İKİ ASKER ARKADAŞI TERHİS OLDUKTAN SONRA,ARADAN UZUN ZAMAN GECER İKİSİDE EVLENİR ÇOLUK ÇOCUĞA KARIŞIR.BİRGÜN BURSADA OTURAN ASKER ARKADAŞLARINDAN BİRİ HANIMINA;
-HANIM HANİ URFALI BİR ASKER ARKADAŞIM VARDI ZİYARETİNE GİDELİM HEMDE URFAYI GEZERİZ DEYİNCE, HANIMIDA;
-HADİ GİDELİM DER.KARI KOCA KALKIP URFAYA GİDER ARKADAŞINA MİSFİR OLUR.
URFALIDA ARKADAŞINI BİR GÜZEL KARŞILAR,EVİN HAYADINDA MANĞALI YAKAR,KILLI KOLLARINI ÇEMLER, ETİ KARŞISINA ALIP TAM ETLERİ ŞİŞE SAPLAYACAĞI ZAMAN AKLINA ARKAŞINA VE HANIMINA NE KADAR ETYERLER DİYE SORMAK GELİR. KILLI KOLLARI SIVALI BİR ŞEKİLDE ELLERİNDE KEBAP ŞİŞİ MİSAFİRLERİN KARŞILARINA DİKİLEREK.
-ARKADAŞ SANA KAÇ ŞİŞ SAPLIYAYIM,YENGEYE KAÇ ŞİŞ SAPLIYAYIM DİYE SESLENİNCE.BURSALI MİSAFİRLER KORKUYLA İRKİLEREK-ARKADAŞ NE YAPTIK BİZE NİYE ŞİŞ SAPLIYORSUN DEYİNCE.URFALI POT KIRDIĞINI ANLAYIP.
-YAV,BEN SİYE KAÇ ŞİŞ ET YERSİN DİYE SORUYORUM ,SİZİ NİYE ÖLDÜREYİM DEYİNCE.MİSAFİR BURSALILAR BİR RAHAT NEFES ALIP.
-YAHU ARKADAŞ SEN KAÇ ŞİŞ SAPLAYAYIM DEYİNCER BİZ KORKTUK DER.SELAMLAR
YIL 1981 ANKARADAYIM BİR NİZİPLİ KARDEŞİMLEGİYİM MAĞAZASINA GİDEREK KETENDEN İKİ TANE PANTOLAN ALMAYA BAŞLADIK. O ZAMANDA DAR PAÇALAR MODA.ARKADAŞ PANTOLONU GİYEREK ÜZERİNDE DENEDİ,FAKAT PAÇALAR GENİŞ GİBİ GELİNCE,TABİ BU ARADADA MAL SAHİBİ NASIL OLDU BEYENDİNİZMİ EFENDİM DEDİ.ARKADAŞ.
-ÇOK BEENDİM ANCAK BUNUN BALAĞI BOL DEDİ.MAĞAZA SAHİBİ BOŞ BOŞ BAKIP
-BALAKMI DİYE SORUNUNCA.BEN HEMEN TOPARLAYIP.
-PAÇASI BOLMUŞ DEDİM.ADAM İŞİ KAVRADI.ARKADAŞA
-BALAĞINI DARALTIRIZ, BALAĞINI DARALTIRIZ DEYİNCE,HEPİMİZİ BİR GÜLME ALDI.
izmirli Bir Askerle Antepli Bir Asker Kavga Ederler. Arkadaşları Bunları Ayırdıktan Sonra Komutanın Yanına Giderler. Izmirli Arkadaş Baya Bir Perişan Olmuştur. Komutan Antepliye Sorar. Nasıl Dövdün Oğlum Diye.
anteplide: Komutanım üstüme üstüme Geliy. Hös Diyim Hös Diyim Hös Miy. Daha Birde Karşıma Geçmiş Benden Kerç Ediydi Dayanamadım Tağa Dan Sahan I Aldımmı Döş ünün Tahtasına Vurdummu Bayılttım Der..
komutan Hemen Bir Tercuman Bulunması Için Emir Verir.
Güneşi Kaymakama Şikayet Eden Köylüler:) Bundan yaklaşık 60-70 yıl önce, Bireciğ'e sabah çalışmaya giden köylüler, çalıştıktan sonra akşam üzeri tekrar, Nizip'teki köylerine geri dönüyorlarmış.Dolayısıyla sabah giderken güneş tam alınlarının ortasına vurarak, yaz günü onları baya bir rahatsız ediyormuş.Akşam dönerken de bu sefer güneş battığı için, yine tam alınlarının ortasına vurup yine bizim köylüleri rahatsız ediyormuş.Bu durumdan müzdarip olan köylüler güneşi, Kaymakama şikayet etmişler.Ve aralarında şöle bir konuşma geçmiş. ---Köylü Vatandaş: Kaymakam bey, sabah işe giderken güneş üzerimize vurup bizi rahatsız ediyor.Akşam köye dönerken yine üzerimize vurup rahatsız ediyor biz bu durumdan usandık halimize bir çare demiş. ---Zamanın Kaymakamı:Kardeşim demiş o zamanda siz gece Birecik'te kalın sabah Nizip'e dönün o zaman güneş sizin arkanızda kalır rahatsız etmez demiş:) NOT:Adı geçen köyün ismini söylemiyorum oda bende saklı kalsın:)
Üniversite yıllarımda kantinciden zahter istedim zahter olmadığını söyledi derken bende arkadaşlara uyup kekik içmeye karar verdim.Nese bizim kekik geldi buram buram zahter kokuyor.Ben o an koptum arkadaşlar noldu dedi?Bende bizim zahter olmuş kekik dedim)))
Zeytinlik Ilıcasına gittiğimde dönüş için hediyelik bir şeyler almak için oranın uzun çarşısında hanımla dolaşıyorduk. Çocuk mağazasının önünden geçerken asılı çocuk tulumları ve kıyafetleri çok hoşuma gitti. Kapının önünede tezgahları kurmuşlar çeşit çeşit çocuk elbiseleri..
Kapıdaki tezgahtara hususi Nizip aksanıyla sordum : -Kirif Uşak asbablarını neçiye veriysiz, tenesi nanca ??Tezgahtar tam dumur vaziyette:confused::confused::confused:...
-Abi sen ne dedin anlamadım...
Tekrar -Kirif Uşak asbablarını neçiye veriysiz, tenesi nanca ??
Tezgahtar: -Abi sen ne istiyorsan o bizde yoktur. dedi
İçerideki adamın sesi geldi şivesinden Antepli olduğu belli: -Danğalağ oğlu danğalağ. Adam senden çocuk elbisesinin fiyatını soruyor gösterip fiyatlarını söylesene.. dedi..
Meğer patron Antepliymiş o yüzden bizim mahalli şivemizi anlamıştı.
Benim yüzümden tezgahtar patronundan laf yemişti.
Bizim hanımda -Yerri herif sende, senin yüzünden adam bir ton laf yedi demişti.
Pansiyona giderken bu olaya içimden kıs kıs gülmeye devam ediyordum :):) :)
Mustafa KANAL;178355 wrote:Güneşi Kaymakama Şikayet Eden Köylüler:) Bundan yaklaşık 60-70 yıl önce, Bireciğ'e sabah çalışmaya giden köylüler, çalıştıktan sonra akşam üzeri tekrar, Nizip'teki köylerine geri dönüyorlarmış.Dolayısıyla sabah giderken güneş tam alınlarının ortasına vurarak, yaz günü onları baya bir rahatsız ediyormuş.Akşam dönerken de bu sefer güneş battığı için, yine tam alınlarının ortasına vurup yine bizim köylüleri rahatsız ediyormuş.Bu durumdan müzdarip olan köylüler güneşi, Kaymakama şikayet etmişler.Ve aralarında şöle bir konuşma geçmiş. ---Köylü Vatandaş: Kaymakam bey, sabah işe giderken güneş üzerimize vurup bizi rahatsız ediyor.Akşam köye dönerken yine üzerimize vurup rahatsız ediyor biz bu durumdan usandık halimize bir çare demiş. ---Zamanın Kaymakamı:Kardeşim demiş o zamanda siz gece Birecik'te kalın sabah Nizip'e dönün o zaman güneş sizin arkanızda kalır rahatsız etmez demiş:) NOT:Adı geçen köyün ismini söylemiyorum oda bende saklı kalsın:)
ömürsünüz arkadaşlar vallaha nereden buluyorsunuz böyle fıkraları malatyada nizipteki davulcu zurnacılar varya onların yaşantıları hikaye halinde anlatılıyormuş ben bir kaçını biliyorum ama uzun sürer yazmak