Abi haklısınız. Ben de dayılarımdan duymuştum. Onlara da dedeleri anlatmış. Fransızlar Şimdiki İpek Yolu'nun alt tarafından yani Karkamış'ı paralel geçerekten Nizip'e gelmişler. Bizim Köye girmeden (Belkıs) önce harman yerini topa tutmuşlar. Ama bu baskından haberdar olan halk kuvvetleri Fransızı püskürtmüşler. Bir de şu söylenir: Kurtuluş Savaşı sırasında esas zulmü Ermeniler yapmışlardır. İşgal kuvvetleri çekildikten sonra eli kanlı Ermeniler halka büyük zulüm yapmıştır. Hatta bunlardan "Aznavur" diye bir asker ya da komutanın çok vahşi olduğu söylenir. Bu yüzden yöremizde bir çok köy dilinde acımasız bir insanı tabir etmek için "Aznavur gibi" deyiği kullanılır.
Tarihimiz Kültürümüz
#71099
#71205
#71219
#71489
#71598
#71699
#71701
#71809
#72136
#82333
#86488
#89698
#89704
#89729
#89762
#97325
#97579
#102138
#102139
#130329
#130331
#167710
#220592
#220609
#220610
Nizipde Kurtuluş Yılları ?
Değerli mesajlarınıza yanıtımdır.
1- Prof.Dr.H.Cahit TANYOL halen hayattadır. Nizip'de bir caddeye ismi verilmiştir. Belediye ve hastahaneden adresini temin edebilirsiniz.
2- Birinin babasının dedesi olursa mahçup olmasın diye isim vermek istemiyorum. Israr etmeyin.
3- Odun alacaklarmış.
Burası seviyeli bir form ve olasılıklara yer yoktur eğer bir belge var ise paylaşın kimsenin ailesi töhmet altında bırakmayın hocam...
Sayın Ahmet İmamoğulları benden 'tamı tamına' 15 yaş büyüktür. Azdan-çoktan birbirimize geçen hak-hukukumuz vardır. O'nu sever, sayar ve Nizip ile ilgili bir çok konudaki girişim ve çabalarından ötürü taktir ederim. AMMA ''Nizip'de kurtuluş günleri'' adlı foruma gönderdiği ve ''Nizip işgal edilmemiştir'' görüşünü kabül etmediğimi de bir dünyanın bilmesini isterim.
Resmi devlet kayıtlarında bu işgal vardır ve tarihide: 03 Eylül 1920 dir...
İMDİ.... O günler için Sayın İmamoğulları ''Fransız birliği subaylarının şimdiki Ticaret Odasının bahçe olan yerinde, askerlerinin de Atatürk ilk okulu çevresinde AĞIRLANDIĞINI kendi ağzıyla beyan ediyor... Yani, Nizipliler külliyen işgalci Fransız ordu mensuplarını ağırlıyorlar... Yani Nizipliler, İmamoğullarına göre işgalci bir orduya kucak açıyorlar... Vay ne hal olmuş memleket, ne kadar da satılmaya layıkmış Nizipliler...... Mİİİİİİİİ?????
Dahası, ''değerli mesajlarınıza yanıtımdır'' diyor!..
Sayın Ahmet abiciğim, size kimse Prof. Dr.H. Cahit TANYOL'un 'Allah gecinden versin' ölü mü, diri mi olduğunu sormadı.
2-) Birilerinin torunlarını mahcup edecek açıklamalarda bulunmak istemediğiniz türden İMAYI öyleyse neden başlattınız?
3-) ''Odun almaya'' gelmişler, diyorsunuz. Isınmak içinse Nizipliler 03 Eylül'de hâla yazı yaşarlar. Yemek yapıp, su ısıtmak içinse, zaten karargah kurmaya yeltendikleri yer bahçe... Neden, işgalci Fransız mürfezesinin Adle Bacı'nın evine kuvvai Milliye mensubu aramaya geldiklerini söylemeye diliniz varmıyor?.. Ben bunu anlaayamıyorum!..
4-) Üstelik, Nizip Kuvai Milliyesinin kahramanlıklarına da hiç değin miyorsunuz... Yoksa, size göre Şehit olan ve gazilik mertebesine ulaşmış bir tek bir Nizipli yok mu? Lütfen bizleri aydınlatınız, Ahmet Abi...
Arkadaşlar konumuz söz konusu Nizip'liler falan değil. Geçmişi yargılamıyoruz, kimseyide töhmet altında bırakmaya gerek yok.
Sizlerden istirhamım Kurtuluş savaşı yıllarında Nizip işgal edildi mi? Fransız'ların Atatürk okulu civarına çadır kurup yerleşmeleri ve Nizip içerisinde dolaşmaları, bir işgalmiydi ? yoksa G.antep'deki birliklerine erzak toplamak için geçici olarak yerleşmelerimiydi ?
Ayrıca o yıllardan büyükleriniz neler hatırlıyor ?
Bu konulara yoğunlaşırsak daha sağlıklı bir çalışma yapmış olacağız. Anlayışınız için teşekkür ederim.
Nenem Nuriye'nin (Mulla Mamedin eşi, Hacı Sadık Hocanın kızı) annem Hacı şıh Fatma'ya (1924 doğumlu ve sağ) anlatıklarının özeti: Fransız işgali ile birlikte birçok Nizipli (geneli yaşlı kadınlar, kızlar ve çocuklar) can ve mal kaygusuyla bireciğe kaçarlar... Fransızlar Nizipte neredeyse tüm evleri basarlar... Birçok evin zahire peteklerini imha ederler... Eli silah tutabilecek genç ararlar... Annemin dayısı Ali Rıza Muallimin kardeşi Hamit yeni evlidir. Çeyizlerine kadar parçalarlar; Hamit efendiyi ve onlarca Nizipli yetişkini esir alır, götürürler. Annemin dayısı Hamit, yedi sene sonra perperişan bir şekilde evine döner...
Annem, nenemin ölünceye kadar (mezarı Suudi Arabistan-Cidde şehrinde ve Havva anamızın mezarının yanındadır) Habeş Böler ve silah arkadaşlarının Fransızlara karşı çıkarak ırzlarını, canlarını ve şereflerini kurtardıkları için duacı oldu, der..
Abi ellerine sağlık,şöyle elinin altında bir iki boş genç olsa yaşlı başımızın taçı ilçede olsun köylerde olsun bu insanları dinleyip,video kayıtları ile çalışma yapsalar size yardımcıolsalar ne kadar güzel bir çalışma olur,çok daha sağlıklı kayıtlar olur diye düşünüyorum.Ellerinizden öperim.
Sevgi yüklü, gerçeklerle örülü, saygıdeğer müdürüm fsoyarık, Nizip'te elleri öpülecek o kadar çok yaşayan ve tarih olmuş büyüklerimiz var ki, onlar için ne kadar övgü dizsek azdır. Ve bana göre sizde bunlardan birisiniz. Dilerim ki İnşallah, ömür sürenizin son anına kadar bu (dürüst, realist, gırtlağın kır boğum olduğunu bilen,yaşadığı bölgenin gereksinimlerine duyarlı ve Nizip aşığı ve de herşeyden önce insan olma şartı meziyetleri sergileyen) özelliklerinizi muhafaza edip, Nizip Com'lu üyelerimize ve tüm çevrenize örnek olursunuz. Sizin nezdinizde , size benzeyen tüm Nizip Com üyelerine ve özellile size, saygılarımla...
ABİ ÖVGÜLERİNİZLE BİZİ MAHÇUP ETTİNİZ,GERÇEKTEN BUNLAR SİZİN GÜZELLİĞİNİZ SİZİN GİBİ GÜZELLİKLERİN HERZAMAN UZUN YAŞAMASI VE İLÇEMİZE HEP DEĞERLER KAZANDIRMASI DUASI İLE BİZ SİZ BÜYÜKLERİMİZE O SAYĞI VE SEVGİYİ GÖSTERDİĞİMİZ VE SİNEMİZDE FİİLLERİMİZLE BİRLİKTE YAŞADIĞIMIZ SÜRECE BİZDEN SONRAKİLERE ÖRNEK OLACAĞIMIZA OLAN İNANCIM İLE,HERZAMAN GÜZEL ANLAMLI HER TÜRLÜ SAĞDUYULU YAZILARINIZI OKUMAK BEKLENTİSİ İLE HÜRMETLERİMİ ARZ EDERİM.HÜRMETLERMLE
Keşke Nizip 'in Gaziantep savunmasındaki rolü ve bu yöndeki çabaları ile ilgili gelecek nesillere bu hususu hatırlatacak ve her önünden geçişte gurur duyulmasına vesile olacak bir anıtımız olsa.
İşgal konusunda ise %100 emin olmamakla birlikte, hayal meyal hatırladığım bir cümle vardır ki, "Fransızlar Nizip 'e girdiklerinde buğdayları zeytinyağı kuyularına dökerek yağı da buğdayı da berbat etmişler" gibi bir cümle. Bunu sanıyorum rahmetli babamdan duymuştum. Yine de dediğim gibi tam da emin olamıyorum.
Ayrıca Nizip 'ten çıkan çetenin Fransızlarla olan çarpışmaları konusunda bana da büyüklerimden anlatılanlar hep yukarıdaki savaş anılarıyla birebir örtüşüyor. Dolayısıyla genel olarak anlatılan direniş mücadelesi doğrudur.
bunca yıldır nizip te okudum bir ögretmen bile bunları anlatmadı bunu okurken tüylerim diken diken oldu bu şavaşta şehit düşen herkese allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun derim
Değerli Nizip'liler, 1.Dünya Savaşı sonrasında ülkemizin güney ve güneydoğu anadolu bölgesi düşman Fransız kuvvetleri tarafından işgal edildi. Merkezi Ankara Hükümetinin desteğini de alan yerel direnişler sayasinde düşmanlarımız bölgemizden çekilmek zorunda bırakıldı. Düsmandan kurtuluş günü törenleri her şehir için ayrı ayrı yapılmakta. Neden Nizip'in düşmandan kurtuluş günü yoktur. Forumda bu konunun tartışılması, varsa tarihi kayıt ve vesikaların eklenmesi dileğiyle hepinize iyi çalışmalar dilerim. Oğuz Korkmaz.
Nizip işgal edilmemiş de o yüzden kurtuluş günü yok
Hiç bu güne kadar Nizip in işgal edildiğini duydunuz mu???
Sayın Oğuz Korkmaz Nizip'in kurtuluş yılları ile çalışmalarımız halen devam etmekle birlikte şu ana kadar elde edebildiğimiz tüm bilgiler aşağıdaki linkte... ancak bizim yaptığımız çalışmalar belirli bir noktada neredeyse tıkandı yani Kurtuluş yıllarında yaşananları bizlere nakledecek büyüklerimizin neredeyse tamamını kaybetmişiz üstelik O muhterem kişiler hayatta iken o yıllarda yaşananlar çok kısıtlı bilgiler dışında yazılı olarak hiç bir yere nakledilmemiş (veya biz ulaşamıyoruz) bu nedenle NİZİP'in adının geçtiği her türlü bilgi ve dökümanlara ulaşabilmek için elimizden gelen çabayı sarf ediyoruz hatta bu tür bilgilere ulaşabileceğimizi tahmin ettiğimiz İstanbul, Ankara gibi büyük şehirlerin çeşitli kütüphanelerinde araştırma yapmak üzere orada okumakta olan Nizipli genç kardeşlerimizi yönlendiriyoruz. Sizlerden de hem Nizipli olmanız hem Ankarada olmanız hemde bu konudaki hassasiyetinizden dolayı katkı bekliyoruz.
Nizip Kurtuluş Yılları
OĞUZ kardeşim, üye olalınız üç yıl olmuş, yazınız ancak bugün kısmet olmuş:)
Zannedersem şıhlar mahallesinde oturuyordunuz, oradan hatırladığım bir oğuz vardı.
Ankara'da ikamet etmektesiniz, sizlerden ricamız siz yada bazı yönlendireceğiniz kişilerle devlet arşivlerini araştırabilirsek oradan Nizip hakkında hiç duyulmamış bilgi ve belgelere ulaşabiliriz..
Malumunuz kıt imkanlarla bizler ancak bu kadar becerebiliyoruz. Sizler gibi gurbetteki NİZİP SEVDALISI dostlarlarında çalışmasıyla inşallah daha çok yol katedeceğiz.
Çeteleri oluşturan ve Fransızlarla çarpışanların önderi Şahin Bey(Üsteğmen Mehmet Sait Efendi) o yıllarda Nizip Askerlik Şubesi başkanıydı.
Çok ilginç bir bilgi, teşekkür ederim. Fakat kafama takılan birşey var o yıllarda Nizip askerlik şubesi başkanlığı varmıydı ? Bildiğim kadarıyla biz Rumkale askerlik şubesine bağlıydık.
Ben 1968 doğumluyum.Çocukluğum ve ortaokula kadar olan yıllarım Nizipte geçti.huzeyfe kardeşim bende senin gibi hepsini yeni duyuyorum.Benim gibi yeni duyan birçok insan var.Ben çocuk iken istasyon camiinin biraz berisinde Fransız Ahmet diye yaşlı bir amca vardı.Buna neden Fransız Ahmet derlerdi bilmiyorum.sadece ismini bilirdik.Tarih bize her zaman çarpıtılarak öğretilmiştir.Tarihimizi öğrenmek için çok okumalıyız.Çeşitli kaynaklardan karşılaştırmalı olarak okumalıyız.Zamanımız ve birazda paramız varsa bir konu ile ilğili birkaç kaynaktan kitaplar okumalıyız.
Admin kardeşim Hüseyin Sayınefendini anısını anlatırken Taş köprüden bahsediyorsun.Şuan Saat gecenin 03.15 i gözlerimin önüne o yeşil ağaçlarla çevrili taş köprü geldi. Yemyeşil ağaçlarla kaplıydı oralar her taraf yeşildi.Taş köprünün altından tertemiz akan nizip çayı.Taş köprüden Tren yolu köprüsüne kadar yeşildi. Yeşil Nizibin yeşilleri idi.Birde şuanki hali gözümün önüne geliyor.Her taraf beton beton ve beton.
Bende bunları ilk defa duyuyorum çok duygulandım
Her şey çok güzelde Türkler hiçbir zaman esir olmamıştır ki esaretten kurtuluş günü kutlayalım.Kutlayacaksak bunu adı kurtuluş değil ZAFER günü olmalı diye düşünüyorum.
Köyüne dönen Karayılan Kabalar oymağının beyi olarak seçilmiş, Malatya ve Pazacık civarlarında ortalığı kasıp kavuran eşkıya Bozoyu yakalayıp ağaca asmış bu davranışından dolayı Askeri komutandan mükafat almıştır.
Doğu cephesi komutanı Kazım Karabekir den bir gün kendisine bir telgraf gelir;
“Düşman Kilis'ten Antep’e girmek üzeredir, düşmanı Antep'e sokmayınız gözlerinden öperim. Komutanın Kazım Karabekir” Karayılan bunu bir emir kabul etti ve savaş hazırlıklarına başladı. Ancak Antep henüz Karayılanın adını duymamıştı. Atmalı aşiretinden 82 gönüllü akrabasını çete olarak topladı. 1600 baş hayvanını satarak hiç kimseden yardım ve destek almadan çetelerini donattı.
Annesi Ayşe “Yavrum sen bu kadar malı mülkü satıp nereye gidiyorsun? Sen deli misin?” diyor. Karayılan; “Ana Ana sen doğuda Rusların- Ermenilerin yaptıklarını görseydin, şimdi sende durmaz giderdin” dedi.
Kardeşi Süro mamo'yu Maraş 'a gönderdi, üç katır yükü silah satın aldı. Kimseye bilgi vermeden kendi köyünden çeteleriyle birlikte geceden Karabıyıklı köyünde pusu kurdu.
Maraş 'a giden Fransız kuvvetlerini perişan etti. 50 kadar Fransız askerini esir aldı, esirlerini kendi köyüne götürerek hergün onları koyun eti ile besliyordu. Karayılan Antep'e gidince esirleri Pazarcık Kaymak***** teslim etti.
Adını Karabıyıklı cephesi ile Antep'e ve Türkiye'ye duyuran Karayılan'a Heyet-i Merkeziye tarafından görev verilmek üzere davetiye çıkarıldı. Dülük köyüne gelen Karayılan eşkiya Samlı Kel Ahmet'i bu köyde ağaca astı. Kılıç Ali ile bu köyde tanıştı.
Antep'e giren Karayılan 82 çetesi ile birlikte Karagöz Camii'ne yerleşti. Daha sonra çetesi 150 yi buldu. Bu arada Karayılan Antep cezaevinin kapılarını açtırmış hükümlülerin ellerine silah vermiş çetesine yeni gönüllüler katmıştır.
Elmalı cephesinde 1. ve 2. Ağcakoyunlu cepheleri, İkizkuyu cephesi, Nizip yolu savaşları, Mağarabaşı savaşları ve Kurbanbaba savaşına katılan Karayılan; İkiz kuyu cephesinde Fransız katar kolunu perişan etmiş, Fransız kumandan Norman kolundan yaralanarak Halep'e kaçmıştır.
Normanın hanımı ise Karayılanın cephesine esir düşmüştü.
Hanım iki ay çetelerle birlikte kalmış mütarekeden sonra başkarakolun orda hanımı Norman'a teslim edilmiştir. Antep' in teslim olmasından sonra, Fransızlar yardım dağıtırken çeteler yardım almaya gelmezler, Normanın hanımı bizzat ismen onları çağırtarak kocası normana “Ne istiyorlarsa onlara fazlasıyla ver. Onlar bana dokunmadılar, iki ay boyunca bana bir hanımefendi gibi baktılar” deyince Norman çetelere ne istediklerini sorar.
Çetelerde silah ve mermi istiyoruz dediler. Bunun üzerine silah ve mermiyi ne yapacaksınız diye sorulunca size sıkacağız dediler.
Karayılan 24 Mayıs 1920 sabahı kalkar her zaman olduğu gibi beyaz kefenini giyer, sabah namazını kıldıktan sonra kamçı ve gümüş saplı kamasını Karagöz camii imamı Mehmet Ömere teslim eder “Hocam ben cepheden dönersem emanetimi geri verirsin. Şehit olursam bunları köydeki kızım Selvi ye verirsin” der.
İşte o gün bu gündür 24 Mayıs 1920 Sarımsak tepede zorlu bir savaştan sonra düşman kaçmaya başlayınca sevinerek mevzi değiştirmek için ayağa kalkan Karayılan,Hayri Efendinin bağının çitinin üzerinden geçerken talihsiz bir kurşun göğsünü parçalamıştır.
O gün kendisi ile birlikte 19 arkadaşı daha şehit olmuştur. Sarımsak tepe Karayılanın son cephesi olmuştur. Antep iki ay içerisinde kader arkadaşı olan iki kahramanı kaybetmiş olup Şahin Bey ve Karayılan’ın şehadetinden sonra Antep pek fazla açlığa dayanamadan teslim olmuştur. Antep’liler bu savaşta 6347 şehit vermiştir.
Antep halkı Karayılan’ın ölümünden sonra Karayılan’ın ardından şu ağıtı yakmıştır:
Karayılan der ki gelin oturak
Kilis yollarından kelle getirek
Fransız adını bütün batırak
Vurun Antepli’ler namus günüdür
Vurun çetelerim namus günüdür
Atına binmiş de elinde dizgin
Girdiği cephede hiç olmaz bozgun
Çeteler içinde yılanım azgın
Vurun Antepliler namus günüdür
Vurun çetelerim namus günüdür
Arkadaşlar Adına Dizi Bİle YAptılar Ama Avrupa Birliğinin Kışkırtması Sonucu Diziyi Final Bile Yapamadan Bitirdiler.
furkankaya
Bugünler Zafer günleri
Ne demektir bu,Gaziantep'in kurtuluşuna destek veririz,25 aralığı uygun bulmuyorum...:mad: Sizin nüfus kağıdınız da ili hanesin de Nizip mi yazıyor,Gaziantep mi???? Doğduğunuz yerin Nizip olaması bu kurtuluş bayramının,farklı tarihte farklı misyonda yapılacak olması anlamına gelmez. Kendinizi Gaziantep'ten bu kadar soyutlatacak bir şey mi var bilemediğimiz. Arkadaşlar bu konu da,kurtuluş açılımı gibi geliyor bana...yarın Arabanlı,daha sonra islahiyeli,hatta hatta ilçelerden sıçrayıp köylere kadar gidebilir. Ben sebden daha iyi kurtardım,hayır hayır bizden adam gelmeseydi,destek vermeseydik,zor kurtulurdunuz fransız dan..:confused: Arkadaşlar,Fatih Sultan Mehmet İstanbul'u fethettiğinde,surların yerlerini az çok biliyorsunuzdur,o surların içerisin de olan Bizans yendi. Şimdi çıkıpta Kadıköy ilçesindekiler,İstanbul un kurtuluşu 29 mayıs,biz bu tarihi kabul etmeyiz,başka bir tarih belirliyelim ,o tarihte bizim kurtuluşumuz olsun mu desin??? Lütfen bütünlüğü bozmayalım,aynı tarihte geri çekilmiş aynı tarih tabii ki tüm Gaziantep'in kurtuluşudur. Hepinize selamlar.ibrahim;16150 wrote:Sevgili kemal abimize teşekkür ederim, ama bence böyle bir gün tayin edilecekse bunun 25 aralık olmasını uygun görmüyorum, o zaman Nizipin kurtuluşunu değil G.antepin kurtuluşuna destek vermişiz gibi görünür, elbette gaziantepte bizim için önemli ama olacaksa bu tarih farklı olmalı
yorum 3 yil önce yazilmis vadat abii
Cevap yazmak için hesabınıza giriş yapın.