Elimde belge bilgi var ama işinize yarar mı bilmem?
Mesela yüzüncü yıl üniversitesinden halil eker'in 2006'da hazırladığı Nizip'te Mimari Eserler adlı yüksek lisans tezi var. Belki bu uygun olabilir.
Tarihimiz Kültürümüz
#248747
#248748
#248749
#248750
#248754
#248756
#248757
#248758
#248761
#248762
#248769
#248770
#248773
#248783
#248788
#248792
Gaziantep tahrir defteri
ben bir arkadaşımın dedesinin diplomasını görmüştüm,birecik kazası,nizip kariyesi yazıyodu.
aslında tapu ve nufus kayıtlarına ulaşma şansınız olsa çok hoş olacak amma malesef
Sayın Müslüm Akpek;
Akçakent adındaki "akça" kelimesindeki "ke" harfi "ğayn" harfi ile yazılmaktadır. Bu durumda köyün adı Ağcakend olmaktadır. Arapça "ke" sesi veren iki harf vardır; biri "kaf" diğeri "kef". Akçakent ismin yazılışındaki "ke" harflerinin "kef" harfi ile yazıldığı belgeler olabilir. Ayrıca Osmanlıcada "kef" harfi kelimeye göre "ke", "ne", "ge", "ğe" sesleri verebilmektedir. Yani köyün adı "kef" harfleri ile yazıldığında Ançakend diye okunabilir; ama son dönem belgelerinde bu isim Ağcakend şeklindedir.
Can bey bu bilgi çok önemliydi, teşekkür ederiz.
İşine geldimi nasıl anlıyorsun arapçayı :Dmüslüm akpek;248754 wrote:Can bey bu bilgi çok önemliydi, teşekkür ederiz.
Osmanlıcayıda anlarım, seni daha iyi anlarım, kanka açlıktan başım dönüyor benle uğraşma.M.ENES;248756 wrote:İşine geldimi nasıl anlıyorsun arapçayı :D
Bir tek aç senmisin..
Rica ederim.
Belki bu bilgiler biraz aydınalıtıcı olabilir.
Halil Eker'in Nizip'te Mimari Eserler adlı tezinden.
NİZİP ADININ KAYNAĞI, COĞRAFİDURUMU VE TARİHÇESİ
2.1. Nizip Adının Kaynağı
Nizip’in adı ile ilgili olarak Bilge Umur, Türkiye’deki Tarihi Adlar adlı kitabının
604. sayfasında su bilgileri vermektedir:
“… Mardin’in ilçe merkezi Nusaybin’in adı Asur kaynaklarında Nasibina,
Nasibena, Nasipina olarak geçiyor. Diger bir ilçe merkezi kasabamızın, Nizip’in adı da
anlasılıyor ki, aynı kökten gelmektedir. Ernest Honigmann’ın (RE, Nisybin mad.)
kaydettigine göre; Arap cografyacısı Yakub’a göre, “Nizip, Fırat kıyısındaki Nisibin ar-
Rum” diye anılıyor. Ar-Rum (Roma ülkesindeki) eklemesi o kenti slam yurdundaki
Nisibin (Helen ve Roma agzında Nisibis, simdi Nusaybin) kentinden ayırt etmek
içindir.”1
Bu bilgiler ısıgında Nizip isminin Helen ve Roma agzındaki Nisibis’ten geldigi düsünülmektedir.
2.2. Nizip’in Coğrafi Konumu
Güneydogu Anadolu Bölgesi’nin Orta Fırat Bölümü’nde ve Gaziantep’in
dogusunda yer almaktadır.2 Nizip, yörenin en büyük ilçesidir. İlçenin deniz seviyesinden
yüksekligi kimi yerlerde 500 m., kimi yerlerde de 600- 650 m.’dir.3
İlçe dogusunda Fırat nehri, batısında Gaziantep ve Oguzeli ilçesi, kuzeyinde
Gaziantep’in ilçesi Yavuzeli, güneyinde ise yine Gaziantep’in ilçesi Karkamıs ile çevrilidir.4
İlçenin tarihi “İpek Yolu” üzerinde olması, yörenin tarih boyu önemli bir
yerlesim alanı ve ticaret merkezi olmasını saglamıstır. Bu özelliginden dolayı birçok
tarih ve kültür katmanını içinde barındırır.
2.3. Nizip’in Tarihçesi
Nizip ve çevresinin yerlesme tarihi çok eski çaglara uzanmaktadır. İlk
yerlesmelerin ne kadar erkene uzandıgı hakkında kesin bir bilgi olmamakla birlikte, tarih
öncesi çaglara ait arkeolojik kazılar ve elde edilen tarihi eserler bu bölgenin, tarihin çok
eski zamanlarından beri yerlesim yeri oldugunu ve bir çok kavimlerin hakimiyetine
geçtigini, bu kavimlerin kültür ve medeniyetine sahne oldugunu göstermektedir.
1 Bilge Umar, Türkiye’deki Tarihsel Adlar, stanbul, 1993, 604
2 MEB. slam Ansiklopedisi, “Nizip”mad. C.IX, stanbul, 1979, 335.
3 Kazım Yılmaz, Nizip ve Sosyo Ekonomik Gelişme, stanbul, 1990, 9.
4 Yılmaz, a.g.e., 9.
4
Bölgenin kültür ve tarihi devirlerini Paleolitik, Kalkolitik, Demir, Hitit (Eti),
Mitanni, Asur, İran, Helen, Roma, Bizans, İslam-Arap ve Türk-İslam devirleri olarak
sıralayabiliriz.5 Nizip’te tarihi devrin, Hititler’le basladıgı kabul edilmektedir. Ancak
1961 yılında Nizip-Gaziantep karayolu üzerinde ve Nizip Çayı kenarında bulunan
Sehzade “Turlu” höyügünde yapılan kazıda Mezopotamya’da dogup gelisen Telhalef
uygarlıgının izlerine rastlanmıstır.6 Buna göre, Nizip çevresindeki eski yerlesme
alanlarında yapılacak olan kazı ve arastırmalarla bu çevrenin tarihi çagını daha eski
8 Ancak Asur-Hitit çekismesinde bu iki devletin zayıfladıgı sırada bölgeye Mitanniler hakim olmus, fakatzamanlara götürecek belgeler ortaya çıkabilir.
Tarihçiler, bu bölgeyi, Eski Hitit Devleti zamanında (M.Ö. 18. yy.’da) I. Mursili;
İmparatorluk Hititleri zamanında (M.Ö. 13. yy.’da) ise Suppilulliuma tarafından Hitit
Devleti’ne baglandıgını belirtmislerdir. Son Hititler zamanında (M.Ö. 12.yy.’da) bölge
Hititler’in merkezi haline gelmistir.7
Nizip ve çevresi Hititler’den sonra Asurlular’a geçti.
egemenlikleri fazla sürmemistir. Bölgeye Asurlular M.Ö. 717’den, M.Ö. 612’ye kadar
hakim olmuslardır. Bölge daha sonra sırası ile Medler’in, Büyük İskender’in,
Romalılar’ın ve Bizanslılar’ın idaresinde kalmıstır.9
Yöre, Roma İmparatoru Pompais tarafından Roma İmparatorlugu’na katılmıstır.
Roma İmparatorlugu Dogu ve Batı olarak ikiye bölününce bölge, Dogu Roma (Bizans)
topraklarında kalmıstır.10
Bölge Bizanslılar zamanında askeri yönden önem kazanmıstır. Bizanslılar burada daimi garnizonlar bulundurmuslardır.11 Bu dönemde Nizip sınırları içinde yer alan ve Helenistik dönemde önemli bir ticaret merkezi olan antik Zeugma (Belkıs) kentinin
önemi artmıstır. IV. Garnizonun burada konuslandırılması sonucunda, tüccarların kente
yerlestigi ve Fırat manzaralı teraslarla villalarını yapmıs oldukları anlasılmaktadır.
Büyük İskender’in generallerinden Seleukeia I. Nikator M.Ö. 300’de
Zeugma’nın ilk yerlesimi olan, Fırat’ın batı yakasına kendi isminden esinlenerek
Seleukeia adını, dogu yakasına da karısı Apama’nın isminden esinlenerek Apameia adını
verdigi kenti kurar. M.S. 256’da Sasani Kralı Sapur, Zeugma’yı ele geçirir, kentte
önemli tahribat olur. Bu tarihten itibaren Zeugma bir daha kendini toparlayamaz. Roma
dönemindeki görkemine ulasamaz. Bölge ile birlikte kentte, M.S. 4. yüzyılda Geç Roma,
M.S. 5-6. yüzyıllarda ise Erken Bizans egemenligi görülür. 7. yüzyıldaki Arap akınları
sonucunda Zeugma terk edilir. 10-12. yüzyıllar arasında küçük bir Abbasi yerlesimi
5 Ana Britannica, “Gaziantep”, IX, stanbul, 1988, 324.
6 Yılmaz, a.g.e., 9.
7 Yılmaz, a.g.e., 10.
8 Yurt Ansiklopedisi, “Gaziantep”, IV, stanbul, 1982, 2959.
9 Rehber Ansiklopedisi, “Gaziantep”, VI, stanbul, 1990, 146.
10 Metin Tuncel, “Gaziantep”, DA, XIII, stanbul, 1996, 466.
11 Türk Ansiklopedisi, “Gaziantep”, XVII, Ankara, 1969, 191.
görülür. 17. yüzyılda Belkıs köyü kurulur.12
İslâm’ın ilk yıllarında Bizanslılar’la temasa geçen Müslüman Araplar, ikinci
halife Hz. Ömer zamanında bütün Suriye’yi alarak bölgeye kadar gelmislerdir. Suriye
cephesi komutanı Ebu Ubeyde’nin komutasındaki ordu M.S. 639 yılında, bölgeyi savas
yapmadan vergi ödemek kaydıyla Arap devletine baglamıslardır.13 Dört Halife
devrinden sonra bölge Emevi idaresine geçmistir. Ancak slâm devleti içinde baslayan
ayaklanma ve iç savaslar karsısında Bizanslılar, hareketsiz kalmamıslar ve bölgeyi geri
almıslardır.14
Abbasi Halifesi Harun Resit, bu bölgeyi 780 yılında tekrar fethetmistir.15 Bölge
Abbasiler zamanında, bir süre Musul ve Halep’te (925-1013 yılları arasında) hüküm
süren Hamdaniler’in eline geçmis, ancak ardından Bizanslılar tarafından geri alınmıstır.16
Türkler’in bölgede görülmesi 11. yüzyılın ilk yarısındadır. Selçuklu Sultanı
Alpaslan’ın komutanlarından Afsin Bey, bölgede bulunan Dülük’e kadar gelerek
burasını karargâh yapmıstır.17 Bölge Selçuklu idaresinde iken Haçlı Seferleri baslamıs,
Haçlı ordularının güzergâhındaki Nizip de birkaç kere el degistirmistir. Önce 1098’de
Urfa’da kurulan Edez Kontlugu çevreyi egemenligi altına almıstır. Edez Kontlugu’nun
1150’ye dogru yıkılması ile bölge Selçuklu Sultanı Mesut ve damadı Musul
Atabeylerinden Nurettin Mahmut Zengi tarafından geri alınmıstır.18 Bölge bir ara
Fatimiler’e geçmis, son Haçlı seferleri sırasında Hristiyanlar tarafından 1187 yılında
Eyyubi topraklarına katılmıstır.19
Bölgeye Memluklular hakim olunca XII. yüzyılın ortaları, yöre için bir kalkınma
çagı olmustur.20 Ancak Memluklular devri de zaman zaman bazı istila ve isgallerle
kesintiye ugramıstır. Bölge önce Dulkadirogulları’na geçerek 1515’e kadar bu beylige
baglı kalmıstır.21 Mısırlılar, Dulkadir Beylerinin kendi aralarındaki anlasmazlıklarından
yararlanarak bölgeyi almıslarsa da Yavuz Sultan Selim, Mısır Seferi sırasında (1516)
bölgeyi kesin olarak Osmanlı mparatorlugu’na katmıstır.22
Osmanlı yükselme devri bölge için de yükselme ve gelisme çagı olmustur. Ünlü
12 Erisim: (http//www.kultur.gov.tr/potal/arkeoloji-tr. Asp?belgeno=6984htm) erisim tarihi: 09.07.2003
13 Rehber Ansiklopedisi, VI, 14.
14 Tuncel, a.g.e., XIII, 466.
15 Ana Britannica, IV, 325.
16 Yurt Ansiklopedisi, IV, 2970.
17 H. Basri Karadeniz, “ XIV. Yüzyılda Karye-i Nizib”, Türk Dünyası Arastırmaları, sayı 105,Ankara,1996, 77.
18 Hayat Ansiklopedisi, “Gaziantep”, III, stanbul, 1985, 1308.
19 Rehber Ansiklopedisi, . IV, 147.
20 Ana Britannica, IX, 326.
21 Tuncel, a.g.e., XIII, 467.
22 Yurt Ansiklopedisi, IV, 2972.
Türk seyyahı Evliya Çelebi, 1648 yılında Sam’dan Anadolu’ya geçerken Nizip’e ugramıs ve izlenimlerini Seyahatname’sine söyle yazmıstır:
“Nizip, Fırat Irmagının batıyönünde, çöl içinde, yüksek bir dagın eteginde, hanlı, camili, hamamlı, küçük çarsılı,
mamur bir kasaba olup, bagı-bahçesi yoktur.”23
Osmanlı İmparatorlugunun duraklama ve gerileme devirlerindeki genel
asayissizlikten, diger Anadolu sehirleri gibi Nizip ve çevresi de etkilenmistir. Sehir
dısında göçebe asiretlerin soygunculuk ve yagmacılıgı, sehir içinde Yeniçeriler’in
uygunsuz hareketleri çevrede yıllarca güvensizlik yaratmıstır. Nizip, II. Mahmut
zamanında Osmanlı ordusu ile Mısır Valisi Mehmet Ali Pasa kuvvetleri arasında 23-24
Haziran 1839’da yapılan Nizip Savası’na sahne olmustur.24 Savastan sonra Nizip, Halep
Vilayeti Urfa Sancagının Birecik kazasına baglanmıs, küçük bir kasaba olarak kalmıstır.
1889 tarihli Halep Salnamesi’nde Nizip’in adı geçmekte, nüfusu 2117 olarak
gösterilmektedir. Ayrıca altı cami, bir sıbyan mektebi bulundugu ve 700 hane oldugu
belirtilmektedir.25
Nizipliler, milli mücadele yıllarında topraklarını Fransız isgalcilere çignetmemek
için, Hacı Kasımoglu Habes Böler baskanlıgında mücadele taburu kurmuslardır. Bu
taburla isgalci Fransızları topraklarından çıkarmıslar, yine aynı kuvvetle Gaziantep
savunmasına katılarak basarı göstermislerdir.26
yapılan genel idari teskilatlandırmada Gaziantep iline baglanmıs ve 26 Nisan 1926’da ilçe olmustur.28
Nizip, Cumhuriyet’in ilanında Birecik’e baglı bir kasabaydı.27 1924 yılında
23 Evliya Çelebi, Seyahatname, (Çev. Zuhuri Danısman), III, stanbul, 1986, 115
24 Osman Yalçın, Gaziantep ve Güneydogu Anadolu Bölgesi, stanbul, 1990, 40.
25 Yılmaz, a.g.e., 13
26 Türk Ansiklopedisi, “Nizip”, XXV, Ankara, 1977, 301.
27 Yalçın, a.g.e., 40.
28 Yılmaz, a.g.e., 14.
Can bey kutlarım sizi, Nizip'in tarihi ile ilgili çok önemli bilgiler bunlar,paylaştığınız için çok teşekkürler.
Kardeş çok çok teşekkürler
Bizi ihya ettiniz
son kazı çalışmasında akevlerin yakınında bulunan kalınıdaki mozaiklerin üzerinde Nizip hakkında bir yazı vardı diye hatırlıyorum acaba sayin adminimizde veya bir kardeşimizde bu bili ve belge varsa atarsa seviniriz hatırladıgım kadarıyla ve bu günkü ifade tarzıyla çay kenarındaki Nizp gibi bir ifade hatırlıyorum belkide yanılmış olabilirim
Selamlar
Rica ederim.
Şehrin orijinal adı Nisibyn ad Zociandem. söylediğiniz gibi bir manası var.
Doğuda tarafında halkımıza göre iki tane Nusaybin vardır. Biri Mardin'in Nusaybin ilçesi, diğeri de eski yazılışından anlaşılacağı üzere bizim Nizip (Nisibyn). Bunları ayırt etmek için (tam olarak ifade edememiş olabilirim) Nusaybin-i Rengi ve Nusaybin-i Zengi gibi ifadeler kullanılmıştır. Hangisinin Nizip için kullanıldığını bilmiyorum. Nisibyn'in milattan sonra 3. yüzyıl gibi bir tarihte Zeugma'dan kaçanlarca kurulduğu sanılıyor. Mardin Nusaybin daha önceden (Asur dönemi) var. Ayrıca parantez Peygamberimiz'e (sav) ilk iman eden cin taifesinin Nusaybin cinleri olduğu da biliniyor.
bölgemiz insanlık kadar eski desek yalan degil mefdeniyetlerin peygamberlerin yaşadıgı bölgeler Mezepotomya malesef millet olarak tarih yapmışız amma tarih i kayıtları tutmamışız ben okul bitirme tezi hazırlarken konum itibarı ile bizans iran kaynaklarından yararlandım çogunlukla
İnşallah ilçemiz hakında deha geniş kayıtlara ulaşırız
Selamlar
Cevap yazmak için hesabınıza giriş yapın.