Genç Muhabbet

şeker hastalıgı

fsoyarik Üye
Üyelik: 2005-05-06 Herkese açık mesaj: 5.099
#215968
Tip 1 Diabetes Mellitus: İnsüline Bağımlı Şeker Hastalığı Prof.Dr.Ömer Tarım, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı (Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı)
20.11.2007
Diyabet, insülin salgılanmasında veya insülin etkisindeki yetersizlik sonucu ortaya çıkan, belirgin özelliği kan şekerinde yükselme olan kronik seyirli bir hastalıktır. İnsülin pankreasta yapılır ve eksikliğinde karbohidrat, yağ ve protein metabolizmalarının bozulmasına yol açar. İnsüline bağımlı şeker hastalığı çocukluk ve adölesan çağının hastalığıdır. Genellikle erken yaşlarda başlar. Hastalığın başlangıcı ani olup klinik belirtilerinin ortaya çıkışı ile tanı konulması arasında geçen süre kısadır. Pankreasın insülin salgısındaki eksikliğe bağlı olarak gelişen metabolik değişiklikler klinik bulgulardan sorumludur. Şekerin kullanımı bozulduğu için kan şekeri yükselir ve buna bağlı çok su içme, sık idrara çıkma ve fazla beslenmeye rağmen kilo kaybı, halsizlik gibi bulgular görülür. Tuvalet eğitimi tamamlanmış bir çocukta idrar kaçırmanın tekrar başlaması diyabetin bir bulgusu olabilir. Bazan hasta bilinç bulanıklığı veya kusma tablosunda da başvurabilir. Tanı Çocuk ve ergenlerde şeker hastalığının tanısı klasik klinik belirtiler ve biyokimyasal değerlere göre konur. Kan şekeri genellikle 200 mg/dl'nin üzerindedir. İdrar tetkikinde de şeker saptanır. Asemptomatik (belirtisiz) bireylerde açlık kan şekerinin 126 mg/dl'nin üzerinde olması tanı koydurucudur. Komplikasyonlar Tip 1 diabetes mellitusta en sık görülen ve en önemli iki akut komplikasyon ketoasidoz koması ve hipoglisemidir. Kandaki insülinin yetersizliği ketoasidoza, fazlalığı ise hipoglisemiye (kan şeker düşüklüğü) yol açar. Böylece hastada çarpıntı, terleme, açlık, halsizlik hissi ortaya çıkar. Eğer şeker düşüklüğü tedavi edilmezse başdönmesi, bayılma, havale, komaya kadar ilerleyen sorunlar ortaya çıkar. Uzun dönemde ortaya çıkan komplikasyonlar ise şöyle özetlenebilir:
  1. Lipodistrofi: İnsülin enjeksiyonlarının sürekli aynı yerden yapılması sonucu ortaya çıkan cild problemleridir.
  2. Büyüme geriliği, ergenliğin gecikmesi
  3. Katarakt
  4. Göz damarlarında bozukluk (diabetik retinopati)
  5. Böbrek problemleri (diabetik nefropati)
  6. Sinir tutulumu (diabetik nöropati)
Bu sorunların hepsi düzenli izlem ve tedavi ile önlenebilmektedir. Tedavi Hastanın kan şekerinin ideale yakın düzeylerde tutulması ve komplikasyonların önlenmesi hasta, aile, çocuk doktoru, beslenme uzmanı ve hemşirenin işbirliği ile sağlanabilir. Tedavinin amacı:
  1. Hastanın şeker, yağ ve protein metabolizmasının düzeltilmesi
  2. Normal büyüme ve gelişmenin sağlanması
  3. Hastanın rutin sosyal ve sportif aktivitelerinin sürdürülmesi
  4. Hastalıktan doğan psikolojik sorunların önlenmesi ve tedavi edilmesi
  5. Akut ve kronik komplikasyonların önlenmesi ve tedavi edilmesi
  6. Hasta ve ebeveynlerinin diyabet, diyabet tedavisi ve komplikasyonları hakkında bilgilendirilmesi
Bütün bu amaçların sağlanabilmesi kan şekerinin iyi kontrolüne bağlıdır. Bu da;
  1. insülin
  2. diyet
  3. egzersiz
seviyesinin ayarlanması ile sağlanabilir. Çocukta mutlaka insülin enjeksiyonu gereklidir ve ağızdan alınan şeker düşürücü ilaçların etkisi yoktur. Diyabet kontrolünün istenen düzeyde gitmesini sağlamak için belli aralarla;
  1. Kan şekeri (en az günde iki kez)
  2. Hemoglobin A1c (3 aylık şeker ortalamasının tahmini için 3 ayda bir)
  3. İdrarda mikroalbuminüri (en az yılda bir kez)
  4. Göz muayenesi (en az yılda bir kez)
  5. Sinir muayenesi (gerektiğinde) yapılmalıdır.
Ayrıca beslenme planlaması sık sık gözden geçirilmeli, çocuğun büyüme ve gelişmesi yakından izlenmelidir. Kurallara uyulduğu takdirde ve iyi tedavi edildiğinde diyabetin bütün komplikasyonları önlenebilir ve kişi normal bir hayat sürebilir.
müslüm akpek Üye
Üyelik: 2007-02-08 Herkese açık mesaj: 11.752
#215972
Fatih bunlar değerli bilgiler ancak kafama takılan 2 soeu var bunların cevaplarını biliyormusun. 1-Pankreasın ünsülin salgılamayı durdurmasına sebeb ne olabilir. 2-Ünsülin salgılamayı arttırıcı beslenme şekli varmıdır.
admin Yönetici
Üyelik: 2001-02-14 Herkese açık mesaj: 7.503
#215979
Çok şekerli yemek mi şeker hastalığını tetikliyor ? Benim kan şekerim düşük sanıyorum fakat rahmetlik babam şeker hastasıydı, bende şeker düşükmü çıkar ? yoksa yüksekmi çıkacak ? Şekerli mi yemem lazım, yoksa kısmammı lazım ?
M.KÜÇÜK Üye
Üyelik: 2007-09-04 Herkese açık mesaj: 6.801
#215987
admin;215979 wrote:Çok şekerli yemek mi şeker hastalığını tetikliyor ? Benim kan şekerim düşük sanıyorum fakat rahmetlik babam şeker hastasıydı, bende şeker düşükmü çıkar ? yoksa yüksekmi çıkacak ? Şekerli mi yemem lazım, yoksa kısmammı lazım ?
Sevgili Mehmet şeker hastalığının şeker yemekle bir ilgisi yok.Benim anne tarafından ırsi bu hastalık gelesi varsa gelir kafanı yorma.Ama diyet, az yemek ve egserziz çok faydalı.
fsoyarik Üye
Üyelik: 2005-05-06 Herkese açık mesaj: 5.099
#215988
1. SORUNUZUN CEVABI 1-İrsi kalıtsal bir hastalık 2-Karaciyerde rahatsızlık 3-Alınan gıdaların kansorejen olması veya dogal ortam dışında üretilmesi 4-Karaciyerde aşırı yaglanma 5-stres 6-Aşırı üzüntü 7-Diger genel sebepler
fsoyarik Üye
Üyelik: 2005-05-06 Herkese açık mesaj: 5.099
#215992
2.SORUNUZUN CEVABI Malesef şu an Ünsülin tedavisi için bir tedavi şekli yok avrupa ve amerikada iki şekilde bir çalışma var 1-Kalıtımım yani aileden DNA ile geçmemesini önlemek 2-Kök hücre ile çalışmalar devam etmekte Şeker hastalarınının pankreas yolu ile salgıladıgı ünsülin malesef fasonlaşmış oldugu için görev yapamadıgından insanın almış oldugu gida parçalanıp seker seviyesi aşagıya düşürülemiyor Şeker hastalarını bırakın normal insanlar dahi saglıklı yaşamak için bol spor ve 3 ana ögün fazla yememek kaydıyla 3 de ara ögün yani meyve gibi salata gibi bir patetes gibi nimetlerle beslenmek zira vucuda ne kadar az gıda girerse o kadar metebolizma az çalışır buda kandaki şekerin normal seviyelerde kalması demektir.Selamlar
müslüm akpek Üye
Üyelik: 2007-02-08 Herkese açık mesaj: 11.752
#215995
Ben soruma cevap aldımmı yani şimdi.
fsoyarik Üye
Üyelik: 2005-05-06 Herkese açık mesaj: 5.099
#215997
Ammi ünsülin artıran beslenme şekli yok malesef ünsülinin artması önemli degil salgılanan sıvı fasonlaşıyor onunda tedavisi yok malesef ancak alınan dogal şeylerde kandaki şeker seviyesini o an için daha çabuk düşmesine sebep oluyor buda şeker hasataları için bir tedavi şekli degil zira bu defada açıkıp fazla yemek ihtiyacı duyuluyor.selamlar
müslüm akpek Üye
Üyelik: 2007-02-08 Herkese açık mesaj: 11.752
#216000
Peki pankreas nakli yapılsa düzelmiyormu bu hastalık.
M.KÜÇÜK Üye
Üyelik: 2007-09-04 Herkese açık mesaj: 6.801
#216001
müslüm akpek;216000 wrote:Peki pankreas nakli yapılsa düzelmiyormu bu hastalık.
De get sabah sabah.:D
müslüm akpek Üye
Üyelik: 2007-02-08 Herkese açık mesaj: 11.752
#216004
M.ENES;216001 wrote:De get sabah sabah.:D
Adamlar artık kafa nakli yapıyor, niye pankreas nakli olmasın.
mehmet karakaş Üye
Üyelik: 2004-09-20 Herkese açık mesaj: 1.742
#216009
Allah kimseyi bu hastalığa düşürmesin.Çok kötü bir hastalık.
fsoyarik Üye
Üyelik: 2005-05-06 Herkese açık mesaj: 5.099
#216012
aminnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnn
müslüm akpek Üye
Üyelik: 2007-02-08 Herkese açık mesaj: 11.752
#216039
Şaka bi yana, benim kayınvalide de şeker hastalığına yakalandı, 3 senedir kendisine insülin yapıyor, gerçekten zor iş, ben kendime asla iğne yapamam. Allah yardımcıları olsun.
oktay.cankesen Üye
Üyelik: 2006-03-08 Herkese açık mesaj: 488
#216061
şekerhastalarının açık yaralarıda bildigim kadarı ile zor kapanıyor
müslüm akpek Üye
Üyelik: 2007-02-08 Herkese açık mesaj: 11.752
#216103
oktay.cankesen;216061 wrote:şekerhastalarının açık yaralarıda bildigim kadarı ile zor kapanıyor
Dün bu konuda tedavi merkezi görevi yapan bir şirketin hasta nakil işi ile ilgili bir görüşme yaptım, sanırım işi alacağız. Bana yetkili müdür biraz bilgi verdi bu yaralar konusunda, şeker hastalarının açılan yaraları kapanmazmış, bu merkez bu hastaların yaralarına oksijen tedavisi uyguluyormuş, özel cihazları var, inanın çok kötü aynı diyaliz merkezleri gibi çalışıyorlar.
M.KÜÇÜK Üye
Üyelik: 2007-09-04 Herkese açık mesaj: 6.801
#216181
müslüm akpek;216103 wrote:Dün bu konuda tedavi merkezi görevi yapan bir şirketin hasta nakil işi ile ilgili bir görüşme yaptım, sanırım işi alacağız. Bana yetkili müdür biraz bilgi verdi bu yaralar konusunda, şeker hastalarının açılan yaraları kapanmazmış, bu merkez bu hastaların yaralarına oksijen tedavisi uyguluyormuş, özel cihazları var, inanın çok kötü aynı diyaliz merkezleri gibi çalışıyorlar.
Aman ya Rabbi tövbe
m.kaya Üye
Üyelik: 2009-11-24 Herkese açık mesaj: 6
#218398
Şeker hastalarının diş hekimiyle olan randevuları da diğer insanlara göre değişik olmalı. DM hastası olan kişilerde bedensel, fizyolojik zayıflık aynı zamanda hastanın sabrını da etkiliyor. Seansların sabah 9-10 gibi günün erken zamanlarında olması, diş çekimi gibi işlemlerde travmatik çekimlerden (yani dişi çekerken fazla hasar vermek gibi, aşırı kanamaya neden olmak gibi...) kaçınılması gerekiyor. Diş hekimiyle olan randevular kısa tutulmalıdır. Ayrıca benim de bir sorum var Sayın fsoyarık'a: 1. oral yolla alınabilen insülin geliştirildiğine dair haberler okumuştum. Şu anda kullanımda bu tür bir ilaç var mı? 2. Vücut içerisine yerleştirilen bir alet sayesinde gerekli zamanlarda insülin katkısı sağlayan bir makineye dair bilgiler dolaşıyor. Böyle bir makinenin varlığı gerçek mi?
fsoyarik Üye
Üyelik: 2005-05-06 Herkese açık mesaj: 5.099
#232411
m.kaya kardeşim çok özür mesajınızı yeni gördüm malesef olumlu bir çalışma henüz yok dediginiz cihaz veya aparat üzerinde çalışmalar var ancak bu en az 3000 denek ve 3-5 yıl bir zaman alıyor zira vucutta bazı komplikasyonlar gelişebiliyor ayrıca bu tür yatırımlar çok büyük maliyet ve masraf gerektirmekte oldugundan kesin çözüm uzun sürebiliyor zamana bırakıp beklemak lazım Yine aslında tedavi edilmeyecek bir hastalık degil ancak kesin tanı ve kesin çözüm bulunursa Dünya üzerinde bu hususla alakalı en az 15-20 ilaç fafrikasının kapanması demektir.buda şirketlerin işline gelmiyor Amerikalılar çölde yaşayan bir hayvan buldular 3000 ila 6000 şeker ile yaşıyor hemde saglıklı olarak bu hayvan üzerindede çalışmalar devam ediyor insan metebolizmsı çok kompleksli bir yapıya sahip oldugu için her şey hemen olmuyor malesef yoksa kök hücre çalışması ile mesele hallolur amma kolay degil bu defa vucutta başka arazlar çıkıyor Allah tüm hasta insanlara şifa ismi şerifi ile şifa versin Selamlar
fsoyarik Üye
Üyelik: 2005-05-06 Herkese açık mesaj: 5.099
#232412
Şeker hastalarına mucize meyve Yaz aylarının sevilen meyvelerinden ahududu, kan şekerini düşürmede birebir. Yaz aylarının sevilen meyvelerinden ahududunun, içerdiği ''antosiyanin'' maddesi sayesinde kan şekerini düşürücü, bağışıklık sistemini kuvvetlendirici özelliği bulunduğu bildirildi. Uludağ Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Baş Diyetisyeni Sevinç Yetişen, halk arasında ''Ağaç çileği'' veya ''Sultan böğürtleni'' olarak da bilinen ahududunun, sağlık açısından çok faydalı bir meyve olduğunu söyledi. Özellikle temmuz ve ağustos aylarında tezgahlardaki yerini alan ahududunun, kan şekerinin düşmesine yardımcı olması nedeniyle şeker hastası kişiler tarafından rahatlıkla yenebileceğini ifade eden Yetişen, ''Meyvelerdeki antioksidan özellik, büyük ölçüde antosiyanin adlı maddeden kaynaklanmaktadır. Bu madde ahudududa bol miktarda bulunmaktadır. Ayrıca ahududu, bu madde sayesinde insülin salınımını artırarak, kan şekerinin düşmesine yardımcı olur. Bu meyve, diyabeti olan kişilerin yararlanabileceği çok güçlü bir savunucudur'' dedi. Yetişen, kırmızı ve siyah çeşitleri olan ahududunun, sağlık açısından yararlı olan ''Fenol'', ''Flavon'' ve ''Flavonoid'' adlı maddeleri de içerdiğini belirterek, şunları kaydetti: ''Bu maddelerin antikanserojen ve antioksidan özellikleri bulunuyor. DNA moleküllerine zarar veren ve kansere yol açan serbest oksijen radikallerini nötralize eder. Ayrıca çevresel kanserojenleri etkisiz hale getirir, kardiovasküler rahatsızlıklara karşı koruyucu etki sağlar. Alzheimer riski ve yaşlılıktan kaynaklanan hastalıklara karşı korur. Ahududunun içeriğinde bulunan ellagik asit, antikanserojen bir maddedir. Toplam ellagic asit miktarı bakımından en yüksek değer siyah ahudududa bulunur. Yapılan araştırmalarda bu maddenin göğüs ve rahim tümörünün büyümesini engellediği tespit edilmiştir. Bütün meyve ve sebzeler içerisinde en fazla kırmızı ve siyah ahudududa bulunan ellagic asit, vücutta kansere neden olan kimyasalları inaktif hale getirerek, antikanserojen etki göstermektedir. Taze veya dondurulmuş olarak günde 150-200 gram tüketilen ahududu, bağışıklık sisteminin güçlenmesine katkı sağlar.'' Yetişen, taze ahududunun, içerdiği A vitamini sayesinde de dokuları sıkılaştırdığını ve güçlendirdiğine dikkati çekerek, bu nedenle ahudududan kozmetik sanayisinde de faydalanıldığını kaydetti
fsoyarik Üye
Üyelik: 2005-05-06 Herkese açık mesaj: 5.099
#232413
şeker hastalıgı
fsoyarik Üye
Üyelik: 2005-05-06 Herkese açık mesaj: 5.099
#232414
şeker hastalıgı
felsefefe Üye
Üyelik: 2002-09-09 Herkese açık mesaj: 2.592
#232631
müslüm akpek;216039 wrote:Şaka bi yana, benim kayınvalide de şeker hastalığına yakalandı, 3 senedir kendisine insülin yapıyor, gerçekten zor iş, ben kendime asla iğne yapamam. Allah yardımcıları olsun.
Müslüm Ammi sana İğne yapacak Nizip.com lu (pardon hemşire) çok.

Cevap yazmak için hesabınıza giriş yapın.

WhatsApp iletişim