19. Asırda Osmanlı Padişahı II.Mahmut ile Mısır Valisi Mehmet Ali Paşa arasında yaşanan Nizip Savaşını, Nizipcom kütüphanesinde okumuşsunuzdur. Bu savaşın mevki olarak tam nerede yapıldığını bileniniz varmı acaba ?
Nizip Muharebesi sırasında Hafız Osman Paşa ve Alman müşavir ve Osmanlı topçularının komutanı Prusyalı Helmuth von Moltke - 24 Haziran 1839

Tarihimiz Kültürümüz
#1398
#24160
#24164
#24166
#24170
#24173
#24174
#24180
#24198
#24200
#24202
#24209
#24210
#24247
#24261
#24263
#24385
#24386
#24403
#24424
#24429
#24433
#24450
#24470
#24510
Nizip Savaşı Mevki Olarak Nerede Yapıldı ?
Ben bu savaşın Torumahmut köyü civarında yapıldığını tahmin ediyorum.Tarihi kaynaklara baktığımızda bunun için 2 neden yazabilirim.1.Neden:Torumahmut köyünün adı "Tarumar olmuş Mahmut" manasından türemiştir.Yani Yenilen ve tarumar (darmadağan) olmuş II.Mahmut'un ordusu bu köye isim olmuştur.Büyük olasılıkla savaş bu köyün civarında olmuştur.2.Neden:Tarihi kaynaklarda Osmanlı ordusunun komutanı Reşit Paşa'nın onuruna yediremedigi geri çekilme planının yeri olarak Birecik'in gösterilmesidir.Zira Osmanlı ordusunun sırtı Birecik'e dönüktür.Ve eger fırat'ı aşıp Birecik Arat dağına sığınmış olsalardı bu kadar insan ölmeyecekti.Ve yenilgi de tam anlamı ile söylenemeyecekti.
Ben bu savaşın Torumahmut köyü civarında yapıldığını tahmin ediyorum.Tarihi kaynaklara baktığımızda bunun için 2 neden yazabilirim.1.Neden:Torumahmut köyünün adı "Tarumar olmuş Mahmut" manasından türemiştir.Yani Yenilen ve tarumar(darmadağan) olmuş ıı.Mahmut'un ordusu bu köye isim olmuştur.Büyük olasılıkla savaş bu köyün civarında olmuştur.?...:) Bence bu iddia çok su götürür gibi görünüyor. Ama benim bir iddiam yok.Delil ya da belgeleri bekleyecegim.
Cided ile Ibrahimsehir koylerinin isimleri Nizip Savasindan kalmis olabilir mi? Ibrahim Pasa ile Nizam-i Cedid ordusundan yani. Acaba bilen var mi. Bir de Nizip ismininkokeni hakkinda bilgisi olan var mi?
Dikkat ederseniz o sadece bir soru, bir iddia degil.
"Tarumar olmuş Mahmut" kısmı biraz uyduruk gibi geldi, o kadar. :) Gunes dil teorisini hatırlattı. Hani su Amazon amma da uzun meselesi var ya. :) Ya da Nikaragua ne yaygara. Bu da biraz oyle olmus sanki. Torumahmut Tarumar olmus Mahmut. Neyse. Delilleri bekleyecegim. Tarihte de komiklikler oluyor bazen..
Birçok Yer Adi Yaşanan Olaylarla Ilgili Olarak Verilmiştir.son Zamanlarda Yapilam Köy Ve Kasaba Adlarinin Degiştirilmesi Bence çok Yalniş Bir Uygulma.şimdi Torumahmut Köyünün Adi Dutlu Olmuş.zamanla Bu Torumahmut Ismi Tarihi Kayitlardan Okunduğunda Belki De Yukaridaki Iddealar Gündeme Gelecektir.şerif şahin Abi Bu Konuyu Okuyorsa Köyü Ile Ilgili Bildigi şeyler Mutlaka Vardir..bir De Onu Dinlemek Lazim :))))
Bir sohbetimiz esnasında dedem H.Nihat Özyurt, büyüklerinden dinlediği kadarı ile şöyle tarif etmişti.
" Tayba denilen mevki vardır, briketçiler sitesinin önünden giderken sağ tarafta kalır.
Belediyenin beton boru döküm fabrikasının önünden bir patika yol çıkar, küçük ince bir yoldur. Bu yolunda sol tarafında kalır. Bu iki yolun arasında kalan mevkiye Tayba denilir. Burada kazılmış siperler var ve tarihdeki Nizip savaşının burada yapılmış olduğu anlatılırdı"
Bir sohbetimiz esnasında dedem H.Nihat Özyurt, büyüklerinden dinlediği kadarı ile şöyle tarif etmişti.
" Tayba denilen mevki vardır, briketçiler sitesinin önünden giderken sağ tarafta kalır.
Belediyenin beton boru döküm fabrikasının önünden bir patika yol çıkar, küçük ince bir yoldur. Bu yolunda sol tarafında kalır. Bu iki yolun arasında kalan mevkiye Tayba denilir. Burada kazılmış siperler var ve tarihdeki Nizip savaşının burada yapılmış olduğu anlatılırdı"
Yani Taşbaş tarafı oluyor, degil mi. Torumahmut tarafı degil.
Bu arada Ahmet kardesimizin dedigi son derece dogru. Mesela Nizip'in adı degisseydi, biz onun kokenlerini Asurlularda nasıl arayacaktık degil mi? Simdi isimleri yenilenmis tum koylerin eski isimlerini kullanmaya devam etmeliyiz bence de. Kimbilir o isimlerden ilerde tarihciler nelere ulasirlar. Belki belki yeni zeugmalar veya yeni tarihi bilgilere ulasırlar.Iyi bir konuya temas etmissin tebrik ederim Ahmet kardesim.
Galiba ben de akif abinin dediği gibi sanayi taraflarında bir yerde olduğunu dinlemiştim.
Muharrem bey,sanırım bu mesaj size ait.Hem iddeam yok diyorsunuz hem de ortaya iddealar atıyorsunuz.Asıl delil getirmesi gereken sizsiniz.Nizip savaşını hangi kaynaklardan okursanız okuyun Osmanlı ordusunun Birecik tarafında durduğunu ve geri çekilmeye müsait oldukları halde onurları uğruna binlerce insanı ettiklerini görürsünüz..
Sayın sine27 hemşerim: Bizim Atalarımız sizin de dediğiniz gibionurlu bir şekilde şehit olmuşlardır. Ancak sizin (telef ettiklerini görürsünüz.) cümlenizden boş ölümler manasına gelen bir anlam çıkıyor. Çünkü telef kelimesi hayvanlar için kullanılan bir kelimedir. Oysa insan ölümleri için bu kelime kullanılmaz. Bir yanlışlığı düzeltmek istedim. saygılar.
Ayrıca ben de sanayi taraflarında olduğunu duydum. Tren köprüsü ve sanayinin E-90'a çıkış tarafında.
Yıl 1839'dur.2. Mahmut ile Mısır Valisi Mehmet Ali Paşakuvvetleri arasındameydana gelen Nizip Savaşı'nda Osmanlı ordusuna Hafız Ahmet Paşa komuta etmektedir. Hafız Ahmet Paşa tecrübesizdir ve de komutasındaki generallerden çok ulemanın düşüncelerine önem vermektedir. Osmanlı ordusunda danışman olarak Prusya'lı 3 kurmay subay bulunmaktadır.
Bunlardan biri de Moltke'dir. Moltke'ye göre Nizip'te Osmanlı ordusunun önemli birliğini ya-yalar teşkil etmektedir. Erlere çarçabuk bazı şeyler öğretilebilmiştir. Subaylar ise subaylıktan hiçbir şey anlamamaktadırlar.
Mısır kuvvetlerinin başında Ibrahim Paşa bulunmaktadır. Onların da durumu pek iyi değildir. Sayı bakımından iki ordu aşağı yukarı eşittir. Nizip alanında bu iki ordu harp kurallarına uygun olarak yerleştirilmiştir.
Prusya'lı kurmay su-baylar Osmanlı ordusunun Mısırlıları yenecek bir durumda iken hemen muharebeye girişilmesi için Başkomutan Hafız Paşa'ya tavsiyelerde bulunmuşlardır. Ancak ordu içinde bulunan ulema o gün Cuma olduğundan harp yapılmasının Şer'an caiz olmadığını ileri sürmüşlerdir.
Bir gün sonra rusya'lı subaylar bir gece baskını yapılmasını önermişlerdir. Ulema bu defa da haydut gibi ansızın gece baskını yapılmasının padişah askerlerinin şanına yakışmayacağını bildirmişlerdir.
Bu olay admn abinin söyledıgı gibi saanayi civarında yapılmıstır denılıyor daha farklı söylentılerde var bunlar ise bazılarına göre kerzin köyüne gıderken sol tarafta yapılmıştır denılıyor.
Saygıdeğer sevgili ADMİN'im; onbeş sene önce kaleme aldığım ama bir türlü bastırma fırsatı bulamadığım NİZİPLİLER ve NİZİP TARİHİ adlı çalışmamın son bölümündeki kaynakçamı bulamadım. Ama, büyük bir ihtimalle Alman asıllı Osmanlı zabiti Molteke'ye ait olduğunu düşündüğüm şu cümleye ne dersiniz?
''NİZİP ÇAYI'NIN KOLLARINDAN BİRİ OLAN ORUL SUYU HER İKİ ORDU ARASINDA HUDUT TEŞKİL EDİYORDU.''
Kemal abi, çok derin çalışmaların var ve gerçekten derin bir kültüre sahipsin. Sizi Nizip yeni yeni tanıyacak. Telefonda görüştüğümüzde orduların çok kalabalık olduğundan bahsetmiştin ve kalabalık ordular muhtemeldir ki çok geniş alana dağılmıştır. En azından konaklarken, Birecik'ten Taşbaş dağının eteklerine kadar yerleşmişlerdir. Burada benim bahsettiğim Tayba mevkiinde iki büyük siper kazıldığı ve halen izlerinin bulunduğu bilinmekte fakat hangi orduya ait olduğunu bilmemekteyim.
Ama aynı konuya önemli bir kaynak olarak 1973 yılında MAZLUM KİTAPEVİ tarafından basılan sayın MEHMET YILMAZ'ın NİZİP TARİHİ adlı kitabını gösterebilirim. Kitap ütüphanamde var. Arzu eden duyarlı dostlarıma 'okumak için' verebilirim.
Aşağıdaki alıntı Nizip Belediyesinin Resmi Sitesi alınmıştır.
"14 mayıs 1833 yılında Mısır valisi Mehmet Ali paşa ile Osmanlı padişahı II.Mahmut arasında yapılan Kütahya anlaşmasından iki tarafta hoşnut değildi. II Mahmut, Mehmet Ali paşaya verilen Suriye, Adana, Girit ve Cidde gibi zengin eyaletleri geri almak istiyordu. Mehmet Ali paşada elde ettiği kazancı az buluyordu. Mısır'ın ödemesi gereken vergide anlaşmazlık konusuydu. Diğer taraftan İngiltere Suriye ve Mısır ticaretini kendisine kapayan Mehmet Ali paşanın doğu akdenizde kuvvetli bir devlet kurmasını istemiyordu.Fransa ise Mehmet Ali paşaya mısırdaki ıslahat hareketlerine yardım ettiği için, Mısırda önemli bir yer edinmişti. Bu nedenle İngilterede Osmanlı devletini, Mehmet Ali paşa ile savaşmaya kışkırtıyordu. 1834'te Lübnanda Mehmet Ali paşaya karşı bir ayaklanma çıkınca ve Fırat dolaylarındaki dürzilerde Osmanlılara karşı baş kaldırınca Osmanlı devleti bunu fırsat sayarak Suriye ve Lübnandaki Mısır egemenliğine son vermek istedi. Hafız mehmet paşanın komutasında urfaya bir ordu gönderildi. Osmanlı ordusunda başta Moltke olmak üzere dört tane prusyalı kurmay subay vardı. Bu sırada 40.000 kişilik Mısır ordusu Halepte bulunuyordu. İki ordu sayı bakımından birbirine eşitti. Mehmet Ali paşanın oğlu İbrahim paşanın yönetiminde olan Mısır ordusu, Osmanlı ordusuna saldırma emri alarak Nizip ile Birecik arasındaki ovaya geldi. Bu sırada Osmanlı ordusunun durumu daha iyi idi. Osmanlı ordusunun prusya kurmaylarının sözlerini dinlememesi ve oyalanmasından yararlanan İbrahim paşa , kendi kuvvetlerine Osmanlıların kanatlarını kuşatacak biçimde düzenledi, sonunda Mısır ordusu saldırıya geçerek Osmanlı ordusunu dört saat içerisinde ağır bir yenilgiye uğrattı. Böylece İbrahim paşaya anadolu kapıları açılmış oldu. Osmanlı devlelti bu zor durumdan, ingiltere, avusturya, rusya, ve prusya gibi büyük devletlerin müdahalesi ile kurtulabildi."
Moltke'nin "Mektuplar" adlı anılarında Osmanlı Ordusunun Malatya konaklamasının ardından Birecik kasabasına geldiklerinde savaş karargahının bu güzel ve savaşa elverişli kasabada yapılmasını önerdigini yazmıştır.Ordu Fıratı geçip Nizip-Birecik yakınlarındaki ovaya geldiginde karşılarında çok büyükama dağınık bir ordugörür.Müşavir komutanlar hemen saldırıya geçme için görüş bildirir.Ancak Cuma günü olması münasebetiyle uleme tarafından savaşa izin verilmez.Gece olunca yine müşavir komutanların saldırı talebi "eşkiya usulu savaş caiz degil"gerekçesiyle geri çevrilir.Bu arada Mısır ordusu toparlanmış ve savaş düzeni almıştır.Daha sonra bu ovada şiddetli bir savaş olur ve Osmanlı ordusu yenilir.Yenilme aşamasındayken bile müşavir komutanların Birecik'e geri çekilme teklifi "onur kırıcı olur" bahanesi ile yine geri çevrilir.Savaşın yapıldığı ovanın Torumahmut köyü civarı olduğu birçok tarihi kaynaklarca da gösterilmektedir....
Nizip Belediyesinin alıntı yaptığı kaynak Türk Tarih Kurumunun Osmanlı Araştırmaları kısmındaki metinle aynen uymaktadır.
Böyle güzel konuları sitede bulmak gerçekten çok hoş.Araştırmaya dönük seviyeli bir platform oluşturmuşsunuz..tebrik ediyorum..Yazılan yorumları tek tek okudum.Sinan beyin yorumu kayıtlarda bulunan tek resmi sunum olmuş.Ancak burda Sinan beye hatırlatacağım önemli bir konu var..Türk Tarih Kurumu öyle bildiginiz derin araştırmalar yapan bir kurum degildir.Kurumun yapısı ve çalışmalarını dikkatlice takip ettiginizde bir çok şeyin taraflı yazıldığı ve hatta uydurmadan öteye geçmedigi görülür.Prof.Emre Kongar beyin "Tarihimizle Yüzleşme" isimli kitabını okuduysanız eger burda çarpıcı birçok örnek bulabilirsiniz.Nizip savaşı öyle yüzyıllar öncesinden olmuş bir savaş degil ki..Günümüzden 150 yıl kadar önce olmuş bir olaydır.Yani iki göbek nesil bu olayı hatırlar..Tabiki şu anda yaşayan yoktur.Ama muhakkak aktarmalar olmuştur.Savaşın Nizip-Birecik arasında bir ovada yapıldığını iddia etmekyazılabilecek en kolay iddiadır.Halbuki Suriye-Karkamış üzerinden gelen Arap ordusu Yerel Kürt birliklerini de safına katarak Nizip'e yaklaşmışlardır.Öte yandan Fırat havazasındaki Kürt ayaklanmaları bastırmakla görevli Osmanlı ordusunun Malatyayı talan etmesinden sonra geldigi Nizip mevkiinde Taşbaş dağı eteklerinde mevzilendiklerini daha önceki araştırmalrımda bulmuştum.Yine de geniş bir alana yayılan savaşın umum bir ovada yapıldığından şüphe yoktur.Kemal beyin iddia ettigi yer savaşın sadece savaş öncesi konumunu izah etmektedir.
Torumahmut için Tarumar olmus mahmut tan gelmiştir diyen Sinan arkadasım için küçük bir araştırma yaptım.
Bence dogrusu Tarumar olmuş Mahmut degil Tor-u Mahmut olmalıdır. Yani Mahmutun Tor'u. Ama tor nedir?
Arapça kokenli degildir çünkü Arapçada O sesi yoktur. O yıllarda konusulan ağdalıdilimizi de hatırlayacak olursak Osmanlıların da pek kullanmadığını çıkarabiliriz.
Işin açıkçası eski Turkçe de bulduğum kelimeler anlam itibariyle uymadı. Belki baska arkadaşlar bir daha baksalar iyi olur.
Pekiacaba başka bir dilden gelmiş olabilir mi diye dusundum Farsca veya Kurtçe sözluklere baktım. Kurtçe'de tor kelimesinin Turkçedeki toy kelimesiyle aynı anlamda kullanıldıgını gordum. İsteyenler sozluklere bakabilir.
Yani savastaKurt Beylerinin askerleri de oldugundanbu isimlendirme çok normaldir. Diger taraftan aslında Torumahmut Toymahmut, Acemi Mahmut ya da Caylak Mahmut anlamında kullanılmış olabileceği gibi şimdi goremediğimiz bir anlamda da kullanılmış olabilir.Asagıdaki kelimelere bakabilirsiniz.
Zaten bu savasta Mısırlılarla işbirliği yapan Kurt asiretleri daha sonradan Osmanlı idaresi tarafından tehcir edilmiş ve cezalandırılmıştır. Osmanlılara karşı çıkmayan derekoylulere isemudahale edilmemiştir. Onların yerine de Anadoluya yeni gelmiş ve henuz yurtsuz olan Turkmen aşiretleri yerleştirilmiştir.
Bu yazdıklarım tartışmaya açık olmakla birlikteobjektif bir gözle bakıldıgındadogru olduğu gorulecektir.
Tor kelimesinin anlamları için aşagıya bakabilirsiniz.
Meydan Larouse(siyah-beyaz Türkçe ilk baskı) cilt 14, sayfa 545'de;
''Osmanlıya saldırma emri alan İbrahim Paşa, Halep'ten hareket ederek Nizip ile Birecik arasındaki ovaya geldi.
Osmanlı ordusu bozuldu, Maraş, Kumkale, Behisni üzerinden Malatya'ya çekildi.''
Bu ifadelere göre, sanırım harita mühendisi bir arkadaş 'Taşbaş Dağı mevkini, Torumahmut Köyü mevkini, Tayba mevkini ve Orul Suyu'nu da iki ordu arası hudut olarak ele alırsa' 40 000 kişilik Mısır ordusu ile 84 000 kişilik Osmanlı ordusunun TAM OLARAK nerede savaştıklarını bize söyleyebilir.
Not: Harita mühendisi sayın Şefik Ekmekçi'yi ziyaret etmesi için 'sanırsam' adminime yol gözüktü...
Bu arada savaşın nerde yapıldıgına iliskin bir yorumda bulunmak gerekirse, hepsinde birden yapılmış olabilir derim ben. Savaş bir gun mu surmuş yoksa. Yani ilerleme gerileme durumuna gore savas yeri degismis olamaz mı. Ya da mevzi ve mevkiler manevra geregi degistirilmiş olamaz mı? Ayrıca savasın yapıldıgı yer ayrıdır. Karargah ve cadırların oldugu yerler ayrıdır. Butun bunları dusundugumuz de bence yukarda bahsedilen tum yerlerde yapılmıs olması muhtemeldir. Bu arada acaba Turlu kelimesi ile Torumahmut arasında bir iliski olabilir mi? Ilgilendikçe ne enteresan seyler cıkıyor degil mi? Cided kelimesiyle ilgili olarak daha once acaba Nizam-ı Cedid ten gelmis olabilir mi. Ibrahim Paşanın adı da Ibrahim şehre verilmiş olabilir mi diye sormustum. Kimse cevap vermemişti. Galiba simdi sormanın tam sırası.
Hazal Hanıma sunu sormadan gecemeyecegim. Osmanlı Ordusu bir eşkiya ordusu mu ki Malatyayı talan etsin. Acaba maksadınızı mı aştınız? Aslında Malatya'daki Kurt ayaklanmasınıbastırmıs mı demek istediniz. Talan kelimesi çunku eşkiyalar ve çeteler için kullanılır, bir ordu için degil.
Sayın Ramazan Tarhan'ın harita mühendisi olduğunu şu dakika adminimden öğrendim. Haritada belgelendirme konusunda siz varken niye uzağa gidelim ki ? Sizden ilk beklentimiz, yukarıda belirttiğim mevkiler çerçevesinde bir ön taslak çıkarmanızdır. Ki daha sağlıklı düşünelim.
....
Edited by - Tarhan on 1/19/2007 09:19:19 AM
Resmi aç
benim okuduğum varsayımlardan anladıgım kadarı ile en gerçege yakın olanı Nizip savaşının tayba mevkiinde oldugu cıkıyor...
Cevap yazmak için hesabınıza giriş yapın.