Geçenlerde verilecek selamınız olmadığını kızkardeşim Fadime ile iletmişsiniz. Hüznümüzün bizi inceden inceye dövdüğü, ve mesela zalimlerin emeklerimizi boşa çıkartmak için bir "Hacker" gibi çalıştığı şu zamanlarda senden gelenleri de alır kabul ederiz.
Biz o kapıları zaten hep sürgülü bildik. Aceleyle verilmiş kararların yükü omuzlarda, o kapılar ardında kalanları inceden inceye laf vurmadan yazdık. "Bu arabesk" yazıları bırak diyen Silifkeli Nazik'e inat hiç bir vakit halimizi ve halleri anlatmaktan geri durmadık.
Genç bir delikanlı iken vefat eden Ömer'den sonra şiir yazmayı bırakan meslektaşım ve eniştem Orhan Usta gibi yapmadım; hiç mi hiç küsmedim. Sanki yirmi yedi yıllık bir ömrün kıyısında bencileyin dolaşmış gibi, hergün o kapıların ardında kalanları yaşamış gibi, sitem hakkını kendinde görür gibi sürmeli kapılara sürgüler çekin durun. Biz aman dostlar üzülmesinler, şu yalan diyarda başlarına bir hal gelmesin diye inceden inceye çırpınıp durduk. Hatamızı, hata bildik. O türküde denildiği gibi:
"Bahçalarda gül vari
Var get ellerin yari
Ben sana yar olamam
Yüzüme gülme bari" der ve susarız, vesselam.
yazı/foto:mağpak
İnce ince türküsünu Kubat ve Yasemin Levi güzel seslendirmişler:
daraba: kepenk
Kaynak...