olduğu içinböyle bir değerlendirme daha ciddi sonuçlara götürecektir. Edited by - İ.H.Er. on 9/27/2006 3:41:59 PM
fsoyarik Üye
Üyelik: 2005-05-06 Herkese açık mesaj: 5.099
#21322
İBRAHİM HOCAM BEN BU KONUYU AÇTIĞINIZ İÇİN CİDDİ MANADA SİZE TEŞEKKÜR EDERİM.ANCAK BU KONUYU NEFSİM ADINA SÖYLÜYORUM SİZİNLE TARTIŞMAM VE TARTIŞAMAM ANCAK ŞÖYLE BİR GÖRÜŞTE VAR DEYİP O GÖRÜŞÜ ZİKREDEBİLİRİM Arabistan uleması dünya üzerinde söz sahibi ve gerçekten ehil sahibi alimlerden oluşmaktadır. Dünya üzerinde birçok bölgede fıkhı konulardan tutunda en karmaşık mevzulara kadar onların ilimleri bir ışık gibi saçılır. ANCAK ŞUNU GÖRÜYORUMKİ BENİM GÜZEL KARDEŞLERİM YILLARDAN BERİ SUDİLERİN TÜRKİYE ÜZERİNDE UYĞULADIKLARI ASSİMİLASYONDAN HABERLERİ YOK SEVGİLİ DOSTLAR BU KADAR BÜYÜK ALİMİ OLAN BİR TOPLUM VAHABİLKTEN BAŞINI ALAMAMIŞ VAHABİNİN ŞERİATINA NASI GÜVENE BİLİRİZKİ .O IŞIK SAÇANLAR NASIL OLURDA KABİR BAŞINDA DUAYI KÜFÜR SAYIYOR.BUNU SUDİ KRALLARI YAPIYOR DİYE LÜTFEN SIYRILMAYALIM ZİRA ŞU AN ORUÇUN ZAMANINI ONLAR HEP BİR GÜN ÖNCE BELİRLİYORLAR HA ARABİSTANDA SALİH ALİM VE SALİH İNSANLAR VAR DERSENİZ AMENNA TABİKİ OLACAK ÜMMETİ MUHAMMEDİN KALBİ ORASI BEN O SALİH ALİMLERİN EN AZ 3-4 İLE GÖRÜŞTÜM İRANLILAR GERÇEK CAFERİ OLMADIKLARI GİBİ BUNLARIN DA İTİKADİ VE MUHAMELAT YÖNÜ İLE ÇOK SAPIK HALLERİ VAR DİYE BEYAN ETTİLER SEVGİLİ DOSTLAR TÜRKİYEYİ KÜÇÜK GÖRMEYİN . MEKKE-İ MÜKEREMEDE 20 YIL İKAMET EDEN EHLİ BEYTTEN SEYYİT BİR İNSANLA 10-15 YILLIK BİR DOSTLUĞUM VAR SALİH BİR İNSAN BU SUDİLERE İNANANLALARA ACIYORUM YAZIK EN GÜZEL İSLAM BU ÜLKEDE BAKMAYIN SİZ ONLARIN YAŞANTISINA BÜTÜN SAHABİNİN KABRİNİ DÜMDÜZ ETTİLERPETGAMBERİMİZİN ÖNÜNDE DUA EDEYİM DEDİMDE ELİME UZUN HARBE İLE VURDULARDA ÇOK ÇANIM YANDI DEDİ DOSTLARIM ALAH RESÜLİNİN EMİRLERİ ÇOK AÇIK.eLİ KESİK DAHİ OLSA DEVLET BÜYÜĞÜNE İTAT ETMEMİZİ EMRETMİŞ AMMA BİZ BUNU DEĞİŞTİRİP SİZDEN OLANA DİYE TEVİLE KAÇIP İSLAMI YOZLAŞTIRIYORUZ. İNSANLARIN GÖNÜL GÜZELLİNE BAKACAĞIMIZA BIYKSIZ İMAMIN SAKALSIZ İMAMIN ARKASINDA NAMAZ KILINIRMI KILINMAZMI ÜKELALIĞINI YAPIP İNSANLARIN GIYBETİNİ YAPARIZ ( Kİ ZİNADAN ADAM ÖLDÜRMERKTEN KÖTÜDÜR GIBET) KOLU KISA NAMAZ KILINIRMI M KILINMAZMI BEN NİYE SUDİNİN HESABINA UYAYIM ARKADAŞ ONLARDAN DA DAHA GÜZEL RASATHANEMİZ VAR,ONLARDAN DAHA BÜYÜK ALİMLERİMİZ VAR ÇIPLAK GÖZLE BAKACAK HAMD OLSUN ALİMLERİMİZDE VAR,ONLAR BİZE UYSUN SON OLARAK ŞUNU SÖYLİYEYİM YILLAR ÖNCE BİR SUDİ PRENSİ ASTRONOT OLARAK AYA ÇIKTI SUDİLERE AYI GÖRÜM BAYRAM YAPIN DEDİ O SENE SUDİLER ORUCU BİR GÜN KAZA ETTİLER ZİRA BENDE BİR GÜN KAZA ETMİŞTİM MUHABETLE SELAMLAR.HOCAM HÜRMETLER
Muharremkaplan Üye
Üyelik: 2006-09-08 Herkese açık mesaj: 155
#21329
Her tartismayı ortbas etmeyi de ben anlamiyorum. Tartismanin olmadiği yerde ilim olmaz. Ilim olmadiği yerde irfan da olmaz haliyle. Tabi ki tartisacagiz, ve elbette ki fikir ayriliği olacak. Bu kotu degil bilakis iyi bir sey. Onemli olan bunu saygıyla yapmak. Karsi tarafi cahil bir sekilde batıl olmakla ya da daha kotu tanımlarla tanımlamadıktan sonra tartısma da rahmet vardır. Fikir ayrılığının olmadığı yerde de sadece cehalet vardır. Ayrışma, ayrılık ve sair durumlar insana mahsustur ve fikirlerin çarpışmasından da hakikat doğar, ilim doğar, irfan doğar. Yuce Rabb'imiz bile kendi varlığını Kur'an da tartışarak ortaya koyar. Tartışmadan korkmayalım.Amacımız doğruyu bulmak çunku. Bu forumda simdiye kadar yazanlarda karşılıklı saygıyı zedelemeden tartışıyor zaten. Olaya bence yanlış bir açıdan yaklaşıyor Fecri Sadık arkadasımız. Her kafadan bir ses çıkıyor demiş arkadaşımız. Ama görüş bildiren sadece Ramazan kardeşimiz ile Fsoarık kardeşimiz. Bense sadece soruyorum görüş bildirmedim bile. Paniğe kapılmayın arkadaşım... Buna gerek yok.Ayrıca her kafadan aynı ses çıksa tartışma olmaz zaten. F soyarık kardeşimize de, bunu bir Suud Turkiye tartışmasına çekmemesini tavsiye ediyorum. Olay ne sahabe mezarlarının yıkıldığı bir ülkedeki Vahhabilik le ilgili ne de Kuran öğrenmenin müslüman çocuklara yasaklandığı, başörtüsünün yasaklandığı ülkelerle ilgili.Konumuz siyasetten uzak tartışıldığı zaman ancak hakikati bulmaya yarar. Ayrıca olayın siyasi yanını tartışmıyoruz. Sonunda senin dibin benden kara ya dönüşmesin lutfen. Edited by - Muharremkaplan on 27.09.2006 18:49:02
fsoyarik Üye
Üyelik: 2005-05-06 Herkese açık mesaj: 5.099
#21331
SEVGİLİ MUHARREM KARDEŞ ALLAH RESULİ TARTIŞMAYI SEVMEZDİ BİLMEZMİSİN SOHBET FARKLI TARIŞMA FARKLI KARIŞTIRMAYALIM TARTIŞIRKEN KARŞINDAKİNE ZERRE KADAR BUGUZ EDERSEN İMANA NE KADAR ZARAR GELDİĞİNİ AH İNSANLAR BİR BİLSE EBU BEKİRLER MEVLANALAR YUNUSLAR NİYE SUSUP TARTIŞMADAN KAÇTI ACABA İMANLARI ZAYIFMIYDIKİ.BAK BEN YANLIŞLIKLA İKİ GÜN ÖNCE BUGUZ ETMEDİ,ĞİM HALDE BİR BAYANA SİTEDE YAZI YAZDIM EN AZ ON DEFA ÖZÜR DİLEDİĞİM HALDE KAÇ GÜNDÜR İBADETLERDEN TAT ALAMIYORUM SELAMLAR GÜZEL İNSAN
Orhan Çelik Üye
Üyelik: 2006-02-25 Herkese açık mesaj: 3.080
#21335
Ramazan abi,Akif ve Fatih abi,sitemizin olgun insanları, Halil hocam,ilmi tartışılamayacak kadar büyük, Muharrem az konuşup çok düşünen,ama derin düşünen bir eski dostum, Böyle hassas bir konuya da ancak sizin gibi değerli insanlar yorum yazardı. Ancak yıllardır süregelen kafamdaki bu çelişki yine açığa kavuşmadı,bilginiz olsun. Savunduğum bir doğru,(tabiki kişisel doğrum) var,bu konuda yorum yazmak yerine ortak doğruyu bulmayı uygun görüyorum ve yazılarınızı takip ediyorum,hemde büyük bir heyecanla. Gözümden kaçtımı bilmiyorum ama,sanki Halil hocam henüz bir açıklama yapmamış gibime geliyor. Acaba hocamız ne diyor bu konuda ?
Muharremkaplan Üye
Üyelik: 2006-09-08 Herkese açık mesaj: 155
#21337
Fsoyarık kardeşim, Tesekkur ederim guzel uslubunuz icin. Ama bu konuda gundeme getirdiğiniz seyler hem konudan uzak hem de son yazdığınız Peygamberimiz tartışmayı sevmezdi sözü eksik.Siz Allahtan vahy alıyor olsaydınız karşınızda cahil bedeviler olsaydı tabi ki tartışmadan kaçardınız. Ama peygamberimizin sahabeleriyle yaptığı tartışmaları (siz buna fikir alışverişi ya da muzakere de diyebilirsiniz) unutmuş olmalısınız. Biz burda ne vahyi tartışıyoruz ne de peygamberimizin yaptığı kati olan hususları. Peygamberimizin vefatından sonra sahabelerin ve ona uyanların yaptığı fıkıh tartışmalarını da unutmuş olmalısınız. Icmanın gerçekleşmesi için tartışma gerekir. Tartışmak sokakta ya da ondan farksız hale gelmiş olan televizyondakilerin yaptığını taklit etmek değildir. Mesela abdesti neler bozar diye sorsak, ortamda bulunan farklı mezheplerden alimlerin yaptıkları farklı ictihadlar da tartışmadır. Sizin işleriniz şura iledir. diyen bir dinin mensubu olarak şunu soruyorum: istişare farklı görüş bildirmeden nasıl yapılabili?. Tartışma istişare degildir demeyin. Sadeceiki farklı dildeki iki farklı kelimedir. Biri diğerinden kutsal değildir. Kalbini kırdığınızı düşündüğünüzSibel arkadaşımızın da size karşı bir rahatsızlığı olduğunu sanmıyorum. Tartışmanızı takip etmiştim. İçiniz rahat olsun Lutfen dua edin. Orhacığım husnu niyetin ve teveccuhun icin çok tesekkur ederim. Sen ve burdaki diğerguzel uslublu arkadaşlar olduğu muddetçe biz her tartışmadan hayırla kalkarız inşaalah. Görülüyor ki tartışmaktan yıllardır kaçınılmasına rağmen çözememişiz kafamızda. Oyleyse bu kafa karışıklığını bir de gelecek nesillere bırakarak onları da bizim gibi kafası karışık yapmamak için şimdi çözelim. Dualarla memleketimin guzel insanları... Edited by - Muharremkaplan on 27.09.2006 19:17:16
sibel_berlin Üye
Üyelik: 2006-09-16 Herkese açık mesaj: 3
#21343
Bu tartismayi ben de takip ediyorum. Her konuda Kabeye yonelmiyor muyuz? Onemli olan muslimlerin birligi degil mi neden sadece Turkiyekiler Dunyadaki tum muslimlerden ayri hareket ediyorlar. Mesela simdi Kabede olan Turkler kendi ulkelerine mi uyuyorlar oructa. Yoksa diger muslumanlara mi? Yoksa orda herkes oruc tutarken onlar orucsuz mu gezdiler Kabeyi, Ramazanin ilk gunu. Kabede baska Turkiye'de baska davranmak ne kadar tutarli?....Kusura bakmayin ben pek bilgili degilim ama bu konuda 2 yildan beri kafam karisik.
Muharremkaplan Üye
Üyelik: 2006-09-08 Herkese açık mesaj: 155
#21344
Aşağıdaki açıklamayı Diyanet sitesinden aldım. Tartışmaya katkı sağlayacağına inanıyorum. Bugün Greenwich saatiyle 11.46’da Kavuşum (İctima), 23 Eylül Cumartesi günü (yarın) Greenwich saatiyle 05.20’de Ru’yet olacaktır. Kavuşumu esas alan bazı İslam ülkelerindeki müslümanlar yarın, Peygamberimizin uygulamasını esas alıp Ru’yeti takip eden günü Kameri aybaşı kabul eden Türkiye gibi diğer İslam ülkelerindeki Müslümanlar ise 24 Eylül Pazar günü oruç tutmaya başlayacaklardır. Kameri aybaşları ile ilgili olarak Başkanlığımızın bu uygulaması hakkında, vatandaşlarımızın hiçbir tereddüdü olmamalıdır. Ayrıca bakmak isteyenler için açıklamanın olduğu internet adresi: https://www.diyanet.gov.tr/turkish/default.asp
fsoyarik Üye
Üyelik: 2005-05-06 Herkese açık mesaj: 5.099
#21395
SEVGİLİ HOCAMANLADIĞIM KADARIYLA BU KONUDAKİ GÖRÜŞLERİ AKTARMANIZI BEKLİYOR ARKADAŞLAR. MUHAREM KAREŞ BENİM ANLATMAK İSTEDİĞİM TARTIŞMA CEDEL METODU İLE YAPILAN TARIŞMA KABA BİR TABİR İLE BUNA TÜRKÇEDE METOZORİ DENİR.SEN HİÇ AYNI DEVİRDE YAŞAYAN VE MEZHEP KURAN İSLAMALİMLERİNİN İMAMI ŞAFİ,İMAMIAHMET,GİBİ BİRİ DİĞERİNİN FETVASINI VEYA GÖRÜŞÜNÜ AŞAĞILAMIŞMI VEYABİRBİRİNİN ZIDDI OLDUĞU HALDE TARTIŞMAYA AÇTIKLARINI GÖRDÜNMÜ ONLAR TARTIŞAMAZKEN BİZ KİMİZKİ İSLAMI KONULARDA TARTIŞALIM İMAMI ŞAFİ İMAMI AZAM ÇOK BÜYÜKTÜ DİYOR ÖYLE BÜYÜKTÜKİ ŞU TAHTADAN ODUNDAN SÜTÜNA BU ALTINDAN BİR SÜTÜNDUR DER İLMENDE İSABAT EDERİ BUYURUYOR KIYMETLİ KARDEŞİM ZATEN ALEMİ İSLAMIN BAŞINA NE GELDİYSE TARTIŞMADAN GELDİ. BAKIN İSALAM TARİHİNDE FAKİHLERİN TESBİT ETTİĞİ 148 TANE HAK MEZHEP KURULMUŞ GERİYE EHLİ SÜNET VEL CEMAAT KALMIŞ BEN 47 YAŞINDAYIM BU YAŞA KADAR OKUDUĞU KİTAPLARDA HİÇ TARTIŞMAYI ÖVENGÖRMEDİM,MÜSLÜMAN KARDEŞİ İLE MESELEYİ YORUMLAR AKFİLERŞTİRİR TARTIŞMA İSE ZIDDI İLE KAİM FİKİRLERLE YAPILIR SEVGİLİ DOSTUM SEN ÇOK İYİ BİLİRSİN HZ.EBU BEKİR EFENDİMİZİN NİYE TAŞ KOYDUĞUNU,PEYĞAMBERİMİZİN SAHABEDEN ÖZELLİKLE HZ ÖMERİN FERDİ VE FEVRİ ÇIKIŞLARINDA ÇOĞUNLUKTA SUSUP CEVAP VERMEDİĞİNİ,BUNUN PEYGABERLİKLE ALAKASI YOK BU BİR İSALMİ AHLAK BİR KEMAL MESELESİ ÖZÜR DİLEYEREK YAZIYORUM BENİM DEMEK İSTEDİĞİM KISSA VE ÖZ DÜŞÜNCEMİZİ KARŞILIKLI AÇIKLAYALIM Kİ OLMASI GEREKENDE BU AMMA TARTIŞMAYALIM SEN ŞUNU DEDİN BEN BUNU DEDİM GİBİ BİLEMİYORUM İFADE EDEBİLDİMİ DULAR İLE
fsoyarik Üye
Üyelik: 2005-05-06 Herkese açık mesaj: 5.099
#21398
MUHARREM KAREŞ SON GÖNERDİĞİNİZ BİLGİLER İÇİN AYRICA TEŞEKKÜR EDERİİ İŞTE BENİM ANLATMAK İSTEDİĞİM BU
ibrahimher Üye
Üyelik: 2004-08-07 Herkese açık mesaj: 755
#21413
Saygı değer arkadaşlar. Hilal'in görünme meselesi konusunda kardeşleriminde ifadelerini görüp, varsa başka çözümlenmesi gereken hususlar da varsa hepsini birlikte tahlil edelim diye düşündüm. Seviyeli yazılarınız için hepinize teşekkür ederim. Hilal, Ay'ın batı tarafta görülmesi demektir. Ramazan orucuna başlamak ve bırakmak, Ramazan ve Şevval hilallerinin görülmesi ile vuku bulur. Bu konudaki hadisler ve fıkhi deliller yukarıda bazı arkadaşlar tarafından ifade edildi. Asıl ifhtilaf konusu olan mesele ise, neden bazı ülkeler bir önce bazı ülkeler bir gün sonra başlıyor. Ay tüm tün dünyada bir tane. Zaman farkı bile olsa aynıboylamlar (ihtilafi metali')üzerindeki yada birbirine saat dilimi olarak yakın ülkelerde bile aynı ihtilaf söz konusu oluyor. Arkadaşlar mesele içtihadidir. Siyasi değildir. Nasıl ki Abdest meselesinde, kadına eli değdi yada değmedi diye iki zıt görüş sözkonusu olmuş ve ümmet tarafından her ikiside rağbet görmüş ise, aynı mesele Rü'yeti hilal yada başka bir deyişle ayın görünme meselesinde de mezhepler arası ihtilaf gündeme gelmiştir. VE İŞTE CAN ALICINOKTA: Hanefi mezhebi ülemasına göre: Ay'ın görülmesi çıplak gözle olacaktır.Hilal'e bir takım aletlerle bakma konusuna itibar edilmez. Dünyadan, normal bir insanın çıplak gözle görmesi gerekir diyor hanefiler. Şafi Uleması bu konuda zıt bir görüş sunar: Teleskop yada rasathane gözlemi sonucunda elde edilen bilgilere göre oruca başlanabileceğini ifade eder. İslam hukuk ve fıkıhçılarının çoğuna görede hesap ve aletlerletespit edilen bir hilaleitibar edilmez. O HALDE; Bu yıl yani 2006 yılı için söylüyorum, 23 Eylül Cumartesi günüGreenwich saatiyle 05.20’de Ramazan hilali Rasathaneden görülmüştür. Bu esnada dünyadan çıplak gözle görülmesi mümkün değildir. Rasathane hesabını esas alan ve buna itibar eden şafi uleması ve bunatabi olan bazı islamülkeleri Oruçlarına 23 Eylül cumartesi başladılar. Dünyadan çıplak gözle gürülmesi gerektiğini ve bu konuda hesap ve rasathaneye itibar edilmeyeceğini savunan, Hanefi hukukçular be bu görüşe itibar eden islam ülkeleri ise, hilalin dünyadan görülebilmesi ancak bir gün sonraya rastladığı için 24 Eylül Pazar günü oruca başlamışlardır. Elbette Hint okyanusundan çıkan hilalin ilk çıktığı anda (buna içtima veya kavuşma diyorlar) dünyadan gözükmesi mümkün olmadığı için (incecik bir kıl gibi)ve Hanefi hukukçularına göre hesaba itibar edilmediği için oruca kavuşma günü değil, bir gün sonraya rastlayan ve artık hilalin dünyadan çıplak bir gözle görülebilme safhasına gelindiğini esas alan görüş ile bizde oruçlarımızı mezhebimizin görüşü üzerine tutmaktayız. Suudi Arabistanda Ramazan geçiren kardeşlerimiz de dilerlerse Safii mezhebini taklit edip bulunduğu ülke ile beraber oruca başlayıp ve bayram ederler, dilerlerse Hanefi mezhebine göre, Türkiyeye görede tutabilirler. Sonuç olarak: Bu bir ibadettir.Bu konuda birlik ve beraberliği sağlama açısından, Tüm kardeşlerimizin Diyanetin belirlediği zamana uyması gerekir. Ben çok önceleri hatırlıyorum bazı kardeşlerimiz, sokağa çıkar, milletten bir gün önce bayram yapar ve sokakta yeyip içme gibi tavırlar sergilerlerdi. Buda hoş karşılanmayan bir tutumdur tabiki. Eğer bu konuda şafiyi taklit ediyorum hocam sanane bile diyorsan bile birlik beraberliği bozma açısından daha vakarlı bir tavır sergilemek gerekir diye düşünüyorum. Allah (c.c.) en iyisini bilir.
fsoyarik Üye
Üyelik: 2005-05-06 Herkese açık mesaj: 5.099
#21441
hocam allah sizden razı olsun ben bu mevzuyu yazacaktım amma biz muhabet ehli insanlarız sizlerin yazması bizi ziyadesi ile memnun etti işte benimde iki gündür kardeşlerime hatta iki yıldır kardeşlerime anlatmak istediğimde buydu yoksa islamda hiç bir konu yokturki ihtilaflı veya tartışmalı olmasın.zira bütün peygamberlere soru soruldukça islamı anlatmışlar insanlara müdehale yasak olduğu için allahtan gelmedikçede konuşmamışlar allaha emanet olun selamlar
ibrahimher Üye
Üyelik: 2004-08-07 Herkese açık mesaj: 755
#21450
Rabbim sizlerden de razı olsun. Seviyeliisabetli tespitlerindendolayı tüm arkadaşlarıma yürekten teşekkür ediyorum. Dinimizde İhtilaflı mevzular vardır. Bu ihtilafı Allah Resulu (s.a.v.) rahmet olarak nitelemiştir. Bir ayetten yada hadisten Müçtehit alimlerin çıkardıkları farklı uygulama ve yöntemlerdir. Birinin anladığını diğeri farklı anlamıştır. Bu müçtehitler yetkili, etkili ve ehil kimselerdir. İşte imam-ı Azam ebu hanife, imam-ı şafii (Allah her ikisine ve diğerlerine rahmet eylesin) bunların önde gelenleridir. İmam-ı azam, şafi'den önce yaşamış. Ancak İmam-ı şafii kendi yaşadığı dönemde, imam-ı azamın adı anılınca, "Onun beyni 100 adam beyni kadardır " diyerek onun zekasını övdüğü gibi, Bağdat'a onun talebelerini ve medresesini ziyarete gittiğinde, Sabah namazını kıldırması teklif edilmesi üzerine, kendi içtihadına göre değil, ;mam-ı Azamın görüşü üzere kıldırınca bağdattaki hanefi uleması sormuş imamı şafiye: "Hocam görüşünüzümü değiştirdiniz?" Cevaba bakın! İşte büyüklük bu cevapta, işte tevazu ve ilim burdadır. Sen mezhep imamı isen bende mezhep imamıyım, değil, Sen kazandın ben kazandım davası değil. İmam-ı Şafi şöyle cevap verir: İmam-ı Azam gibi büyük bir müctehidin medresesinde, onun talebelerinin önünde kendi görüşüme ve ictihadıma uyarak namaz kıldırmaktan haya ederim, diyor. Mezarını ziyareti esnasında: "Allahım bu büyük insan imam-ı ebu hanife hazretleri hürmetine benide affeyle diye dua etmiştir. Tartışmak kelimesinin arapça karşılığı, Cedel'dir. Cedel ise doğru bir yöntem değildir. Zira içerisinde Doğruya erişmek için değil, kazanan taraf olma arzusu ön plandadır. İşte TV lerde yüksek reyting elde etmek için yapılan tartışmalar, forumlarda kendini göstermek amacı ile yapılan tartışmalar v.s. Bunların sonunda mutlaka kalp kırma, karşıyı rencide, hatta seviye altına inme hadiseleri başgöstermesi yüksek muhtemeldir. Ancak münazara, karşılıklı fikir alışverişi, müzakere bunlardan farklıdır. Cedel Kuran-ı kerimde bazı yerlerde ifade edilirken, Kafirlerle bile olsa, onları hidayete çağırırken en güzel sözlerle, hikmet ve güzel nasihatlerle olmasını emreder. ŞURASINI HİÇ UNUTMAYALIM. Adamın biri odun toplamış, çıkmış orta yerde kendini yakacak, Yada almış benzin bidonunu üzerine dökmüş, kibrit çalıp tutuşturacak kendini. İşte biz, bilmeyen, hata eden, günah işleyen, inanmayan kafir bile olsa, her insanaböyle bakacağız. Bu adam kendini yakıyor. Şefkatle yaklaşacağız. Aman yakma kardeşim. Canım benim. yapma etme. Yalvaracağız. İtfaiyeye haber vereceğiz, polis çağıracağız. Neden bütün bunlar. Adam yanmasın diye. Rabbim bizleri hidayete erenen iyisine uyanlardan eylesin.. Edited by - İ.H.Er. on 9/28/2006 10:23:09 PM
Muharremkaplan Üye
Üyelik: 2006-09-08 Herkese açık mesaj: 155
#21480
tiny_mce/plugins/emotions/images/smiley-undecided [Eksik eski medya kaydı] Yapilan aciklamalar beni tatmin etmedi. Diyanetin açıklaması da İ.Halil Er Hocamın açıklaması da. Ama herkesin okuduğu, cevabı belki de burada verilmesi mumkun olmayan/olamayan sorular sormamak için, kendi hesabıma bu konuyu kapatıyorum... Astronom arkadaşımın cevabı da gecikti nedense? Eski okul kitaplarını mı arıyorsun hocam. Onları çoktan soba da yakmadın mı? Yaaaa..... Kitap yakılır mı? Sonunda böyle ararsın tabi?... Ay'ı yeniden keşif çalışmaların bittiğinde ben bu forumda olmayabilecegim için mail atmanı bilhassa rica ediyorum.
felsefefe Üye
Üyelik: 2002-09-09 Herkese açık mesaj: 2.592
#21483
Burada asıl kendini düzeltmesi gereken Diyanet İşleridir. İbrahim Hocam bu sözü söylemeyemez. Görevi İcabı. Bizim nasıl oruca başlayacağımız açıktır. Bellidir. Bu bir İcma kararıdır. Astronomlar Ay'ı gözetler ve bize ne zaman başlayacağımızı söylerler. İlmi olarak olayı böyle özetlemek gerekmektedir. 20 yıllık takvim 30yıllık takvim bu işler içinçözüm değildir. Diyanetbilimden niye yardım istememektedir. Niye böyle davranır. Bu soruları hep sorduk yine soruyoruz. Kurumlarımızı yok saymamız da yanlıştır. Biz bu kurumlar doğru yapıncaya kadar da söylemeye devam edeceğiz. AY astronomlar tarafından gözetlenmelidir. Ancak bu işi o ülkeye uyalım bu ülkeye uyalım diye fitne çıkarmanın da anlamı yoktur. İlle birisi diğerine uyacaksa Suudlar bize uysun. 25 yıldır hep bizim takvimimiz yanlış diye şahsen ben duyarım. Ama bence 25 yılda en az bir kere doğru olması gerekiyor. O zaman bu doğruyu bizim bilim adamlarımızın yapması gerekmektedir. .

Bu konu yeni yanıtlara kapalı.

WhatsApp iletişim