HER GÜN SENİNLE
Güzel olan
Her günü seninle tekrar tekrar yaşamak
Erimek yarını olmayan zamanlarda
Durdurmak bir yerde bütün saatleri
Bütün kuralları kırıp parçalamak
Sonra varmak o yerlere
Mevsimlere dur demek
Kar yağarken çiçek açtırmak ağaçlara
Güneşi bir akşam saatinde tutup bırakmamak
Sonra doldurmak ay ışığını kadehlere
Delicesine içmek
Ve unutabilmek her şeyi ansızın
Sevmek seni en yücesiyle sevgilerin
Birlikte geçmiş, gelecek bütün çağları aşmak
Güzel olan
Sevmek seni Tanrılar gibi
Seninle Tanrılaşmak...
Bir gün bu akan sele dur diyeceğim, göreceksin
Ne bu şehir kalacak
Ne bu duygusuz sürü
Bu korkunç kalabalık
Her vapur seni getirecek bana
Bütün istasyonlarda seni bekleyeceğim
Kapılar sana açılacak
Senin için söylenecek şarkılar
Şiirler senin için yazılacak
Her evde bir resmin
Her meydanda bir heykelin olacak
Ve sen kimi gün bir rüzgar gibi
Kimi gün denizler gibi, bulutlar gibi
Kopup ötelerden, ötelerden
Yalnız bana geleceksin
Bir gün bu akan sele dur diyeceğim göreceksin.
Ben eskimeyen tek güzelliği sende gördüm
Sende buldum erişilmez hazları
Yanında sıyrıldım korkulardan, yalanlardan
Duyguların en ölmezini sende duydum
Susuzluğum dudaklarında dindi
Yalnızlığım ellerinde
Çoğu gün unuttum açlığımı
Sende doydum...
İlk defa seninle bütünlendim, anlıyor musun
Anladım yaşadığımı her nefes alışta
Seninle geçtim bütün zamanlardan
Seninle var oldum
Eridim seninle bir sonsuz çalkanışta.
Boynunda bir yer vardır, ben bilirim
Ne zaman oradan öpsem,
Değişir gözlerinin rengi
Yanar dudakların, terler avuçların
Dökülür kapkara aydınlık gibi
Omuzlarına saçların
Gitgide artar kalbinin vuruşları
Bir musiki halinde dünyamı doldurur
Ansızın bütün sesler kesilir
Zaman durur
Bir baş dönmesi başlar o en yükseklerde
Her gün seninle yeniden var oluruz
Eriyip kaybolduğumuz yerde...
Sesini duymadığım gün
Yaşanmış değil
Açan çiçek değil
Öten kuş değil
Yüzünü görmediğim gün
İçimde yıldızlar sönük
Güneşler güneş değil
Seni sevmediğim gün
Seni anmadığım gün
Olacak iş değil...
Her günüm seninle geçsin
O güneşe en yakın
Kimsenin varamayacağı bir dağ başında
Uçsuz bucaksız uzak denizlerde
İnsan ayağı değmemiş ormanlarda
Uzaklarda, en uzaklarda
O gemilerin uğramadığı limanlarda
Işığım ol, alınyazım ol benim
Vatanım ol, evim ol
Yeter ki bir ömür boyu benim ol
Her günüm seninle geçsin...
Ayrılık Sevdi Bizi, İçim Hüzün Denizi
Çekil Git Desemde Gitme Sevdiğim
En Güzel Derdim Sensin, Ölüm Seninle Gelsin
Bende Git Desemde Gitme"__________________
"Sana Git Dediğim Yalan
Yokluğun Bende Kalan
Son Sözüm Budur Sakın Sakın Gitme"
Çekil Git Artık Düşlerimden,
Bıkıp Usanmadın mı Benden Artık ?
Gözlerimden, Yüreğimden, İçimden,
...Ve Varolan Her Şeyimden, Git Artık..
Dokunma, Kirletirsin Beyazları,
Konuşma, Tüketirsin Satırları,
Mehtabı Bırak, Doğan Ayrılık,
Çekil Git, Şafak Gelen Aralık...
Kanıyorum Zaten, Uzak Dur Benden,
Sebebin Olurum, Yakanın Olurum,
Çekil Git Yolumdan, Ölümün Olurum,
...Ve Git Artık, Ne Olursun Git Benden
Konuşma, Nefesini Al Benliğimden,
Ben Soluğunu Kesmeden,
Sus Demeden, Sus Ne Olur, Söylemeden,
Git, Bir Daha Allah Aşkına, Hiç Dönmeden...
Yıkıl Git Artık Hayallerimden,
Kumdan Evlerin, Yıkıldı Artık,
Taşlarımdan, Oyuncaklarımdan, Beynimden,
...Ve Yaşayan, Her Şeyimden, Git Artık
Uzanma, Karaya Çalarsın Günlerimi,
Söylenme, Devrik Tümcelerim Olursun,
Ne Öznesini, Ne Yüklemini Kurtarabilirsin
Çekil Git, Bırak, Bütün Düşüncelerimi...
Yaralıyım Zaten, Şöyle Dur Gönlümden,
Derdin Olurum, Korun Olurum,
Çekil Git, Harın Değil, Külün Olurum,
...Ve Git Artık, Ne Olursun Git, Git Gözlerimden
Kal Yerinde Öylece, Ses Etme,
Mevsimler Solsun Senelerce,
Mümkünse Çıkmasın, O İki Hece,
Öldü de, Bitsin Bu İşkence...
Ya da Bir Sonbahardı, Sarardı de,
Düşen Her Bir Yaprakta, Uzaklaştı de,
De ki, Gövdeden Dal Kırıldı,
Kopan Candı, Yıkıldı de, Deki Öldü, Öldü de...
Yaşamaz de, Olsun de, Deki Bitti, Bitti de...
Kardı Yağdı, Yağmurdu Aktı,
Sonra Toprağa Karıştı, Kurudu de, Soldu de...
Ne Bileyim İşte, Kısaca Öldü de...
...Ve Çekil Git Artık, Gölge Etme,
Alın Yazısı Gibi Görme,
Değilim Birşeyin, Olmadım Hiçbir Şeyin,
Çekil Git Artık, Ne Olur Çekil Git, Kötü Söyletme...
Yaşamaz de, Olsun de, Deki Bitti, Bitti de...
Kardı Yağdı, Yağmurdu Aktı, Kurudu de...
Sonra Toprağa Karıştı, Soldu de...
Ne Bileyim İşte, Kısaca Öldü de...
Ne Dersen de...
"Sana Git Dediğim Yalan
Yokluğun Bende Kalan
Son Sözüm Budur Sakın Sakın Gitme"Ayrılık Sevdi Bizi, İçim Hüzün Denizi
Çekil Git Desemde Gitme Sevdiğim
En Güzel Derdim Sensin, Ölüm Seninle Gelsin
Bende Git Desemde Gitme"__________________
MuRaT iNcE
BABAN GİBİBir türkü çalıyordu hüzünlü ve sessizDağ başlarında bir baykuş can veriyorduGök, seyre dalmış tüm ölümlerinSevda yazıyordu şairler arsız mısralarında…Ciğeri sökülürcesine ağlıyordu Bir gidişin arkasından anneGurbet, bir girdap zulmüne namzetYollar, yollar; diğer adı hasretİçi ne söylüyordu genç adamın:- Annem, kucak kucak özlem bıraktımHer gece uyurken göz yaşlarıma mezar aradımVazgeçtim, bir uzak kabristana gömüldümBir şair belki şiirinde bir ölü yazar….Bekleme diyememek arkada bırakılanaAtmak değil mi kendini bir yanardağa?Ah be canım anam, bekleme desemİçinden ne geçer bilirim:- Bir avuç kadardın ilk kucağıma aldığımdaŞimdi gidiyorsun can oğul, bir sözün vedasındaİki kelimeyi reva görerek koskaca bir yalandaAteşe atar gibi, baban gibi, gidiyorsun…Başını omuzuma yasla anneBulutların üstünde, dizinin üstündeBelki son gece, belki ayrılık düşlerdeBir daha yan yana gelememe ihtimaliHepsini düşün anne, hepsini unutÖlüm bile olsa, ölüm olsan anneBir acı sözün dahi; özlüyorumGidemem, gidemem…26 Mayıs 2009 SalıMEVLÜT KARA
Mevlüt şiirini genel olarak beğendim ama şu iki mısrayı biraz açıklar mısın? Ben tam olarak ne demek istediğini anlamadım. Teşekkürler....Bir türkü çalıyordu hüzünlü ve sessiz (sessiz bir türkü çalmak?)...
...Gök, seyre dalmış tüm ölümlerin (tüm ölümlüleri mi demek istedin?)...
Fatih, birinci mısrada aslında anlatmak istediğim şu: Zaman zaman hüzünlü diye nitelendirdiğimiz türküler dinleriz ama onları dinlerken bizler başka dünyalara derinden bir göç yaparız , o zaman türkünün sedası gider çünkü orada değilizdir. O zaman orada çalan hüzünlü ama sessiz bir türkü olur...
Gök, seyre dalmış tüm ölümlerin mısrasında ise doğada gün içinde ölen, ölümü andıran o kadar çok şey oluyor ki yukarıda, dünyamızı ihata eden gök seyircidir bunlara huzur veren mavisiyle. Hem ölülerin hem ölümlülerin diyebilriz tabi. Zaten, her ölüm ölümlüyü işaret ediyor kanımca. Bilmem yanılıyor muyum?
Umarım açıklayıcı olabilmişimdir. Selametle...
YAŞAMAKSöylenmesi zor bir türküSonunu getirmek acıdır birazZıtlıkların gözyaşlarına vurgunKaranlıklara dargın bir sorguYaşamak…Muradına ermemiş bir aşıkUlaşılması zor bir sevgiliHem bir adım uzağındaBelki de yakınında bir adımYaşamak…Zamanın karşısında durup dimdikEriyen içinde zamanın mahsunBirkaç ölümlü lahzanın pençesindeBir an, bir soluk alıp vermedirYaşamak…Dilinin altında saklanbaç oynayanKüçük bir çocukken kelimelerSen düşlerde tutuklu kelimelerinÖzgürlük sefiri şiirlerdeYaşamak…Şu güzelim dünyayı çevirmekElindedir, cennete ve cehennemeCennet bahçelerinin en yeşilindeUçmaktır, bir kumru misaliYaşamak…Şimdi zaman ve mekan sınırsızKararsız bir asır gizlidir belkiBir anın filizlenmemiş tohumundaO zamanın icrasıdır layıkıylaYaşamak…Güzel bakmasını öğrenip şöyleGüzel görebilmektir dünyayıTüm kötülüklerden sıyrılıpGüzel olanın farkına varmaktırYaşamak…02 Haziran 2009 SalıMEVLÜT KARA
O Rüzgar
Yaşamak zevki nedir bilmez ölümden korkan!
Gür bir imanla damarlarda ateşten bir kan
Birleşip böyle diyorlardı derin bir sesle,
Yeri fethetmek için gelmiş o Fatih nesle.
Böyle bir dersi alan ruha vatan dar görünür;
Daima başka sefer, başka ufuklar görünür.
O nesil duymuş akın zevkini rüzgarda bile;
Bu duyuş varmış akınlardaki atlarda bile;
Bilmemiş var mı geniş yeryüzünün serhaddi,
Yıkmış ufkunda durup karşı koyan her seddi,
Yeni bir ülkede yem vermek için atlarına
Nice bin atlı kapılmıştı fetih rüzgarına.
Yahya Kemal Beyatlı
[ı] ilk ğörüşün tek aşkısın sen.tek atışın son çarpışısın [/ı]
[ı] son aşkımsın alın yazım,gönlümün sultanısın sen.[/ı]
[ı] sen varken acı yok, keder yok olur bende,[/ı]
[ı] sen yokken ten kavrulur bedende can kalmaz bende.[/ı]
[ı][/ı]
[ı][/ı]
[ı] ne mecnun ne kerem misal vermez aşkıma[/ı]
[ı] benliğimi kaybettim döndürdün beni şaşkına[/ı]
[ı] gel ne olur artık allah aşkına[/ı]
[ı] el ver sultanım , yeter gel artık.[/ı]
[ı][/ı]
[ı][/ı]
[ı] yaşlarım sel oldu,dostlarım el oldu[/ı]
[ı] yarınlarım,umutlarım ,hayallerim hep soldu,[/ı]
[ı] ne umut ne sevinç nede becalim kaldı,[/ı]
[ı] yarınımın umutlarını bitirmeden gel.[/ı]
[ı][/ı]
[ı][/ı]
[ı] hasretinin acısını sevenelere sor,[/ı]
[ı] dünyanın kahrını sensiz çekmek çok zor,[/ı]
[ı] içime düştü ateş artık oldu kor,[/ı]
[ı] içimdeki kor kül olmadan gel. [/ı]
[ı][/ı]
[ı][/ı]
[ı][/ı]
[ı]===mahmut telli ===[/ı]
[ı][/ı]
[ı][/ı]
allah razı olsun,inşallah olur kankam, bune iş şiirlerle giriş yaptın:)gercekten güzel yazmışsın mahmut tekrar tşk ederim kardeşim..yüregin dert görmesin.;)
DOSTLUK, her şeye rağmen bir arada yaşama isteği. DOSTLUK, kalbin dolaşım gücü, yani hayatın her şeyi. DOSTLUK, efendiler efendisi, ağalar ağası, beyler beyi. DOSTLUK, hayatın kalbi, kulakları, beyni, göz bebeği. DOSTLUK, senin bir başka bedende yaşayan kopyandır. DOSTLUK, mutluluk kaynağındır, gerçeğindir, ütopyandır. DOSTLUK, vaz geçilmez bir sızı, darbe alanlar hep virandır. DOSTLUK, iki ruhun başka bedenlerde bir olduğuna inandır. DOSTLUK, bir sağlam duygudur, dikkat isteyen önemli iştir. DOSTLUK, hayatı depremlere karşı koruyan kolondur, kiriştir. DOSTLUK, arkadaşlıktır, yoldaştır, sırdaştır, sevgilidir, eştir. DOSTLUK, gürül gürül akan ırmaktır, ufuktan doğan güneştir. DOSTLUK, bir yolculuktur, karlı, dumanlı, engelli, zorlu, çileli. DOSTLUK, gerçeği duyguların kralı, sahtesi oldukça tehlikeli. DOSTLUK, bir eli güven duygusuna benzer, uyumdur diğer eli. DOSTLUK, mezata düşmüş, yozlaşmış, kirlenmiş yani lekeli. DOSTLUK, istem değil, özlem değil, hayal değil, yalan değil. DOSTLUK, pazar değil, dükkan değil, satan değil, alan değil. DOSTLUK, arılar gibidir, karıncalar gibidir, zehirli yılan değil. DOSTLUK, yeşeren, filizlenen. başaklar veren, solan değil.
AyıpKara gözlüm bu ayrılık yetişir,
İki gözüm pınar oldu gel gayrı.
Elim değse akan sular tutuşur
İçim dışım yanar oldu gel gayrı.
Ayların sırtında yıllar taşındı,
Sanma ki garibi eller düşündü.
Bebekler evlendi, yollar aşındı
Kozalaklar çınar oldu gel gayrı.
Hesap et, gideli sen gurbet ile
Otuz ay tutuldu kolay mı dile?
Hapisler, sürgünler, esirler bile
Sılasına döner oldu gel gayrı.
Gönlüm sende, gözüm yollarda durdu,
Saat isyan etti, takvim kudurdu.
Hasret hançerini bağrıma vurdu
Yüreciğim kanar oldu gel gayrı.
Emeği boşadır yuvasız kuşun...
Nerdeyse toprağa değecek başın.
Beni düşünmezsen kendini düşün
Herkes seni kınar oldu gel gayrı
BeklemekSarıcadüzü'nde bir yığın toprak
Sulanır her sabah gözyaşlarımla
Mihriban, Mihriban uyan da bir bak!
Hasret düğüm düğüm ak saçlarımda...
Ardıçlı ağaçlarda gene ay doğar
Akasya gölgeleri delik - deşik...
Bir pınar ağlar sabahtan akşama dek
Yapraklar sallanır, ışıklar söner...
Büyüdükçe büyür içimde bir dert,
BEKLEMEK...
UNUTMAHaklısın,hakkın var gezmeye seninAmma evde kim var sakın unutmaHakkın yok aşmaya çizmeyi seninKim ferahta kim dar, sakın unutmaŞans bir güvercindi ve seni seçtiAnlarsın;mevki makam hepsi bir hiçtiHatırla doğduğun oda kerpiçtiYokluk varlık kadar yakın, unutmaBihabersen eğer yakın kanındanSana can verenlerden canındanBen de kork derim kendi sonundanVarlığın nedeni yokun unutmaGündemi yaşarken günü unuttunHer geçtiğin günde dünü unuttunKendinde kaybolmuş seni unuttunKayboluyor sesin,kokun, unutmaCengiz Kılıçparlar
[/sıze][/sıze][sıze=2][/sıze]
zamanı değil
bitmez sandığımız herşey bitecek
üzülme gönlüm,zamanı değil
bitmez hırslarımıza ecel yetecek
gam çekme gönlüm,zamanı değil
düşün, hergün az daha uzaklar yakın oldu
düşün,bir zamanın çölü şimdi ekin oldu
deli çalkalanan yüreğin sakin oldu
gam çekme gönlüm zamanı değil
hani sevdan aşkın hani gözyaşın
hani kendince gördüğün mezar taşın
herkes kendi keyfinde ,bacın kardaşın
gam çekme gönlüm zamanı değil
gözlerinden akan kanı unutma
nerde sevenlerin hani,unutma
ölüm istediğin günü unutma
gam çekme gönlüm ,zamanı değil
vazgeç,sevda, sonsuz mutluluk yok
inanmazsan kendi mazine dön bak
günlük mutluluklar anlık hevesler çok
gam çekme gönlüm zamanı değil
sen küçük dünyada küçücük izsin
bazen bir damlada derya,denizsin
mutsuz bir dünyada mutsuz cengizsin
gam çekme gönlüm,zamanı değilcengiz kılıçparlar
YAĞMUR (3)Bir daha yağmasın yağmur bu şehreAy ışığı yansımasın penceresinden odamınBir ölüm daha yaşamak istemiyorumSonuna kadar ıslandım hayatta, üşüyorum…Sevgi sözcükleri yazılmasın sayfalarına hayatımınSolgun bir tebessüme bile yabancı yüzümTarihe gömülsün bu aşk şehrin kabristanındaYarına bile kalmak zülum gelir, kırılsın kalemim…Gurup vakti yalancıdır yeni günün ışıklarıBatıni bir dünyaya verilen cömertce bir uğurSana esaretim ise ebedi bir gecenin karanlığıGözyaşlarım titrek ve bir o kadar soğuk yağmur…Yalnızlık cennettir gecenin cehennemindeRüyalar sefiridir ölümün, beklerken durgunGünahın ezgisidir sessizliği bozan arsız sesYağmura sebep şimşek; geceye sıkılan kurşun…Düşünmek seni her gece yalnız ve sessizSesini dinlemek ve ısıtmak titrek gözyaşlarımıBakışmak yıldızlarla ve uzatmak ellerimi arsızSonuna kadar yaşanır mı bu yalnızlık sebepsiz…Bir daha yağmasın yağmur bu şehreAy ışığı yansımasın penceresinden odamınBir ölüm daha yaşamak istemiyorumSonuna kadar ıslandım hayatta, üşüyorum…Şanlıurfa, Haziran 2009Mevlüt KARA
Teşekkürler Mevlüt...
Mustafa Yıldızdoğan-Yaşıyorum Öylesine...
Sorma gülüm sorma
Bir garip haldeyim işte
Gitmeseydin diyorum
Gitmeseydin
Beni böyle bırakıp da yıkıp da
Sensiz kala kaldım ortalıkta
Tadı tuzu yok hayatın
Ortalık yangın yeri
Ortalık toz duman
Umutlarım, sıfırın altında erzurum
Gönlüm talan, gönlüm viran
Yaşıyorum öylesine
Yüreğin feryadını dile getir
Yanık türkülerde ara sevdaları
Kaybedilmiş ne varsa aşka dair
Türkülerdedir diyorum
Kapatıp gözlerimi dinliyorum
Yani yaşıyorum öylesine
Yüce dağların eteklerinden
Toprağın göz yaşlarıyla
Bulutları sinesine çekmiş
Hoyrat mı hoyrat
Haşin mi haşin
Ferman dinlemez
Akıp giden su gibi sevdim seni
Farzet ki çağlar ötesi
Farzet ki insan yüzü görmemiş
Yani kirlenmemiş
Temiz tertemiz
Gönlüm gibi, sevgim gibi
Sana olan aşkım gibi
Çoşuyorum, taşıyorum
Nice bentler aşıyorum
Seni arıyorum bulamıyorum
Yaşıyorum öylesine
Savaş meydanında yenik düşmüş bir ordunun
Sağ kalmış tek yaralı askeri gibi
Kan revan vücudum
Üstüme çevrilmiş binlerce namlu
Yalvarmamı bekleyen adi gülüşlü suratlara
Tükürüyorum çatlamış dudaklarımla
Koşuyorumi düşüyorum
Vatanım vatanım diyorum
Vatanımı soluyorum
Bir bayrak gibi
Seni arıyorum bulamıyorum
Yani yaşıyorum öylesine
Yıkılmış etrafımda bütün duvarlar
Karda kışta kalmış
Kolu kanadı kırık
Küçük bir serçe gibi
Uçuyorum, konuyorum
Üşüyorum, donuyorum, gücüm tükeniyor
Yoruluyorum
Seni arıyorum bulamıyorum
Yani yaşıyorum öylesine
Hayatın sihri bozuldu
Silindi bütün renkler
Sensizim, yalnızım
Bir garip haldeyim anlayacağın
Ama yine seni arıyorum
Andıkça yanıyorum
Yaprak gibi dökülüyorum
Sinemi sensiz dağlıyorum
Ağlamak yakışmaz amma artık ağlıyorum
Seni bir serçenin göz yaşları kadar
Çok ama çok seviyorum
Hani serçeler ağladığı vakit ölüyormuş ya
Son bir nefes
Alıyorum, veriyorum, alıyorum
Seni arıyorum bulamıyorum
Yani yaşıyorum öylesine...
Şiiri dinlemek için tıklayınız
https://www.canliklip.com/klip-izle-13119-MUSTAFA-YILDIZDOgAN-Yasiyorum-oylesine.html
Kalbini kaybeden adam
[sıze=3]bu karşımda duran kalpsiz adam kim[/sıze][sıze=3]kim bu sıcak iklimde erimez buzul[/sıze][sıze=3]hazır,doğru uğruna her idam için[/sıze][sıze=3]dik duruyor olmuyor hiçbir kula kul[/sıze][sıze=3] [/sıze][sıze=3]bir zaman ağlardı dilenci görse[/sıze][sıze=3]coşardı bir dostu hatrını sorsa[/sıze][sıze=3]şimdi öz babası kalbini kırsa[/sıze][sıze=3]feragat ederek olmuyor oğul[/sıze][sıze=3] [/sıze][sıze=3]birini anlatsa bir dertte bin var[/sıze][sıze=3]bir yanda küfür var bir yanda din var[/sıze][sıze=3]şaka değil,yaşarken öldüğü gün var[/sıze][sıze=3]hayat hep dayattı,önümde eğil![/sıze]
cengiz kılıçparlar
küçük kardeşime
[sıze=3]biz çoktan kaybettik elde ne varsa[/sıze][sıze=3]güzel gülümsemeleri güzel gözyaşlarını[/sıze][sıze=3]zaman girdabı bir geriye sarsa[/sıze][sıze=3]tekrar bulabilirmiyiz çakıl taşlarımızı[/sıze][sıze=3] [/sıze][sıze=3]yitirdik elde ne varsa küçük kardeşim[/sıze][sıze=3]ağladığım gün gibi açık kardeşim[/sıze][sıze=3] [/sıze][sıze=3]zordu,küçük insanların arasında büyümek[/sıze][sıze=3]zordu,onlarla yaşayıp küçülerek büyümek[/sıze][sıze=3]zordu,parçalanıp, dağılıp,saçılarak büyümek[/sıze][sıze=3]tekrar bulabilirmiyiz dersin parçalarımızı[/sıze][sıze=3] [/sıze][sıze=3]yitirdik elde ne varsa küçük kardeşim[/sıze][sıze=3]ağladığım gün gibi açık kardeşim[/sıze]
cengiz kılıçparlar
gitmeyin çocuklar
[ı][sıze=3]nereye gittiniz güzel çocuklar[/sıze][/ı][ı][sıze=3]burada öksüz gibi bırakıp bizi[/sıze][/ı][ı][sıze=3]bakın yas tutmakta tüm oyuncaklar[/sıze][/ı][ı][sıze=3]ne kadar özlemekte oyunlar sizi[/sıze][/ı][ı][sıze=3] [/sıze][/ı][ı][sıze=3]güzelliklere geç kalmadan gelin[/sıze][/ı][ı][sıze=3]bir oyun bu saklanmaktaydık bizler[/sıze][/ı][ı][sıze=3]hepimiz gizlenmekteyiz arayıp bulun[/sıze][/ı][ı][sıze=3]deyin ki;biz oyuncu ebesiniz sizler[/sıze][/ı][ı][sıze=3] [/sıze][/ı][ı][sıze=3]bir bağsınız sizler bir ucu hayat[/sıze][/ı][ı][sıze=3]diğer ucu güzelliklere açılan[/sıze][/ı][ı][sıze=3]biz kirli bir nehriz suyumuz bayat[/sıze][/ı][ı][sıze=3]siz mercan bir pınar kana kana içilen[/sıze][/ı][ı][sıze=3] [/sıze][/ı][ı][sıze=3]bir annem bir sizsiniz koca dünyada[/sıze][/ı][ı][sıze=3]bakınca yüzünde cennet gördüğüm[/sıze][/ı][ı][sıze=3]çocukluğum;ah o kaybettiğim bir rüya[/sıze][/ı][ı][sıze=3]büyümek;çözülmesi imkansız bir kördüğüm[/sıze][/ı][ı][sıze=3] [/sıze][/ı][ı][sıze=3]gitmeyin çocuklar durun gitmeyin[/sıze][/ı][ı][sıze=3]sizlere sizlerden daha muhtacım[/sıze][/ı][ı][sıze=3]sizsiz kirli bir dünyaya terketmeyin[/sıze][/ı][ı]giderseniz kuruyacak en son ağacım[/ı]
cengiz kılıçparlar
sultanım gel gel
[ı][sıze=3]hayli zaman oldu görüşmeyeli[/sıze][/ı]
[ı][sıze=3]nerdesin sultanım fermanım gel gel[/sıze][/ı]
[ı][sıze=3]boş kaldı kadehimiz karışmayalı[/sıze][/ı]
[ı][sıze=3]nerdesin derdimin dermanı gel gel[/sıze][/ı]
[ı][sıze=3] [/sıze][/ı]
[ı][sıze=3]kısa geceleri eylerdik uzun[/sıze][/ı]
[ı][sıze=3]dibine düşerdik söz ile sazın[/sıze][/ı]
[ı][sıze=3]yolunu gözlerim,ağlarım hazin[/sıze][/ı]
[ı][sıze=3]bozulmuş bağımın harmanı gel gel[/sıze][/ı]
cengiz kılıçparlar
EY HAYAT (32635 Hit)
(ey hayat, sen şavkı sularda bir dolunaysın
aslında yokum ben bu oyunda
ömrüm beni yok saysın…)
yaşam bir ıstaka
gelir vurur ömrünün coşkusuna
hani tutulur dilin
konuşamazsın!
tırmandıkça yücelir dağlar
sen mağlupsun sen ıssız
ve kalbinde kuşların gömütlüğü
tutunamazsın…
eloğlu sevdalardan dem tutar
aşk büyütür yıldızlardan
yasak senin düşlerin
dokunamazsın...
birini sevmişsindir geçen yıllarda
açık bir yara gibidir hâlâ
hâlâ ne çok özlersin onu
ağlayamazsın...
yolunda köprüler çürür
sesin, sessizlik sanki bir uğultuda
savurur hayat kül eyler seni
doğrulamazsın!
yapayalnız bir ünlemsin
dünyayı ıslatan şu yağmurlarda
herşey çeker ve iter
anlatamazsın...
yaşam bir ıstaka
gelir vurur işte ömrünün coşkusuna
sesinde çığlıklar boğulur ama
bağıramazsın…
sonra vakt erişir, toprak gülümser sana
upuzun bir ömrün ortasında
ne hayata ne ölüme
yakışamazsın!
yazdırmalısın mezar taşına:
ey hayat, sen şavkı sularda bir dolunaysın
aslında hiç olmadım ben bu oyunda
ömrüm beni yok saysın…
YILMAZ ODABAŞI
FATİH SOKAKLARISaçaklar altına gizlenmiş kuş yuvalarıSenin pencerenden tozpembe görünür hayatDaha dün fethetti burayı Fatih'in ordularıŞimdi sessiz yatıp çekiyor "heyhat"!Kuşlar kadar garip olurdu şimdi olsaO zamanın kadınları İstanbul sokaklarındaEğer bu kadın bir ecnebi oyunuysaFink atıp durmakta Fatih sokaklarında...Sen kim olursun da sorgularsın bacımıZoruna mı gitti "kadın" kazanınca aslınıÖrnek vermektesin hep Garbın ahlaksızlığınıKendine gel bacım, sızlatma ecdadını...Şimdi izlemekte "Fatih" seni, acıyan bakışlarlaSilkin şöyle bir: Nerdeyim, ne yapmaktayım?İstanbul, aziz vatan; yaşar maneviyatıylaBiraz da kendini sorgula; nerde maneviyatım?15.07.2009, İstanbulMEVLÜT KARA