Güzel bir araştırma, Kaynak neresi onuda belirtirmisin.
Bizim Ançeket dediğimiz, kayıtlarda Akçakent geçen köyümüzün ismi burada Ağcakent geçiyor, bunların hangisi doğru acaba.
Degerli hemsehrilerim, halu hazirda basta sevgili adminimiz Akif bey olmak uzere onde gelen zevatla hararetli 'ozel' mesajlasdigimiz cun bu konuya el atamiyorum:))) Ancak en kisa zamanda ozellikle Osmanli hakimiyetinden 20. yy'a kadar olan kisimlari derleyip sizlere ulastiracagim. Ondan kelli Abbasiden Sumerlere kadar uzanan genis yelpazede ulasabildigim kaynaklari sizlere aktaracagim.
Bu arada Muslum abi, koyumuzun adi(sonunda beni de Akcakent'li yaptiniz) Akcakenttir! Harf ve soylenis fakrliliklari ozu etkilemez ve Ak=ag=kent turemistir. Ancakent ise halk agizli soylemidir! Ustte 'koylerini bulamayanlar' o zamanlarda koylerinin varolmadigindan emin olabilirler. Cunku bu evraklar titizlikle hazirlanmistir
YusufSerce;185214 wrote:
Bu arada Muslum abi, koyumuzun adi(sonunda beni de Akcakent'li yaptiniz) Akcakenttir! Harf ve soylenis fakrliliklari ozu etkilemez ve Ak=ag=kent turemistir. Ancakent ise halk agizli soylemidir! Ustte 'koylerini bulamayanlar' o zamanlarda koylerinin varolmadigindan emin olabilirler. Cunku bu evraklar titizlikle hazirlanmistir
SOYAĞACINI ARAŞTIRMAK İSTEYENLERE TAVSİYELER
[Bu sayfadaki bilgiler, T. C. Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü, Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığı, Arşiv Uzmanı Ahmet Kılıç'tan derlenmiştir.
Kendisine teşekkürü borç biliriz.]
Soyağacı araştırması yapmak isteyenler metod olarak öncelikle günümüzden geriye doğru gitmelidirler. Bu konudaki en önemli kayıtlar nüfus kayıtlarıdır. Öncelikle gidilecek yer kişinin bağlı olduğu nüfus idaresidir. Nüfus kütüklerinde cumhuriyet dönemi kayıtlarının hepsine ulaşmak mümkündür. Cumhuriyet öncesi nüfus kayıtlarına ise "Atik Nüfus Defterleri" diye adlandırılan kayıtlarda rastlanılabilinir. Cumhuriyet dönemi öncesi kayıtları türlerine göre şöyle sıralayabiliriz:
I- Nüfus Sayımları ve Nüfus Defterleri
II- Temettüat Defterleri
III- Tapu-Tahrir Defterleri
IV- Sicill-i Ahval Kayıtları
V- Biyografik Eserler
VI- Vakıf Belgeleri
VII- ATASE Genelkurmay Arşivleri
I- Nüfus Sayımları ve Nüfus Defterleri
-1831 Sayımı (II. Mahmut Dönemi)
-1841 Sayımı (Abdülmecit Dönemi)
Bu iki sayımla ilgili kayıtlara Osmanlı Arşivinin tasnifi tamamlanmış fonları arasında henüz rastlanmamaktadır. Bu yüzden bu defterlere ulaşma imkanımız şimdilik yoktur.
-1894 Sayımı (II. Abdülhamit Dönemi)
-1904 Sayımı (II. Abdülhamit Dönemi)
II. Abdülhamit Döneminde yapılan bu sayımlar Osmanlı dönemi nüfus Kayıtlarının en esaslı ve düzenli olanlarıdır. Ayrıca MERNİS Projesi kapsamında yer alan ilk kayıtlardır. MERNİS Projesine göre isteyen herkes 1800'ün sonları ya da 1900'ün başlarına kadar olan soy bilgilerine ulaşabilme imkanına sahip olacaktır. Şu anda MERNİS Projesinin bir sonucu olarak il ve ilçe nüfus müdürlüklerinden ve ayrıca İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü'nden şecere bilgileri öğrenilebilmektedir.
- Ara Nüfus Sayımları (Nüfus Ceride Defterleri)
Bunlar ana nüfus sayımlarına ek olarak yapılan 6 aylık doğum ve ölüm kayıtlarını içeren nüfus yoklama kayıtlarıdır ki Osmanlı Arşivinin değişik fonlarında Nüfus Ceride Defterleri olarak rastlanmaktadır.
- Bölgesel Sayımlar (Atik Nüfus Defterleri)
1904 öncesi bölgesel olarak yapılan sayımlardır. İl nüfus müdürlüklerinde bu kayıtlara ulaşılabilmektedir. Ne yazık ki bunların önemli bir bölümü savaşlar ve yangınlar nedeniyle günümüze ulaşmamıştır.
II- Temettüat Defterleri
1840'lardan sonra tutulmaya başlanan kayıtlardır. Yapılan Nüfus sayımlarında tespit edilen kişilere ait mal varlıklarını belirlemeye yönelik çalışmaları ihtiva eder. Osmanlının doğu vilayetlerini kapsamamaktadır.
III- Tapu-Tahrir Defterleri
Osmanlının ilk dönemlerinden itibaren tutulmaya başlanan bu defterler 5 yılda bir yenlenmiş olup bu kaynaklarda kişi ve cemaat adlarına rastlanmaktadır. Köylerin gelir gider durumunu ve bazen hane sayılarını bildirmektedir. Bu kaynaklarda geçen kişi adları lakaplarla birlikte yazılmadığından soyacağı araştırmalarında çoğu zaman önemini yitirmektedir.
IV- Sicill-i Ahval Kayıtları
Genel Olarak 1879-1909 tarihleri arasında II. Abdülhamit Döneminde Osmanlı Devletinde Görev almış memurlara ait hal tercümeleridir ki bu kayıtlarda isim, mahlas, künye, baba ismi, sülalesi, göreve başlayışları, tahsil durumları, liyakat ve ehliyet dereceleri, gayrimüslim ise milliyeti yer almaktadır. 92000 memurun sicil kayıtları 201 defterde toplanmıştır.
V- Biyografik Eserler
Osmanlı Döneminin önemli kişilikleri hakkında bilgi veren çok sayıda biyografik eser çalışması yapılmıştır. Bunlar; Genel, Sadrazamlar, Şeyhülislamlar, Ulema, Kabdan Paşalar, Reisülküttablar, Hattatlar, Şuara Tezkireleri olmak üzere guruplandırılır. (Eser adları için bkz. Mübahat S. Kütükoğlu-Tarih Araştırmalarında Usul)
VI- Vakıf Belgeleri
Elinde vakfiyeleri olan kişiler bu vakfiyeler yardımıyla kendi ailelerine ait vakıfların belgelerine Osmanlı Arşivleri ya da Vakıflar Genel Müdürlüğü Arşivinde ulaşabilirler. VII- ATASE (Genel Kurmay Arşivleri)
Kırım Harbi sonrası askeri kayıtları ihtiva eden bu arşivde askeri görevliler ve şahsiyetler hakkında bilgi bulunabilmektedir.
Saygıdeğer Nizipliler, Avarız hane kayıt defterinde vergiyle mükellef olan haneler sayılır. eğer listede köyünüzün ismi gözükmüyorsa, ya vergi mükellefi yoktur, ya da köyünüz o dönemde mezra veya daha küçük yerleşmedir. saygılar
Kürep bu kayıtlarda geçmiyor zira 16. yy'da kürep köyü yok. Anladığım kadarıyla II. MAhmut zamanında yapılan iskanlar ile köy kuruluyor (takriben 1700'lü yıllarda). En son 18. yy Urfa şeriye sicillerinde Kürep (Kurâb) köyü Birecik'e tabi olarak ismi geçmektedir.
Rica ederim Müslüm bey. Urfa şeriyye sicilinden küreb'in isimin geçtiği bir bölüm 1849 senesine ait:
Seyh Seyyid Hacı Ali’nin Birecik Kazâsına Tâbi‘ Kürâb Karyesinde nsâ Kılınan
Câmi‘i Vakfeyledigi Baglar Sûretidir.
Medîne-i Ruha’da Siverekli mahallesi sâkinlerinden zât-ı ma‘ruf sâhibu’l-hayrât
ve’l-hasenât Rufâ‘î seyhi Seyyid Hacı Ali b. Diyâb meclis-i ser‘-i serîfi enverde
söyle takrîr-i kelâm ve ta‘bîr-i ‘ahdü’l merâm ider ki vakf-ı âtî el-beyân sudûruna
degin yedimde irsâd-ı mâlik ve mutasarrıfı oldıgım… karyesine tâbi Balık Haraba
Depesinde vâkı‘ tarafları husûsî pederimin istirâ eyledigi bag ve Muhammed’in bagı
ve serbetçinin ve Ferhad oglı Muhammed’in bagı ile mahdûd… Kara nâm karyede
vâkı‘ mülk-ü mevrûsum olan bagın bir tarafı Siverek câmi‘i ve cebel tarafı tascı
re‘âya bagı ve sarkan Seyho’nın oglı Osman’ın bagı ve garben Osman’ın bagı ile
mahdûd mezkûr baglarımı vakf-ı sahîh-i… ve haps-i sarîh… ile vakf ve haps idüb
söyle sart ve ta‘yîn ile mesken-i mezkûr baglara ben mütevellî olam bir akçe yevmî
vazîfe ile ve yevmî iki akçe vazîfe dahi Birecik kazâsına tâbi‘ Kürâb karyesinde
müceddeden insâ kılınan câmi‘-i serîfe simdilik ben mesîhına tarîkiyle sâkin olub
Cuma giceleri sabah ve yatsu namazından sonra evrâd-ı ezkâr okunması sart
eyledim.Ben hayatda oldıkça ben okuyayım mezkûr iki akçeyi ben aldım. Bu vecihle
ben mutasarrıf olub bi-emrillahi te‘âl vefât eyledigimden sonra erbâb-ı istihkâkdan
evlâdım mutasarrıf ola ve mesîhate erbâb ise ol-dahi mutasarrıf olub mezkûr iki
akçeleri ala.Ba‘de vefâtehû evlâdım evlâdı erbâbdan mutasarrıf olalar ba‘de
inkirâzü’l külli câmi‘-ı mezkûrda mesîhan ile sâkin olan fukarâya mesrûta ola
didikde gıbbe’t-tasdîkü’s-ser‘î vâkıf mûmâ ileyhe kelâmını semt-i âhire sarf olub
vakf-ı ‘akâr mâm-ı A‘zâm ve himemi efhamü’l vazîfetü’l kevnî hazretleri… rucû‘-i
mesrû‘ ve mam Muhammed b. Hasanü’s-seybânî hazretleri karz-ı vâkıf-ı menâfi‘
vakf-ı nefsine sart ile vakf-ı bâtıl oldıgına binâen vakf-ı mezbûreden rucû‘ ve bâg-ı
mezkurları ke’l-evvel istidâd iderim diyecek hâkim-i mevkî‘ sadd-i küttabla hüsn-i
meâb efendi hazretleri ‘ârif-i samedânî Ebû Yusuf es-sehr-i bi’l-imâmi’s-sânî
75
hazretleri… vakıfı mücerred vakfet dimekle vakf-ı mezkûr sahîh ve lâzım oldıgı
esher oldıgından ‘âlimen bi’l-hilâfi’l cârî beyne’l eimmetü’l-eslâf… hâkim itmegin
min ba‘d vâkf-ı mezbur-ı sahîh ve lâzım oldugu kayd sed.
(H.13 Sevval 1270 / M.11 Mayıs 1854)
Kaynak: 205/1 NUMARALI SANLIURFA SER‘İYYE SİCİLİ’NİN
TRANSKRİPSİYON VE DEGERLENDİRMESİ
(H.1269- H.1272 / M.1852 -M.1855 )
Birecik Kazasının İdari Taksimatı: Hicri 1317 yılı Halep Vilayet
Salnamesine göre, Birecik Kazası ve merkezi olan Birecik kasabası Urfa’nın
yetmiş kilometre batı tarafında ve on sekiz saat uzaklığındadır; Haleb’in ise
135 km kuzey doğusunda ve yirmi sekiz saat uzaklığındadır. Adı geçen
kazanın içinden Fırat Nehri geçer ve kazanın dört bir yanını sular.37 Birecik
Osmanlı idaresine girdikten sonra 1518 yılında yapılan bir düzenleme ile Urfa
gibi müstakil bir sancak durumuna getirildi ve Diyarbakır Eyaletine bağlandı;
ancak Urfa Sancağının Halep Eyaletine bağlanmasıyla Birecik Urfa Sancağına
bağlı kaza durumuna düşürüldü.38 Birecik kazasına bağlı Nizip, Barak ve
Çukur adlarında üç nahiye ve 133 köy vardır.
Kaynak:“19. YÜZYILIN İKİNCİ YARISINDA URFA’DA SANCAK İDARESİ”
kuseyyir;257466 wrote:Birecik Kazasının İdari Taksimatı: Hicri 1317 yılı Halep Vilayet
Salnamesine göre, Birecik Kazası ve merkezi olan Birecik kasabası Urfa’nın
yetmiş kilometre batı tarafında ve on sekiz saat uzaklığındadır; Haleb’in ise
135 km kuzey doğusunda ve yirmi sekiz saat uzaklığındadır. Adı geçen
kazanın içinden Fırat Nehri geçer ve kazanın dört bir yanını sular.37 Birecik
Osmanlı idaresine girdikten sonra 1518 yılında yapılan bir düzenleme ile Urfa
gibi müstakil bir sancak durumuna getirildi ve Diyarbakır Eyaletine bağlandı;
ancak Urfa Sancağının Halep Eyaletine bağlanmasıyla Birecik Urfa Sancağına
bağlı kaza durumuna düşürüldü.38 Birecik kazasına bağlı Nizip, Barak ve
Çukur adlarında üç nahiye ve 133 köy vardır.
Kaynak:“19. YÜZYILIN İKİNCİ YARISINDA URFA’DA SANCAK İDARESİ”
Küreb Köyü ile alakalı bir belge daha. Bu belgeye bakarak köyün 1750 yılında da var olduğunu söyleyebiliriz. Zira benim dedem de takriben 1700'lerde gelmiş ve köy kurulmuş. Belge Antep şeriye sicilinden. Köy Nizib'e oradan Bireciğe oradan Urfaya oradan da Haleb'e bağlı fakat köyün Antep'teki bir köy ile sorunu çıktığı için köyün ismi antep şeriye sicilinde de geçmiş:
(Kaynak: 1750-1752 (H.1164-1165) TARİHLİ GAZİANTEP ŞER'İYYE SİCİLİNİN TANITIMI VE FİHRİSTİ)
f. BORÇ VE EMANETLE İLGİLİ BELGELER
Belge No: 69 HÜCCET: Nizib kasabasına bağlı Kirab karyesi ahâlisinden Molla Hıdır ve Mehmed adlı kişiler, Anteb'e bağlı Milisdar karyesi ahâlisinden Sadıkoğlu demekle tanınan Mehmed üzerine açtıkları davalarında, köylerine Sadıkoğlu Mehmed tarafından getirilen mübaşire 290 kuruş ödediklerini söylemişler ve bunun kendilerinden fuzuli olarak alındığını ileri sürmüşlerdir. Görülen davada davacıların haklı olduğu anlaşılmış ve söz konusu paranın geri ödeneceği söylenilmiştir. 17 Ağustos 1750.
Aslında Kürepli olanlar var ise aramızda yaşlılarına burada geçen isimleri sorabilir. Gerçekten bu kişiler kimdir kimlerdendir merak ediyorum. Bizden olmadıklarını biliyorum.