Geleneklerimiz Anılarımız

Bir Zamanlar Nizip Uzunçarşı

Kemal Cengiz Üye
Üyelik: 2006-08-04 Herkese açık mesaj: 330
#264027
1960’lı, 50’li, 40’lı ve daha eski tarihlerdeki Nizip Uzunçarşı’ya yapılan nostaljik bir zaman yolculuğu… 45 yılı aşkın bir süredir yaşı yetmişin, seksenin üzerinde ki yaşlı (kadın olsun, erkek olsun) insanlarımızdan, çocukluk, gençlik ve olgunluk dönemlerinden kalma Nizip ve Nizipliler hakkındaki hatıralarını (görüp yaşadıklarını ve kendilerinden yaşlı yakınlarından duyduklarını ) öğrenme ve dinleme merakım vardır. Ben sorarım, onlar anlatır, ben not tutarım. Yaşadığım kentin tarihsel geçmişini, etnik ve inanç zenginliğini ve de onların (ırksal, dinsel, sınıfsal ve zümresel) ilişki kurma biçimlerini, insan profillerini, geçmiş yıllardaki kent dokumuzu, yakın atalarımızın yaşam standartlarını, iş ve komşuluk ilişkilerinde ki (sevgi-saygı, yardımlaşma ve dayanışma) düzeyini, sosyo-politik, sosyo-kültürel ve kentsel konulara yaklaşımlarını, değişim ve yenilikler karşısındaki tavır ve davranışlarını, tepki ve benimseme kriterlerini; kişilik ve arkadaşlık bazında huylarını-huslarını öğrenmek beni heyecanlandırır; kâh hüzünlendirir, kâh sevindirir ve de ‘geçmişimize dair’ ziyadesiyle bilgi birikimi edinmemi sağlardı. Dünümüz ile bugümüz arasındaki sosyal, ekonomik ve kültürel farklılıkları emin ağızlardan (Ali Rıza Muallimi (Aydeniz), İzzet Fadil (Oğuz) Hacı Ahmet Hüseyin (Sayın), Asaf Mahmut (Oğuz), Kara Yahya (Cengiz), Hacı Mithat Uygur, Ahmet İmamoğulları, Kemal Sayın, Yüzbaşı Mehmet (Öztekin), Tenekeci Ökkeş Akdoğdu ve daha birçok saygın büyüklerimden) öğrenmek ve dünümüz ile bugünümüz koşullarını mukayese etme imkanı bulmak; onların geçmişe dönük anlattıklarıyla nereden nereye geldiğimizi görmek, beni hayretlere düşürür, olgunlaştırır ve de yarınlarda bizi bekleyen kentsel sorunlara karşı cevaplar üretebilmek için fikirsel ve birikimsel tecrübeler edinmemi sağlar ve de bakış açımı zenginleştirip, ufkumu açardı. Nizip’in dünü hakkında not tuttuğum bu anlatıların bir kısmını değişik tarihlerde, birçok yerel gazete ve dergide yayınlanan yazılarımla günümüz genç kuşaklarına ulaştırmaya çalıştım. Bu yazımda, 1950’li, 40’lı ve daha eski yıllara ait anlatısal notlarımın arasında bulduğum Uzunçarşı’nın altmış, yetmiş, seksen yıl önceki işlevsellik durumunu sizlerle paylaşmak istedim… Çünkü, bu dergide (Gaziantep KIRKAYAK’ta) ‘’özellikle Nizipli’’ okurlar olarak bu yazımı okuyunca, 1930’lu, 40’lı, 50’li yılların Nizip’ine sizler de zamanda bir yolculuk yapıyormuş gibi, şöyle bi gidip gelin; uzak yakın hatıralarınızı canlı tutun, istedim. Burası Uzunçarşı Esnaf ahi yoldaşı Siftahı paylaşırlar Dosta düşmana karşı… Bir Zamanlar Nizip Uzunçarşı Uzunçarşı, Nizip’in en ünlü mekanıdır… Küçük çaplı işliklerin, meslek erbaplarının, zanaatkarların ve genel manada onlarca esnaf türünün bir arada hizmet sunduğu bir alış-veriş merkezidir, Uzunçarşı… Sabancısı, çulcusu, semercisi, tenekecisi, ibrikçisi, kalaycısı, bıçakçı-çarkçısı, gaz yağcısı, tütüncüsü, haphapcısı (takunyacısı), üdürgücüsü (dülgercisi), hasırcısı, kilimcisi, şurupçusu, nalbantı, yemenicisi, köşkeri, müsbahcısı (gusülhane), şalvarcısı, eşekçi hanları ve eşekçi kahveleri, mahzereleri, sarrafları, hem dişçi, hem sünnetçi, hem de berber olanları, şurupçuları, şerbetçileri, ciğercileri, kasapları, zembilcileri, tandırcıları, külekçileri, attarları, bakkalları, manifaturacıları, tahta darabacıları, tornacıları-tamircileri vb ile ünlüydü Uzunçarşı… Ve yüzlerce yıl öncesinden, son kırklı yıllara kadar Nizip’in alış-veriş yapılan tek mekanıydı. Günümüz Uzunçarşı’sı; düne göre birçok iş birimini ve birçok tarihi binasını kaybetmiş olsa da hâla aktif bir şekilde varlığını ve işlerliğini sürdürmektedir Uzunçarşı esnafının iş ahlakı: Ahilik Kültürü uzun süre (başlangıcından 70’li yıllara kadar) Uzunçarşı esnafınca yaşatılmıştır. Sabah namazından sonra dükkanını açan ve birbirine yakın esnaflar, komşularını gezerek ‘’siftah benden, bereket Allah’tan’’ deyip, tezgaha, teraziye ya da zemine bir-iki kuruş bırakılardı. Borca alış-veriş yapanlar (hatta, veresiye defterinde çok yer kaplayanlar dahi) siftah alışverişini peşin yaparlardı. Siftahını yapan esnaf, müşterisinin (kendinde bulunan) diğer ihtiyaç isteğini, kibar bir ifadeyle ‘’Ben siftah yaptım. Onu da komşumdan alırsan iyi olur’’ diyerek meslektaşına yönlendirirdi. İstisnai hata ve dalgınlıkların haricinde, eksik tartan ve ölçen esnafa rastlanmazdı. Hileli ve bozulmuş ürünleri kimse dükkanına koymaz ve yalan- yanlış ifadelerle kimse müşterisini aldatmazdı. Kimse başkasının müşterisini çevirmez ve de ‘’bende da iyisi ve ucuzu var’’ diyerek rekabet ortamı oluşturmazdı. Esnaflar, mal temini ve karşılığında yapacakları ödemeler için (aynı işi yapanlar dahi) birbirlerine arka çıkar, sıkça birbirlerinden borç alır, borç verirlerdi. Kırsal kesimden gelen müşterilerin çokluğundan ötürü, cuma günleri Uzunçarşı esnafının bayram arifesi günü gibi bereketli olur, Uzunçarşı müşterilerle dolar taşardı. XXX Bir Zamanlar Nizip Uzunçarşı Kentsel bir yerleşim mekanın ünü, sosyo-ekonomik işlevsel hizmetinden, yerleşim merkezine olan yakınlığından, çok yönlü yararından ve vazgeçilmez olmasından ötürüdür. Günümüzden elli, altmış, yetmiş yıl önce‘’Nizip’’ denince çevre illerinde, ilçelerinde, beldelerinde ve köylülerinde yaşayanların aklına ilk gelen ‘’Uzunçarşı’’ olurdu. Çünkü o yılların Nizip’inde büyüklü küçüklü tüm işyerleri (Kuzey’den Güney’e uzanan) ince-uzun bu çarşıyla sınırlıydı. Nizip kentsel yerleşimi, binlerce yıl önce Nizip Çayı’nın doğu havzasında başlamıştır. Nizip Çayı ile Uzunçarşı’nın arasındaki mesafe (yer yer) beşyüz ile bin metre arasında değişir. Nizip’in evleri uzunca bir zaman dilimi içinde Uzunçarşı’nın doğusunda ve batısında konuşlanmıştı. Yani o günlerin Uzunçarşı’sını Nizip’in merkezi olarak addetmemizde konumsal bir sakınca yoktur, diyebiliriz. Yakın tarihimizde, yeni yerleşim alanları kentin doğusuna doğru yayılmaktadır. Bunun başlıca nedeni (o günlerin imar anlayışıyla) kentsel yerleşim alanının batısında yer alan Nizip Çayı ile Taşbaş Dağı’nın bir engel olarak addedilmesiydi. Kentin batısı hâla 40’lı, 50’li yıllardaki sınırlarda kalmış, ama şu gün için her biri başlı başına birer tarih mirası ve ibretle gezilip görülecek birer kültür abidesi olarak kalması gereken yapılar, havara taştan, kerpiçli, oymalı ve ahşam yapılar, ‘ne yazık ki’ varlıklarını (sıvalı-sıvasız, boyalı-boyasız) betonarmelere bırakmıştır.
fsoyarik Üye
Üyelik: 2005-05-06 Herkese açık mesaj: 5.099
#264050
Devamı bekliyoruz üstad yüreginize sağlık Selamlar
Kemal Cengiz Üye
Üyelik: 2006-08-04 Herkese açık mesaj: 330
#264054
Burası Uzunçarşı İki ucu yokuş başı Düşküne el verirler Dosta düşmana karşı… Uzunçarşı, Şıhlar Camisi’nden başlar, Sabancılar Çarşısı’nda sona erer. Kuzeyden güneye doğru uzanan ve takriben 1,5 km uzunluğunda olan bu çarşı, 20’li, 30’lu, 40’lı ve çok daha eski yıllarda Nizip’in doğusunu ve batısını ortadan bölen bir şerit konumundaydı. O yıllarda (1960’lı yıllardan önce) Uzunçarşı’daki iş yerlerinin tamamı havara taştan yapılardı. Nizipliler, iş yerlerine ‘’dükkan’’ ve bu dükkanlarda iş yapan küçük sermaye sahiplerine de ‘’esnaf’’ derlerdi. Uzunçarşı’daki bu dükkanların çoğunluğu (12, 14 metrekare ebadında) küçük ölçekli yerlerdi. 20, 25 metrekare olan dükkanlar da vardı. Bu dükkanların ‘neredeyse tümü’ tek katlıydı; birçoğunun tavanları kemerli, tavan üstleri ise toprak damlıydı. Uzunçarşı’da (kepenk olarak) camlı- camekanlı dükkan yok denecek kadar azdı. Açıp kapatmak için dükkanların çoğunda tahta daraba bulunurdu. Bu darabalar, dükkanların enine göre iki ya da üç kanatlı olur ve de bir ya da iki demir çubuk muhafazasının birer ucuna takılan köstekli anahtarlarla kilitlenirdi. Uzunçarşı’nın oluşum başlangıcını tarihlendirmek zordur. Tıpkı, Nizip’in yerleşik bir nüfusa sahip olmazdan önce ‘’şu tarihte kentsel yerleşim başlamıştır’’ diyemeyeceğimiz gibi. Nizip, milattan binlerce yıl öncelere dayanan bir yerleşim merkezidir. Sayısız göçler ve iskanlarla beslenmiş; birçok medeniyete ev sahipliği yapmış, birçok devlet ve imparatorluklar tarafından istila edilmiş; yağmalanmış, yakılıp yıkılmış ama, tekrar yeniden yapılanmıştır. Bu yağma ve yıkımlardan (şayet, 2 yıl kadar önce, Menderes Mahallesi, Ak Evler sentinde bulunan ve kitabelerde M.S.420 tarihi yazılı olan, Nisibyn / Ad Zociandem antik kentinin içinde yer alan manastır kalıntıları, vaftiz havuzu ve taban mozaikleri ile Fevkani Kilisesi’nin varlığı, Nizip’in o yıllarda da büyük bir yerleşim birimi olduğunun kanıtıdır. Şayet o yıllarda da Uzunçarşı var idiyse) Uzunçarşı da ‘sürekli olarak’ bu yıkım ve yağmalardan nasibini almıştır. Yani, Uzunçarşı, zaman içinde ‘yer yer’ büyümüş ve de küçülmüştür.
Kemal Cengiz Üye
Üyelik: 2006-08-04 Herkese açık mesaj: 330
#264056
Burası Uzunçarşı Esnaflar karşı karşı Çulsuzu da sayarlar Dosta düşmana karşı… 50’li, 40’lı, 30’lu (ve belki de daha eski) yıllarda bu çarşıda esnaflık ve zanaatkarlık (el emeği ağırlıklı iş) yapanlarımızı (iştigal alanlarını da belirterek) belirli alanları göz önüne alarak hatırlamaya ve sıralamaya çalışalım. Uzunçarşı’nın nihayetinden (Sabancılar Pazarından) başlayarak, Uzunçarşı’nın başlangıç alanı olan Şıhlar Camisi’ne kadar gidelim. Kavşaklarda mola verip, doğu ve batı sokaklarındaki, ara cadde ve bulvarlardaki (Uzunçarşı’nın uzantısı olan) esnafları da hatırlatmış olalım. Uzunçarşı’nın birçok giriş (ulaşım) yolu vardı. Bu yolların kimi mahalle ve sokaklara açılırken, kimi de kavşaklarla ara caddelere ve Atatürk Bulvarına bağlanırdı. Uzunçarşı’nın bu bağlantı konumlarını da göz önüne alarak, daha sağlıklı bir anlatım yapmak için Uzunçarşı’yı bölümler halinde anlatmayı daha uygun buldum. 1-Sabancı Pazarı… Uzunçarşı’nın nihayeti olarak addettiğimiz Sabancı Pazarı, çarşının batısında bulunan Arap Yahya’nın yeri ile doğu köşesini baz alarak, Hacı İsmail’in yaptırdığı ve uzun yıllar kahve olarak hizmet sunduğu köşe ve onun karşı köşesindeki Hüseyin Akgül’ün yerine (ki, 60’lı yıllara kadar, bu yerin üst katı çalgılı saz olarak kalmıştır) kadar olan alandaki esnaflarımızı, meslekleri ile sıralayalım: Sabancı Bayram (Deniz) usta. Sabancı Öbeh Mamet. Sabancı beli kıllı Mustafa. Hancı ve direkçi, Hancı Mamet (Mehmet Özyurtseven). Bıçakçı, çütçü, soğuk demirci Abdurrahman usta. Tandırcı, rafçı külekçi Mustafa. Demirci Hösün (Hüseyin). Demirci Sato Müslüm. Basmahaneci (Sabuncu) Sarraf Mahmut ( Uygur). Kahveci Arif Usta. Berber Asker. Bakkal Şekerci Ali. Berber Yusuf. Haphapçı İt Ali. Berber Hösün. Zembilci Hasan Emmi. Baharatçı Mamet Ali Usta. Çulcu Bayram. Kalaycı Nuru. Kalaycı Halil. Kalaycı İmam. Kalaycı Eyup. Kalaycı Mustafa. Nalbant Mustafa. Hasso Kadirin Hanı. Neco’nun Kahvesi. Direkçiler ve diğer esnaflar tarafından kullanılan Kahraman Kadriyesi’nin harabası. Çulcu mamet. Kilimci Gülha Mamet. Tenekeci, ibrikçi Hakkı. Üdürgücü Mamed. Bu alanda, evlerin haricinde, çarşı esnafının yararlandığı iki su kuyusu vardı; biri Sarraf Mahmut’un, diğeri Hancı Mamed’in yerindeydi. 2- Hacı İsmail’in dükkanlarından Evliya Ahmet’in (Öğüt) köşesi ve karşısı: Şimdiki Turan Bakkaliyesi ile Yıldız Hamamı’nın köşesi (doğu tarafı) ve de karşısındaki Kasap Mustafa ile Nizipli Mehmet’in köşesine (batı tarafı) kadar olan alanda bulunan 1950’li, 40’lı, 30’lu ve daha eskilerin Uzun Çarşı esnafları… Doğu Tarafı: Küçük Ali, tekel bayi. Adiley Habeş (Özcan), lokantacı. Bakkal Zekeriya. Çivi Habeş (Erenler), bakkal. Kom Hösün, toptan bakkaliye. Mahmudo oğlu Mahmut, kuru yemişçi. Doktor Şakir, önce sabancı, sonra bakkaliye. Saraç Müslüm, kabzimal. Birecikli Hamdi, kuru bakkaliye. Hama Yayla, yoğurtçu, peynirci. Berber Arif (Erdal), berber. Batı tarafı; Berber Salih. Tuzcu Abdo. Kör Celal, attar. Toptancı Şefik. Berber Mustafa (Tosun). Kürt Müslüm, zahireci. Muhacır Eşref, kabzimal. Antepli Mustafa, kuru yemiş. Fellah Mustafa’nın Fırını. Hüseyin Sönmez, Attar. Çivi Mamet, bakkal. Tandırcı Salih, tekel bayi. Ayrancı Bekir, manav. Apo Hilmi, toptancı. Hacı Lahonun oğlu mamet, terzi. Şekerci Abdullah (Kılıç), şekerlemeci.
Kemal Cengiz Üye
Üyelik: 2006-08-04 Herkese açık mesaj: 330
#264057
Burası Uzunçarşı Helal ekmeği aşı İzzet ikram kesmezler Dosta düşmana karşı… 3- Eski Nizip Belediyesi’nin altındaki ile onun karşısı: a-) Eski Belediye’nin doğuya bakan kısmındaki esnaflar: Manifaturacı, Mehmet Özmen. Attar, Yaprak Hüseyin. Manifaturacı, Bilal Çeker. Bakkal, Pala Seyit. Attar, Hacı Abdülselam Özerol. Köşker, İmam Kurban. Bakkal, Beygir Hösün. Manifaturacı, Muhacir İhsan. Manifaturacı, Hüseyin Sönmez. Bakkal, Jandarma Mustafa. Helvacı, Gavur Murat. b-) Karşı adanın batı tarafındakiler: Attar, Kör Musa (Dertli). Manifaturacı, Hacı Yusuf Şıh Müslüm. Attar, Çulcu İsmail (Erbay). Attar, Bastacı Mamet. Attar, H. Muhittin Özerol. Attar, Hacı Havanta. Lastikçi, Köşker Hasan. Manifaturacı, Şıh Müslüm Marufoğlu. Bakkal, Sülov Mamet. Bakkal, Micov Kemal (Aksoy). Manifaturacı, Kani Nuri. Manifaturacı, Ali Çavuşun Mustafası. 4- Yüce Kahve’nin (dört cepheli) altındaki esnaflar: Terzi Vasfi. Terzi Edip. Camcı Abdürahman. Akçakentli Terzi İsmet. Manifaturacı ve şapkacı Kara Mustafa. Hasırcı Kör Cemil. Topal Hösün. Manifaturacı Kemal Aksoy, Kabzımal Silo Mahmut (Ümit). Manifaturacı Şıh Müslim Öztekin. Kunduracı Mıhtat dayı. Marangoz Abdurrahman (Özköse) Philips ve singer bayi. Tenekeci ve su tesisatçısı Badılı Mındık. 5- Köşker Pazarı: Uzunçarşı’nın yan sokağı olarak addedilen Köşker Pazarı, Yüce Kahve’nin arka taraf karşısında bulunan Çarşı Camisi’nin güney tarafındaydı. Bir çok esnaf türüne uzun yıllar hizmet sunmuş bir mekandı. Yüce Kahve gibi ‘maalesef’ o da tarih oldu. Köşker Hanifi, Köşker Hösün, köşker Borsöken Reşat, Köşker Kel Şakir, Kunduracı Ahmet (Savaşçı). Tahta tornacı, Çubukçu Osman. Kunduracı Sülük Necip. Tenekeci ve su tesisatçısı Ökkeş (Akdoğdu). Hinci Celal (Yaşar). Çilinğir Halil Ağa. Kebapçı Kör Musa Dertli (daha sonra atarlık yapmıştır). Kahveci Vezir Ahmet. Şerbetçi Faik, sütçü ve lokantacı. Kabzimalcı Hüseyin (Şeker). Şekerci Mahmut (Tuncer), sabuncu. Fırıncı, Aziz’in oğlu Ahmet. Tıhna Halil’in hanı.Sakar Sadin (Atik), Köşker Ahmet. Tornacı Kürt Mustafa, Lastikçi Seyit, Tornacı-elektrikçi ve tamirci Ceyran Kesen Mamet (Mehmet Demirdöven), Çilingir Ömer (Polat). Terzi, Emin Kuzudişli. Terzi, Koltuk Mustafa (Bağcı). Kahveci, Ali Kavas. Müsbahçı, Hasan Emmi, Müsbahçı (berber ve gusülhane işletmecisi). Çerkez Ahmet. Tayfur abo’nun Hanı. Lastikçi, SeyitBenzer. Çorbacı, Sütçü Hösün. Kahkeci, Antepli Hösün. Kahveci Davut. Dişçi, Avşar Ali (Avşaroğlu). XXX Bu bölümü, sağlı sollu (karşılıklı) olarak yazalım ki, yapmakta olduğumuz zaman yolculuğunda siz Nizipliler, kimin yeri nerede idi (çarşının doğusunda mı, batısında mı?) sorusunu düşünsün ve bu yolculukta emeği geçsin, istedim 6- Şıhlar Camisi ile karşısındaki Cumakerey’in (Öztürk) köşesinden başlayarak, İzzet Fadil (Oğuz) Vakfı ile karşısındaki Kör Mamed’in fırınına kadar olan alan: Cumakerey (Öztürk), manifaturacı. Hacı Hasan Akpek, sabuncu. Hacı Keklik Mustafa (Sarıoğlu), manifaturacı. Hacı Müslim Akpek, bakkal. Kahveci İsmail, kahveci. Çulcu Kasım-Hüseyin, çulcu. Alpaylar’ın, Mollanın Kahvesi. Tayfur Mamed, hancı. Kör Enver (Okan), devlüpçü-fıstıkçı. Tevfik Öğüt, berber. Ethem Temiz, berber. Pamuk mamed (Mehmet Cengiz), tüccar. Zerdeğümlü Mamed (Şahin), tüccar. Önce eşekçi evi (hanı), sonra Maruf beylerin evi ve iş yerleri. Tilmiyenli Nahsen (Bozar), fıstıkçı. Boyacı Süleyman, kuru bakkaliye. Şaban Seyit (Bölükbaşı), manifaturacı. Mehmet Sait Okan, manifaturacı. Havanta Hacı (Saip Yurtseven), bakkal. Ömer Ercan, tüccar. Mehmet Çapan (İbrahim Çapan’ın babası), manifaturacı. Dayı Ali, Attar. Serçe Yusuf, manifaturacı. Muhacır İhsan Temiztaş, manifaturacı. Hacı Veyis Beşir (Özyurt), manifaturacı. Mustafa Dikici, köşker. Müezzin Fahri, bakkal. Seyit Hoca (Altıntaş), bakkal. Bilal ve Abdullah Özpolat, manifaturacı. Gani Mustafa (Yurtseven), şapkacı.
Kemal Cengiz Üye
Üyelik: 2006-08-04 Herkese açık mesaj: 330
#264058
7- Seyit Ahmet Bedesteni: 1890’lı yıllarda, iki kapılı ve iki katlı; (birinci katında 20 dükkan içte, beş dükkan çarşı yönünde. İkinci katında biraz daha büyükçe sekiz iş yeri ve üç tuvalet ve lavabolu ihtiyaç yeri) olarak yapılan Seyit Ahmet Bedesteni, Ağustos 1966 yılında, sahiplerinden satın alınanlar tarafından yıktırılmıştır. İkinci katın 1930 ile 40 yılları arasında, bir göz doktorunun olduğu ‘’göz ve trahom hastanesi’’ olarak kullanılmıştır. Aynı yerde, daha sonra Çapan İbrahim’ler çorap imalatçılığı yapmıştır. Bedesten (yapıldığı günden, yıkıldığı 1966 yılına kadar), Uzunçarşı’nın en gözalıcı yapısıydı. 1915 yıllarına kadar, Bedesten’de esnaflık yapanların içinde Ermeni nüfusu, yerli esnaflarımızdan daha çok olduğu söylenir.. İsimlerini bir türlü teyit ettiremediğim bu Ermeni esnaflar, Bedesten’de kuyumculuk, sarraflık, dikiş makinesi gibi teknik alet tamirciliği, bakır işçiliği ve halı ticareti türünden esnaflıklar yapmışlar. Bedesten içinde ve dışı tarafında esnaflık yapanlarımız: 1 çay ocağı. 4 hasırcı vardı. Bunlar, daha sonra (1960’larda ve öncesinde) Yüce Kahve’nin altındaki (çarşı Camisi’ne bakan tarafındaki) iş yerlerine taşınmışlardır. Pekmez Habeş, manifaturacı. Cevat Özdemir, terzi. Haşim Akpek, terzi. Habeş Taşçı, şapkacı. Mehmet Özdemir, terzi. 3 kilimci, 2 çulhacı. Uzunçarşı ile bağlantılı bulvar, ara cadde ve sokak girişlerindeki esnaflarımızı ikinci yazımda (Atatürk Bulvarı, Postane Caddesi, Buğday Arasası, Kasaphane ve Sebze Hali, Kabaltı ve Orhan Sayın’ın dükkanları, Saha Mahallesi girişi ile Uzunçarşı arasında bulunan esnaflarımızı ele alacağım. XXX 60 yıllık ömrümde ‘’sosyal çevre olumsuzlukları konusunda’’ Nizip’te gördüğüm en acı şeylerin başında, tarihsel ve kültürel yapılarımızın bir bir yıktırılmalarına şahitlik etmiş olmamdır. Şayet, varlıklarını sürdürmüş olsalardı, şu gün için paha biçilemeyecek değerde olan bu yapılar; Eski Belediye Binası, Kasaphane, Yüce Kahve, Bedesten, Büyük Hamam, Sülo Süleyman’ın evi ve sokaklarıyla birlikte bir çok ev ve hatta taştan köprülerimiz, mahzerelerimiz ve de kadrini kıymetini bilip kirliliğini önleyebilseydik, ıslah edip çevre düzenlemesini yapsaydık, Nizip Çayı ile bile ilçemizin bir turizm merkezi olmasını sağlardık. Fevkani Kilisesi, Zeugma ve Akevler mozaikleri de bu turizmin balı kaymağı olurdu. Ama olmadı. Yaş ağaca balta vuran doğa katliamcıları gibi, kentsel doku belgelerimizden olan bu tarihi kültür hazinelerimizi (ki çoğu sapasağlam iken), betonarmelere tercih edip yıktık da yıktık… Tarihsel ve kültürel manada sosyal çevre katliamcılığı yaptık. Torunlarımıza göstereceğimiz anıtsal ve yapısal bir değer bırakamadığımız için, onları dünsüz (tarihsiz) bıraktık. Ne yazık ki, şu saatten sonra özür dilemek dahi bizleri, torunlarımızın mirassızlığından kurtaramayacaktır.
Kemal Cengiz
makin Üye
Üyelik: 2002-03-11 Herkese açık mesaj: 580
#264065
Kemal abi eline sağlık , yazının tamamını okumam 2-3 dakkika mı aldı almadı, bizi gençliğimizin çocukluğumuzun geçtiği yıllara götrüdün bir nefeste , tekrar tekrar eline sağlık. Ben uzun çarşının eski ve yeni halini hatırlayınca hep hüzünlenirim , keşke olduğu gibi koruyabilseydik diye çok düşünmüşümdür.
müslüm akpek Üye
Üyelik: 2007-02-08 Herkese açık mesaj: 11.752
#264072
Kemal abi çok duygulandım, bu çarşıyı bedesteni yıkanlara bir kere daha lanet okudum.
fsoyarik Üye
Üyelik: 2005-05-06 Herkese açık mesaj: 5.099
#264126
Kemal abi çok güzel çalışma ellerinize saglık Sizde nizip sabuncuları,ustaları kısaca imalatçılarının tariçesi vardır Nede olsa RAHMETLİ PAMMUK MAMET amcamızın oğlusunuz Bekliyoruz ağabey Selamlar
yalnız kurt Üye
Üyelik: 2007-01-13 Herkese açık mesaj: 437
#264207
Uzun zamandır siteye girmiyordum Kemal bey çok güzel çalışma ellerinize sağlık Şimdi Uzun Çarşıdaki Bedesteni yıkanlara bir daha kızdım
emrah63 Üye
Üyelik: 2005-09-16 Herkese açık mesaj: 150
#264221
ben hiç birini hatırlamıyorum malesef :)
Kemal Cengiz Üye
Üyelik: 2006-08-04 Herkese açık mesaj: 330
#264239
Sayın Fatih Soyarık'a, Makin'e, Müslüm Akpek'e ve Yalnız Kurt'a duyarlılık yüklü ilgi ve alakalarına teşekkür eder, sevgi ve saygılar sunarım. Sayın Fatih Soyarık'ın ''Nizip sabunculuğunun tarihi ve sabun ustaları'' konulu bir yazı isteği, yerinde ve elzem bir öneri. Önümüzdeki aylarda bu konuda bir çalişma yapacağımdan emin olabilirsiniz.
müslüm akpek Üye
Üyelik: 2007-02-08 Herkese açık mesaj: 11.752
#264240
Köşker Bilal'ı unutmak mümkün mü. Allah Rahmet eylesin bütün ayakkabılarımı yemenimi çarıklarımı kendisi dikerdi, ramazanlarda öğleye kadar oruç tutar sonra yemek yer daha sonra iftara kadar oruç tutardım, sonrada gidip Köşker Bilal amcaya emmi benim oruçları diksene derdim, oda bir derinin üzerine dikiş atar bana verirdi bende sevinç içinde eve gider anama babama gösterirdim. Şimdi yerinde yeller esiyor.
fsoyarik Üye
Üyelik: 2005-05-06 Herkese açık mesaj: 5.099
#264241
Kemal abi çok teşekkür ederiz gereçekten güzel çalışmalara imaza atan birisiniz önemli konuları ciddi çalışmalar ile hakkını vererek yazan bir kişisiniz Şu eskimeyen amma eski olan yer isim ve tarihimizi tek tek isim isim atlamadan yazmak gerçekten bir çalışmanın eseri Bedesten ve eskimeyen amcaları hatırlattığınız için çok teşekkür Selamar
M.KÜÇÜK Üye
Üyelik: 2007-09-04 Herkese açık mesaj: 6.800
#264247
Tarih oldu şimdi yerinde yeller esiyor,şöyle bir hatırlıyorumda ne kadar da güzeldi...
fsoyarik Üye
Üyelik: 2005-05-06 Herkese açık mesaj: 5.099
#264261
Ah şöyle geniş çekimli resimler olsaydı Kahveci ali amminin hasırlı kahvesi Abdurrahman amminin Phillipis bayi dükkanı Kalaycılar terziler zembilciler Ahhhhhhhhh Ahhhhhhhhh malesef tarih oldu Selamlar
mahmutozyurt Üye
Üyelik: 2009-09-29 Herkese açık mesaj: 175
#269930
kemal bey ben tam yerini bilmememle beraber hacıveyis kadir ve hacıveyis memet(mahamet) in de dükkanları olmalıydı uzun çarşıda
oktay.cankesen Üye
Üyelik: 2006-03-08 Herkese açık mesaj: 488
#270438
Ben 42 yaşındayım uzun çarşının eski halini hatırlıyorum ne yazıkki tarihi ve kültürel katliamlar 1980 sonrası yapıldı ne ypıldıysa.
bulut.tr Üye
Üyelik: 2006-04-29 Herkese açık mesaj: 36
#276927
kemal bey eline emegine saglik gozlerim yasardi okurken cok tesekkurler anilar tazeledik
atom Üye
Üyelik: 2009-08-22 Herkese açık mesaj: 42
#276970
Benim çocukluğum uzun çarşıda geçti. Burada anlatılan kişileri o zaman çocuk olduğumdan şahsen tanımam. Ancak isimlerini hep duyardım. Yazıyı okurken geçmişe gittim. Hele o birinci fotoğraf beni tamamiyle çocukluğuma götürdü. Bu güzel çalışma için teşekkürler.

Cevap yazmak için hesabınıza giriş yapın.

WhatsApp iletişim