Son yıllarda gerek iç piyasada gerek yurtdışında en çok talep gören tarım ürünleri arasında nar suyunun gelmesi nar'ın ekonomik değerinin artmasına vesile olmuştur, bölgemizde hemen her çeşidinin yetiştiği nar'ın en çok talep gören çeşidi ekşi olan (NUZ) olanıdır, ayrıca nar'ında zeytin gibi destekleme kapsamında olması iyi bir avantajdır.
saygılarımla;
Çiftçi Broşürü
Nar ülkemizde yıllardır yetiştirilen geleneksel bir meyvedir. Son yıllarda nar meyvesi Avrupa ülkelerinin de aradığı bir meyve türü olmuştur. Ülkemizin hemen hemen her bölgesinde nar yetiştiriciliği yapılmaktadır. Özellikle son yıllarda kapama nar bahçesi Akdeniz ve Ege Bölgesi'nde artmaktadır. Son yıllarda önem kazanan bir ihraç meyvesi olmakla birlikte ilaç, boya, mürekkep, yağ, hayvan yemi, tanen, sirke gibi ürünlerin eldesinde hammadde olarak kullanılması, bu meyvenin ileriki yıllarda önemli bir endüstri bitkisi olacağı izlenimini de vermektedir.
Bazı Önemli Çeşitler
Yetiştiriciliği yapılan bazı önemli nar çeşitleri 07 N 08 Hicaznar, 33 N 16 Silifke Aşısı, 33 N 26 Çekirdeksiz (VI) , 01 N 03 Fellahyemez II , 26/ 3 Çekirdeksiz, 33 N 24 Beynarı, Suruç, Ernar ve Erdemli-Aşınar ( 33 N 11 ) dır. Çukurova Bölgesinde üretimi yaygın olarak yapılan ve pazar açısından özellikle aranan nar çeşitleri Hicaznar ve Silifke Aşısıdır.
İklim İsteği
Nar pek çok iklim koşullarında sorunsuz yetiştirilebilen bir meyvedir. Yetiştiriciliğinin yapılacağı bölgede yazların uzun ve sıcak, kışların ılık ve yağışlı olması uygundur. Narın soğuklama gereksinimi hemen hemen yok gibidir. Meyvelerini olgunlaştırabilmek için vejetasyon dönemi içinde yüksek bir sıcaklık toplamı ister. Nar, ülkemizin iklimi daha serin geçen bölgelerinde ( İç Anadolu gibi) Mayısta, oysa biraz daha sıcak geçen (Akdeniz gibi) bölgelerinde ise Nisanda çiçeklenmeye başlar. Çiçeklenme haziran ayına kadar sürmektedir.
Yıllık ortalama 500 mm'lik yağış yetiştiricilik için yeterlidir. Yaz aylarındaki yağışlar meyve kalitesini bozmakta, özellikle olgunluğa yakın dönemlerde meyve çatlamalarına neden olmaktadır. Meyve olumu döneminde kuru hava koşulları, kaliteli meyvelerin oluşması bakımından önemlidir. Nar, şiddetli rüzgar olan bölgelerde yetiştirilmemelidir. Eğer yetiştirilecekse bahçe kenarında rüzgar kıranlar oluşturulmalıdır. Aksi halde meyveler bitkinin dikenlerinden ve dal sürtünmelerinden zararlanarak meyve kalitesi düşecek ve meyve kayıpları olacaktır.
Toprak İsteği
Nar, pek çok meyve ağacından daha geniş toprak çeşidine uyum gösterebilir. Derin, alüviyal topraklar nar yetiştiriciliği için en uygun topraklardır. Fakat kumlu, killi, kireçli topraklarda da yetiştirilir. Tuzluluğa orta derecede dayanıklıdır.
Çoğaltılması
Odun çeliği, yeşil çelik veya tohumla çoğaltılabilir. Tohumlar, dinlenme istemeden kolaylıkla çimlenebilir fakat elde edilen bitkiler adına doğru olmadığı için ticari yetiştiricilikte kullanılamaz. Gelişme döneminin sonuna doğru yeşil çelikle çoğaltma yapılabilir. Bu yeşil çelikler sisleme kasalarına dikilerek kışın sera içinde köklendirilir. Fakat bu yöntem çok az kullanılır. Odun çelikleriyle çoğaltma en kolay ve başarılı yöntemdir. Çelikler 20-25 cm uzunluğunda , 6-12 mm kalınlığında olacak şekilde hazırlanır. Bu çelikler, kışın bir önceki yılın sürgünlerinden veya dip sürgünlerinden alınır. Çelikler , 5-7.5 cm'lik kısımları toprak üstünde kalacak şekilde sisleme kasalarına veya fidanlıkta hazırlanan çelik tavalarına dikilir.
Dikim ve Bahçe Tesisi
Toprağın nar yetiştiriciliğine uygunluğuna bakıldıktan sonra tesviyesi yapılmalıdır. Öncelikle yaz aylarında pulluk tabanını kırmak için dipkazan çekilir. Sonra pullukla sürülür. Sonbahar döneminde ise 40-60 cm derinlik ve çapta dikim çukurları açılır. Çukurlar üst toprak ve yanmış çiftlik gübresi karışımıyla doldurulur, yabancı otlar temizlenir. Narda dikim aralıkları 2 m ile 6 m arasında olmalıdır. Bunun yanında kapama nar bahçelerinde en yaygın olarak kullanılan dikim aralıkları 2.5 x 4 veya 3 x 4 m dir. Sıralar kuzey -güney doğrultusunda olursa güneş ve havalanma daha iyi olacaktır. Nar fidanları sonbaharda yaprak dökümünden başlayarak kış ayları boyunca ve erken ilkbaharda dikilebilir. Kışları çok soğuk geçmeyen bölgelerde sonbahar dikimi daha uygundur.
Sulama
Ülkemizde nar genellikle tava ve karık usulü ile sulanmaktadır. Nar yetiştiriciliğinde sulama açısından önerilen damla sulama yöntemidir.
Gübreleme
Bitkiye iyi yanmış çiftlik gübresi verilmelidir. İlk yıllarda ağaç başına 10-15 m3/ da, daha sonraki yıllarda 25-30 m3/ da çiftlik gübresi genel olarak önerilmektir. Bitkiye çiftlik gübresi, sonbahar-kış aylarında, bütün kök bölgesini kapatacak şekilde verilmeli ve çapa ile toprağa karıştırılmalıdır. Nar için yeşil gübreleme yapılması da yararlıdır. Genç nar ağacı her yıl ağaç başına yaklaşık 50-100 gr, yetişkin ağaç ise yaklaşık 225-450 gr saf azota gereksinim duyar. Bu miktar bir veya iki defada uygulanabilir. İlk uygulama zamanı kış sonu, ikincisi ise haziran ayıdır. Yetişme döneminin sonuna doğru azot uygulanmamalıdır.Ayrıca nar genel olarak ilk yıllarda ağaç başına yaklaşık 75-125 g, tam verim çağında ise 100-200 g saf fosfora gereksinim duyar. Fosforlu gübreler kış aylarında, taç izdüşümüne 20-30 cm derinlikte uygulanır.
Potasyumlu gübrelerin meyve kalitesiyle ilişkisi pek çok çalışmada belirlenmiştir. Genç bir bitkiye 20-40 g/ ağaç, verim çağındaki bitkiye ise 75-150 g/ağaç saf potasyum uygulaması yeterlidir.
Budama
Nar için budama uygulaması yapılmadığı durumda ağaç kuvvetli gelişir ve verime geç başlar. Bu nedenle ağaçlar uygun şekillerde budanmalıdır. Ağaçlar tek gövdeli ve çok gövdeli şekillerde budanabilir.
Hastalık Zararlılar ve Mücadele
Narlarda görülen önemli hastalıklar, kahverengi leke hastalığı, aspergillus meyve çürüklüğü, gövde zamklanma hastalığı, penicillium ve trichoderma meyve çürüklükleridir. Başlıca zararlılar ise harnup güvesi, akdeniz meyve sineği, nar yaprakbiti, turunçgil unlubiti, nar beyazsineği, ekşilik böcekleri, ağaç sarı kurdudur. Nar bahçelerinde sorun olan bu türlerin dışında, yaban arılarından, eşek arısı ile genel zararlılardan adi serçe ve limon sıçanı da, narlarda beslenerek önemli kayıplara neden olabilmektedir. Uygun fungusitlerin ( mantar ilacı) kullanılması, sık dikimden kaçınılması, düzenli budama, yere düşen meyvelerin toplanması, hastalık ve zararlılarla mücadelede etkin uygulamalardır.
Meyve Çatlamaları
Narda meyve çatlaması genellikle olgunluk döneminde ortaya çıkmakta ve olgunluk ilerledikçe çatlamış meyve miktarı da artmaktadır. Bu sorundan dolayı yüksek miktarda verim kaybı olabilmekte, hatta % 50 ürün kaybı oluşabilmektedir. Meyve çatlamasının kontrolü için çatlamaya dayanıklı çeşit kullanılması, düzenli ve yeterli sulama yapılması, derimin zamanında ve birkaç defada yapılması, meyvelerin güneş ışığından korunması, aşırı azot gübrelemesinden kaçılması ve sert budamanın yapılmaması önerilmektedir.
https://www.agaclar.net/forum/attachment.php?attachmentid=1291&d=1146774897
Nar meyvelerinde görülen kabuk çatlamaları
Çukurova Üniversitesi Tarımsal Yayım, Haberleşme,
Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü
Prof.Dr. YAŞAR GÜRGEN
Tarım ve Sanayi Konuları
#1190
#1500
#1997
#20171
#20177
#20180
#20184
#20186
#20190
#20201
#24669
#33048
#33052
#33054
#33200
#33223
#33237
#33238
#33239
#33302
#33313
#33359
#33366
#33376
#33382
NAR YETİŞTİRİCİLİĞİ ve NARIN FAYDALARI
Çukurova Üniversitesi (Ç.Ü.) Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahsen Işık Özgüven, dünya nar üretiminde 80 bin tonluk payla 4 üncü sırada bulunan Türkiye’nin önümüzdeki yıllarda, üretimini artırarak, en önemli nar üreticisi ülke olma yolunda ilerlediğini söyledi
Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü ve Uluslararası Bahçe Bitkileri Derneği (ISHS) tarafından bu yıl birincisi düzenlenen “Uluslararası Nar ve Minör Akdeniz Meyveleri; konulu sempozyum önceki gün Adanada yapıldıi
Organizasyon Komitesi Başkanı Prof. Dr. Özgüven, “Günümüzde dünya nar üretimi sıralaması İran, Hindistan, ABD, Türkiye ve Tunus olarak karşımıza çıkıyor. Türkiye Akdeniz ülkeleri içinde ilk sırayı alıyor.
Türkiye önümüzdeki 5-10 yıl içinde nar üretimi ve sanayiinde liderliği ele geçirebilir. Hem iklim uygunluğu hem de narın öneminin kavranmasından sonra ulaştığı katma değer nedeniyle Türkiye, kısa süre sonra dünya nar üretimindeki payını ve önemini artıracaktır.
Sadece taze meyve üretimiyle değil, girişimcilerimizin katkısıyla nar ekşisi, nar tableti ve nar suyu gibi ürünlerde de dünya pazarında kendimizi kabul ettirebiliriz. Bu konuda özellikle sanayicilerimize, girişimcilerimize, teşvik ve bilgilendirme konusunda da devlete büyük iş düşüyor; dedi
Narın bilinen bazı faydaları:
- Tansiyonumuzu olumlu bir şekilde düzenler
- Kalbimizi korur düzenli çalışmasına destek olur
- Enfeksiyona karşı vücut direncini korur ve artırır
- Enerji verir, yorgunluğu giderir
- İdrar söktürücü etkisiyle toksin atımını sağlar
- Bağışıklık sistemini güçlendirir hastalıklara karşı korur
- Kolesterol ve kan şekerimizi regüle eder artmasını engeller
- Bağırsak parazitlerinin düşmanıdır, iyi bakterilerin artmasını sağlar
- İshali (diare) önler tedavide destek sağlar
- Ciltte olumlu katkısı vardır, pürüzsüz görünüm sağlar
- Cilt enfeksiyonlarında olumlu katkısı vardır
Kasım bey Narın ve hurmanın günlük su ihtiyacı hakkında bilginiz varmı acaba ?
GAP/BKİB'nın Şanlıurfa Koruklu Tarımsal Araştırma İstasyonunda yaptırmış olduğu denemeler sonucunda Bölge koşullarına uygun en verimli çeşitler; 0l N 03 Fellahyemez II (51.5 kg/ağaç), 2/3 Japon narı (40.4 kg/ağaç), 33 N 26 Çekirdeksiz VI (37.0 kg/ağaç), 26/3 Çekirdeksiz (36.7 kg/ağaç), 33 N 24 Bey narı (30 kg/ağaç)‚ Suruç (29.8 kg/ağaç ) ve 07 N 08 Hicaz narı (28.1 kg/ağaç) olarak belirlenmiştir.
Şanlıurfa Köy Hizmetleri Araştırma Enstitüsünün yapmış olduğu çalışmalarda da 07 N 08 (Hicaz nar, Antalya), 07 N l4 (Mayhoş IV, Alanya), 33 N l6 (Silifke aşısı, Silifke), 33 N 24 gibi seleksiyon çeşitlerinde Bölge için ümit var bulunmuştur.
Ayrıca, bölgemizde yetişen yerli çeşitlerimizde mevcuttur.
Bunlardan Nizip narı iri, tatlı ve kırmızı renkli olup ihraç çeşidimizdir
Mehmet bey, çok net bilgilere ulaşamadım biraz daha araştırma yapmam lazım şimdilik bu kadar bilgi var.
NAR'DA SULAMA
Nar genelde nemli ve serin toprak şartları istemektedir. Bu nedenle yağışların yeterli olmadığı her dönemde narlarda sulama şarttır. Sulamanın az ve sık sık yapılması uygundur. Genel olarak şubat - mart aylarında odun gözlerinin sürmesinden eylül - ekim aylarında meyve oluşumuna kadar sürekli olarak toprak nemi sağlamak gerekmektedir.
Özellikle odun gözlerinin sürmesi çiçek tomurcuklarının görülmesi tohum bağlaması, meyve gelişimi olmak üzere 3 dönemde yeterli toprak nemi mutlaka sağlanmalıdır. Bahçenin toprak yapısına göre belirli sulama aralığı (7-10 gün) belirlenip bu aralıklarda sulama yapılmalı ancak, yaz aylarında sulama sıklığı ve miktarı artırılabilir.
Meyvelerin son olgunlaşma döneminde hasattan 10-15 gün önce sulamaya son verilmeli aksi halde narlarda büyük sorun olan kabuk çatlamalarını görürüz. Nar bahçeleri genel olarak çanak usulü sulanır. Mümkün ise modern sulama sistemlerinden olan damla sulama, alttan sulama, sızdırma usulü sulama sistemleri uygulanmalıdır. Bu sistemlerin ilk yatırım giderleri fazladır. Uzun müddet de işçiliksiz ekonomik az su kullanımı gibi büyük faydalar sağlamaktadır.
https://www.gap.gov.tr/Turkish/Tarim/Meyveyt/nar.html
BAŞKA BİR ALINTI
Herkese iyiakşamlar,
Antalya'nın Finike ilçesinde nar ve narenciye yetiştiriciliği yapmaktayız. Narda sulamayı damlama sulama yöntemi ile yapmaktayız. Fakat bir takım araştırmlarıma ve bu konuda tecrübeli insanlara danışmama rağmen nar ağacına hangi yaşında ne kadar miktar su verilmesi, bu verilen su miktarının yaz aylarında hangi oranda artırmak gerektiği konusunda net bilgilere ulaşamadım.
Bir başka husus ise 9 yaşında bir nar ağacına (hicaz) biz ortalama günde 200lt suya ihtiyacı olduğunu saptatık ama yukarıda yazdığım gibi daha net bilgilere sahip olmak isterim. Dolayısıyla haftalık 1400 lt kadar. Burada merak ettiğim konu ise ağaca hergün 200lt su vermek mi,yoksa haftalık 1400lt ihtiyacını bir günde verip sulamayı 7 günde bir yapmak mı daha doğrudur? Sulama süresinin 10-12 saatten uzun tutulmasının herhangi bir dezavantajı var mıdır?
Teşekkür ederim...
https://www.agaclar.net/forum/showthread.php?t=1177
Mehmet bey hurma ile ilgili pek bilgi yok ama bir kaç tarım ve meyvacılık sitesine mail atıp bilgi istedim elime geçerse buraya naklederim İnşaallah.
Nar yetiştiriciliği konusunda bizim yörenin bayağı eksikleri var. Özellikle nar standartı nedir acaba
Bizim bölgemizde hangi çeşit nar daha iyi sonuç verir.
Osman bey, aslında bizim bölgemizde Türkiyenin en iyi narları yetişiyor,
örneğin bir ''kirli hanım'' cinsi varki çekirdeksiz ve tadına doyulmaz ama üretim miktarı yeterli olmadığı için pek tanınmıyor,
Orul nar'ı varki bakmaya kıymazsın çekirdekli olur ama hem çok verimlidir hemde lezzetli
en önemlisi nuz nar (isim olarak anımsayamadım) onunla nar pekmezi yapılır ihracat çeşididir, çok dayanıklıdır, çok verimlidirçok iri olur dış kabuğu yeşil renkte olup kokteyler için aranan nar suyu bundan çıkarılır, nar'ın en büyük zararlılarından biri olan nar sineğinden ve zenk'ten etkilenmez (yapraklarının yapışkanımsı bir hal alması) toprak yapısının müsait olduğu yerlerde ve elverişli şartlarda 3 yılda meyva tutar.
üretiminin teşvik edilmesi gereken ticari anlamda yüz güldüren esas ekilmesi gerekençeşit budur, ihracatçı firmalar gelip bahçenizden önden para vererek alıyorlar.
ek bir bilgi;
Nar ağacının bulunduğu yerde zehirli hayvanlar yaşayamaz (yılan, akrep, örümcek v.b)
kuşların büyük çoğunluğu yuvalarına bir parça nar kabuğu taşırlar,
neden mi? çünkü kanatlı hayvan hastalıklarının bir çoğuna iyi geldiği tespit edilmiştir, ayrıca eskiler bilirler kümeslerde beslenen tavukların suyuna zaman zaman nar kabuğu atılır bunun sebebide aynıdır serçe v.b kuşlar tarafından taşınan bulaşıcı kanatlı hayvan hastalıklarına çok iyi gelir,
Bir hadis vardır bilmem bilirmisiniz, ''NAR'I KABUĞUYLA (İÇ ZARIYLA) YİYİNİZ'' diye
bunun hikmeti de mide ye çok iyi gelmesi ve basit ishalleri anında kesmesidir, ayrıca hazmı kolaylaştırılır,
Cennet meyvası olduğunu da duymuşsunuzdur sanırım,
bunları yazmamın sebebi mevsimidir bol bol yemek lazım
saygılarımla;
O kadar faydası çok ki bitmedi daha; tiny_mce/plugins/emotions/images/smiley-smile [Eksik eski medya kaydı]
Potasyum Deposu: Nar
"Asmalı ve asmasız bahçeleri, hurmaları ve tadları farklı ekinleri, zeytinleri ve narları -birbirine benzer ve benzeşmez- yaratan O'dur. Ürün verdiğinde ürününden yiyin ve hasad günü hakkını verin; israf etmeyin. Çünkü O, israf edenleri sevmez. (Enam Suresi, 141)
Kuran ayetlerinde adı geçen bir başka meyve de nardır. Nar, bol miktarda potasyum ayrıca fosfor, kalsiyum, demir, sodyum gibi mineraller ile A, B1, B2, B3 ve C vitaminleri içerir. İçerdiği zengin potasyum, sodyum ile birlikte işleme girerek vücudun su dengesini ayarlar, kalp atışlarının normal seyrini sağlar. Vücuttaki potasyum–sodyum dengesini koruyarak, sinir sistemi ve kasların düzenli çalışmasına yardım eder. Yine potasyum sayesinde, vücutta ödem oluşmasını ve kan şekerinin düşmesini engeller. Terleme nedeniyle kapasitesini yitirmeye başlayan kasları canlandırır ve onların daha kolay hareket etmesini sağlar. 12 Ayrıca narın kalbi kuvvetlendirici bir etkisi de vardır. (13)
Nar ülkesi Anadolu
Nar en eski zamanlardan beri bereketin bolluğun sembolü. Anavatanı bugünkü İspanya'nın Granada bölgesi, yani Endülüs olan narın bereket sembolü olarak kabul edilmesinde afrodiziak özellikleri ağır basmış.
Boncuk narı, Devedişi Gök Milesi, Kara nar, Karaköprü, Katırbaşı, Kızıl, Kuş narı, Nizip narı, Tatlı nar ve Tırbey gibi türlerin yanısıra İzmir'de türkülere konu olmuş, Silifke ve Mersin'in Mut ilçelerinde festivali bile yapılan 'çekirdeksiz nar' Anadolu'da önemli afrodiziak olarak kabul ediliyor. Anadolu'da üzerine en çok konuşulan, meyvalardan biri nar.
Anadolu kültüründe, mutfaklarında, türkü ve bilmecelerinde, halk deyişleri ve masallarda şifalı bitki olarak kullanılması bir yana boya endüstrisinde bile yeri var narın... Nar çiçeği hem haylazdır, çayı yapıldığında ise yararlı bir içecektir.
İslam” literatürde bir klasik olarak Zadü'l-Mead adlı eserinin 'Tıbb-ı Nebev”' bölümünü yazarken İbn Kayyim el-Cevziyye, İbn-i Sina'nın ünlü Tıp kitabı El-Kanun fi't-Tıbb adlı eserinden oldukça yararlanmıştı. Bu kitaplarda narın faydaları, narın tatlı veya ekşi olmasına, suyunun ve çekirdeğıinin yeraldığı karışıma göre ayrı özellikler içerdiği belirtiliyor.
Günümüzdeki şifalı bitkilere ilişkin eserlerde narın kullanımı oldukça geniş bir yer tutuyor. Mesela böbrek yaralarına karşı tatlı narın bol bol yenilmesi; göz ağırısına karşı ekşi nar taneleri, mercimek ve gül suyundan oluşan karışımın göz kapakları üzerine yarım saat konması; göz kaşıntısında nar usaresinin pişirilerek süzüldükten sonra hazırlanan sıvının sürme şeklinde göze sürülmesi tavsiye ediliyordu. Dış basura karşı ekşi nar ile sirkeden, kellik tedavisinde ise ekşi nar ile zeytinyağından oluşan bir terkibin kullanılması; kalp çarpıntısına karşı nar tanelerinin dövülerek damıtılmış suyla şurup halinde içilmesi de tavsiyeler arasındaydı. Diş eti kanamalarına, yaralarına ve diş etrafındaki kireçlenmelerine karşı nar çiçeği ile başka bitkisel maddelerden oluşan terkibin merhem halinde günde birkaç defa dişlere sürülmesi önerilmekteydi.
İçerdiği bazı maddeler sayesinde kolesterol ve şekeri de dengeleyen nar, kalp sağlığını koruduğu gibi, kanser hücrelerinin de gelişmesini engellemektedir. Nar tanelerinden ziyade, tüm meyveden üretilen nar suyunun kırmızı şarap ve yeşil çaya nazaran üç kat daha güçlü antioksidan etkiye sahip olduğu bulunmuştur.
Meyve kabuğu alkaloit, tanen ve glikozitler içerir. İshal kesici ve kurt düşürücü özelliği vardır. Kanlı ishalde kullanılır. Meyve kabuğu ekstresinin güçlü virüs ve mikrop öldürücü özelliği de vardır. Cilt üzerinde enfeksiyon ve yara iyileştirici etki de gösterir. Meyve kabuğu tanenlerinin antioksidan ve anti-tümör etkileri de bilinmektedir.
Yapılan araştırmalara göre narda, serbest radikallere karşı güçlü etkisi olan çeşitli vitaminler, mineraller, enzimler, antioksidanlar var. Serbest radikallerle en iyi mücadele yolu bu antioksidanları tanımak ve dışarıdan doğru besinleri seçerek bunların etkinliğini en üst düzeyde tutmaktır.
Bugün için bilinen en güçlü antioksidanlar; C ve E vitaminleri, glutatyon, lutein, N-Acetylcystein, keratonoidler, flavonoidler, koenzim Q-10, alfa lipoik asit ve selenyumdur. Nar suyu da doğal antioksidanlardan biridir. Nar ayrıca diğer bir antioksidan vitamin olan C vitamini yönünden de zengindir. Vücudumuz için önemli mineraller olan demir ve potasyum içeriğine sahip bir meyvedir.
Narın mikro besin içeriğine bağlı, vücudu ve kalbi kuvvetlendirme, ishali kesme, şerit düşürme, burun poliplerine faydalı olma gibi yararları bulunduğu bazı çalışmalarla ortaya konulmuştur. Narın idrar söktürücü, kan yapıcı, enerji verici ve tansiyon düşürücü özelliği de vardır
.
nuz nar (isim olarak anımsayamadım) onunla nar pekmezi yapılır ihracat çeşididir, çok dayanıklıdır, çok verimlidirçok iri olur dış kabuğu yeşil renkte olup kokteyler için aranan nar suyu bundan çıkarılır, nar'ın en büyük zararlılarından biri olan nar sineğinden ve zenk'ten etkilenmez (yapraklarının yapışkanımsı bir hal alması) toprak yapısının müsait olduğu yerlerde ve elverişli şartlarda 3 yılda meyva tutar.
üretiminin teşvik edilmesi gereken ticari anlamda yüz güldüren esas ekilmesi gerekençeşit budur, ihracatçı firmalar gelip bahçenizden önden para vererek alıyorlar.
benim en sevdiğim olay
herkes ihracatçı olmalı
kimse ithal mal almamalı
17 Ekim 2006 tarihli Hürriyet gazetesinin Çukurova/Gap ekinde DÜNYA NAR İÇİN TOPLANDI... 1.Uluslararası Nar ve Minör Akdeniz Meyveleri Sempozyumu için 25 ülkeden 250 bilim adamı ve üreticinin katılımı ile başladı. Tabi Adana'da...
Haberde Narın her derde deva bir meyve olduğu sağlık açısından yararına ve bölge halkına ekonomik yönden sağlayacağı gelirden bahsediliyordu.
Yine aynı ekde yeşil petrol (yani zeytin) Çukurova'yı zengin eder. ZEYTİNCİLİKDE İTALYA VE İSPANYA'YI GEÇECEĞİZ manşetli Doğu Akdeniz Zeytin Birliği Başkanı Mehmet GÜLER "her yıl yaklaşık 1 milyardolarlık zeytinyağı ithal ediyoruz. Zeytincilik gelişince 3 milyar dolar para kazanacağız" diye süren konuşmanın devamı...
Bu iki örnek haberi okuyunca istedim ki zeytin ve nar konusuyla ilgili üreticilerin, sanayicilerin, kooperatiflerin ve odaların kulaklarını çınlatayım.
Neden mi ?
a) Zeytinse Nizip'te...Hemde 3'e 1 veren cinsinden.... Yağlı mı yağlı ! ama yeterince zeytin ve zeytinyağı sanayi var mı ? dünya'yı geçtim ya Türkiye çapında bir zeytinyağı markamız vs.vs.
b) Nar ise oda bizde... Hem de dünya'da eşi benzeri olmayan türden....Yani çekirdeksizinden. Üstelik, çekirdekli de olsa bir Orul narının bir Cağıt narının lezzetini bir Dünya'yı gezseniz bulamazsınız.
Her ikisi içinde. AMA birilerine duyurur ve taddırırsak üstelik bölgenin ekonomik gelir düzeyini bunlarla (Fıstık ve Nizippatlıcanı vs. dahil) yükseltirsek. YOKSA içe dönük pazar şanımızdan AYIP MI OLUR ?.
Abi güzel bilgilerin için sağol .
Adminin bahçesinde bolca nar vardı..
Onları satmak için sana bu yazıyı yazırmadı değil mi? .
.
Bahara kısmet olursa baş üstüne :)
Ağanın eli tutulmazmış.selamlar
Bu nar neymiş yav :)
Çiftçi kardeşlerimize duyurulur;.
Devlet nar ekimini teşvik etmek amacıyla kapama nar bahçesi tanziminde dönüm başına 250 ytl destekleme veriyor....
Büyük ihtimalle de 2007’de bu destekleme 400 ytl’ye çıkacak..!.
çok görmeyelim faydalarını eminim daha keşfedilmeyen birçok faydası vardır..Kur’an-ı Kerim’de de nar ve zeytine dikkat çeken ayetler var...
Paylaşımın için Allah razı olsun.
Allah cümlemizden razı olsun..biliyorsunuzdur Efendimiz Rabbimizin huzuruna çıkınca tüm ümmetini anmayı ihmal etmemişti..
Ya akif abi bize nar mar vermez onda da vermedi seneye de vermez:)) .
Ama nefsim kalmıştı :)) Ah aH .
ya nar gibisi varmi özellikle cagit yöresinin narlari meshurdur,bak iste canim cekti ama nereden bulacam simdi ben bu almanya da aslinda bu sene elime birkac nar gecti,ee bosuna dememisler haste ye narmi sorin,yani sorulmaz neyse selamlar
walla bu kadar da faydası olduğunu bilmiyordum narın.
anlatımın için saol
oooooh mükemmelmiş nar yavs.hele bizim orul narı varki....yeme de yanında yat.illaki nuuuuzzz!
Nar salataya ve güllaça konuca çok güzel oluyor.
ARKADAŞIM BİR FAYDASI DAHA VAR SEN ONU BİLMİYORMUSUN.YADA HİÇ NAR ÇUBUĞUNDAN DAYAK YEMEMİŞSİN,.
Cevap yazmak için hesabınıza giriş yapın.