Nizip.com
Üye ol
Tarım ve Sanayi Konuları

Antepfıstığı yeniden doğuyor

Görüntülenme: …

Mustafa Bilici Üye
Üyelik: 2006-02-18 Herkese açık mesaj: 2.407
#56679
Antepfıstığı yeniden doğuyor



Lezzetiyle tüm dünyada ünlenen antepfıstığı, 1980’lerde Avrupa ülkelerine yoğun olarak ihraç ediliyordu. O yıllarda üreticisinin ve ihracatçısının yüzünü güldüren antepfıstığının ihracatı günümüzde ise durmuş durumda. Bu sebeple, ihracatı yeniden canlandırmak ve fıstığın kalitesini artırmak için “Fıstık Tanıtım Grubu” kuruldu. Yurtdışı kanallarında antepfıstığını reklam filmleri ile tanıtacak olan grup, ürün kalitesini artırmak için de çiftçilere eğitim verecek.



Kentler ürettiği sebze, meyvelerle bütünleşir. Topraklarında hayat bulan ürünler çoğu zaman o kentin zenginliği olur. Gaziantep de bu kentlerden biri. Lezzeti ile ünlenen Antepfıstığı 1980'li yıllarda kentin zenginliği olurken, Türkiye’yi de fıstık üretiminde dünyada birinci sıraya taşıdı. 60 bin ton fıstığın yüzde 60’ını ihraç eden Türkiye, 1990’lı yıllarda önce İran’ın ardından da ABD’nin pazara girmesiyle ihracattaki gücünü kaybetti. 2004’te 60 bin ton fıstığın sadece yüzde 5’i ihraç edilebildi. Bu kötü gidişe dur demek ve ihracatı yeniden canlandırmak isteyen Gaziantep'teki kamu kurumları ve sivil toplum örgütleri ise el ele vererek “Fıstık Tanıtım Grubu”nu kurdu. Amaçları Avrupa'nın lezzet gözdesi antepfıstığına hak ettiği değeri yeniden kazandırmak.

Bugün ihracatı neredeyse durma noktasına gelen antepfıstığı, Gaziantep'in ekonomisinde oldukça önemli bir yere sahip. Öyle ki, fıstık yöredeki 200 bin kişinin geçim kapısı. Bölgedeki işsizliğin çözülmesi de ihracatın artmasına bağlı. Türkiye’nin ihracattaki düşüşü İran’ın fıstığın kalitesini ve üretimini artırmasıyla başladı. Ardından ABD, Türkiye’den ve İran’dan götürdüğü fıstık fidanlarının ekimini yaparak kısa sürede ikinci sıraya yükseldi. Türkiye ise çoktan birinci sıradaki yerini kaybetmiş üçüncü sıraya yerleşmişti. Fıstık Tanıtım Grubu Başkanı Zeki Yağcı’ya göre bu hızlı düşüşte yurt dışı pazarlarında yaşanan güven kaybı, yıllara göre oluşan fiyat istikrarsızlıkları ve kalite sorununun payı büyük. Bütün bu etkenler yüzünden Türkiye'nin ürettiği fıstığın pahalı hale geldiğini vurgulayan Yağcı, "Oysa İran’ın fiyatları bize göre ton başına 1500 dolar daha düşük. Ayrıca Türk ihracatçısı Avrupa'da güven vermedi, verdiği sözleri yerine getirmedi. Mesela iç piyasada fiyat yükselince biz malı burada satmaya karar verdik ve yurt dışına göndermedik. Ama verilmiş sözler vardı. Bunlar Türk ihracatçısının prestijini Avrupa'da kötü etkiledi." diye konuşuyor.



ANTEP FISTIĞI, DÜNYANIN EN LEZZETLİ FISTIĞI

Tanıtım grubunun yeni kurulmasına karşın iki yıldır Avrupa Birliği İş Geliştirme Merkezi'yle (ABİGEM) çalışmalar yaptıklarını söyleyen Yağcı neler yapıldığına ve yapılacağına dair şu bilgileri veriyor: “Üreticiye eğitimler veriliyor. Çiftçi bilinçlendiriliyor. Yurt dışında pazar araştırması yaptırdık. Şunu gördük: Büyük bir güven bunalımı var. Ancak Avrupalı, Antep fıstığının özelliğini biliyor. Antep fıstığı tane olarak küçük ama dünyadaki en lezzetli fıstık. Tanıtım grubu olarak çiftçiden başlayıp işletmelere kadar sürdürülecek bir bilinçlendirme çalışması başlatacağız. Şehirdeki her kurumla bu konuyu tartıştık ve el ele verdik. Antep fıstığının reklamlarla ve fuarlarla tanıtımını yapacağız. Önümüzdeki ay Almanya'da gıda fuarına katılacağız. Yurt dışında reklam broşürleriyle ülkemizde de tatil köylerinde ve sahil şeridinde turistlere yönelik promosyonlarla antepfıstığının lezzetini ve faydalarını anlatacağız. Antep fıstığı çerez olarak yendiğinde sivilce yapar gibi yanlış düşünceler vardı. Gaziantep Üniversitesi'nin yaptığı bilimsel araştırmaya göre; karaciğerdeki yağlanmayı önlüyor. Kolesterolü ve kan şekerini düşürüyor. Ayrıca içindeki fosfor ve demir çocuklarda zeka gelişimine katkıda bulunuyor. Bu uzun ve zor bir yol. Şimdi sihirli bir değnekle ihracat hemen başlayacak değil. Ancak bu büyük bir adım.”



“BİZİ FINDIKLA KARIŞTIRMAYIN”

Tüm bu çalışmaların büyük bir bütçe gerektirdiğini de anlatan Yağcı, "Bizi fındıkla karıştırmayın. Fındığın senelik 1.5 milyar dolarlık ihracatı var. Tanıtım grubuna ciddi paralar aktarılıyor. Oysa bizim finans sıkıntımız var. Bazı kurumları harekete geçirerek, devletten de destek isteyerek finans sorunu da aşacağız" diyor.

Tanıtım grubunda yer alan bir diğer isim, Güneydoğu Anadolu Kuru Meyve ve Mamulleri Başkanı Abdülkadir Çıkmaz ise İran ve ABD ile rekabet edebilmek için bu oluşumu gerçekleştirdiklerini belirterek, “Güneydoğu satış kooperatifine devlet tarafından 5 trilyon verildi. Ancak bu para kredi olarak verildi, hibe edilmedi. Bu paranın fıstık tanıtım grubuyla bir ilgisi yok. Anormal fiyat hareketlerinde fiyatları regüle etmek ve direkt üreticiden destekleme alımı yapmak için verilmiş bir para. Şu anda ABD ve İran ile rekabet edemiyoruz. İran çok üretiyor ve fıstık tane olarak daha iri ve ağızları açık. Üretimimiz 60 bin ton olmasına karşın Türkiye en iyi dönemde yıllık 6 bin ton, İran ise 150- 200 bin ton ihracat yapıyor. Ancak kalite sorunumuz yok. Depo rutubetli değilse fıstıkta aflatoksin yok. Öte yandan sadece çerez olarak değil, pastacılıkta ve sanayi ürünlerinde antepfıstığının ihraç edilmesine çalışıyoruz. Fındığın fiyatı, tanıtım çalışmalarıyla 2 bin dolardan 9 bin dolara çıktı. Biz de bu başarıyı yakalamayı amaçlıyoruz.” şeklinde konuşuyor.



DÜŞÜŞTE AFLATOKSİN DE ETKİLİ

ABİGEM Direktörü Funda Suran antepfıstığının dış pazarda kan kaybetmesinin nedenlerinden birinin aflatoksin olduğunu söylüyor. Kan kaybının diğer nedeninin de fiyat istikrarsızlığı olduğunu anlatan Suran yaptıkları araştırmalara göre eksikleri şöyle sıralıyor: “Antepfıstığı iki yılda bir meyve veren bir ağaç ve bu nedenle fiyat istikrarsızlıkları yaşanıyor. Antep’te fıstık üretimi tamamen doğa şartlarına bağlı. Bir sene doğa şartları kötü giderse üretim düşüyor. Üretimde modernizasyon sorunu var. Bu nedenle senelere göre fiyat dalgalanmaları oluyor. Bu durum fıstığın sanayide kullanımı da olumsuz etkileniyor. İstikrarlı bir fiyat olmadığı gibi, istikrarlı bir arz da söz konusu değil. Öte yandan aflatoksin sorununu en az yaşayan ülkenin Türkiye olması lazım, çünkü hasat zamanı eylül ayının ortalarında bitiyor. Aflatoksin nemden oluşuyor. Bizim yağış başlamadan ürünü toplama şansımız var. Oysa İran'da hasat zamanı yağışlara denk gelmesine karşın onlar bu sorunu aşmış. Ama bizim çiftçimiz tonlarca malın içine nemli olan üç kilo fıstığı bir şey olmaz diye katarak tüm mala aflatoksin bulaştırıyor. Deponun bir köşesinde bulunan az bir fıstık, tonlarca malı aflatoksinli yapıyor. Biz de bu nedenle ABİGEM olarak 870 çiftçimize eğitim verdik. Aflatoksin ürünün daldaki halinden de başlayabilir ama bu kabul edilebilir bir zararsız seviyededir. Ancak depoda oluşan aflatoksinin telafisi yoktur. Depodaki saklama koşulları uygun olmadığından ve bu konuda sorunlar yaşandığı için çiftçiye eğitim seminerleri veriyoruz. Şimdiye kadar 870 çiftçi ile direkt ilişkiye geçtik. Aflatoksin sorunu konusunda çiftçileri bilgilendirmeye devam ediyoruz.”

İran ve ABD’nin yıllık fıstık üretimlerinin yüzde 75’ini ihraç ettikleri bir ortamda, üretiminin sadece yüzde 5’ini ihraç edebilen Türkiye’nin, “Fıstık Tanıtım Grubu”nun kurulmasının ardından bu ihracata hak ettiği ivmeyi getirmesi hepimizin dileği. Zira Gaziantep’in lezzet zenginliğinin simgelerinden birisi olan Antep fıstığı, tüm dünyanın tadına varması gereken bir lezzet.





Fıstıkta üç rakip

- İran’ın yıllık üretimi 200 bin ton, ihracatı 150 bin ton.

- ABD’nin yıllık üretimi 100 bin ton, ihracatı 75 bin ton.

- Türkiye’nin yıllık üretimi 60 bin ton, ihracatı 3 bin ton.



Antepfıstığının sağlığa faydaları



— Karaciğerdeki yağlanmayı önlüyor.

— Kolesterolü düşürüyor.

— Kan şekerini düşürüyor.

— İçeriğindeki fosfor ve demir çocuklarda zeka gelişimine katkıda bulunuyor.

—100 gram antepfıstığı vücudun günlük protein, vitamin B1 ve fosfor ihtiyacının yüzde 35’ni karşılıyor.

— Kroner kalp hastalığı riskini azaltıyor.

— Antepfıstığı sığır etiyle kıyaslandığında protein yönünden iki kat, fosfor yönünden dört kat daha üstün.

—Bol miktarda E,B ve C vitamini içeriyor.
kaynak:https://www.iib.org.tr/IIB_Portal/DesktopDefault.aspx?tabid=1056&CatalogID=200&mid=2032
HOPDEDIKS Üye
Üyelik: 2007-04-24 Herkese açık mesaj: 85
#56711
fıstığa ne antepliler nede Nizipliler gereken önemi vermezde veremezde sen al fıstığı götür kayseriye yada al kayseriliyi getir Nizip'e bakın o zaman nasıl oluyor bu oranlar;
Türkiye’nin yıllık üretimi 60 bin ton, ihracatı 3 bin ton.
Türkiye’nin yıllık üretimi 60 bin ton, ihracatı 30 bin ton.
SİZCE???
vahapalagoz27 Üye
Üyelik: 2007-04-16 Herkese açık mesaj: 10
#57008
yaaa bii reklam bile yapilmiyookiii..........fistik üzerine milletvekilleri işe el atmasi lazim ama onlarin işleri belli zaten atmiiyoolarrr hatta ugraşmiyorlar...eger reklam yapilsin bide ihracaata önem verilsin..o zaman antep adamindan kayseri adamini görürüz...
HOPDEDIKS Üye
Üyelik: 2007-04-24 Herkese açık mesaj: 85
#57154
ama herşeyide milletvekilinden istiyoruz fındık satanlar milli destek mi alıyor kendi birliklerini kurmuşlar adamlar reklamıda yapıyor işide...
Mustafa Bilici Üye
Üyelik: 2006-02-18 Herkese açık mesaj: 2.407
#58571
Antep Fıstığı’nın Besin Değerleri ve Beslenmede Önemi;

Antep Fıstığı lezzetli ve besin elementlerince oldukça zengin bir meyvedir. Protein ve diğer elementlerce zengin oluşu, Antep Fıstığı’nı daha cazip hale getirmektedir. 100 gram Antep Fıstığı, 0 kolesterol içermektedir. Ayrıca 100 gramında, 500 mg fosfor, 1020 mg potasyum, 136 mg kalsiyum, 158 mg magnezyum, 5.2 mg vitamin E, 7 mg C vitamini, 0.20 mg B 2 vitamini, 1.45 mg nikotinamide bulunmaktadır.

Besleyici özelliğinin yanı sıra sadece çerez olarak değil, aynı zamanda şeker ve şekerli ürünler sanayisinde de (dondurma ve baklava) hammadde olarak kullanılmaktadır. Antep Fıstığı’nın kandaki kolesterol düzeyini düşürerek, koroner kalp hastalığı riskini azaltmak, kan şekerinin yükselmesini önlemek gibi olumlu etkileri vardır.

Sağlığımıza Yararları

Antep Fıstığı, ince bağırsakta glikoz emilimini azaltır ve kan şekerinin yükselmesini önler: Bu bakımdan şeker hastalarına fıstık yemeleri öğütlenir.
Ayrıca Antep Fıstığı, yapısındaki doymamış yağ oranının yüksekliğiyle kan şekerinin yükselmesi riskini azaltır.
Kolesterol içermediği gibi, kandaki kolesterol düzeyini düşürücü etkisi de vardır: Böylece koroner kalp yetmezliği riskini azaltır.
Antep Fıstığı, karaciğerdeki yağlanmayı önler ve kan şekerini düşürür. İçeriğindeki fosfor ve demir, çocuklarda zekâ gelişimine katkıda bulunur.
Antep Fıstığı’nın afrodizyak etkileri de vardır.
kaynak:aftg.org.tr/antepfistigi
okyanus_27 Üye
Üyelik: 2007-04-26 Herkese açık mesaj: 513
#58587
ABD'de yapılan bir araştırmada, Antep fıstığının kötü kolesterolü düşürerek kalbi ve damarları koruduğu belirlendi. Uzmanlar, her gün bir avuç fıstık yemenin kalp hastalıkları riskini azalttığını söylüyor

Araştırmada, günde 90 gram -Antep fıstığı tüketen deneklerde toplam kolesterolün yüzde 8.4 oranında düştüğü saptandı. Kötü kolesterol LDL oranı ise yüzde 11.6 oranında azaldı. Ayrıca LDL ile iyi kolesterol HDL arasındaki oran da değişti. 4 haftalık deney sonunda fıstık diyeti yapan deneklerin kötü kolesterol/iyi kolesterol oranının daha küçük olduğu gözlendi. İki tür kolesterol arasındaki düşük oran, sağlıklı olma işareti olarak değerlendiriliyor.

Araştırmaya katılan uzmanlardan Sarah Gebauer, "Günde 45-90 gram Şam fıstığı tüketilmesi kardovaskülar hastalıklara yakalanma riskini kötü kolestrol LDL oranını düşürerek azaltıyor. Gün içinde tüketilen fıstık miktarı arttıkça vücuttaki kolesterol oranı da düşüyor" dedi. Antep fıstığında daha çok koyu renk yapraklı sebzelerde bulunan "lutein" adlı antioksidan maddeden yüksek oranda bulunduğu belirtildi.

Milliyet
kbrs30 Üye
Üyelik: 2007-04-05 Herkese açık mesaj: 5
#65844
ANTEP FISTIĞI İTALYA'DA TANITILDI
Antep Fıstığı Araştırma Enstitüsü (AEE) Müdürü Selim Arpacı, bir haftalık
İtalya ziyareti sırasında, Antep fıstığını tanıtma fırsatı bulduklarını
bildirdi.
Arpacı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Avrupa Birliği (AB) Fıstık
Projesi kapsamında, 20-26 Mayıs tarihleri arasında İtalya'ya
gittiklerini ve bir haftalık ziyareti, tanıtım yaparak
değerlendirdiklerini ifade etti.
İtalya'nın Sicilya Adası'nda bulunan Catania, Agrigento ve Bronte
kentlerinde Antep fıstığı yetiştirildiğini belirten Arpacı, "bu
kentlerde, yabani ağaçların aşılanması ve yeni bahçelerin kurulması ile
üretimde önemli bir aşamaya gelinmiş durumda. Yılık toplam Antep fıstığı
üretimi 2-6 bin ton arasında değişiyor" diye konuştu.
İtalya'nın üretimi az olmasına karşın, modern tesisleri ve modern üretim
teknikleri kullandığını vurgulayan Arpacı, şu bilgileri verdi:
"Üretim az olmasına karşın, çiftçilerin modern teknikler kullandığını
ve yüksek verim aldıklarını gördük. Özellikle, damla sulama yöntemi
kullanıyorlar. Bunun yanı sıra, fıstık üretimi yapılan kentlerde, küçük
olmasına karşın son derece modern tesisler var. Bu tesislerde fıstık iç
haline getirilip, gıda sektöründe yaygın olarak kullanılıyor.
İtalya'da üretilen fıstık, çikolata ve marmelat üretimi başta olmak
üzere ve her türlü tatlı ve pastada yaygın olarak kullanılıyor. İtalya
ayrıca, özellikle İran'dan fıstık ithal ederek, kendi tesislerinde iç
haline getiriyor ve değişik gıda maddelerinin yapımında kullanıyor."
İtalya'da, fıstık üreticileri ile de sık sık bir araya gelip,
bilgilendirme toplantıları yaptıklarını ifade eden Arpacı, "İtalyan
çiftçilere, Türkiye'deki üretim konusunda gerekli bilgileri verip, aynı
zamanda iyi bir tanıtım yapma fırsatı da yakalamış olduk. Özellikle,
çiftçilere tarım zararlıları ve hastalıklar konusunda bilgi verdik. En
kısa zamanda, İtalya'dan da Gaziantep'e bir heyet gelecek" diye konuştu.
-İTALYA'DAN 9 YENİ ÇEŞİT-
İtalya ziyareti sırasında, 9 yeni fıstık çeşidi hakkında bilgi sahibi
olduklarını ve bunlardan birer örneği de Gaziantep'e getirdiklerini
anlatan Arpacı, şöyle devam etti:
"Şu anda, 17'si mahalli olmak üzere 43 çeşit Antep fıstığımız var.
Görüldüğü gibi çok zengin bir gen kaynağımız var. Gen kaynaklarımıza
yeni çeşitler kazandırmak için de çalışmalarımız sürüyor. Bu çalışmalar
kapsamında, İtalya'da gördüğümüz 9 yeni çeşidi de gen kaynaklarımıza
katmak için Gaziantep'e getirdik.
Enstitümüzde görevli uzmanlarımız, bilimsel bir çalışma yaparak, yeni
fıstık türlerinin, bölgemize uyum sağlayıp sağlamayacağını belirleyecek.
Uyum sağladıkları ve yüksek verip alınacağı tespit edilirse, bu yeni
türler de gen kaynaklarımız arasına katılacak."
Arpacı, Antep fıstığı üretiminde sulamanın çok önemli olduğunu ifade
ederek konuşmasını şöyle tamamladı:
"İtalyan çiftçilerin dahi küçük bahçelerinde, damla sulama tekniği ile
bahçelerini suladıklarını gördük. Sulama, üretim artışı bakımından son
derece önemli ve her yıl da ürün almak mümkün olabiliyor. Artık, Türk
çiftçilerin de üretimde, başta sulama olmak üzere modern teknikler
kullanması gerekir.
Bunun yanı sıra fıstığın işlenerek tüketimi de son derece önemli.
Fıstıkta ürün çeşitliliğine gidilmesi ve gıda sektöründe daha fazla
kullanılması gerekir. Fıstığın işlenerek, ürün çeşitliliğine gidilmesi,
katma değer yaratması bakımından da son derece önemli olacaktır."
(AA)

Cevap yazmak için hesabınıza giriş yapın.

WhatsApp iletişim