Arkadaşlar hepimizinde bildiği gibi çeşitli takvimler vardır. Bunlar başta olmak üzere Miladi, Rumi, Hicri takvim isimleri sayılabilir.Bunlar 12 aya bölünürler. Birde bizim Nizibe has takvim vardır. Bu aylara kaç gün sürer kaçahafta sürer bilmiyorum ama benim kulaktan dolma bilgim, Ay isimleri Zemheri, Zemhati, Bella, Debâa, arap devenin karnına girdi, Deli mart, Karkış, Camra (cemre) Toprağa, Camra suya diye söylenir. Birde Nizibin haftalık gün takvimi vardır. Bunlar sırasını tam hatırlayamıyorum ama bilen varsa yazabilir. Hamis, İrbaa, Telata, Sepp, İsneyn vs..Şimdi arkadaşlar evde dedelerimize, Ninelerimize yani aile büyüklerimize soralım eski günleri ve ayların isimlerini ve kaç gün olduğunu öğrenelim burada bizlerin bilgisine sunulsun....
Tarihimiz Kültürümüz
#121396
#121407
#121411
#121418
#121458
#257327
#257351
#257378
#257382
#257384
#257387
#258784
#258793
#280651
#281107
Eski takvimi bilen var mı???
Kasım beyin böyle bir çalışması vardı
Valla bizleri bilgendirirse sevinirim. Bunlar bizim öz değerlerimiz. Unutulup gitmesin istiyorum.....
Kasım abinin takvimlerle ilgili açtığı konu için
DOĞA TAKVİMİ TIKLAYIN
linkindedir
Burada adı geçen özel günler sadece İlçemize has değerler değildir, Anadolunun hemen her yerinde bu tabirler ve özel günler bilinir, büyüklerimizden gelen bu tecrübeye dayalı, yaşanmış her türlü denemeyle günlerin işaret ettiği olaylar orta vadeli zaman içerisinde doğruluğunu ortaya koymuş esaslı bir takvimdir,
İbrahim'in belirttiği linke tıklarsanız sorularınıza karşılık gelen cevapların çoğunu bulabilirsiniz.
bizde de yaşlılar bu takv,mi hep kullanırlardı buna arap takvimi derlerdi ki doğrudur. arap ülkelerinde kırsalda hala bu takvim ve adlandırmalar sürüyor. ayrıca arapça tekerlemeleri de vardır. tüm bunlara İbn-i Asımın "kitabul-enva vel-ezmine ve marifet a'yanil-kevakib" adlı kitabında da rastladım. ayrıca arapların felek veya yıldız ilmi adı altındaki d,ğer kitaplarda da sıkça geçmektedir. gün adları da arapçadan gelmektedir ve cuma hariç sıra sayılarına denk gelir farsça gün isimleri gibi. ahad (birinci gün) pazar ile başlar sebt (yedinci gün) ile biter.
Her yerimizi sarmış bu Araplar, bu takvimin Türklere uyarlanmışı yok mu.
doğaldır dolayısı ile bölgemizde türkmenler, kürtler araplar ve buna eskiyi de düşünürsek ermeniler yahudiler birlikte yaşamışlardır ve günümüzdede bu ilk üç unsur beraber yaşamaktadırlar. sanırım osmanlı döneminde bölgemiz halebe ve doğal olarak arap vilayetlerine bağlı olduğu için kültürler arasında yoğun alışverişler olmuş. türkmenlerin bir kısmı iç anadoludan bir kısmı urfa mardinden iskan zamanında getirilmiş. aynı şekilde diğer unsurlar da fırat havzasından ve urfadan gelmişler. nizip ve çevresine. türkmenlere baktığımızda bir ksım aşiretler iç anadolu ile bağlantılı iken bir kısmı halep türkmenleri ile bağlantılı. arap aşiretlerinin büyük çoğunluğu fırat havzasındaki (suriye-ırak) aşiretler ile aynı ve ilişkili. kürt aşiretleri de genellikle urfa ile bağlantılı (pijan airetinin suruçtan gelmesi gibi).
ama sonuç olarak bu unsurlar az veya çok barak kültürüne katkı yapmışlardır ve bugunkü kültür ortaya çıkmıştır.
bu pijan aşiretini araştırmak lazım neredeyse Nizip'in hepsi aynı aşiretten.
evet pijan barakta bir çok köyde mevcut. kürepte de mevcutlar. yöreye iskan zamanında suruçtan gelmişler. daha öncde okuduğum arapça bir kaynakta ve internette gördüğüm yazılarda asıllarının Kuzey Irak Zaho şehrinden geldikleri biliniyor. eski dinleri yezidilik. urfa yöresinde müslüman olmuşlardır. fakat halen zaho ile bir bağlantıları olup olmadığını bilmiyorum.
Eski takvimden hatırladığım ve yaşatmaya çalıştığım bir kaç bilgi daha:
13 mart-13 Haziran: Bahar
13 Haziran-13 Eylül: Yaz
13 Eylül-13 Aralık: Güz
13 Aralık-13 Mart: Kış
Şubat’ın ilk 13 günü Arap devenin karnındadır.
Daha sonraki 13 gün Bele’dir. Şiddetli soğuk yaşanır.
Daha sonraki 13 gün Sa’de’s-su’ûd vaktidir. Bunların tekerlemeleri de vardır. Aklıma gelmiyor ama sa’de’s-su’ûd mitlel ‘ûd derlerdi. Daha önce bahsettiğim eserde bunlar ile alakalı çok tekerleme var ama Türkçe tekerlemeleri var mı bilmiyorum.
Hatırlıyorum rahmetli anneannem hava durumunu önceden bize söylerdi çoğuda tutardı.
"elhabâye zitt'el-abâye"
En son gidişimde ninemden duyduğum bir tekerleme. Habâye yıldızı doğunca söylenirmiş ve havaların artık ısındığını ve abaların atılma vaktinin geldiğini haber verirmiş.
Kuyruk yıldızının diğer ismi Ülker yıldızıymış.
(Yeni Tarama Sözlüğü, TDK Yayınları, s:150)
Ülker yıldızının Arapça ve İslam alimleri indindeki ismi Süreyya yıldızı, Farsça da ise Pervin yıldızı.
Cevap yazmak için hesabınıza giriş yapın.