Üniversitede bir arkadaşımızın bir akrabası, onu iftara davet ediyor. Gelirken de 5-6 tane de arkadaşının gelebileceğini söylüyor. Biz de o zamanlar yurttayız ve iftar davetine balıklama icabet ediyoruz haliyle :). Tabi ilk yılımız olduğu için İzmir'i pek bilmiyoruz. Davet sahibi, arkadaşa Üçyol metrodan inince aramasını söylemiş. Arkadaş aynen bir gün önce denildiği gibi metrodan inince aradı. Ama davet sahibinin sözleri bizi şok etmişti.
"Ya Hasan ben sizi davet ettiğimi unutmuşum. Ama madem buraya kadar gelmişsiniz. Gelin bari, misafir rızkıyla gelir..."
Biz ne kadar gitmeyelim dediysekte kabul etmedi. Tabi utana sıkıla gittik eve, ezan okunalı 10 dk. olmuştu. sofrada en az 10 kişi vardı. Yani 6 kişilik iftar bir anda 16 kişilik olmuştu!
Ev sahibi bize ayrı bir sofra kurmuştu. Yemeğe başladık, şundan bundan derken doyduk, kalktık. Ama sanki yemeklerden hiç yenmemiş gibiydi! Mübareğin bereketinden midir nedir sofradaki tüm yemeklerden ziyadesiyle artmıştı.
Geleneklerimiz Anılarımız
#145792
#145805
#145819
#145820
#145831
#145850
#145851
#145852
#145875
#145883
#145884
#145895
#145896
#145952
#145953
#145962
#146034
#146130
#146136
#146190
#146273
#147046
#147358
#147777
Unutamadığınız Ramazan Anınız...
Çok güzel bir anımış:)
bende paylaşayım bir tane;
Üniversitenin ilk yıllarında her konuda acemi olduğumuz gibi yemek yapmada da acemilik vardı. İlk memleketten uzak iftarımı açmak için evde yemek yapıyordum yemek dediğimde sahanda yumurta üstüne patates falan:)
Yumurtaya tuz atacağıma yanlışlıkla şeker atıp iftar vaktinin gelmesini bekliyordum. Top atıldı ve ben orucumu açtım su ile ,yemeğe başladım ama ne başlamak şok oldum yemek tatlı idi. Ne oldu falan demeye kalmadı jeton pis düştü:) Tuz sandığım şeker çıktı:)
EE o gün iftarı köfteciler sokağına gidip 1 saat geç açmak zorunda kaldım:)
Tuz ile şekeri ilk defa o zaman ayırt etmiştim:D
1989 Yılında öyle bir iftar açtık ki 50 sene geçse gene unutmam.İmamhatipli arkadşlarımızın davati ile fakir sofrasını ziyaret edelim amacı ile Belkıs mahallesi zeytinliklerinde kurulan bir çingene çadırını gözümüze kestirdik.Elimize ufak tefek gıda malzemesi de hediye görürdük.Tam ezan okunmasına 5-6 dakka felan vardı.Çadıra bi girdik öyle bi sofra ile karşılaştık ki hayatımda daha öyle zengin zofrası görmedim..zaten bir iki çadır birleşip tek sofra yapmışlar.İnanın bi kuş sütü eksikti...Güya biz fakir sofrasını ziyaret etmek istemiştik :)))))
Yıl 1977 Ankarada ögrenciyiz Antepli bir bürokrat yemek daveti verdi arkadaşlar yemege gitti ben gidememiştim.Ev sahibi yemekten önce çorba çıkarmış bizimkilerde yarım ekmekle çorbayı yeyip karnını doyurmuşlar malum Nizipte bütün yemek sofraya gelir bizimkileri önüne tabak konulup içine çorba konunca bütün yemek o zandetmişler.Selamlar
Sene 94. Öğrenciyiz, üniversitede asistan bir arkadaş iftara davet etti. Sırfaya oturduk teho bir kase mecirmek şorbası tabi kazanda ağzına kadar sile, sırfanın yanında duriy. Nizip uşağıyız kardaşım görmemişik bizde eyle bir adet de yok neyimiz varsa hepsi sırfada. Neyse acımızdan kepeğimiz kesilmiş ben bene dim "le oglum ayıp değil mi adam utanır, bir şorbadan iftar olur mu hec, cağırmıyadın kardaşım...." gendi gendime sohranım ama içimden. Tabi biz mecirmek jorbasına vur ettik karnımızı eyice doyurduk, sonra ev sahbi demesin mi kardeşler çorbayı fazla kacırmayın yemegin arkası var. Tehooo Le yorum hakketen de yemegin, ikramın, azzetin, datlının arkası kesilmedi ama neye yarar biz şorbadan şişirmiştik mağdeyi.
3-4 sene önceydi bir arkadaşla antepteyiz ezan okundu 3-4 dk geçti biz iftarı açmaya gidiyoruz aceleyle bir dilenci sadaka istedi bizim arkadaş dedi.. vayyy sen orucu açmışsın daha biz açmadık daha birde bizden para istiyn dedi dilenci kadın elindeki ekmeği böldü bize verdi o gün dilencinin ekmeği ile orucumuzu açtık sonra baya gülüşmüştük...
Sen onu dilenci sanmışsın
Evlendiğimiz yılın ilk ramazanıydı. Eşimle beraber takvime bakıp imsak saatinde(orucun başladığı an) sahura kalktık. Gün ağarana kadar sahurluk yeyip, su içtik. Tabi hala ezan okunmayınca bir yanlışlık olduğunu anladık :) sonrasında kaza ettik tabi.
çocuk yıllarımda ramazan ayı yine yaz ayına denk gelmişti çocuk işte gece sahura oruç tutmak için kalkardık ve akşama kadar top oynar ve çeşmeye çoşardık çeşme başına geldiğimiz de içimizde biri oruçlu olduğumuzu söyler biz de yüzümüzü yıkıyoruz diyip suyu bir güzel içer sonra akşam ailelerimizle birlikte oruçumuzu açardık.
Öğrencilik yıllarımızda tam iftara eve geldiğimşizde arkadaşın yanmış tencerelerle mücadesi unutulmaz anılar arasına girmesi.
Çocuklukta iftar için cami minarelerinde aynan ışıklarla oruçumuzu bizim ve mahalleye bağırmamız.
benim ifftar anımda var ama herkes iftar anısını yazmış bari bende sahur anımı anlatayım.4gün önce gece hanımla davetten eve geldik ikimizde çok yorgunuz gece saat11 gibi uykum geldi yattım aradan ne kadar zaman geçti bilmiyorum hanım birden beni bi uyandırdı kalk sahur vakti çıkacak bişeyler ye diyo bende alel acele bişeyler atıştırmaya başladım yemeğim bitti abdest aldım ezanın okunmasını beklemeye başladım namaz kılmak için bekliyorum aradan 30 dakika geçti hala ezan okunmadı saate bakmak aklıma geldi (nihayet) saate baktım gecenin1.30'ukaldığımız odadaki saat geriden geliyormuş o gece 2 defa sahura kalktık hanımında benimde ağzımızı bıçak açmıyo gülmemek için kendimizi zor tutuk saygılarımla
benim ki biraz farklı olacak ama gece saat 23:30 civarı yeni yeni uyumaya çalışırken birden davul sesi falan duydum ama çok yakınan neyse önce takmadım piskolojik falan dedim daha sonra ısrarla çalınca damdan aşağı baktım ramazan davulcusu alkol almış diğer elinede davulu dom-dom çalıyo çok sinir oldum ama neyse eip hemen geldi ve davulcuyu uzaklaştırdı geri saat 03:00 gibi kalktım gayet normal bir şeklde sahurumu yeyip yatım:D ama gece ne gıcık oldum ya anlatamam
93-94 yılı idi . Üniversite okuyorduk ve evde kalıyorduk .iftara yakın arkadaşlarla beraber oturduk ne yapalım diye konuşuyoruz. ama hepimizde para yok . ne yapalım ne edelim derken ben bir arap tavası yapalım dedik. işte bütün sebzelerden biraz doğrayıp koyduk. et yerine biraz kuyruk yağı çektirip içine koyduk ki tadı güzel olsun diye. bunları hazırlayıp fırına verdik. iftara yakın gidip yemeği almaya gittik .fırıncı yemek hazır ama ekmek yok diyence ekmek beklemeye başlayın. tabii biz bu arada çıkana ekmeklerle beraber yemeğin tadına baka baka yarısını yedik . yalnız bu arada da aramızda diyoruz ki " lan mubarek kuyruk ama et tadı vermiş diyoruz" aradan 10 dakika gemedi bir adam hışımla bize yemeğimizi niye yiyorsunuz diye kızdi . meğerse o yemek bizim değilmiş bizimki daha fırındamış . bu duruma epey gülmüştük. kuyruklar tike et oldu diye .
93-94 yılı idi . Üniversite okuyorduk ve evde kalıyorduk .iftara yakın arkadaşlarla beraber oturduk ne yapalım diye konuşuyoruz. ama hepimizde para yok . ne yapalım ne edelim derken ben bir arap tavası yapalım dedik. işte bütün sebzelerden biraz doğrayıp koyduk. et yerine biraz kuyruk yağı çektirip içine koyduk ki tadı güzel olsun diye. bunları hazırlayıp fırına verdik. iftara yakın gidip yemeği almaya gittik .fırıncı yemek hazır ama ekmek yok diyence ekmek beklemeye başlayın. tabii biz bu arada çıkana ekmeklerle beraber yemeğin tadına baka baka yarısını yedik . yalnız bu arada da aramızda diyoruz ki " lan mubarek kuyruk ama et tadı vermiş diyoruz" aradan 10 dakika gemedi bir adam hışımla bize yemeğimizi niye yiyorsunuz diye kızdi . meğerse o yemek bizim değilmiş bizimki daha fırındamış . bu duruma epey gülmüştük. kuyruklar tike et oldu diye .:D
Her halde herkesin Ramazan ayında yemek muhabbetleri unutmazları arasındadır. bu yazı yazarken yanımdaki arkadaşalrın yemek muhabbetleri devam ediyor.
Ramazan ayında israf biraz fazlamı arkadaşalar ?sizce
çocukluğumun ramazan ayında sahur vakti istasyon caminin karşısındaki fırından küncülü ekmek yaptırırdık....iftardan önce rahmetli babam kendi eliyle yumurta salatası yapardı....dahası ramazan kahkesi ...o nasıl bir tattı öyle .....ve tabi her gün mahalle sakinlerinden biri sırayla hayır amaçlı poşetler içerisinde şerbet dağıtırdı....
1994 yılıydı, bursada o zaman bir tekstil firmasında pazarlamacı olarak çalışıyorum karadeniz turuna çıkacağım, akşamdan aracımızı yükledik sahura kalktık yemeğimizi yedik , niyetlendik yola çıktık, gide gide sanki sinop diye hatırlıyorum bir yerde orucumu açacağız derken ezan okundu saate baktık bize göre daha yarım saat var yani bursada niyetlendik ona görede oruç açacağız diye düşünüyoruz, geldiğimiz yerde saat farkından yarım saat önce ezan okundu, açıp açmamakta tereddüt ettik, sonra açmaya karar verdik ve açtık, bursada olsaydık yarım saat sonra açacaktık böylece yarım saat kârımız olmuştu.
Birde eskiden insanlar cuma akşamları mahallenin çocuklarına bir şeyler dağıtırlardı.şeker ,bisküvi vb. şeyler dağıtırlardı şimdi bu gelenek yok olluyor.
ben birinin anısını duydum anlatmadan geçemiycem yeni evli bir çift sahura kalkıyor evin hanımı güzeel bir balık kızartıyor adam balığı dürüm haline getirene kadar hazırlıyor kılçığını falan ayıklıyor tam ağzına götürecekken ezan okunuyor....
İlk orucumu 7 yaşlarındayken tutmuştum. O yıllarda Temmuzunmu Ağustosun mu bilmem sıcağında oruç tutuyorum. Saat beş olmuş artık benim açlıktan susuzluktan gözlerim berelmiş, orucu bozacağım. Ninem halama söyledi hadi Abdurrahmanı sırtına al dedi.İlk oruç tutan çocuğu sırtında 7 kere dolaştırmak hem tutan için, hemde sırtında taşıyan için çok sevapmış. Halam beni sırtına aldı, karşıya 7 kere götürüp getirdi. O sevinçle orucuma devam ettim bir saat sonra yine bozmak için mızmızlandım. Bu sefer diğer halam sırtına aldı bu şekilde saat 8'e kadar sırası ile halamdan sonra komşular geldi beni sırtlarında gezdirdiler. Onlar beni sırtında taşımaktan bitap düşmüşlerdi.Ben ise sırtlarında gezmekten büyük keyif almıştım. O günden sonra, halamda komşularda bana oruç tutturmaya tövbe ettiler :) :)
99 un ramazanın da Erzincan'da üniversitede okurken sosyal yardımlaşma yemek dağıtıy bizde fazla para harcamayalım diye oraya gidip iftar yapıyoruz hergün ama yorum okadar kalabalık bir kuyruk oluşurduki anlatmak mümkün de el kuyruğun tamamı öğrenci neyse yorum bu adamlar hergün yemekleri sıcak dağıtalım diye iftara çok az bir zaman kala dağıtıma başlarlardı sıra arkaya gelene kadar ezan okunur top atılırdı bizde hergün geç kalırdık ne hikmetse kuyruğun arkasından önüne doğru siğara ikramları başlar millet iftarını siğaraynan açardı ramazanın yarısını siğarayla açtık orucumuzu arada bir birimize takılırdık hocam caizmi?
ögrenci bereketi..:)
ayıb olmuyor mu arkadaşlar.ramazan deyince fındık kurdu nurhan damcıoğlu,kanto ,direklerarası eğlence falan hatırlanması lazım değilmi. çocukluğumuzda biz ramazanı, trt de hep böyle öğrendik.biraz büyüyünce ramazan kahkesi ve su ile iftar eden bi hoca tanıdık.iftar böyle olur mu dedik. sonra bereket versin biraz daha büyüyünce ,iftar sofralarında yerimizi aldık.eski romalılar her yemekten tadar,sonra eliyle istifra edip tekrar yermiş.daha çok yemek içinde yatarak yerlermiş.ne bileyim arkadaş.bizim iftarlarımızda yukarda anlatılan iftarlar gibi oldu.kaç çeşit yemek sayamazsın.şöyle sade mütevazi bi müslüman sofrası görmedik.misafirede ayıb olmasın diye müslüman sofrası açmadık.ramazanın ruhuna ters bir gelenek yaşıyor ve yaşatıyoruz.iftar sofraları SİSTEMATİK BİÇİMDE İSRAF VE ŞATAFAT dolu.(şairin dediği gibi yeyin efendiler yiyin ,aksırıncaya tıksırıncaya kadar yeyin.)yedik.yiyoruz.inşallah bundan sonra yemeyiz.fakat çoğu seferdede aklımızdan sadece KURU KAHKE VE SU İLE iftar eden güzel örnek aklımızda bulundu.
Cevap yazmak için hesabınıza giriş yapın.