Dini İçerikli Konular

Seccadeler rampalardır...

HMERMER Üye
Üyelik: 2007-05-18 Herkese açık mesaj: 179
#223430
SECCADELER RAMPALARDIR.. Kul’u Allah’a götüren pek çok yol vardır. Aynı bir ağacın dalları gibi, sonunda hepsi aynı gövdeden semaya uzanır. Yolların en güzeli, müminin sürekli vecd halinde olmasıdır ki bunu sağlayanlardan biri de namazdır. Hadislerde, namaz için “ Mümin’in miracı” buyurulmuştur. Lakin bu yükselme açık gökyüzünde değil, maneviyat ve kulluk boyutunda uçmak ve Allah’ı Teala’ ın rızasını kazanmaktır. Bu yükselme; Allah’ın huzurunda olduğunu idrakle, gönlünü, düşüncelerini, bütün uzuvlarını O’na yöneltmendir. Mirac; seccadede başlar, “Allah-u Ekber” denildiği anda , tüm istekler, arzular, her türlü dünyasal duygular geriye atılmış, vücut tüm unsurları ile O’na doğrulmuştur. Kişi artık Allah’ın huzurundadır, mecazi ifadeyle O’nun kapısını çalmaktadır.. ve kapı açılmış, “Buyur ya Kulum” denilmiştir. Ve kul o durumda, yaşadığı hiçbir dönemde hiç kimsenin karşısında durmadığı bir ifadeyle boyun eğer rüku’a varır. “Ey güzeller güzeli sevgili…senden ayrıldığımdan beri, inler durur tüm zerrem..Ey sevgisinden tüm kainatı yaradan Allah’ım; senin önünde talebimi söylemeye bile takatım yok, senin huzurunda söz bana değil, senin fermanına düşer. Ey Allah’ım; izzet olarak senin kulun olmak bana yeter” Tüm zerreleri titrer, duyduğu huzur onun aldığı cevaptır..Secdeye varır..bu şükrandır, bu razı olmaktır, bu kulluğunu en son şekilde ifade etmektir. “ Ey Sevgili; senin huzurunda ben küçücük bir noktayım..fermanım senin elinde, hayatım, ölümüm, vefam senin elinde, sen ki her şeyi hakkıyla bilensin, sen ki huzuruna geleni çevirmeyecek kadar Rahman ve Rahim’sin, her şeyin sahibi sensin, tüm zerrelerimle diyorum ki, senden başka tapılacak yoktur. Azamet sahibi sensin, ben sadece yarattığınım, sana muhtaç olanım “ Bilir ki, gücü veren O’dur..bilir ki aranılan her ne ise O’nda aranır, O ihsan ederse, her şey O’nda bulunur. "Sen kendini küçük bir varlık mı sanırsın? Oysa sende büyük bir âlem gizlidir."der Alemlerin Rabbi.. Başını kaldırır..öylece oturur..kendisine söyleneni alır ve ; Rabbiyle miracında kendisine verilenlere şükreder..Miracına şahit olanlara selam verir..ve hayata yine sonraki miracına kadar, O’na layik kul olma savaşına devam eder. Artık öğrenmiştir; her seccadeye gidiş, O’nun huzuruna çıkıştır. Her seccade bir rampadır. Kul’u Allah’a ulaştıran rampalar, onu kullanacak olana, Allah’ın kapısını çaldıran rampalar.. Her secdeye varış da; kulluğunu ikrardır ve sonu vuslattır O güzeller güzeli Sevgili ile.. Ne demiş uğruna alemler yaratılan Cihan Serveri ; “Namaz, kişinin kalbinde bir nurdur; artık sizden içini aydınlatmak dileyen, kalbindeki nurunu artırmaya çalışsın” Rabbim; yüreklerinde O’nun aşkını taşıyan herkesi, onları Allah’a ulaştıran bu rampalardan uzak eylemesin…
HMERMER Üye
Üyelik: 2007-05-18 Herkese açık mesaj: 179
#223431
Lailahe illallah Cuma’nın sebebiyle, Muhammedün Resullullah gerek yüzün gölgesiyle dünya ve ahiret muradımı ver. Melekler duasıyla, Ya vedüdüm, entel maksudum, Kulhüvellahü ehad, bin bir kere ya samed, cennet kapılarını aç, benim günahımdan geç. Benim günahım varsada senin gibi halikim var. Muhammed Aleyhisselam dostum var. İlahi kabre vardığım gece lütfeyle, yalnız kaldığım gece bilmediğimi bildir. Kabrimi nur ile doldur. Kevser şarabına daldır, ulu cemalini göster. Gece gündüz yalvarırım sana dünya ve ahiret muradımı ver bana. Rabbim Allah, fikrim zikrullah, kalbimin nuru Resullullah, evvelim Allah, ahirim Allah, La ilahe illallah Muhammedün Resullullah. Cuma gibi günümüz var. İslam gibi dinimiz var. Muhammed gibi şahımız var. Allah dedim, dostum dedim, 99 ismine mühür vurdum, üstüne. Sırrım sübhanım Allah, derdim dermanım Allah, gafil kuluna gam düşmüş, yetiş imdadımıza ya Muhammed. Kulhüvellahü ehad, bin bir kere ya samed, ya Allah, ya Muhammed umarız senden şefaat. Lailahe illallahtır özüm, Muhammed Mustafadır sözüm, ihlas-ı şerif ile yıkadım yüzüm. Ayetele kürsü için sen kabul eyle sözüm. Bugün Cuma günüdür. Dinim İslam dinidir. Dinimin İslam dini olduğuna, yetmiş binin nısfına, mühürledim üstüne. Lailahe illallah üç muradım var, biri cennet, bir ırmak diyarını görmek. Aç cemalini göster diyarını. Ya Resullullah! Aman yarabbi ya rabbena her halimiz malumdur sana, gece gündüz yalvarırım sana. Her zaman sana muhtacım, cemalini göster bana. Cennetine davet et Allahım kabrimizde rahatlık, sıratta selamet, tatlı canımız sana emanet, son nefesimizde selametler ihsan eyle. Kabir suallerimiz ahsan eyle, cennetinle cemalini cümleyle beraber bana da nasip eyle. Lailahe illallah selalar duası için, Muhammedün Resullullah arşı ala gölgesi için hastalara şifa, dertlilere deva, borçlulara edalar ihsan eyle Ya Rabbim. Elif Allah, Nur Muhammed tez selamet. Ya Celil, etme zelil, gönder delil. İlahi Yarabbi hacetimi rahmet deryasını ulaştır, duaya açılan elleri icabete eriştir. Allahım senden başka kimsemiz yoktur. Lailahe illallah arşı alaya Muhammedün Resullullah şükür Mevlaya. Yarabbi yarabbena her halim malumdur sana, cenneti alada cemalini göster bana. Lailahe illallah günahlarımız af eyle, Muhammedün Resullullah makamımı nur eyle. İlahi Yarabbi son nefesimde kendime malik olmadığım zaman bu duamı sana emanet ederim. Selatü selaya yolladım Mevlaya, sen cümlemizin muradını ver gelecek Cuma’ya. Lailahe illallah ve cellehü edası ile, Rabbim muradımızı ver melekler duası ile. Lailahe illallah kalbimizi karartma, rızkımızı azaltma, kabrimizi, daraltma, senden başka kapı aratma, muhannete muhtaç etme. Lailahe illallah imanla sabır, Muhammedün Resullullah azapsız kabir. Allahım beni af eyle, her derdimi def eyle, rızkımızı bol eyle, kabrimizi nur eyle, sual meleklerinin cevabını muktedir eyle. Evvelim Allah, ahirim Allah, kalbimde beytullah Lailahe illallah Muhammedün Resullullah. “Eşhedü en lâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abduhû ve rasûlühü” diyerek çene kapatmak nasip eyle Yarabbi. Allahım şeytanın şerrinden, kabirdeki yılanlardan, çıyanlardan, ölümün dehşetinden, kabirin azabından, sıratın zulmetinden muhafaza eyle Allahım. Ölümün hayırlısını, üç ayların birisini, Yasinin yarısını okurken ölmeyi nasip eyle Yarabbi. Amin. Sevgiyle kalın inşaAllah…
HMERMER Üye
Üyelik: 2007-05-18 Herkese açık mesaj: 179
#223991
Nefsin Yaratılışı.. Allâh'u Teâlâ ne zaman ki nefsi yarattı;ona sordu: "Ey nefis!Bildin mi, ben kimim ve sen kimsin?" Nefis: "Sen sensin, ben de benim" diye cevap verdi. İşte nefis o zamandan beri Allâh'u Teâlâ’nın huzurunda senlik benlik davasında bulundu, hâlâ da bu davayı bırakmamıştır.. Allâh'u Teâlâ bunun üzerine nefse hışım etti. O hışmın pırıltısından cehennem yaratıldı. Allâh'u Teâlâ’nın emri ile cehennem 3 bin sene yakıldı. Öylesine karardı ki cehennemin içinde göz gözü görmez hale geldi ve iyice ısındı. Allâh'u Teâlâ’nın emri ile nefs, cehenneme atıldı. İyice yandıktan sonra çıkarılıp Allâh'u Teâlâ’nın huzuruna getirildi ve soruldu: "Ey nefis! Sen kimsin, ben kimim?" Nefis: "ben benim, sen de sensin" diye cevap verdi. Allâh'u Teâlâ bin yıl daha cehennemde yakılmasını emretti. Tekrar çıkardılar ve kendisine sordular. Yine aynı cevabını verdi. Allâh'u Teâlâ’nın emri ile bin yıl daha cehennemde yakıldı. Böylece nefs-i emmâre toplam 3 bin yıl cehennemde yandı ve senlik-benlik davasınından vazgeçmedi. Bunun üzerine Allâh'u Teâlâ "nefsin gıdasının kesilmesi" emrini verdi. Nefsin gıdası kesildi ve 3 günde feryadı basarak: "Beni Rabbime iletin" dedi. Cehennem görevlileri hayretler içinde kalıp: "Bu nefis üç bin yıl cehennemde yanıp türlü türlü azaplar çekti, bir defa olsun "RABBİM" demedi. Şimdi gıdası üç gün kesildi, tuttu "beni Rabbime iletin" dedi. Cehennem malikleri Allâh'u Teâlâ’ya niyaz edip, şöyle dediler: "İlâhi! Sen gaibleri bilicisin. Şu nefis ki 3 bin yıl cehennemde yandığı halde hiç kimseye baş eğmedi. Şimdi üç gün aç kaldı, "BENİ RABBİME GÖTÜRÜN" diye feryada başladı." dediler. Allâh'u Teâlâ huzuruna getirilmesini irade buyurdu. Gittiler nefsi getirdiler. Allâh'u Teâlâ nefse sordu: "Ey Nefis! Bildin mi, ben kimim, sen kimsin?" Nefis bu defa şu cevabı verdi: "Bildim Mevlam. Sen Rabbimsin, ben de senin âciz kulunum" Müzekkin-Nüfus (Eşrefoğlu Rumi Hz.) Sayfa:296-297
HMERMER Üye
Üyelik: 2007-05-18 Herkese açık mesaj: 179
#224726
SEVGİYE DAİR... Sevgi bakıştır Sevgi, selamdadır Sevgi, tebessümdedir Sevgi, hatır soruştadır Sevgi, yardım ediştedir Sevgi, bazan bir geçmiş olsunda, bazan da bir teselli tavsiyesindedir Sevgi, pişirilen yemektedir Sevgi, "Höşgeldin" de, "Güle Güle" de, "Allaha ısmarladık" tadır Yürekte gerçek sevgi gerçekten varsa, herşey sevgidir Görünüşe, etkisi, hissi ne olursa olsun herşey sevgi olur Ve seven sevdiğine, "Senden gelen başım gözüm üstüne" der Bu sırrı yaşayan bir Allah dostu gibi, uzun süre hasta olmayınca, dertlenmeyince, ellerini ve gönlünü açıp, "Rabbim beni terk mi ettin? Diye sorar Sevgi,kal değil,hal işidir Sevgi,ruhun dilidir O konuşmaya başladı mı,öteki diller susar Konuşsalar da ,sesler,sözleri duyulmaz olur Sevginin konuştuğu yere konuşlanır Sevginin olduğu yerde, atmosfer sevgiden ibaret hale gelir Kurt ve kuş sevgiden başkasını bilmez olur Sevgi,intisap sırrıdır Ait olduğu kaynağı keşfettiğinde,kanatlanır,kanatlandırır Kabına sığmaz olur Dolar taşar,gizlenemez bir muhabbet coşkunluğu ile çevresini kuşatır Bu sebeple de kabı dar ve küçük olanları zıvanadan çıkarır HZ Musa Aleyhisselam Tur'a giderken yolunu biri kesmiş ve demiş ki: -"Ey Musa! İçimi kasıp kavuran bir soru var ki,cevabını bilmezsem bana hiç rahat yoktur Lütfen ! Rabbi'ne arz et ki ben cennetlik mi,cehennemlik miyim?" Israrı üzerine Musa Aleyhisselam "peki"demiş, sorarım Dönüşte ,adamcağızı büyük bir merak içinde kandisini bekler bulmuş "Rabb'im buyurdu ki söyle o kuluma Adam birden canlanmış,heyecanlanmış ve bir çığlık atmış "Söyleme Ya Musa ! Rabb'im bana aynen böyle dedi mi? -Evet,böyle dedi,deyince, bu zat tekrarlamış: -Öyle ise gerisini söyleme Ya Musa ! Madem ki,Rabb'im bana kulum demiş Beni ister cennetine ,ister cehennemine atsın,mühim değil"diyerek Ve, neşe içinde adeta oynayarak çekilip,gitmiş Onun bu tavrı üzerine de Rabbimiz artık cennetlik bir kul olduğunu bildirmiş İşte bu intisap sırrını içinde yakalayanlarla ,sevgiyi sevip,sevgisizliğe karşı olanlarla ,aileleştik,kardeşleştikOnların genç olmaları beni manevi babaları bildiler Bende onları kızlarım,oğullarım,torunlarım bildim Onlara ban yazdılar ben onlara Onlar beni sevdiler Allah için,ben de onları Birlikte güldük ,birlikte ağladık Konferans verdik,koştular Kitap yazdık okudular Radyoda ,televizyonda sohbet ettik,gönülleriyle dinlediler Zorda kaldık , dua ettiler Allah'a sadece ellerini değil gönüllerini de açtılar Kimden bir dert yandıysa ona dua yağdırdılar O güzel gönüller, bu çirkin dünyada temiz, pak, dürüst ve güvenilir kaldılar Çünkü onlar güvenilir olan Güzeller Güzeli'nin sevdalısı idiler Muhammed'ül Emin Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e gönül verenler, O'nun ahlakını yaşayanlar ve yaşatmaya çalışanlardı Onlar ve bizler, hepimiz, aslında O Güzeller Güzeli'nin manevi evlatları idik O, hepimizin manevi babası idi Hepimizi düşünmüş, hepimizin günahları için gözyaşı dökmüş, bağışlanmamızın yollarına başvurmuş ve şefaatini ümmetinin günahkarları için saklamıştı O, Allah'ın terbiye ettiği bir ulaşılamaz makamın sahibi olmuştur Biz de O'na benzemeye çalışıyoruz Yolundan gidenlere muhabbet ediyoruz Günümüzün sevgi yetimi ve şefkat öksüzü haline getirilmiş insanlarına bir yürek sunuyoruz Ondan ilhamlı, ondan bilgili, ondan sezgili olmaya çalışıyoruz Ayağının tozu olmayı şereflerin en büyüğü biliyoruz İşte o aşkla, o muhabbetle haykırıyoruz: "Biz muhabbet fedaileriyiz, husumete vaktimiz yoktur!" Bu yürek feryadımız öylesine güzel ve içten yankılar buldu ki, insanımız ve geleceğimiz adına ümidimiz bir kat daha arttı Ve acizane bir niyazda bulunduk Yüceler Yücesine "Rabbim, Efendiler Efendisi'nden ilhamlı bir aşk ve şevk nasip et! Bu alemde nefes nasibim oldukça O'nun davasına ve imanına hizmet ettir Ve kalbim Seni, Senin kainattaki Büyük Elçi'ni ve yolunda yürüyenleri sevmekten hiç yorulmasın" İşte bu duanın bereketi olarak, KALP SEVMEKTEN YORULMAZ diyorum ... Kalbi sevmekten yorulmayanları, en kalbi duygularımla selamlıyorum...

Cevap yazmak için hesabınıza giriş yapın.

WhatsApp iletişim