Geç kalmış değiliz önde gidenlerden çok fazla avantajımız var ! Çünkü keşfedilmemiş, el değmemiş bir çok güzelliğimiz var.
Turizmin yalnız ülkemiz değil, dünya çapında bir pazar olduğu reddedilemez bir gerçektir. Uzun yıllar boyunca çevre ülkelere, hatta şehirlere bakarak hayalini bile kuramadığımız turizm pastasından güzel bir parça alabilmek için hiç de geç kalmış değiliz. Geç kalmış değilsek de boşa geçirilecek bir dakikamızın bile kalmadığı da su götürmez bir gerçektir. Şu andan itibaren ilçe genelinde turizm platformu oluşturulmalı ve 1 yıllık, 10 yıllık ve 50 yıllık planlar ortaya konulmalıdır.
Her ne kadar keşfedilmemiş yerlerimiz, ayak basılmamış doğamız varsa da bunların korunabilmesi de tanıtımı kadar önemlidir. Çarpık ve kontrolsüz yapılaşma ile özellikle göl içlerinin ve çevrelerinin 10 yıl içerisinde bir çöplüğe dönmesi mutlak görünüyor.
Turizm pastasından pay almak isteyen ilçemiz sağlıklı, kontrollü ve planlı bir programı acilen ortaya koymalıdır. Bu program içerisinde turistleri ilçeye çekecek etkenler belirlenmeli, konaklama ve dinlenme alanları açılmalı, halk bilinçlendirilmeli ve turlara kolaylıklar sağlanmalıdır.
İlçeye turist çekilmesindeki etkenler şöyle sıralanabilir;
Zeugma antik kenti bu etkenlerin başında gelse de henüz sergilenecek mozaiklerin üç tane ile sınırlı kalması, çatıların bitirilememesi, gelen turistlerin dinlenebilecek ortamların azlığı Zeugma’nın tek başına yeterli olamayacağını göstermektedir. . Belkız ören yeri buraya gelen turistleri yönlendirmek için geçici bir alternatif oluşturmaktadır. Yine bölgedeki Birecik barajı Zeugma kültür evide müzeye gidemeyen turistleri tatmin edebilecek yapıdadır. Bu ev, Birecik baraj gövdesi, gölü ve seyir tepesi ile birlikte değerlendirilebilir.
Zeugma antik kenti içerisindeki çatılı alan da bulunan bazı mozaiklerin hala sökülüp Gaziantep müzesini zenginleştirmek için götürülmesi konusuna da dikkatinizi çekmek isterim. En zaından bu son gidenlerin Zeugma'daki yerine tekrar döndürülmesinde fayda vardır.
Bununla birlikte Akevler’de çıkarılan manastır ve tabanındaki eşsiz mozaikler imdadımıza yetişmiş ve Zeugma antik kenti ile beraber mozaik turizmine ilgi duyan turistleri çekmek için harika bir imkan sunmuştur. İlçe sınırları içerisinde kalması yönünde yoğun kulis çalışmaları yürütülmüş, yerinde sergilenmesi için çaba harcanmış ancak G.antep'e götürülmesi durudurulabilmiştir. Yerinde sergilenmesi sağlanamamış olmakla beraber ilçemiz içerisindeki Kültür merkezinin zemin katına taşınacak olması bir nebze teselli edici olmakla beraber, ilçemize bir müze kazandırılacak olması bakımından da sevindiricidir. Rehavete kapılmayıp burada sergilenme, röleve ve yenileme çalışmalarına da başlanması gerekmektedir.
Bu iki mozaik hazinesinin yanında atıl durumda duran Rumkale’de dikkate alınır ve turlara dahil edilirse ilçemizin önümüzdeki yıllarda çok büyük turist çekeceği söylenebilir. Bu esnada Rum Kale’nin henüz restore edilmemiş olması, mozaiklere uzak bir mesafede olup yolunun olmaması, 3 saatlik bir tekne turu ile ancak gidilebilecek olması bir dezavantaj olarak ortaya çıkmakta ve bir çözüm yoluna acilen ihtiyaç duymaktadır. Yinede Zeugma – Halfeti – Rumkale tekne turu ayrı bir alternatif olarak değerlendirilmelidir.
Bu güzergahta bulunan kaya mezarları, Kamışlı’daki batık cami, roma dönemine ait taş ocakları, lejyon ordugahı(aroulis antik kenti) IIV.yy. a ait köle kilisesi, Su kanalları,berisinde Urma veya Ourima antik kenti, Gümüşgün’deki kültürel doku turizme katkı sağlayacaktır. Tabi buranın hareketlenmesi için Sahil yolu projesinin hayata geçirilmesi bir zorunluluktur. Bu güzergah ile ilgili olarak Kumla vapuru ve Rumkale gezimiz adlı iki yazımı okumanızı tavsiye ediyorum.
İlçenin güneyine düşse de 1100 yıllarından kalma mülteci sığınağı ve içindeki kitabe, hemen altındaki 200 yıllık değirmen, Mağarcık höyüğü ve Nizip çayına dayanan bahçeler de tek başına turist çekebilecek gibi görünmese de ilçe içerisindekilerle birlikte değerlendirilmelidir.
Bu esnada ilçe içerisine hareket sağlanmalı ve Akevler’deki mozaikler yalnız bırakılmamalıdır. Fevkani kilisesi, molla Ahmet camii, Çarşı camisi ve yanındaki Kabaltı, biraz aşağıdaki Sayınların evi bir kültür sokağı ile bütünleştirilebilirse ilk aşama tamamlanmış sayılabilir.Gelen turistler için bir giriş yolu ve ilçe içerisinde bir güzergtah belirlenmeli, kültürel ve turistik motiflerle süslenmelidir.Bu turistler için dinlenme bölgeleri acilen çoğaltılmalı, başka alternatifler de gözden geçirilmelidir. Mesela ev yemeklerinin öğretildiği mekanlar cazip olabileceği gibi meyan şerbeti, melengiç kahvesi gibi yöresel içecekler, yöresel gıdalar ve el işleri de dikkate alınmalıdır. Osmanlı parkı bu aşamada değerlendirilebilecek güzel alanların başında geliyor. Bu kategoriye fıstık ağaçlarıda dahil edilebilir mi ? diye düşünmeden edemiyorum.
Doğal güzelliklerimizin farkına varıp, kontrollü ağaçlandırmaya ve doğayı korumaya özen göstermemiz ise olmazsa olmazlardandır. Bu bağlamda Birecik baraj gölü çevresinin doğal yapısı mutlaka korunmalı, yapılaşmaya izin verilse de bunun için katı kurallar ortaya konmalıdır. Yine aynı gölde bulunan ve Birecik barajı koruma sınırları içerisinde bulunan havza içerisinde avcılardan uzak rahat bir sığınakta konaklayabilen kuş çeşitliliği, kuş gözlemcilerinin ilgisini fevkalade çekecektir. Birecik’teki kelaynaklar ile bu ikili aynı kategoride değerlendirilmelidir.
Doğa ve doğallık derken, Birecik baraj gölü, Karkamış baraj gölü, Fırat çevresi ve hala bir umudu bulunan Nizip çayı’da bakım yapılarak turizme ve dolayısıyla halkımızın imkanına sunulabilir. Göller içerisinde su aktivitelerine kolaylıklar sağlanabilir.
Yine Akçakent civarındaki eşsiz bahçelerden Akevlere kadar uzanan patika yol değerlendirilmeli ve ihtimal dışı tutulmamalıdır. Yukarıda bahsettiğim Gümüşgün’e yakın alanda bulunan Kuşdam alabalık çiftliği ve doğal ortamı da doğa turizmine katılmalıdır.
İnanç turizmi kapsamında Taşbaş dağına ismini veren kayalar, temiz atmosferle, ilçe içerisinde sahabe Seyit Hasan türbesi, Fevkani kilisesi, Kocatepe’deki şıh türbesi, Uluyatır’daki Hz.Ali torunu’na ait mezarda değerlendirilmelidir.
Yine önümüzdeki 10 yıllık dönemde mayınlardan temizlenip turizme açılacak olan Karkamış kalesi, Geç Hitit dönemi kalıntıları ve baraj gölü de hesaba katılmalıdır.
Höyüklerin çokluğu dikkate alınmalı, araştırılmalı henüz göremesem de Salkım Kasabası Arkeolojik Sit Nekropol, Ravanda Kalesi ve çevresi, Nizip savaşının yapıldığı alanlar ve izleri araştırılmalıdır.
Bu alanlar iyi değerlendirilmeli ve gelecek turistler için alternatif programlar oluşturulmalıdır. Dikkat edileceği üzere bu alanları bir günde gezmek imkansız ve gelecek olan turistere büyük yorgunluk olacaktır. Bu bağlamda buraya düzenlenecek turların günlük, iki günlük ve haftalık olarak programlanması gerekli görünüyor. Şimdilik haftalık program uzak görünse de yukarıdaki doneler değerlendirildikçe çokta ihtimal dışı değildir. Yine turların programlarını, tarihi yerler, doğal güzellikler, kuş gözlemi, inanç turizmi veya kültürel dokuyu tanımak bakımından değerlendirmeleri gerekli görünüyor. Yerli turistlerin yanında vizenin kaldırılması ile birlikte Suriye’li turistlerin ve gayrimüslimlerin de ziyaretlerinin artacağı hesaba katılmalıdır.
Son olarak kültürel ve doğal dokuya dikkat çekmek ve korunmasının her şeyden önemli olduğunu vurgulamak istiyorum.
zeugma aroulis ourima urma rumkale apameia

Tarihimiz Kültürümüz
#226649
#226656
#226672
#226679
#226682
#226686
#226694
#233022
#233027
#233049
Turizmde Geç Kalmış Değiliz !
Bu sene 22 mayısta Kahramanmaraştan başlayacağımız motosiklet gezimiz içinde Nizip ve çevresi çok merak ediliyor, ben bu konuda bir program yaptım, motorcu arkadaşlarıma bu bölgeyi gezdireceğim, daha şimdiden sabırsızlanmaya başladılar, bu bölge için turlar düzenlenebilir ancak tek problem Nizip'te otel olmaması, birde otelimiz olsaydı, akşam Nizip'te konaklayıp ertesi günüde geziye devam edecektik, otel problemi acilen çözülmeli.
Belediye Başkanımız Sayın Hacı Fevzi Akdoğan'a nezaket ziyaretinde takdim edeceğimiz sorunsal taleplerimizin anlamlı bir bölümünü (turizm konusunda üyelerimizin ilgisini çekmek düşüncesiyle) makale konusu olarak işlediği için sayın Adminim Mehmet Akif Akpek'e teşekkür eder, Nizip ile ilgili her türlü konuya gösterdiği sınırsız ve ciddi çözüm cabalarıına da duyduğum saygı ve hayranlığımı belirtirim.
ilçemizde turizmin kalkınmasına katkıda bulunması, ilgilelere bir yol haritası olması, girişimcileri teşvik etmesi ve halkımızın bilinçlenmesi konusunda ortaya koyduğum nacizane araştırma yazımın sizin gibi bir üstad tarafından makale addedilmesi beni mutlu etmiştir.
yazınız çok güzel olmuş sayın admin .gönlünüze sağlık. turizm sitelerine atılırsa bu yazı yerli turistleri cezbeder.
Abi turizm konusuna güzel bir açıdan yaklaşmışsınız. Derginin baş yazısı olur kanımca :).
Müslüm Abi'ye bu noktada katılıyorum. Nizip'te Turistik Otel'in dışında bir konaklama tesisi yok maalesef. Tabi bunda arz-talep dengesinin de etkisi var. Son yıllara kadar Nizip'e kafile halinde turist pek gelmezdi. Gelenler de zaten Gaziantep merkezdeki otelleri tercih ediyorlar. Keza merkezde ardı ardına lüks otellerin açılması hiç de şaşılacak bir durum değil. Antep adamı işini biliyor.
müslüm akpek;226656 wrote:Bu sene 22 mayısta Kahramanmaraştan başlayacağımız motosiklet gezimiz içinde Nizip ve çevresi çok merak ediliyor, ben bu konuda bir program yaptım, motorcu arkadaşlarıma bu bölgeyi gezdireceğim, daha şimdiden sabırsızlanmaya başladılar, bu bölge için turlar düzenlenebilir ancak tek problem Nizip'te otel olmaması, birde otelimiz olsaydı, akşam Nizip'te konaklayıp ertesi günüde geziye devam edecektik, otel problemi acilen çözülmeli.
Otel meselesine gelince;
burada bir arz oluştukca dışarıdaki yatırımcı gelip yatırımını yapacaktır. Hatta tatil köyleri bile hayal değil !
Bu muazzam güzellikteki gölün çevresinde yapılacak bir tatil köyü, doğu, suriyeli ve arap turiste neden hitap etmesin ?
ilk mesaja yeni iki harita ekledim. Zeugma'dan Rumkale'ye doğru iki antik kent daha var. Aroulis antik kentini biliyorum ama ondan önceki Urma neresi bilgim yok.
Haklisinizda kim veya kimler milyon dolarlari veya eurolari oraya yatirir.Belediye veya kaykamaklik tesvik etmeli.Bencede nizip en buyuk sorunu bir otelin olmamasi.
Doğru otel çok önemli. Otel olmasa da temiz pansiyon da olabilir . 10 yıl önce ben yine bunu gündeme getirmiştim, 10 yıldan bu tarafa değişen bir şey yok. Hazır ki otele bakım yapıp düzeltsek de olur, otel şart.admin;226694 wrote:Otel meselesine gelince; burada bir arz oluştukca dışarıdaki yatırımcı gelip yatırımını yapacaktır. Hatta tatil köyleri bile hayal değil ! Bu muazzam güzellikteki gölün çevresinde yapılacak bir tatil köyü, doğu, suriyeli ve arap turiste neden hitap etmesin ?
Cevap yazmak için hesabınıza giriş yapın.