İmamHatip Lisesi

İmam Hatip Mezunları

keskinn Üye
Üyelik: 2006-11-11 Herkese açık mesaj: 29
#27198
bu sayfaya resimde yükleyin bekliyorum. .
selam Üye
Üyelik: 2005-11-09 Herkese açık mesaj: 6
#30154
Ayaktakiler 1-Yusuf KAYA 2- Ömer KUZUDİŞLİ 3- Mehmet KILIÇ (Hoca) 4-Ali Kılıç 5-Nuri ÖZKARCI. Oturanlar 1-H.Fevzi AKDOĞAN 2- Yaşar AKKOYUNLU 3- Mahmut ÇOBAN 4- Tahir ÇOBAN.
1453 Arşiv üyesi
Herkese açık mesaj: 3.829
#43117
müslüm şimşek 97 orta kısım mezunuyum
felsefefe Üye
Üyelik: 2002-09-09 Herkese açık mesaj: 2.592
#45748
Ebu’l-Hasen el-Harakânî Rh.A Hazretleri . Ebü’l-Hasen Ali b. Ahmed (Ca’fer) el-Harakânî (ö. 425/1033). Bistâm’ın kuzeyindeki Harakan köyünde çiftçi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Hicrî yıl hesabıyla yetmişüç yaşında vefat ettiğine göre 352’de (963) doğmuş olmalıdır. Kaynaklarda ümmî olduğu Bâyezîd-i Bistâmî’nin (ö. 234/848 |?|) manevî bir işareti üzerine Kur’an okumaya başladığı kaydedilmektedir (Attâr, s. 673) Harakân’dan Bistâm’a gidip Bâyezîd’in türbesini ziyaret eden Harakânî’nin Bâyezîd-i Bistâmî’nin ruhaniyetiyle terbiye edildiği ve şeyhinin Bâyezîd olduğu kabul edilir. Harakânî’nin Bâyezîd ile ilişkileri hakkında bazı menkıbeler de anlatılmaktadır. . Bâyezîd’in tasavvuf tarzını benimseyen Harakânî’nin Hakk’a ermek için zor riyazetlere, çetin mücâhede ve çilelere katlandığı bilinmektedir. Bazı kaynaklar Ebü’l-Abbas el-Kassâb’ın müridi olduğunu, Kassâb’ın onun hakkında, "Benden sonra ziyaretçilerim ona yönelecekler" dediğini kaydeder (Hücvîrî, s. 102; Câmî, s. 298) Harakânî’yi şeyhi Kassâb ile mukayese eden Herevî onun mertebesini şeyhinin mertebesinden daha yüksek bulur (Tabakât, s. 373). . Ebû Saîd-i Ebü’l-Hayr’ın Harakânî’yi ziyarete gittiğinde meclisinde susmayı tercih ettiği, "Neden konuşmuyorsun?" sorusuna, "Bir hususta iki tercümana gerek yok" (Hücvîrî, s. 103) diye cevap verdiği nakledilir. Ebû Saîd-i Ebü’l-Hayr’ı bast, kendini kabz ehli olarak nitelendiren Harakânî’nin Ebû Saîd’in büyük önem verdiği semâ ve rakstan hoşlanmaması aralarında meşrep farkı bulunduğunu gösterir. Harakânî, hırka ve seccade gibi tasavvufun şeklî unsurlarına önem vermezken Ebû Saîd’in tekkesinde bunlara değer verilmesi bu meşrep farkından ileri gelmektedir.. Eserinde Harakânî’ye geniş yer ayıran Attâr, Abdülkerim el-Kuşeyrî’nin, "Harakân’a gittiğimde Ebü’l-Hasan’ın heybeti ve haşmeti bana o kadar tesir etti ki dilim tutuldu" (Tezkiretü’l-evliyâ, s. 676) dediğini nakleder. Ancak şer’î hükümlere bağlılığı ile tanınan Kuşeyrî’nin er-Risâle’sinde bir sözü dışında Harakânî’ye yer vermediği dikkate alınırsa ondan fazla hoşlanmadığı anlaşılır. Harakânî’nin vaaz ve nasihatlarını, bazı sözlerini, münâcât ve menkıbelerini ihtiva eden ve tek nüshası British Museum’da bulunan (Or, nr. 249) Nûrü’l-’ulûm’u ile Attâr’ın Tezkiretü’l-Evliyâ adlı eserinde onun birçok şathiyesi nakledilir. Baklî, şathiyeleri itibariyle daha çok Bâyezîd-i Bistâmî’ye benzeyen Harakânî’nin bir şathiyesini yorumlamıştır (Şerh-i Şathiyyât, s. 317) . Herevî de şeyhi Harakânî’nin, "Sûfî mahlûk değildir" şeklindeki bir şathiyesini aktarır ve bunun yorumunu yapar (Tabakât, s. 628) . Aynı söz Necmeddîn-i Dâye tarafından da şerhedilmiştir. Attâr, İbn Sînâ ve Gazneli Mahmud’un onu ziyaret etmek için Harakân’a geldiklerini kaydeder.. Nakşibendiyye silsilesinde önemli bir yer verilen ve Üveysîliği üzerinde özellikle durulan Harakânî, Aynülkudât el-Hemedânî, Necmeddîn-i Dâye. Attâr, Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî gibi büyük mutasavvıfları derinden etkilemiş, 10 Muharrem 425 (5 Aralık 1033) tarihinde vuku bulan vefatından sonra da etkisi uzun süre devam etmiştir.. Kazvînî (ö. 682/1283), Harakânînin kabrinin Bistâm yakınlarındaki Harakân’da bulunduğunu, onu ziyaret edeni şiddetli bir kabz halinin istilâ ettiğini söyler (Âşârü’l-bilâd, s. 363) . VIII.(XIV.) yüzyılda Bistâm’ı ziyaret eden İbn Batûta şehre gelince Bâyezîd-i Bistâmînin zaviyesinde kaldığını. Ebü’l-Hasan el-Harakânî’nin kabrinin de bu şehirde olduğunu bildirir (er-Rihle, l, 33). . Evliya Çelebi, Kars Kalesi’nin III. Murad devrinde Kalenin içine ilk olarak Lala Mustafa Paşa tarafından Ebü’l-Hasan el-Harakânî adına bir tekke ile bir cami inşa ettirilmiştir (Seyahatname, 11,330). Evliya Çelebi’nin anlattığı bu olay, daha sonra yaygınlık kazanarak Kars ve çevresinde Harakânî’nin Kars’ın fethine katıldığı ve burada şehid olduğu şeklinde bir inacın doğmasına yol açmıştır. Kars’ta onun adını taşıyan bir dernek kurulmuş, Nûrü’l-ulûm adlı eser bu dernek tarafından tercüme ettirilerek yayımlanmıştır (haz. Şenol Kantarcı, Ankara 1997). . TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 16, s.93-94..
eminyaprak Üye
Üyelik: 2007-04-04 Herkese açık mesaj: 1
#62660
ne yazmaya ne de cevap vermeye zamanı olmayan dostlarla hasbihal yapmak uğruna konuşmaya varmısınız yoksa kendinize ait sıfırlanmış zihniyetlerle değerlendirmeye varmısınız bilemiyorum arkadaşlar?
Ahmet karadag Üye
Üyelik: 2002-01-19 Herkese açık mesaj: 456
#62714
Emin Hoşgeldin, Ama ne demek istediğin tam olarak anlayamadım.Biz buradayız görüşmek dilkellerimle Selamlar Saygılar
muharrem Üye
Üyelik: 2004-02-08 Herkese açık mesaj: 335
#62716
Emin kardeşim hoş geldin! Tekliflerinin hepsine de varız inşaallah! Biz, yıllardan beri bağırıp çağırdık çok az arkadaşımız uğradı.Aramıza hoş geldin! Selamlar,saygılar
Ahmet karadag Üye
Üyelik: 2002-01-19 Herkese açık mesaj: 456
#63516
Dostlar, Hikayede olsa acaba böyle dostluk varmıdır diye bazen soruyor insan kendine... "Çok samimi iki dost ve arkadaşlardı. Fakat bir tanesi çok kurnaz atılgan ve hareketli, diğeri ise çok saf, dürüst ve sessizdi. Bir gün kurnaz olan arkadaş , diğer arkadaşın yanına giderek işlerinin bozulduğunu söyler ve kendisinden para ister. Samimi dostu onu hiç kırmaz ve elindeki bütün parayı arkadaşına verir. Arkadaşı bu parayla işlerini düzeltir. Bir süre sonra kurnaz olan yine arkadaşının yanına gider ve arkadaşının evlenmek üzere olduğu nişanlısını çok beğendiğini ve kendisine vermesini ister. Arkadaşı çok şaşırır, ne diyeceğini bilemez.Fakat aralarında o kadar kuvvetli bir sevgi vardır ki arkadaşına hayır diyemez, nişanlısını arkadaşına verir. Zaman içinde Saf olanın işleri bozulur ve birden arkadaşı aklına gelir ben ona sıkıştığında iyilik yapmıştım diyerek arkadaşının iş yerine gider ve kendisine çalışması için iş vermesini ister. Arkadaşı ona iş vermez. Bizimki pişmanlık ve üzüntü içinde geri döner ama yinede arkadaşına kızamaz. Bir gün sokakta dolaşırken yanına hasta ve yaşlı bir adam yaklaşır. Fakir olduğu için ilaç alamadığını söyler. Bizimki yaşlı adamcağıza acır, istediği ilaçları alır ve adamcağıza verir. Kısa bir süre sonra yaşlı adamın öldüğünü duyar. Yaşlı adam çok zengindir ve bütün mirasını kendisine bırakmıştır. Saf adam artık zengindir. Biraz da sevdiği dostuna olan kırgınlığıyla dostunun iş yerinin karşısında bir ev alır ve oraya yerleşir. Bir gün evinin kapısını dilenci bir kadın çalar. Yaşlı kadın çok aç olduğunu, kendisine yemek vermesini ister. Bizim saf hiç düşünmeden kadını içeri alır karnını doyurur, Kimsesi olmadığını öğrendiği kadına; Kendisinin de yanlız olduğunu söyler ve bu evde birlikte yaşıyalım sen evin işlerini ve yemekleri yaparsın der, yaşlı kadın hiç düşünmeden kabul eder. Bir süre sonra yaşlı kadın bizimkine, kendine uygun bir kız bulup evlenmesini söyler. Bizimki böyle bir kızı nasıl bulacağını, kendisinin tanıdığı olmadığını söyler.Yaşlı kadın ona uygun bir kız tanıdığını ve kendisiyle görüştürebileceğini söyler. Görüşmeler sonucunda evlenmeye karar verilir ve düğün davetiyeleri basılır. Bizimkisi kırgın olduğu halde çok samimi dostunu yinede unutamamıştır. Biraz da geldiği konumu görmesi açısından samimi arkadaşına da davetiye gönderir . Düğün günü gelir çatar. Saf adam düğün salonunda bir şeyler söylemek isteğiyle mikrafonu alır ve başlar yaşadıklarını anlatmaya; Eskiden çok sevdiğim bir dostum vardı. Bir gün işleri bozulunca benden borç para istedi elimdeki bütün parayı verdim. Evlenmek üzere olduğum nişanlımı çok beğendiğini söyleyerek benden istedi. Çok üzülerek onu da kendisine verdim . Çünkü biz gerçek dosttuk onun üzülmesini istemedim. işlerim bozulduğunda onun fabrikasına gittim ve çalışmak için kendisinden iş istedim. Bana iş vermedi. çok üzüldüm, ama yinede arkadaşıma kızmıyorum .çünkü biz gerçek dosttuk. Bu konuşma üzerine kurnaz olan arkadaşı daha fazla dayanamaz mikrofonu eline alır ve başlar konuşmaya; Benim de bir zamanlar çok sevdiğim bir dostum vardı. İşlerim bozulduğunda kendisinden para istedim, bütün parasını bana verdi. Sonra ondan nişanlısını istedim, üzülerek nişanlısını da verdi. Nişanlısını istememin nedeni o kadının arkadaşıma layık olmamasıydı (Hayat kadınıydı) Kendisi çok saf olduğu için arkadaşımı o kadından bu şekilde kurtardım.İşleri bozulduğunda gelip benden iş istedi, Arkadaşımı kendi emrimde çalıştıramazdım, o yüzden iş vermedim. Günün birinde karşılaştığı yaşlı adam benim babamdı. Babam ölmek üzereydi, onu arkadaşımın yanına ben gönderdim ve mirasını ona ben bıraktırdım. Evine gelen dilenci kadın benim annemdi.Ona bakıp iyi yaşamasını sağlamak için gönderdim. Şu anda evlenmekte olduğu kız de benim kız kardeşim. Onu arkadaşımla evlenmesine ben ikna ettim. Değerli misafirler, işte biz böyle dostuz..." Selamlar Saygılar
Ahmet karadag Üye
Üyelik: 2002-01-19 Herkese açık mesaj: 456
#63527
Dostlar Sn.Ali Rıza Ündeş'e ait eskiye özlem isimli şiiri sizlerle paylaşmak istiyorum. Selamlar Saygılar Eskiye Özlem Eskiye özlem olur ya, hatırlarsın anıları Yaşarken değerini bilmediğin dakikaları özlersin Hatta bazen saniyeleri Arkadaşları özlersin Aslında ne sen, ne de onlar gitmemiştir bir yere Anılar doğduğu yerde, insanlar olduğu yerdedir halbu ki Ufak bir sızı saplanır göğsüne Eski yaşananları özlersin bazen Konuşmaları, suratları, hareketleri Yaptıklarınızı özlersin Düşünürsün dünü, bugünü, yarını Düşünürsün, geri gelmeyecek tonla yaşananı...
muharrem Üye
Üyelik: 2004-02-08 Herkese açık mesaj: 335
#66465
Sabahleyin Yusuf ile görüştük. Acı bir haber aldım. Değerli kardeşimiz ÖMER KESKİN rahmet-i rahmana kavuşmuş.İnanın şu anda ne diyeceğimi bilmiyorum.Anlaşılan hazan mevsimi bizden de yapraklar koparmaya başladı. Hepimizin başı sağolsun! Yarabbi, biz kardeşimizin salihlerden olduğuna şehadet ediyoruz.Onu salihler zümresine kat, ona mağfiret eyle, mekanını cennet, kabrini pürnur eyle!
etemkaplan Üye
Üyelik: 2007-06-06 Herkese açık mesaj: 5
#68149
etem kaplan 94 mezunları buraya
etemkaplan Üye
Üyelik: 2007-06-06 Herkese açık mesaj: 5
#68150
etem kaplan mezunlar burada toplanın
felsefefe Üye
Üyelik: 2002-09-09 Herkese açık mesaj: 2.592
#70829
[FONT=&quot] BOWLİNG[/FONT][FONT=&quot]İN TARİHÇES[/FONT][FONT=&quot]İ[/FONT]
[FONT=&quot] Bowling Oyunu hakkında biraz araştırma yaptım; [/FONT] [FONT=&quot]Bu oyunu ilginç kılan önemli bir yanı var. [/FONT][FONT=&quot]Batıda esirlerin (bu esirler Müslümanlar oluyor) vucudunu başı dışarda kalacak şekilde toprağa gömüp başlarına bu topları atarlarmış. Topu başa isabet ettiremeyenler kendini günahkar sayıp kiliseye dua etmeye gidermiş. [/FONT] [FONT=&quot]Biz çocukken futbol oynamamıza karşı çıkılırdı. Gavurlar Hz. Hüseyinin başını top yapıp oynamış derlerdi. [/FONT] [FONT=&quot]Bizde azıcık tarih okumuşluktan olur mu ozaman futbol yoktu derdik. [/FONT] [FONT=&quot]İşte kulaktan duyma tarih bilinci böyle saçma ve yanlış oluyor. Bu işin doğrusu Batıda Müslüman esirlerin başıyla oynan Bowling olduğunu anlıyoruz. [/FONT] [FONT=&quot]Bowling oynamak günah mı derseniz [/FONT] [FONT=&quot]Topu herhangi bir insanın başına vurmadığınız sürece günahı yoktur[/FONT][FONT=&quot]. [/FONT] [FONT=&quot]Bowling basit anlamda dizilmiş 10 adet kuka'yı (pin, lobut) [/FONT][FONT=&quot]bir topla devirmeye çalışmak olarak görülse de bugün 90 dan fazla ülkede 100 milyondan fazla oyuncu ile hem keyifle oynanabilen, hem de yarışma sporu olarak son derece ciddi bir çalışma gerektiren bir strateji ve koordinasyon sporudur.[/FONT] [FONT=&quot] İngiliz antropolog, Sir Flinders Petrie'nin 1930'da Mısır'da yaptığı araştırmalarda bir çocuk mezarında bowling benzeri bir oyuna ait malzemeler bulması bu oyunun M.Ö. 5200 yıllarına uzanan (bazı kaynaklarda M.Ö. 3200 olarak geçiyor) bir geçmişi olduğunu, en az 5000 yıllık bir oyun olduğunu ispatlamıştır. Bu dönemde bu oyunun mermer yarım daire şeklinde bir alandaki 10 adet taş kukayı taş toplarla devrilerek oynandığı düşünülüyor. [/FONT] [FONT=&quot] Eski Polonezyalıların oyandıkları [/FONT][FONT=&quot]ula maika adlı oyun da 60 feet mesafeden[/FONT][FONT=&quot] k*****rın devrilmesine dayanan bir oyun olarak bowling oyununun geçmişinde yer almakta. İşin ilginci bu mesafe hala günümüzde de kullanılıyor. [/FONT] [FONT=&quot] Tüm bu dönemlerde avcı ve savaşçıların yeteneklerini geliştirmek için benzer oyunlar oynadıkları ve bu oyunların bowling'in temelini şekillendirdikleri biliniyor. Alman tarihçi William Pehle M.S. 300 lü yıllarda bu oyunun Almanya'daki izlerine değinmekte. 3. ve 4. yüzyıllarda bu oyun pek çok kilisede günahlardan arınmanın bir simgesi olarak kullanılıyordu. Tapınanlar [/FONT][FONT=&quot]kegel[/FONT][FONT=&quot] adındaki 9 ahşap kukayı devirerek günahlarından ne kadar kurtulduklarını gösteriyorlardı. Bu testi başarı ile geçenler tamamen günahlarından da kurtulmuş sayılıyordu. (Protestanlığın kurucusu Martin Luther tüm k*****rı devirmesiyle anılıyor) Bowlingçiler için kullanılan [/FONT][FONT=&quot]kegler deyimi bu döneme aittir[/FONT][FONT=&quot].[/FONT] [FONT=&quot]Dinsel bir törenden tekrar bir spor haline dönüşen bowling tipi oyunların kayıtlarına Avrupa'da 14. yy.da rastlandı. Bu yıllarda oyun o kadar popüler oldu ki ünlü 100 yıl savaşlarında askerler ok talimleri yerine kendilerini oyuna kaptırınca King Edward III (1327-1377) ve King Richard II (1377-1399) bu oyunun oynanmasını yasakladılar. Daha sonra King Henry VIII oyunu yasallaştırdı ve hatta kendisi de oynadı. [/FONT] [FONT=&quot]Tarihi boyunca dış mekanlarda oynanan bowling oyunu 1840 yılında New York'ta iç mekana inşa edilen ilk kulvarların yapılmasıyla 19. yy. da artık popüler bir iç mekan oyunu haline geldi. [/FONT] [FONT=&quot]Tüm dünyada oynanmasına rağmen kuralları belirli olmayan bowling oyunu ilk organizasyonuna 1875 yılında 9 kuka bowling oynatan 9 kulüp tarafından oluşturulan "National Bowling Organisation" ile kavuştu. Bu organizasyon ve diğer kulüpler standartları belirlemek için yıllarca çalıştı ve sonunda 1895 yılında New York'ta kurulan ABC - American Bowling Congress ile tek bir çatı altında toplandı ve bugün de geçerli olan pek çok kuralı saptadılar. [/FONT] [FONT=&quot]20 yy.da bu sporda çok ciddi gelişmeler oldu. [/FONT][FONT=&quot]1905 yılına kadar kullanılan sert ahşap topların yanında plastik toplar kullanılmaya başlandı. 1914 yılında Brunswick [/FONT][FONT=&quot]Evertrue adında gizli plastik formülü ile ürettiği ilk marka[/FONT][FONT=&quot] plastik topunu üretti (bu malzemeye Mineralite adını verdi). [/FONT] [FONT=&quot]Belki hiç bir şey bowlingin tarihinde 1940 yılında American Machinery & Foundry (AMF) tarafından üretilen otomatik [/FONT][FONT=&quot]Pin Yerleştirme Makinesinin (Automatic[/FONT][FONT=&quot] Pinspotter) bulunması kadar önemli bir değişiklik yapmadı. 1950'lerin başlarında artık pinleri yerleştiren [/FONT][FONT=&quot]pinboy denilen çocukların yerini bu makinalar almaya[/FONT][FONT=&quot] başladı. [/FONT] [FONT=&quot]Günümüzde gelişen teknolojiler, otomatik skorlama makinaları ile gelişen bowling sporu tüm dünyada 100 milyondan fazla oyuncusu ile bir Olimpiyat Sporu olma yolunda ilerliyor.[/FONT]
ada Üye
Üyelik: 2007-06-15 Herkese açık mesaj: 79
#72665
YA BU KESKİN MEHMET KESKİN Mİ
melek-yuzlum Üye
Üyelik: 2007-05-23 Herkese açık mesaj: 168
#72682
Ben de 97 mezunuyum..nolcak şimdi:D
ada Üye
Üyelik: 2007-06-15 Herkese açık mesaj: 79
#72691
MELEK SEN ZİZİPLİ DEĞİLSİN Kİ
melek-yuzlum Üye
Üyelik: 2007-05-23 Herkese açık mesaj: 168
#72694
ada;72691 wrote:MELEK SEN ZİZİPLİ DEĞİLSİN Kİ
Sizin de zizip li olduğunuzu sanmıyorum..belki Nizip li olabilirsiniz ama:D
ada Üye
Üyelik: 2007-06-15 Herkese açık mesaj: 79
#72696
SEN SANMAYA SEVAM ET OYLE BELKI BRGUN BU SANIN BITER
HakanSahin Üye
Üyelik: 2006-03-13 Herkese açık mesaj: 1.135
#72733
ZİZİP TEN KASIT NEDİR ANLAMADIM.
emir1453 Üye
Üyelik: 2007-06-16 Herkese açık mesaj: 9
#73065
BURDAYIZ KARDEŞ SENİ DİNLİYORUZ 96 LİSE MEZUNUYUM
Feridun Üye
Üyelik: 2007-07-15 Herkese açık mesaj: 1
#78518
Allahın Selamı rahmeti ve bereketi; Selamı yayan,birbirini iyiylik için arayan,birbirlerine iyilik doğruluk ve sabır tavsiye eden,allah için seven ve allah için yaşayıp onun için çaba sarfedenlerin üzerine olsun.1986 Mezunları arkadaşlar hepinizi saygı ve özlemle selamlıyor hürmetlerimi sunuyorum. Feridun
akendirci Üye
Üyelik: 2007-07-13 Herkese açık mesaj: 7
#82383
SELAMALEYKÜM BU İMAM HATİP MEZUNU GENÇLERİ NEREDE ESKİLER BİZDEN HAYIRLI ESKİ HAVAYI YAKALAMAK İÇİN BİRLİK OLALIM YENİ NESİLE DUYRULUR<İSMAİL İLE KENDİRCİ
akendirci Üye
Üyelik: 2007-07-13 Herkese açık mesaj: 7
#82413
selam imam hatiplim
akendirci Üye
Üyelik: 2007-07-13 Herkese açık mesaj: 7
#82421
etem abi bu mezunlar narkozlanmışlar galiba hiçbiri çağrıya cevap vermiyor
TEMHA Üye
Üyelik: 2007-04-17 Herkese açık mesaj: 2
#82527
SLM. YAW ETEM ABİ SENDEN NASIL MEZUN OLUYORLAR. ( etem kaplan mezunlar burada toplanın ) DİYE BİLDİRMİŞSİNDE.

Cevap yazmak için hesabınıza giriş yapın.

WhatsApp iletişim