Bu gece arkadaşlarla karar verdik ve Akçakent köyünde yaşayan yaşlı bir hacı amcamızı ziyarete gittik. Hacı amcamız bize öyle bir süpriz yaptıki,hem çok şaşırdık hemde çok sevindik. Çok uzun yıllar olmuştu tandırda oturmayalı...Gerçekten o anı yaşamanızı ve o ortamı solumanızı isterdim. Tıpkı çocukluğumzda olduğu gibi,yine geçmişe ait hikayeler dinledik hacı amcamızdan,yine götürdü bizleri ötelere, taa ötelere.. Eski Antep yolundaki şeytan deresinden tutunda,Akpek ailesinin manevi büyüklerinden olan Hacı Kiya efendiye kadar,bizlere harika bir nostalji yaşattı.
Bilgisaray,televizyon vb. teknoloji cihazlarından uzak,sade ve nostaljik bir ortamda,bizlere duygulu anlar yaşatan hacı amcamızında bir fotosunu yayınlamak isterdim ama,kendisi buna izin vermedi.
Bende duygularımı sizlerle paylaşmak istedim ve sizlerde bazen böyle çocukluğunuza inmeye çalışın,gerçekten anlatılmaz bir duygudur.
eski yaşadığımız evde, oda ufak olduğundan biz tandır kurmazdık... birde fırından ateş aldırmazdı anam bize... Korkardı mangal dönerse ev yanar diye
Bir gün evde Kuduruyorduk abimle beni sobaya doğru itti kalçam sobaya cazzz diye yapıştı, öyle bir acı ki..o acıyı hayatım boyunca tatmamıştım. diş macunu sürerseniz iyi olur dedi Komşular, fakirik kardaşım diş macunu ne geziy: ) bereket versinde Ülfet sabunu vardı güzelce bir merhem niyetine çaldık yanan yere... sabaha kadar ne Çektim... eşşekten düşenin Halinden hekim anlamaz derler, eşşekten düşen getirin bana...
Hacı kiya rahmetlik dedemdir. Barakdaki köy odaları gibi Akçakent'de de onun odası varmış. Yaz kış açık tutulur, günde 3 öğün illa yemek getirilir kimse varmı diye bakılırmış. Kışları sobası ful yanarmış. Seyahat eden insanlar "falan gün Ançekentde, Haci Kiyanın odasında soluklanırık, sonra hareket ederik" diye plan kurarlarmış.
Allah rahmet eylesin, eski adamların gözü gönlü bol olurmuş.
Hey gözünü sevdiğimin tandırı, bir de mangalın içine kestane koyma adeti vardı, tandırın üzerinede bastık ceviz sucuk konulur, hem yenilir hem de masallar dinlerdik.
ÇOK TEŞEKKÜRLER SEVGİLİ ORHANIM,YALNIZ BİRDE YAĞ KADİNLLİ LAMBA IŞIĞINDA OLSAYDI TAM NOSTALJİ OLACAKTI.AYRICA YİYİNTİ YOK ĞALİBA ZİRA OLSAYDI HACININ DA ORADA OLMASI LAZIMDI HAKSIZMIYIM.SELAMLAR
admin;121756 wrote:Hacı kiya rahmetlik dedemdir. Barakdaki köy odaları gibi Akçakent'de de onun odası varmış. Yaz kış açık tutulur, günde 3 öğün illa yemek getirilir kimse varmı diye bakılırmış. Kışları sobası ful yanarmış. Seyahat eden insanlar "falan gün Ançekentde, Haci Kiyanın odasında soluklanırık, sonra hareket ederik" diye plan kurarlarmış.
Allah rahmet eylesin, eski adamların gözü gönlü bol olurmuş.
Eski adamlar hoşgörüyü ve sevgiyi gerçekten bilirmiş. Allah rahmet eysin...
Bizde onlar gibi olsak insanlara gönlümüzü sonuna kadar açsak kötü mü olurdu?
Sanallaşan sevgileri bırakıp gerçek sevgilerleri bulsak ve Bu çağda az bulunan arkadaşlıkları, dostlukları sırf egomuzu tatmin etmek uğruna bozmasak ne güzel olurdu...
Bu güzel konu için Orhan abime çok tşk ederim...