Nizip.com
Üye ol
Tarım ve Sanayi Konuları

Aldığımız kanserojen ürünler

Görüntülenme: …

Mustafa Bilici Üye
Üyelik: 2006-02-18 Herkese açık mesaj: 2.407
#70924
HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ ARAŞTIRMA SONUÇLARI

Piyasada satılan hazır gıda maddeleri ülkemizde insan sağlığını ciddi biçimde etkileyecek derecede katkı maddeleri içermektedir. Ancak bu maddeler, tüm çabalara rağmen medya aracılığı ile ilan edilememektedir. Günümüzde gıda sektörü büyük bir tröst halini almıştır. Örneğin hiçbir yayın organında Coca-Cola'nın zararlı olduğunu göremezsiniz. Ancak biz tüketiciler, aile fertlerimizi, çevremizdeki arkadaşlarımızı, haberdar ederek bilinçlendirebiliriz . Son yıllarda kanser vakalarının neden devamlı artış gösterdiğini hiç düşündünüz mü? Siz çocuğunuzun kanserojen madde içeren gıda almasını ister misiniz? Peki niye ketçap alıyorsunuz?

Sizlere aşağıda sunduğumuz tablo alacağınız hazır gıda maddelerindeki katkılarla ilgili bilgi vermektedir.
Sağlığınız için: Lütfen her hangi bir gıda maddesi satın almadan önce ambalajının üzerini dikkatlice okuyun.
ZARARSIZ KATKILAR
E100, 103, 104, 105, 111, 121, 122, 126,130, 132, 140,151, 152, 160,
161, 162, 163, 170, 174, 175, 180, 181, 200, 201, 202, 203, 236, 237,
238, 260, 261, 262, 263, 270, 280, 281, 282, 290, 300, 301, 303, 304, 305, 306, 307, 308, 309, 322, 325, 326, 327, 331, 332, 333, 334, 336, 337, 382, 400, 401, 402, 403, 404,405, 406, 408, 410, 411, 420, 421, 422, 440, 471, 472, 473, 474, 475,480

ŞÜPHELI KATKILAR
E125, 141, 150, 153, 171, 172, 173, 240, 241, 477, 605
E220,221,222, 223,224, 338, 339, 340, 341, 460, 461, 466, 407 (MIDE VE BAĞIRSAK HASTALIKLARI) E200 (VUCUTTAKI VITAMIN B12 YI YOK EDIYOR) E250,251, 320, 321 (KALP HASTALIKLARI, DAMAR SERTLIKLER VE TIKANIKLIKLARI)

TEHLIKELI KATKILAR
E102, 120, E311, 312 (NÖROLOJIK HASTALIKLAR)

KANSEROJEN KATKILAR
E102, 110, 123, 124, 131, 142, 210, 211, 213, 214, 215,216, 217
ÖRNEĞIN E211-SODYUM BENZOAT KETÇAPLARDA BULUNMAKTADIR.

123,110 ABD, INGILTERE, FRANSA, ALMANYA, RUSYA,JAPONYA VE DAHA BIRÇOK ÜLKEDE YASAKLANMIŞTIR. FAKAT ÜLKEMIZDE RENKLI DRAJE ÇIKOLATALARDA VE KAYMAKLI BISKÜVILERDE KULLANILMAKTADIR.

EN TEHLIKELI KANSEROJEN KATKI:
E330 ( NE YAZIKKI BIRÇOK HAZIR GIDADA KULLANILMAKTADIR. )
BAZI HAZIR GIDALARDA TESBIT EDILEN KATKI MADDELERI E330 -
ÜLKER LÜKS GOFRET, MEYSU (ÖZELLIKLE KAYISI), KNOR DOMATES ÇORBA, TÜM TENEKE KONSERVE VE TURŞULAR, 7UP, SCHWEPPES (TÜM ÜRÜNLERI), JELIBON, TAMEK YAPRAK SARMA, PIYALE HAZIR ÇORBA, OLIPS,
E250 - TÜM SALAMLARDA

E300 - FANTA PORTAKAL, CINOMEL
E320 - ETI PUFY, KNORR IŞKEMBE ÇORBA

E223 - ÜLKER HAYLAYF, ALBENI
E322 - ÜLKER ÇOKOKREM

TÜM KOLALI IÇECEKLERDE KULLANILAN KATKI MADDELERININ TESBITI IÇIN ANALIZ YAPILMASINA IZIN VERILMEMIŞTIR.

saldiray27 Üye
Üyelik: 2006-06-09 Herkese açık mesaj: 832
#70995
abi korkunç bi şey bu ya...ketçap falan zaten kullanmam ama çikolata yı çok yerim...tşkler abi bu paylaşımın için...
Mustafa Bilici Üye
Üyelik: 2006-02-18 Herkese açık mesaj: 2.407
#71319
Sigara kadar zararlı yiyecekler

Harvard Üniversitesi hamburger, patates kızartması, gofret ve cips
gibi
ürünlerde kullanılan doymuş yağlarla ilgili şok rapor
yayınladı.

Dünyanın en saygın tıp kurumlarından Harvard Üniversitesi
hamburger, patates
kızartması, gofret ve cips gibi gıda ürünlerinde kullanılan
doymuş yağ ve
trans yağlar (hidrojenize) hakkında "Obezite, kanser ve kalp
rahatsızlıklarını tetikliyorlar.

Sigara kadar zararlılar" uyarısını yaptı. McDonald's, Frito-Lay,
Starbucks,
Kentucky Fried Chicken ve Kraft gibi gıda devleri teker teker geri
adım atıp
ürünlerinde doymuş ve trans yağ kullanmayacaklarını açıkladı.

Örneğin Pepsi Co'ya bağlı olan 10 milyar dolar pazar değerine
sahip
Frito-Lay, ABD'de Ruffles, Lays ve Doritos markaları altında satılan
patates
cipslerindeki trans-yağ oranını sıfıra indirdi. Frito-Lay
yayınladığı
açıklamada "Ürünlerimizde kullanılan doymuş yağ oranını da
yüzde 80
azaltıyoruz. Aynı lezzeti koruyacağız ve Amerikalılar'ın yılda
30 bin ton
daha az doymuş yağ yemesini sağlayacağız" ifadesini kullandı.

*Türkiye'de yağa devam*

Amerikan Gıda ve İlaç Kurumu (FDA) dün "Frito-Lay ürünlerinin
paketlerinde
'Doymuş yerine doymamış yağ tüketmek kalp rahatsızlıkları
riskini azaltır'
ibaresinin yazılmasına" onay verdi. Özetle, çocukların yüzde
25'inin obez
veya aşırı kilolu olduğu ABD'de artık aburcuburlarda dahi kalp
sağlığını
koruyan yağlar kullanılması için girişim başladı.

Ancak McDonalds, Frito-Lay, Starbucks, Kentucky Fried Chicken gibi
şirketler
Türkiye'de doymuş ve trans yağ kullanımından vazgeçileceğine
yönelik
herhangi bir açıklama yapmadı.

*Müşteri hattına cevap veren yok*

Frito-Lay'in Türkiye'de satılan Lay's, Doritos ve Ruffles gibi
ürünlerinin
paketlerini inceledik. Paketlerin üzerinde ancak büyüteçle
okunabilecek
büyüklükte yazılmış kalori, yağ, protein ve karbonhidrat
değerleri
bulunuyor. Ancak doymuş ve trans yağ oranının ne kadar olduğu
belirtilmiyor.
Trans yağ değerini öğrenmek için FritoLay'in müşteri danışma
hattını aradık.
"24 saat açık" telefon hattının ucunda kimse yoktu. McDonalds
Türkiye'nin
resmi internet sitesinde de ürünlerin besin değerlerini gösteren
sayfada
trans yağ ve doymuş yağ oranları gösterilmediğini gördük.
Türkiye'de
tüketicilerin, ürünlerin içindeki zararlı maddelerin oranını
öğrenebilmeleri
neredeyse mümkün değil...

*Patateste 10 gram trans yağ!*

McDonald's CEO'su Jim Skinner önceki gün ABD'de bulunan 3 bin 500
restoranda
önümüzdeki yıla kadar trans yğa kullanımına tamamen son
verileceğini
açıkladı. Ancak dünya genelindeki 31 bin McDonalds zincirinde bu
uygulamaya
geçilip geçilmeyeceğine yönelik bilgi verilmedi. Benzer şekilde
dünyanın en
büyük kahve zinciri Starbucks, ABD, Kanada ve Alaska pazarlarında 1
yıla
kadar trans yağ ile üretilen ürünler satılmayacığını duyurdu.
McDonald's'ın
ABD internet sitesine bakıldığında, hangi üründe ne kadar trans
ve doymamış
yağ kullanıldığı öğrenilebiliyor. Türkiye'de satılan 170
gramlık orta boy
patateste 9.8 gram trans yağ bulunuyor. Ancak McDonalds Türkiye'nin
sitesinde bu bilgiye ulaşılamıyor.
nizipli_mehmet Üye
Üyelik: 2005-10-03 Herkese açık mesaj: 8.461
#71321
abı bunlar ne ya bızı yedıklerımıze neredeyse pısman ettırdın
Mustafa Bilici Üye
Üyelik: 2006-02-18 Herkese açık mesaj: 2.407
#71325
ne yazık ki bunlar gerçek memet...
nizipli_mehmet Üye
Üyelik: 2005-10-03 Herkese açık mesaj: 8.461
#71328
abı zaten gercek olan her sey acı bosuna demıyorla gercekler acıdır dıye
muharrem Üye
Üyelik: 2004-02-08 Herkese açık mesaj: 335
#71567
Bunlar bilinenler, ya genetiği ile oynanan ürünlere ne demeli? Hangimiz eski domateslerin tadını bulabiliyoruz? Hani yedikçe yiyesimizin geldiği darılar? ...
Lütfen bilinçli olalım ve özellikle bu tür ürünleri severek tüketenleri uyaralım!
muharrem Üye
Üyelik: 2004-02-08 Herkese açık mesaj: 335
#71570

BEYİN SAĞLIĞIMIZ VE


www.gidaraporu.com

BEYİN SAĞLIĞIMIZ VE ALZHEİMER’S.....

Aşağıda, Sitemizde hep gündemde tutmaya çalıştığımız bize dayatılan “sağlıksız yaşam tarzı” ile ilgili ibret verici bir yazıyı daha dikkatinize sunuyoruz. Ülkemizde modernite adına bize dayatılan bu yaşam tarzının meydana getirdiği ve son zamanlarda büyük artış gösteren kalp-koroner, kanser, yüksek tansiyon, astım, allerji gibi hastalıklar arasında Alzheimer hastalığı da önem arz etmektedir. Sabırla okumanızı ve yaşam tarzımız üzerinde birazcık düşünmenizi tavsiye ederiz.
GIDA RAPORU

“Değerli Hocalarım,
Aziz Dostlarım,
Sevgili Öğrencilerim,
Bir arkadaşımdan gelen ve benim de biyolog olarak mantıklı bulduğum, fakat tek bir sebebe bağlamanın yanlış olduğunu düşündüğüm Alzheimer hastalığı ile ilgili hayati bir yazıyı sizlere gönderiyorum. Sabırla okumanızı ve hayat tarzımız üzerinde birazcık düşünmenizi tavsiye ederim.
Selam, sevgi ve muhabbetle...
Prof. Dr. Turan GÜVEN
Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi
Biyoloji ABD Öğretim Üyesi

BEYİN SAĞLIĞI İÇİN NELER YAPABİLİRİZ?

Anneannem 84 yaşında vefat etmeden yaklaşık 2 sene önce çevresinden kopmaya başlamıştı... Son günlerinde ise beni dahi zor tanıyabiliyordu. Teşhis konamamıştı o zaman... Şeker hastalığına bağlanmıştı olay! Ancak aradan bir kaç yıl geçip "Alzheimer's" keşfolunup, semptomları yazılınca, anlamıştım ki, rahmetlinin vefat sebebi de buydu!. Altmışına merdiven dayamış bir yaşlı olarak düne baktığımda... Biz çocukken, evde bakır kaplarda pişerdi yemeklerimiz... Arada bir kapı önünden geçen "kalaycı"lar, bakır kapları kalaylardı.Yemekler de bu kalaylanmış kaplarda pişerdi. Sonra birden aluminyum furyası çıktı!. Herkes bakır kaplarını satıp evi aluminyum kaplarla doldurmaya başladı... Büyük kolaylıktı. Hafifti, ucuzdu, kalaylanma derdi yoktu!. Yıllar yılı aluminyum kaplarda pişmiş yemeklerle beslendi beyinlerimiz!. Derken çelik kaplar, teflon tencereler çıktı yakın yıllarda, bizler mezara bir karış yaklaştığımızda...

Ve ortaya bir yeni keşif atıldı! "Alzheimer's", yani ALUMİNYUM hastalığı!. Bu hastalığa yakalananların beyin hücrelerinde normalin 4 katına kadar aluminyum fazlalığı tespit edildi 1989 da...Özellikle, beynin hâfızayla alâkalı hippocampus bölgesindeki hücrelerde bu birikim çok fazla olarak bulundu. İnsanların farkında olmadan gıda ve diğer yollarla aldıkları fazla aluminyum beyni iflasa sürüklüyordu... ALZHEİMER'S" hastalığı, İnsanı ister fakir bir çöpçü, ister başbakan olsun, isimleri, yerleri,kişileri hatırlamaz hâle getiriyordu. Ve bunda, kullanılan aluminyum kapların etkisi çok büyük! Yapılan araştırmalara göre, normal kapta pişen domatesteki aluminyum oranı, alimunyum kapta piştiğinde yüzde yüze yakın artıyordu. Şimdi aluminyum tencereler kullanılmıyor pek ama tehlike geçti mi? Bu defa en başta aluminyum "kutu"larda saklanan,içilen konserve ve meşrubat türü gıdalar çıktı karşımıza! Bunların yanısıra vücuda alınan bazı ilaçlara da dikkat edilmeli sanırım! Meselâ, stresli toplumlar sürekli mide yanmalarına karşı antiasid almaya başladılar... Ki alınan antiasid hap veya şurupların pek çoğunda yoğun miktarda alüminyum hydroxid ve alüminyum tuzları bulunmakta!. Yanı sıra ishal kesici (antidiarrheal) haplar dahi alüminyumlu maddeler ihtiva etmekte. Bir kısım ağrı kesici aspirinler, kepek olmasını önleyici bazı şampuanlar, bazı deodorantlar, hep beynimizin belâsı alüminyumu ihtiva etmekte...

Bilmem alüminyumlu nesnelerden uzak durmamız gerektiğini yeterince anlatabildim mi?. Yanı sıra kesinlikle LIGHT ve DIET yazan yenecek ve içeceklerden uzak durmak gerekiyor... Rafine beyaz şeker, beyni "turn-OFF" yapan (çalışmasını durduran) madde olarak adlandırılıyor.Tadlandırıcıların her türünden uzak durmak gerek...”


Mustafa Bilici Üye
Üyelik: 2006-02-18 Herkese açık mesaj: 2.407
#71623
muharrem hocam elimden geldiği kadar bu tür ürünleri hep anlatıyorum ben almıyorum alan dostlarımada engel olmaya çalışıyorum...
vesselam...
muharrem Üye
Üyelik: 2004-02-08 Herkese açık mesaj: 335
#71838
Bizler hacca niyet eden karıncalar misaliyiz.Doğru bildiğimiz yolda ilerlemekten vazgeçmeyelim sevgili kardeşim.Ama biliyorsun bir musibet bin nasihatten iyidir derler.İnşaallah insanımız musibete uğramadan gerçekleri görür de sağlıklı yaşamayı tercih eder.
Mustafa Bilici Üye
Üyelik: 2006-02-18 Herkese açık mesaj: 2.407
#71843
inşallah hocam inşallah...
Mustafa Bilici Üye
Üyelik: 2006-02-18 Herkese açık mesaj: 2.407
#89342
sağlığımıza dikkat ediyormuyuz....
Mustafa Bilici Üye
Üyelik: 2006-02-18 Herkese açık mesaj: 2.407
#89343
işte çocukların gelişimi için önerilen bir tür besin maddesi...

Danone meyveli yoğurtta şok rapor

Romanya Sağlık ve Gıda Güvenliği müfettişlerinin yaptığı denetimlerde Danone firmasına ait bazı meyveli yoğurtlarda kanserojen madde tespit edildi.
27 Ağustos 2007 20:31
Yazı boyutunu büyütmek için

Romanya Sağlık ve Gıda Güvenliği (ANSVSA) müfettişlerinin yaptığı denetimlerde Danone firmasına ait bazı meyveli yoğurtlarda kanserojen madde tespit edilmesi üzerine bu ürünlerin satışı durduruldu.

Sağlık müfettişlerinin bir ihbar üzerine bazı marketlerde yaptıkları denetimler sonucu Danone Romania'ya yoğurtlar laboratuvarlarda incelemeye alındı. İnceleme sonucunda vişneli ve karışık meyveli yoğurtlarda kansere neden olan zehirli madde tespit edildi. Bunun üzerine bu yoğurtların satışı durduruldu.

Açıklamada, bu yoğurtlarda ek madde olarak Hint fasulyesinden elde edilen 'Guar sakızı'nın kullanıldığı belirtildi. Şirket yetkilileri ise adı geçen ürünleri piyasadan çektiğini açıklamakla yetindi.

CİHAN
melek-yuzlum Üye
Üyelik: 2007-05-23 Herkese açık mesaj: 168
#89367
Ya en iisi tanıdık bildik bir insandan süt alıp yoğurt mayalamak..içinede ufak ufak meyve doğrarsın olur meyveli yoğurt..deme arkadaşlar..
Mustafa Bilici Üye
Üyelik: 2006-02-18 Herkese açık mesaj: 2.407
#89370
melek-yuzlum;89367 wrote:Ya en iisi tanıdık bildik bir insandan süt alıp yoğurt mayalamak..içinede ufak ufak meyve doğrarsın olur meyveli yoğurt..deme arkadaşlar..
evet aynen öyle... gidip hilmi ammiden alalım...
Mustafa KANAL Üye
Üyelik: 2007-04-17 Herkese açık mesaj: 1.205
#89379
Bu zararlı denilen yiyecekleri maalesef çocuklarımızdan ve gençlerimizden uzak tutup,vazgeçiremiyoruz.
biyolog Üye
Üyelik: 2010-01-03 Herkese açık mesaj: 1
#221462
Sayın site yetkilisi, Ben Prof. Dr. Mustafa Türkmen, Sitenizde yer alan, Kanserojen katkı maddeleri ile ilgili yazıyorum. Bu yazının altında Doç. Dr. Mustafa Türkmen adı yer almaktadır. Bununla ilgili olarak Cumhuriyet Başsavcılığına yaptığım aşağıda yer alan suç duyurusunu sizinle paylaşmak istedim. Çünkü, Mustafa Türkmen ismi bir tesadüf ya da bu bilgiyi yaymak isteyenler tarafından kasten kullanılmış olabileceği gibi aynı isimli bu unvanda bir bakası da olabilir. Ben isim benzerliğinden dolayı bunu yazmak durumunda kaldım. Kısacası bu araştırmanın ve yer alan bilgilerin bana ait olmadığı konusunda sizleri de aydınlatma ihtiyacı hissettim. Eğer aynı isimde başka birisi yoksa bu mesajım bir anlamı olur diye düşünüyorum. Sanki birileri bu bilgileri yaymak istiyor.


GİRESUN CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA
GİRESUN
İnternet ortamında “HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ ARAŞTIRMA SONUÇLARI” adı altında Kanserojen gıda maddeleri ile ilgili Ek’ te örneği sunulan bir mail dolaşmakta olup, yazının altında “Doç. Dr. Mustafa TÜRKMEN” ibaresi yer almaktadır. Zaman zaman elektronik posta adresime gelen mailler ve telefonlardan dolayı bu durumdan haberdar oldum. Yaptığım araştırmada bu bilginin kaynağına ulaşmam mümkün olmadı. Ben Hacettepe Üniversitesi personeli değilim ve böyle bir çalışmam da olmadığı gibi uzmanlık alanım Su Ürünleri olup, bu konu uzmanlık alanım da değildir. Dolayısıyla bu mailde yer alan bilgiler de bana ait değildir. Bu durum ekteki bilgilerin yayılması amacıyla isim ve unvanımın kullanılmış olabileceği göstermektedir. Diğer taraftan, Mustafa TÜRKMEN ismi çok yaygın olduğu için, aynı isimde bu konuda uzman başka bir kişinin olabileceği ihtimali de mevcut. Ayrıca bu tür maillerde dikkati çekmek için HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ gibi büyük bir üniversitenin adının ve Doç. ve Prof gibi akademisyen unvanlarının kullanılması yolu da bu bilgiyi yaymak isteyenlerin bir yöntemi olabilir. Çünkü internet ortamında pek çok konuda bu tür maillerin ve bilgilerin maalesef sıklıkla yer aldığını ve bilgi kirliliğine sebep olduğunu görmekteyiz. Kaldı ki bilim adamları tarafından yapılan araştırmaların literatürlerle desteklenip tamamen bilimsel temellere dayandırılması, belirli bir bilimsel formatta yapılması, ispatlanabilir olması, ulusal veya uluslar arası bilimsel dergilerde yayınlanabilmesiyle yeterliliğini ortaya koyması gerekmektedir. Tüm bu aşamalardan sonra ancak bilimsel bir araştırma niteliğini kazanabilir. Oysa tüm bunların aksine ekte yer alan ve internet ortamında adımın kullanılarak yayılmaya çalışılan bu metnin bilimsel bir çalışma niteliğinde olmadığı da görülmektedir. Bu durum, malum metni bu yolla yaymaya çalışanların tüm bu bilimsel gerçeklerden bihaber olduğunun göstergesidir. Sözün özü bizler bilimsel çalışmalarımızı bilim camiasına ya da hedef kitlelere bu metotlarla yayınlamayız.

Bilgisayar ve internet alanında uzmanlığım olmadığından, isim ve unvanımın kullanılması ile ilgili (aynı isimde başka bir kişi de olabileceği ihtimali olabilir) bana ait olamayan ve suç unsuru olabileceğini düşündüğüm bu konunun uzmanları tarafından araştırılarak sorumluları hakkında gerekli işlemin yapılması hususunda gereğini arz ederim. 29.12.2009.




Prof. Dr. Mustafa TÜRKMEN
Ek: İnternet ortamında dolaşan bilginin içeriği
Misafir_ Arşiv üyesi
Herkese açık mesaj: 3.828
#223875
Sayın site yetkilisi, Ben Prof. Dr. Mustafa Türkmen, Sitenizde yer alan, Kanserojen katkı maddeleri ile ilgili yazıyorum. Bu yazının altında Doç. Dr. Mustafa Türkmen adı yer almaktadır. Bununla ilgili olarak Cumhuriyet Başsavcılığına başvuru yaptım. Çünkü, Mustafa Türkmen ismi bir tesadüf ya da bu bilgiyi yaymak isteyenler tarafından kasten kullanılmış olabileceği gibi aynı isimli bu unvanda bir bakası da olabilir. Ben isim benzerliğinden dolayı bunu yazmak durumunda kaldım. Kısacası bu araştırmanın ve yer alan bilgilerin bana ait olmadığı konusunda sizleri de aydınlatma ihtiyacı hissettim. Eğer aynı isimde başka birisi yoksa bu mesajım bir anlamı olur diye düşünüyorum. Sanki birileri bu bilgileri yaymak istiyor. Bu bilgileri yukarıdaki linkinizden çıkarırsanız çok memnun olurum. Bu mesajı sizleri şikâyet anlamında yazmıyorum, galiba sizin sitenize de bir şekilde giriş yapmış.

Prof. Dr. Mustafa Türkmen



GİRESUN CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA
GİRESUN


İnternet ortamında “HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ ARAŞTIRMA SONUÇLARI” adı altında Kanserojen gıda maddeleri ile ilgili Ek’ te örneği sunulan bir mail dolaşmakta olup, yazının altında “Doç. Dr. Mustafa TÜRKMEN” ibaresi yer almaktadır. Zaman zaman elektronik posta adresime gelen mailler ve telefonlardan dolayı bu durumdan haberdar oldum. Yaptığım araştırmada bu bilginin kaynağına ulaşmam mümkün olmadı. Ben Hacettepe Üniversitesi personeli değilim ve böyle bir çalışmam da olmadığı gibi uzmanlık alanım Su Ürünleri olup, bu konu uzmanlık alanım da değildir. Dolayısıyla bu mailde yer alan bilgiler de bana ait değildir. Bu durum ekteki bilgilerin yayılması amacıyla isim ve unvanımın kullanılmış olabileceği göstermektedir. Diğer taraftan, Mustafa TÜRKMEN ismi çok yaygın olduğu için, aynı isimde bu konuda uzman başka bir kişinin olabileceği ihtimali de mevcut. Ayrıca bu tür maillerde dikkati çekmek için HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ gibi büyük bir üniversitenin adının ve Doç. ve Prof gibi akademisyen unvanlarının kullanılması yolu da bu bilgiyi yaymak isteyenlerin bir yöntemi olabilir. Çünkü internet ortamında pek çok konuda bu tür maillerin ve bilgilerin maalesef sıklıkla yer aldığını ve bilgi kirliliğine sebep olduğunu görmekteyiz. Kaldı ki bilim adamları tarafından yapılan araştırmaların literatürlerle desteklenip tamamen bilimsel temellere dayandırılması, belirli bir bilimsel formatta yapılması, ispatlanabilir olması, ulusal veya uluslar arası bilimsel dergilerde yayınlanabilmesiyle yeterliliğini ortaya koyması gerekmektedir. Tüm bu aşamalardan sonra ancak bilimsel bir araştırma niteliğini kazanabilir. Oysa tüm bunların aksine ekte yer alan ve internet ortamında adımın kullanılarak yayılmaya çalışılan bu metnin bilimsel bir çalışma niteliğinde olmadığı da görülmektedir. Bu durum, malum metni bu yolla yaymaya çalışanların tüm bu bilimsel gerçeklerden bihaber olduğunun göstergesidir. Sözün özü bizler bilimsel çalışmalarımızı bilim camiasına ya da hedef kitlelere bu metotlarla yayınlamayız.

Bilgisayar ve internet alanında uzmanlığım olmadığından, isim ve unvanımın kullanılması ile ilgili (aynı isimde başka bir kişi de olabileceği ihtimali olabilir) bana ait olamayan ve suç unsuru olabileceğini düşündüğüm bu konunun uzmanları tarafından araştırılarak sorumluları hakkında gerekli işlemin yapılması hususunda gereğini arz ederim. 29.12.2009.




Prof. Dr. Mustafa TÜRKMEN
Ek: İnternet ortamında dolaşan bilginin içeriği
admin
Şehir: GAZİANTEP
Meslek: Ticaret
Yönetici
Üyelik: 2001-02-14 Herkese açık mesaj: 7.498
#223876
İsim çıkarıldı.

Cevap yazmak için hesabınıza giriş yapın.

WhatsApp iletişim