Değişik konular altında Nizip'e ait birçok şiiri okuyoruz.
Nizip'e ait bütün şiirlerimizi burada toplayarak arşiv niteleğinde bir çalışma yapabiliriz.
Şiirlerin illaki bize ait olması gerekmiyor.
Başka şairlere ait Nizip ile ilgili şiirleri isim belirterek burada toplayabiliriz.
Şimdilik konuyu açalım, zaman içinde Nizip ile ilgili güzel çalışmaları burada göreceğimize inanıyorum...
Orda mısın huzuruna dünyalar verdiğim yar Sende bir lahza kalmak, değer bir asır kadar Lakin senden ayrılık, bir umman uzaklığı Sana olan hüznüm, Kasım ayı soğukluğu…
Senden ayrı üşürüm gurbetin dar sokaklarında Büzülüveririm sokak lambalarının loş ışıklarında En sağanak yağmurlar ıslatır yüreğimi hazin Bir şeyler yaklaşmakta sessiz, ölüm gibi; kesin…
Kurtar beni gurbetin acımasız yalnızlıklarından Bir el var uzanan; nereden geldiği bilinmeyen Seslerime ses ver; yoksa duymuyor musun? O özlenen yar sensin Nizip; orda mısın?
Çıkıp şu taşbaşa seyrine dalsam Görmeye değersin yüksekte Nizip Vuslat nefesini derinden alsam Aşk gibi tütersin yürekte Nizip
Gelinde al gibi ufkunda şafak Bir başkadır sende her yeşil yaprak Sen cennetsin cennet sendeki toprak Görmeyenler kalır merakta Nizip
Mehtabı loş olur tadarsın hazı Bülbüller ötende gülde gör nazı Bostan bağ olur yolunda cananla bazı Çulluk pınarınsa uğrakta Nizip
Baharda dağları misk olur kokar Kışın zeytin yağı güzün bal akar Dört mevsim güzeli seyrana çıkar Yavuklular bekler yolakta Nizip
Bereket fışkırır toprağı taşı Cömerçe yenilir ekmeği aşı Şu ülfet sinende bir dudu kuşu Turnası tüllenir telekte Nizip
Cazibenle fırat mecnuna döner Belkıs tan içenler kanar da kanar Aşıklara sırdaş dertli bir pınar Karpuzatan dilde dilekte Nizip
Tarihi kilise bilinmez yaşı Yukarı obaysa ilk temel taşı Yılları eskitmiş şu uzun çarşı Seyit hasan gibi leylekte Nizip
Hele bir nazar kıl baraktan yana Biçer yürür tırpan vurur yan yana Hancağızsa ilham verir insana Oynar balıklar gölette Nizip
Şahin Nizip anlatılmaz bu tarzda Varmıdır bir eşi kürre i arzda Sende yaşam hoştur her halukarda Misafirde olsan kalmakta Nizip 10 .01.1990 AHMET ŞAHİN
Kurtar beni gurbetin acımasız yalnızlıklarından
Bir el var uzanan; nereden geldiği bilinmeyen Seslerime ses ver; yoksa duymuyor musun? O özlenen yar sensin Nizip; orda mısın? her sabah seninle kalkıyorum ve acaba bügun niziptemiyim'diye. ama etrafıma bakıyorum yine gürbet yine özlem.
Yeni yeni açılmıştır okullar Yollar mavi önlüklere bürünmüştür Bir lise öğrencisidir ellerinde kitaplarıyla Okulunun yollarını adımlayan Henüz sobalar kurulmamıştır Nizip’te Sonbahar başlamıştır, aylardan Eylül…
Dükkânların darabaları uyandırır insanları Sabah 6 dedi mi; sıcak ekmek hazırdır Açmak için erkenden işçi işyerini, hızlandırır adımları Zira her yavaş adım rızkımızı azaltır Diyor ya Mehmet Akif: Kim kazanmazsa bu dünyada bir ekmek parası Dostunun yüz karası, düşmanının maskarası Ellerinde nohut dürümleri vardır işçimin Gönlünde hakkını vermek yaptığı işin…
Motorlar sinek misali geçer arabaların yanından Hazin bir güneş doğmuştur doğudan bu yana Bir Nizip çayı akar sanayi yolunda köprü altından Aylardan Eylül’dür; alışamadı henüz Nizip Sonbahar’a Güneş açılıyor yavaş yavaş yazdan kalma havadan Nizip bir başkasın sen; bir başka yakışır Sonbahar sana…
Hem yakındın sen bana hem de çok uzak An gelir bir adım olur an gelir Fizan olurdun Kimi zaman Mecnun’un Leylası, ismin yasak Bazen solan bir hazandın, kibarca dökülürdün…
Vuslatımızı düşünürdüm sonsuzluğu andıran Sen tüm zerafetiyle karşımdan bir kadın silueti Esaretimdin sen Nizip özgürlüğü yasaklanan Menzil’in diğer adıydın sen, menzilin hayaleti…
Bir uzak düş olurdun dut ağacının gölgesinde Kimi zaman Nizip Çayı kadar uzundu istiarelerim Sen gönül bahçemin en nazenin kırmızı gülünde Hasretli bir kokuyu barındıran benim narin sevgilim…
Ruhumu hasretiyle viran eyleyen eşsiz şehir Her vakit yanımdasın, bir düşünce kadar yakın Dermanımsın sen Nizip, tüm zehirlere panzehir Tut ellerimden sevgilim, bırakma beni sakın…
Uzun zaman oldu gurbetteyim, yıllarım hasret Hamasi nutuklarım yok da; içimi acıtan ince sızı Ne zaman olur vuslat, ne zaman biter bu firkat? Didarına vurgunum şimdi, kabul et artık bu arsızı…
Yeşil ile mavi bir olurdu ufukta Kızıllaşır maviler bizim Taşbaş’ta Bir rüzgar eser ki yağmurun habercisi Yankılanır arşa doğru ezanların sesi…
Yeşilin bir başka, sen bir başka Bilmem ki ben nasıl düştüm bu aşka…
Her anımda adımladım baştan başa Fevkanisi bir başka, Belkısı bir başka…
Şimdi gurbet elde her yağmur düştüğünde Bir sen olurum, bir ayaz tutar yüreğim Seyir tepesinde bir seyir defteri tutar Caddelerinde bir ayyaş olurum görünmez…
Memleketim, şimdi seni hatırlatır bütün sokaklar Hiçbiri sen olmaz, sende olmak bir başka Mahsun bir şair asar kendini gurbette Bir yalan olur dünya, sen yalan olursun…
Nizip İlçesi
​
Tarımı, toprağı çok bereketli
​Eşsiz bir incidir Nizip İlçesi İpek yolu üstü çok hareketli İlde birincidir Nizip İlçesi
Hayretler ediyor giden her kişi
Zeugma’da güzel mozaik işi
Toprağa işlenmiş kadim geçmişi
Milattan öncedir Nizip İlçesi
Türkler ile Kürtler yaşar birlikte
Yardım eder herkes gelen darlıkta
Böylelikle şehir olur dirlikte
Dostlukta incedir Nizip İlçesi
Misafiri sever Nizip insanı
Gidenler yaşarlar, güzel çok anı
İkramın, izzetin olmaz ki sonu
Hürmette öncüdür Nizip İlçesi