001_Ramazan TARHAN

Bölgemizdeki Höyükleri Ne Kadar Tanıyoruz?

Ramazan Tarhan Üye
Üyelik: 2005-09-16 Herkese açık mesaj: 4.213
#200828
Hayatta kalabilme mücadelesi veren birçok eski uygarlık kendilerinden daha güçlü topluluklar ile savaşabilmek ve ayakta durabilmek için birçok savaş stratejileri geliştirmişlerdir.Bunlardan en önemlileri yerleşim birimi olarak seçilen höyüklerdir.Savaş zamanlarında dağlık bölgeler genelde toplumları koruyan en önemli yerler olmuştur.Bu yüzden yüksek tepelere kurulan kaleler çok zor fethedilmiştir.Dağlık arazinin bulunmadığı ova ve düzlüklerde ise kalelerin yerini höyükler almaktadır.Höyükler iki şekilde karşımıza çıkmaktadır.Tekil höyükler ve toplu höyükler.Genel manada sadece bir aile için yapılan küçük höyüklere tekil höyük adı verilmiştir.Harran evlerine benzeyen ve nispeten bu evlerden daha büyük olan tekil höyükler zengin çiftçilerin mallarını saldırı ve talandan korumak için yaptırdıkları güçlü bir sığınak şeklindedir.Toplu yerleşim höyükleri ise yine saldırılara karşı koruma amaçlı yapılan tepeciklerden oluşur.Bu tepecikler kanallar ile birbirine bağlanır ve tüm tepecikler tek tepe olacak şekilde yüksekçe bir dağı andıran bir yapıya dönüştürülür.Uzaktan bakıldığında küçük bir dağı andıran bu köy höyükleri en az kaleler kadar dayanıklı ve güvenlidir.Yabancı istila güçleri çoğu zaman bu höyüklerin yanından geçerken bu tepeciklerde insanların oturabileceklerini hayal bile edemezlerdi.Aslında başlı başına bir teknoloji olan ve Pramitlerin yapısını andıran höyükler içinde çok profesyonel yerleşim alanları da kurulmuştur. Bölgemizdeki Höyükleri Ne Kadar Tanıyoruz? Tarih boyunca Fırat havzası ve su kaynaklarına yakın olan bölgemiz,höyükler açısından zengin bir tarih mirasına sahiptir.Kuzey Suriye ve doğu-batı bölgelerinin Anadoluya geçiş noktasında bulunan bölgemizde höyük nitelgi taşıyan 250 kadar tepecik tespit edilmiştir.Bunların tamamı birçok hazine ve gömü avcısına karşı yasal koruma altındadır.Arkeolojik olarak araştırma yapılan ve turizme kazandırılmaya çalışılan birçok höyük açık hava müzesi konumundadır.Neolitik çağdan başlayarak aynı yerde yerleşilmesi sonucu birikerek yükselmiş kültür ve mimari katmanlardan oluşan höyüklerin her biri bir köy veya yerleşim birimi olarak kabul edilmiştir.Bölgemizde Hitit, Geç Hitit, Pers, Hellenistik ve Roma çağlarının da yoğun olarak yaşandığı tarihi kayıtlardan bilinmektedir.Bölgemiz, Bizans ile birlikte İslâmi dönemler ve özellikle Orta çağda Haçlı seferleri sırasında, jeopolitik konumundan dolayı çok önemli tarihi olaylara da tanıklık etmiştir.. Bölgemizdeki Höyükleri Ne Kadar Tanıyoruz? Bölgemizdeki höyükler ile ilgili ilk çalışma 1944 yılında başlatılmıştır.Gaziantep Müzesinin kurulmasıyla başlayan bu süreç halen müze kontrolünde değişik araştırmalar ile devam etmektedir. Gaziantep Müzesi öncülüğünde bölgemizdeki höyükler,münferit olarak veya yerli-yabancı bilim kurumlarının katılımı ile araştırma ve kazılar yapılmaktadır. Bunlar; Leylit Höyük kazısı (1986-87),Nizip Kumla/Yarımtepe Höyük (1996), Oğuzeli/Tilbaşar Höyüğü (1995-1997), Karkamış-Ayyıldız Höyüğü,Nizip’in Aşağı çardak köyündeki Horum Höyük(1996) ve Nizip Dazhöyük köyü höyüğü(1982-83),Nizip Hacı Mehmet Höyük (Kalkolitik çağ yerleşmesine sahne olan bu höyük, maalesef fıstık tarlası için bilinçsizce düzlenerek tamamen yok edilmiştir. Üzerinde 20-30 senelik fıstık ağaçlarının yer aldığı alanda, çevreye dağılmış çanak çömlek parçaları görülmüştür),Nizip Kefre Köyü höyüğü (Nehir suyu altında kalmış olan höyüğün doğusu, yaklaşık 10 m yüksekliğinde bir yar görünümünü alacak biçimde Fırat tarafından kesilmiştir.),Islahiye Kırışkal höyüğü ( Üzerinde su deposu bulunan, tüm etekleri ciddi bir biçimde teraslanmış ve köy evleri inşa edilmiş olan höyük İlk Tunç Çağı´na aittir. Köy höyüğün tepesine kadar yürümüş, eteklerinden toprak çekilmiş ve yer yer höyüğün altındaki anakaya ortaya çıkmıştır.) Bölgemizdeki Höyükleri Ne Kadar Tanıyoruz? Nizip Aşağı Çardak köyü Horum Höyüğü,Birecik’in kuş uçuşu 15 km.kuzeybatısında, Fırat’ın batı kıyısında yer alır.Bugün tümüyle sular altında kalan arkeolojik alan,nehir seviyesinde 35m.yükseklikte bir höyükten ve onu çevreleyen bir aşağı kentten oluşmaktadır.Höyük yaklaşık 64 hektarlık bir yüzölçümüne sahipti.Ancak,orijinal höyüğün yarıya yakın bir bölümü,son iki bin yıl içinde Fıratın kabaran sel suları tarafından sürüklenerek götürülmüştür.Horum höyük,Chiago Üniversitesi’nin Birecik ve Karkamış Barajları suları altında kalacak yerleşme yerlerini ve kalıntılarını saptamak amacıyla G.Algaze başkanlığında yapılan 1989 yılı yüzey araştırmasında saptanmıştır.Fransız Arkeoloji Enstitüsü’nden A.Tibet ve C.Marro’nun bilimsel yönetiminde,Gaziantep Müzesi başkanlığında,1996 yılından itibaren bu höyükte kazılar yapılmıştır.höyüğün yamaçlarında ve ayrıca üst kesiminde açılan 11 açmada gerçekleştirilen kazılarda,Geç Halaf,Son Kalkolitik,İTÇ ve OTÇ,Erken Demir Çağı,Hellenistik-Roma ve Orta Çağ’a ait kültür katlarına ve buluntularına rastlanılmıştır. Bölgemizdeki Höyükleri Ne Kadar Tanıyoruz? Bölgemizdeki Höyükleri Ne Kadar Tanıyoruz? Kısa Adı TAY olan Türkiye Arkeolojik Yapılar Merkezinin 2001 yılında yapmış olduğu bir araştırma raporunda bölgemizdeki höyükler üzerindeki en yoğun tahribat türü olarak yapılaşma, ardında tarımsal faaliyetlerin geldiği görülmektedir.Ülkemizin en önemli akarsuyunun yer aldığı bölgemizde, gerek baraj yapımı ve gerekse şiddetli sel baskınları sonucu bugüne kadar bilinen 64 arkeolojik yerleşme tamamen tahrip olmuştur.Bunun haricinde höyükler üzerindeki diğer bir gözden kaçırılmaması gereken tehdit edici unsur yapılaşma (höyük üzeri çağdaş yerleşim, yol, alt yapı çalışmaları vs.) ve tarım tahribatı gelmektedir.TAY’ın raporuna göre 194 yerleşmeden, baraj dışında kalan 174´ünde bu tür tahribat belgelenmiştir. Durum tespit raporları verilerinden elde edilen genel istatistiki bir sonuç, arkeolojik yerleşmelerde rastlanan tahribatta %22 oranında yapılaşmanın, %19 oranında ise tarımsal faaliyetlerin etken olduğudur. Bunlara erozyon, vd. doğal etkenler ve definecilik eklendiğinde, %72 oranına ulaşılır.Bölgemizdeki barajların (ve çevresinin) arkeolojik kalıntılara verdiği zarar oranı %28´dir. Bölgemizdeki Höyükleri Ne Kadar Tanıyoruz? Bölgemizdeki Höyükleri Ne Kadar Tanıyoruz? Geçen yıl Nizip yakınlarındaki Dazhöyük'te bir inceleme yapmıştım.Höyüğün adını taşyan köy sakinleri bu höyüğe özel bir önem veriyorlar.1982 yılında bu höyükte küçük çaplı kazılar yapılmış ancak daha sonra durdurulmuştur.Höyük halen koruma altındadır. Bölgemizdeki Höyükleri Ne Kadar Tanıyoruz?
müslüm akpek Üye
Üyelik: 2007-02-08 Herkese açık mesaj: 11.753
#200830
Güzel bir çalışma olmuş ellerine sağlık, ancak bu tarihi yerlerin tahribatını engellemenin tek yolu acil olarak yasa düzenlemesi yapmak gerekiyor, defineciliğin ayrı bir yasası olmalı cezalar ağırlaştırılırken arama kolaylaştırılmalı ve çıkan her şeyden arama yapana pay verilmelidir, izinli yapılacak kazıda uzmanlar hazır bulunacağından tahribat da olmaz. Şu an izinli kazılarda kazan her zaman avucunu yalıyor çünkü bulunan her şeye anında el konuyor.
şükrü çiftçi Üye
Üyelik: 2008-10-04 Herkese açık mesaj: 1.520
#200834
Ramazan abi çok önemli bir konuya değinmişsin gerçekten ama avrupa bu tür güzelliklerine sahip çıkarken biz onu yapamıyoruz ne kadar tanıyoruz desek yalan olur hiç tanımıyoruz çünkü bu güzelim höyükleri bize gösteren hiç eğitmen yok selametle
M.KÜÇÜK Üye
Üyelik: 2007-09-04 Herkese açık mesaj: 6.801
#200837
Eskiden Nizipte höyükler hep gizemli yerlerdi, onların altında mutlaka gömü olduğuna inanılırdı ne hikmetse.
Ramazan Tarhan Üye
Üyelik: 2005-09-16 Herkese açık mesaj: 4.213
#200869
Resim kaynağı
Hem höyük hem de kale özelliğini birlikte taşıyan Gaziantep kalesi belki de bu konuya verilebilecek en iyi örneklerden bir tanesidir.Şehir merkezinde, gerek ihtişamı ve heybetiyle, gerekse bir sır gibi gizlediği tarihiyle dikkati çeken Gaziantep Kalesi, Türkiye'deki kalelerin en güzel örneklerindendir. Kalenin ne zaman ve kimler tarafından inşa edildiği hususunda kesin bir bilgi olmamakla beraber, yapılan incelemeler sonunda kalkolitik dönemden itibaren iskan gördüğü bilinmektedir. Gaziantep kalesinin İlk inşaasının bir höyük olduğu tahmin edilmektedir.Bugünkü biçimini ise bu höyügün yeniden düzenlenerek Bizans İmparatoru Justinyanus döneminde M.S. 6. yüzyılda almıştır. Kale, daire planlı olup, çevre uzunluğu 1200 metredir. Yapılan fetihlerle kalenin Türklerin eline geçmesi ile başlayan süreçte kale duvarları 12 kule burçla desteklenmiştir. Kalenin üzerinde cami, sarnıç ve yeni yapılar inşaa edilmiştir.Höyük özelliği taşıyan alt bölümlerde üst yapıya destek sağlamak amacıyla büyük odalar, galeriler ve dehlizler inşaa edilmiştir. Ana kütle altında ise bir su kaynağı bulunmaktadır.
Kasım Böler Üye
Üyelik: 2005-06-07 Herkese açık mesaj: 1.365
#200938
Nizipte sanayi sitesinin güney tarafında da (E-90'a 1 km tahmini) bir höyük bulunmakta, bu höyüğün yakınlarında bizim bahçelerimiz var zaman zaman etrafında gezdiğimizde onlarca kaçak kazı izlerini hemen göze çarpardı, uzun zamandır o tarafa gitmedim... yanlız sadece höyükte değil höyükten 1- 1,5 km uzaktaki mesafelerde de çeşitli kiremit parçaları bazı oyma taşlar v.b kırık küp parçalrı tarla işleme sırasında meydana çıkar. Neden buralarda düzenli bir kazı çalışması yapılarak ne var ne yok meydana çıkarmazlar hep merak etmişimdir.
müslüm akpek Üye
Üyelik: 2007-02-08 Herkese açık mesaj: 11.753
#200945
Artık teknoloji ilerledi yeni çıkan yeraltı radar sistemleriyle yerin altının üçboyutlu görüntüsünü alabiliyoruz sizin oranında bir taramasını yaptırın isterseniz.
Ramazan Tarhan Üye
Üyelik: 2005-09-16 Herkese açık mesaj: 4.213
#200962
müslüm akpek;200945 wrote:Artık teknoloji ilerledi yeni çıkan yeraltı radar sistemleriyle yerin altının üçboyutlu görüntüsünü alabiliyoruz sizin oranında bir taramasını yaptırın isterseniz.
anlaşılan sana gönderdigim ekiple anlaştın sen... :)
mehmet karakaş Üye
Üyelik: 2004-09-20 Herkese açık mesaj: 1.742
#200972
Ramazan Tarhan;200962 wrote:anlaşılan sana gönderdigim ekiple anlaştın sen... :)
Müslüm abi işler kırık:) Adama ihtiyacın varmı:)
müslüm akpek Üye
Üyelik: 2007-02-08 Herkese açık mesaj: 11.753
#200975
Yok anlaşamadık adam metresine 10 kağıt istedi, 800 M2 8bintl dedi bizde elemenlarla açmaya karar verdik.
Ramazan Tarhan Üye
Üyelik: 2005-09-16 Herkese açık mesaj: 4.213
#200977
müslüm akpek;200975 wrote:Yok anlaşamadık adam metresine 10 kağıt istedi, 800 M2 8bintl dedi bizde elemenlarla açmaya karar verdik.
başka yere de sorsun mu? o adamlar tam profesyonel...istersen 2500'e bu işi size bitirebilirim.Aletler biraz ilkel ama yerin 10 m altına kadar tarama yapabiliyor..
özkan Üye
Üyelik: 2006-06-19 Herkese açık mesaj: 2
#201239
Ramazan abi,ben daha önce ninemden bir hikaye duymuştum.İsmi debah olan bir genç her yola çıktığında annesinin elini öper ve duasını alırmış.Kervan ile yolda çıkarken şiddetli kar ve fırtına meydana gelir.Tüm kervan telef olur.Kervandakiler donarak ölür.Debah'ın annesi dua eder.duasında İnşaallah oğlum bir deveyi keser ve onun hörgücüne girer temenisinde bulunur.Ve gerçekten de Debah sanki bunu hisseder ve bir deveyi kesip hörgöcüne girer.3 gün bu hörgüçte yaşar.Kar ve tipi bitince de yola devam eder.Kervendan kurtulan tek kişi o olur.Acaba bu höyüklerin debah olayı ile bir ilgisi olabilir mi?Yani ilk çıkış kaynağı olabilir mi diye merak ediyorum....
Ramazan Tarhan Üye
Üyelik: 2005-09-16 Herkese açık mesaj: 4.213
#201379
Özkan'cığım seni burda görmek ne güzel..sitemize daha sık ve aktif katılımlarını bekliyorum.Bahsettiğin hikayeyi ben de duymuştum.Tarih bıyunca yapılan tüm icatlar genel olarak hayvanların yapılarından esinlerek üretilmiştir.Kuşlar uçaklara ilham olmuş...balıklar gemilere..bunların örneklerini çoğaltmak mümkündür..Höyüklerin ilk çıkış noktası da deve hörgüçleri olabilir...ilginç bir yaklaşım..
müslüm akpek Üye
Üyelik: 2007-02-08 Herkese açık mesaj: 11.753
#201386
Ben deve hörgücüyle bir ilişkisi olduğunu sanmıyorum, höyüklerin yapılış şekilleri ve yerleri birbirine çok benzer, hatta bu höyükleri yapanlar, yani çalışanlar inşaat bittikten sonra verilen yemekte zehirlenerek öldürülürmüş sebebi de höyüğün planını bilen kalmasın diye sadece aileden bir kaç kişi bilirmiş höyüğün planını bu ölen işçiler ve mühendis de höyüğün eteklerine sırayla gömülürmüş.
Ramazan Tarhan Üye
Üyelik: 2005-09-16 Herkese açık mesaj: 4.213
#201396
müslüm akpek;201386 wrote:Ben deve hörgücüyle bir ilişkisi olduğunu sanmıyorum, höyüklerin yapılış şekilleri ve yerleri birbirine çok benzer, hatta bu höyükleri yapanlar, yani çalışanlar inşaat bittikten sonra verilen yemekte zehirlenerek öldürülürmüş sebebi de höyüğün planını bilen kalmasın diye sadece aileden bir kaç kişi bilirmiş höyüğün planını bu ölen işçiler ve mühendis de höyüğün eteklerine sırayla gömülürmüş.
O senin dediklerin Mısır Primatleri içindir..Firavun özellikle öldürtmüş o garibim işçileri..
rıfat Üye
Üyelik: 2007-07-15 Herkese açık mesaj: 50
#204016
Ramazan Tarhan;200869 wrote: Hem höyük hem de kale özelliğini birlikte taşıyan Gaziantep kalesi belki de bu konuya verilebilecek en iyi örneklerden bir tanesidir.Şehir merkezinde, gerek ihtişamı ve heybetiyle, gerekse bir sır gibi gizlediği tarihiyle dikkati çeken Gaziantep Kalesi, Türkiye'deki kalelerin en güzel örneklerindendir. Kalenin ne zaman ve kimler tarafından inşa edildiği hususunda kesin bir bilgi olmamakla beraber, yapılan incelemeler sonunda kalkolitik dönemden itibaren iskan gördüğü bilinmektedir. Gaziantep kalesinin İlk inşaasının bir höyük olduğu tahmin edilmektedir.Bugünkü biçimini ise bu höyügün yeniden düzenlenerek Bizans İmparatoru Justinyanus döneminde M.S. 6. yüzyılda almıştır. Kale, daire planlı olup, çevre uzunluğu 1200 metredir. Yapılan fetihlerle kalenin Türklerin eline geçmesi ile başlayan süreçte kale duvarları 12 kule burçla desteklenmiştir. Kalenin üzerinde cami, sarnıç ve yeni yapılar inşaa edilmiştir.Höyük özelliği taşıyan alt bölümlerde üst yapıya destek sağlamak amacıyla büyük odalar, galeriler ve dehlizler inşaa edilmiştir. Ana kütle altında ise bir su kaynağı bulunmaktadır.
1999 da halep e gitmiştim.halep kalesinin antep kalesinin ikizi gibi geldi bana.birçok açıdan fotoğrafını çekmiştim.sayın tarhan antep ile halebin birbirine yakın olmasından aynı dönemde ve kişilerce yapılmış olabilirmi?

Cevap yazmak için hesabınıza giriş yapın.

WhatsApp iletişim