Geleneklerimiz Anılarımız

Leylekler Leylek Camisini Terkedince

emelaydogan Üye
Üyelik: 2006-03-16 Herkese açık mesaj: 4
#679
Leylekler Leylek Camisini Terkedince Orman Bakanlığına bağlı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlügünün ülke genelinde yürüttügü Leylek yuvası sayımı ile ilgili 2005-2006 yılı sonuçları yayınlandı.Gönderilen bir genelge ile Valilikler tarafından tespit edilen leylek yuvası sayımına gore ülke genelinde 604 adet leylek yuvası tespit edilmiştir.Sayılabilen leylek sayısının ise 4992 olduğu yine bu çalışmada tespit edilmiştir.Tespit edilen yuva sayısı içinde Nizip ilçesinde 3 adet yuva bulunmaktadır.Sözkonusu yuvaların birçoğuna leyleklerin artık uğramadığı da vurgulanmıştır.Nizip'te leylek yuvası ile meşhur olan leylek camisinin minaresi uzun yıllar bahar aylarında gelen leyleklerin konması ile Nizipliler için ayrı bir sevinç kaynağı olmuştur. Leylek Camii: çok eski ve tarihi hatırası büyük manevi değeri olan bir camidir.İlkbaharda leylekler gelince, bu caminin şerefesine yuva yapmalarından dolayı bu isim verilmiştir. Tarihi kaynaklara göre Büyük İslam kumandanlarından Halid bin Velid,Irak'ta Bizans ordusunu yenince, Nizip'e gelip, Leylek Camiinde misafir kalmıştır. Çok sevdiği Hasan Mader'i bu camiye imam tayin etmişti. Bu zatın türbesi caminin bahçesindedir. O zamana ait cami, zamanla yıkılınca, birçok kez yeniden tamir edildi.Ben de birçok kez ismi ile meşhur olan bu camiyi ziyaret ettim.Fakat ismine uygun ne bir yuva ye de bir leylege rastladım.Belki de bana denk gelmemiştir.Bu tip çevre ve doğa harikalarının yokoluşu ben son derece üzmektedir.Sadece Nizip'te degil Leyleklerin ülkemize dönüşü başlı başına bir doğa ve çevre olayı olup büyük bir sevinç kaynağıdır.Halkımız arasında uçan bir leyleği görenin çok güzel bir haber alacağına inanılır ve rüyada leylek görmek ise bilgililik, naziklik, dengelilik, hikmet sahibi, olmak şeklinde yorumlanmaktadır. Her geçen gün doğa dengesinin bozulmaya yüz tuttuğu ülkemizde leyleklerin de azalması hayra alamet degildir.Acaba tekrar eline çocuğunu ve torunu alan insanlarımızın yeni gelen leyleklerin yuvaları yanına giderek onlara tebbesumle baktıkları günleri görebilecekmiyiz? .
jonker Üye
Üyelik: 2006-07-11 Herkese açık mesaj: 1
#12400
Ya nizibi ben terk ettim ama inşallah geri gelicem ama leylekler gelirmi bilmiyom
ahmeter Üye
Üyelik: 2005-09-16 Herkese açık mesaj: 111
#12406
KURT,ÇAKAL TİLKİ HİÇBİR HAYVAN KALMADI ETRAFTA.BU GARİBİM HACILEYLEKLER DE YİYECEK BİRŞEY BULAMAYINCA MECBUREN GELMİYORLAR ARTIK.YAKINDA EVCİL YHAYVANLAR DIŞINDA HİÇBİR HAYVAN GÖREMEZSEK ŞAŞIRMAYALIM.
mehmet gül Üye
Üyelik: 2006-05-26 Herkese açık mesaj: 214
#12439
NICE EVLADI ONU TERKETTI LEYLEKLER TERKETMIS ÇOKMU YESIL NIZIBI.ISTANBULDAN EFE MEHMET..
Gökhan Dokuyucu Üye
Üyelik: 2005-02-19 Herkese açık mesaj: 4.305
#12458
her yolculuk bir dönüş içindir ... bir sizde geleceksiniz... gelin bir daha Nizip.com gecesi yapalim ne dersiniz ........... tiny_mce/plugins/emotions/images/smiley-wink [Eksik eski medya kaydı]
Ramazan Tarhan Üye
Üyelik: 2005-09-16 Herkese açık mesaj: 4.213
#12520
ŞAİR NE GÜZEL SÖYLEMİŞ: LEYLEKLER BU ŞEHRİ TERKEDİNCE İŞTE BEN DE O ZAMAN SENİ TERKEDECEGİM. Birecik'teki Kale Camisine hala leylekler uğramaktadır. Cami tepesine yaptıkları muhteşem yuva ve verdikleri görüntü tam bir çevre ve doğa ziyafetidir.Leylekler üremek için memleketimize uğramaktadırlar.Yani doğan yavrular bizim nufus kütüklerine kayıtlı olmaktadırlar.Birecik leylekleri babalarından gördükleri güzel geleneklerini hala yaşatıyorlar. Ama Nizip leylekleri ya çok nankör ya da sahiden bizleri terkettiler. Şairin yukarıdaki deyişinin sırrı ise aslında geçici bir terkdir. Yani leylekler terkeder ama geri dönerler.İnşaallah Nizip leylekleri de geri dönerler.
Ahmet karadag Üye
Üyelik: 2002-01-19 Herkese açık mesaj: 456
#12525
Dostlar Leylekler hakkında Sn.Selim Gündüzalp'e ait bir yazıyı sizinle paylaşmak istiyorum.Selamlar Saygılar "Leylek Leylek Havada... Çocukluk günlerimin hiç unutulmaz bir hatırasıdır, bahar günlerinde evimizin önündeki taşların üzerinde oturup, kızıl akşam üstlerini seyretmek. Leylekler, bu manzaranın ayrılmaz bir parçasıydı. Uzun ince bacakları ve sivri turuncu gagaları ile en çok ilgimizi çeken kuşlardan biriydi, ak kanatlı leylekler. Bahar günlerinin habercisi ve müjdecisi olarak bilirdik onları. Yıkık dökük viranelerin üstüne, harabe binaların bacalarına hatta bazen de minarelerin tepelerine taht kurarlardı. Bir grup mahalle arkadaşımla birlikte, ellerimizi sevinçle çırpıp, çılgınca bağırırdık; Leylek leylek havada, yumurtası tavada Üstümüzden sürüler hâlinde geçerken, mavi gökyüzüne siyah beyaz renkleriyle ne de yakışırlardı. Bir ordu düzeni içinde gizemli bir resmi geçit yaparlardı. Kimimiz dilek tutardık, kimimiz ise leyleği havada görünce, o yıl bol bol seyahat edeceğimize inanırdık. Leylekleri gördükçe sevdiklerimize kavuşacağımız günlerin yakın olduğunu hissederdik. Bu dileklerimiz ve çocukça dualarımız tutardı da çok defa. İşte bu keyifli dakikalarda, akşam üzerleri havada daireler çize çize gayet zerafet içinde yuvalarına dönüşleri çok muhteşem olurdu. Hangi evin bacasına, hangi ağacın veya direğin tepesine kuracak olsa yuvasını, şanslı bilirdik o evi ayrıcalıklı sayardık o ağacı diğerlerinden müstesna.. . LEYLEĞİN ADI . Leyleğin kelime olarak etimolojisine baktığımızda Farsça leklek şeklinde kullanıldığını görürüz. Arapça'da ise laklak şeklinde yer alır. Türkçeye ise muhtemelen Farsça'dan geçen kelime zamanla leylek halini almış. Kuşbilimciler ona Latincedeki ismiyle Coconia diyorlar. Ama Hacı baba ya da Leylek dede diyen Anadolu insanı kadar güzel bir isim bulabilen pek çıkmamıştır leyleğe. Nereye otursa oraya yakışan derler ya, leylekler de nereye konsa oraya yakışan kuşlardır. Seçtikleri ve oturdukları yeri güzelleştiren bir sihir vardır sanki onlarda. Şimdi, tam bu mevsimde her biri binlerce kilometrelik çok uzun bir yolculuktan sonra tekrar aynı yuvalarını bulup, aynı yerde karar kılmalarını ibret ve hayretle izleyebilirsiniz. Pusulasız, kaptansız ve kılavuzsuz bunca kilometrelik mesafeyi aşar da, yollarını bir defacık bile olsa nasıl şaşırmaz bu kuşlar? diye merak edenlere, Rabbimiz Kur'an'da cevap veriyor: Gök boşluğunda musahhar kuşlara bakmadılar mı? Onları Allah'tan başka tutan yoktur. Elbette bunda iman eden bir topluluk için bir çok ibretler vardır. (En-Nahl suresi, 79) Yerde debelenen hiçbir hayvan ve iki kanadı ile uçan hiçbir kuş yoktur ki, sizin gibi ümmetler (topluluklar) olmasın. Biz kitapta hiçbir şeyi noksan bırakmadık (El-En'am suresi, 38) . YUVALAR VE YAVRULAR . Uzun göçlerin ardından, bir ay dinlenip, yorgunluklarını attıktan sonra ilk işleri yuvalarını kontrol etmek ve inceden inceye gagadan geçirmek olur. Bazen samanla ve otla bazen de kağıt ve kumaş parçası birkaç pılı pırtı ile onarır, tekrar elden geçirirler, kardan kıştan hırpalanmış yuvalarını. Hemen ardından çiftleşme törenleri başlar. Kanatlarını çırpmalar eşliğinde, gagasını birbirine çırparak o meşhur olak lak sesini çıkaran erkek leylekler, dişilerine aşk davetinde bulunurlar. Bu çağrı karşılık bulursa çok geçmeden yuvada yumurtalar görülür. En çok beş yumurta olur. Anne leylek 32 gün sonra yumurtaların üzerinden kalktığında, leylek yavruları da yumurtaları bir bir kırmaya ve dünyaya merhaba demeye başlarlar. Yuvanın bu yeni sahipleri açım açım diye bağırdıkça, babaya yiyecek bulmak görevi düşer. Tarlalarda, otların arasında, sulak yerlerde böcek, solucan ve sümüklüböcek toplamaya başlar. Leylek yavruları doğduklarında, ne anne ne de babalarına benzerler. Ama çok çabuk palazlanır ve büyürler. Tabii büyüdükçe yemek çeşitleri de değişir. Kurbağalar, yılanlar ve balıklar da mönüye dahil olur. Baba yuvaya elbette yemek tedarik etmekle uğraşırken, anne de boş durmaz yavrularına güneş çarpmasın, yakmasın, yağmurlar ıslatıp hasta etmesin diye kanatlarını gerer her bir yavrunun üzerlerine İnsanoğlunun gözünden, bakışından kaçmaz bu şefkat inceliği, yuva kurup evlenmenin, çoluk çocuk sahibi olmanın simgesine dönüşür leylek yuvaları. . Bu yüzden bir türküye de kanat takıp havalandırır: Leylek gider yuvasına/İner gider ovasına/ Haber verin dayısına/Kız dayısız gelin mi olur?/ Kız emmisiz düğün mü olur? Yıllar önce bir gazetede Anadolumuzun bir şehrinin, bir köyünde yol genişletme çalışmaları nın, bir büyük ağacın üzerindeki yuvada dört leylek var diye durdurulduğunu okumuştum. Beldenin ileri gelenlerinin yaptıkları toplantıda şöyle bir karar alınmış: Leylekler göç etmeden, ağaç kesilmeyecek, yol yapımına ara verilecektir. Anadolu insanının leyleklere duyduğu bu sevgi, 1870-1890 yılları arasında defalarca İstanbul'a gelmiş olan Osmanlı kültürüne tutkun yazar Pierre Loti'nin gözünden de kaçmamıştı. Loti'nin İstanbul'da çektiği fotoğraflar arasında Eyüp Cami Önünde Leyleklere Bakanlar'da vardır. Leyleklerin orada bulunması bir rastlantı değildir. Caminin bahçesindeki yaşlı çınarın gövdesindeki oyuk, o zamanlar bir Leylek Hastanesi' idi! Göç edemeyen hasta leylekler burada bakılırdı. Ahmet Haşim de, Gurabahane-i Laklakan kitabında şöyle yazar: Bursa'da Haffaflar Çarşısı'ın ortasında bir meydan var. Bu meydan malul hayvanların düşkünler yurdudur. Kanadı, bacağı kırık leylekler, bunamış kargalar halkın sadakası ile yaşarlar. 1874'te İstanbul'a gelen Edmondo de Amicis Leyleklerin ıssız türbelerin üzerinde laklak ettiğini yazarken; Lady Montagu de 1717 tarihli Türkiye'den Mektuplar'ında Osmanlılar leyleklere saygı gösteriyorlar. Çünkü bunların her kış Mekke'yi ziyarete gittiklerine inanıyorlarr der. . LAK LAK LİSANI Leylek El-mülk diyor. Leyleğin gagasını birbirine vurarak çıkardığı lak lak sesi, zikir ve ibadet olarak kabul edilir Anadolu inancında. Almulk lak, al-izz lak, al-hamd lak(Mülkiyet senin, izzet senin, Hamd senin) sözcüklerini sürekli tekrarlayıp dua ettiklerini de düşünenler pek de haksız sayılmazlar. Çünkü madem Mülk Allah'ındır, elbette onun mülkünde yaşayan her canlının da kendi diliyle onu anması, zikretmesinden daha normal ne olabilir ki? Gerçekte, ses telleri bulunmayan kuşlardan olan leylekler ötemedikleri için bu sesi çıkararak iletişim kurarlar. Kabe'ye uçtukları sanılan leyleklerin bacalara, yıkık minarelere, ağaçlara yaptıkları yuvaları bozulmaz. Böyle bir şeyi yapmak da zaten günah sayılır. Göç yolları Mekke'den ve Kabe'nin üzerinden geçtiği için bu mecburi hayat yolu ona Hacı leylek' diye bir ünvan da kazandırır. Çoğalmaya ve yavrularını büyütmeye uygun coğrafyalara uçmak zorundadır. Leylekler Sudan'dan yola çıkıp Hatay'dan Anadolu'ya girmeleri için 2900 km, oradan da İstanbul Boğazı üzerinden Avrupa'ya, örneğin Polonya'ya gidebilmeleri için 1600 km. daha kanat çırpmaları gerekir. Elbette, 18 günde aldıkları bu yolun bir de dönüşü vardır. Bundan olsa gerek bahar günlerinin ilk leyleğini uçarken gören insanlar, o yıl çok yolculuk yapacaklarına hal inanırlar. Leyleği havada görmek deyiminin anlamı da bu olsa gerek. Biz şimdi dışarı çıkalım ve onları Arnavut şair Betim Muço'nun, Leylekler Geliyor adlı şiiriyle karşılayalım İlkbahar göklerinde leylekler uçuşuyor,/ Sıcak ülkelerin güzel kokularını taşıyan leylekler./ Hoş geldiniz leyleklerim, hoş geldiniz!/ Ne iyi olur savaş uçakları ve ölümcül çılgınlıkları yolunuza çıkmasalar,/ Toprağın sıcaklığının yükseldiği saydam ve duru gök boşluğunda./ Köpekbalıklarının ve savaş gemilerinin kaynaştığı mavi Akdeniz'in üstünde./ Sizin akçıl yollarınıza ihtiyacı var insanın,/ Bu dünyada yaşamak için/ Nasıl ihtiyacı varsa ekmeğe ve güneşe. SON SÖZ . Adapazarında ömrünü geçirmiş bir insan olarak söylemeden bu yazıyı bitiremeyeceğim bir derdim var. Şehir merkezine giden yolun üzerinde bulunan eski dostum Halim Kuriş'in baba evi, çok şirin bir Osmanlı evi idi. Evin şirinliğine şirinlik katan bir de bacasındaki leylek yuvası ile her bahar o yuvayı şenlendiren Hacı leylek ailesiydi. Deprem sonrası o yuva yıkıldı. Kimsenin onu tamir etmek aklına gelmedi. Şimdi önü dev bir reklam panosu ile kapatılan bu güzel evin leylekleri geriye dönmeden Adapazarı'nı tam olarak mamur saymayacağımı tüm yetkililere bildiririm.
Ahmet karadag Üye
Üyelik: 2002-01-19 Herkese açık mesaj: 456
#12526
Dostlar, Aşağıda da Milli Parklar Tarafından yapılan çalışmanın sonunda hazırlanan basın bildirisidir. Selamlar Saygılar. TÜRKİYE GENELİNDE LEYLEKLER SAYILDI Leyleklerin ülkemize dönüşü başlı başına bir sevinç kaynağıdır. Uçan bir leyleği görenin çok güzel bir haber alacağına inanılır ve rüyada leylek görmek ise bilgililik, naziklik, dengelilik, hikmet sahibi, olmak şeklinde yorumlanmaktadır. Özellikle çiftçi vatandaşlarımız tarafından leyleklerin bereket anlamına gelmekte olduğuna inanılır ve gelecek senede köyümüze bereket gelir şeklinde temenni edildiği bilinmektedir. Halkımız leylek türlerini siyah- beyaz leylek ve leylek olarak tanıdığı; Yöresel isim olarak bazı yörelerde kırmızı gaga olarak bilinen ve sevilen bir tür olduğu ve Merkez Av Komisyonu tarafından ülke genelinde korumaya alınan leylekler sayımı sonucu;. - 604 leylek yuvası . - 794 adet yuvada yavru . - 4992 Leylek ise uçarken veya beslenirken tespit edilmiştir.. Bakanlığımıza bağlı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanarak Valilikler ( İl Çevre ve Orman Müdürlüklerine ) gönderilen anket formları sayesinde toplanan bilgiler ışığında Türkiye genelinde leyleklerin sayısı tespit edilmiştir.. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü'nün yürüttüğü bu çalışma sonucu ülkemizdeki leyleklerin;. Halkımız tarafından göçmen bir tür olduğunun bilindiği;. Genellikle yuvalarını elektrik direklerinde veya yüksek gerilim hatlarındaki demir direklerde yaptığı;. Ağırlıklı olarak leylek ölümlerinin yuvada kuşların uçma denemeleri esnasında kanatların iki telle birden temas etmesi ile olduğu; . Gelen verilerin hiç birisinde ayağına halka takılmış olan bir leyleğe rastlanılmadığı; Yuvalardaki leylek yavrularının eşit büyüklüklerde olduğu.Halkımız tarafından yapılan yapay yuvalara da yuvalanma eğiliminde olduğu. Leylekler yuvalarını yaparken çok yakınlarında da aynı tür bir yuvanın olmasından rahatsız olmadıkları. Hakkında bilgi toplanmıştır. Şehir yerleşim yerlerinde ağaç kesiminden dolayı leylekler yuva yeri bulamamıştır. Bunun sonucu olarak ta yuvalarını genellikle elektrik direklerine ve yüksek gerilim hatlarındaki demir direklere yapmışlardır.
Ramazan Tarhan Üye
Üyelik: 2005-09-16 Herkese açık mesaj: 4.213
#12528
Aramızda kalsın,Ahmet Karadağ kardeşimiz hala kensinin Leylekler tarafından getirildigine inanıyor :))))))) bu ilgi ordan...
ibrahim Üye
Üyelik: 2001-12-18 Herkese açık mesaj: 2.407
#12529
Yaw ramazan abi peki kim getirdi o zaman bizi :-)))
seyit ahmet uzun Üye
Üyelik: 2006-02-14 Herkese açık mesaj: 84
#12546
Ramazan kardaş yine patlatmışsın latifeyi yoksa sen ...... Mehmet gül kardeş de iyi bir tespitte bulunm uş nice evladı kaybetmiş leylekler de onlara eşlik etmiştir insanlar örnek olsun dimi
Huzi Üye
Üyelik: 2005-12-22 Herkese açık mesaj: 1.968
#12579
alıntı: metal Yaw ramazan abi peki kim getirdi o zaman bizi :-))) Seni goriller getirdi amcası.... Sen hatırlamazsın,ama maalesef öyle....
ibrahim Üye
Üyelik: 2001-12-18 Herkese açık mesaj: 2.407
#12583
bakıyorumda gorillerden aran iyi,Karşılıklı almışsınız laptopları chatleşiyorsunuz, Helal olsun be huzeyfem, sen bu gidişle gaziantep hayvanat bahçesine goril bakıcısı olursun :-)) Söz bende ziyarete geldiğimde muz getirecem.
Ahmet karadag Üye
Üyelik: 2002-01-19 Herkese açık mesaj: 456
#12616
Ramazan Bey, Leylekler beni getirmiş olabilir.Ama senin kadar Leyleklerin huy ve davranışlarını inceleme şansım olmadı.Benimki bu konuda alıntı yazılardı. "Birecik leylekleri babalarından gördükleri güzel geleneklerini hala yaşatıyorlar. Ama Nizip leylekleri ya çok nankör ya da sahiden bizleri terkettiler." diyorsun. Kardeş helal olsun be.Bu konuda da farklılığını ortaya koydun. Selamlar saygılar
fsoyarik Üye
Üyelik: 2005-05-06 Herkese açık mesaj: 5.099
#12676
sevgili dostum ahbet bey kardeşim leylekler sayıldı diye yazmışsın ama ben bilmem anlata bildimi?inanmıyorum
Huzi Üye
Üyelik: 2005-12-22 Herkese açık mesaj: 1.968
#12683
Şimdi bak fsoyarik abim,niye inanmıyon ki...? Ahmet abim eline kağıt kalem almııııııışş.... Yanına Ramazan abimi almıııııışşşşş ve başlamışlar saymaya...... Ahmet abim saymış,Ramazan abim yazmış... Ahmet abim saymış,Ramazan abim yazmış... Ahmet abim saymış,Ramazan abim yazmış... Hani diyorum ki eskiden uykunuz kaçtımı ne yapardınız...? Tabiki koyunları sayardınız.... Eeeeeee bizim abilerde leylekleri saymışlar,ne var yani bunda....Dimi yaniiiiiiiiiii.....? .
Ahmet karadag Üye
Üyelik: 2002-01-19 Herkese açık mesaj: 456
#12901
Dostlar, Yazının başında "Aşağıda da Milli Parklar Tarafından yapılan çalışmanın sonunda hazırlanan basın bildirisidir." diyede yazmıştım.Ama okuyan olmadı herhalde. Selamlar Saygılar
gülsümgül Üye
Üyelik: 2006-06-22 Herkese açık mesaj: 9
#13029
LEYLAKLARIN LEYLEKLERLE ÖZEL BİR BENZERLİGİ VAR.BU TARAFINI HİÇ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ?
ahmeter Üye
Üyelik: 2005-09-16 Herkese açık mesaj: 111
#13067
ABLA,LEYLAKLAR İLE LEYLEKLER RASINDAKİ TEK BENZERLİK 8 HARFLERİNİN AYNI OLMASIDIR :))))
Ahmet karadag Üye
Üyelik: 2002-01-19 Herkese açık mesaj: 456
#13096
Bu konudaki en iyi yorumu Leylerin davranış bilimlerini inceleyen Sn.Ramazan Tarhan Kardeşim yapacaktır. Yapacakları açıklamaları sabırsızlıkla bekliyorum. Selamlar Saygılar
müslüm akpek Üye
Üyelik: 2007-02-08 Herkese açık mesaj: 11.753
#167066
Leylekler sadece Nizip'i terketmedi, artık İstanbulda da fazla görünmüyor inanın ben Nizipteki leylekleri hatırlamıyorum bile, gören duyan olursa haber verin.

Cevap yazmak için hesabınıza giriş yapın.

WhatsApp iletişim