003_Kemal CENGİZ

Çevremize Sahip Çıkıyor muyuz?

Kemal Cengiz Üye
Üyelik: 2006-08-04 Herkese açık mesaj: 330
#195326
Bahar ve yaz aylarında Türkiye genelinde olduğu gibi bölgemizde de insanlar ‘özellikle’ hafta sonu tatillerini değerlendirmek için bağ-bahçe diye adlandırdıkları doğal alanlara gider, piknik yapar; yeniden ve tekrar canlanmış olan doğayla içli-dışlı olmak ihtiyacını hissederler. Havaların ısınmaya başlaması, toprağın yeşermesi ve ağaçların çiçek açmasıyla birlikte, kırsalda yaşayan ve tarımla geçinen insanlarımız gibi, kentli insanlarımız da ayaklanır; hem doğanın kendini yenilemesine şahit olmak, hem oksijen deposu addedilen ağaç altlarında, ormanlık ve koruluk alanlarda, su başlarında sağlıklı bir şekilde dinlenmek ve anlamlı bir şekilde vakit geçirmek için. Bu aylarda insanlar yüzmek isterler; yeşil bir halıya bürünmüş olan toprak üstünde yürümek; dalından meyve koparıp yemek isterler... Ve çevremizdeki doğa, bu aylarda, tüm çocuklar için bir oyun ve park alanı gibidir. Sanırsınız toprak bayramlıklarını giymiş; hava, kıştan kalma isini-pisini sağanak ve boğanaklar halinde savurup atmış; derelerin suları balıklarla şakalaşa oynaşa, daha coşkulu ve daha bir hoş akmaya başlamıştır… Ki bu kadarı dahi insanı mutlu ve bahtiyar etmeye yeter. Çünkü, insan bilir ki, muhtaç olduğu doğa, ona, yeni bir bereketli sofra açmaktadır... Bilir ve anlar ki insan, toprak ve toprağın altındakiler ve üstündekiler, su ve suyun içindekiler, hava ve havanın kimyasalları ile onun boşluğunda kanat çırpanlar, onun en temel yaşamsal ihtiyaçlarıdır. Birinden birinin noksanlığı onun yaşamını köreltir. Bundandır ki bizler, bu üçlüye doğa deriz, tabiat ana deriz. Ve bu doğanın bizlere bahşettiği nimetlerin sayesinde yaşam olanaklarına kavuşuruz. Çevre, ‘’insanların ve diğer canlıların yaşamları boyunca ilişkilerini sürdürdükleri ve karşılıklı olarak etkileşim içinde bulundukları, fiziki, biyolojik, sosyal, ekonomik ve kültürel ortamdır.’’ Denizler, göller, nehirler, dağlar, ovalar, yaylalar, ormanlar, korular, çayırlar, bitki ve hayvan türleri de doğal çevreyi oluşturur. Peki bizler, çevremizi koruyup, çevremize sahip çıkıyor muyuz? Çevre kirlenmesini önlemek için üzerimize düşen görevleri yapıyor muyuz? Yoksa ‘gün be gün’ bana neci tavırlarla çevremizi kirletip, onun bize sunduğu nimetlere nankörlük mü ediyoruz? Sanayi bölgeleri oluştururken doğal çevre tespitini doğru yapıyor muyuz?.. Filtresiz bacalara ağır (caydırıcı) cezalar uyguluyor muyuz?.. Yoğunlaşan nüfus için açılan yeni yerleşim birimleri için acaba ‘bir yılda ortalama’ kaç tür ve kaç yüz ağacın köküne balta vuruyoruz?.. Kaç uçar, kaçar, sürünür hayvan türünün yaşam alanını gasp ediyoruz?.. Ve de en duyarlı olmamız gereken çevre kirliliği sorununa ne kadar ciddiyetle yaklaşıyoruz?.. Son yıllarda kaç bin hektarlık orman alanımız, dikkatsizlik sonucu çıkan yangınlara ve yanlı-yanlış imar felâketlerine kurban gitti?.. Kaç canlı türümüz tükendi?.. Kaç denizimiz had safhada kirlendi, kaç gölümüz, kaç deremiz kurudu?.. Ve bunlarla mücadele eden kaç çevre koruma derneğimiz var?.. Devlet, çevreci derneklere ne kadar sahip çıkıyor, ne kadar arkalanıyor, ne ölçüde destek veriyor? Oysa, doğal çevrenin korunması, çevre düzenlemesi, çevre sorunları ve çevre kirliliği gibi konular, başta devlet olmak üzere, her insanın ilgi, uğraş ve mesuliyet alanı olmalıdır. Bu konuda sorumluluğu, yalnızca ‘’Türkiye Çevre Sorunları Vakfı’’ ile ‘’Çevre Müsteşarlığı’’na bırakıp, sen sağ, ben selamet savurganlığında olmamalıyız... Yoksa, ne yeşil bir zeminde oturabiliriz, ne dalında meyve yiyebiliriz, ne balık avlayacak temiz bir su, ne iki kulaç atıp yüzebileceğimiz nehir, deniz ve göl bulabiliriz, ne de ‘’oh be’’ dedirtecek türden temiz bir hava soluyabiliriz... Doğal çevre konusunda ‘lütfen’ şunu hiç aklınızdan çıkarmayınız: Havamız kirlenince, solunum yolları hastalıklarımız artar. Solunum organlarımız vaktinden önce yaşlanır ve ölür. Toprağımız kirlenince, ekim alanlarımızın verimi düşer. Bitki hastalıkları çoğalır. Tarım alanları azalır, ülke fakirleşir; insanlarımız bitkisel proteinlerden yeterince yararlanamazlar. Suyumuz kirlenince, deniz hayvanlarının yaşam ortamları bozulur, toplu balık ölümleri meydana gelir; bu balıkların yenmesinden ötürü de zehirlenme vakaları olur. Denizler de ve nehirlerde ‘bırakınız’ yüzmeyi, ulaşım olanaklarımız dahi sekteye uğrar, körelir. Şimdi, hepimizin bildiği ama iş uygulamaya geldiğinde savsakladığımız, çevre kirliliği önlemleri konusunda yapmamız gerekenleri bir kez daha hatırlayalım: -Ormanları koruyunuz... Kıyamet koparken dahi elinizdeki fidanı dikiniz... -Yaş ağaca balta vurmayınız... Bırakınız ağacı, dalını, yaprağına dahi zarar vermeyiniz... -Çimlerin üzerinde ateş yakmayınız... -Kuru zeminde de olsa, piknikten sonra yaktığınız ateşi söndürünüz... Piknik olanındaki çer-çöplerinizi yerde bırakmayınız... -Çöpleri, çöp poşetlerinin ağzını sıkıca bağladıktan sonra çöp kutusuna atınız... -Küçük-büyük, kanatlı-kanatsız, sütlü-sütsüz, evcil yada yabanı hiçbir hayvana zarar vermeyiniz.. -Denizleri ve akarsuları kirletmeyiniz, sanayi atıklarınızı ve her türden atıkları dökmeyiniz... -Yerleşim birimlerine yakın yerlerde (mahalle ve sokak aralarında) besicilik yapmayınız... -Kurbanlık hayvan kesim kurallarına uyunuz ve onların atıklarını temizleyiniz... -Pis sularınızı sokağa dökmeyiniz... -Açık alanlara tuvaletinizi yapmayınız; yapmak mecburiyetinde kalırsanız da üstünü kapatmayı unutmayınız... -Her türlü enerjiyi tasarruflu kullanınız... -Biten pilleri, cam şişeleri, plastik atıkları, kola kutularını, sigara filtrelerini, tenekeleri ve kağıtları asla toprak zemine atmayınız.. Uygulanması gereken bu basit gerçekleri herkes ezberlemeli, çevremizi kollayıp, sahiplenmeli; çevre temizliğinin değerini ve önemini çocuklarımıza öğretmeli, büyüklerimizin de kulaklarını çınlatmalıyız... Ki temiz bir doğada ve sosyal çevrede yaşamanın mutluluğuna erişmiş olalım. Not: 11 Haziran 2008 tarihli (2283 sayılı) Yeşil Nizip gazetesi’nde yayınlanmıştır.
M.KÜÇÜK Üye
Üyelik: 2007-09-04 Herkese açık mesaj: 6.800
#195391
Valla doğru söze ne denir.
tytyhgtyhgh Üye
Üyelik: 2007-07-17 Herkese açık mesaj: 353
#195394
Çevreye en fazla saygılı toplumlar müslümanlar olmamız gerekirken malesef bunu söylemek neredeyse bütün İslam ülkeleri için söylememiz imkansız gibi birşey.Temizlik İmandandır hadisi şerifine rağmen, bu sözün gereğini kendi beden ve çevremizde gereği kadar uygulayabiliyormuyuz? Çevre bilinci henüz çocukken aşılanmayınca sonradan tahsille bile kazanılamıyor malesef(?) Çevre temizliği en başka göz zevkimiz için şart ve bu yere tükürmekten başlayıp açık alanlarda çerez yememek, içilen sigara izmaridinin etrafa atılmaması gibi en basit kurallara dikkat edilmiyor.Mesela; Kültürlü ve medeni sayılan insanları bile son model arabasının sigaralık külünü pencereden asfalta silkelerken, hanımların hergün pencereden yemek masa örtüsünü penceresinde çırparken, sahre ve parklarda kabuklu kuruyemişleri oturduğu yere atmak günlük olağan davranışlardandır.Çok az dikkatlerle çevremizi temiz tutabiliriz.Yaşanaılabilir alanlar en başta ruh sağlığımız için gereklidir.Önce kendi çevremiz, kademe kademe bütün Dünya hepimizin ortak yaşam alanıdır.Mesela Amerika kıtasındaki yağmur ormanları vahşi kapitalizm ve yerleşme alanları uğruna katledilmekte ve bu da küresel ısınmayı tetikleyen en büyün sebeplerdendir.Hem yağmur azalmakta, hemde devasa ağaçların yok olması ile Oksijen salması engellenip hava kirliliğinin artmasına yol açmaktadır.Burası şimdilik çok uzak bizi etkilemez dememeliyiz, bu konuda Dünya için önem arzeden su havzaları Orman alanları BM koruması altına alınıp insanlığın ortak malı kabul edilmelidir. Bu konuda Nizip'te bir çevre Gönüllüleri Derneği kurulmaldır.1990'lı yıllarda aktif siyasette iken Nizip çayı Islah ve arıtması projesi ve ödeneği konuşduğunu hatırlıyorum ama yeterli takip ve ödenek sağlanmadığından bu sorun halen kangren olarak devam etmektedir.Kimyasal atık bırakan fabrikalara mutlaka arıtma cihazı takılması konusunda belediye ve İl sağlık, çevre müdürlüklerince baskı yapılmalıdır.Bu konuda Çevre gönüllülerinin manevi baskısı kesinlikle devletin cebri ceza ve baskısından daha etkilidir.Bu konuda yerel medya desteği de alınarak çevreye daha duyarlı bir anlayış yaratılması sağlanabilir.Bugün bizler nefes alabiliyorsak bile torunlarımızın geleceği için çevreye duyarlı olmayı başarmalıyız.Kemal dosta bu duyarlılığından dolayı minnettarlığımı sunuyorum.
felsefefe Üye
Üyelik: 2002-09-09 Herkese açık mesaj: 2.592
#195469
Vallahi bu iş Nizip.com dan Gökhan Hocanın sorumluluğunda Yazdı yazdı Kimse ilgilenmedi. Dikkat çekmek için Niizp.com yıllık büyük toplantısını Niizp Çayının bir kenarında yapmayı teklif ediyorum.
Kemal Cengiz Üye
Üyelik: 2006-08-04 Herkese açık mesaj: 330
#195542
MENES'in, Polen2734'ün ve felsefefe'nin ilgi ve alakalarına teşekkür, sevgi ve saygılarımı sunarım... Sevgili felsefefe, bir yıldan uzun süre siteye girmedim için tabii ki bir çok konuyu kaçırdım. Ama, gündeme geldiği ilk itibaren Gökhan'ın Nizip Çayı'nın islahı ile ilgili yazısına destek verdim ve birçok kişi de benden daha ziyade ilgilendiler... ''Sonuç'' dersen, birçok girişimimizde olduğu gibi, hepimizin malümu!... Nizip.com yıllık toplantısını Nizip Çayı'nın bir kenarında yapma teklifin olumlu; 50 ila 100 arasındaki insan topluluğunu bahçesine, tarlasıne kabul edecek bir yer sahibi bulursak, neden olmasın!
Mustafa Bilici Üye
Üyelik: 2006-02-18 Herkese açık mesaj: 2.407
#195546
Çevrenin ne olduğunu nasıl davranılacağını bilmeyen üniversite mezunu binlerce insan var üniversite mezunları böyleyken diğerlerinin nasıl olduğunu siz düşünün... yere çöp atan birine soruyoruz neden yere attın? çöp kutusu yoktu! Saygıdeğer Kemal abimizin ve Mahmut abimizin yazdıklarına katılmamak elde değil temiz toplum için yapılması gereken çok iş var ancak herkesin işi başından aşkın gönüllü arkadaşlar bulmak biraz zor gibi..
admin Yönetici
Üyelik: 2001-02-14 Herkese açık mesaj: 7.503
#195573
Kemal Cengiz;195542 wrote:MENES'in, Polen2734'ün ve felsefefe'nin ilgi ve alakalarına teşekkür, sevgi ve saygılarımı sunarım... Sevgili felsefefe, bir yıldan uzun süre siteye girmedim için tabii ki bir çok konuyu kaçırdım. Ama, gündeme geldiği ilk itibaren Gökhan'ın Nizip Çayı'nın islahı ile ilgili yazısına destek verdim ve birçok kişi de benden daha ziyade ilgilendiler... ''Sonuç'' dersen, birçok girişimimizde olduğu gibi, hepimizin malümu!... Nizip.com yıllık toplantısını Nizip Çayı'nın bir kenarında yapma teklifin olumlu; 50 ila 100 arasındaki insan topluluğunu bahçesine, tarlasıne kabul edecek bir yer sahibi bulursak, neden olmasın!
08 Ağustos 2009 Nizip.com 3.Genel toplantısı İnş. bu yıl bizim bahçede yapılacaktır. Bahçemiz Akçakent köyü sınırları içerisinde ve Nizip çayına 300 mt uzaklıktadır. Bahçemizde toplananlar ve Akçakent halkı ile beraber tarihi Akçakent köprüsü üzerinde gerekli duyurularımızı yapıp, tepkimizi göstererek yine bahçemizdeki toplantımıza dönebiliriz.
Kemal Cengiz Üye
Üyelik: 2006-08-04 Herkese açık mesaj: 330
#195593
Sevgili Mustafa Bilici'ye yürekten teşekkürler... Gerçekten de sevgili Polen2734'ün yazı konumun eksikliğini dolduran 'makale gibi' mesajına katılmamak ve kulağa küpe yapmamak mümkün değil. Sevgili admin, bu yıl ki toplantı yerimizi 'Nizip Çayı ile ilintili anlamlı bir mekan olarak' belirtmiş... Tüm üyelerce kabül görecektir, umarım!... Sevgi ve saygılarımla...
ibrahim1015 Üye
Üyelik: 2004-07-15 Herkese açık mesaj: 66
#203561
slm dayım haklısın...(niziipli ibo)

Cevap yazmak için hesabınıza giriş yapın.

WhatsApp iletişim