Yün Döşek(minder) Eski nesilden,yeni nesile ufakta olsa kalan bir mirastır.Büyüklerimizin geçmişlerinde kıymetli misafirlere yün döşek,değerli bir eşya gibi sunulurmuş.Günlük olarak ev halkı çapıt minderde otururmuş.
Nizip'liler döşekten vazgeçmezlermiş.Onun için bize miras kalan yün döşeklere bizlerde büyüklerimiz gibi sahip çıkalım.
fevzi çilkız;136190 wrote:başakcım bunda yani döşşeğe oturup tandırın içine girecennnnnn ne güsel olur demi :D
fevzi abi valla tandırda çok güzel oluyor bir defa oturmuştum
nizip sevdalısı;136255 wrote:vallaha süper bide yanina sigara yakacan deme keyfe başak izninle resmi alıyorum cok güzel olmuş
sigaramı sigaraya hayır hem bugün kapalı alanlarda sigara içmek yasaklandı çok sevindim :)inş.açık havadada yasaklanır balkonda bile içilmez:) rica ederim tabiki resmi alabilirsin
Yün yatak kelime olarak ilk etapta basit bir konu başlığı olarak görülebilir, ancak yakın geçmişimizin geleneklerinde çok önemli bir yer tutar.
Özellikle düğün, ceyiz aşamasında her iki tarafında olmazsa olmazlarındandır yün döşek ve yorgan. Oğlan tarafının aylar önce sipariş ettiği yünler gelince, yün yıkama günü tertiplenirdi Nizip çayının bir bölgesinde... Akçakentliler genelde bentin yanına giderlerdiyse de, yakın akrabalarından fabrika sahibi olanlar varsa, oralara gidip bu yıkama işini kadın kadınada yaparlardı. Bir taraftan yünler yıkanırken, diğer taraftan kaynayan yemek kazanları ve yoğrulan çiğ köftelerin eşliğinde söylenirdi maniler. Sanki yünleri yıkayan su değildiyde söylenen manilerdi olgun annelerin ağzından dökülen... Dümbeleğin ve çüpeleğin eşliğinde genç kızların kendi aralarındaki oyunları ise başka bir hoş şekilde süslerdi bu geleneğimizi.
Tabi gelenek derken süre gelmesi önemli ! Şimdilerde herşeyin hazırı çıkınca, yününde elyafı çıktı, yıkamak gerekmediği için bu gelenkte gelenek olmaktan çıktı vesselam...
Neyse yünü yıkananlar ersin muradına.... Bizler çıkalım kerevetine
Sayın Akpek ; gerçekten hoş bir konuya değinmişsiniz. Gerçi büyüklerimiz tatlı bir telaş ve yorgunluk içerisine girerlerdi ama,bizde çocukluğun vermiş olduğu duyguyla oynardık eğlenirdik.
Başak çok teşekkürler.Aslında her Niziplinin evinin bir köşesindfe böyle bir yer lazım.Selamalar Ayrıca bir kardeşimizde tahtadan sedirler vardı.Evin hayadında yazın üstünde oturup,yattıgımız.Onu resimleyip atabilirse iyi bir arşivlememiz olurdu.
admin;136326 wrote:Yün yatak kelime olarak ilk etapta basit bir konu başlığı olarak görülebilir, ancak yakın geçmişimizin geleneklerinde çok önemli bir yer tutar.
Özellikle düğün, ceyiz aşamasında her iki tarafında olmazsa olmazlarındandır yün döşek ve yorgan. Oğlan tarafının aylar önce sipariş ettiği yünler gelince, yün yıkama günü tertiplenirdi Nizip çayının bir bölgesinde... Akçakentliler genelde bentin yanına giderlerdiyse de, yakın akrabalarından fabrika sahibi olanlar varsa, oralara gidip bu yıkama işini kadın kadınada yaparlardı. Bir taraftan yünler yıkanırken, diğer taraftan kaynayan yemek kazanları ve yoğrulan çiğ köftelerin eşliğinde söylenirdi maniler. Sanki yünleri yıkayan su değildiyde söylenen manilerdi olgun annelerin ağzından dökülen... Dümbeleğin ve çüpeleğin eşliğinde genç kızların kendi aralarındaki oyunları ise başka bir hoş şekilde süslerdi bu geleneğimizi.
Tabi gelenek derken süre gelmesi önemli ! Şimdilerde herşeyin hazırı çıkınca, yününde elyafı çıktı, yıkamak gerekmediği için bu gelenkte gelenek olmaktan çıktı vesselam...
Neyse yünü yıkananlar ersin muradına.... Bizler çıkalım kerevetine
admin abi çok güzel açıklamışsınız çok tşk ederim saolun saygılarımla