Çocuklarına şefkat göstermeyen bizden değildir.Hz.Muhammet(s.a.v).
Kadınlar kaburga kemiğinden yaratılmıştır. Onları fazlasıkarsanız kırılır, gevşek bırakırsanız eğrilir.Hz. Muhammet(s.a.v.).
Bir konu açmak istedim .Son zamanlarda herkesin yakındığı şey .Aile bağlarımız zayıflıyor, Ailede iletişim azalıyor.Peygamberimizin iki hadisiyle gireyim dedim .Ailede ilişkilerimiz nasıl olmalı? Çocuklara karşı nasıl davranılmalı ?Eşlerin birbirine tutum ve davranışları nasıl olmalı?.
Bu davranışlar çocuğun ileriki yaşamını nasıl etkiler?.
Dini İçerikli Konular
#1959
#32419
#32428
#32509
#32782
#32921
#32923
#32982
#33072
#33157
#33172
#33209
PEYGAMBERİMİZİN AİLE İLİŞKİLERİ VE ÇOCUK EĞİTİMİ
evlatların anne-babadan istedikleri en önemli şey sevgidir.Peygamberimiz de "ebeveyler çocukarına güzel ahlaktan daha değerli bir miras bırakamaz" buyuruyor.konu güzel ahmet hocam teşekkürler.
Peygamber efendimiz (s.a) çocuk eğitimine çok önem virimiş.Eğitim esnasında adeta cocukların dünyasına girerek onlarla bütünleşmiş. Bunu en güzel örnek le Enes R.A anlattığı şu olay net bir şekilde gösteriyor..
Biz çocuklarla oynardık.Nebi gelir bizlere takılırdı benim küçük kardeşim Zeyd’ e ibni ümeyr derdi. Ümeyr’in Nugeyr isminde serçesi vardı onu çok severdi. Ümeyr’in serçesi ölmüştü .Peygamber (s.a.v.) Ümeyr ’i her gördükçe ya Ümeyr hani Nugeyr derdi .Yine Mahmutd bin Rebi R.A anlatıyor .Ben beş yaşlarındaydım .Peygamber efendimiz yanımda duran su kabından ağzına su aldı, benim yüzüme fıskırttı. Bu da Peygamber efendimizin çocuk eğitimindeki seviye inmenin ne kadar önemli olduğunu gösterir..
.
Ebeveyinlerin görevlerinden biri de çocukları arasında ayrım etmemesidir..
Enes (R.A) anlatıyor bir adamın yanına cocuk geldi o adam onu öptü kucağına oturttu. Sonra yanına birkız çocuğu geldi;onu ön tarafına oturttu ilgilenmedi. Peygamber efendimiz müdahale etti. Sen çocukların arsında ayrım mı yapıyorsun? .
Bu da gösteriyor ki çocuk lar arasında ayrım yapmak ileriki yıllarda çocuk üzerinde olumsuzluklar yaratır.Sevgi eksikliği oluşturur böyle bireylerden tolum fayda göremez.Sevgi yle büyüyen kişiler sevgi dağıtır..
Çağımızın problemlerinin en başında aile problemleri gelmektedir. boşanmalar almış başını gidiyor. dağılan aileler, cami önlerine bırakılan çocuklar,yuvalardaanne babaşefkatinden mahrum büyüyen çocuklar , bu toplumun kanayan yarasıdır..
Efendimiz ilgilinin ve sevginin aile hayatında bir ilaç gibi etkili olduğunu çok iyi bilenen büyük pedegogdu.Unutmayalım aile hayatı ne ödünç alınır ne para ile alınıp satılır. ancak karşılıklı anlayış, önemseme ve sevgi ile olabilir..
Engüzel örneği bizzat Efendimizdir. Ne mutlu onu örnek alana. Ne mutlu onun gibi yaşayana.
Peygamber efendimiz in (a.s.m)çocuk eğitimindeki takip ettiği metot fıtrata uygundu.Tüm eğitimcilerin kabul ettiği eğitimdeki üç temel kuralı :İnsan duyduğunu unutur ,gördüğünü hatırlar, yaptığını öğrenir kuralını uygulamıştır.Efendimiz (a.s.m) çocukları mescidlere götürür,onların çocuksu davranışlarını tahammülle karşılardı.Onlara namazı sevdirmeye çalışır ve uygulamalı olarak öğretirdi.
Hz. Muhammed (s.a v.) eğitimde görselliği yani şekiller çizerek,çizgiler kullanarak anlatımı uygulamıştır.zaman zaman da anlatacağı şeyeri hikaye etmiş misallendirmiştir..
Efendimiz bu metotla işitsel ve görsel algılamayı harakate geçirmiştir.Bu bilgiye şu hasis-i şerifle ulaşıyoruz..
Peygamber(a.s.m) eline bir çöp alır.Uzun ve doğru bir çizgi çizer.Bu çizgilerin sağına ve soluna eğri çizgiler çizer. İşte şu yol (doğru çizgiyi göstererek) allah’ın yolu diğer yollar da şeytanın yolu der . Kim bu yoldan çıkarsa şeytanın yoluna sapmış olur diyerek her iki algıyı harekete geçirir.Hatırda tutmatı kolaylaştırır..
Eğitim herzaman yumuşak bir tutum sergileyerek elbette ki gitmez.Bazen tatlı sert olunması gerekir .Bazen hafif bir kaş çatma ya da yüz ifadelerinde bir sertlik.Yani jest ve mimikleri kullanmak gerekir ;çünkü her zaman söz yeterli olmayabilir.Sözün bitip bakışların devreye girdiği anlar vardır ki zaman zaman sözden tesirli olur..
Bü günün pedegogları bu tutumlara ’’Demokratik eğitim davranışı diyorlar.’’Efendimiz (a.s.m.)’ ın şu davranışı bize ne güzel bir örnektir..
Hz. Muhammet (a.s.m) birgün evinde toplanmış zekat malı olan hurmadan Hz.Hasan’ın ağzına koyduğunu görür ,manalı bir ifadeyle Hz. Hasana’a bakar Hz. Hasan hurmayı ağzından atar .Efendimiz ’bilmiyor musunuz?’ Muhammed ailesine zekat haram kılındı ’ der.Bakışların tesiri etkisini gösterir. Hem bu davranışa müsade edilmemiştir hem de karşıdaki kişi kırılmadan istenmeyen davranış engellenmiş olur..
Bugün bütün eğitimcilerin birleştiği bir nokta :Çocukların arkadaş gruplarından son derece etkilendiğidir.Çocuklar arkadaşları yanında rahat davranıyorlar.Kendilerini akranlarıyla özdeşleştiriyorlar;kişiliklerini bir birlerinde adeta buluyorlar.İstemedikleri davranışları geçici de olsa uyguluyor,bu da zaman içinde davranışlarında kalıcılık sağlıyor..
Efendimiz Hz.Muhammed (s.a.v.) bunu bize bir hadisiyle öğütlüyor.
Hadisi-şerifte :Bir insan misk satıcısına gitse misk almadan çıksa ona güzel bir koku siner.Yine bir kişi demirci körükçüsünün yanına gitse ya üstünü yakar ya da evini .Hiç bir şey olmasa üstüne pis koku siner..
ARKADAŞ ARKADAŞTAN BUKADAR ETKİLENİR..
Çocuklara karşı şefkat ve merhamete güzel bir örnek..
Peygamber efendimiz(a.s.m.)bir gün Osman Bin Mazun ’a gider Osman Bib Mazun bir çocuk yanında onu eprken görür..
- Peygamberimiz Bu çocuk senın mi? der.
-Osman Bin Mazun evet ya Resullullah der..
-Onu seviyor musun?.
-Evet der.
-Ona olan sevgini arttırayımmı?.
-Evet; arttır anam ,babam sana feda olsun ya Resullullah.
Efendimiz buyurur ’’Kim kendi neslinden küçük bir çocuğu memnun ve razı ederse allah da onu ahirette memnın ve razı eder’’ der. .
Asrın eğitimcilerini birkez daha dehşete düşürecek bir şefkat yaklaşımıdır .Allah bizlere böyle bir şefkati nasip etsin..
Hz. Muhammed’in eğitim anlayışında sert bir tutum yoktu.Bir yanlışı düzeltirken onu kırmadan düzeltme yoluna giderdi.Yapılan yanlışı da defalarca tekrar etmezdi.Ortama göre kişinin anlayacağı bir dille cevap verirdi..
Hz.Aişe anamız bir gün birinin taklidini yaparak konuştu. Efendimiz (s.a.v.) ’’Biliyor musum ya Aişe bana dünyayı verseler gene de birinin taklidini yapmazdım?’’.
Hz. Aişe ,elbette alacağını almıştı.Hz. Peygamber, hem eşini kırmamış hem de eşinin yanlışını söylemişti.Peygamberimizin bu eşi bilindiği gibi efendimizin yanında terbiye almış, ilim yönünden yetişmiş,ümmetin yolunu aydılatacak bir çok hadis rivayet etmiştir..
Hz. Muhamed’in(a.s.m.)uyguladığı çocuk eğitimi modeli incelendiğinde en çağdaş en modern ve en akılcı eğitim yaklaşımalarını gerilerde bıraktığı görülür. Kendilerini çocuk eğitiminde otorite olarak görenler,Hz. muhamed’in(a.s.m.) öğretmenliğinin kabul edip ortaya koyduğu uygulamaları kendilerini ölçü almak zorundadırlar. Yoksa önerdikleri eğitim metotları,asırlar öncesi eğitimin gerisine düşmeye mahkum olur.Artık çok iyi anlaşılmıştır ki her alanda olduğu gibi çocuk eğitiminde de en büyük otorite,Hz Muhammeddir..
Prof.Dr Sabahaddin Zaim.
.
Cevap yazmak için hesabınıza giriş yapın.