Nizip'in ilk kütüphanesi Sayın ALİ DİLER'in kendi kitaplarını hediye etmesiyle şimdiki Okan Parkında bulunan binanın içine açılmıştı ben tarihini çok fazla hatırlamıyorum ama 1975 seneleri olması gerekiyor, bu kütüphane senelerce ordan oraya sürüklenerek şimdi Ömer Pekmezin Eczanesinin üstüne kadar gelmiş, yaptığım araştırmada şu an oradaki kütüphane aslında Ali DİLER kütüphanesidir, Rahmetli Ali DİLER'in binbir zorlukla okuyup biriktirdiği bu kitaplar artık evine sığmaz olunca Prof Dr. Uğur ÇEVİKBAŞ, Av.Orhan ÇEVİKBAŞ ın önermesiyle Nizip'e getirilip burada Nizip'in ilk kütüphanesini açarak halka açılmıştır, ne yazıkki bu değerli insanın adı yıllar içinde kaybolup gitti.
Ali DİLER Kimdir
Benim öğrendiğim çok kısa bilgiler var ama bu konuda bilgisi olan varsa hatta resimler varsa burada yayınlayalım.
Ali Diler aslında Gazianteplidir, Meşhur Tatlıcı Mustafa Güllüoğluyla birlikte Halep'e gidip tatlıcılığı öğrenmiş, daha sonra Gaziantepte yine belkide ilk baklava dükkanı açmışlardır, daha sonra İstanbula gelip Beyoğlunda bir dükkan daha açan Ali Diler, okuyamamış biri olmasına rağmen binlerce kitapı okuyup kendisini yetiştirmiş ve bu kitaplarıda saklamış güzel bir kütüphane yapmıştır, en son benim hatırladığım İstanbulda Bakırcılar çarşısında Lokantası vardı, şu an Ali Diler Vakfı adında aile vakıfı olan Ali Diler eğitime çok önem verirdi o yüzden binlerce öğrenci okutmuştur.
Benim istediğim bu değerli insanın adının yeniden kütüphanesinde yaşatılmasıdır.
Evet vakıf İstanbulda, şube olurmu bilmiyorum ama konuşulabilir öncelikle kütüphaneyi tespit edip kitapları koruma altına almak lazım. Ben zaten ilgileniyorum bu konuyla.
Kütüphaneyle ilgili neredeyse 30 a yakın belge bulduk bunları hafta sonu gelirken getiriyorum beraber inceleriz. Belgelerin içinde o dönemdeki yazışmalar bile var eski telgraflar falan, şaşıracaksınız.
ugraslarin takdire deger müslüm abi amaaaaaaaa
kütüphane olmus niziplinin neyine.halkimiz okumuyorki .siz hic gördünüzmü kütüphanede bir yasini almis birinin oturup kitap inceledigini ya ögrenciler isleri düsünce gider kütüphaneye ders cikarmak icin ,artik o da kalmadi internet var.
varyaaaa aslinda varyaaa bu millete basbakan olsam zorla kitap okuturum sözlü yaparim geri hele okumuslar mi diye.dur ya ben basbakan olsaydiniz ne yapardiniz diye bir konu aciyim.müslum abi ben kizmayinca konu acamiyorum:))kizdim yani sizin gibi ugras verenleri kadar keske ilgilenenlerde olsa
Sakallı ben senin kadar karamsar değilim, Nizipli uyanık ve zekidir, nizip.com da ki yazılardan bu belli oluyor, ama nedense kafalar hep dine çalışıyor, neredeyse herkes hacı, hoca,şeyh,şıh kadar dini incelemişler.
müslüm akpek;158291 wrote:Sakallı ben senin kadar karamsar değilim, Nizipli uyanık ve zekidir, nizip.com da ki yazılardan bu belli oluyor, ama nedense kafalar hep dine çalışıyor, neredeyse herkes hacı, hoca,şeyh,şıh kadar dini incelemişler.
bakma sen öyle dinci gecinenlerin coguna.coguyla istesem viski icerim ben:))ama alkol kullanmiyorum günah:))))
ama kütüphane konusunda verdigin emeklere üzülüyorum cünkü inan yarin bir tanidigini sal kütüphaneye -kac kisi var diye ögren de.bak sana eger 2 memurdan baska kisi vardi derse ben burdayim. devlet oturmuycak kardesim kalkip kendisi bilgiyi halka götürcekkkk
öncelikle bu isimlere bir nizipli olarak icten tessekürlerini gönderiyorum
hayatta olmayanlarada rahmet diliyorum
fakat 1964 tarihi dikkatimi cekti,45 yil nerdeyse yarim asir önce baslanmis böyle bir kampanyanin ilk ayagi
fakat nicin halaa okumuyoruz?
acaba biz türklere has birseymi okumamak?yoksa niziplilere has mi
hem kimse bana maddi yetersizlik demesin.kütüphanede okumak bedava hatta kitap bile alip eve götürebiliyorsun
ben almanya da doktora gittigimde bile bekleme salonunda 80 yasindaki birinin cep kitabini cikartip okudugunu görüyorum,gencinden yaslisina herkes okuyor
Kitap okumama alışkanlığı bütün Türklerde var, adam her sabah otobüse binip 50 Km yola gidiyor her sabah camdan aynı yerleri seyrediyor, yav allahın adamı alsana eline bir gazete okuya okuya git.
müslüm akpek;161443 wrote:Kitap okumama alışkanlığı bütün Türklerde var, adam her sabah otobüse binip 50 Km yola gidiyor her sabah camdan aynı yerleri seyrediyor, yav allahın adamı alsana eline bir gazete okuya okuya git.
gazete konusunda haklarini yemeyelim bak.
kendi almaz ama yanindaki adamin okudugu habere kafasini uzatir bakar
okusunlar yazik ya bir nesil okumadan gecti bari simdikiler okusun.
müslüm abi aşağıdaki yazıdaki Ali diler aynısımıdır
İstanbul’un ilk dönercisi Ömer Diler’in dedesi Hacı Ali Diler, İstanbul’da haftanın 7 günü hizmet veren ilk döner dükkânını açan kişi. 1950’li yılların başlarında İstanbul’da döner belli günlerde yapılırmış ve ancak parmakla sayılabilecek kadar dükkân varmış. Ali Diler, Beyazıt’taki Bakırcılar Çarşısı’nda açtığı Gaziantep Kebapçısı’nda 7 gün döner yapmaya başlayınca İstanbul’un en ünlü restoranlarından birine sahip olmuş birdenbire. Bulgur pilavı ve garnitürün, kebabın yanında servis edilmeye başlandığı ilk yer yine Ali Diler’in lokantası. İstanbul Üniversitesi’nde sosyoloji derslerine giren Ali Diler, ünlülerin mekânı haline getirmiş burayı. 1948’den 1997’ye kadar bu dükkan açık kalmış. 1960’lı yıllarda Kanada’ya yerleşen Ömer Diler’in babası Mecit Bey ise döneri Toronto’da ilk yapan kişi olarak biliniyor. Double Double Pizza, Panzorotti Pizza, Chicken Chicken gibi dünyaca ünlü markaların kurucuları arasında yer alır Mecit Bey, bugünlerde yurtdışında şube açmaya hazırlanan oğlu Ömer Diler’i yanında yetiştirmiş.
nizip.com da ki yazılardan bu belli oluyor, ama nedense kafalar hep dine çalışıyor, neredeyse herkes hacı, hoca,şeyh,şıh kadar dini incelemişler. ----bu cümle hiç hoş değil.---şahsen din konularında yazdığım pek yok.yazılanların büyük bir kısmıda bana sloganik geliyor.dolayısı ile alınmama gerek olmadan alınıyorum. din konusunda yazan,anlamaya GENELDEDE HEP ANLATMAYA çalışan insanlara üstte alıntıladığım sözlerle nahoş ve yersiz bir biçimde müslüm bey tarafından eleştiri getirilmiş..üslub ve içerik gayet kötü ...cemil meriç yaşanmaz bu memlekette diyenleri ,aynaya bakma cesaretinden mahrum insanlar olarak niteler...kitab okumuyoruz diyenler ancak yeter sayıda kitab okuyunca bu eleştirileri getirebilirler..sormak lazım;siz acaba ne kadar sıklıkla kitab okursunuz?okuduğunuz kitablar arasında yukardaki gibi yazarsanız, nezakete biraz tezat teşkil edeceğini yazan muhtevi bir kitabınız var mı? affınıza sığınırım...daha önce yazdığınız güzel ,istifade ettigimiz yazılarınıza bu uymamış..saygılarımla
ayrıca...abim ve ablam ordaki düğün salonunda evlenmişti..çocuk aklımla"yav ne alaka" derdim.düğün salonu ismi kütüphane diye geçerdi....demek ismi ordan gelirmiş.