ŞEHİT TÜRKÜSÜ
Şehit tahtında Rabbe gülümser
Ah binler ce canım olsaydı der
Şehit tahtında Rabbe gülümser
Canım bedeli bir sofradan yer
Ümitsiz olmaz ümitsiz olmaz
Sevdasız olmaz sevdasız olmaz
Dağları oyup zindan etseler
Resim kaynağı nurunu söndüremezler
Dağları oyup zindan etseler
Davamın önüne geçemezler
Yarasız olmaz Çilesiz olmaz
Şehitsiz olmaz Kurbansız olmaz
Şehit tahtında Rabbe gülümser
Ah binler ce canım olsaydı der
Şehit tahtında Rabbe gülümser
Canım bedeli bir sofradan yer
Karanlık ölür zülümat ölür
Gözler önünde ve Ölüm ölür
Anladım artık Uhud ve Bedir
Ve Ümit sevda Şehadet nedir
Soludum Kanri Mahşer anını
Ümidi Şehidi ve Sevdayı
Şehit tahtında Rabbe gülümser
Ah binler ce canım olsaydı der
Şehit tahtında Rabbe gülümser
Canım bedeli bir sofradan yer
Bir adam ne zaman yalnızlıktan ağlasaBir yaprak düşer ağaçtan; sararmış ve mağrurGökyüzünde bir uğultu başlar anidenVe sonra kırk ikindi yağmurları dökülür serin serin….Bir adam ne zaman yalnızlıktan ağlasaUzakta bir ülkede güneş batar, üşür insanlarHava kararır; kuşlar aniden yuvalarına dönerVe sonra kısalmaya başlar geceler ağır ağır….Bir adam ne zaman yalnızlıktan ağlasaBir denizde med cezirler başlar; ölür balıklarGemide ölü bir adam bulunur kimsenin tanımadığıVe sonra faili meçhul bir kuytuya gömülür derin derin….Bir adam ne zaman yalnızlıktan ağlasaBir sokağın en sıcak betonuna sığınır kimsesizlerGaiplerden uzanacak bir dost eli bekler çaresizVe sonra bir iklim kaplar tüm bedenleri soğuk soğuk….Bir adam ne zaman yalnızlıktan ağlasaYalnızlıktan ağlamadığını söyler iç çekerekBir adam ne zaman yalnızlıktan ağlasaUzak diyarlarda sessiz, kimsesiz bir ölümü düşlerBir adam yalnızlıktan ağlamasa gerek....MAHSÛN (05 Nisan 2009 Pazar)
Baktım ki gökyüzü baştan başa bulut
Unut diyor o güzel günleri unut
Baktım ki deniz her dalgasıyla düşman
Kuşlar av peşinde balıklar pusuda
Çok gerilerde kalmış cıktığım liman
Yok görünürde sığınacak bir ada
Baktım ki o musibet gün gelip çatmış
Yolcusunda tayfasında şafak atmış
Ne yelken kar eder ne kürek ne istim
Dayandım aşk ile yürüttüm gemiyi
Aşk ile koskoca dağları düz ettim
Avladım sonunda o civan kekliği
NİZİP'E ÖZLEM(1)Ardından bakıp da ağladığım günBilmezdim ayrılık böyle zor imişYolundan çıkıp da gittiğim o günBilmezdim sensizlik böyle zor imiş...Meyan şerbetin ne imiş öyleNizip dile gel de konuş benimleİçimde bir fırtına dondu dert ileBilmezdim sensizlik böyle zor imiş...Her yer bizim ise de Nizip tek imişNiziplimin sıcaklığı bir başka imişGurbetlik Mahsuni'ye biraz kor gelmişBilmezdim sensizlik böyle zor imiş...MAHSUN(07/04/2009)
ANNA KARENİNAGeceleri gözlerine ay ışığı yansırdıSen mehtap olurdun, ben sarhoşSana bakınca gözlerimin feri akardıAnna Karenina; sen ölüme koş…Küllendi içimde yaktığın ateşDerbeder ettin; gezerim boş boşİçimde bir fırtına, bir keşmekeşAnna Karenina; sen ölüme koş…Kopardın kökünden sevda gülünüSevgiler yasak; sevdalar nahoşŞimdi kimler gömsün senin ölünüAnna Karenina; sen ölüme koş…Bu aşk belki ölüm, belki ışıktıBelki can çekişen; belki biraz loşBelki bir ömür, belki anlıktıAnna Karenina; sen ölüme koş…İşte bitti şimdi yaşanan her şeyAnna Karenina; sen ölüme koşHesaba yazma yaşanmış hiçbir şeyAnna Karenina; sen ölüme koş…MAHSUN (08/04/2009)
Sen Ben Biz
Üç beş sayfa koydum masaya
Birde kalem aldım elime
Bir sayfa benim, bir sayfa senin
Son sayfada bizimdi
Beni bir satırda anlattım
Seni bir sayfada
Bizim sayfamız boş kaldı
Kalemden kıskandım, kağıttan kıskandım
Bizi kendimize sakladım
O boş sayfanın yerine
Bize ait her şeyi
Kalbime yazdım.
YAĞMURUsul usul öptü penceremin camınıBir nefes çektim sigaramdan doyasıyaBir şimşek ta uzaklardan aydınlattı odamıDemleniyordu kaçak çay; yağmurlar başlamıştı…/Yağıyordu tane tane………………………….. Yağıyordu usul usul/Bir hüzün yankılandı doksan model radyomdanBabamdan yadigârdı; gitmedi arkasındanBir şarkı çalıyordu bilmediğim makamdanBir nefes çektim önce; ağladım arkasından…/Yağıyordu tane tane………………………….. Yağıyordu usul usul/Dışarıda bir yağmur; gittikçe hızlanıyorKarardı hazin güneş; gece mi yaklaşıyor?Cebimde yârin resmi; gözyaşı damıtıyorSoğuk hava, sıcak çay; ölümü andırıyor…/Yağıyordu tane tane………………………….. Yağıyordu usul usul/Yağmur, çay, sigara ve hüzün şiirleriNedense gözlerimde hep ölüm resimleriYeniden hatırlattın yağmur eski sevgilileriTane tane yağar yağmur ikindi vakitleri…/Yağıyordu tane tane………………………….. Yağıyordu usul usul/MAHSUN(09/04/2009)Nizip'te ne zaman yağmur başlardıO zaman içimi bir hüzün kaplardıBu gece yağmurlar yüreğime akarkenİçime akıttım yağmur seni; yıldızları sayarken...Şu gece vakti şiirimi okuyan tüm kardeşlerimizeyürekten, küçücük bir hediye niteliğinde...
mahsuni63;180781 wrote:ANNA KARENİNAGeceleri gözlerine ay ışığı yansırdıSen mehtap olurdun, ben sarhoşSana bakınca gözlerimin feri akardıAnna Karenina; sen ölüme koş…Küllendi içimde yaktığın ateşDerbeder ettin; gezerim boş boşİçimde bir fırtına, bir keşmekeşAnna Karenina; sen ölüme koş…Kopardın kökünden sevda gülünüSevgiler yasak; sevdalar nahoşŞimdi kimler gömsün senin ölünüAnna Karenina; sen ölüme koş…Bu aşk belki ölüm, belki ışıktıBelki can çekişen; belki biraz loşBelki bir ömür, belki anlıktıAnna Karenina; sen ölüme koş…İşte bitti şimdi yaşanan her şeyAnna Karenina; sen ölüme koşHesaba yazma yaşanmış hiçbir şeyAnna Karenina; sen ölüme koş…MAHSUN (08/04/2009)
pe_ço_rin
İnsan övünür, insan ağlar dövünüverir.
Gönül dürülür, gönül çağlar dönüverir!
Olaylara göredir insanın ruhu,
Bu gün sevdiğini bir gün öldürüverir...
Bir gece şair ölürseSusar şiirlerKalemler öylece dururSayfalar boynun bükerKelimeler anlamsızlaşırFikirler öksüz kalırHafif bir rüzgâr eserAzrail ruhu alırO kadar şiir yazmıştır da şairBir cümle söyleyemez ölürken:La ilahe illallah…
MAHSUN (ÖLÜM VAKTİ)
DÜŞÜNMEDİ KİÜstüme basa basa geçerken hayatAyaklar altındakini hiç düşünmedi kiSırtıma yüklediği yükler kat katTaşır mı taşımaz mı hiç düşünmedi ki…MAHSÛN ( 21 Mart 2008 Cuma )
Gece oldu mu yalnızlaşır sokaklarSokak ışıkları ince nağmeler fısıldaşırKaranlıkla ay ışığı cilve yapıp dururlarRadyolarda en hüzünlü parçalar atışırHüzzam bir şarkı söyler kaldırımlarBulutlar gözyaşında şairlerle yarışır…
Sen ay ışığı kadar parlak durursun gecedeBense sokaklarda dolaşırım aheste aheste
Gündüz oldu mu cıvıl cıvıldır sokaklarHareket vardır gündüzün fıtratındaMasmavi giyinmişler en neşeli bulutlarKıskandırır dolunayı güneş her doğuşundaCan verir sokaklara ağaçlarda yeşillerBir başka anlam vardır sevgilinin gözünde…
Yalancı gündüzler yaşarım gecenin ortasındaBir hayal düşlerim zifiri karanlık gözlerinde
Gece ile gündüz gibi bizim sevdamız“a” ile “z” kadar birbirimize uzakSen ilkbaharı yaşatırsın; ben ise güzBirbirimize yaklaşmamız bile yasakSen Fırat’ta su misali; diyezden çalan bir sazUnutmalısın; benim hayatım her daim ayaz…
MAHSUN (11/04/2009)
Not:Gecenin şu kör vaktinde bu şiiri okuma erdeminde bulunan tüm arkadaşlarıma..
Mehmedim sevinin başlar yüksekte
Ölsek de sevinin eve dönsek de
Sanma bu tekerlek kalır tümsekte
Yarın elbet elbet bizimdir
Gün doğmuş gün batmış ebed bizimdir…
N.Fazıl Kısakürek
MUHTACIM SANAKüçük bir çocuk düşünAnnesinden ayrı düşmüşAnne sevgisine muhtaçİşte, işte öyle muhtacım sanaGece vakti soğukta dışarıda gezenGencecik, gencecik bir ayyaşı düşünYanan sıcak bir sobaya muhtaçİşte öyle; öyle muhtacım sanaRamazan ayında oruçluKüçücük bir çocuğu, çocuğu düşünBir tabak sıcak çorbaya muhtaçİşte öyle; öyle muhtacım sanaÇocuğuna ekmek götüremeyenKırk yaşında bir işçi babayı düşünDört tane bayat ekmeğe muhtaçİşte öyle; öyle muhtacım sanaHayatında Allah nedir bilmemişSığınacak bir liman arayan ateisti düşünİşte öyle muhtacım ki sana Allah kadar olmasa da…MAHSÛN (27 Kasım 2007 Salı)Not:Bu şiiri sitede daha önce yayınlamıştık.Bir de bu konuda görülsün istedim...
Bu şiiri üniversite yıllarında yazmıştım.
Helallik almak istediklerimiz yok şimdi.
Köşelerinde bir sükut hali var.
Her şeyin kıymetin var iken bilmek lazım...
OLSA...Karanlık gecemde bir gaz lambam olsa O soğuk havada beni ısıtacak bir sobaVe bu sobanın üstünde içimi ısıtacak bir demlik çayımVe her şeyden önemlisi; bunları paylaşacak bir can dostum olsaVe o dostla sohbet ede ede sabah olsa Ve dinlesek sonra camiden yükselen sabah ezanınıVe kılsam sonra son sabah namazımıSabahın ilk ışıklarını birlikte görsekVe o ilk ışıkların rızkımızın geldiği deryada yansımalarını Ve sonra cebimizde kalan son parayla simitçi çocuktan iki simit alsakVe bu simitlerden biri simitçide kalsa Sırf o simidi almaya parası olmayan birine vermesi içinSonra can dostumla o bir simidi paylaşsak Yesek doya doya; karnımız doyana kadarVe içsek tabiki üzerine; sobada demlenmiş çayımızıVe yoldan geçen yaşlı amca da içse çayımızdan bir bardakMutlu olsa ve bir iki askerlik hatırasını paylaşsa bizimleVe öpsem o yaşlı amcanın ellerindenGelse aklıma yaşlı, hasta babam Sonra arasam babamı ve balığa çıkmadan ondan helallik alsamHakkını helal etse bana ve o gönül rahatlığıyla;Her günkü amacımdan farklı açılsam deryayaVarsam keyfine hayatın ve o deryada kaybolsam, yok olsam…MAHSÛN
Yağmurlardan sonra büyürmüş başak
Meyvalar sabırla olgunlaşırmış
Bir gün gözlerimin ta içine bak
Anlarsın ölüler niçin yaşarmış
Yağmurlardan sonra büyürmüş başak
DUAEllerimi açıp da dua niyetineSeni diliyorum Yaradan'danNeredesin, ne yaparsın demedenSadece seni düşlüyorumGülüşünün gözlerine tesiriBense gözlerinin esiriBendim aşkımızın kâfiriÇok sevmişim seni, çok…Olmasan da yanımdaEllerini tutamasam daBaşkasını düşünmedimTek seni sevdimRuhumu kirletmedimEn çok seni, tek seniİşledim hayatımın temasındaŞimdi yüreğimdeYüreğimin en temiz yerindeHiç kirlenmeyecek olan yerdeÖylece duruyorsunÇocuksu duyguların Yer aldığı dualardaTüm içten duygularlaDile getiriliyorsunBilmiyorsun…MAHSÛN (20 Haziran 2008 Cuma)
VAZOBir vazo kırıldı mı tam kırılmalıYeniden tamiratı mümkün olmamalıZira tamir edildi mi Her daim kırılmaya müsaittirYa hiç kırmayacaksın vazoyuHer şeyine gözün gibi bakacaksınYa da kırdın mı adam akıllı kıracaksınParçaları bir daha toplanmayacakNiye dersenBir kez kırılırsa o vazoDeğerini kaybederNe yaparsan yapEski değerini kazanamazParçalarını toplamaya çalıştın mıAcı verir, tüketir sabrını adamınBırakacaksın olduğu yerdeToplanabiliyorsa kendi toplansın MAHSUN
Arkadaşlar bu gün buraya son bir şiir ekleyip bu konuyu kapatmak istiyorum.Bu günlerde edebi konular üzerinde fazlaca yoğunlaştık.Edebi konularda da mümkün olduğu kadar yorum yapmamaya çalışacağım.Zira Davut Hocanın "Gözlerin Dili" adlı makalesinde yaptığım yorumla ilgili Yusuf kardeşimiz beni "Kraldan çok kralcı" olmakla itham etmiş.Yapım gereği böyle ağır lafları sanal ortamda da olsa kaldıramamaktayım.Ben kimseyi hedef almadan yorum yapmaya çalıştım orada.Lakin kardeşimiz üzerine alınmış olacakki o cevabı vermiş.Tabiki herkes gibi ağır cevaplar yazmak zor değildir.Yalnız, ben burada kalp kırmak için bulunmamaktayım.Umarım Yusuf ne demek istediğimi çok iyi anlamıştır.
Bu gün son şiirimizi de ele alalım o zaman:
HAYAT
Hayat bir esintiydi sanki: sanki bir yel
Esti, saçlarımı dağıttı ve geçti
Bir baktım ki saçlarımı da almış
Sesimi çıkaramamışım
Bir yandan verirken yeni bir şeyleri
Bir yandan götürmüş; bilememişim
Önce gülen yüzümüz solmuş
Sonra yeni yeşerdiğini sandığımız umutlarımız
Bitirilmişiz bir yandan; sömürülmüşüz
Ne varsa hayatta değer verdiğimiz
Baharımız, gündüzümüz ve sevdamız
Hepsi tükenivermiş, hepsi silinmiş; elimizden alınmış…