Sabahleyin uyanırken burnuma çok güzel buram buram kokular geliyordu,herhalde anam bazlamaları,hıtapları (Adıyaman-Gölbaşı taraflarında saçda yapılan çökelekli gözleme tarzıdır.) pişirmeye başlamış olmalıydı.Eşimle birlikte hemen mutfağa giderek sofrayı kurduk taze tereyağını da hıtaplara sürerek yemeğin keyfini çıkarmaya başladık....
Sonrasında Anamın köy kokan hıtabı, Eşimin rast gele sözüyle yola koyuldum. Anama bir tane de fazla hıtap yaptırarak yol arkadaşıma götürdüm,Üstadım hıtabın keyfini arkadaşının çayıyla sürdürürken bende fotoğrafçıya uğrayarak gerekli malzemeleri aldım.Çünkü;iyi bir üstat her zaman tam donanımlı yola çıkardı.Bizde eksiklerimizi tamamlayarak yavaşça Barak Ovasına doğru uzun bir hava kıvamında,fıstıklarınve zeytinlerin dansı eşliğinde, Üstadımın rast gele deyimiyle akmaya başladık.yolculuklar büyük aşklarla başlar derdi bir şairimiz evet bizler de doğaya,dağa ,taşa ve fotoğraf çekmeye sevdalıydık kendi çapımızda. .Resim kaynağı Bu keyfin ilk durağı GEVENCE KÖYÜNE girerken gözümüze çarpanev-cami-köy manzarasının bulunduğu bir kareydi.Bu karenin parçalarını tamamladıktan sonra hafifçe kıvrılarak ZÖHRECİĞE doğru gitmeye başladık.Hemen yol kenarında eşiyle birlikte tut ağacı altında odunlarla uğraşan Hatip ÇAKIR amcayla muhabbet ettik.TResim kaynağıabii ki makinemizin deklanşörüne basmayı da unutmuyorduk ve amcanın eşinin arka tarafındaki tarihin gizemini içinde barındıran değirmeni de çekmeyi unutmadık.Kim bilir beklide kaç yıl kullanmıştı ama şimdi kimse dönüpte bakmıyordu. Üstadımla burada biraz hayıflandık yurdum insani neden geçmişine bu kadar ilgisizdi… Hatip amcanın muhabbetinin kıvamında kaçak tütün kokusuyla KARACURUN KÖYÜNE doğru akmaya devam ettik.Tarlalarda hep bir hareketlilik vardı ve insanlar alabilince zeytin fidanları dikiyorlardı.
BELKİDE GELECEĞE BARIŞ ÇERÇEVESİNDEN BAKMAK İÇİN.Resim kaynağıBirkaç kare fotoğraftan sonra kıvrılarak konak diyarı olan YAZIRA geldik. Ama konağa geldiğimizde bir hüsranla konağa baktık çünkü;konak yıkılmaya yüz tutmuştu.Üstadımla yinede deklanşörlere basarak konağı kare kare çekmeye başladık.Daha sonra köyün içinde gezerken ÖMER KAYILAN amcayla muhabbete koyulduk ve şunu da üstüne basa basa söyledi "Kimler geldi kimler geçti buralardan,neler yapıldı,neler yaşandı, neler yıkılmadı ki neler yok olmadı ki KONAK DA yıkılıp yok olmasın…" Üstadımla birlikte bu sözlerin üstüne bir çok dersler çıkararak Ömer amcaya teşekkür ederek yola devam ettik. Kıvrılan yol,dağdaki Resim kaynağıinsanlar,fıstıklar,zeytinler,köylerdeki toprak damlar bize inadına gülümsüyordu bizde onlara ayak uydurarak daha bir umutla KEŞFETMEK İÇİN,UNUTMAMAK İÇİN, UNUTTURMAMAK İÇİN YOLA DEVAM DEDİK Üstadımın dilinden dökülen İşte Gidiyorum Çeşmi Siyahım- türküsüyle DAS HÖYÜĞE doğru yol aldık. Köy manzaralarını çekerek Barak Yöresinin evlerini ve odalarını dolaştık. SARIKOÇ diyarında ÖMER ÇELİK ve AİLESİYLE GÖRÜŞTÜKTEN SONRA, EMİNE Teyzenin ve yanındaki şirin torunlarının fotoğraflarını izin alarak çekmeye başladık. Emine Ninenin yaşadıklarını görmek için Resim kaynağıyüzüne bakmak yeterliydi çünkü;yurdum insanının çektikleri yüzüneResim kaynağı yansımıştı. Ninenin yüzünde dövmeleri de vardı. Ve bu dövmeleri küçük yaşta yaptılar diyordu gerisini bilmiyordu.Emine teyzenin ailesiyle bir fotoğraf çektim ve bunu sonraki gelişimde getireceğim sözünü vererek Ömer abiyle el sıkışarak samimi bir şekilde oradan ayrıldık.Ama Emine Nine hala gözlerimin önündeydi bir çınar gibi yüzündeki dövmesiyle…Ben dalmışken Üstadımın dikkatini bir incir ağacı çekmişti. Öyle bir manzara olmuştu ki bütün ağaçlar yaprağını dökmüş o hala dökmemiş ve yanın da geçenlere çok güzel bir resim yapmıştı.Üstadımın deklanşör sesleri bu anı donduruyordu. HASTANE ÖNÜNDE İNCİR Resim kaynağıAĞACI Türküsüyle kıvrılarak İKİZCE KÖYÜNE vardık. Burada çocukların ,toprak damların fotoğraflarını çekerek yavaşça EZO GELİN köyüne doğru akmaya başladık. DOKUZYOL-URUÇ Ezo Gelin köyünde öncelikle mezarı ziyaret ettik ve az da olsa hüsrana uğradım.Çünkü burası iyi değerlendirilebilir küçük de olsa Ezo Gelini anlatan,onu yaşatan anlar yaşatılabilir ve maketlerle gelen insanlara bu anlatıla bilir bir şekilde güzel bir müze haline getirilebilirdi. Ama Ezo Gelin mezarını biz sadece dışardan görüp köyde dolaştık. Köyde artık modern çağa ayak uydurmuş eski yapılar yerini yeni yapılara bırakmıştı. Bizde yavaşça Ezo Gelin dizi filminin çekildiği DOĞANPINAR KÖYÜNE doğru yol aldık.Kahve de mola vererek köylülerle çay içerek muhabbete koyulduk. Türkü tadında karanfil kıvamında,tavşan kanında çaylar eşliğinde amcaların söylediklerini dinleyerek Ezo Gelin dizisinin köyün havasını değiştirdiğini köye biraz hareket geldiğini Resim kaynağıöğrendik.Amcaların fotoğraflarını çekerek dizinin çekildiği mezarlığa doğru çıktık.Buradan çekimleri izledik ve gördük ki çekimlere ilgi fazlaydı.Daha sonrasında filmin gelişimiyle ilgili yardımcı yönetmenden bilgiler aldık.Daha sonrasında ağanın konağını,toprak damları,Ezo Gelinin dizisindeki Ezo Gelinin evinin fotoğraflarını çekerek köyün hala eski yapısını koruduğu gördük.Ve dizi setinin bazı bölümlerini izledikten sonra Üstadımla birlikte dönüş yolumuza doğru yol almaya başladık. Güzel bir keyifti bizim için anları yaşayıp anları kareleyip anları dondurmuştuk.Ve bir çok güzelliği yeri ve zamanında görüp yaşama fırsatı bulmuştuk.Şöyle bir höyüğün tepesine çıkarak şunları yazdım.
Barak ovasında ezo gelin çekilir kerpiç damlarda,
Orda kaçak çaylar demlenir kerpiç damlarda,
Orda türküler söylenir kerpiç odalarda,
Orda öyküler anlatılır kerpiç odalarda.
Burda da tütün kaçak Türkü kaçak
Barakta kerpiç damlarda,
Kaçak çaylar demlenir Tavşan kanı kıvamında.
Ve korku, umud ve can pusudadır sınırlarda
BARAK önüuzun hava,
Arkası Fırat deryası,
Yaşamı Fıstık tadında,
Zeytin kıvamında ama
Avuçları,elleri hüzünlü
İBRAHİM ŞİMŞEK-Aralık-2006" Cumhuriyet LisesiCOĞRAFYA ÖĞRETMENİ
Şu fırat mahallesinide bir gün burada görsem gözlerim açık gitmez...Gündüzleri antepteyim...Yoksa nasıl fotoğraf çekilir size gösterirdim....Gerçi benim fotolardan sonra abimiz vazgeçer felan,nemelazım..Yok yok kalsın yine de ben çekmeyeyim....
Ooo hocam sizleri tekrar görmek ne güzel... Yazınızçok güzel olmuş.. devamını bekleriz inşallah.... .
.
Akif abi illa tutturdun dağ köyleri diye ama hele önce bi barak bitsin.....
.
Aklıma gelmişken üstadlarım.Şuan konu olarak Göçlerin çevreye Mekansal etkilerindeyim,BU NEDENLE ÖĞRENCİLERİME GURUPLAR KURDURARAK ÇEVREMİZDEKİ GÖÇLERİ ANLATAN HİKAYE-ÖYKÜ TARZI MAKALELER YAZMASINI VE KÖYLERE GİDİP ARAŞTIRMALARINI SÖYLEDİM.Bir aylık süre zarfı sonunda içlerinden ilk 5’i şeçerek ödüllendirmeyi ve sitede de yayınlamayı düşünüyorum.Dershanelerle görüştüm bazıları KİTAP SETLERİ VERECEK.Ben kendim Roman alacağım,şimdilik yavaş yavaş ödüller çoğalıyor.Bilirsinizki ödüller gençlermiz için çok önemlidir..
SİZLERİNDE ARASINDAN BU GEÇLERE ÇAM SAKIZI ÇOBAN ARMAĞANI ÖDÜLLERİNİZ VARSA ALABİLİRİZ. ŞİMDİDEN HERKESE TEŞEKÜRLER....
***GENÇLER GELECEĞİMİZDİR ONLARA SAHİP ÇIKALIM***.
BUNLARI ÜZÜLEREK YAZIYORUM...LÜTFEN SİTEM YAPMAYIN....
HER TARAFTA DERT YANARIZ YA EĞİTİME DESTEK VERMİYOZ,İŞTE YARDIMCI OLAMIYOZ,NASIL OLACAK BU EĞİTİMİMİZİN HALİ DERKEN....
BİR TARAFTA ÖĞRENCİLERİ İÇİN BİR ŞEYLER YAPMAYA ÇALIŞAN,ÇIRPINAN, DİDİNEN,BİR ÖĞRETMEN DİĞER TARAFTA SİZ DEĞERLİ NİZİP.COMLU DOSTLARIM...KAÇ GÜNDÜR OLUMLU VE OLUMSUZ CEVAP YAZAN YOK....
VE GÖRDÜMKİ ....
***YİNEDE HER AN KEŞFETMEK İÇİN YOLLARDAYIM***.
Hocam şevkiniz kırılmasın, giriş çok ama insanımız yazmaya üşeniyor. Bunu böyle kabullenmek ve paylaşmaya değer bulduklarımızı sunmak lazım. Üzmeyin tadlı canınızı :)
"ve sonunda kuşlar da gitti....
bozulanyuvaya isyan,.
har vurdu,tüketti ömrünüinsan...
yaradanı unuttu,hakikata nisyan".
..........
ibrahim hoca tabiatın manzara-i umumisini mükemmel tasvir ediyor.sağol birader!.
ibrahim hocam hürmetler bizden.babasın yaa.bu resimler bu yazılar ..ne kadar uyumlu..
musacığım şiirini pek aannamadım.nisyan ne demek????.mansarayı umumi ..boyle laflar geride kaldı sanıyorordum.neyse sizleri seee viii yoooruuummm..
.
alıntı:
"quote" tilkinin günlüğü demişki:
musacığım şiirini pek aannamadım.nisyan ne demek????.mansarayı umumi ..boyle laflar geride kaldı sanıyorordum.neyse sizleri seee viii yoooruuummm..
sevgili t.g kardeş,aramızda yaş farkı var.Zmanımızda normal yaşamda kullandığımız bazı kelime ve kavramlar ,ne yazık ki sizler gibi gençler kullanamamaktasınız.Bu aslında bir eksiklik.Dilimizin derin,anlamlı ve enfes ifadelerini batıdan galen ya da ne idüğü belirsiz kelimelere bıraktık.Sitemini anlıyorum ama elinin altında internet varsa ;sorman ayıp,ordan bak.Olmaz mı?selamlar.