Iraklar- Notları
Erbil/Iraklar Notları: Bizim bakkal söylemedi ama Ümid'imizle geçen yolculuk yaparken mevzu domatese geldi. Meğer K. Irak'a dışarıdan domates girişine
007_Mehmet AĞPAK
Erbil/Iraklar Notları: Bizim bakkal söylemedi ama Ümid'imizle geçen yolculuk yaparken mevzu domatese geldi. Meğer K. Irak'a dışarıdan domates girişine
Bugünlerde Rahmetli Celal Güzelses'in yıllarca önce söylediği bir türkü ile yatıp kalkıyorum. *Türkünün sözleri bağdan bahçeden bahsetsede müziğin ken
Bölgeyi gezerken çok kötü ve yıkıntı görüntülerle karşılaşıyoruz. Zaman zaman birbirimize takılıyoruz, “Şimdi bir gazeteci olsaydı burasını çeker, üze
İç-dış rengine bakmadan, kokusunu hissetmeden, kadir-kıymet bilmeyenlere, gönlümüzde sürekli dolaşan o kelimleri, o yarım kalmış* cümleleri tamamlayıp
Bu sitede kendi çektiğim resimleri kullanmaya çalışıyorum. Bugün mailime düşen bu fotoğraf Bağdat yolculuğu sonrası kullanılması en uygun fotoğraf ols
Şehri Gezerken,* O eski şehrin sokaklarında gizli vakitlerin deminde gezdik. Güneş batımında, yol kenarlarında hurma ağaçlarının hem nazlı hem de yiği
Yolculuklara söz yok.. Haberlerinize, dizilerinize, alışverişlerinize, uyanıp* kahvaltı masasına oturuşlarınıza da laf yok. Ya bu efkârlı haller. Ya g
Bağdatlı Faysal'a, Bütün gariplikleri, hazanları Bağdat’tan içimde getirmişim. Öğrenciler görmüşüm; bize yakın, ilme susamış, öğrenmek için çırpınan,
Bitti m’ola Şam ilinin hurması Gitti m’ola ala gözün sürmesi Bağdat’ın Basra’nın telli turnası Turna yardan haber geldi eylenme Aşına da Karac’oğlan a
İstanbul'da Kıztaşı'nın tam karşısında bir muhasebecide bulduğum işten ne de mutlu olmuştum. İş sahibinin gözü neredeyse tamamen görmüyordu. Ama adam
Her *sabah* laf olsun diye günaydın diyoruz. Yağmurlu zamanlarda iş olsun diye sokakları dolaşıp havadan sudan konuşuyoruz. Ben mahşeri dertlerimi* iç
Ulur aya karşı kirli çakallar Ürkek ürkek bakar tavşanlar dağa Mona Roza, bugün bende bir hal var Yağmur iğri iğri düşer toprağa Ulur aya karşı kirli
"İstanbul'da, Beyazıt akşamında" Kerkük'te kaybolacağımı nereden bilecektim. *Kerkük'te yolumuzu kayıp ettik. Her şehirde yolunuzu şaşırabilirsiniz. B
Seni sormak için otuz kapının Eşiğine varıp durdum bu gece Seksen üç haneyi gezip dolandım Viran oldu gönül yurdum bu gece Aradan da deli gönül aradan
Suspus olmuş sazendeler bu gece Hazırlan fırtına kopmak üzere Kalbime tünemiş kuşlar uçuştu Cam kırığı gibi doldun içime Eski bir madende göçük gibiyi
* * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * "Tut elimden, kalk gidelim, oy gidelim Zigana'ya" Hepsi gençtiler… Hepsi sancılı ve pu
* * **Sevdan ile düştüm yaban ellere * * * Dalıp çıktım ateşlere küllere * * * Giyin demir çarık düş ardım sıra * * * Dağlara yollara çöllere* * Tam d
Musul’da bir okulda genç bir hocamız kek getirdi. Kendi elleriyle yapmış. Özlemişlik mi, yoksa açlığım mı anlamadım. O kek bana ayrı bir lezzet verdi.
Bir yoğunluk ve yorgunluktur gidiyor. Şiirler küskün bir kenarda bekliyor. Sonra yazarım dediğim o güzelim konular, hisler, hatıralar her gece benimle
http://fezalar.wordpress.com Kaynak...
Bir Anadolu delikanlısı. Adına X*diyelim. Medeni durumu: Evli ve üstüne üstlük üç çocuğu var. İki farklı okulda haftada 30 kusur derse giriyor. Verdiğ
Herşeyi bir kenara bırakıp yazmak. Yakınında uzağında, olandan bitenden kopup gönlünden çıkan esintilerin peşi sıra koşup yazmaktan başka çare kalmıyo
"İnsan derde düşmeye görsün" diye başlar bir şiir. Yarım sene süresince hasta-hane odalarında kalmış birisi olarak bu sözü daha iyi anladığımı düşünür
Kerkük, Ramadiye, Basra, Bağdat… Şimdilik hüzün şehirleri. İngilizce'de öğrendikleri "zamanlarla" öğretim ve hatta eğitim yapmaya çalışan gözükaralar.
Hürriyet gazetesinde dört yazar bir araya gelip bir tartışmaya öncülük ediyorlar. Adlarınıda 4yüz koymuşlar. *Bu hafta Aziz Nesin'in yıllar önce söyle
Başarılı öğretmen nasıl olunurun cevabını kendi içinde sorularla aramayı hiç düşündük mü? Sınıf kontrolu daha iyi nasıl sağlanır? Öğrencilerin kalbind
Deprem hüzünleri, bir poşet verdiğimizde ikinci et poşeti isteyen keşfedemediğimiz fakir komşumuz, komşularımız. Bayramlaşmaya gidemediğimiz dostlar,
Yazmanın tam zamanı. Efkarlanmanın, söylenmişleri bir daha, inadına bir daha söylemenin tam zamanı işte. Yapraklara çiğ düştüğü, Karşıyakalı Simo Hüse
“Ah Erbil” Eski zamanlarda Eskimeyen dostlar Yeri dolmayan Yitik anlar Bir ah u vah ki Sorma gitsin Saiki belli Lakin, Çaresi müphem. Garip Murad der
Kerkükten öte bir yerde yaşın onüçtü. Tamirci çırağıydın. Gecenin bir vaktinde eve dönerken ağzında korkuyu altetmek için çaldığın bir sevda ıslığı va